… zre asılı durur. Bir âdem dahi bir çömçe boza içüp ol büyük fıçının yanına asup
bir tabak
kâğıd üzre sülüs hattıla "Bu fıçıyla bozayı içen sığırdır. Bu çömçeyi içen âdem …
Ve Kurşumlu Hân ve Yoğurd Hânı ve Kütâhiyye Hânı ve Yağ Kapanı Hânı, azîm hândır. Bir âdem bahis ile bir fıçı boza içüp hânın kapusu üzre asılı durur. Bir âdem dahi bir çömçe boza içüp ol büyük fıçının yanına asup bir tabak kâğıd üzre sülüs hattıla "Bu fıçıyla bozayı içen sığırdır. Bu çömçeyi içen âdemdir" deyü tahrîr etmiş, hâlâ temâşâgâhdır. Ve (---)226b niçe hân-ı zîbâlar dahi vardır ammâ kal‘a-misâl olup serâpâ kurşum örtülü hânlar bunlardır, ki tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 226a–226b ·
metinde göster ·
… nûnda bir necîb ü reşîd kefere-i bî-hidâye kalmışdı. Ve esîrliği hâlinde hakîre
bir tabak
kâğız üzre münhezim olup kırıldıklarının ve taburlarının tabya ve handaklarıyla …
Netîce-i kelâm her fünûnda bir necîb ü reşîd kefere-i bî-hidâye kalmışdı. Ve esîrliği hâlinde hakîre bir tabak kâğız üzre münhezim olup kırıldıklarının ve taburlarının tabya ve handaklarıyla bir musanna‘ tasvîrin yazmış idi kim sihr-i bukalemûn idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 44b ·
metinde göster ·
kâğıza kal‘anın cümle eşkâl-i imârâtların resm etdim. Ammâ bu Fethiyye câmi‘i i …
Bunda ancak Fethiyye câmi‘i var, Süleymân Hân'ındır kim kenîseden velî olunup tûlen ve arzen ellişer ayak olup sâde kiremitli ve bir mevzûn minâreli kâmil altmış beş ayak taş nerdübân ile hakîr bu bânghâneye urûc edüp şehrin tarh [u] tarz, eşkâl-i esâs-ı binâsın seyr [ü] temâşâ edüp bir tabak kâğıza kal‘anın cümle eşkâl-i imârâtların resm etdim. Ammâ bu Fethiyye câmi‘i içre bir azîm su sarnıcı var kim cemî‘i bu iç kal‘a halkı ana muhtâc olup eyyâm-ı bahûrda gûyâ buz pâresi suyu var, bir rûhâniyyetli câmi‘-i nûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 279b ·
metinde göster ·
… seksen beş kademedir. Hakîr bunda urûc edüp şehrin eşkâl-i cirmin hey’eti üzre
bir tabak
kâğıza resm etdim. Bu minâre-i şerîf[esin]den yukaru külâha varınca on beş kade …
Ve cümle mebsût olan hâlîçeler ibrîşim münakkaş olup bir musanna‘ minberi var. Bir kemer üzre üstâd-ı mühendis eyle binâ etmiş kim gûyâ ol minber-i musanna‘ mu‘allak durur. Altında birkaç âdem sığınup ibâdet ederler. Minâresi bir serâmed şeşhâne bânghâne-i zîbâdır kim aşağı kapusundan tâ yukaru şerîfe tabakasına çıkınca seksen beş kademedir. Hakîr bunda urûc edüp şehrin eşkâl-i cirmin hey’eti üzre bir tabak kâğıza resm etdim. Bu minâre-i şerîf[esin]den yukaru külâha varınca on beş kademe dahi vardır. El-hâsıl gâyet musanna‘ minâre ve câmi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 347a ·
metinde göster ·
… acıkdı. Bu vâdîde serserî gezdiler. Derhâl Cenâb-ı Hak tarafından Cibrîl-i Emîn
bir tabak
buğday sünbüleleri getirüp bu mescid mahallinde bir sifâl içre tabh edüp Âdem H …
Mescid-i matbah-ı Hazret-i Âdem aleyhi's-selâm: Kaçan kim Âdem [ü] Havvâ bu Arafât'da birbirleriyle mülâkat olduklarında be-kavl-i Cerîr-i Taberî Y 319b mâh-ı Muharrem'in on ikinci gün yevm-i Âşûrâ'da buluşduklarında karınları acıkdı. Bu vâdîde serserî gezdiler. Derhâl Cenâb-ı Hak tarafından Cibrîl-i Emîn bir tabak buğday sünbüleleri getirüp bu mescid mahallinde bir sifâl içre tabh edüp Âdem Havvâ'ya ta‘lîm edüp tenâvül etdiler, def‘-i cû‘ edüp Rabbü'l-âlemin'e hamd etdiler. Sâhib-i Tuhfe kavli üzre ibtidâ Hazret-i Âdem edîm-i arzda hâsıl olduğıyçün Âdem dediler ve ba‘de'l-hubût yine edîm-i arza nüzûl edüp ot otlardı. Tâ ki Havvâ ile buluşdukda Hazret-i Cibrîl'in ta‘lîmiyle ibtidâ çorba yediler ve hâlâ elsine-i nâsda bir âdem bir âdemi hânesine da‘vet eylese
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y319a–Y319b ·
metinde göster ·
… aşdı ise P 210a cümle Ümmü'l-kıyâs huddâmları ve şeyhleri (ve) bir yere gelüp
bir tabak
kâğıza sarı za‘ferân ile kaç parmak taşdığın tahrîr ederler. Ol hat budur:
Sene (---) târîhinde Şeyh Sâdât Mağrib'den Mısır'a gelüp münzevî iken hikmet-i Hudâ Nîl bir sene taşmayup kaht [u] galâ olup ahâlî-i Mısır muztarib olup Sâdât'dan du‘â ricâ etdiklerinde bir kerre el açup du‘â edince bir yıldan berü gelmeyen Nîl eyle gelüp vefâ eder kim hâlâ ol ândan berü Nîl ol günlerde gelüp vefâ eder. Ve ol mahalde Sultân (---) Sâdât'a ziyâfet edüp Mısır'ın nısfın ana temlîk eder. Anıniçün hâlâ Sâdât evlâdları bu mahalle gelüp du‘â edüp ziyâfet anıniçündür. Hakkâ ki ulu nesildir, sellemek yâ Ebü'n-nahsîs(?). Tarîk-ı Vefâ-yı (---) Ümmü'l-kıyâs şeyhleri ve üç yüz nefer Reddâd oğulları cümle Ümmü'l-kıyâs'da sâkin olurlar. Ve her gece Nîl-i mübârek ne kadar taşdı ise P 210a cümle Ümmü'l-kıyâs huddâmları ve şeyhleri (ve) bir yere gelüp bir tabak kâğıza sarı za‘ferân ile kaç parmak taşdığın tahrîr ederler. Ol hat budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y146a ·
metinde göster ·