Ve bâlâda tahrîr olunan filân ibn fülân yetmiş pâre beğlerin
birer ve
ikişer yedekleri ile yüz pâre çekdirir alesta ve sugurya ve palpa ve müsellah v …
Ve bâlâda tahrîr olunan filân ibn fülân yetmiş pâre beğlerin birer ve ikişer yedekleri ile yüz pâre çekdirir alesta ve sugurya ve palpa ve müsellah ve mükemmel deryâ kuşu gemileri ile on iki Cezâyir kadırgası ve on iki Tûnus ve on iki Tarabulus ve altı kadırga Mısır İskenderiyyesi ve Reşîd ve Dimyât'ın ve altı kadırga cezîre-i Kıbrıs'ın ve altı aded cezîre-i Rodos'un ve altı aded cezîre-i İstanköy ve cezîre-i Sakız ve İlimni ve Midilli'nin ve altı kadırga dahi cezîre-i Mora'nın, bu mezkûrûn kadırgalar cümle bir yerden Âsitâne-i sa‘âdete gelüp tershâne-i âmîrede cümle beş yüz pâre kadırga oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 75b ·
metinde göster ·
… alatiyye kurbundan cereyân eder ve kal‘a-i Semisat'a Kal‘atü'r-Rûm'a ve kal‘a-i
Birecik'e ve
Cisr-i Bombuç'a ve Bolis'e ve kal‘a-i Ca‘ber'e ve kal‘a-i Rakka'ya ve Rûhbese'y …
{Evsâf-ı nehr-i azîm, mâ-i Furât: Bu nehrin evsâfı tâ Aşağı Eğerli dağ evsâfı başında yazıla} Erzurûm sahrâsının tâ ortasından nehr-i azîm mâ-i Furât cereyân eder kim Gürcîstân tarafının cânib-i şarkîsinde Dumlu Baba Sultân ziyâretgâhının kayası dibinden çıkup cânib-i garba cereyân ederek Erzurûm sahrâsında niçe batak ve halîc ve buhayre ve tar‘alar olup niçe kerre yüz bin Bağdâdî turnalara kân-ı mekân olup andan karye-i Kân dibinden geçüp ikinci konakda kal‘a-i Kemâh dibinden ubûr edüp andan İzolı Ekrâdı içre Bingöl yaylasından gelir nehr-i Murâd'a mahlût olup deryâ-misâl Malatiyye kurbundan cereyân eder ve kal‘a-i Semisat'a Kal‘atü'r-Rûm'a ve kal‘a-i Birecik'e ve Cisr-i Bombuç'a ve Bolis'e ve kal‘a-i Ca‘ber'e ve kal‘a-i Rakka'ya ve Rûhbese'ye ve Karkisa'ya ve Ane'ye ve Haddîşe'ye ve Hiyet'e ve Ebyâr'a ve Takuk'a ve Hılle'ye ve Kûfe'ye uğrayup andan Batâyıh'da Kurna kal‘ası dibinde Şattu'l-Arab'a mahlût olup deryâ-misâl bir nehr-i azîmdir kim Basra önüne Hindistân gemileri gelir nehr-i deryâdır. Ammâ deverân [u] cereyânı, tulû‘ [u] gurûbu cümle dörd yüz fersah yerdir ve dörd yüz büleyde ve kasabâtlara uğrar, ammâ Erzurûm sahrâsında ibtidâsı gâyet lezîzdir kim hakkında Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı azîminde ve Furkân-ı mecîdinde yâd eylemişdir. Âyet; Sûre-i ve'l-Mürselât Arapça âyetin cümle müfessirîn bu Erzurûm suyuyla tefsir etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 286a ·
metinde göster ·
… u nehreyni niçe bin belâ ile ubûr etdik. Bu nehreynler dahi Van'ın Penyanişi ve
Biredus ve
Abağay dağlarından gelüp cem‘ olup bu mahalden güzer edüp sahrâ-yı Nahçivân'dan …
Evsâf-ı şehr-i Karabağ-ı Küçük: Azerbaycân şehirlerinden ibtidâ bânisi (---) şâhdır. Kal‘asın sene (---) târîhinde Fâtih-i Eğre Sultân Mehemmed vezîrlerinden serdâr-ı mu‘azzam Koca Ferhâd Paşa münhedim etmişdir. Hâlâ câ-be-câ âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir. Ol asrdan sonra imâr olup sene (---) târihinde Murâd Hân-ı Râbi‘ Van'ı feth edüp bu diyâra geldikde yine bu şehri hârâb u yebâb edüp hâlâ henüz imâr olmadadır. Tebrîz hudûdında başka sultânlıkdır. Bin askere mâlikdir. Kelenteri ve darûgası ve münşîsi ve binbaşısı ve dizçöken ağası vardır. Şehri bir vâsi‘ sahrâda bâğ-ı İrem-misâl üç bin hâneli ve yedi câmi‘li ve yedi hammâmlı ve üç hânlı ve altı yüz sûk-ı sultânîli şehr-i şîrîndir kim vilâyet-i vâsi‘-i ma‘mûrdur. Buk‘aları hûb u mergûbdur. Zenâne ve gılmânları mahbûb u matlûbdur. Mezra‘aları vâfir ve hayrât [u] berekâtı mütekâsir bir büleyde-i ma‘mûredir. Âb [u] hevâsı latîf ve enhâr-ı firâvânı nazîf ve bâb-ı rakîk-i uyûn-ı câriyeleri vardır. Ve bâğ u besâtînleri, deşt [u] sahrâ-yı bî-pâyânı zeyn etmiş. Ve bu şehrin dahi me‘kûlât [ü] meşrûbâtının memdûhâtından duvâzde-elvân, âbdâr [u] la‘l-gûn engûrları olur. Ve şarâb-ı nâbı ve vişnâbı ve âb-ı şüllesi ve on sekiz gûne alûsı ve abdâr şehribân narı-misâl rummanı olur. Bâ-husûs âdem kellesi kadar ayvası meşhûrdır. Ve câ-be-câ suları zîr-i zemînden kehrîzler ile cereyân edüp mâh-ı temmûzda yah-pâre-misâl âb-ı zülâlleri vardır. Ve