… ekapusu hâricinde Dâvûd Paşa Bâğçesi'nde vefât edüp yine Edirnekapusu bîrûnunda
bir soffa
üzre defn edüp andan sonra İslâmbol içre tâ‘ûn istîlâ eyledi.
On birinci tılısm: Sultân Bâyezîd-i Velî hammâmının zemîninde çâr-kûşe yek-pâre bir sütûn-ı âlî var idi kaddi seksen zirâ‘ idi. Gezbazya nâm bir kehhân-ı köhne-i devr [ü] zamân ol amûdu tâ‘ûn içün mutalsam etmiş idi. Nitekim ol amûd dâ’im idi şehr-i Kostantîn'de tâ‘ûndan nişân yok idi. Âhir münhedim edüp yerinde Bâyezîd-i Velî bir hammâm-ı dil-küşâ binâ edüp ol gün ki mezkûr amûd ser-nigûn oldukda Bâyezîd Hân'ın bir oğlu mat‘ûnen Edirnekapusu hâricinde Dâvûd Paşa Bâğçesi'nde vefât edüp yine Edirnekapusu bîrûnunda bir soffa üzre defn edüp andan sonra İslâmbol içre tâ‘ûn istîlâ eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 17a ·
metinde göster ·
defn edüp cenbinde bir âbdesthâne muslukları edüp hâlâ ziyâretgâh-ı ünâsdır.
"Kum yâ gâfilûn" deyü guzât-ı müslimîni âgâh etdüğiyçün Horos Dede derlermiş. Merhûm dedemiz {Yavuz Er} gâyet mu‘tekidi olmağile bunların şerefiyyetine Unkapanı'nın iç yüzünde bir câmi‘ inşâ etmişdir kim hâlâ Sağrıcılar {çârsûsu} içinde Yavuz Er câmi‘i ve mahallesi derler. Ba‘dehu Horosî Dede tâ ömrü âhir olunca Horoskapusu dibinde merhûm olup merhûm dedemiz Unkapanıkapusu hâricinde şâhrâh üzre bir soffada defn edüp cenbinde bir âbdesthâne muslukları edüp hâlâ ziyâretgâh-ı ünâsdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26b ·
metinde göster ·
… kodum, fevtimizden sonra bir tokuz dahi yazup sene 999 ola" derler. Şâhrâh üzre
bir soffada
medfûn olup ziyâretgâh-ı temâşâgâh-ı hattâtân bir hatt-ı garîbdir.
Ve Bâkî Efendi civârında Hattât Abdullâh Kırımî hazretlerinin seng-i mezârında olan kendü hatları ile sihr-i mübîn mertebesi tahrîr olunan târîhdir kim kerâmetdir. Hayâtında târîhlerin iki tokuz rakamı yazarlar. Ahibbâdan ba‘zısı eydir "Yâ Sultânım bu iki tokuz târîh değildir" derler, buyururlar kim "Bir tokuz yeri dahi alıkodum, fevtimizden sonra bir tokuz dahi yazup sene 999 ola" derler. Şâhrâh üzre bir soffada medfûn olup ziyâretgâh-ı temâşâgâh-ı hattâtân bir hatt-ı garîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 109b ·
metinde göster ·
kârgîr üzre pederimiz Dervîş Mehemmed Zıllî ve vâlidesi ve dedemiz Demirci Kara …
Bu sultânın kurbünde bir soffa-i kârgîr üzre pederimiz Dervîş Mehemmed Zıllî ve vâlidesi ve dedemiz Demirci Kara Ahmed ve dedemiz Yavuzer Beğ ve vâlidemiz ve'l-hâsıl bî-hisâb cümle akrabâ ve ta‘allukât bürâder ve hemşîrelerimiz anda medfûnlardır, rûhlarıyçün el-Fâtiha.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 127b ·
metinde göster ·
… ni: Birdir, neferâtları iki yüzdür. Bu emînin mekânı matbah-ı âmire'nin yanında
bir soffa
üzre sâkin olur. Pâdişâhın cümle matbahının masârıfı bunun eliyle olur, azîm em …
Yigirmi dördüncü, matbah emîni: Birdir, neferâtları iki yüzdür. Bu emînin mekânı matbah-ı âmire'nin yanında bir soffa üzre sâkin olur. Pâdişâhın cümle matbahının masârıfı bunun eliyle olur, azîm emânetdir kim bu kârhâneye akl-ı Arasto dahi akıl ergirmemişdir. Bunlar dahi pür-silâh vakâr üzre kilarciyânlar ellerinde kantâr sırıklar ve bellerinde kırk kalem peştemâller ile küheylân atlar üzre ubûr ederler, şecî‘ esnâf-ı dilîrân-ı dilberândır. Ammâ kilar sıçanlarıdır kim {dâ’imâ kilardan incîr ve üzüm ve gayrı şey uğurlarlar.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177b ·
metinde göster ·
binâ olunmuş, hâlâ âsârı zâhirdir. Kars a‘yânları cânib-i erba‘asına ba‘zı şece …
