… er kim bu mâhîler bir diyâra mahsûs değildir. Gerçi bir bed-çehre ve siyâh levn
bir turfe
balıkdır ammâ gâyet lezîz ve mukavvî semekdir. Bâ-husûs aslâ balık râyihası yok …
Mesîregâh-ı Kalamış: Her bâr niçe yüz yârân-ı bâ-safâ kayıklara süvâr olup bu cezîrelerde kaya balıkları sayd ederler kim bu mâhîler bir diyâra mahsûs değildir. Gerçi bir bed-çehre ve siyâh levn bir turfe balıkdır ammâ gâyet lezîz ve mukavvî semekdir. Bâ-husûs aslâ balık râyihası yokdur. Ne kadar tenâvül olunsa sıkleti ve harâreti yokdur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120a ·
metinde göster ·
… a su çeküp kovadan nûş eder. Mankır kuşu kezâlik kafesinin içinden mankır taşır
bir turfe
kuşdur. Ve sâ’ir kuşların herbiri birer 191b gûne nevâhânlık edüp feryâd eder …
Esnâf-ı sayyâd-ı serçeciyân ve gayrı murgân: Bunların dükkânı yokdur, hemân bâğ u bâğçeler kenârında dâm [ü] duzahlar ile ve dutkal gibi ökseleri çalılara sürüp serçe ve iskete ve filorunya ve başdankara ve ispinoz ve saka kuşu ve işlibe ve ferye ve kuyruk atan ve kara bülbül ve bokluca bülbül ve bülbül-i gûyâ-yı hezâr ve mankır kuşu ve pozbakal ve İshâk kuşu ve sarı asma ve kara tavuk ve kârvân kuşu ve üğeyik ve hakkuran ve Yûsuf Mısır'da satıldı ve beyâz kumru, bu makûle murgân-ı hoş-nevâları sayd edüp kafesler içre mahbûs edüp giderken saka kuşları kafesleri altındaki kâseler içinden yüksük kadar kovacıklar ile minkârıyla ve nâhunuyla su çeküp kovadan nûş eder. Mankır kuşu kezâlik kafesinin içinden mankır taşır bir turfe kuşdur. Ve sâ’ir kuşların herbiri birer 191b gûne nevâhânlık edüp feryâd ederek sayyâdları dahi gûnâ-gûn şakalar ederek ubûr ederler. Bunlar dahi garâyib esnâfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 191a–191b ·
metinde göster ·
Esnâf-ı cabcıyân-ı Arnavud: Dükkân 10, neferât 30. Bu dahi gedelec gibi
bir turfe
silâhdır, ammâ yine ok ve yay tarafıdır. Edirnekapusunda Arnavudlar işler. Bunl …
Esnâf-ı cabcıyân-ı Arnavud: Dükkân 10, neferât 30. Bu dahi gedelec gibi bir turfe silâhdır, ammâ yine ok ve yay tarafıdır. Edirnekapusunda Arnavudlar işler. Bunlar dahi müsellah Arnavud eşkâlleriyle ubûr ederler}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 194b ·
metinde göster ·
… emeciyân: Neferât 100, bu dahi Şems Çelebi te’lîfidir. Hemân tanbûra cüssesinde
bir turfe
sâzdır, lâkin boyu kısa ve iki bâmı vardır, kirişleri mâbeyninde bir tel kirişi …
Sâzendegân-ı yeltemeciyân: Neferât 100, bu dahi Şems Çelebi te’lîfidir. Hemân tanbûra cüssesinde bir turfe sâzdır, lâkin boyu kısa ve iki bâmı vardır, kirişleri mâbeyninde bir tel kirişi âheng eder garîb sâz-ı sûznâkdır. Çalıcıları Yaycı Kurd ve Selânikli Alî ve Çento İbrâhîm ve Hüseyin Subaşı ma‘lûmumuz bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 207b ·
metinde göster ·
… kimesne onların bir kelâmın anlamak ihtimâli yokdur. Ol diyârın kavmine mahsûs
bir turfe
lehçe-i mahsûsadır kim ancak bu kadar tahrîr olundu. Bu Gerede şehrinden yine
Bu lugat-i mühmelelerden mâ‘adâ niçe bin kelimât-ı türrehâtları vardır kim ne kadar nedîm âdem olsa bir kimesne onların bir kelâmın anlamak ihtimâli yokdur. Ol diyârın kavmine mahsûs bir turfe lehçe-i mahsûsadır kim ancak bu kadar tahrîr olundu. Bu Gerede şehrinden yine
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 278b ·
metinde göster ·
… imâtdır ve lisân-ı Lulu gayrı güft ü gûdur. Ve kûh-ı Sincâr'ın lisân-ı Bapırîsi
bir turfe
lehcedir kim anı kavm-i Ekrâd fehm idemez. Ve lisân-ı kavm-i Harîr başkadır.
