… bîrûn: Bu câmi‘in cânib-i selâsında bir kat taşra harem dahi var kim iki cânibi
birer at
menzili sahrâ-yı rimâldir. Ve gûnâ-gûn çınâr-ı müntehâlar ve bîd-i sernigûn ve …
Evsâf-ı harem-i bîrûn: Bu câmi‘in cânib-i selâsında bir kat taşra harem dahi var kim iki cânibi birer at menzili sahrâ-yı rimâldir. Ve gûnâ-gûn çınâr-ı müntehâlar ve bîd-i sernigûn ve servi ve ohlamur ve lisân-ı usfûr dırahtları ile müzeyyen bir harem-i azîmdir kim cânib-i selâsı cümle (---) aded pençereli dîvârlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45a ·
metinde göster ·
… meli Hisârı'nda Durmuş Dede: Cümle âyende ve revende keştîbânlar gidüp tasadduk
birer at
verirlerdi. Ba‘zı re’îslere sen fülân tarafa gitme fülâna git, dediği yere gide …
Ve Rûmeli Hisârı'nda Durmuş Dede: Cümle âyende ve revende keştîbânlar gidüp tasadduk birer at verirlerdi. Ba‘zı re’îslere sen fülân tarafa gitme fülâna git, dediği yere giden selâmet varup, fâ’ide edüp gânimîn gelirdi, gitme dediği yere giden rahne görüp bî-fâ’ide ya gelir ya gelmezdi. Böyle bir esrâr-ı hafî sâhibi olup durmuş kalmış durulmuş Durmuş Dede idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 114b ·
metinde göster ·
… asan Ağa'ya ve hakîre birer hil‘at-i fâhire ve onar tümen hammâm-bahâ Abbâsî ve
birer at
ihsân edüp kendi elçisine dahi hil‘at-i fâhire giydirdi. Böyle bir sâhib-i kere …
Ve mihmânhânemize karîb Zâl Paşa hammâmı, bu dahi vâcibü's-seyr havâsı ve binâsı hûb, dellâkleri mahbûb ve gayrı huddâmları mergûb hammâm-ı ferah-cândır. Bunun dahi cümle der-i dîvârı Kâşî, fağfûr-i Çîndir. Ve ferşi serâpâ sâfî yeşim ve yerekânî ve balgamî ve mermer-i somâkî ile döşenmiş bir hammâm-ı münevverdir kim cemî‘î camları billûr ve necef ve morandır. Ve kubbe-i âlîsinin ortasında aşren-fe-‘aşr bir havz-ı azîmi var, cümle dilberânlar onda deniz mâliki gibi şinâverlik ederler. Bu havz içre hammâmcı beher yevm birer şele, ya‘nî birer sepet berk-i verd-i handân döküp gûyâ cümle dilberân gülâb içinde şinâverlik edüp beyâz vücûdlarına gül yaprakları yapışup sîmîn tenleri gül gül olup gül ruhları âlu'l-âl, gülfâm lebleri la‘l-i Bedehşân-misâl olur. Ve cemî‘î dilberânları bî-bâk u bî-pervâ havz içre perr-i tâvûsî perendeler ve kebûterî perendeler atup şivekârlığ ve çâresâzlığ edüp arz-ı 295b ma‘rifet edüp ırz [u] vakârların setr eder bir alay mahbûbândır. Hulâsa-i kelâm bu hammâm-ı hoş-hevâ ve hoş-binânın midhatinde ve hüsn-i letâfet ve nezâfet ciheti ta‘rîf ve tavsîfinde Hassân u Selmân dahi âcizdir, değil ki bu hakîr Evliyâ-yı âciz, acz u taksîriyle medh etmek ne mümkündür. Ve esvâk-ı şâhî içre ankâ hâcegiyân ve mün‘im sevdâgerânlar vardır kim her biri niçe yüz bin tümen mâl-ı firâvâna ve gencîne-i Kârûn'a mâlik mâldâr tüccâr-ı berr u bihâr âdemler vardır. Ve cümle halkı ehl-i zevk ve ehl-i şevk ve ıyş [u] ışret sâhibleridir kim rûz-merre birer bâğda ıyş [u] ışret ederler. Hattâ Nahşivân Hânı Rızâeddîn Hân bize istikbâle çıkdıkda elçisiyle hakîri doğru bir bâğa götürüp nâme ve muhabbetnâmeler bâğda kırâ’at olunup cümle a‘yân-ı kibâr-ı Nahşivân anda hâzır olup bir ziyâfet-i uzmâ ve bir meclis-i sâz u söz-i hânendegân u mutrıbân sohbeti olmuşdur kim gûyâ meclis-i Hüseyn-i Ba[y]kara oldu. Meğer Hân-ı âlî-şân, sâhib-i tab‘, hoş-sohbet