Menzil-i nâhiye-i Geçdi: Bir nehirdir, ismi ma‘lûmum değildir. Sultân Murâd Hân Revân'a giderken bu çaydan geçüp serâperdesi zemîninde bir soffa binâ olunmuş, hâlâ âsârı zâhirdir. Kars a‘yânları cânib-i erba‘asına ba‘zı şecer-i müntehâlar diküp namazgâh etmişler. Hâlâ âyende vü revendelere mihmângâh ve bir çerâgâh soffadır. Andan yine garba (---) sâ‘atde bir hâmûn-ı mahsûldâr içre güzer ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 326a ·
metinde göster ·
… e âlât-ı bisât-ı sîm-âvân bir diyârda yok idi. Ekseriyyâ ednâ-yı civân-mer[d]in
bir sofralık
gümüş sahanları var idi. Zirâ gümüş ma‘denleri olduğundan hâlâ "Gümüşhâne" ismi …
Ol asrda bunda olan mâl-ı firâvân ve âlât-ı bisât-ı sîm-âvân bir diyârda yok idi. Ekseriyyâ ednâ-yı civân-mer[d]in bir sofralık gümüş sahanları var idi. Zirâ gümüş ma‘denleri olduğundan hâlâ "Gümüşhâne" ismiyle müsemmâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 327a ·
metinde göster ·
âlîsi vardır. Sâfî çimşir dırahtı hıyâbânıdır, anda meks edüp yine guzât-ı muva …
Sahrâ-yı Boğdu; Selîm Hân-ı Evvel, şehzâdeliği âleminde bu ferah-fezâya Tarabefzûn hâkimiyken gelüp meks etdüğü nehr-i Zubad kenarında bir soffa-i âlîsi vardır. Sâfî çimşir dırahtı hıyâbânıdır, anda meks edüp yine guzât-ı muvahhidîn cânib-i erba‘aya şebhûnlar salup nısfu'l-leyde Çarkacı Ketağaç Paşa kolundan iki dil tutulup serdâr Seydî Ahmed Paşa huzûrunda söyledip "Biz Mikril Beği Zaposho âdemleriyiz. Gönye kal‘asın Urus alup oturur mu, yohsa Osmânlı yine kal‘ayı alır mı, varup göresiz, deyü bizi gönderdiler. Emr Hudâ'nın işte giriftâr-ı bend-i esîr olduk. Emr sizindir" deyü şâfî haber verüp niçe ganâ’imli kuralar kulağızlayıp, anları Seydî Paşa vesîle eyleyüp önü sıra götürürdü. Ammâ bu iki dilin delâletine i‘timâd etmeyüp cümle asker-i İslâm bir topdan pür-silâh âmâde olup cümle kemândârân şaşt-ber-kabza âmâde menâzil kat‘ ederek Tomris Hân ülkesine dâhil olduk. Meğer bu kabîle Ahıçka Vezîri Sefer Paşa'ya tâbî‘ler imiş. Anın ili vilâyeti gâret etmeden avdet olundukda Tomris Hân oğlu üç bin müsellah ve mükemmel giyimli gök demire gark olmuş eli sırıklı küheyl atlı Aznavur Gürcî şehbâzları ve iki bin piyâde çarık-pây tüfenk-endâz Gürcî dilâverleriyle gelüp giysûları fetîle fetîle olmuş kırk ve ellişer yaşında mutarraş ser-bürehne güzîde asker kim birbirine mugâyir kavm-i acûbe-heykel âdemler ile alay gösterüp ordu-yı İslâm'ın bir tarafında meks edüp Seydî Ahmed Paşa'ya hedâyâların arz eylediler. Meğer bu Tomris Hân oğlunun dilgîr olduğu ba‘zı Mikril aşîretlerinin vilâyetleri var imiş, asker-i İslâm'a delîl olup yine
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 332a ·
metinde göster ·
… yüz hâneli ve bir câmi‘li ma‘mûr köydür. Bu mahalde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in
bir soffası
vardır. Hâlâ mesîregâhdır. Ve
Menzil-i karye-i Kara Kâsım Sultân: Ba‘zılar Monlâ Kâsım köyü derler. Bir çemenzâr fezâda yüz hâneli ve bir câmi‘li ma‘mûr köydür. Bu mahalde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in bir soffası vardır. Hâlâ mesîregâhdır. Ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 246b ·
metinde göster ·
… Sultân: Murâd Hân Revân'a avdet etdikde bu mahalde meks edüp hâlâ otağı yerinde
bir soffa
var. 288a Bu mahal yine Pinyaniş hudûdunda Âl-i Osmân hâkidir. {Hikmet-i Hudâ …
