… zre çâr-kûşe bir şeddâdî seng-âbâd iki kat bir kal‘a-i bünyâddır. İki kapusunun
biri şarka
biri garba meftûh dervezelerdir. Kal‘a dibinde Oltı çayı cereyân edüp şehrin bâ …
Evsâf-ı kal‘a-i Oltı: Gürcîstân melikleri binâsıdır ve Selîm Hân fethidir. Hâlâ eyâlet-i Çıldır'da başka sancak beği tahtıdır. Beğinin hâssı 200.017 akçedir. Timar ve ze‘âmetleri ve alaybeğisi ve çeribaşısı vardır ve yüz elli akçe kadısı ve dizdârı ve neferâtları ve a‘yân [u] eşrâfı var ma‘mûr sancakdır. Kal‘ası bir yalçın püşte üzre çâr-kûşe bir şeddâdî seng-âbâd iki kat bir kal‘a-i bünyâddır. İki kapusunun biri şarka biri garba meftûh dervezelerdir. Kal‘a dibinde Oltı çayı cereyân edüp şehrin bâğ u besâtînlerin saky edüp cânib-i kıblede nehr-i Araz'a munsab olur. Cümle (---) aded hâne-i ma‘mûrelerdir. Serâpâ hâk-i amber-i pâk ile mestûr büyût-ı ma‘mûrlardır. Müte‘addid câmi‘leri ve hân [u] hammâmı ve bâğ [u] bostânı ve mekteb-i sıbyânı ve niçe aded dükkânı vardır. Âb [u] hevâsı latîf olduğundan mahbûb u mahbûbesi Oltı güzeli meşhûr-ı âfâkdır. Ammâ bunun dahi ahâlîsi gâyet müslim âdemlerdir. Andan yine cânib-i garbın yıldız cânibine sârî 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 322b ·
metinde göster ·
… ir sûr-ı üstüvârdır, ammâ handakı gâyet derindir. Ve cümle iki aded kapusu var,
biri şarka
ve biri garba mekşûf ve meftûhdur. Derûn-ı hisârda cümle iki bin la‘l-gûn kirem …
Ammâ kal‘ası urd-i behişt-misâl bir sahrâ-yı ma‘mûre içre vâkı‘ olmuş. Cânib-i erba‘ası medd-i basara ve kuvvet-i nazara varınca yaylalardır ve yayla etekleri cümle kurâlarla müz[eyyen] olmuş bî-hisâb bâğ (bağ) u bâğçe ve müşebbek bostân ve ravza-i cinânlardır ve kal‘ası bend-i metîn bir Şeddâdî seng binâ bir alçacık dîvârlı bir sûr-ı üstüvârdır, ammâ handakı gâyet derindir. Ve cümle iki aded kapusu var, biri şarka ve biri garba mekşûf ve meftûhdur. Derûn-ı hisârda cümle iki bin la‘l-gûn kiremit ile mestûr bed-âyîn hâne-i ma‘mûrlardır. 17a Ve hân ve hammâmları ve yedi aded kenîse-i musanna‘ları ve çârsû-yı bâzârı gâyet pâk ve ma‘mûr u müzeyyendir. Ve bu kal‘a kapudanı ibtidâ krala gelüp on bin guruş mâl-ı pâdişâhî verüp beş bin guruş krala ve beş bin guruş serdâra verdi ve aslâ kurâları nehb ü gâret olunmadı. Andan 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 16b–17a ·
metinde göster ·
… r metîn kal‘adır. İçinde beş manastırı altun haçlı çanlık kulleli ve iki kapulu
biri şarka
ve biri garba nâzır kapulardır ve cirmi kâmil bin beş yüz adımdır. Ve cümle on …
Eşkâl-i kal‘a-i Anpuruk: Nehr-i Layta kenârında bir vâdîde şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâ bir metîn kal‘adır. İçinde beş manastırı altun haçlı çanlık kulleli ve iki kapulu biri şarka ve biri garba nâzır kapulardır ve cirmi kâmil bin beş yüz adımdır. Ve cümle on iki aded küçük tabyaları ve bin nefer kulu var ve handakı ol kadar derin değildir, içinden nehr-i Layta cereyân eder. Bu nehir cânib-i garbda İslovin yaylalarından gelüp bu kal‘a varoşu 50b handakı içinden geçüp üç sâ‘at şimâle akup nehr-i Tuna'ya mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 50a–50b ·
metinde göster ·
… ldir, ammâ küçükdür. Ve şekl-i muhammes vâki‘ olup iki kapusunun biri cenûba ve
biri şarka
mekşûf olup beş köşesinde beş aded Kahkahâ-vâr metîn ve kavî tabyaları var, amm …