cân imiş. Sultân Murâd'a Bağdâd'ı veren Şâh Safî'nin hazînedârbaşılığından hân olmuş Gürcî-peçe Aristo-fikr kimesnedir. İsmine Devlet Mirza Hân nâm vermişler, bir nâmdâr er idi. Bu bâğda ba‘de'z-ziyâfe ibtidâ kendüye paşa efendimiz tarafından elçilik ile gelen Alacaatlı Hasan Ağa'ya ve hakîre birer hil‘at-i fâhire ve onar tümen hammâm-bahâ Abbâsî ve birer at ihsân edüp kendi elçisine dahi hil‘at-i fâhire giydirdi. Böyle bir sâhib-i kerem hân idi. Ve kırk elli aded dûrbîn-i fikr [u] ilm ve dânâ ve fâzıl u kâmil nedîm ve musâhibleri var kim her biri tekmîl-i fünûn etmiş nedîm-i şehriyârîlerdir. Bu şehrin re‘âyâ vü berâyâsı lisân-ı Dihkan'ı kelimât ederler, ammâ ârif şâ‘irleri ve nedîm ve zarîfleri, zarâfet ve nezâketle lisân-ı Pehlevî ve lisân-ı Moğolî kelimât ederler kim lisân-ı kadîmlerdir. Ve şehirleri dahi kadîmdir kim böyle kelimât ederler. Evvelâ lisân-ı Dehkanî ve lisân-ı Derî ve lisân-ı Fârisî ve Pârisî ve lisân-ı Gâzî ve lisân-ı Pehlevî kelimât etdikleri dahi mahalliyle terkîm olunur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 295a–295b ·
metinde göster ·
mazmûnu üzre bu âlâm-ı şedâ’id günlerinde bârımı kankı diyâr-ı yârime emânet verüp sebük-bâr kalup huddâmlarımla birer at ve birer kılıç ile kalsam" deyü efkâre düşüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 342a ·
metinde göster ·
… r. Paşa anın hânesinde mihmân olup paşaya üç gün ziyâfet-i azîm edüp beher yevm
birer at
ve üçer kîse verüp ol kadar bal ve yağ verdi kim ta‘bîr olunmaz. Ve Eflâk Beği …
Sene 816 târîhinde ibtidâ bânîsi Çelebi Sultân Mehemmed'dir. Özi eyâleti sancağı hükmünde hâsdır. Ve yüz elli akçe başka kazâdır. Nevâhîleri ve kethüdâyeri ve serdârı yokdur. Kal‘ası Tuna kenarında bir düz çemenzâr yerde şekl-i murabba‘ beyâz ahcâr ile mebnî bir kal‘a-i müdevver-i kavîdir kim dâ’iren-mâdâr cirmi bir adımdır. İçinde Mehemmed Hân câmi‘i ve dizdârı ve üç yüz neferâtı ve mehterânı ve cebehânesi 113a var. Ve sağîr ü kebîr şâhâne elli aded topları var. Ve cânib-i şarka bir demir kapusu var. Etrâfında handakı nehr-i Tuna ile mâl-â-mâl olup kapusu önünde zemberekli asma cisri var. Ve kal‘adan taşra varoşu etrâfında tabur handakı var. Ve kapusu önünde âyende vü revende mihmâna ârâmgâhı içün bir tahta ile mebnî bir kasrı var. Ve Tuna kenarında bir azîm limanı var. Hâlâ neferâtıyla başka kapudanı var. Tuna defterdârından vazîfe-i mu‘ayyeneleri var. Ve bu kal‘anın cânib-i şarkîsinde yine sâhil-i Tuna'da bir ma‘mûr varoşu var. Cümle altı yüz hâne bâğlı ve bâğçeli cümle şındıra tahta seksen aded esvâk-ı muhtasarı var. Lâkin cümle ahâlî-i re‘âyâsı Eflâk'dir ve varoş hüddâmları cümle Eflâkândır. Netîce-i merâm gâyetü'l-gâye intihâ-yı serhaddir. Niçe yüz kerre Eflâk kâfiri isyân edüp ibtidâ bu kal‘ayı muhâsara etdüğü zamânımızda on kerre ma‘lûmumuzdur. Ammâ bu kal‘a gâyet kâr [u] kisb yeridir ve ankâ kimesneler vardır. Cümleden bây Yergöğülü Hüseyin Ağa, bin kiseye mâlik kimesnedir. Paşa anın hânesinde mihmân olup paşaya üç gün ziyâfet-i azîm edüp beher yevm birer at ve üçer kîse verüp ol kadar bal ve yağ verdi kim ta‘bîr olunmaz. Ve Eflâk Beği Mati'den yedi araba akmişe-i fâhire ve yüz araba zahîre ve bir hınto münakkaş ve mutalla‘ koçi araba hedâyâ gönderüp içinde seksen kîse-i Eflâkî var idi. Ve bir tavla çıpgın bârgîr ve bir tavla yorga cıbırtay at pîşkeş geldi. Ve sâ’ir ağavâtlara dahi yüz re’s bârgîr hedâyâ gelüp bir yorga bârgîr dahi bu hakîre değdi. (---)(---)(---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 112b–113a ·