Meselâ Erzurûm'un eyâletinde olan Avnik ve Ziyâeddîn ve Hınıs ve Kiğı Tekmân ve Mamrevân ve Malazcird kal‘alarının Ekrâdları lisânı başka lehcedir kim bâlâda tahrîr olunmuşdur. Ve eyâlet-i Van'da Pinyanişî ve Mahmûdî lehcesi başkadır ve Hakkarî ve Pîzânî ve Şatakî ve Çölümerkî ve Celüvî lisânı başka lehce-i mahsûsadır. Mahallinde tahrîr olunur. Ve şehr-i Bitlîs'in lisân-ı Rujikî'si başkadır ve lisân-ı Pesanî gayrı gûnedir ve lisân-ı Zaza bir gûne kelimâtdır ve lisân-ı Lulu gayrı güft ü gûdur. Ve kûh-ı Sincâr'ın lisân-ı Bapırîsi bir turfe lehcedir kim anı kavm-i Ekrâd fehm idemez. Ve lisân-ı kavm-i Harîr başkadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 380b ·
metinde göster ·
… den Sünbüllü Baba tekyesi kurbunda bâğlar içre Taşoluk tekyesi nâm tekyede hâlâ
bir turfe
elvân-gûn hacer vardır. Bir tarafı oluk gibi kazılmışdır ve üzerinde hatt-ı İbe …
İbret-i mutalsam-ı mu‘attal: Bâlâda zikri sebkat eden Sünbüllü Baba tekyesi kurbunda bâğlar içre Taşoluk tekyesi nâm tekyede hâlâ bir turfe elvân-gûn hacer vardır. Bir tarafı oluk gibi kazılmışdır ve üzerinde hatt-ı İberî yazılmışdır. Zamân-ı kadîmde hükemâ-yı selef mi yâhûd kehene-i kudemâ mı bu taşa üç satır hatt ile bir tılsım harfleri tahrîr etmiş, günde birer kerre bu seng-i hârâdan süd akarmış ve bir sâ‘atden yine münkatı‘ olurmuş. Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rûy-ı arza kadem basdıkda niçe kerre yüz bin mutalsamâtlar mu‘attal oldukda bu dahi harâb olur. Hattâ bu diyâr, kefere destinde iken Hacı Bektaş Velî, kefereden bu kal‘ayı Osmâncığa taleb etdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 23a ·
metinde göster ·
… kim lisân-ı sinânından bir ferd-i âferîde halâs olamazdı, ammâ el-kudretülillâh
bir turfe
ve ucbe-lika ve bed çehre-i gûl beyâbânî idi kim enf-i ankâ-yı Semerkandîsi hak …
Bu Varna şehrinde fuzelâyi'd-dehrden bir muta‘assıb kadı var idi. Efvâh-ı nâsda lakabına "Paçavra Kadı" derlerdi, ammâ ol kadar zemmâm u nemmâm ve fassâl u dehhâl u kaddâh idi kim lisân-ı sinânından bir ferd-i âferîde halâs olamazdı, ammâ el-kudretülillâh bir turfe ve ucbe-lika ve bed çehre-i gûl beyâbânî idi kim enf-i ankâ-yı Semerkandîsi hakîkatü'l-hâl bilâ-cidâl yarım akçe tahtası kadar burnu var idi. Hattâ görenler "Minkârîzâde'nin zâdesidir" derlerdi. Hattâ ol mertebe minkâr-ı koknus-ı la‘lgûnu ol kadar büyük ve uzun idi kim gazab-âlûd olup hışıldasa Tatar bârgîri gibi burnu kışır kışır