… İslâmbol içre kırallık içün bir fetret [ve] isyân [u] tuğyân olup cümle küffâr
birbirlerine eyle
kılıç urdular kim yedi günde yüz yetmiş bin küffâr-ı cân-ber cehenneme gitdikle …
Bu ceng-i azîmde gerçi yigirmi üç bin âdem câm-ı şehâdeti nûş etdiler, ammâ yedi gün yedi gecede yüz binden mütecâviz küffâr-ı dûzah-karâr dendân-ı tîğdan ve rumh-ı sinândan geçdiğinden mâ‘adâ Galata cenginde bizzât kıralları olan ilyana nâm mel‘ûn kırk vezîriyle ve anası Aliya ile ve yedi yüz tabl [u] nâkûs beğleri ve cehennem segleri ile cümle katl olup şehr-i Kostantîn bî-kıral kalup her tarafdan birer kıral hurûc edüp İslâmbol içre kırallık içün bir fetret [ve] isyân [u] tuğyân olup cümle küffâr birbirlerine eyle kılıç urdular kim yedi günde yüz yetmiş bin küffâr-ı cân-ber cehenneme gitdikleri kendi tevârîhlerinde mastûrdur kim "Ervâh-ı Arab bizi kırdı" derler. Meşhûr [u] mahrûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22a ·
metinde göster ·
imtizâc etdirmiş kim her hacerin mâbeynlerin değme âdem fark edemez.
Ammâ bu haremin kıblesi cümle kapulardan âlî bir musanna‘ bâb-ı sa‘âdetdir kim edîm-i arzda bu der-i sa‘âdete mânend beyâz mermer-i hâm atebeli ve kat-ender-kat kirişme zıhlı ve külüplü ve medeneli bir bâb 44b görülmüş değildir. Cümle beyâz mermer-i hâmdır. Üstâd-ı mermer-trâş cümle taşları birbirlerine eyle imtizâc etdirmiş kim her hacerin mâbeynlerin değme âdem fark edemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a–44b ·
metinde göster ·
… im ta‘bîri mümkin değildir. Ve paşa ile hân birbirlerine ol kadar muhabbet edüp
birbirlerine eyle
ikrâm etdiler kim meğer bu ikrâmı Hâtem-i Tayy veyahûd Ca‘fer-i Bermekî etmemiş …
Hulâsa-i kelâm şehr-i Bitlîs'de on gün on gice tekâ‘üd etdiğimizde ahâlî-i beled ile ol kadar hüsn-i ülfet olundu kim ta‘bîri mümkin değildir. Ve paşa ile hân birbirlerine ol kadar muhabbet edüp birbirlerine eyle ikrâm etdiler kim meğer bu ikrâmı Hâtem-i Tayy veyahûd Ca‘fer-i Bermekî etmemiş ola. Netîce-i merâm iki bin askerle paşanın tuğları Rahova nâm mahalle gitdikde ertesi gün paşa hân ile vedâ‘ mahallinde öpüşüp görüşüp paşa esb-i sabâ-sür‘atine süvâr olup hân ile at başı berâber alây-ı azîm ile Van'a revâne olarak Bitlîs derelerinden Rahova nâm bir sahrâya çıkup bir çemenzâr köşede kırk elli aded haymeler kurulup hân hazretleri paşayı ol hayemâtlara indirüp bir ziyâfet-i âlî olmuşdur kim bu dahi ve mine'l-acâ’ibdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 235b ·
metinde göster ·
… Kızıllısı gibi ve Mısır'ın Harâmî ve Cüzzâmî gibi bu Van kulu dahi ba‘zı zamân
birbirlerine eyle
kılıç ururlar kim ta‘bîr olunmaz. Bi-emrillahi Ta‘âlâ yine görsen şehir içinde …
Aceb hikmetdir kim bu kal‘ada sâkinler eyle birbirlerine adüvv-i cânlardır ve Hüseynî Hasan Ağalı'dır ve Hasanî Hüseyin Ağalı'dır kim yine sipâhân zümrelerindendir. Ammâ bunlar dahi birbirlerine hasm-ı kavîlerdir vesâ’ir esnâfdan bunların hevâsına tâbi‘ neferâtlar vardır. Gûyâ Hâbilli ve Kâbilli ve Bedî‘î ve Kâsımlı gibi ve Şâm'ın Aklı Kızıllısı gibi ve Mısır'ın Harâmî ve Cüzzâmî gibi bu Van kulu dahi ba‘zı zamân birbirlerine eyle kılıç ururlar kim ta‘bîr olunmaz. Bi-emrillahi Ta‘âlâ yine görsen şehir içinde omuz omuzu sökmez, bir gûne yarar şecî‘ âdemlerdir. Ammâ üzerlerine düşman gelse yek-dil ü yek-cihet olup düşmana her biri Alîy-yi Kerrâr gibi görünürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 254a ·
metinde göster ·
… ı ve çizmesin dutan huddâmları dal kılıç kapudan içeri hovlayup iç gulâmlarıyla
birbirlerine eyle
sâtûr-ı Haydarî urdılar kim Haydar Kethüdâ'nın yanı sıra niçe cânlar telef olup …
Nûruddehr eydir: "Evliyâm, senin paşanın çerâğıdır, sen de hânı seversin, bir hançer ursana" dedikde yerimden pertâb edüp başından mendilin ve kulağından menkûşin ve belinde[n] Hayd[ar]î pâlheng ve hançeri kının ve bıçağın aldım, ammâ semmûr kürkü pâre pâre olmuşdu. Meğer fakîrin dahi cânı var imiş hemân hakîrin ayağına sarılup "Âh!" deyüp ayağa kalkup yine düşünce oda içre fakîri iç oğlanları dilim dilim ederken kapudan taşrada Haydar Kethüdâ'nın pabucı ve çizmesin dutan huddâmları dal kılıç kapudan içeri hovlayup iç gulâmlarıyla birbirlerine eyle sâtûr-ı Haydarî urdılar kim Haydar Kethüdâ'nın yanı sıra niçe cânlar telef olup haliçeler üstü buheyre-vâr deryâ-yı hûn oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 10a ·
