… up Şehribân'ın lüffân narın semekeler üzre sıkup tenâvül olunup ol gice cihânda
bir zevk
u safâ etdik ve nehr-i Diyâle'ye çıkup tarâvet kisb etdik.
Mukaddemâ diyâr-ı Acem'de vilâyet-i Erdebil ve Kum ve Kâşân ve Hemedân ve Dergezîn ve Şehribân diyârlarından Bağdâd'a gelirken bu nehr-i Diyâle'nin tulû‘ [u] gurûbuyla evsâfı tahrîr olunmuşdur ammâ şimdi bu mahalde sâhil-i nehirde haymelerimizle meks edüp kend-i Havlinden mâhî sayyâdları getirüp ol kadar gûnâ-gûn balıklar sayd olunup Şehribân'ın lüffân narın semekeler üzre sıkup tenâvül olunup ol gice cihânda bir zevk u safâ etdik ve nehr-i Diyâle'ye çıkup tarâvet kisb etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 368b ·
metinde göster ·
… hanî bu altı aded herîf-i zarîf ile ol hammâm-ı hasretü'l-mülûke girüp mülûkâne
bir zevk
u safâ edüp havuzlar içre kebûterî perendeler atup yemîn ü yesâra şinâverlikler …
Âhir bir gece Ziyâeddîn Hân-ı nev-cüvân eydir: "Bu gece sizinle âlem ağyârdan bî-haber oldukda hammâmlara girüp hınnâlar ve noralar urunup ve fütûnî kîseler sürünüp cân sohbetleri edeh" dedikde taraf taraf "Vallâh yahşı ve ma‘kul" dediler. Çünki vakit gurûb oldu Summat-ı Muhammedî gelüp mümessek ta‘âmlar tenâvül olunup ba‘de'l-ışâ hân-ı âlîşânın mukaddemâ memdûh olan hammâmın ârâste ve müheyyâ etdikleri haberi gelüp Ziyâeddîn Hân ve büyük karındaşı Bedir Beğ ve dahi kiçi {birâderi} Nûruddehr Beğ ve bu hakîr ve Çaşnigîrbaşı Mustafâ Çelebi ki Diyârbekir'de Rûmiyye şeyhinin akrabâlarından idi. Ve Kıssahân Monla Dilâver-i Isfahanî bu altı aded herîf-i zarîf ile ol hammâm-ı hasretü'l-mülûke girüp mülûkâne bir zevk u safâ edüp havuzlar içre kebûterî perendeler atup yemîn ü yesâra şinâverlikler edüp her birimiz gûnâ-gûn lu‘bedebâzlıklar edüp gark-âlûd oldukda kîse ve sabunları ol mümtâz [ü] müstesnâ gulâm-ı zer-harideler sürüp, hidmetler edüp micmereler içre şemmâme şemmâme amber-i hâmlar yanup demâğlarımız mu‘attar olup gûnâ-gûn mümessek eşribeler nûş edüp pâk 12b u pâkîze olup câmekânda dahi kesb-i tarâvet edüp yine derûn-ı hammâmda havzın fevvârelerinde niçe sihr-i i‘câz san‘atları temâşâ ederken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 12a–12b ·
metinde göster ·
… Beğ haymesi yanında haymelerimiz kurup kâmil bir hafta meks edüp Hudâ âlimdir,
bir zevk
[u] safâlar etmişizdir kim felekden kâm almak muhâldir, ammâ hele ol şekilli se …
Menzil-i Kadı yaylası: Bunda Köpürlüzâde Ahmed Beğ'i hayme vü hargâhıyla ve cümle tevâbi‘ [ü] levâhıkıyla meks etmiş bulup hâl hâtır soruşdukdan sonra bizler dahi Ahmed Beğ haymesi yanında haymelerimiz kurup kâmil bir hafta meks edüp Hudâ âlimdir, bir zevk [u] safâlar etmişizdir kim felekden kâm almak muhâldir, ammâ hele ol şekilli seyr u temâşâ ve surûrlar etdik. Andan 4 sâ‘at yokuş yukaruya gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 85a ·
metinde göster ·
… ve at ve katır fürûht olunup her çadırda gûnâ-gûn ayş ü işret ve bir hây hûy ve
bir zevk
u şevkler olur kim gûyâ geceleri Kadr ve gündüzleri îd-i adhâ olur.
Ve sahrâlarda niçe bin hayme vü hargâhlarda niçe kerre yüz bin koyun ve sığır ve at ve katır fürûht olunup her çadırda gûnâ-gûn ayş ü işret ve bir hây hûy ve bir zevk u şevkler olur kim gûyâ geceleri Kadr ve gündüzleri îd-i adhâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 63b ·
metinde göster ·
Âb [u] hevâsı hûb ve Rûm gulâmları ve mahbûbe kızları merğûb mahbûb olup
bir zevk
u safâ yerleridir kim Kırım cezîresinin nısfı bu tarafdır kim bi-emri Hayy-ı Ka …
Âb [u] hevâsı hûb ve Rûm gulâmları ve mahbûbe kızları merğûb mahbûb olup bir zevk u safâ yerleridir kim Kırım cezîresinin nısfı bu tarafdır kim bi-emri Hayy-ı Kadîr sevâhildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128b ·
metinde göster ·
… rüp kimini âteşde yine kebâb edüp ıssı edüp ekmeklerin de küllere gömüp ol gece
bir zevk
u safâlar etdik. Ammâ ale's-sabâh yine de’b-i kadîmimiz üzre etrâf-ı erba‘aya k …
Ba‘dehu bu Cibilli nâm mahalde ol gece niçe yaban donbaylarını sayd u şikâr edüp bu mahalle gelince Kalmık havfinden aslâ âteşler yakmayup dururduk. Bu gece sazlara ve kamışlara âteşler edüp semiz dombay kebâbları pişirüp ve Azak'dan getirdiğimiz söğüş koyun etleri ve ekmekleri cümle buz olmuşdu, baltalarla pişmiş koyunları pâreleyüp kimin kazanda yine pişirüp kimini âteşde yine kebâb edüp ıssı edüp ekmeklerin de küllere gömüp ol gece bir zevk u safâlar etdik. Ammâ ale's-sabâh yine de’b-i kadîmimiz üzre etrâf-ı erba‘aya karavullar koyup cümle arabaları küren çatup ve Kalmık esîrlerin atlarıyla ortaya alup yorta yorta giderken bir kar yağmağa başlayup ol gün kıble cânibine seğirdüp vakt-i asrda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 189a ·
metinde göster ·