metinde göster ·
deyüp okudukda aklı gidüp "Evliyâ'm elbette birini bana cabalarsan." dedi. Hakîr eyitdim: "Hânım, bu sec‘ bana sa‘ddır, gayriye nahsdır" dedim. Hemân bi'l-bedâhe buyurdular kim, "Evliyâ ve enbiyâ nahs olmaz. Sen dahi vü men dahi hâssu'l-hâs Evliyâyız ve bizler sa‘d-ı ekber halk olunmuşuz. Elbette bu mühre baş urdum." deyü ibrâm-ı tâm ile ricâ etdiğin bildikde hakîr hemân "Safâ nazar hânım, mübârek bâd." dedim. Cihân anın olup "Tiz Evliyâ Çelebi karındaşımıza beş yüz gûsfend-i Mahmûdî verin." dedi. Ve bir semmûr pâçesi kürk ve bir murassa‘ şeyhânî kılıç ve bir Mahmûdî at ihsân etdi ve Murtazâ Paşa ağasına ve bizim Paşa ağasına birer at ihsân edüp vedâ‘ etdik. Andan yarar kulağızlar alup cânib-i şark-ı şimâle meyyâl 5 sâ‘atde gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 287a ·
metinde göster ·
" deyüp bilâ-rikâb çakal ata süvâr olup ol ân yetmiş aded sekbân ve sarıca bayra …
Paşa ta‘âmı bırağup "Bire at" deyüp bilâ-rikâb çakal ata süvâr olup ol ân yetmiş aded sekbân ve sarıca bayrakları ve muhâfazaya me’mûr olan Silisre ve Kırkkilise ve Nigebolı ve Çirmen ve Vidin [ve] Vize sancaklarının erbâb-ı zu‘amâsı ve erbâb-ı tîmârı ve paşanın yedi bin aded ağavâtları esb-i sabâ-sür‘atlerine süvâr olup fi'l-hâl Varna şehri ile Galata köyü arasına varup bâğlar içre cümle asker piyâde olup kemîngâhlarda âmâde olunca hemân küffâr-ı hâksâr Kazak-ı Ak bî-bâk u bî-pervâ yigirmi pâre şaykasıyla kenâra yanaşup altı pâre gemisi deryâya açıldı, ammâ yine kenârdan ayrılmazlardı. Beri tarafda Kazak-ı Ak-ı bed-ahlâk bî-havf [ü] haşyet şehri âlân u tâlân ve nehb ü gârete başlayup şehr-i Varna içre Rûm keferesinden gayrı bir cân kalmayup cümle dağlara zî-kıymet mâllarıyla firâr etmişlerdi, ammâ yine Varna Urûmları içre bir vâveylâ vü feza‘ ü çeza‘ kopdu kim istimâ‘ edenlerin ciğeri hûn-ı siyâh olur. Hemân paşa-yı müdebbir şehir içini yağma eden Kazaklara aslâ bakmayup hemân cümle asker ile ale'l-gafle bâğlar içinde leb-i deryâda olan Urus-ı menhûsun kayıkları üzre hücûm edüp kayıklara bir yaylım kurşum urunca şayka içre olan küffâr-ı bed-girdâr-ı murdâr bu hâli görüp sademât-ı kurşuma tahammül edemeyüp salpa demir edüp 29b bi'z-zarûrî alarka olup şehri gârete çıkan cümle küffâr meydânda kalup cân başlarına düşüp aldıkları mâl-ı ganâ’imi bırağup serseri gezerken kal‘a-i Varna'dan ve limanda yatan şaykalardan Kazağa eyle toplar urup darebât-ı top-ı kûpdan niçesi helâk olmada ve niçesi dağlara kaçarken el vilâyet halkı erişüp taraf taraf hücûmlar eyleyüp bu kadar küffâr karârı firâra dönüp cân baş halâsıyçün leb-i deryâda olan şaykalarına gelüp gördüler kim deryâya alarka olmuşlar. Hemân cân başlarına sıçrayup kimi silâhın bırağup deryâya girüp yüzer. Kimi karaya cân atup cândan bezer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 29a–29b ·
metinde göster ·
… ğalarına mertebeli mertebesince hil‘atlar geydirüp sultânlara ve mezkûr ağalara
birer at
verilüp cümle yetmiş iki re’s küheylân atlar verildi.
