İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

bir zer*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
55
isabet
54 cümle/beyitte
20,4
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
11
farklı biçim
51 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5522,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 55

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“bir zer*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 69a Bir gün bu hakîri zer-ender-zer akmişe-i fâhireler ile mülebbes edüp bir zerdûz arakiyye-i Yûsufiyyeye bir âriyetî zülf-i amber-efşan {zamm} edüp başıma tâc-ı …
EÇS I 181b … ene olmuş olur kim bu Hazret-i Dâvûd'un pûlâd kalkanın cilâsına gird-i gubârdan bir zerre jeng isâbet etmeyüp nûr gibi berk urur. Andan ma‘lûmdur mu‘cize-i Dâvûd Nebî kâ …
EÇS II 302a … âb-ı cârîleri firâvân olmağıla şeb [u] rûz şâhrâhlarından cârûblar ile süpürüp bir zerre gird-i gubârdan bir şemme koymayup âb-ı nâb nisâr edüp cemî‘î esvâkları eyle pâ …
EÇS II 329b–330a … p ikinci serdar-ı imdâd-kâr olan Bâkî Paşa-yı nâmdârda Defterdârzâde tarafından bir zer-ender-zer hil‘at-i fâhire ve bir sorguç-ı şâhâne var imiş, ol dîvân-ı şehriyârîde Bâkî Pa …
EÇS II 330a–331b … zlü ve şîrîn sözlü Gürcî güzeli dûşîze ve pâkîze bintânlar ve Tarabefzûn paşası bir zerdûz harîr, münakkaş cedîd yedi aded cerekler (?) ile otağın verdi. Ve bir şemşîr-i …
EÇS II 367b … ehir halkı ekseriyyâ ol kavundan zerde tabh edüp içine darçın ve karanfil koyup bir zerde olur kim Mu‘âviye hazretlerinin ibtidâ te’lîf etdüğü lezîz zerde olur. Bu gûne …
EÇS III 167a … ol gubâr-ı kudret ile defn olunur ammâ bunların na‘ş-ı şerîfinden gayri zemîne bir zerre türâb yağmaz ve bir hâk-i müşk-bûyun râyiha-i tayyibesi Edirne şehrin değil cân …
EÇS IV 197b … ileri dahi paşanın istikbâline müteveccih olup hakîre üç yüz guruş ve bir at ve bir zerdevâ kürk ihsân etdi. Bu Palu kal‘ası nehr-i Murâd kenârında evc-i âsumâna ser çekmi …
EÇS IV 209a … yine Diyârbekr'e gelüp azîz Hazretlerine belegân-mâ-belâğ ihsânlar etdikçe şeyh bir zerre kabûl etmeyüp du‘â ederdi.
EÇS IV 209a … bir kantâr nühâs-ı hâssa bir dank iksîr-i a‘zâm verüp ol ân sûret-i zerd bulup bir zer-i hâlis olur kim şem‘i asfer gibi nerm bir zeheb-i hâlis olup azîz andan bir kaç …
EÇS IV 273a … bir siyâh semmûr-ı pür-nûr bir yeşil çukaya kaplı kürk giydirilüp dahi üzerine bir zer-ender-zer müntehâ kuşaklık hil‘at-i fâhire giydirilüp başına paşa üç çatal bir çelengi ke …
EÇS IV 274a … -Fâtiha denilüp Ziyâeddîn Beğ hân olup bir semmûr kürk al çuka kaplı ve üzerine bir zer-ender-zer hil‘at-i fâhire ve başına bir ablak şâhî sancılup der-akab otak önünde on pâre …
EÇS IV 278b … rdiler." deyü Amber Ağa huzûr-ı paşada dilîrâne dâmenin der-miyân edüp kemerine bir zerdûz peştemâli bend kılup ibtidâ zerdûz destehân-ı kâr-ı Isfahân döşedi kim görenler …
EÇS IV 278b … estehân-ı kâr-ı Isfahân döşedi kim görenler hezâr ahsen-i pesend etdiler. Andan bir zer-ender-zer pişkîr serdi ve bir leğen ibrik-i fağfûrî kim sâfî mücevher idi. Paşa dest-i şe …
EÇS IV 323b Ne pire her biri bir zerk idici dîv-i hücûm / Ne pire bilmez amân, vermez amân câna kıyar / Pire bir heyb …
EÇS IV 360a … ı, Melek Ahmed Paşa'ya ziyâfet etmişdi. Ba‘de'z-ziyâfe Murtezâ Paşa kethudâsına bir zerdûz kerrake ve hakîre bir kerrake birer eğerli at ihsân edüp Murtezâ Paşa kethudâsı …