öterdi, ammâ gâyet musallî idi. Evkât-ı hamsesin terk etmeyüp ibâdetine meşgûl idi, ammâ burnunun büyüklüğünden Cenâb-ı Bârî'ye secde içün ser ber-zemîn etdikde alnı yere değmeyince secdesi sahîh olmazdı. Eyle olsa bu mezkûr Paçavra Kadı'nın burnu secde mevzi‘ine bir karış mukaddem inüp alnı mahall-i secdeye konmağa mâni‘ olup ancak bu manzûm beyt üzre:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 30b ·
metinde göster ·
Andan binâ-yı ibret-nümâ nehr-i Sava kenârında tophâne kârhânesi vâcibü's-seyr ibret eserdir. Ve ibret-eser-i me’ser şehir hâricinde bir binâ-yı azîm bârûthânesi var. Başka ağalıkdır kim yüz elli aded neferâtları ve her sene biner kantar bârûd-ı siyâh döğüp tahsîl ederler, lâkin cümle çarh dollâbların atlar çevirüp bir turfe seyr-i acîb ü garîbdir (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115a ·
metinde göster ·
… ı hâneli sâhib-kırânlar salığı var kim bu salığın her dânesi onar vukiyye gelir
bir turfe
salıkdır. Ve yine bu mahalde Tuna atının(?) başı demir zincîrler ile maslûbdur, …
Ve bu mazrûb kalkanların yanında Gâzî Gerz İlyâs Baba'nın bir sapan demirin mızrak ile deldüğü pulluk demiri ve yüz vukiyye gelir gürzü ve on altı hâneli sâhib-kırânlar salığı var kim bu salığın her dânesi onar vukiyye gelir bir turfe salıkdır. Ve yine bu mahalde Tuna atının(?) başı demir zincîrler ile maslûbdur, ammâ hikmet-i sun‘-ı Hudâ-yı acîbe ve garîbe ve mehîbe eşkâl-i mefret serdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80b ·
metinde göster ·
… üzre ve niçeleri takyeleri üzre gûnâ-gûn gümüşler ve babka ve akçeler dizerler,
bir turfe
esbâblı ve fisdanlı ve başları örgülü re‘âyâ karılarıdır.
Ve cümle halkı Poturca kelimât edüp çuka esvâblar geyüp kopçalı serhadli çakşırları ve kubâdî pâbuçları ve çuka kalpaklar geyüp bir alay tüccâr âdemlerdir, ammâ Sırf ve Bulgar ve Boşnak re‘âyâları gâyet mâldâr ve rencber ve maslahat-güzâr re‘âyâları var. Hattâ keferelerinin avretleri ve kızlarının bir gûne turfe örülü saçları vardır. Kızları cümle başı örülü saçlı gezerler ve geysûları üzre ve niçeleri takyeleri üzre gûnâ-gûn gümüşler ve babka ve akçeler dizerler, bir turfe esbâblı ve fisdanlı ve başları örgülü re‘âyâ karılarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 137b ·
metinde göster ·
… ammâ tâ bu minârenin zirve-i a‘lâsında külâhı İslâmbol'da bostâncı külâhı gibi
bir turfe
musanna‘ kurşumlu külâhdır. Mâ‘adâ mesâcidlerdir.