kâr-ı kadîm cevâmi‘ u mesâcidlerinin kıbâbları sivri sivri binâ olunup sünbül ve silu ve nîlgûn Kâşîler ile mestûr kubâblardır. Ve cümle on bir minâre nümâyân idi. Ammâ sâkinân-ı bilâdı "Yetmiş mihrâbdır" deyü cevâb etdiler. Bu şehr ahâlîsi bu şehri imar etmeleri şartıyla cemî‘î tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf [u] müsellemlerdir. Ancak İrân-zemîn şâhına beher sene yüz deve bârı ordubârı ve melçe ve Abbâsî armudu kurusu ve aluncara ve zerdâlü ve kaysâlu ve encâlu ve huşk-ı engür ve niçe müsmirrât makûlesi hedâyâ getirirlermiş. El-hâsıl Azerbaycân vilâyetinde üç aded Karabâğlar var kim her biri hadîka-i ravza-i rıdvân-ı cinândan nişân verir. Bu şehrden dahi kalkup cânib-i kıbleye bir sâ‘at gidüp nehr-i Aras ile nehr-i Jan birbirine mahlût olduğu mahalde bu nehreyni niçe bin belâ ile ubûr etdik. Bu nehreynler dahi Van'ın Penyanişi ve Biredus ve Abağay dağlarından gelüp cem‘ olup bu mahalden güzer edüp sahrâ-yı Nahçivân'dan üç merhale aşağı nehr-i Zengî'ye, Zengî nehr-i Araz'a, Araz nehr-i Kür’e, Kür nehr-i Türk'e, Türk Bahr-i Haraz ki bahr-i Gîlân dahi derler, ana munsab olur. Ez-în-cânib bu nehr-i Aras'ı ve nehr-i Jan'ı geçüp 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 296b ·
metinde göster ·
… hammâmât-ı gâsılân: Cümle yigirmi bir hammâm-ı safâ-engîzi var kim her birinde
birer ve
ikişer havz-ı Şâfi‘i ile ve nîm soffa ve şâzirvân-ı selsebîller ile bünyâd olun …
Evsâf-ı aded-i hammâmât-ı gâsılân: Cümle yigirmi bir hammâm-ı safâ-engîzi var kim her birinde birer ve ikişer havz-ı Şâfi‘i ile ve nîm soffa ve şâzirvân-ı selsebîller ile bünyâd olunmuş âb-ı latîf ve hevâsı nazîf ve mahbûb dellâkleri afîf, perî-rû civânlar var. Sultân Hasan hammâmı ve Pes-i Köşk hammâmı ve hammâm-ı Lusar ve hammâm-ı Cihân Şâh, kurb-ı câmi‘-i Cihân Şâh ve Mırmır Mahallesi hammâmı {Derveze-i Ser mahallesi hammâmı, cüllâhlar bâzârın geçüp Zerçü dervezesi hammâmı, Pülbâğ dervezesi hammâmı, bu hammâmların cümlesi âb [u] hevâsı ve binâsı latîf hammâmlardır. Ve Sultân Hasan Câmi‘i ardında Şütürbân mahallesi hammâmı, Derveze-i Rey hammâmı, Hıyâbân hammâmı, Sürhâb mahallesi hammâmı}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 300a ·
metinde göster ·
… âğçe ve müşebbek besâtîn ve gül [ü] gülistân bâğ-ı cinânlar vardır. Her birinde
birer ve
ikişer küçük dollâbları ile mezkûr İremler reyy olur bir şehr-i gülistândır. Am …
Bu dollâbdan mâ‘ada nehr-i Âsî'nin tarafeyninde üç bin aded hadîka-i ravza-i rıdvân misilli bâğ u bâğçe ve müşebbek besâtîn ve gül [ü] gülistân bâğ-ı cinânlar vardır. Her birinde birer ve ikişer küçük dollâbları ile mezkûr İremler reyy olur bir şehr-i gülistândır. Ammâ Muhammedî dollâbından büyüğü yokdur kim Arab u Acem seyyâhları efvâhında meşhûr-ı âfâkdır,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 26a ·
metinde göster ·
Ca‘ber kal‘aları önünde gemilerle ubûr olunup Birecik'den tâ Bağdâd ve Kurna'ya …
âyeti delîldir, ammâ bu tâbût Antakıyye ve Kefirnâhûn ya‘ni Sıfet'e ve şehr-i Mısır'a dâhil olmadığından cümle müfessirîn ve muhaddisîn [ü] müverrihîn bu üç şehr bi'l-ittifâk arz-ı mukaddes değildir, demişler ve bir rivâyetde peygamberler medfûn olduğu yerlere arz-ı mukaddes demişler. Ammâ bu Arz-ı Mukaddes'de Ba‘albek ovasında nehr-i Tenûr ve nehr-i Zâbûl ve nehrü'l-Kelb ve nehr-i Zağzağa ve niçe nehirler vardır ammâ Furât ve Âsî'den gayrî Arz-ı Mukaddes içre cereyân eden nehr-i azîm yokdur. Ammâ nehr-i Furât üzre Arz-ı Mukaddes'e dâhil oldukdan sonra aslâ cisr yokdur. Zîrâ deryâ-misâl sudur, cisr dutmak ihtimâli yokdur. Malâtiyye ve Birecik ve Ca‘ber kal‘aları önünde gemilerle ubûr olunup Birecik'den tâ Bağdâd ve Kurna'ya varınca cemî‘i tüccâr metâ‘ların keleklerle ve gemilerle Bağdâd ve Basra'ya götürürler. Nehr-i amîk sudur ammâ bu nehr-i Âsî kantara kabûl eder. Bir cisri Antakıyye'de ve bir köprüsü bu mezkûr Râstân cisridir kim Âl-i Abbâsiyân'dan Hârûnu'r-Reşîd ve Şâm Halîfesi Nûreddînü'ş-Şehîd ve niçe mülûkler ta‘mîr ü termîm etmişdir. Zîrâ memerr-i nâs ve râh-ı Mısr u Şâm ve Haleb'dir. Bu cisrin Hımıs hâki tarafı kenarında bir bayır üzre