Menzil-i Rûbâcık Sultân: Murâd Hân Revân'a avdet etdikde bu mahalde meks edüp hâlâ otağı yerinde bir soffa var. 288a Bu mahal yine Pinyaniş hudûdunda Âl-i Osmân hâkidir. {Hikmet-i Hudâ} ammâ bu Rûbâcık'da bir çâh-ı mâ vardır kim suyu Kuds-i şerîfin âb-ı Selvânından lezzet verir. Her kim o sudan kırk gün nûş etse bi-emrillah şecî‘ ü tüvânâ fetâ olur. Anınçün ekseriyyâ Mahmûdî kavmi bahâdırlardır. Ammâ bu Rûbâcık'ın yolları dahi sengistân u çengelistân yerleri vardır ve yalçın kayalarında keçi ve koyun-ı beyâbâni vardır. Ve kaplan, vaşak ve zerdevâsı bî-hisâbdır. Ammâ köyü ol kadar imâr değildir. Üç yüz hâneli ve bir câmi‘li Ekrâd-ı Pinyanişî köyüdür. Her hafta etrâfında olan kurâların halkı cem‘ olup azîm bâzâr durur. Andan şarka 6 sâ‘{atde},
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 287b–288a ·
metinde göster ·
El-hâsıl bu âsitânenin midhatinde lisân kâsırdır. Ancak
bir soffa-i
safâ Hazret-i İmâm Alî ve İmâm Hasan ve İmâm Hüseyin ve Selmân-ı Pâk ve Kamber- …
El-hâsıl bu âsitânenin midhatinde lisân kâsırdır. Ancak bir soffa-i safâ Hazret-i İmâm Alî ve İmâm Hasan ve İmâm Hüseyin ve Selmân-ı Pâk ve Kamber-i Alî rıdvanullâhi Ta‘âlâ aleyhim ecma‘în mekân u makâm-ı şerîfleri olduğu mahalle diyâr-ı Necef derler, bir kenâre vâki‘ olmuşdur. Ammâ hâlâ deryâdan âsâr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 348a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı ziyâretgâh-ı kasaba-i Nebeveyn ez Hazret-i Abdullâh ibn Hazret-i Ömer radıyallâhu Te‘âlâ anhümâ: Bir soffa üzre medfûndur. Aslâ kubbesi ve türbedârları yokdur, zîrâ niçe kerre kubbe inşâ etmişlerdir. Aslâ esâsı sâbite olmayup münhedim olur. Seng-i mezârında târîhinden ma‘lûmdur. Musul fethinde bulunup hâkim olmuşlardı. Hâlâ ziyâretgâh-ı ünâsdır. Bu Nebeveyn köylerinden kalkup yine bir menzilde taraf-ı şimâle,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 2b ·
metinde göster ·
… u hân önünde bir meydân-ı azîm kenârında bir çınar-ı müntehâ-yı sâyedâr altında
bir soffa-i
ârâmgâhı vardır.
Ve mekteb-i sıbyânları ve tekye-i dervîşânları vardır ve beş aded kârgîr binâ kiremitli hânları var, ammâ kırk çeşme kurbundaki hân cümleden mükellefdir. Bu hân önünde bir meydân-ı azîm kenârında bir çınar-ı müntehâ-yı sâyedâr altında bir soffa-i ârâmgâhı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 83b ·
metinde göster ·
… münevvereleri ayân u beyândır. Ve Lala şâhin Paşa dahi şehîd olup bu dere içre
bir soffada
medfûn olup ziyâretgâh-ı âyende vü revendegândır. Anıniçün bu mahall-i muhâtara …
Allâhümme âfinâ, "Kuş uçmaz ve kulan yürümez" dedikleri bir mahûf u muhâtara ve kemîngâhlı ve sengistânlı bir bî-amân boğazdır kim Rûm ve Arab ve Acem'de Lala derbendi nâmıyla şöhre-i şehr olmuş bir zîk yoldur ve sa‘b beldir. Hattâ bu mahalde Gâzî Hudâvendigâr, ya‘nî Sultân Murâd-ı Evvel vezîri Lala şâhin Paşa yetmiş bin askeriyle bu derbend-i calender-misâlden ubûr ederken Destpot kral nâm dâl-ı la‘în-i bedkâm kemîngâhlardan kırk elli bin kâfirle Lala şâhin Paşa üzre ale'l-gafle çıkup cümle guzât ceng-âşûb ede ede yigirmi bin asker-i İslâm bu mahalde şehîd olup hâlâ şâhrâh üzre cemî‘i kabr-i münevvereleri ayân u beyândır. Ve Lala şâhin Paşa dahi şehîd olup bu dere içre bir soffada medfûn olup ziyâretgâh-ı âyende vü revendegândır. Anıniçün bu mahall-i muhâtaraya Lala şâhin Derbendi derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 39a ·
metinde göster ·
taht-ı revân üzre bir zer-ender-zere gark olmuş cümle çarkâb ve zerdûz işleme v …
Bir alay-ı azîm dahi nümâyân olup bir soffa taht-ı revân üzre bir zer-ender-zere gark olmuş cümle çarkâb ve zerdûz işleme ve dürr-i yetîm incü ve sâ’ir cevâhir ahcârlarıyla işleme bir girân-bahâ cibinlik içinde bilâ-teşbîh Hazret-i Îsâ ve yanında Meryem Ana dîbâ ve şîb ve zerbâflar ve cevâhire gark olmuş sûretlerdir kim ikisinin üzerlerinde beş Mısır hazînesi değer cevâhir-i zîkıymetler var, ammâ bilâ-teşbîh Hazret-i Îsâ timsâli papas gibi siyâh gamâme başında ve siyâh rokla üstünde yüzü nûr gibi geysûların târ kılup taht üzre oturup durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 152a ·