Ve bir kat dona gömleğe varınca zer-ender-zer esbâbları Hân'ın huzûruna Paşa koyup Kalga Sultân'a ve Nûruddehr Sultân'a ve şîrîn beğine ve Mansûrlu beğine ve Sincivit mirzâlarına ve atalıklara ve ot ağalarına ve Hân vezîri Sefer Gâzî Ağa'ya ve Yalı Ağası İslâm Ağa'ya ve Defterdâr İslâm Ağa'ya ve Dedeş Ağa'ya ve Kerş Ağa'ya ve Ayu Ahmed Ağa'ya ve'l-hâsıl on yedi semmûr kürkden mâ‘adâ yüz yetmiş aded kuşaklık zer-ender-zer hil‘at-i fâhireleri mezkûr mirzâlara ve Karaçi ve kapukulu ağalarına mertebeli mertebesince hil‘atlar geydirüp sultânlara ve mezkûr ağalara birer at verilüp cümle yetmiş iki re’s küheylân atlar verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 50b ·
metinde göster ·
… k üzre temessükler verdi ve cümle tevâbi‘lerine on kîse ve birer donluk çuka ve
birer at
verdi. Bu hakîr ü pür-taksîre dahi üç kîse ve beş yorga ve iki re’s bârgîr ve b …
Ba‘dehû kırk birinci gün bizim Ahmed Ağa'mıza kırk kîse ve kırk aded yorga at ve üç semmûr kürk ve on donluk elvân çengâr çukaları ve bu kadar gümüş Tatar rahtları ve gümüş Tatar eğerleri ve niçe hedâyâ-yı zî-kıymetler ile beher yevm Boğdan kapu kethüdâlarından ellişer vukıyye et almak üzre temessükler verdi ve cümle tevâbi‘lerine on kîse ve birer donluk çuka ve birer at verdi. Bu hakîr ü pür-taksîre dahi üç kîse ve beş yorga ve iki re’s bârgîr ve bir sâ‘at ve bir sîm raht ve bir sîm Tatar eğeri ve beş donluk gûnâ-gûn saya çukalar ile beher yevm beşer vukıyye et tezkiresi verüp huddâmlarıma dahi yüzer guruş ve birer at ve birer donluk çuka verüp beğ ile şehr-i Yaş'dan bir sâ‘at ba‘îd vedâ[‘]laşup cümle boyar ve hatman u bistiyar ve koparlar ile esenleşüp cânib-i kıbleye,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 108a ·
metinde göster ·
… le beher yevm beşer vukıyye et tezkiresi verüp huddâmlarıma dahi yüzer guruş ve
birer at
ve birer donluk çuka verüp beğ ile şehr-i Yaş'dan bir sâ‘at ba‘îd vedâ[‘]laşup …
Ba‘dehû kırk birinci gün bizim Ahmed Ağa'mıza kırk kîse ve kırk aded yorga at ve üç semmûr kürk ve on donluk elvân çengâr çukaları ve bu kadar gümüş Tatar rahtları ve gümüş Tatar eğerleri ve niçe hedâyâ-yı zî-kıymetler ile beher yevm Boğdan kapu kethüdâlarından ellişer vukıyye et almak üzre temessükler verdi ve cümle tevâbi‘lerine on kîse ve birer donluk çuka ve birer at verdi. Bu hakîr ü pür-taksîre dahi üç kîse ve beş yorga ve iki re’s bârgîr ve bir sâ‘at ve bir sîm raht ve bir sîm Tatar eğeri ve beş donluk gûnâ-gûn saya çukalar ile beher yevm beşer vukıyye et tezkiresi verüp huddâmlarıma dahi yüzer guruş ve birer at ve birer donluk çuka verüp beğ ile şehr-i Yaş'dan bir sâ‘at ba‘îd vedâ[‘]laşup cümle boyar ve hatman u bistiyar ve koparlar ile esenleşüp cânib-i kıbleye,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 108a ·
metinde göster ·
… astav elvân saya çuka hedâyâlar alup ve on aded esîrlikden halâs olmuş âdemlere
birer at
ve birer donluk çukalar alup ceneral bizimle bir sâ‘at bile kendü şâhrâh üzre v …
Bu altunun ve gayrı ahvâlâtlarının sıhhat-i haberlerin alup ve şehirlerin murâd [u] merâmımız üzre seyr [ü] temâşâ edüp ceneralden paşanın mektûb ve nâme ve paşaya hedâyâ tüfengler ve yigirmi top dîbâ ve yedi pastav elvân saya çuka hedâyâlar alup ve on aded esîrlikden halâs olmuş âdemlere birer at ve birer donluk çukalar alup ceneral bizimle bir sâ‘at bile kendü şâhrâh üzre vedâ[‘]laşdıkda anlar şehr-i İspilet'e avdet edüp bizler yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 150b ·
metinde göster ·