Ammâ kal‘ası nehr-i Pojon kenârında havâlesiz bir Şeddâdî tula binâ bir sûr-ı ra‘nâ kal‘a-i metîn-i bî-bedeldir, ammâ küçükdür. Ve şekl-i muhammes vâki‘ olup iki kapusunun biri cenûba ve biri şarka mekşûf olup beş köşesinde beş aded Kahkahâ-vâr metîn ve kavî tabyaları var, ammâ handakı ol kadar derin ve dîvârları ol kadar âlî değildir. Lâkin henüz Uyvar feth olalı Nemse çâsârının fermânıyla yigirmi bin aded Tot re‘âyâları bu kal‘aya üşüp evvelki tarzından ellişer adım her cânibinden kal‘a dîvârın enli ve bir kat handak dahi yapmağa mübâşeret etmişler. Ve varoşu etrâfların dahi beş Uyvar kal‘ası cirminden büyük ediyorlardı ve cümle re‘âyâ deryâ-misâl üşüntü edüp çalışırlardı. Ammâ hakîri görünce Uyvar altında alınan ve Raba cenginde esîr olan ümmet-i Muhammedleri cümle kaldırup pinhân etdiler. Lâkin Uyvar yılı feth olan kal‘aların kâfire dönen re‘âyâları ve Uyvar köyleri re‘âyâları ve niçe bin Tot vilâyeti re‘âyâları bu aşağı yeni Jebel varoşunda mütemekkin edüp bir kal‘ayı amâr etdiklerinden kal‘a-i Uyvar'a re‘âyâ az kaldı ve bu Jebel kal‘ası sahrâsı ol kadar bir bâğ ve bâğçeli yerdir kim hadîka-i müşebbek bostânları bir konak yeri zeyn etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76a ·
metinde göster ·
… n adım olup dizdârı ve neferâtları ve cebehâneleri yokdur. Ammâ iki kapusu var,
biri şarka
ve biri garba nâzır kapulardır kim derûn-ı hisârda cümle iki yüz aded kiremitli …
Ve kal‘ası: Bir bayırlı yerde ve bir hıyâbân ormanistân içre şekl-i murabba‘ seng binâ bir kal‘a-i köhnedir kim şekl-i murabba‘ vâki‘ olup dâ’iren-mâdâr cirmi iki bin adım olup dizdârı ve neferâtları ve cebehâneleri yokdur. Ammâ iki kapusu var, biri şarka ve biri garba nâzır kapulardır kim derûn-ı hisârda cümle iki yüz aded kiremitli kârgîr binâ bâğçesiz küçük hânelerdir. Ve bir tarafında handakı yokdur. Beğ câmi‘i nâmıyla gâyet musanna‘ bir câmi‘i var, cemâ‘ati gâyet azdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 217b ·
metinde göster ·
… n ve çârsû-yı bâzârlar yokdur. İki katında birer demir kapuları var, şâhrâhdır.
Biri şarka
ve biri garba nâzır bâb-ı kavîlerdir, ammâ şarka nâzır olan kapu kal‘anın altın …
Eşkâl-i kal‘ası: Bir sivri yalçın sarımtırak püşte-i âlî üzre Yanya Venedik küffârı amâr etmiş bir küçük seng binâ bir sûr-ı ra‘nâ-yı şekl-i muhammes bir kal‘acıkdır ammâ iki katdır. Lâkin handakı yokdur. İçinde mühimmât cebehâneleri çokdur. Ve cümle kırk mikdârı kiremitli evleri vardır. İç hisâr cirmi kâmil bin altmış aded adımdır. Derûn-ı hisârda Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i kiremitli ve kârgîr minâreli bir küçük câmi‘dir. Kal‘anın ba‘zı evlerinde bârân-ı rahmetden cem‘ olma su sarnıçları var, zîrâ suya pek muhtâclardır. Kal‘a içinde câ-be-câ ağaçlar vardır, ammâ hammâm ve hân ve çârsû-yı bâzârlar yokdur. İki katında birer demir kapuları var, şâhrâhdır. Biri şarka ve biri garba nâzır bâb-ı kavîlerdir, ammâ şarka nâzır olan kapu kal‘anın altındaki varoşuna açılır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 350a ·
metinde göster ·
ve biri garba ve biri çârsû tarafında kahveler önünde kıbleye nâzır işlek bâb-ı …
