… lk etmişdir. Biri Mısır cezîresinde on iki melik hükmünde Karalar kavmi çokdur.
Biri de
bu kavm-i Kalmak çokdur. İnşâ’allah mahalliyle bu Kalmak kavimleri dahi tahrîr …
Bu Türkmân'ın niçe yüz gûne lehce-i mahsûsaları vardır kim birbirlerinin lisânlarını tercümân ile anlarlar, ammâ cümleden lisân-ı Etrâk-ı Çağatay fasihdir. Kavm-i Moğol ve kavm-i Boğol ve kavm-i Etrâk-i Kozak ve kavm-i Heşdek ve kavm-i Dağıstân ve kavm-i Lezgi ve Kumuk ve kavm-i Tatar-ı Buhârâ ve kavm-i Noğay-i Urumbat ve kavm-i Ulu Noğay ve kavm-i Kiçi Noğay ve kavm-i Şıdak Noğay ve kavm-i Haydak ve kavm-i Badrak-ı Kırım ve kavm-i (---)(---)(---) bunlar cümle lisân-ı Türk-i Tatar'dır. Türkmân ve Âl-i Osmân cümle bunlardandır. Ammâ Kalmuk Tatarı Çin ve Fağfûr ve Hıtâ ve Huten ve Moskov mâverâsında karanlık dünyâya varınca kavm-i Kalmuk başka Tatar'dır. On iki tâ’ifesi şâhları ve pâdişâh şehzâdeleri olup on iki aded lisânları var kim birbirlerinin lisânların anlamak ihtimâlleri yokdur. Cihânı dutmuş bir alay kavimdir. Moskov kralı ve Fağfûr ve Kozak tâ’ifesi bu Kalmah kavminden bîzâr olmuşdur. Rûy-ı arzda Cenâb-ı Allah iki kavmi bî-hesâb halk etmişdir. Biri Mısır cezîresinde on iki melik hükmünde Karalar kavmi çokdur. Biri de bu kavm-i Kalmak çokdur. İnşâ’allah mahalliyle bu Kalmak kavimleri dahi tahrîr olunur. Hemân Cenâb-ı Bârî sıhhât-ı beden, seyâhat-ı tâm, âhir nefesde îmân müyesser ede! Ba‘dehû bu Mar‘aş şehrin seyr [u] temâşâ etdigimizden sonra Mar‘aş'dan cânib-i garba (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 62b ·
metinde göster ·
… dır. Biri Hasan-ı Mansûr'dur ammâ Hasîn-i mansûr'dan galat Hasan Mansûr derler.
Biri de
Hasan Keyfâ'dır. Biri de Erzurûm kurbünde Hasan kal‘asıdır. Biri de Şâm Trabulu …
Sene (---) târîhinde Âzerbaycân pâdişâhlarından Sultân Uzun Hasan binâ etdiğiyçün Hasanî kal‘a derler. Hükm-i Âl-i Osmân'da cümle (---) aded Hasan isimli kal‘a vardır. Biri Hasan Badrak'dır kim harâbdır. Biri Hasan-ı Mansûr'dur ammâ Hasîn-i mansûr'dan galat Hasan Mansûr derler. Biri de Hasan Keyfâ'dır. Biri de Erzurûm kurbünde Hasan kal‘asıdır. Biri de Şâm Trabulus'da Hasan-âbâd'dır. Biri de (---)(---)(---). Biri de bu Hasanî kal‘asıdır. Evc-i âsumâne ser çekmiş kaya üzre vâki‘ olmuş yed-i Kudret ile kal‘a halk olunmuş bir vâcibü's-seyr kal‘adır kim aslâ benî Âdem kârıyla bir kârgîr binâ dîvârı yokdur. Hemân bi-emrillah burc burc beden beden kayalardır. Aslâ amelî kâr-ı insân yokdur. İllâ niçe yüz aded mi‘mârları var. Hakkâ ki Âd kavminden kalmış kâr-ı benî Âdem gâr-ı yetîmânlardır, ammâ kal‘ası küçükdür. İçinde on kadar hânesi var, suları sarnıçdır ve zahîresi kehflerinde gâyet çokdur. Lâkin zâlim kal‘anın havâlesi vardır, ammâ zerre denlü bu kal‘aya bir zevâl yokdur. Zîrâ eser-i binâdan bir âsârın yerinde yeller eser. Hattâ sene 1033 târîhinde Kel Rüstem Hân bu kal‘ayı kâmil sekiz ay muhâsara edüp kal‘a-kûp toplar ile döğüp bir çâre edemeyüp hâ’ib ü hâsir İrân-zemînde nîrân-ı ka‘ra gider. Cânib-i cenûba bir kapusu var, ana da nerdübân ile çıkılır. Nerdübânı ipler ile kal‘aya çeküp aslâ bir tarafdan urûcu mümkin değildir. Âdemden gayrı bu kal‘aya bir hayvân urûc idemez. Meğer murgân-ı hoş-elhânlar pervâz urup meks ideler. İçinde bir câmi‘i ve anbârları ve su sarnıçları vardır. Bu kal‘aya hâ’il olan dağlarda kaplan u vaşak ve kebş-i yabânî hisâbın Hudâ bilir. Hattâ Kürd ârifleri ol