Netîce-i kelâm alarkadan küffârlar bunları cümle kırup ol gün dağlar içre bir sayd [u] şikâr kebâbı faslı edüp belki bin araba şarâb nûş edüp mest evkâr evkâr yine alay ile Ligradçık kal‘asına gelüp ertesi gün hersekden me’zûn olduk. Ban ile vedâ‘a vardıkda Melek Paşa efendimize bir münakkaş camlı hinto ki altı aded atlarıyla ve içi mâl-â-mâl Firengî katîfe ve on çift altun kakma kuburlı çarklı tüfengler ve on pastav elvân saya ve prankona tuhaf çukalar ve elli çift bir gûne münakkaş Alaman kilimleri verdi kim gûnâ-gûn nakş-ı sihr-i bukalemûndur kim bir diyâra mahsûs değildir. Andan on külçe mümessek telâtin derisi ve on külçe Alaman ayusu ve Alaman sığını derisinden debâgat olunmuş pembe-misâl gûnâ-gûn güderiler verüp elime defter verdi ve on aded ümmet-i Muhammed esîrlerin birer at üzre pür-silâh edüp "Paşa'nın uğuruna âzâd etdim" deyü hakîre on aded âdemleri teslîm etdi. Ve hakîre bir kîse harc-ı râh on donluk çuka ve on çift münakkaş tüfengler ve beş top mu‘amberîn güderiler ve beş kilim [ve] on çift Alaman nafesi kürkler ve gulâmlarıma yigirmişer uskota guruş ve bizimle olan serhadlilere dahi bir kîse guruş, kapudanlarına bir çuka verüp paşaya nâmeler verüp bize beş yüz kadar atlı kâfirler refîk verüp ban ile vedâ[‘]laşup (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 163a ·
metinde göster ·
… âfirler" deyü koynunda makramasın çıkarup kurşum zahmına sokup dal hançer olup "
Bire at
yetişdirin" deyü feryâd ederek âhir kurd koyuna girir gibi hemân yemîn ü yesâra …
Anı gördüm, bir kurşum garîb Seydî'nin memesi altına isâbet edüp "Hay meded kâfirler" deyü koynunda makramasın çıkarup kurşum zahmına sokup dal hançer olup "Bire at yetişdirin" deyü feryâd ederek âhir kurd koyuna girir gibi hemân yemîn ü yesâra halkı hançer ile perrân perrân edüp bu kadar bin halk gürûh gürûh târumâr misâl-i mûr [u] mâr olurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 185b ·
metinde göster ·
getirin ve beni geydirin ve beni leş gibi dîvâna sürüyüp götürün" deyüp dîvân e …
Paşa-yı âkıbet-endîş "İlâhî Evliyâm, berhordâr-ı ömr olasın. Bire at getirin ve beni geydirin ve beni leş gibi dîvâna sürüyüp götürün" deyüp dîvân esvâbların geyüp sürüne sürüne durup atına binüp ol ân Kubbealtı'na varup vezîria‘zam ile bî-mecâl niçe kelimâtlar edüp ba‘dehu kanûn-ı Âl-i Osmân üzre cemî‘i kula ulûfe çıkup du‘â vü senâdan sonra herkes ocaklarına revâne eden cümle vüzerâlar pâdişâha arza girecekleri mahalde Melek Paşa Sadrıa‘zamdan me’zûn olup tâ Kubbealtı'na at [ile] gelmek memnû‘ iken Melek Paşa'nın atın sa‘âdetlü pâdişâhın binek taşına yanaşdırup on, on beş âdem gücile paşayı ata bindirüp vâlih [ü] hayrân sarâyına gelüp hâb-ı râhata yatdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 45a ·
metinde göster ·
nalı var mı" deyü her biri bir gûne feryâd edüp çakal gibi çağrışırlar.
"Bire dizdâr, bire kal‘a gidileri, bire açın kapuları, bire yoğurd, bire ayran, bire ekmek, bire arpa ve bire at nalı var mı" deyü her biri bir gûne feryâd edüp çakal gibi çağrışırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98b ·
metinde göster ·
… âr kırayım" deyüp bu iki aded gâzîlerin saçların tırâş edüp birer kîse guruş ve
birer at
ve beşer aded Macar soltat kâfirlerin bunlara esîr verüp ihsânlar {olup} Sadrıa …
"Allâh ile ahdim olsun. Ba‘de'l-feth ol şehîd etdikleri gâzîlerin yerlerine küffârdan üç o kadar küffâr kırayım" deyüp bu iki aded gâzîlerin saçların tırâş edüp birer kîse guruş ve birer at ve beşer aded Macar soltat kâfirlerin bunlara esîr verüp ihsânlar {olup} Sadrıa‘zamın ağaları zümresinden oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 117b ·
metinde göster ·
Ammâ hakîr bu mahalde atlarıma Sadrıa‘zamın harbendebaşısından birer altuna at yemi alup on bir altun verdim. Hamd-i Hudâ altun var, ammâ yenmez, ikişer altun dese verirdim, ammâ hüddâm-ı hîlekârı gör kim efendilerinin mâllarına nice hıyânet edüp katır hayvânâtlarından kesüp nice satarlar. Çünki harbendebaşı hakîrden on bir altunu alup bir ormanda hakîri katırların yanlarına götürüp birkaç katırların cümle semerlerin endirüp meğer mukaddemâ semerlerin sazları içre arpa doldurup her semerden birer at yemi arpa çıkarup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 24b ·
metinde göster ·
… Muhammed esîr verdi ve hakîre beş esîr verüp ol ân esîrlikden âzâd olup anlara
birer at
dahi verdi. Yahşi kapudan-ı kefere imiş.
