İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

bir yerden*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
80
isabet
78 cümle/beyitte
29,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
45 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi8032,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–50 / 80

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“bir yerden*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 22a … -i şecî‘ nâmdâr serdâr iken şehîd olup cümle guzâtın perr ü bâlleri şikest olup bir yerden dahi imdâd gelmemek ile yedi gün dahi cenge tâkat getirüp sekizinci gün küffâr …
EÇS I 27a–27b … -ı sâlikîn kal‘anın yigirmi günden berü feth olmaduğuna müte’ellim olup cümlesi bir yerden Cenâb-ı Bârî'ye derûn-ı dilden teveccüh-i tâm edüp fethin ricâ etdükleri hâlde …
EÇS I 75b … idilli'nin ve altı kadırga dahi cezîre-i Mora'nın, bu mezkûrûn kadırgalar cümle bir yerden Âsitâne-i sa‘âdete gelüp tershâne-i âmîrede cümle beş yüz pâre kadırga oldu.
EÇS I 84a … kıralzâde Tatar Hân'a rehne çıkup küffâr yine Erdel vilâyetine ric‘at üzre iken bir yerden cümle Tatar-ı adû-şikâr "Cılu cılu" deyüp ân-ı sâ‘atde taburu münhezim edüp Rak …
EÇS I 128b … ke ser-çekmişdir, tâ zirve-i a‘lâsı rusâs-ı hâs ile mestûrdur. İslâmbol kal‘ası bir yerden dâ’iren-mâdâr nümâyân değildir, illâ bu Galata Kullesinden şekl-i müsellesi rây …
EÇS I 131b … medim. Zîrâ küffâr dâ’imâ topu bunların atduğı topa atup bunları kırkar ellişer bir yerden top {yoluyla civâr-ı Rahmete gidüp top sadâsından halâs olurlar}.
EÇS I 205b Su yolların dağlarda kazıyup bir yerden bir şehre su gideceğin ilm-i hendese ile dağları yetmiş seksen kulaç kazup anda …
EÇS II 228b–229a … a bâbları gibi demir kapular üzre mazgal delikleri vardır. Bâbları sedd oldukda bir yerden zafer mümkün değildir ve bu cisrin bir tarafı boşdur. Hân gibi müsâfirhâne olup …
EÇS II 243b … -i kâfda kâmil [ve] sâhib-ayâr idi. Cümle fukarâlarına hırka ve lokma-bahâ edüp bir yerden vazîfe-i mu‘ayyenleri yok idi.
EÇS II 261b–262a … a çıkup bir yaylım tüfenk ve bir yaylım top şâdmânîleri olup cemî‘î şühedâların bir yerden namâzların kılıp defn edüp mecrûhlara tekâ‘üd vazîfeleri ihsânlar olup cerrâhla …
EÇS II 320a … ı gösterir. Yohsa zamânımız benî Âdeminin beş yüzü bir yire cem‘ olsa bir taşın bir yerden bu mekâna vaz‘-ı binâ etmeğe kâdir değildir. Hâlâ bir püşte-i âlî üzre şekl-i m …
EÇS III 36a–36b … e kavm-i İsrâ’îlî ve kavm-i Amalâk hod ilm-i cereskal ile bu kal‘anın bir taşın bir yerden bir yire vaz‘-ı hacer etmeğe kâdir değillerdir. Hattâ Ba‘albek kal‘asının hâric …
EÇS III 38a … şekl-i muhammes Şeddâdî taş binâ bir kal‘a-i kavîdir. Ammâ yalın kat dîvârdır. Bir yerden havâlesi ve bir tarafdan zafer mümkün değildir. Canib-i erba‘asında aslâ handak …
EÇS III 40a Evkât-ı hamse farzın ikişer rek‘at kılup dihkânîyiz deyü hamse-i evkâtı bir yerden bir ezân ile kılarlar.