dağlarda kepânlar edüp kayaları 287b kazmışlar. Yabân koyunları geçdiği zamân ol kepâna düşünce kepân kapanup içine ne düşmüş ise alup koyunun yerler, kaplan u vaşağın öldürüp postun alırlar. Cümle halkı böyle gûsfend-i yabânîyle geçinirler. Ve bu dağlarda olan kaplan Sikifle dağlarında ve Karataşlık'da olmazdır, at kadar kaplanı olur. Bu kal‘adan aşağı Berdük deresi kenarında altı yüz aded tahtânî Ekrâd hâneleri vardır. Ammâ etrâfında rabâtı yokdur, sâfî handakdır. Bağçeleri yokdur ammâ bâğları gâyet çokdur. Hatta Berdük nehri kenârında olan çemenzâristân içre niçe bin serâmed ve kadd-i kâmet kavak ağaçları var kim her biri ayyûka ser çekmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 287a–287b ·
metinde göster ·
… dur ammâ Hasîn-i mansûr'dan galat Hasan Mansûr derler. Biri de Hasan Keyfâ'dır.
Biri de
Erzurûm kurbünde Hasan kal‘asıdır. Biri de Şâm Trabulus'da Hasan-âbâd'dır. Biri …
Sene (---) târîhinde Âzerbaycân pâdişâhlarından Sultân Uzun Hasan binâ etdiğiyçün Hasanî kal‘a derler. Hükm-i Âl-i Osmân'da cümle (---) aded Hasan isimli kal‘a vardır. Biri Hasan Badrak'dır kim harâbdır. Biri Hasan-ı Mansûr'dur ammâ Hasîn-i mansûr'dan galat Hasan Mansûr derler. Biri de Hasan Keyfâ'dır. Biri de Erzurûm kurbünde Hasan kal‘asıdır. Biri de Şâm Trabulus'da Hasan-âbâd'dır. Biri de (---)(---)(---). Biri de bu Hasanî kal‘asıdır. Evc-i âsumâne ser çekmiş kaya üzre vâki‘ olmuş yed-i Kudret ile kal‘a halk olunmuş bir vâcibü's-seyr kal‘adır kim aslâ benî Âdem kârıyla bir kârgîr binâ dîvârı yokdur. Hemân bi-emrillah burc burc beden beden kayalardır. Aslâ amelî kâr-ı insân yokdur. İllâ niçe yüz aded mi‘mârları var. Hakkâ ki Âd kavminden kalmış kâr-ı benî Âdem gâr-ı yetîmânlardır, ammâ kal‘ası küçükdür. İçinde on kadar hânesi var, suları sarnıçdır ve zahîresi kehflerinde gâyet çokdur. Lâkin zâlim kal‘anın havâlesi vardır, ammâ zerre denlü bu kal‘aya bir zevâl yokdur. Zîrâ eser-i binâdan bir âsârın yerinde yeller eser. Hattâ sene 1033 târîhinde Kel Rüstem Hân bu kal‘ayı kâmil sekiz ay muhâsara edüp kal‘a-kûp toplar ile döğüp bir çâre edemeyüp hâ’ib ü hâsir İrân-zemînde nîrân-ı ka‘ra gider. Cânib-i cenûba bir kapusu var, ana da nerdübân ile çıkılır. Nerdübânı ipler ile kal‘aya çeküp aslâ bir tarafdan urûcu mümkin değildir. Âdemden gayrı bu kal‘aya bir hayvân urûc idemez. Meğer murgân-ı hoş-elhânlar pervâz urup meks ideler. İçinde bir câmi‘i ve anbârları ve su sarnıçları vardır. Bu kal‘aya hâ’il olan dağlarda kaplan u vaşak ve kebş-i yabânî hisâbın Hudâ bilir. Hattâ Kürd ârifleri ol dağlarda kepânlar edüp kayaları 287b kazmışlar. Yabân koyunları geçdiği zamân ol kepâna düşünce kepân kapanup içine ne düşmüş ise alup koyunun yerler, kaplan u vaşağın öldürüp postun alırlar. Cümle halkı böyle gûsfend-i yabânîyle geçinirler. Ve bu dağlarda olan kaplan Sikifle dağlarında ve Karataşlık'da olmazdır, at kadar kaplanı olur. Bu kal‘adan aşağı Berdük deresi kenarında altı yüz aded tahtânî Ekrâd hâneleri vardır. Ammâ etrâfında rabâtı yokdur, sâfî handakdır. Bağçeleri yokdur ammâ bâğları gâyet çokdur. Hatta Berdük nehri kenârında olan çemenzâristân içre niçe bin serâmed ve kadd-i kâmet kavak ağaçları var kim her biri ayyûka ser çekmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 287a–287b ·
metinde göster ·
… sûr derler. Biri de Hasan Keyfâ'dır. Biri de Erzurûm kurbünde Hasan kal‘asıdır.