Ve cümle üç aded demir kapuları vardır. Biri şarka ve biri garba ve biri çârsû tarafında kahveler önünde kıbleye nâzır işlek bâb-ı azîmdir. Ve bu kapu iki kat kapudur, öbürleri dahi ikişer katdır, zîrâ kal‘a dahi gird[â]-gird iki kat hisâr dîvârlıdır. Anıniçün kapuları ikişer katdır. Ammâ bu kıbleye nâzır çârsû kapusunun kemeri üzre Ebü'l-feth Sultân Mehemmed'in tâ Âl-i Osmâncığ'a varınca ecdâdları bir beyâz mermer üzre celî hatt ile tahrîr olunmuşdur ve târîh-i Elbasan yazılmışdır, sene 859.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 365a ·
metinde göster ·
nâzır, aşağı çârsûya nüzûl olunur üç kat demir kapudur. Bu kapunun taşrasının i …
Ve cümle üç kapudur. Biri şarka nâzır, aşağı çârsûya nüzûl olunur üç kat demir kapudur. Bu kapunun taşrasının iki tarafında beyâz mermerlerden mehîb arslan sûretleri vardır. Bu kapu önünde dîdebânlar soffalarından cümle aşağı şehr-i azîm nümâyândır. Ve bir kapu dahi cânib-i cenûba Sultân bâğı tarafına mekşufdur ve gâyet metîndir. Ve bir bâbı dahi aşağı yeni kal‘aya enilir. Bu dahi şarka nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y9b ·
metinde göster ·
… Cihân döğer, âdem geçemez. Ve iki kapusu var, biri kıble cânibine çârsûya nâzır
biri şarka
açılır su kapusudur.
Kal‘ası nehr-i Cihân kenârında bir alçak püşte üzre şekl-i murabba‘ bir metîn ü müstahkem kal‘a-i âlîdir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi beş yüz adım küçük kal‘acıkdır. Ve şarkdan garba tûlânîce vâki‘ olmuşdur. Ve cümle yedi kulledir ve üç cânibi handakdır. Ve şark tarafı dîvârın nehr-i Cihân döğer, âdem geçemez. Ve iki kapusu var, biri kıble cânibine çârsûya nâzır biri şarka açılır su kapusudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y154a ·
metinde göster ·
Andan nüzûl edüp haremde iki amûd-ı müntehâlar var,
biri şarka
ve biri garb cânibindedir. Mâbeyne-hümâları (---) kademedir. Bu iki mîl mâbeyni …
Andan nüzûl edüp haremde iki amûd-ı müntehâlar var, biri şarka ve biri garb cânibindedir. Mâbeyne-hümâları (---) kademedir. Bu iki mîl mâbeyni hatve-i Hazret-i Âdem aleyhisselâm'dır derler. Hâlâ bu amûdlar üzre micmereler vardır. Leyle-i mübârekelerde içinde ûd u amber ve kâfûr yakarlar. Ve bu haremin cânib-i garbîsinde şeş sütûn-ı mevzûn mermer-i ibret-nümûn üzre bir müdevver kubbe-i musanna‘ vardır, gûyâ bir kasırdır. Ammâ urûcu mümkin değildir. Kıbleye nâzır bir kapusu var, demirdendir, ammâ gâyet musanna‘dır. Ve mukaffel mesdûddur. Ba‘zı ihtiyârlar bu câmi‘in evkâfâtının hüccet-i şer‘iyyeleri ve hudûdnâmeleri vardır, derler. el-uhdetü ale'r-râvî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y244b ·
metinde göster ·
… Şâfi‘î ki olup seher yıldızı ki cânib-i şarkdan lem‘a urdu, mezkûr kevâkiblerin
biri şarka
ve biri garba gidüp gâ’ib oldular. Ol ecilden bir gün dahi meks edüp cemî‘i hay …
Hâsıl-ı kelâm bu iki sitâre birbiri ile kâmil altı sâ‘at-i nücûmî bu şehr üzre ceng edüp haymelerimiz önünde devâbât makûlesinden bir şey kalmayup cümle halk, azâbullâh nâzil olup eşrât-ı sâ‘ât alâmetleridir, deyü tazarru‘ ve nâlişler etdiler. Tâ ki vakt-i Şâfi‘î ki olup seher yıldızı ki cânib-i şarkdan lem‘a urdu, mezkûr kevâkiblerin biri şarka ve biri garba gidüp gâ’ib oldular. Ol ecilden bir gün dahi meks edüp cemî‘i hayvânâtlarımız bir iki konak yerlerden getirirdik. Ne‘ûzu billâh kıyâmetden bir alâmet temâşâ idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y424a ·
metinde göster ·