Hımıs hudûdunda yüz hâneli bir Arab beledi vardır. Andan ziyâretgâh-ı pîr-i erbâb-ı zevk, şeyh-i ashâb-ı şevk, hâris-i akl u şer‘, ârif-i asl [u] fer‘, şeyh-i esrâr-ı İlâhî, mücâhid-i envâr-ı nâ-metünâhî, eş-Şeyh Bâyezîd-i Bistâmî kuddise sırruhu, ol karye içre bir câmi‘-i azîm ve bir tekye-i kadîm içre münevver bir kubbe-i âlî içinde medfûndur. Tarîk-i (---)(---) ulu sultândır. Yüzden mütecâviz fukarâ-yı bi-etallahları vardır. Âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldür. Cemî‘i Arab u Urbân ve Türkmân ve Ervâm ve ecnâs-ı mahlûkât bu sultâna mu‘tekidlerdir kim ziyâretgâh-ı hâs u âmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 26b ·
metinde göster ·
… ikâl edüp âhir Mısır halîfelerinden Sultân Gavrî vezîri Hayra Beğ destinde iken
Birecik'i ve
Haleb'i sene 922 târîhinde Selîm Şâh-ı Evvel'e teslim edüp Urfa eyâletinde sanc …
(---)(---) binâsıdır. Âl-i Abbâsiyân'dan Hârûnu'r-Reşîd dahi Bağdâd'a fâ’ideli iskele-i bender olmak ile gâyet imâr etti. Ba‘dehû niçe mülûkden mülûke intikâl edüp âhir Mısır halîfelerinden Sultân Gavrî vezîri Hayra Beğ destinde iken Birecik'i ve Haleb'i sene 922 târîhinde Selîm Şâh-ı Evvel'e teslim edüp Urfa eyâletinde sancakbeği tahtı tahrîr olundu. Beğinin hâssı 295.220 akçedir. Erbâb-ı timarı 109 ve erbâb-ı zu‘amâsı 15 var. Alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır. Hîn-i gazâda beğinin livâsı altında bin iki yüz aded pâk [u] müsellah asker olur. Yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve cümle yetmiş pâre kurâdır. Bu nâhiye kurâlarından kadıya senevî altı kîse hâsıl olur. Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâf vekîli ve şehir nâ’ibi ve muhtesibi ve iskele başında gümrük emîni ve bâcdârı ve iskele emîni, Kars kulı ağalarından bir muhteşem ağa cemî‘i kelekleri ve ma‘diye gemileri anın hükmündedir. Senevî Sürüced'den gayrı benderlerden yetmiş yük akçe hâsıl olup kal‘a-i Kars kulına ulûfe verilir yahşı emânetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 53b ·
metinde göster ·
… medrese-i dâ[rü]'l-ulûmdur. Evvelâ bâlâda tahrîr olunan câmi‘lerin her birinde
birer ve
ikişer medrese-i dârü't-tahsîl-i ulûmları vardır.
Cümle (---) aded medrese-i dâ[rü]'l-ulûmdur. Evvelâ bâlâda tahrîr olunan câmi‘lerin her birinde birer ve ikişer medrese-i dârü't-tahsîl-i ulûmları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 201b ·
metinde göster ·
… dan bir hatve zemîn-i hâliye yok idi ve bu mezkûr nühûrlar içre azîm gemiler ta
Birecik'e ve
Diyârbekir'e ve Bağdâd ve Medâyin ve Kûfe ve Basra'ya gemiler işlerdi. Ammâ şim …
Ve bu zikr olunan mülûkların ahidlerinde sâhil-i Şatt-ı Furât'da ve mezkûrûn enhârların yemîn ü yesârlarında kurâ vü büldândan ve besâtîn ü mezâri‘âtdan bir hatve zemîn-i hâliye yok idi ve bu mezkûr nühûrlar içre azîm gemiler ta Birecik'e ve Diyârbekir'e ve Bağdâd ve Medâyin ve Kûfe ve Basra'ya gemiler işlerdi. Ammâ şimdiki asırda tuğyân-ı Furât ve Şatt'a yine ba‘zı zamân işler ammâ yine her bâr Birecik'den Bağdâd'a ve Diyârbekir'den Şatt ile yine Bağdâd'a koyun ve sığır derilerinden kelek gemileri ilâ-mâşâallah işlemededir. Ammâ eyâlet-i İmâdiyye hâkinde ve kal‘a-i Akra ve kal‘a-i Külledîr'de ve kal‘a-i Kelaki'de ve kal‘a-i Dühek'de ve kal‘a-i Zaho'da ve aşîret-i Sindiyi'de ve aşîret-i Selinvân'da ve aşîret-i Zaho'da ve kal‘a-i Güvaşî'de yetmiş uyûndur, cümle Şatt'a rîzân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 205b ·
metinde göster ·
… cevâmi‘ ve mesâcidler var ise her birinde birer medrese elbette mukarrerdir ve
birer ve
ikişer hasbî ders-i âmlar var kim talebeler ile her ma‘bedhâne memlû olup cemî‘ …
Ammâ bunlardan mâ‘adâ bâlâda tahrîr olunan ne kadar cevâmi‘ ve mesâcidler var ise her birinde birer medrese elbette mukarrerdir ve birer ve ikişer hasbî ders-i âmlar var kim talebeler ile her ma‘bedhâne memlû olup cemî‘i ulûm görülür, ammâ cümlesi her ulûmu ezber ederler. Anınçün ulemâ-yı Ekrâd-ı Sûrân-ı Ardalân-ı Bitlîs meşhûrdur. Zîrâ halkı gâyetü'l-gâye zekiyyü't-tab‘ kimesnelerdir. Bu kadar medreselerden mâ‘adâ niçe bin aded külbe-i ahzânlarda niçe bin talebe-i ilm 224b niçe bin ulûm u fünûn-ı garîbe vü acîbeye mukayyedlerdir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 224a–224b ·