metinde göster ·
… Bir köşe başında sehel vâsi‘ce meydânda bir somâkî kırmızı amûd-ı müntehâ üzre
bir sofra-i
azîm kadar bir bakır sînî içre bakırdan altun yaldızlı bir tâvûs sûreti vardır. …
İbret-nümâ-yı âhar: Bir köşe başında sehel vâsi‘ce meydânda bir somâkî kırmızı amûd-ı müntehâ üzre bir sofra-i azîm kadar bir bakır sînî içre bakırdan altun yaldızlı bir tâvûs sûreti vardır. Kaçan ki vakt-i zuhur oldukda tâvûs bir kerre bir sayha urup kanat kakup mezkûr bakır sînînin kenârında on iki kerre deverân u seyrân etdikçe on iki kerre kanatların birbirlerine urdukça sâ‘at sadâsı âdem kulakların asam eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 58b ·
metinde göster ·
… ble tarafındaki mihrâb soffası altı ayak taş nerdübân ile çıkılır kâ[r]gîr binâ
bir soffa-i
azîmin altı amûd-ı müntehâlar üzre binâ olunmuş su sarnıcıdır. Cümle câmi‘ üzre …
Ve bu sütûhda döşeli olan mermerleri üstâd-ı mermer-bür bir gûne tahta gibi incecik biçmiş kim gûyâ her bir kıt‘ası tavan tahtası gibi ince olup câmi‘ üzre 252b aslâ bâr-ı sakîl değildir. Ve cemî‘i bârân-ı rahmetden nâzil olan katarât cümle bu mermer kiremitler üzre nâzil olup bir san‘at ile üstâd-ı kâmil katarât-ı matar-ı rahmete yollar edüp câmi‘in kıble tarafındaki mihrâb soffası altı ayak taş nerdübân ile çıkılır kâ[r]gîr binâ bir soffa-i azîmin altı amûd-ı müntehâlar üzre binâ olunmuş su sarnıcıdır. Cümle câmi‘ üzre mermerlerden cereyân eden âb-ı rahmet bu mihrâb altındaki sarnıca cem‘ olup âb-ı zülâl-i mâ-i bârid olup câmi‘ içre olan cemâ‘at-i kesîre nûş edüp def‘-i atşân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 252a–252b ·
metinde göster ·
… ı birer gûne sâyedâr mesîregâh çârsûdur. Cümleden Paşa câmi‘i ve hammâmı önünde
bir soffa-i
vâsi‘ üzre bir çınâr-ı müntehâ vardır. Sâyesinde beş yüz âdem meks edüp kahve n …
Ve cümle çârsû-yı bâzârları içre azîm çınâr-ı müntehâları hâsıl olmuşdur. Her esvâkı birer gûne sâyedâr mesîregâh çârsûdur. Cümleden Paşa câmi‘i ve hammâmı önünde bir soffa-i vâsi‘ üzre bir çınâr-ı müntehâ vardır. Sâyesinde beş yüz âdem meks edüp kahve nûş ederler. Bu şecerenin sâyesi bu soffayı ve gayri dekâkînleri sâyelemişdir. Altına aslâ güneş te’sîr etmez. Mecma‘-ı zurefâ ve bir lonca yeridir. Cümle yârân anda pâ-bürehne ve ser-bürehne cülûs edüp tavla ve sadrenc ve şatranc lû‘bede-bâzlığı ederler. Ve ekseriyyâ bu şehrin râhları böyle hıyâbân-ı koyahdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y30b ·
metinde göster ·
… takayyüd edüp zerre kadar tırnak ilişdirecek yeri yokdur. El-hâsıl sihr-i i‘câz
bir soffa-i
mümtâzdır.
Ve bu kubbe-i müneverin ortasında gûnâ-gûn âvîze kanâdîller var kim her şeb çerâğân olur. Ve anın altında bir beyâz sahrâ-misâl orta soffası var, yeşim ve yerekânî ve fağfûrî ve sommâkî ve akîk-i Yemenî taşlar ile üstâd-ı şîrînkâr eyle mermer-i hâm ile ibret-nümâ ruhâm döşemiş kim gûyâ yek-pâre ma‘cûn nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn soffadır. Ve cümle hurde taşları birbiriyle eyle mümtezicdir kim takayyüd edüp zerre kadar tırnak ilişdirecek yeri yokdur. El-hâsıl sihr-i i‘câz bir soffa-i mümtâzdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y76a ·
metinde göster ·
… et ma‘mûrdur. Ahmed Gâzî anda medfûndur. Ve medrese ile kal‘a kapusu mâbeyninde
bir soffa-i
azîm üzre bir çınâr-ı müntehâ var kim sâyesinde bin âdem sâyelenir.