Andan bu varoşda cümle sekiz mihrâbdır. Cümleden büyük Eski câmi‘dir kim mâ-tekaddem bir deyr-i azîm imiş. Ba‘de'l-feth Süleymân Hân câmi‘ etmiş. Tûlı kâmil kırk adımdır ve arzı kâmil otuz adımdır. Zamân-ı kadîmde çanlığı olan hâlâ bânghâne-i Muhammedîdir, ammâ tâ bu minârenin zirve-i a‘lâsında külâhı İslâmbol'da bostâncı külâhı gibi bir turfe musanna‘ kurşumlu külâhdır. Mâ‘adâ mesâcidlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79b ·
metinde göster ·
Der-kelâm-ı Kara Badrak lehçe-i mahsûs-ı ıstılâhât: Nefs-i Kırım cezîresi içinde hâsıl olmuş kavm-i Badrak derler bir turfe kabîledir. Gerçi Tatar'dır, ammâ şehirlerde hâsıl olduklarından bir gûne lisân-ı ıstılâhları var. Anların kelâmların taşra Noğay kavmi anlayamazlar, zîrâ lisân-ı Noğay Tatarı altı gûne lisândır. Ammâ bu Badrak kavminin ıstılâhâtlarının lugâtları bunlardır kim bu mahalle tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128b ·
metinde göster ·
… müselmânlığ ve kâfirlik nedir bilmezler, ammâ haşr [ü] neşri de inkâr etmezler,
bir turfe
garîb âdemlerdir.
Sene 1031 târîhinde Hotin'e Âl-i Osmân'ın Sultân Osmân seferinden berü mezkûr Çerkes beğlerine Kefe defterdârları vazîfe-i mu‘ayyene-i salyâneleri kat‘ olaldan berü anlar da ne âsî ve ne mutî‘ harbe ucuyla geçinüp edâ-yı hidmete gelmeyüp kâhîce Kırım hânlarına gelüp gidüp ba‘zı şeyleri mürâca‘at eder oldular. Ammâ tatyîb-i hâtırlarıyla mukayyed olacak lâzımlı ulûfesiz Çerkezistân askerleridir. Gerçi müselmân ve bir mezhebde değillerdir, ammâ Hudâ dahi ziyâde ede, bir gûne mahbûbu'l-kulûb dağ âdemleridir kim müselmânlığ ve kâfirlik nedir bilmezler, ammâ haşr [ü] neşri de inkâr etmezler, bir turfe garîb âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 139b ·
metinde göster ·
… beleri boğazlarına bağlayup gezerler, ammâ anın yeni ve yırtmacı ve yakası yok,
bir turfe
kalın kıllı kebedir. Hattâ hîn-i savaşda bu kebeyi yüzüne dutup cenge girdikde …
Ve sâ’ir fukarâsı kış günleri esbâbları üzre siyâh ve beyâz üç köşeden müdevver kebeleri boğazlarına bağlayup gezerler, ammâ anın yeni ve yırtmacı ve yakası yok, bir turfe kalın kıllı kebedir. Hattâ hîn-i savaşda bu kebeyi yüzüne dutup cenge girdikde Çerkes kavminin önüne Efrâsiyâb ve Rüstem ü Şağâb duramaz, gûyâ ol kebe anların kalkanlarıdır. Hakkâ ki ok ve kılıç kesmez ve geçmez. Ba‘zı savaşlarda bu keçeyi ısladup arkasına alır. Kâh önüne ve kâh iktizâsına göre yemîn ü yesârına dutunup kudurmuş ayı gibi cenge girir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 150a ·
metinde göster ·
… lîd kabûl etmez. Ve ağacın bir yanında âteşde kızmış demir tamgası var. Ol dahi
bir turfe
şeydir kim aslâ ana benzer bir nakış yokdur.