metinde göster ·
… ad kal‘ası ve Divriği kal‘ası ve Mardin kal‘ası ve İmâdiyye ve Dühek ve Palu ve
Birecik ve
Arabistân'da kal‘a-i Markab ve kal‘a-i Hasan ve kal‘a-i Şıkıf ve kal‘a-i Zeydân …
Bu abd-i hakîr kırk bir sene seyâhatde metîn ve müstahkem kılâ‘lardan yed-i kudret ile mebnî yalçın kayalar üzre Anadolu'da gördüğümüz kılâ‘ların evveli Erzurûm'da Hasan kal‘ası ve Kemâh kal‘ası ve Şebin Karahisâr kal‘ası ve Amasiyye kal‘ası ve Tokad kal‘ası ve Divriği kal‘ası ve Mardin kal‘ası ve İmâdiyye ve Dühek ve Palu ve Birecik ve Arabistân'da kal‘a-i Markab ve kal‘a-i Hasan ve kal‘a-i Şıkıf ve kal‘a-i Zeydâniyye ve kerk-i Nûh ve kal‘a-i kerk-i Kudüs ve kal‘a-i Ermenak, Silifke sancağındadır, ve {Anadolu'da} kal‘a-i Afyonkarahisârı ve kal‘a-i Honaz ve kal‘a-i Şahinkayası ve kal‘a-i Gedüz ve kal‘a-i Davaz bu altı aded kılâ‘lar Anadolu'dadır ammâ diyâr-ı Rûm'un evvelâ Kırım diyârında kal‘a-i Sudak ve kal‘a-i İnkirmân ve kal‘a-i Balıklağa ve kal‘a-i Menkub bunlar dahi acâ’ibdir. Ammâ diyâr-ı Alaman'da olan kal‘a-i Budan ve kal‘a-i Novograd {kurb-ı Segedin} ve kal‘a-i Şıklovişse ve kal‘a-i Varadin {kurb-ı Belgrad} ve kal‘a-i Islankamin ve Belgrad kurbünde kal‘a-i Havâle ve Bosna serhaddinde kal‘a-i Yayiçse ve kal‘a-i Sin ve kal‘a-i Kabin ve kal‘a-i Kilisen ve kal‘a-i Bolagay ve kal‘a-i Risna ammâ Mora cezîresinde kal‘a-i Gördüs ve kal‘a-i Arhoz ve kal‘a-i Anapoli ve kal‘a-i Termis ve kal‘a-i Menekşe ve kal‘a-i Misistre ve kal‘a-i Koron ve kal‘a-i Avarin-i bâlâ ve kal‘a-i Holomiç ve kal‘a-i İnibahtı. Bunlar dahi kayalar üzre metîn kayalardır kim asla bunların dahi havâleleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 250b ·
metinde göster ·
… lî Hân-ı sefîhe ve yedi aded mektûblar dahi 284b Kutur sultânına ve Çevlân ve
Biredos ve
Harr ve Domdomî ve Dümbülî ve Salmas ve Enzelî ve Avşarlı sultânlarına mü’ekked …
Paşa bunlara "Gam yemen, inşâallah maslahatlarınız âsân-vech üzre hâsıl olur." deyüp bu gâzîlere hüsn-i dil gösterüp hayli i‘zâz u ikrâm edüp bunları cümle Van ağalarına müsâferete verdi. Ve Dîvân Efendisi Gınâyîzâde'ye tenbîh edüp Bağdâd-ı behişt-âbâd'da şâha tahrîr etdiğin gibi şâha bir nâme-i hoş-âyende-i belîğ ve bir nâme Tebrîz-i dilâvîz Hânı Kaytaman hâna ve bir nâme Rûmiyye hânı Gencî Alî Hân-ı sefîhe ve yedi aded mektûblar dahi 284b Kutur sultânına ve Çevlân ve Biredos ve Harr ve Domdomî ve Dümbülî ve Salmas ve Enzelî ve Avşarlı sultânlarına mü’ekkedâne mektûblar tahrîr eylegil bir gün mukaddem bu Pinyanişî'nin koyunların tahsîl ideler ve illâ asâkir-i Van diyâr-ı Âzerbaycân'a çöküp illeri vilâyetleri nehb ü gâret olunur." deyü mektûbları ve nâmeleri böyle tahrîr eyle deyü paşa-yı müdebbir dîvân efendimize tenbîh [ü] te’kîd etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 284a–284b ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Monlâ Alî: Bu mahalde bâlâda tahrîr olunan Urfa ve
Birecik ve
Haleb yolları cânib-i garbda kalup bizler diyâr-ı Musul yoluna azîmet etdik amm …
Menzil-i karye-i Monlâ Alî: Bu mahalde bâlâda tahrîr olunan Urfa ve Birecik ve Haleb yolları cânib-i garbda kalup bizler diyâr-ı Musul yoluna azîmet etdik ammâ bu mezkûr karye-i Monlâ Alî, (---) hâkinde bir çölistânda Mavâl Urbânı atlarının ayağı altında pâymâl-i rimâl olmuş bir büleyde-i mu‘azzam imiş. Mürûr-ı eyyâm ile harâb olup hâlâ Murtezâ Paşa imâr edüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 398a ·
metinde göster ·
ikişer ve üçer aded mesâcidler vardır, ammâ cemâ‘at-i kesîreli ve ma‘mûr u âbâd …
Bunlardan mâ‘adâ her mahallede birer ve ikişer ve üçer aded mesâcidler vardır, ammâ cemâ‘at-i kesîreli ve ma‘mûr u âbâdân ve câmi‘ olmağa lâyık mesâcid-i muvahhidân bunlardır kim kiminde ibâdet edüp ve kimini seyr [ü] temâşâ etdiğimiz ma‘bedgâh-ı kadîmler bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 21a ·
metinde göster ·
… arına sıçrayup çıplak ve yaldak atlara küme küme süvâr olup şehr-i Ayıntâb'a ve
Birecik'e ve