Evvel ve âhir dest-i İslâma girmeyüp Orta Macar banı Topal Palatinuş hükmündedir. Paşaya azîm top şâdımânları edüp Âl-i Osmân ile Nemse çâsârının sulh etdiklerinden be-gâyet kesb-i safâ edüp hakîrin elçi paşa ile Beç'e gideceğimizden haberdâr olup hakîre hayli ta‘zîm ü tekrîm edüp ziyâdesiyle hedâyâlar verüp paşaya aşağı varoş bâğlarında azîm ziyâfetler edüp on ümmet-i Muhammed esîr verdi ve hakîre beş esîr verüp ol ân esîrlikden âzâd olup anlara birer at dahi verdi. Yahşi kapudan-ı kefere imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41b ·
metinde göster ·
… beş yorga at biri raht-ı tahtıyla ve bir semmûr ton-ı çekman ve hüddâmlarıma da
birer at
ve onar altun ve birer çuka kumâş ihsân etdikde bu hakîr Hân huzûrunda baş urup …
Bunda muhâfazada kalan nûreddîn sultân kal‘adan niçe yüz aded şâhâne toplar atdırup azîm şâdımânlar olundukdan sonra asker-i İslâm'a yüz sığır ve yigirmi re’s at kebâbları ziyâfeti ile yüz fıçı boza nûş olunup cümle asker-i İslâm'ın esîrlerinden savka içün esîr başına beşer guruş alınup defter mûcebince bu sâl-i mübârekde bir sefere çıkışda yedi kerre gazâ olduğu bir târîhde tahrîr olunmamışdır. Ve yedi kerre uruşda cümle (---) bin kadar esîr ve üç kerre yüz bin at ve bilâ-hadd ü lâ-gâyet sâ’ir mâl-ı ganâ’im alındığı cümle tahrîr olunmuşdur. Hamd-i Hudâ bu hakîr-i ahkarın dahi eline on yedi esîr ve kırk re’s at girmişdir. Ba‘dehu Hân-ı âlîşân bu Or kal‘asında muhâfazaya kalup bu hakîre beş köle ve beş yorga at biri raht-ı tahtıyla ve bir semmûr ton-ı çekman ve hüddâmlarıma da birer at ve onar altun ve birer çuka kumâş ihsân etdikde bu hakîr Hân huzûrunda baş urup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 117b ·
metinde göster ·
ve birer kat libâs ve ellişer guruş ihsân etdi. Ve refîklerim Baba Mansûr'a ve …
Ve yedi aded kölelerime birer at ve birer kat libâs ve ellişer guruş ihsân etdi. Ve refîklerim Baba Mansûr'a ve De[r]vîş Ahmed Halhâlî'ye ve Baba Türâbî Selmânî'ye ve Aşçı Baba Şücâ‘'a ve De[r]vîş Vahîd'e dahi ellişer altun ve birer at ve birer kat libâs ihsân edüp Hân ile vedâ‘laşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 165b ·
metinde göster ·
… ürâbî Selmânî'ye ve Aşçı Baba Şücâ‘'a ve De[r]vîş Vahîd'e dahi ellişer altun ve
birer at
ve birer kat libâs ihsân edüp Hân ile vedâ‘laşup,
Ve yedi aded kölelerime birer at ve birer kat libâs ve ellişer guruş ihsân etdi. Ve refîklerim Baba Mansûr'a ve De[r]vîş Ahmed Halhâlî'ye ve Baba Türâbî Selmânî'ye ve Aşçı Baba Şücâ‘'a ve De[r]vîş Vahîd'e dahi ellişer altun ve birer at ve birer kat libâs ihsân edüp Hân ile vedâ‘laşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 165b ·
metinde göster ·
… evrûz Mirza'ya bir hil‘at-i fâhire geydirüp ol dahi paşaya ve oğlu beğ efendiye
birer at
ve birer yorga alaşa ve birer oğlan ve birer Çerkez kızları verüp kethudâya ve …
Geçen sene Mehemmed Geray Hân ile Dağıstân'a giderken hakîr bu kal‘ayı seyr [ü] temâşâ edüp bâlâda evsâfı mufassal tahrîr olunmuşdur, ammâ şimdi Nevrûz Mirza cümle kavm-i Noğay ile üç gün üç gece Ak Mehemmed Paşa'ya yahşi konakbanlık edüp ve cümle askerin yahşi sıylayup Paşa Nevrûz Mirza'ya bir hil‘at-i fâhire geydirüp ol dahi paşaya ve oğlu beğ efendiye birer at ve birer yorga alaşa ve birer oğlan ve birer Çerkez kızları verüp kethudâya ve dîvân efendisine ve hakîre birer Noğay alaşaları verüp ve iki yüz aded cürd atlı ve sadaklı ve savatlı ve 191b kübeli zor bahâdır yiğitler kulağız verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 191a–191b ·
metinde göster ·
Nâhiye-i Nakşivân 197a ya‘nî ülke-i Şîrînli hudûduna bu kadar bin asker kadem basdığın Şîrîn beğleri görüp hemân karârları firâra mübeddel olup Kırım'da müselmân olan üç yüz aded Kalmık Tatarlarıyla ve üç yüz aded çatal atlı Tatarlarıyla cümle Şîrîn beğleri ehl [ü] ıyâlleri ve mâl [u] menâl-i firâvânların Mehemmed Geray Hân gibi bırağup cümlesi cân bâzârına düşüp Kırım cezîresinin Çikişke nâm kal‘ası kurbunda Arbat geçidi nâm geçitden geçerken niçe Kalmıkları ve niçe yarar yiğitleri geçitde gark olup kendileri cân kurtarup firâr etdikleri haberi hâna gelince hemân hân ardları sıra Şîrînlinin hasm-ı kavîleri olan Mansûrlu'dan ve karaçı halkından üç bin aded zor batır yiğitleri Sasıklık nâm geçitden anlar dahi geçüp Heyhât sahrâsı içre Şîrînli'yi kova kova ol Şîrînliler ile bile firâr eden üç yüz aded Kalmıklara Mansûrlular râst gelüp cümlesin kırarlar. Ammâ Şîrînliler yahşı koşkol çatal atlılar ile kal‘a-i Azak'da Süleymân Paşa'ya ve Monla Ganî Paşa'ya varup cân atup halâs oldular, ammâ birer at ile kalup mâl u menâlden ayrıldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 196b–197a ·
metinde göster ·
… f Paşa niçe gûne temalluk-âmîz mu‘âmeleler edüp cümle ser-i kârda olanlara dahi
birer at
verüp hakîre iki bârgîr ve yüz guruş ihsân edüp paşaya refîkler koşup vezîrler …
Anda üç gün tekâ‘üd edüp Ak Mehemmed Paşa'ya beher yevm üç kerre ziyâfet-i azîmler edüp dördüncü gün hareket mahallimizde Yûsuf Paşa Ak Mehemmed Paşa'ya yigirmi kîse harc-ı râh ve elli re’s at ve bârgîr ve yigirmi aded Rûs köleleri verüp "Ma‘zûr ola sultânım" [deyü] Mehemmed Paşa eski vezîr olmak ile Yûsuf Paşa niçe gûne temalluk-âmîz mu‘âmeleler edüp cümle ser-i kârda olanlara dahi birer at verüp hakîre iki bârgîr ve yüz guruş ihsân edüp paşaya refîkler koşup vezîrler birbirleriyle vedâlaşup Akkirmân'dan yine cânib-i kıbleye 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 201a ·
metinde göster ·
… demir sini ile üç gûne ta‘âm verirler. Ammâ hâs u âmmın Q 101b hayvânâtlarına
birer at
yemi evkâfdan mukarrerdir.