Ve bu kal‘ada rehin olup dostumuz olan Kabartay beğinin hatları olmamak ile Taysı Şâh ve Moyinçak Şâh olan Kalmık pâdişâhlarına ve Maskov vezîrleri ve Maskov kralına Kabarti Çerkezi beğinin hattı yerine bir ağaca kertilmiş bir gûne çetele nişânların alup destimâllar içre pinhân etdim. Ammâ garîb temâşâ çeteledir kim aslâ taklîd kabûl etmez. Ve ağacın bir yanında âteşde kızmış demir tamgası var. Ol dahi bir turfe şeydir kim aslâ ana benzer bir nakış yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 167b ·
metinde göster ·
Ve bir turfe esbâb geyerler, ammâ cümle beyâz abâ kebe olup saçak saçak püsküllüdür. Belleri ince etekleri bol ve yenleri dar esvâb-ı turfe geyüp cümle merd [ü] zenânları başlarına beyâz sarık sararlar, ammâ avretleri siyâh saçların târumâr edüp üzerine beyâz bir Keşâni sarığın geydikde bir hey’et-i mecmû‘a mudhik aceblülü eşkâl-i garîbe olur kim görenler gülmeden vâlih [ü] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 276b ·
metinde göster ·
… rı vardır, ammâ hakkâ ki isfakiye keferesinin ecinneye müşâbehetleri vardır kim
bir turfe
hey’et-i mecmû‘a-i müdhikleri var kim görenler hayrân olup hande ederler. Ve ke …
Ekseriyyâ Girid cezîresinin âb [u] hevâsı hükmünden cümle halkının evlâd [u] ensâbları böyle hilkat üzre olup gâyet necîb ve reşîd sıbyânları vardır, ammâ hakkâ ki isfakiye keferesinin ecinneye müşâbehetleri vardır kim bir turfe hey’et-i mecmû‘a-i müdhikleri var kim görenler hayrân olup hande ederler. Ve kendüleri de dâ’imâ pişmiş koyun başı gibi sırıdup güler şeklinde gezer bir alay zeber-dest ifrît sıfat kavimdirler. Hattâ cemî‘i kâfiristânda ok yay yok iken bunların silâhları sihâm-ı kavs-i kazâ ve hişt ve harbe ve sapan ve tüfengdir. Ve gâyet şecî‘ ve zor-âver ü dilâver kefereleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 319b ·
metinde göster ·
dıraht-ı garîbe görmedim. Çitlemik ağacına müşâbeheti var. Ammâ bi-emrillâhi Ta …
Ve bu kal‘a kapusundan taşra elli adım ba‘îd kapu önünde bir şecer-i ibret-nümâ vardır. Rûy-i arzda ekâlîm-i seb‘ayı seb‘a-i seyyârevâr seyerân [u] deverân etdim, ol eşkâlde bir turfe dıraht-ı garîbe görmedim. Çitlemik ağacına müşâbeheti var. Ammâ bi-emrillâhi Ta‘alâ bundan bir gûne dühn-i hâlis çıkar, yetmiş iki rence dâ’-ı devâdır. Ve yaprakları gayri gûne yaradılmış bir sun‘-ı Lâyezâl'dir. Ammâ Yanvan-ı Yûnân tevârîhinde "Kaydefâ Ana kendi eliyle dikmişdir" deyü tahrîr etmişdir. Hakkâ ki berk-i haşebe ve nihâlleri niçe bin âm mu‘ammer olmuş şecerden nişân verir ammâ hâlâ ter ü tâzedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y44b ·
metinde göster ·
ağacdır. Ve sene (---) târîhinde rûzgâr-ı zorkârın zorundan bir dalı kırılup Ha …
El-hâsıl sun‘-ı Hudâ bir turfe ağacdır. Ve sene (---) târîhinde rûzgâr-ı zorkârın zorundan bir dalı kırılup Hasan Beşe nâmında bir âdem bulup mezkûr nihâli alup hânesine götürünce hâtûnu bu nihâli âteşe urup râyihasından ol avret ve üç câriye ve üç ma‘sûmları ve civârında olan âdemlerden dırahtın râyihasın şem edenlerden ol mahalde on yedi âdem Q 23b bir demden cân verirler. "Bu ahvâl karîbü'l-ahd oldu" deyü niçe ihtiyâr âdemler şehâdet etdiler. Ol zamândan berü bu dırahtın sâyesine bile varmağa havf ederler. Ve mezkûr Hasan Beşe'nin bir kolu meflûc olup niçe sene felc marazıyla mu‘ammer olup yakın zamânda merhûm oldu, deyü nakl etdiler. Ve bu ahvâl tevâtür üzre meşhûr-ı âfâkdır. Ol ecilden bu dıraht-ı garîbe bir ferd vaz‘-ı yed etmeğe kâdir değillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y44b ·
metinde göster ·
… . Böyle bir karaca gölceğizdir. Ammâ ka‘rında olan mâhîler dahi cümle kara kara
bir turfe
eşkâl balıklardır.
