… e birer tâs buğday çobrası ve birer nân ve her şeb birer şem‘a ve her at başına
bir yem
sadakası vardır. Üç günden ziyâde mihmân olana vermezler. Şeb [u] rûz şart-ı vâ …
Ve cümle imâret-i it‘âmı beyân eder: Evvelâ cümleden, iskele başında Mihrimâh Sultân imâreti mâh ve sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl âyende ve revendeye, mihmân-sarâyda sâkin olanlara beher-yevm merreteyn birer bakır sini ile herkese birer tâs buğday çobrası ve birer nân ve her şeb birer şem‘a ve her at başına bir yem sadakası vardır. Üç günden ziyâde mihmân olana vermezler. Şeb [u] rûz şart-ı vâkıf böyle ta‘yîn etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 142b ·
metinde göster ·
… r bulunmayup azîm kıtlıklar ve kışlar oldu. Hattâ on dirhem ekmek bir akçeye ve
bir yem
bir guruşa ve bir vukiyye beksumat bir altuna ve bir kıyye kahve bin akçeye ve …
Ve bu mahallerde kış yakın gelüp azîm sovuklar olduğundan ve yanup yakılmış yerler olduğundan aslâ ve kat‘â me’kûlât [u] meşrûbât kısmından bir dâne-i hınta ve bir demet gendüm ve şa‘îr ve gayri metâ‘ bûriyâ-yı hasir bulunmayup azîm kıtlıklar ve kışlar oldu. Hattâ on dirhem ekmek bir akçeye ve bir yem bir guruşa ve bir vukiyye beksumat bir altuna ve bir kıyye kahve bin akçeye ve bir vukiyye duhân on guruşa çıkdı, zîrâ ordu-yı İslâm'da iki kerre yüz bin esîr ve yüz bin asker-i İslâm ve yüz bin mikdâr küffâr-ı hâksâr var. Gerçekden kaht [u] galâ olup askerin gözü büyüdü, bir gün evvel ileri gitmeğe asker yürüdü, ammâ destûr verilmedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 31a ·
metinde göster ·
"Bu sırrı kimseye deme, her gece gelirsen bir altuna sana
bir yem
bulurum ve gayriye ikişer altuna veririm, ammâ sen eski dostumuzsun" deyü ricâl …
"Bu sırrı kimseye deme, her gece gelirsen bir altuna sana bir yem bulurum ve gayriye ikişer altuna veririm, ammâ sen eski dostumuzsun" deyü ricâlar edüp katır semerleri içinden arpa çıkarup verdi. İlâhî hîlekâr hüddâmlar iflâh ve ber-hordâr olmayalar, zîrâ kırk elli yıldan berü hidmetkâr kahrı hakîri zâl-ı zebûn etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 24b ·
metinde göster ·
… beş yem ve Sadrıa‘zam Kethudâsı İbrâhîm Ağa'ya on yem ve kâtibi Selîm Efendi'ye
bir yem
ve Cebecibaşı Alî Ağa'ya ve Samsoncubaşı Abdî Ağa'ya ve gayri dostlara kifâyet …
Anda Gedüslü Efendi'ye on yem ve Hacızâde Efendi'ye beş yem ve Sadrıa‘zam Kethudâsı İbrâhîm Ağa'ya on yem ve kâtibi Selîm Efendi'ye bir yem ve Cebecibaşı Alî Ağa'ya ve Samsoncubaşı Abdî Ağa'ya ve gayri dostlara kifâyet mikdârı birer yem verüp bu tertîb üzre iki cak yükü şa‘îrleri cemî‘i velî-ni‘amlarıma bezl edüp anlar da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 26b ·
metinde göster ·
… r olmazlar. Yohsa bu diyârın mahsûlâtı böyle nehb ü gâret olunmayup şâm'a gelse
bir yem
bir akçeye ve bir kıyye nân bir nukraya olurdu. Hakkâ ki dânedâr buğdayı vardır …
Ve bu diyârda hâsıl olan hubûbât şâm'ı ve Kudüs'ü değil dünyâyı ganîmet ederdi. Âmma çöl [ü] çölistândan Basra ve Lahsa'dan Mekke ve Medîne'den ve Musul ve Mardin cânibinde Mevâl Urbânından ve mezkûr büldânlar Urbânlarında niçe kerre yüz bin deve ile Urbân aşkıyâsı gelüp hırmende kendüleri döğüp müft [ü] meccânen vilâyet vilâyet taşırlar. Bir ferd-i âferîde karşu durup söylemeğe kâdir olmazlar. Yohsa bu diyârın mahsûlâtı böyle nehb ü gâret olunmayup şâm'a gelse bir yem bir akçeye ve bir kıyye nân bir nukraya olurdu. Hakkâ ki dânedâr buğdayı vardır kim âdemin reng-i rûyi nümâyândır. Anıniçün şâm'ın hâs u beyâz nânı ve kâkı rub‘-ı meskûnda meşhûrdur. Zâdekellâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y259b ·