EÇS III 84b–85a … sra'dan yukaru üç menzilde Kurna kal‘ası burnunda nehr-i Furât ile nehr-i Murâd bir yerden gelüp Kürna'da Şatt'a mahlût olup Şattü'l-Arab derler. Basra önünde Hindistân v …
EÇS IV 243b Mukaddemâ bu za‘îfe yedisi bir yerden tevellüd etdi dediklerinde i‘timâd etmeyüp mu‘âraza etdiğime peşîmân olup Sübhâ …
EÇS IV 384b … r Hân-ı pür-zor gelüp gördü kim Şatt'ın tuğyânından kal‘a-i Finik cezîre olmuş, bir yerden muhâsara edemeyüp "Olmaya illâ hayr, ey kavm-i Buhtâniyân!" deyüp hâ’ib ü hâsir …
EÇS V 80b Âhir-i kâr "Bu kadar leşleri her gün arabalarla bir yerden bir yere nakl etmek ne belâdır" deyüp katle müstehak olan kimesnelerin her gün …
EÇS V 111b … kden yedi gün sonra Süleymân Hân seksen yedi bin asker ile Belgrad'ı kuşadup on bir yerden balyemez toplar ile nehr-i Tuna aşrı ve Zümon kal‘ası tarafından nehr-i Sava aş …
EÇS V 143a … şrada on iki aded yunak ve fetâ çoyik refîkleri var imiş. Anlar dahi otak içine bir yerden girüp Peşkircibaşı nâm Çerkes şahbâz nâm şehnâz ve Gürcî Zülfikâr nâm merd Alî- …
EÇS V 146b … âlem kokonos kocalar ile müşâvereler edüp, "Hamd-i Hudâ kâfiri kırdık geçirdik. Bir yerden baş göstermeğe iktidârları yokdur. Hemân Marina câniblerine on bin yiğit cürd a …
EÇS V 156a … ffâr-ı bî-dîn domuz topu olup Arapça kelâmı üzre cümle küffâr asâkir-i İslâma bir yerden hücûm edüp hikmet-i Hudâ, esnâ-yı savaş-ı perhâşda Rüstem Paşa'ya bir tüfeng âl …
EÇS V 183a … tarafdan çıkmış aceb şast darbdır . Bir alâmet dahi üç dâne çâr-kûşe mermerleri bir yerden bir darb-ı ok ile ve kurşum ile delüp anı dahi asakomuşlar, ammâ iç kal‘a kapus …
EÇS VI 6b … k tuğyânı vardır. Ve Âl-i Osmân askerin tâ bu kâfiristan ortasına çekinceye dek bir yerden baş göstermedi. Gâfil mebâş" deyüp serdârı âgâh edüp ihsân-ı firâvân alup yine …
EÇS VI 6b … ağırlıkları ileri koyuvermeyüp ve çetecileri men‘ eyleyüp tuğlar ve ağırlıklar bir yerden gitmek fermân olunup Budin eyâletiyle İsmâ‘îl Paşa çarkacı ve Cerrâh Kâsım Paşa …
EÇS VI 20a "Âya bu ne ola" deyü cümle hâzır-bâş oldular ve cümle atlar bir yerden süheyl-i azîm urdular, niçeleri pây-bend ve kösdeklerin kırdılar. Bi'z-zarûrî c …
EÇS VI 20b Ertesi gün ale's-sabâh cümle asker bir yerden kalkup ve bir sâ‘at gidüp,
EÇS VI 66a … mezkûr olan Süleymân Hân Depesi nâmıyla ma‘rûf ol püşte-i âlîde cümle şühedânın bir yerden cemî‘i guzât-ı müslimîn namâzların kılup ol mahalle defn ederler. Hâlâ ziyâretg …
EÇS VI 71a … etde kalup âhir-i kâr techîz ü tekfîn ve ıskât salâtın edüp salât-ı cenâzelerin bir yerden kılup bu cây-ı refî‘ üzre ikisin yan yana defn ederler. Hâlâ ziyâretgâh-ı erbâb …
EÇS VI 103a … çe kerre girüp çıkmışları ile yine Fireng Beğzâde ve Memi Beğ ve hakîr cümlemiz bir yerden küffârın atlısı üzre hücûm edüp bir ânda dörd yüz kelleler alup küffâr ol kolda …
EÇS VI 103b … da küme küme olup batiyyü'l-harekelik edince hemân küffâr topların çeküp cümle bir yerden hınzîr gibi sürüp sâ‘ika-vâr gürleyüp gelince herkes cân bâzârına düşüp firâren …
EÇS VI 106b … ceng [ü] cidâlde iken yine bizim gâzîler getirdiği dillerin dilleriyle başların bir yerden keserler imiş, hattâ serâperde önünde olan çemenzâr-ı ahzar-gûn hûn-ı insân ile …
EÇS VI 122b … ından tulû‘ edüp Uyvar kal‘ası handakı içinden geçüp nehr-i Vak'a karışup ikisi bir yerden kal‘a-i Komaran önünde nehr-i Tuna'ya mahlût olur bir âb-ı hayât sudur, ve's-se …
EÇS VI 134a … eşker-i cünûd-ı cünübiyle kal‘a-i Novigrad üzre gelüp kâmil üç ay kal‘ayı döğüp bir yerden imdâd gelmez.