Bu mahalle karîb sekiz kubbe-i âlî imâreti ve kubbe-i hâbbâzîni ve kilarları var. şeb [u] rûz âyende vü revendeye mâhazar tahte'l-kahve futûrundan mâ‘adâ subh [u] mesâ müsâfirîn ü mücâvirîne birer tâs çobra ve birer nân ve her buhâriye birer şem‘-i revgan verirler. Müte‘ayyin kimesnelere birer demir sini ile üç gûne ta‘âm verirler. Ammâ hâs u âmmın Q 101b hayvânâtlarına birer at yemi evkâfdan mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y239a ·
metinde göster ·
… igirmi altı bin Nasrânî ve gayrı sakkâlar vardır. Ve cümle hânedân sâhiblerinin
birer at
ve deve sakkâsı mukarrerdir.
Ve Mısır içinde bu dörd bin sebîlden gayrı niçe kerre yüz bin Y 128a hımâr ve at ve deve ile Nîl'den su taşıyup şâhrâhlarda zahrek, cenbek, hüşşek diyerek su götürürler kim bu sakkâların izdihâmından Mısır sokakları içre geçilmez. Yine böyle iken Mısır'ın âdem deryâsına su kifâyet etmeyüp sakkâbaşı defteriyle yigirmi altı bin Nasrânî ve gayrı sakkâlar vardır. Ve cümle hânedân sâhiblerinin birer at ve deve sakkâsı mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y127b–Y128a ·
metinde göster ·
pîşkeş verir. Ba‘dehu bu kâimmakâm Y 155b beğ dahi paşadan bir semmûr kürk ge …
Ve on iki merâtib sâhibi iç ağalarına birer at pîşkeş verir. Ba‘dehu bu kâimmakâm Y 155b beğ dahi paşadan bir semmûr kürk geyüp ba‘de'l-leyl paşa yine Ümmü'l-kıyâs'a gelür, yine ol gece sabâha dek şâdumândan kıyâmet kopar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y155a–Y155b ·
metinde göster ·
Esnâf-ı değirmenciyân-ı esb: Cümle iki bin yüz altmış değirmendir. Yüz ellisi muhtesibe tâbi‘dir, mâ‘adâ ocaklar ve ağavâtlar himâyesindedir, ammâ yine bu alaya gelirler. Cümle neferât üç bin yüz altmış değirman-ı esbdir, ammâ hırsız yatağıdır. Ammâ değirmenlerin birer at yâhûd sığır döndürür, garîb temâşâ âsiyâblardır. Bunlardan mâ‘adâ sarây-ı âlîlerde birer değirman mukarrerdir, ammâ muhtesib beğe su’âl etmediğimizden ma‘lûmum değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y169b ·
metinde göster ·
… ki yüz dahi sâde yelkendez atlar gelir. Ve yigirmi beş mertebe sâhiblerine dahi
birer at
hedâyâ gelir. İmrahorun Sâlihiyye'den bu Âdiliyye'ye gelince paşa kethudâsıyla …
Netîce-i kelâm, paşanın başı nâmında ne kadar ser-i kârda huddâmları var ise Mısırlı anlara birer tuhef u tefârûk verirler. Elhâsıl paşaya iki yüz kemer rahtlı küheyl atlar ve iki yüz dahi sâde yelkendez atlar gelir. Ve yigirmi beş mertebe sâhiblerine dahi birer at hedâyâ gelir. İmrahorun Sâlihiyye'den bu Âdiliyye'ye gelince paşa kethudâsıyla avâ’id [ü] fevâ’id almada berâberdir, derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y186a ·
metinde göster ·
… ce paşa dahi alaya binüp ibtidâ vâcibü'r-re‘âyâ ağaları piyâde ve kapucubaşılar
birer at
üzre birer ikişer hizmetkârları ve perîşânî destârları ile ve selâm çavuşu ve k …
"Emîr-i hac geldi ve cümle asker alayile seyre muntazırlardır" deyince paşa dahi alaya binüp ibtidâ vâcibü'r-re‘âyâ ağaları piyâde ve kapucubaşılar birer at üzre birer ikişer hizmetkârları ve perîşânî destârları ile ve selâm çavuşu ve kapucular kethudâsı ve tercümânbaşı ve müteferrikabaşı ve çavuşlar kethudâsı atlar üzre, andan paşa semmûr hil‘at ve selîmîsiyle ve enselerinde silihdâr ve çukadâr üsküfleri ve şalvârları ile ve yigirmi dörd mertebe sâhibi iç ağaları atlar üzre birer kılıclar ile Kara Meydân'da çetr-i mülemma‘a nüzûl edüp cümle çavuşân alkışlayup paşa yerinde karâr edince ibtidâ emîr-i hac dest-bûs edüp yerinde karâr eder. Ba‘de'lletî ve'l-letâ esnâ-yı kelâmda paşa emîr-i haccı, cümle a‘yân-ı Mısır içre huzûruna da‘vet edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y200a ·