metinde göster ·
Beri tarafda cemî‘i huccâcın me’kûlâtları bu hâle uğrayınca ol gece
bir yem
beş altuna ve bir vukıyye beksumât üç altuna oldu. Ve huccâcın çoğu Arafât'a ye …
Beri tarafda cemî‘i huccâcın me’kûlâtları bu hâle uğrayınca ol gece bir yem beş altuna ve bir vukıyye beksumât üç altuna oldu. Ve huccâcın çoğu Arafât'a yetişmeden me’yûs oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y264a ·
metinde göster ·
Hâmd-i Hudâ bu kal‘ada dahi ol kadar zahîre bulundu kim
bir yem
iki pâreye ve bir fûl yem üç pâreye sâ’ir zahâ’ir dahi ana göre idi. Gerçi hucc …
Hâmd-i Hudâ bu kal‘ada dahi ol kadar zahîre bulundu kim bir yem iki pâreye ve bir fûl yem üç pâreye sâ’ir zahâ’ir dahi ana göre idi. Gerçi huccâcın cemî‘i zahîreleri Müzeyrib kal‘ası şitâsında kaldı. Ammâ âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y268a ·
metinde göster ·
… i metâ‘ların meydân-ı mahabbete çıkarup huccâc-ı müslimîn eyle ganîmet olur kim
bir yem
bir paraya ve bir vukıyye beksumât iki paraya olup çöl ü çölistan ve berr [ü] b …
Emîr-i hac dahi cümle askeri ile bir yaylım tüfeng ve altı pâre top şenliği edüp vâdî-i Ezlem bârûd-ı siyâh dûdundan yevm-i muzlim olur. Ve kol kol nâdîler nidâ edüp iki gün tekâ‘üd fermân olunur. Anda Ezlem askeriyle gelen on bin deve yükü me’kûlât [u] meşrûbât metâ‘ların ve etrâf kurâlarında olan Urbânlar dahi metâ‘ların meydân-ı mahabbete çıkarup huccâc-ı müslimîn eyle ganîmet olur kim bir yem bir paraya ve bir vukıyye beksumât iki paraya olup çöl ü çölistan ve berr [ü] beyâbândan gelmiş aç susuz ve devesi kalmış huccâc tâze cân bulurlar. Ve eyle bâzâr olur kim gûyâ şâm'ın Müzeyrib kal‘ası bâzârıdır kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y374a ·
metinde göster ·
… arın bâzâra getirüp bey‘-i men-yezîd edüp eyle ganîmet olur kim ta‘bîr olunmaz.
Bir yem
bir paraya ve iki ganem bir altuna ve altı burma alef bir paraya olur. Ezlem'de …
Bunda dahi ordu-yı bâzâr kurulup cânib-i erba‘a kurâlarının mümtâz [u] müstesnâ mahbûbe-i zamâne nisvânları me’kûlât [u] meşrûbâtların bâzâra getirüp bey‘-i men-yezîd edüp eyle ganîmet olur kim ta‘bîr olunmaz. Bir yem bir paraya ve iki ganem bir altuna ve altı burma alef bir paraya olur. Ezlem'den bu mahalle gelince Mısır hudûdudur. şerîf hükmünde değildir. Mısır şeyhlerinden şeyh (---) direğindedir. Ve bir şey gâyib olsa şeyhden tazmîn olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y375a ·
metinde göster ·
… 8a⟧ kalmış develerin tebdîl ederler. Ve huccâc-ı müslimîn eyle ganîmet olur kim
bir yem
bir Mısrî paraya olur. Andan huccâc âheste âheste Mısır'a gelmek üzre iken Mısı …
Andan huccâc-ı müslimîn Akabe'de Y 208a kalmış develerin tebdîl ederler. Ve huccâc-ı müslimîn eyle ganîmet olur kim bir yem bir Mısrî paraya olur. Andan huccâc âheste âheste Mısır'a gelmek üzre iken Mısır'ın cümle erbâb-ı dîvânları paşadan kânûn üzre dîvândan âzâd olmak taleb edüp huccâc-ı müslimîn istikbâline me’zûn olup giderler. Bu günlerde altı dîvân summâtı masrûfu altı kîse paşaya kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y207b–Y208a ·
metinde göster ·