metinde göster ·
… edüp tarfetü'l-ayn içre müslim ve gayri müslim galyonları birbirlerine sarılup
birbirlerine eyle
top ve kumbara ve muşkat urup sadâ-yı Allâh Allâh istimâ‘ olunur, ammâ mendirek …
Hemân sâ‘at bizim beş pâre Cezâyir galyonlarının kapudanaları ve paturunaları ve iryaleleri kâfir üzre tıramola edüp tarfetü'l-ayn içre müslim ve gayri müslim galyonları birbirlerine sarılup birbirlerine eyle top ve kumbara ve muşkat urup sadâ-yı Allâh Allâh istimâ‘ olunur, ammâ mendirek kullesinden temâşâ ederiz, ammâ tarafeynin top ve tüfenglerinin dûd-ı bârûd-ı siyâhından gemiler aslâ görünmez, ammâ bir ceng [ü] cidâl [ve] harb [ü] kıtâl oluyor kim zemîn ü âsımân dir dir ditreyüp durur. Bir sâ‘at murûrundan sonra bir bâd-ı nesîm İslâm tarafına esüp cümle gemiler râygân olup meğer cümle guzât kâfir kalyonlarına girüp direklerine çıkup cümle küffârın çarmıh ve halat alatların baltalar ile kesüp kâfirin yelkenleri cümle deryâya düşüp cümle guzât küffârın gemileri içinde kılıç urup Allâh demede. Ve yine ceng-i savaş-ı perhâş olmada. Hikmet, rû[z]gâr bunlar[ı] Moton kal‘asına doğru sürüp getirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 270a ·
metinde göster ·
… lüp var makdûrun sarf edüp ilm-i mi‘mârîde ol kadar musaykal ve mücellâ taşları
birbirlerine eyle
mümtezic etmiş kim âdem engüşt ber-dehen edüp hayrân olur. Ve derveze ve revzen …
Ve medresenin mukâbelesinde yol aşırı Darbhâne medresesi Sultân Keyhusrev hâtûnunundur. Ve bu medreseye karîb Sultân Mahmûd'un Nakş-ı Cihân derler bir medrese-i ibret-nümâsı vardır ki çeşm-i beşer rûy-i arzda mislin görmemişdir. Bir Acem üstâdı gelüp var makdûrun sarf edüp ilm-i mi‘mârîde ol kadar musaykal ve mücellâ taşları birbirlerine eyle mümtezic etmiş kim âdem engüşt ber-dehen edüp hayrân olur. Ve derveze ve revzenlerinin ve havuzu ve şâzrevânlarında olan hurde nakş-ı ibret-nümûn bir diyârda yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y135b ·
metinde göster ·
… iç gibi bir kâlıbda kesilmiş serâpâ yassı taşlardır. Ve üstâd mühendis taşların
birbirlerine eyle
imtizâcın kasd etmiş kim bir taş kıl kadar sâ’ir taşdan hâric değildir. Ve gerç …
Ve dîvârı bir gûne beyâz taş binâ ile inşâ olmuşdur kim misli bir diyârda yokdur. Cümle taşı gûyâ kerpiç gibi bir kâlıbda kesilmiş serâpâ yassı taşlardır. Ve üstâd mühendis taşların birbirlerine eyle imtizâcın kasd etmiş kim bir taş kıl kadar sâ’ir taşdan hâric değildir. Ve gerçi yalın kat dîvâr-ı bâlâdır. Ammâ beş arşın kalın ve on beş arşın âlî ve gâyet metîn ve müstahkem dîvâr-ı musanna‘dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y144a ·
metinde göster ·
imtizâc etdirmiş kim bir pây-ı peşşe ilişecek yeri yokdur.
Sene 916 târîhinde binâ olunmak ile karîbü'l-ahd olup cümleden câmi‘lerden sonra binâ olunmağile üstâd mühendisi her câmi‘den birer san‘at serîka edüp bu Gavrî câmi‘inde icrâ-yı ma‘rifet eden üstâd mi‘mâr yed-i tûlâsını ayân u beyân eylemiş. Der-i dîvârında olan sun‘-ı Hudâ gûnâ-gûn ebrî mermerleri ve sommâkîleri tertîb üzre eyle hemvâr edüp birbirlerine eyle imtizâc etdirmiş kim bir pây-ı peşşe ilişecek yeri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y96a ·
metinde göster ·
… u yeni gelen âdem meydân-ı ma‘rekede melik huzûrunda ceng [ü] cidâle âgâze edüp
birbirlerine eyle
fîl siki çekdiler kim ikisinin dahi endâmlarından kan cereyân etdi.
"Ey imdi sana bir şey getirsinler. İftâr edüp sana bu sudan beş tulum vereyim" dedikde evvel et yiyen âdem ile bu yeni gelen âdem meydân-ı ma‘rekede melik huzûrunda ceng [ü] cidâle âgâze edüp birbirlerine eyle fîl siki çekdiler kim ikisinin dahi endâmlarından kan cereyân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y420b ·
metinde göster ·