Minâresi yokdur ve toprak örtülü câmi‘-i kadîmdir. Tûlen ve arzan yüzer ayakdır. Ve câmi‘i içinde on altı çam direğinden sütûnlar vardır. Ve bu câmi‘ önünde Ahmed Ağa medresesi gâyet ma‘mûrdur. Ahmed Gâzî anda medfûndur. Ve medrese ile kal‘a kapusu mâbeyninde bir soffa-i azîm üzre bir çınâr-ı müntehâ var kim sâyesinde bin âdem sâyelenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y102b ·
metinde göster ·
… afı dalları altında handak kenârında tâ aşağı çârşû başına varınca iki yüz adım
bir soffadır
. Ol soffa üzre yetmiş seksen turunc ağacı ile müzeyyendir. Ve bu mahalde yine A …
Ve bu dıraht sâyesinin garb tarafı dalları altında handak kenârında tâ aşağı çârşû başına varınca iki yüz adım bir soffadır. Ol soffa üzre yetmiş seksen turunc ağacı ile müzeyyendir. Ve bu mahalde yine Alî Paşa'nın bir âb-ı hayât çeşmesi var. Ve soffa üzre mihmân olan âşıkânın turunc şükûfesi râyihasından demâğları mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y106a ·
metinde göster ·
Ve kal‘a kapusu önünde Ayn-ı Tüccâr nâmıyla müsemmâ olan âb-ı zülâl uyûndur.
Bir soffa-i
âlîsi ve bir kaç bîd-i ser-nigûnu var. Sâyesinde müsâfirîn istirâhat ederler. B …
Ve kal‘a kapusu önünde Ayn-ı Tüccâr nâmıyla müsemmâ olan âb-ı zülâl uyûndur. Bir soffa-i âlîsi ve bir kaç bîd-i ser-nigûnu var. Sâyesinde müsâfirîn istirâhat ederler. Bu kal‘a bu ayn ismiyle yâd olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y203b ·
metinde göster ·
… araca Ahmed Efendi: Kudüs-i şerîf monlâsı iken merhûm olup bu Zeytâ karâfesinde
bir soffa
üzre medfûndur. Hâk-i Hamîdî olduklarından ahlâk-ı hamîde ile mevsûf ve şerefyâ …
Ziyâret-i Mevlânâ Karaca Ahmed Efendi: Kudüs-i şerîf monlâsı iken merhûm olup bu Zeytâ karâfesinde bir soffa üzre medfûndur. Hâk-i Hamîdî olduklarından ahlâk-ı hamîde ile mevsûf ve şerefyâb olmuş kimesne imiş. Ve dahi bu mahalde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y219b ·
metinde göster ·
. Hazret-i Ya‘kûb (---)(---)(---) bu mahalde on iki oğluna "Kanı Yûsuf'um" dey …
Makâm-ı Vâdi'z-Zi’b: Bir çemenzârda bir soffacıkdır. Hazret-i Ya‘kûb (---)(---)(---) bu mahalde on iki oğluna "Kanı Yûsuf'um" deyü su’âl etdükde fevri,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y237b ·
metinde göster ·
… ir bâr-ı azîm ihdâs eyleme" deyü ricâ etdükde Selîm Hân dahi cânib-i erba‘asına
bir soffa
binâ edüp âyende vü revendeye ârâmgâh bir ziyâretgâhdır.