Bombuca ve Urfa'ya ve Rıkka'ya ve Bab'a ve Rûmkal‘a'ya ve Azez'e ve Kilis'e ve …
Ve Haleb'den ba‘zı celâlîler ibtidâ atılan top sadâsından hemân cân başlarına sıçrayup çıplak ve yaldak atlara küme küme süvâr olup şehr-i Ayıntâb'a ve Birecik'e ve Bombuca ve Urfa'ya ve Rıkka'ya ve Bab'a ve Rûmkal‘a'ya ve Azez'e ve Kilis'e ve Mar‘ayş'a ve Besni'ye ve Sofraz'a ve Ca‘ber kal‘asına ve kimisi benâtü'n-na‘ş gibi târumâr olup çöl câniblerinde Ane kal‘ası ve Seleme kal‘ası ve Musul ve şehrezûl ve Mardin ve Sincâr ve Hasankeyf ve Hısn-ı Mansûr ve Malatıyye taraflarına ve Keys urbânı ve Mevâl urbânı ve Alî Fâris urbânı içre firâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 74b ·
metinde göster ·
… şehir içre yürüyüp küffâr-ı murdârları şehir içre kovarak kırarak her bir yiğit
birer ve
ikişer kelle ile hırren fe-hırren ceng ederek bir gayrı gediklerden serdâr-ı mu …
Bir gün Çavuşzâde kolundan bir azîm lağım atıldı ve hayli {dîvâr} yıkılup açıldı velâkin kal‘anın rûy-ı dîvârı irtifâ‘ nihâyetinde olup içerden küffâr def‘-i a‘dâ etmeğile yürüyüşün gerüsü yürümeyüp dîvâr 124a üzre üç yüz aded cengâver serdengeçdi {Semendire} yiğitler kalup gördüler kim askerin gerisi gelmeyüp bunlar ortada kaldılar. Hemân cümlesi yek-dil [ü] yek-cihet olup dal kılıç şehir içre yürüyüp küffâr-ı murdârları şehir içre kovarak kırarak her bir yiğit birer ve ikişer kelle ile hırren fe-hırren ceng ederek bir gayrı gediklerden serdâr-ı mu‘azzam önüne geldiklerinde cümlesine belağan mâ-belağ ihsân [u] in‘âmlar ile tîmâr ve ze‘âmetler ihsân olundu. Bunların akabince derûn-ı hisârdan iki yüz aded kefere ve fecereler taşra amân ile çıkup gitdiler. Bunlara Tatar askeri râst gelüp esîr edüp ol gün bir alay-ı azîm ile seksen bin Tatar ve dör[d] kerre yüz bin atlarıyla kal‘adan top menzili ba‘îd gelüp meks etdiklerinde küffâr bu kadar asker-i İslâm'ı görüp kal‘adan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 123b–124a ·
metinde göster ·
… p kal‘a-kûp olan cüyûş-ı muvahhidîne ganîmet olurdu. Ve cümle hayme vü hargâhda
birer ve
beşer ve onar nâ-şüküfte ve nev-izâle duhter-i pâkîze-ahter dişleri mevzûn ve m …
Ve bu Erdel-i erzel küffârı memleketinin kefere ve fecereleri zemînî mezheb olmak ile cemî‘i zî-kıymet girân-bahâlı emti‘aların meşâdlarında ve bâğ [u] bostânlarında zemîne defn etdiklerin guzât-ı müslimîn sayd [u] şikâr giriftâr etdikleri üsârâlardan haber alup zîr-i zemînlerde ve mahzenlerde ol kadar mâl-ı ganâ’im zî-kıymet ve kâlâ-yı vâlâ-yı akmişe-i fâhire-i nâdireleri bî-zahmet aldılar ve ol kadar bisât-ı bî-kıymet âvânî bulurlardı kim tahmîl-i bâr etmeden acz izhâr edüp düşmana kalmasın deyü ol girân-bahâ âvânîleri ıhrâk bi'n-nâr edüp niçesin sulara bırağırlardı. Ve guzât-ı müslimîn ol kadar üsârâ çıkarırlardı kim kesretinden âciz olup niçesin katl ederlerdi. Ve her gün zîr-i kal‘ada olan guzâta üç dörd yüz araba mâl-ı ganâ’im gelüp kal‘a-kûp olan cüyûş-ı muvahhidîne ganîmet olurdu. Ve cümle hayme vü hargâhda birer ve beşer ve onar nâ-şüküfte ve nev-izâle duhter-i pâkîze-ahter dişleri mevzûn ve meknûn kelimâtları mevzûn kızlara ve pençe-i âfitâb muğpîçehâ-yı duşak uşakları Macar ve Eflâk füccârları esîrlerinin hisâb [u] kitâbların Cenâb-ı Bârî bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 124a ·
metinde göster ·
… ve ne kal‘a-i Dühek'e ve ne kal‘a-i İmâdiyye ve ne Akra'ya ve ne Sincâr'a ve ne
Birecik ve
ne Mekü ve ne Kırım'da Menkûb kal‘alarına benzer bir kal‘a-i dest-i kudretdir, …
Dest-i Âl-i Osmân'da olan sa‘b hisârlardan bu kal‘a-i ibret-nümâ ne kal‘a-i Van'a benzer ve ne kal‘a-i Mardin'e ve ne kal‘a-i Dühek'e ve ne kal‘a-i İmâdiyye ve ne Akra'ya ve ne Sincâr'a ve ne Birecik ve ne Mekü ve ne Kırım'da Menkûb kal‘alarına benzer bir kal‘a-i dest-i kudretdir, zîrâ cânib-i erba‘ası kûh-ı Bî-sütûn-misâl çâh-ı gayyâlar ve derk-i esfelli dereli ibret-nümâ kal‘a-i bî-hemtâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 158a ·
metinde göster ·