Dervîş huzûr-ı şehriyârîde bu mâcerâyı nakl edüp yine dervîş ile bir kapucubaşı bu Karagöle gelüp sâhilinde meks edüp yine dervîş ke'l-evvel erba‘în çıkarup yine gölün suyu gâyib olup gârın kapusu beyân olup dervîş baba vaz‘-ı yed edince yine kapudan bir su tulû‘ edüp dervîşi ve gayri dilrîşi rîşe rîşe edüp vücûdların kenâra atar. Kapucıbaşı gücile halâs olup kaçar. Böyle bir karaca gölceğizdir. Ammâ ka‘rında olan mâhîler dahi cümle kara kara bir turfe eşkâl balıklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y64a ·
metinde göster ·
… burc [u] bârûdan alâmet yokdur. Ve şekl-i muhammes ve murabba‘ demekden müberrâ
bir turfe
hisârdır. Ve dâ’iren-mâdâr handak ve kulleler kaydından berî bir kûh-ı Demâvend …
Ve kal‘ası ayyûka ser çekmiş bir kırmızı levn cibâl-i müntehâ ortasında kudret-i Rabbânî ve hikmet-i Yezdânî bir sun‘-ı Hudâ vâcibü's-seyr kal‘a-i ibret-nümâdır. Ve otuz iki yılda on sekiz pâdişâhlık yerde berrde ve bahirde mislin görmedim bir kal‘a-i Yed-i Kudret'dir. Aslâ der-i dîvârdan ve burc [u] bârûdan alâmet yokdur. Ve şekl-i muhammes ve murabba‘ demekden müberrâ bir turfe hisârdır. Ve dâ’iren-mâdâr handak ve kulleler kaydından berî bir kûh-ı Demâvend kal‘a-i bî-mânenddir. Ancak şarka nâzır bir küçük kapusu var, ana dahi yüz kırk kademe ağaç nerdübân ile çıkılır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y142b ·
metinde göster ·
… mazlar. Avret ve oğlan ve merd [ü] zenân bir yerdedir, mahrem nâ-mahrem yokdur,
bir turfe
kârhânedir kim içine girenin burnunun orta direği düşüp âdem Şâm cinnine döner. …
Bunlardan mâ‘adâ Mısır içinde sekiz yüz elli râb vardır ya‘nî evli hânlarıdır, mücerred âdem komazlar. Avret ve oğlan ve merd [ü] zenân bir yerdedir, mahrem nâ-mahrem yokdur, bir turfe kârhânedir kim içine girenin burnunun orta direği düşüp âdem Şâm cinnine döner. Ne‘ûzu billâh cümle fellâhîn ve Hazarî kavimleri sâkindir, gayrı kavmi dahi komazlar. Kat-ender-kat mukassî hücrelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y119a ·
metinde göster ·
… ilere ve bardakcılar furununa götürüp yakarlar. Ammâ bu esnâf gibi Mısır içinde
bir turfe
hey’et-i mecmû‘a ve çehre evgâr-ı acîbe ve garîbe turfe-likâ kavim yokdur. Gûyâ …
Esnâf-ı zebbâl: Neferât (---). Bunlar cümle tarîk-ı âmmın hâr [u] hâşâkların süpürüp külhanlara ve şîşehânelere ve ekmekçilere ve cibiscilere ve kireccilere ve bardakcılar furununa götürüp yakarlar. Ammâ bu esnâf gibi Mısır içinde bir turfe hey’et-i mecmû‘a ve çehre evgâr-ı acîbe ve garîbe turfe-likâ kavim yokdur. Gûyâ nesh olmuş bir mahlûkdur, ammâ mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y179a ·
metinde göster ·
… ır'da şeker kamışı olduğu yerde gelinciğe müşâbeheti var bir hayvân-ı mûnisdir,
bir turfe
şakrakoz ve mahrakoz ve kakrakoz mudhik bir hayvândır. Hattâ ba‘zı evlerde besl …