"Yâ Selîm dünyâda ve âhiretde uryân gezmeği ricâ edüp ancak murâdım müşâhede-i cemâl idi. Elhamdülillâh müyesser oldu, lütf eyle, benim na‘şım üstüne bir bâr-ı azîm ihdâs eyleme" deyü ricâ etdükde Selîm Hân dahi cânib-i erba‘asına bir soffa binâ edüp âyende vü revendeye ârâmgâh bir ziyâretgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y253a ·
metinde göster ·
vardır. Cânib-i erba‘ası parmaklıkdır. İçinde bir serâmed nahl-i hurmâ vardır. …
Ve bu yağ kubbesi önünde çâr-kûşe bir soffacık vardır. Cânib-i erba‘ası parmaklıkdır. İçinde bir serâmed nahl-i hurmâ vardır. Bizzât Hazret-i Risâlet-penâh mübârek dest-i şerîfleri ile dikmişlerdir. Ve hâlâ yanında bi-emrillâh bir hurmâ fidanı dahi hâsıl oluyor. Bu hurmâ mahalli Hazret-i Eyyûb'un hânesi havlısı idi. şimdi harem-i şerîf olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y281b ·
metinde göster ·
… r ibâdetgâhdır ki şebeke-i Resûlullâh içinde Hazret-i Fâtımatü'z-Zehrâ'ya nâzır
bir soffadır
. Bu tarafdaki demir şebekeler üzre niçe bin erbâb-ı ma‘ârifin levha üzre birer …
Ve yine bu câmi‘ içre şeyhü'l-haremler kasrı önünde Erbâb-ı Soffalar soffası dahi başka bir ibâdetgâhdır ki şebeke-i Resûlullâh içinde Hazret-i Fâtımatü'z-Zehrâ'ya nâzır bir soffadır. Bu tarafdaki demir şebekeler üzre niçe bin erbâb-ı ma‘ârifin levha üzre birer hüsn-i hat âsârları var. Hamd-i Hudâ Hakîr Evliyâ-i bî-riyânın dahi bir levha üzre celî hat ile:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y283a ·
metinde göster ·
üzre fuzalâ-yı ulemâ el-Mevlâ Mustafâ bin Kara Dâvûd Mekke-i mükerreme mollâsı …
Ve yine bu mahalde bir soffa üzre fuzalâ-yı ulemâ el-Mevlâ Mustafâ bin Kara Dâvûd Mekke-i mükerreme mollâsı iken rehzen-i ecel yolun kesüp hâk-i Bakî‘-i amber-pâkde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y300a ·
metinde göster ·
… a‘de'l-hac bu mahalde mâh-ı Muharrem'de âşûrâ bişirüp fukarâya bezl ederler. Ve
bir soffa
dahi Surre emîni soffası ve bir soffa dahi Mollâ soffası ve bir soffa dahi şeyh …
Soffa-i Âşûrâ: şâm huccâcı ba‘de'l-hac bu mahalde mâh-ı Muharrem'de âşûrâ bişirüp fukarâya bezl ederler. Ve bir soffa dahi Surre emîni soffası ve bir soffa dahi Mollâ soffası ve bir soffa dahi şeyhü'l-harem soffası. Bu mezkûr dörd soffa Çâryâr-ı Güzîn'indir. Her sene Hazret-i Risâlet ile bu mahalle gelüp Hazret-i Hamza'yı ziyâret edüp âşûrâ tabh ederlermiş. Hâlâ sünnetdir. Huccâc-ı şâm geldikde kırk elli bin âdem cem‘ olup bin kazgan âşûrâ bişüp Medîne kavmi kendileri bile aşır aşına dönerler. Bu sahrâda niçe bin ocak yerleri ve çadır soffaları ve kırk elli yerde kahvehâne soffaları ve su kuyuları vardır. Ve bu mahalden yine şimâl cânibine yüz adım gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y302a ·
metinde göster ·
… e âşûrâ bişirüp fukarâya bezl ederler. Ve bir soffa dahi Surre emîni soffası ve
bir soffa
dahi Mollâ soffası ve bir soffa dahi şeyhü'l-harem soffası. Bu mezkûr dörd soff …
Soffa-i Âşûrâ: şâm huccâcı ba‘de'l-hac bu mahalde mâh-ı Muharrem'de âşûrâ bişirüp fukarâya bezl ederler. Ve bir soffa dahi Surre emîni soffası ve bir soffa dahi Mollâ soffası ve bir soffa dahi şeyhü'l-harem soffası. Bu mezkûr dörd soffa Çâryâr-ı Güzîn'indir. Her sene Hazret-i Risâlet ile bu mahalle gelüp Hazret-i Hamza'yı ziyâret edüp âşûrâ tabh ederlermiş. Hâlâ sünnetdir. Huccâc-ı şâm geldikde kırk elli bin âdem cem‘ olup bin kazgan âşûrâ bişüp Medîne kavmi kendileri bile aşır aşına dönerler. Bu sahrâda niçe bin ocak yerleri ve çadır soffaları ve kırk elli yerde kahvehâne soffaları ve su kuyuları vardır. Ve bu mahalden yine şimâl cânibine yüz adım gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y302a ·
metinde göster ·
… erler. Ve bir soffa dahi Surre emîni soffası ve bir soffa dahi Mollâ soffası ve
bir soffa
dahi şeyhü'l-harem soffası. Bu mezkûr dörd soffa Çâryâr-ı Güzîn'indir. Her sene …