Beş yüz evli bir büyük Tatar köyüdür. Bunda Mehemmed Efendi e‘ızze-i kirâmdan müstecâbü'd-da‘ve ülken âdemdir. Bu köyekde demirden dökme kazanlar yaparlar kim her bir kazgana birer ve ikişer sığır sığar mefret kazanlar, ma‘deni Çadır dağındadır kim ibret-nümâ-yı vâcibü's-seyrdir. Rûm'da Bosna serhaddinde Kıradişka ve vilâyet-i Erzurûm'un Kiğı sancağında ve vilâyet-i Kırım'da Çadır dağında bu demir ma‘deni başka bir ma‘âdindir kim Kiğı'da ve Kıradişka'da bu demir ma‘denin top güllesi dökerler ammâ bu Çüyençi'de demiri kazan dökerler kim Belh, Buhârâ ve Semengân, Laristân Moltan vilâyetlerine varınca Çüyençi Mehemmed Efendi kazanı meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 199b ·
metinde göster ·
ikişer konak yakın olan şehirlerden kasaba-i Karaferye ve cenûbunda kal‘a-i Ser …
Andan kıblesi cânibinde birer ve ikişer konak yakın olan şehirlerden kasaba-i Karaferye ve cenûbunda kal‘a-i Serfice ve kal‘a-i Alasonya ve şehr-i azîm Yenişehir ve kasaba-i Tırnovi ve kasaba-i Ermiye ve kal‘a-i Koloz ve kal‘a-i Kesendire ve kasaba-i Velesin ve kasaba-i Çatalca, bu mezkûr kasabalar cümle Selânik'in cenûbu ve kıblesi tarafında birer ikişer konak yer yakın ma‘mûr şehir kasabâtlardır. Ammâ cânib-i şarkîsi Akdeniz'den girme yüz mîl tûlânî vâki‘ olmuş bir körfez boğaz deryâdır, ve's-selâm. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 229b ·
metinde göster ·
… dan hedâyâlar alup ahşama karîb Bakacak nâm kayaya çıkup bu kayanın etrâfındaki
birer ve
ikişer ve üçer konak müşâsında olan kılâ‘ u şehir kasabâtları seyr [ü] temâşâ e …
Bunda bir gün ruhbânlar ile sohbetler edüp niçe mûğ-pîçe gılmânlar ile kelimâtlar edüp andan başpapasdan hedâyâlar alup ahşama karîb Bakacak nâm kayaya çıkup bu kayanın etrâfındaki birer ve ikişer ve üçer konak müşâsında olan kılâ‘ u şehir kasabâtları seyr [ü] temâşâ etdik. Evvelâ şimâl cânibinde Demirhisâr ve Siroz ve Vardar Yenicesi ve Vodina ve Karaferye ve Oştrova ve Serfice ve Alasonya ve Sidirkapsi ve Lankada ve Selânik şehirleri cümle nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 241a ·
metinde göster ·
… p cümle evleri beyâz kuğu gibi şâhâne ma‘mûr beyt-i latîflerdir. Ve her evlerde
birer ve
ikişer üçer su sarnıçları mukarrerdir.
Yedi sekiz yerde dud ağaçları ve beş on yerde servi ağaçları var. Cümle evleri biri biri üzre olup kamusu cânib-i cenûba ve semt-i kıbleye nâzır büyût-ı ra‘nâlardır kim Akdeniz cümle buhayre-misâl nümâyân olup cümle evleri beyâz kuğu gibi şâhâne ma‘mûr beyt-i latîflerdir. Ve her evlerde birer ve ikişer üçer su sarnıçları mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 277a ·
metinde göster ·
ikişer ve üçer aded su kuyuları olup cümle tokuz bin altmış aded çâh-ı mâlar ta …
Ve her hânedânlarda birer ve ikişer ve üçer aded su kuyuları olup cümle tokuz bin altmış aded çâh-ı mâlar tahrîr olunmuşdur. Ve cümle evlerde yedi bin aded âb-ı hayât su sarnıçları mukarrerdir kim cümle dam u bâmlarından cereyân eden bârân-ı rahmet evler içindeki su sarnıçlarına nâzil olup leb-ber-leb mâ-i zülâl olduğundan küffârlar aslâ suya usret çekmezler imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 316a ·
metinde göster ·
… -takrîrât-ı çâh-ı mâ-i cân-perver-i âb-ı hayât: Cümletâsı dörd bin aded evlerde
birer ve
ikişer aded kuyulardan gayri hâss u âmm içün tarîk-i âmmlar ve mahallâtlar içre …
Der-takrîrât-ı çâh-ı mâ-i cân-perver-i âb-ı hayât: Cümletâsı dörd bin aded evlerde birer ve ikişer aded kuyulardan gayri hâss u âmm içün tarîk-i âmmlar ve mahallâtlar içre cümle dörd bin dörd yüz aded bi’r-i âb-ı hayâtlar vardır. Lâkin hikmet-i Hudâ bu abd-i ahkar bu şehirde iken Akozâde İbrâhîm Çelebi'nin hânesinde bir âb-ı hayât uyûn hâsıl olup bir çeşme binâ olundukda bu hakîr-i fakîr küstâhâne ale'l-fevr bu târîhi eyledik:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 348b ·
metinde göster ·
Der-fasl-ı enhâr-ı zülâl-i âb-ı hayvân: Bu şehir içre cereyân eden nehr-i Uşkumbi tâ Görice ve Lankada dağlarından gelüp niçe bin aded bâğları ve müşebbek bostânları rey edüp niçe bin âsiyâblar çevirüp bâlâda tahrîr olduğu üzre Bundukanî körfezi içre (---) kurbunda mahlût olur, ammâ şehrin etrâfında olan dağlardan niçe yüz aded uyûn-ı câriyeler cereyân edüp şehrin etrâfında olan niçe bin aded cinîn-i gaytânları rey etdiklerinden mâ‘adâ her hânedânlarda birer ve ikişer aded âb-ı revânlar cereyân etdiklerinden mâ‘adâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 366a ·