Mısır'da şeker kamışı olduğu yerde gelinciğe müşâbeheti var bir hayvân-ı mûnisdir, bir turfe şakrakoz ve mahrakoz ve kakrakoz mudhik bir hayvândır. Hattâ ba‘zı evlerde beslerler, âdem ile gâyet ülfet eder hayvândır. Hattâ Feyyûm şehri bâğlarında gâyet çokdur. Ol olduğu yerde anın râyihasından yılan ve çıyan kaçar, aslâ durmaz. Zîrâ râyihasından hemân yılan helâk olur, ammâ insâna râyihasının nef‘i vardır, aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y231b ·
metinde göster ·
şeydir. Âdemin ağzına dutkal gibi yapışır, ammâ lezîzdir ve mukavvîdir. Ve dıra …
Meyve-i (---): Rûm'da Trabuzan hûrmâsının tâzesi lezzetinden bir turfe şeydir. Âdemin ağzına dutkal gibi yapışır, ammâ lezîzdir ve mukavvîdir. Ve dıraht-ı müntehâları olur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y236b ·
metinde göster ·
şeydir. Ağac desen değildir, ammâ kaddi ağaç kadar vardır. Her sene yerden iki …
Evvelâ mevz: bir turfe şeydir. Ağac desen değildir, ammâ kaddi ağaç kadar vardır. Her sene yerden iki âdem kaddi kadar çıkup ve âdem uyluğu kalınlığında olup içi mâl-â-mâl sudur, sıkarsan suyu çıkar, bunun hakkındadır. Ve yaprakları yorkan kilim kadar yeşil yeşil filandıra bayraklar gibi yaprakları olur. Ve yapraklar mâbeyninde tâ zirvesinde birer salkım mevz verir. Ve her salkımı mûm sofrası gibi bir yeşil tekerlek kenârında ikişer kat sıra sıra dizilmiş iki yüz dahi ziyâde ve noksân sarı patlıcan-misâl mevzlerdir. Kemâlin bulunca sapsarı kehrübâr olur. Andan koparup Y 238a tenâvül ederler. İbtidâsı yeşildir. Gerçi sûretde patlıcan-misâl mevzûndur, ammâ içinde patlıcan gibi tohumu yokdur, hemân leb-ber-leb bir ma‘cûn-ı mukavvîdir. Ucundan kabuğu soyulur. Ve şeker ile tenâvül olunsa dahi latîf olur. Dörd beş dânesi tenâvül olunsa, lahm yemiş kadar gınâ verüp gâyet tok tutar. Serî‘u'l-hazmdır ve gâyet nâfi‘dir. Bedene kuvvet verüp menîyi ziyâde edüp kuvvet-i basarı dahi ziyâde eder ve tabî‘atı i‘tidâl üzre eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y237b–Y238a ·
metinde göster ·
Abdüllâvî: Bu dahi kavun ta‘mında abdüllâvî derler
bir turfe
şeydir. Ortası yumru, iki başları ikişer üçer karış P 244b sivri ve eğri ve b …
Abdüllâvî: Bu dahi kavun ta‘mında abdüllâvî derler bir turfe şeydir. Ortası yumru, iki başları ikişer üçer karış P 244b sivri ve eğri ve büğrü ve bir tarafı büğrü yılan alacası-misâl alacadır. Ve içi yine kavun çekirdeği gibi çekirdeği var. Ammâ lezzetde sehel humûzeti var. Ve hikmet üzre tabî‘atı bürûdet üzredir, ammâ mesâne mecrâsına gâyet müdrirdir. Ammâ yılan eşkâlinde olmak ile tenâvül olunmada âdeme ikrâh gelür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y238b ·
metinde göster ·
… akîk-i yemenî taşlar ile müzeyyendir. Kenârı künküre künküre ya‘nî beden beden
bir turfe
garâyib tâcdır.
Deve gönünden sekiz köşe bir büyük tancere kadar bir kavukdur, lâkin her köşesi zerdûzdur. Mâbeynleri zamân-ı kadîmde incü ve murassa‘ imiş, hâlâ yerleri zâhirdir. Ve içi katîfe kaplı nigendeli ve içi pembeli bir kavukdur. Tâ zirvesinde elma kadar Seylân taşı var. Kenârları cümle pîrûze akîk-i yemenî taşlar ile müzeyyendir. Kenârı künküre künküre ya‘nî beden beden bir turfe garâyib tâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y244a ·
metinde göster ·