EÇS V 16a … srâsının ortasına vaz‘ etdiği kined ta‘bîr etdikleri seng-i hârânın tâ vasatına bir zer-i hâlisden bir halka asmış, nehr-i Araz üzre maslûb durup bir rîh-i şedîd ol halk …
EÇS V 61b … diklerinde ibtidâ Yûsuf Kethüdâ'ya bir al semmûr kürk geydirüp andan Özü beğine bir zerdûz hil‘at ve Nigebolı ve Silisre ve Vize ve Çirmen ve Kırkkilise ve Vidin ve Bende …
EÇS V 64a … bu Özü kal‘ası feth olup niçe fütûhâtlar dahi ola" deyü hayır du‘â edüp hakîre bir zer-ender-zer hil‘at-i fâhire ve iki yüz altun ihsân olunup yine dest ber-zemîn edüp taşra çı …
EÇS V 65a … er-fer Dergâh-ı âlî kapucubaşılarından Musâhib-i şehriyârî Mîr Mehemmed Ağa ile bir zer-ender hil‘at semmûr-ı fâhire-i mûrisü'l-behce ve bir mücevher kabzalı tîğ-ı zî-kıymet …
EÇS V 101b … r ve beş kîse harc-ı râh gönderüp Ahmed Ağa'mız yalı ağasına hayr mukaddem deyü bir zer-ender-zer hil‘at-i fâhire geydirüp etrâf [u] eknâfa karavullar fermân olunup, andan,
EÇS V 104b … alga Sultân'a bir semmûr kürk ve beline bir mücevher kılıç kuşadup yalı ağasına bir zer-ender-zer hil‘at-i fâhire ve sâ’ir iş erlerine birer çuka çekman ve tonlar geydirüp cümle …
EÇS VI 20b … p Melek Paşa efendimiz serdâr-ı mu‘azzamdan bir semmûr kürk ve Yûsuf Kethudâmız bir zer-ender-zer hil‘at-i fâhire geyerken serdâr eydir:
EÇS VI 52a … Yanık kal‘ası üzre diyâr-ı Alman'a serdâr-ı mu‘azzam edüp eğnine bir semmûr ve bir zerdûz hil‘at-i şâhî geydirüp bir alay-ı azîm ile vezîr-i müşterî dânâ serâperdesine r …
EÇS VI 64a "Hay fakîr İbrâhîm Paşa-yı nâzenîn gitdi" dediler. Ba‘dehu bir zer-ender-zer hil‘at-i fâhire ve bir semmûr lepâçe-i nâdire geyüp yine alay ile me’mûr olduğu …
EÇS VI 64b … ü revende tüccârlarından bâc alırlar mîrî mâldır kim bir metâ‘ın bâcı alınmadan bir zerre ubûr edemez.
EÇS VI 76a "Safâ geldin, hân karındaşım" deyüp bir zerrîn ve mücevher taht üzre karâr-dâde olup niçe kelimâtlardan sonra Süleymân Hân buy …
EÇS VI 77b … edüp pâdişâh-ı âlem-penâh bu müdebbire avrete "Sad hezârân tahsîn âferîn" deyüp bir zerdûz hil‘at-i fâhire dahi geydirüp "Âferîn sad âferîna Kraliçe Bânû" deyü nâm verdil …
EÇS VI 119a … ahi peydâ edüp tahmîl eylediler, söylemedim. Anlara gayri bir şey aslâ ve kat‘â bir zerre vermem. Cebehâneye müte‘allık havân top ve cümle re‘âyâ pâdişâhındır, anda beni …
EÇS VI 130a … bu ümmü'l-ahbârdır. Hikmet Lokmân'dan su’âl edelim, çağırın şunu" deyüp hakîre bir zer-ender-zer bir hil‘at-i fâhire {geydirüp} ve yüz elli altun {verüp} ve serime bir çeleng { …
EÇS VI 132a … olunup vakt-i hâcetde bu cebehâne açıldıkda bu çorbacıların ma‘rifetiyle açılup bir zerre şey bu çorbacıların izinleriyle sarf oluna ve bir şey serîka olunmasın deyü,
EÇS VI 132a … e Ebû Cehil ve Ebû Leheb ve Yezîd ve Mervân ve Bahtek'in la‘neti bu cebehâneden bir zerre şey uğurlayanların üzerlerine olsun" deyü bu la‘netnâmeyi bir taşa yazup ve sik …
EÇS VI 132a … eriyle yılda bir kerre cebehâne yoklaması olup "Defterden nâkıs ve tebdîl olmuş bir zerresi gâ’ib olmuş bulunursa zâbitleri katl oluna" deyü sicill-i şerîfe kayd olunup sû …
EÇS VI 135b … bir mücevher tîrkeş ve bir murassa‘ şemşîr ve mücevher hançer-i zü'l-feccâm ve bir zer-ender-zer dîbâ hil‘at-i hümâm ihsânlar olup sâ’ir imirzalara ve gayri ot ağalarına ve hat …
EÇS VI 144a … îdeleri hîrelenir. Ve Süleymân Hân zamânından berü bu alemlerin reng-i rûlarına bir zerre kadar kesâfet gelmemişdir.