metinde göster ·
… ağîr ü kebîr on bin yedi yüz hurde düyûrcuklar ve ayazmalar vardır. Her birinde
birer ve
ikişer papas mukarrerdir. Ve her bayır başında ve dere ve depelerde ve bir sâye …
Ve bu varoş kenîselerinden mâ‘adâ yüz yigirmi mîl Sakız cezîresi içre sağîr ü kebîr on bin yedi yüz hurde düyûrcuklar ve ayazmalar vardır. Her birinde birer ve ikişer papas mukarrerdir. Ve her bayır başında ve dere ve depelerde ve bir sâyedâr dıraht cenbinde birer ayazmaları ve İsvet Nikola ve Sarı Saltık ve Hızır İlyâs ve Havâriyyûn ve Makâm-ı Meryem ve Makâm-ı Hazret-i Îsâ vardır kim üç yüz altmış günün her birinde bir günleri olup zu‘m-ı bâtıllarınca gürûh gürûh-ı mekrûh gidüp bednâm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y60a ·
metinde göster ·
… eş bin kulleli bâğçe ve bâğı a‘yân-ı kibârın ravza-ı hadîkalarıdır. Her birinde
birer ve
ikişer bâğbân mukarrerdir. Ve her bâğ kullesi birer kal‘a kulle gibi beşer altı …
Ve bu varoşda olan hadîkalardan mâ‘adâ şehrin hârici [cânib-i] erba‘asında kapulardan taşra bâğ u bâğçeler içre müsâfir ve garîbü'd-diyâr âdem gitse gâyib olur, zîrâ yetmiş yedi bin bâğ dölüm hakkı verir ve beş bin kulleli bâğçe ve bâğı a‘yân-ı kibârın ravza-ı hadîkalarıdır. Her birinde birer ve ikişer bâğbân mukarrerdir. Ve her bâğ kullesi birer kal‘a kulle gibi beşer altışar tabaka demir kapulu serâmed kulle-i bâlâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y61b ·
metinde göster ·
ikişer sâ‘atlik yer bâğlar bu şehri ihâta etmişdir kim her bâğçe gül [ü] gülist …
Ve bu şehrin cânib-i erba‘asın Q 40aP 40a birer ve ikişer sâ‘atlik yer bâğlar bu şehri ihâta etmişdir kim her bâğçe gül [ü] gülistân ve sünbül [ü] bostân ve reyhân ile ârâste olmuş bir vâsi‘atü'l-aktâr ve ganîmetü'l-eş‘âr Y 78a vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûr ve halkı şâdân [u] mesrûr bir diyâr-ı mahbûb-ı hûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y77b–Y78a ·
metinde göster ·
… allarına müstevlî olmuşdur. Cümle şu‘beleri üç yüz daldır. Ve her dalın cüssesi
birer ve
ikişer ve üçer âdem dirâgûş edebilir, eyle kalındır. Ve her biri bir gûne sâye …
Ammâ cemî‘i kuvveti dallarına müstevlî olmuşdur. Cümle şu‘beleri üç yüz daldır. Ve her dalın cüssesi birer ve ikişer ve üçer âdem dirâgûş edebilir, eyle kalındır. Ve her biri bir gûne sâye salmış nihâl-i sâyebândır. Ve cümle dalları serâperde-i Süleymanî-misâl cevânib-i erba‘asına yayılmışdır. Ve altına âyende vü revende müsâfirîn bir hoş safâ etsünler deyü sâhibü'l-hayrâtlar cümle dalları altına yetmiş yedi sütûn-ı dırahtlar ve mermer ve sommâkî amûdlar diküp cemî‘i dalları bu amûdlar üzre durur. Ba‘zı direkler ardıc ve servi ve mîşe ve çam sütûnlardır. Ammâ gâyetü'l-gâye kalın dalları altına yedi ve sekiz sommâkî amûd-ı müntehâlar dikilmişdir ve ba‘zı dalları altına beyâz mermer sütûnlar dikilmişdir. El-hâsıl cümlesi yetmiş yedi sütûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y105b ·
metinde göster ·
… mez. Ammâ cümle evlerin saçakları eğri olmak ile kiremit örtülüdür. Ve her evde
birer ve
ikişer kuyu mukarrerdir. Ve her hanede cüz’i ve külli bâğçe ve üzüm asması soka …
Ve cümle evleri kireç-misâl gerz toprağı derler bir toprak vardır, bir garâ’ib ma‘dendir, gemiler ile getirirler, anı cümle evlerin üzerlerine örterler. Aslâ yağmur te’sîr etmez. Ammâ cümle evlerin saçakları eğri olmak ile kiremit örtülüdür. Ve her evde birer ve ikişer kuyu mukarrerdir. Ve her hanede cüz’i ve külli bâğçe ve üzüm asması sokaklar üzre müzeyyen olmasını iltizâm etmişler. Ve limon ve turunc dırahtları bî-hisâbdır. Ve bu şehir içre nümâyân cümle hurmâ ağaçları vardır. Her Y 118a biri semâya ser çekmiş nahl-i Tûbâ misâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y117b–Y118a ·
metinde göster ·
… rda Şâm ve Kudüs ve Nâbulus [ve] Hamâ ve Hıms ve Haleb ve Antakiye tâ Bağdâd ve
Birecik ve
Urfa cümle Rûm elinde idi. Husûsâ Acem ve Îrân ve Tûrân ve Türkistân vilâyetler …