EÇS VI 153a Ba‘dehu bu dîvânhânenin bir kapusundan taşra on iki ade[d] beğler bir yerden gelüp hakîri gördüklerinde ellerine şapka-i Eflâtûniyyelerin alup hakîre selâm …
EÇS VI 160b … aşrık tarafında olan havâlesine nâzır kulleden feth olmuşdur ve illâ bu kal‘aya bir yerden zafer mümkün değildir. Yâhûd muhâsara ile kaht [u] galâdan amân ile feth olur.
EÇS VI 168b … ânibi gayyâ deresi gibi uçurum dereler olup bir tarafında havâlesi olmadığından bir yerden bu kal‘aya zafer mümkün değildir. Kayalarında şâhin ve zağanos ve akbaba kuşlar …
EÇS VI 185b–186a Hemân cümlemiz bir yerden top olup dal sâtûr-ı Muhammedî olup at başını üzerlerine sürüp varırken hemân a …
EÇS VII 8b–9a … ve kethudâsı ve Kanije kulunun nısfı ve bizim Tatar ve serhadli askerleri cümle bir yerden top olup esîr olan kâfirlerin ellerine birer kâfir kelleleri verüp ol gün gidüp …
EÇS VII 19a "Şühedâlar namâzına" deyü nidâ edüp cümle şühedânın bir yerden namâzların kılup cümlesini esvâblarıyla bir hafre defn edüp meydân-ı ma‘rekede …
EÇS VII 34b … le ubûr olunup üçer yerden bu cisrler her gece kalkup kal‘a bir cezîrede kalır, bir yerden murûr u ubûr mümkin değildir. Ve kapuların kemerleri Şeddâdî kârgîr binâ kulle- …
EÇS VII 35b … ederler. Ale's-seher asâkir-i İslâm varoşa duhûl ederler ve ol sâ‘at Egre'yi on bir yerden toplar ile döğmeğe başlayup meterisler yürümeğe başlarlar, ammâ kal‘anın şarkîs …
EÇS VII 62b … erisinin kesilen yerlerine karıncanın başın koyunca hemân aç karınca iki deriyi bir yerden ısırınca cerrâh karıncanın belinden makâs ile kesüp karıncanın başı iki deri ke …
EÇS VII 101b … çse cereyân edüp bu nehrin iki tarafı şehirdir. Bir tarafdan bir tarafa yigirmi bir yerden ağaç cisirlerle geçilir şehr-i mu‘azzamdır, ammâ kal‘ası yokdur, ammâ cümle on …
EÇS VII 136a … âlesi vardır, ammâ yine bir vecih ile yanına varılmaz, zîrâ her tarafı sarpdır. Bir yerden lağım ve meteris ile handakı kenârına varılmaz. İllâ kesret-i muhâsara ile zebû …
EÇS VII 161a Bunlar Hazret-i Mûsâ aleyhi's-selâma Menûçehr ile bir yerden îmân getirmişlerdir, zîrâ bunlar hem-asır idiler. Hâlâ bu Irâk-ı Dâdyân'ın kıbl …
EÇS VII 163b … un dîvâne sudur kim vilâyet-i Dâdyân'dan gelüp nehr-i Carik'e mahlût olup ikisi bir yerden Bahr-i Harez'e munsab olur. Andan cânib-i kıbleye meyilli 7 sâ‘at gidüp,
EÇS VII 184a … l ovadır kim paşalarının işleri Allâh'a kalmışdır. Azak denizi tarafından gayri bir yerden imdâdı gelecek yeri yokdur. Ol dahi yedi sekiz ay donup bir gemi gidüp gelemez.
EÇS VIII 198a–198b … ar'da kendüyi sünnet etmek bundan kalmışdır kim yüzer ikişer yüz nefer âdemleri bir yerden sünnet etdirüp 198b üç gün üç gece toy düğünler edüp sürûr [u] şâdımânlar ile …
EÇS VIII 206a … ânib-i kıbleye cereyân ederek gidüp nehr-i Arda ve nehr-i Tunça ve nehr-i Meriç bir yerden cereyân ederken bu Kızıldeli nehri anlara mahlût olup cümlesi bir yerden Enez k …