metinde göster ·
Emîrü'l-hac sabâh Bürke'ye geleceği mahallerde paşa kethudâsı ve dîvân efendisi paşadan me’zûn olup Bürke'de çadırlarına giderken ibtidâ Tophâne'de azebler kethudâsına uğrayup ziyâfetlerin tenâvül edüp birer at hâliyelerin alırlar. Andan sipâhîler ağasına, andan gönüllüler ağasına, andan tüfengciler ağasına uğrayup birer summât-ı Muhammedî ta‘âmların ekl edüp birer küheylân atların alup Bürke'de kendi haymelerine varup ol gece nısfu'l-leyl olunca atlara süvâr olup niçe bin Mısır a‘yânı niçe bin meş‘aller ile çerâğân ederek paşa kethudâsı ve dîvân efendisi ve müteferrikabaşı ve çavuşlar kethudâsı ve sâ’ir paşa ağavâtları esb-i sabâ-reftârlarına süvâr olup paşalı meş‘alleri ile şeb-i zulemâtî gûyâ rûz-ı rûşen olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y208b ·
metinde göster ·
keşîde eder. Sâ’ir ağavâtlara dahi hedâyâları mebzûldür. Zîrâ Mısır'ın imrahorl …
Ve paşa kethudâsına ve hazînedârına birer at keşîde eder. Sâ’ir ağavâtlara dahi hedâyâları mebzûldür. Zîrâ Mısır'ın imrahorluğu kethudâ ile avâyid [ü] fevâyid berâberdir. Mısır imrahorluğundan Şâm beğlerbeğisi olmak kânûndur. Senevî iki yüz kîse çayır satar. Ve iki yüz kîse sâ’ir tayârâtdan olur. Paşaya senevî iki bin at hedâyâlar gelür, ekalli mâ-yekûn her at başına birer çuka ve birer kumâş imrahora verilmesi mukarrerdir. Bundan kıyâs oluna kim Mısır imrahorunun mahsûlâtları ne mertebededir. Eğer efendisinin katında vaka‘ [u] vakârı dahi ziyâde ise kethudâ ile berâber kâr eder. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y226a ·
metinde göster ·
… summât-ı Muhammedî tenâvül olunup cümle Garbiyye muhâfazasında olan çorbacılara
birer at
birer deve hâliyelerini verüp Garbiyye askeri du‘â ve senâ ile vedâ‘ edüp herke …
Ve ertesi cum‘a gün cümle keşşâflar ve askerî tâ’ifesi pür-silâh olup Garbiyye kâşifi otağına cem‘ olup bir azîm summât-ı Muhammedî tenâvül olunup cümle Garbiyye muhâfazasında olan çorbacılara birer at birer deve hâliyelerini verüp Garbiyye askeri du‘â ve senâ ile vedâ‘ edüp herkes altı ay edâ-yı hizmet etmiş olup vatanlarına giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y294b ·
metinde göster ·
… enûfiyye kâşifinindir, anda dahi ziyâfet-i azîm olup Menûfiyye çorbacıları dahi
birer at
ve birer deve hâliyelerin alup edâ-yı hizmet etdiklerine hüccet-i şer‘iyye alup …
Andan vakt-i zuhura karîb summât-ı Muhammedî Menûfiyye kâşifinindir, anda dahi ziyâfet-i azîm olup Menûfiyye çorbacıları dahi birer at ve birer deve hâliyelerin alup edâ-yı hizmet etdiklerine hüccet-i şer‘iyye alup cümle vedâ‘ edüp vatanlarına giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y294b ·
metinde göster ·
… aded bölükbaşılara biner guruş ve ikişer at; ve odabaşılara beşer yüz guruş ve
birer at
. Bundan mâ‘adâ huddâmlara ihsânları mebzûldür, ana göre kıyâs oluna.
Ve mâl-ı masârıflarından bin nefer kendü askerine senevî üç yüz kîse ulûfe verir; cündîlere yüzer guruş mâhiyye; garîb piyâde tüfeng-endâz sekbânlara mâhiyye beş guruş; baş bölükbaşıya senevî iki bin guruş ve beş at; gayrı yigirmi aded bölükbaşılara biner guruş ve ikişer at; ve odabaşılara beşer yüz guruş ve birer at. Bundan mâ‘adâ huddâmlara ihsânları mebzûldür, ana göre kıyâs oluna.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y374a ·
metinde göster ·