Malta küffârı bir zamân Mısır hâkinde İskenderiyye-i atîkde sâkinler idi. Behîce ve Hannâdî kabîlesinden bir alay eşirrâ kavim idi. Pâdişâhları olan Melik Filbatır, Kıbtî'ye mutî‘ olmayup andan firâr edüp Filistîn şehri kurbunda Akke nâm kal‘a henüz İşpanya binâsı olup anların sâye-i himâyelerinde iki yüz yıl sâkin olup tenâsül bularak İşpanya elinden Akke kal‘asına mutasarrıf olup etrâf [u] eknâfı gâret ederek devletleri kalı-gelendi. Ol asırda Şâm ve Kudüs ve Nâbulus [ve] Hamâ ve Hıms ve Haleb ve Antakiye tâ Bağdâd ve Birecik ve Urfa cümle Rûm elinde idi. Husûsâ Acem ve Îrân ve Tûrân ve Türkistân vilâyetleri ve bizzât Dârâ Şâh dahi İskender-i Yûnâna harâc verir idi. Devletleri bu mertebede iken İskender'den sonra birez devletlerine rahne gelüp ol asırda Malta küffârı Hazret-i Yahyâ'nın cesed-i şerîflerin Nâbulus kurbunda, Beyt-i Sabastiyye derler bir bayır üzre bir şehr-i azîm imiş. Hâlâ üç yüz hâneli bir köydür. Andan Malta küffârı Hazret-i Yahyâ'nın cesedin alup "Bizim Akke kal‘ası ziyâretgâh olsun ve cümle nüzûrât bize gelsin" deyü cesed-i Yahyâ’yı alup Akke kal‘asında Sencovan nâmıyla hıfz ederler. Ve Hazret-i Îsâ Nebî hımârının kemiklerin dahi Remle şehrinde bulup Akke'ye getirüp iki yüz yıl anda dahi sâkin olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y118a ·
metinde göster ·
… ve ze‘âmet yokdur. Sancağı bunlardır: Evvelâ sancağ-ı Ekrâd-ı Kilis ve sancağ-ı
Birecik ve
sancağ-ı Ma‘arra ve sancağ-ı Azez ve sancağ-ı Belîs, bunlardır.
Ve eyâlet-i Haleb yedi sancakdır. Beşinde tîmâr ve ze‘âmet vardır. İki sancağı sâlyâne ile olmağın tîmâr ve ze‘âmet yokdur. Sancağı bunlardır: Evvelâ sancağ-ı Ekrâd-ı Kilis ve sancağ-ı Birecik ve sancağ-ı Ma‘arra ve sancağ-ı Azez ve sancağ-ı Belîs, bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y168b ·
metinde göster ·
Evvelâ Mar‘aş ve Ayntâb ve Rîha ve Ma‘arra ve Rûha ve
Birecik ve
Harrân ve Kilis ve Azez ve Haleb ve Hamâ ve Hıms ve Mıdık ve Şecer ve Ayntâkıyy …
Evvelâ Mar‘aş ve Ayntâb ve Rîha ve Ma‘arra ve Rûha ve Birecik ve Harrân ve Kilis ve Azez ve Haleb ve Hamâ ve Hıms ve Mıdık ve Şecer ve Ayntâkıyye ve Lâtıkıyye ve Cebeliyye ve Markab ve Hüsün ve Tarabulus ve Berût ve Sayda ve Akka ve Sıfet ve Remle ve Zübdâniyye ve Ba‘lebekke ve Şıkıf ve Taberistân ve Filistîn ve Leccûn ve Aclûn ve Nâbulus ve Kudüs ve İzzetü'l-Hâşim, bu makûle yüz kırk pâre kılâ‘-i metîneler amân ile feth olup ahâlîleri mutî‘ [u] münkâd oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y48b ·
metinde göster ·
ikişer tuğlu mîrlivâ ve mîrimîrânlar var idi. Ammâ hâlâ zamânımızda yigirmi iki …
Ve Mısır içinde kırk tabl [u] alem sâhibi birer ve ikişer tuğlu mîrlivâ ve mîrimîrânlar var idi. Ammâ hâlâ zamânımızda yigirmi iki yerde tabl [u] alem döğülüp summât-ı Muhammedî'si çıkar beğler vardır. Her biri birer işe me’mûrlardır. Evvelâ bir beğ beş yüz âdemiyle Âsitâne-i sa‘âdete hazîne götürmeğe me’mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y59b ·
metinde göster ·
… 'dır ve iki hayye ala's-felâh'dır, min-evvelih ve âhirih böyledir, ammâ anların
birerdir. Ve
ne cânib olursa secde ederler. Ve sâhibü'l-evkât değillerdir, yigirmi dörd sâ‘a …
Bu taş kaya bir kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde üç yüz mikdârı kamışdan evleri ve bir tûbdan mebnî minâresiz câmi‘i var. Beş yüz Berâbire kavmi sâkinlerdir. Ammâ bu kal‘a hâricinde sahrâ-nişîn olan kavmine kabâ’il-i Cebriyye derler. Cümlesi mezheb-i Cebrîdir, Mâlikî değillerdir. Ammâ yine tâ‘at [u] ibâdâtları yerinde beş vakti aslâ kazâya komazlar ve beş vakti bir ezân ile kılarlar. Ve ezânları birer katdır, ammâ bizim iki hayye ala's-salâh'dır ve iki hayye ala's-felâh'dır, min-evvelih ve âhirih böyledir, ammâ anların birerdir. Ve ne cânib olursa secde ederler. Ve sâhibü'l-evkât değillerdir, yigirmi dörd sâ‘atde beş kerre namâz kılarlar, ne vakit olursa olsun. Ve ba‘zı mahalde kasr-ı cem‘ edüp beş vakti bir ikâmet ile kılarlar. Kâmetleri dahi mükerrer değildir. Cebriyye mezhebinde bir alay kavmdir. Andan on iki sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y403a ·
metinde göster ·