Soffa-i Âşûrâ: şâm huccâcı ba‘de'l-hac bu mahalde mâh-ı Muharrem'de âşûrâ bişirüp fukarâya bezl ederler. Ve bir soffa dahi Surre emîni soffası ve bir soffa dahi Mollâ soffası ve bir soffa dahi şeyhü'l-harem soffası. Bu mezkûr dörd soffa Çâryâr-ı Güzîn'indir. Her sene Hazret-i Risâlet ile bu mahalle gelüp Hazret-i Hamza'yı ziyâret edüp âşûrâ tabh ederlermiş. Hâlâ sünnetdir. Huccâc-ı şâm geldikde kırk elli bin âdem cem‘ olup bin kazgan âşûrâ bişüp Medîne kavmi kendileri bile aşır aşına dönerler. Bu sahrâda niçe bin ocak yerleri ve çadır soffaları ve kırk elli yerde kahvehâne soffaları ve su kuyuları vardır. Ve bu mahalden yine şimâl cânibine yüz adım gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y302a ·
metinde göster ·
Uhud gazâsı cengi: (---)(---)(---) taş nerdübân ile çıkılır
bir soffadır
. Hazret-i Risâlet-penâh'ın sinn-i şerîfini defn etmişlerdir. (---)(---)(---) …
Uhud gazâsı cengi: (---)(---)(---) taş nerdübân ile çıkılır bir soffadır. Hazret-i Risâlet-penâh'ın sinn-i şerîfini defn etmişlerdir. (---)(---)(---) ne ne sin derler namâzgâh-misâl bir küçük mihrâbı vardır. Bunda dahi iki rek‘at Q 125a namâz kılup âfât-ı semâvîden ve âfât-ı arazîden masûn [u] mahfûz olmak içün du‘â etmek gerek.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y302b ·
metinde göster ·
. Ve sahrâ-misâl bir harem-i azîmi var. Tûlen ve arzan yüz yetmişer adımdır, kâm …
Ve mü’ezzin mahfili tahtânî bir soffadır. Ve sahrâ-misâl bir harem-i azîmi var. Tûlen ve arzan yüz yetmişer adımdır, kâmil ve serâpâ hurde çakıl taşı döşelidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y321a ·
metinde göster ·
… i aşağı etrâfında sûre-i Feth-i şerîf tahrîr olunmuşdur. Ve bu kubbeye muttasıl
bir soffa
ve bir musanna‘ minâresi var. El-hâsıl vâcibü's-seyr bir câmi‘-i dilküşâdır. Bu …
Ve yine bu kubbenin dahi aşağı etrâfında sûre-i Feth-i şerîf tahrîr olunmuşdur. Ve bu kubbeye muttasıl bir soffa ve bir musanna‘ minâresi var. El-hâsıl vâcibü's-seyr bir câmi‘-i dilküşâdır. Bunda dahi ibâdet etmek savâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y326a ·
metinde göster ·
… dirler. Yine bu mahalde Akabe kayaları dibinde Y 326b cebel-i Akabe dâmeninde
bir soffa
üzre,
Ziyâret-i Hazret-i (---)(---) Sahâbe-i kirâmdandır. Bir gâr içinde medfûndur. Hâlâ cesed-i şerîfi zâhirde beyâz pembe-misâl ter ü tâze durur. Hurmâ lîfinden kefeni pâre pâre olmuş, ol gâr içre âsûdedirler. Yine bu mahalde Akabe kayaları dibinde Y 326b cebel-i Akabe dâmeninde bir soffa üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y326a–Y326b ·
metinde göster ·
üzre mescidi var, kâr-ı kadîm mihrâbı var. Bu mescid dahi kireç ile mesturdur. …
Ve bu havlının cânib-i kıblesinde bir soffa üzre mescidi var, kâr-ı kadîm mihrâbı var. Bu mescid dahi kireç ile mesturdur. Ammâ minâresi yokdur. Ve kubbe-i âlînin birinde İmâm Hasan ve İmâm Hüseyn tilâvet-i Kur’ân etdikleri Kelâm-ı İzzetleri bir gûne rahleler üzre hâlâ hâzırdır. Ve rahleler dahi ol zamândan berü olan rahledir derler. Ve bu kubbe gûnâ-gûn hâlîçe-i ibrîşim ile mefrûşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y352b ·
metinde göster ·
Ve bu dekâkînlerden mâ‘adâ her hânenin kapusunda içeri
bir soffası
mukarrerdir. Herkes metâ‘ın ol soffalar üzre kat-ender-kat yığup niçe yüz bin g …
Ve bu dekâkînlerden mâ‘adâ her hânenin kapusunda içeri bir soffası mukarrerdir. Herkes metâ‘ın ol soffalar üzre kat-ender-kat yığup niçe yüz bin guruş bâzâr ederler. Ve herkese kahve ve eşribe-i mümessek ve gülâb [u] buhûr ile tatyîb-i hâtır edüp ri‘âyet ederler. Bir gûne dükkânlar dahi bu ankâ bâzergânların kapuları mâ-[bey]nidir. Bunlar dahi dükkân add olunsa altı binden mütecâviz dükkân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y356b ·
metinde göster ·
… ile meşhûr imiş. Mekke mollâsı iken merhûm olup Ebî Tâlib civârında medfûndur.