EÇS VI 150a–150b … ına ve Hersek sancağı muhâfazasına me’mûr olduğuna cihân cihân hazz edüp hakîre bir zer-ender-zer bir hil‘at-i fâhire geydirüp bir eğerli Hersek atı ve bir kîse guruş ihsân edüp …
EÇS VI 152a Bir alay-ı azîm dahi nümâyân olup bir soffa taht-ı revân üzre bir zer-ender-zere gark olmuş cümle çarkâb ve zerdûz işleme ve dürr-i yetîm incü ve sâ’ir cevâhir …
EÇS VII 3a … yok, ancak cengâver katanaları gâyet çok, mâl-ı ganâ’im üsârâ ve şikârdan aslâ bir zerre yok. Gelin gâzîler nehr-i Raba'yı karşu geçmeyince bizler bir şikâr alup doyum …
EÇS VII 6a … etdin. İnşâallâh Beç ve Prak vilâyetlerin de görürsün" deyü vâfir ihsânlar edüp bir zer-ender-zer kuşaklık hil‘at-i fâhire ihsân edüp cümleye birer çelengler takup Hânzâde'ye bi …
EÇS VII 44b … dibine paşa yüz bin istiğnâ ile vardıkda bizim mil dibinde bir sâyebân altında bir zer-ender-zer iskemle üzre paşa karâr-dâde olunca küffâr elçisi dahi anların tarafındaki mil …
EÇS VII 64b Andan on şemmâme amber-i hâm bir zerdûz boğça içre bu hakîrde idi.
EÇS VII 128a–128b … ını şîşe sancup iki başları ince ortası kalın bir gûne hemvâre eti dizerler kim bir zerre yeri birinden taşra dizmezler. Andan bir araba tekerleğin kırup kebâb altına te …
EÇS VIII 252b … di bir dîvâr-ı bâlâ sanırsın. Ve eyle mücellâ ve muşa‘şa‘ dîvârdır kim ber-hevâ bir [ze]rre ve bir şemmecik uçsa ol dîvârda nümâ[yâ]ndır.
EÇS VIII 291b … at gemi direğin birbirine mıhlayup evc-i âsımâne ser çekmiş amûd-ı müntehâ üzre bir zer-ender-zer filandıra bayrağı sütûn-ı âlînin zirve-i a‘lâsına makaralar ile çeküp bir ucu h …
EÇS IX Y59a … şehrinde ola. Her bâr potatlar bu kaldırımları tathîr etdirüp hâr [u] hâşâkden bir zerre komayup şehr-i Sakız'ı pâk etdirirler. Ve bu varoş-ı azîm potatlarının defterle …
EÇS IX Y82b–Y83a … âk ve beyâz taş ile mefrûş kaldırımdır. Her sabâh tathîr edüp gird-i küdûretden bir zerre gubârdan nişân kalmaz pâk reh-i râstlardır. Ve cemî‘i esvâkları şimâle eniş aşa …
EÇS IX Y128b Ba‘zı hukemâ ana ispet yağı derler, ammâ değildir. Bunun bir zerre yağı âdemin eline ve esbâbına sürülse bir hafta müşk ü amber-i hâm misâl âdemin …
EÇS IX Y264b Ertesi ale's-sabâh huddâmlar (---) (---) (---) huccâc bu hâli gördüler kim bir zerre çamur kalmamış Allâh'a sad lek hamd [ü] senâ edüp nefîrler çalındı. Hikmet-i Hu …
EÇS X Y56b … n bir zî-kıymet otağa-i şâhî koyup sırtına bir semmûr hil‘at-ı fâhire ve beline bir zerrîn kemer üzre bir murassa‘ hançer bend kılup Selîm bizzât Hayre Beğ'e bu hizmetler …
EÇS X Y118b … ri ya‘nî süpüründücüleri vardır, cümle şâhrâhları gezüp eyle pâk süpürürler kim bir zerre hâr [u] hâşâk komazlar, cümle külhana getirüp dağlar gibi yığarlar ve anı yakar …