Bir soffa-i
âlî üzre muhteşemâne merkadi vardır.Ve,
El-Mevlâ şemseddîn Ahmedü'l-Hüseynî: Bağdâdîzâde demek ile meşhûr imiş. Mekke mollâsı iken merhûm olup Ebî Tâlib civârında medfûndur. Bir soffa-i âlî üzre muhteşemâne merkadi vardır.Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y363b ·
metinde göster ·
ra‘nâ-i musallâ-i zîbâdır. Cümle huccâc bu mahalli ubûr edüp kimi bürkede meks …
Mastaba-i İbrâhîm Ağa: Bir sahrâda kârgîr binâ bir soffa-i ra‘nâ-i musallâ-i zîbâdır. Cümle huccâc bu mahalli ubûr edüp kimi bürkede meks eder, kimi tâ Mısır'a gider. Ammâ Emîrü'l-hac bu mastabaya vakt-i şâfi‘îde gelüp sahâbesin kurup meks eder. Ve cümle asâkiri alay âlâtları ile âmâde olup Mahmil-i şerîf'i dahi tezyîn ederler. Ba‘de salât-ı fecr ezânları tilâvet olunup edâ-yı salât olundukda Mısır tarafından bir azîm asker ile emîrü'l-hac istikbâline çavuşlar kethudâsı ve müteferrika başı ve'l-hâsıl yedi bölük ağaları ve sâ’ir erbâb-ı dîvân eşbehleri gelüp paşa kethudâsı emîr-i hacca bir sîm zeynli ve sîm rikâblı ve murassa‘ topuzlu ve müzehheb ü mutallâ ve musanna‘ rahtlı bir at hedâyâ çeküp dîvân efendisi ile ma‘an emîrü'l-hacca bu mastaba üzre buluşup cümle a‘yân-ı Mısır ile görüşüp tahte'l-kahveler tenâvül olunup şedd-i rıhal sûrlarına demler urulup andan emîr-i hac kethudâ hedâyâsı olan küheylâna süvâr olup alay-ı azîm ile mehterhânesin çalarak huccâcın gerisin alarak paşa kethudâsıyla ve sâ’ir umerâ-i Mısır ile at başı berâber olup Dâr-ı Hamrâ nâm konakdan altı sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y386b ·
metinde göster ·
… aşbâzı ve kırk kilârcısı var. A‘yândan ba‘zı kimesneler imâreti temâşâ ederken
bir sofra
ta‘am-ı mâ-hazar getirirler. Kâr-ı kadîm Kalavân sahanları ve münakkaş sini ve …
Bu kârhânenin kırk aşbâzı ve kırk kilârcısı var. A‘yândan ba‘zı kimesneler imâreti temâşâ ederken bir sofra ta‘am-ı mâ-hazar getirirler. Kâr-ı kadîm Kalavân sahanları ve münakkaş sini ve taşt ve ibrîkler getirüp müsâfirîne ri‘âyet ederler. Azîm hayrâtdır, rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y117a ·
metinde göster ·
… ıcak ol vak‘ada Hâyin Ahmed Paşa ile bir yerde katl olup Karâfe-i kübrâda ikisi
bir soffa
üzre medfûnlardır.
Meşhed-i el-Mevlâ Zahîreddîn-i Erdebilî: Selîm Hân-ı Evvel asrında Tebrîz'den Rûm'a gelüp makbûl-i şehriyârî oldu. Ba‘dehu tavâf-ı Beytullâhi'l-harâm niyyetine Mısır vâlîsi Hâyin Ahmed Paşa ile Mısır'a vardıkda Ahmed Paşa Mısır kal‘asına kapanup hâyin olıcak ol vak‘ada Hâyin Ahmed Paşa ile bir yerde katl olup Karâfe-i kübrâda ikisi bir soffa üzre medfûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y274b ·
metinde göster ·
… nin âlem ağyârdan bî-haber olduğu mahalde şehir hâricinde ibâdet etdüği mahalde
bir soffa
vardır, Y 290a Makâm-ı Bedevî derler, hâlâ yine ibâdetgâhdır, anda teberrüken …
Hattâ bu meydân-ı mevlûdda Seyyid Ahmed el-Bedevî hazretlerinin âlem ağyârdan bî-haber olduğu mahalde şehir hâricinde ibâdet etdüği mahalde bir soffa vardır, Y 290a Makâm-ı Bedevî derler, hâlâ yine ibâdetgâhdır, anda teberrüken bir gemi direğini bir sâhib-i hayr dikmişdir, kaddi seksen zirâ‘dır, bu sütûnun cânib-i erba‘asına niçe bin gemi ipleri ile germişlerdir, her gece bu iplere kırkar bin kanâdîller ile çerâğân edüp bir direkli vüzerâ otağı gibi bir azîm şey olur. Ve bu direğin tâ zirve-i a‘lâsına bin mikdâr kanâdîller ile bir çarh-ı felek tasvîri top edüp bir san‘at ile feleğin çarhı gibi deverân etmededir. Bir hayli mesâfeden nazar olunsa, ol gece bu meydâna otakdan bir nûr zâhir oldu, zan olunur. Arabistân'da bu makûle kanâdîl tezyînine eşâre ta‘bîr ederler. Kâmil kırk huddâmı vardır. Her gece onar kantâr simsim yağı yanar. Sâhibü'l-hayrât on beş gün on beş gecede yigirmi bin para vakf eylemişdir. Vâcibü's-seyr bir arûsedir kim gûyâ serâperde-i Fisagores-i Tevhîdî'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y289b–Y290a ·
metinde göster ·