Biri de
Şâm Trabulus'da Hasan-âbâd'dır. Biri de (---)(---)(---). Biri de bu Hasanî ka …
Sene (---) târîhinde Âzerbaycân pâdişâhlarından Sultân Uzun Hasan binâ etdiğiyçün Hasanî kal‘a derler. Hükm-i Âl-i Osmân'da cümle (---) aded Hasan isimli kal‘a vardır. Biri Hasan Badrak'dır kim harâbdır. Biri Hasan-ı Mansûr'dur ammâ Hasîn-i mansûr'dan galat Hasan Mansûr derler. Biri de Hasan Keyfâ'dır. Biri de Erzurûm kurbünde Hasan kal‘asıdır. Biri de Şâm Trabulus'da Hasan-âbâd'dır. Biri de (---)(---)(---). Biri de bu Hasanî kal‘asıdır. Evc-i âsumâne ser çekmiş kaya üzre vâki‘ olmuş yed-i Kudret ile kal‘a halk olunmuş bir vâcibü's-seyr kal‘adır kim aslâ benî Âdem kârıyla bir kârgîr binâ dîvârı yokdur. Hemân bi-emrillah burc burc beden beden kayalardır. Aslâ amelî kâr-ı insân yokdur. İllâ niçe yüz aded mi‘mârları var. Hakkâ ki Âd kavminden kalmış kâr-ı benî Âdem gâr-ı yetîmânlardır, ammâ kal‘ası küçükdür. İçinde on kadar hânesi var, suları sarnıçdır ve zahîresi kehflerinde gâyet çokdur. Lâkin zâlim kal‘anın havâlesi vardır, ammâ zerre denlü bu kal‘aya bir zevâl yokdur. Zîrâ eser-i binâdan bir âsârın yerinde yeller eser. Hattâ sene 1033 târîhinde Kel Rüstem Hân bu kal‘ayı kâmil sekiz ay muhâsara edüp kal‘a-kûp toplar ile döğüp bir çâre edemeyüp hâ’ib ü hâsir İrân-zemînde nîrân-ı ka‘ra gider. Cânib-i cenûba bir kapusu var, ana da nerdübân ile çıkılır. Nerdübânı ipler ile kal‘aya çeküp aslâ bir tarafdan urûcu mümkin değildir. Âdemden gayrı bu kal‘aya bir hayvân urûc idemez. Meğer murgân-ı hoş-elhânlar pervâz urup meks ideler. İçinde bir câmi‘i ve anbârları ve su sarnıçları vardır. Bu kal‘aya hâ’il olan dağlarda kaplan u vaşak ve kebş-i yabânî hisâbın Hudâ bilir. Hattâ Kürd ârifleri ol dağlarda kepânlar edüp kayaları 287b kazmışlar. Yabân koyunları geçdiği zamân ol kepâna düşünce kepân kapanup içine ne düşmüş ise alup koyunun yerler, kaplan u vaşağın öldürüp postun alırlar. Cümle halkı böyle gûsfend-i yabânîyle geçinirler. Ve bu dağlarda olan kaplan Sikifle dağlarında ve Karataşlık'da olmazdır, at kadar kaplanı olur. Bu kal‘adan aşağı Berdük deresi kenarında altı yüz aded tahtânî Ekrâd hâneleri vardır. Ammâ etrâfında rabâtı yokdur, sâfî handakdır. Bağçeleri yokdur ammâ bâğları gâyet çokdur. Hatta Berdük nehri kenârında olan çemenzâristân içre niçe bin serâmed ve kadd-i kâmet kavak ağaçları var kim her biri ayyûka ser çekmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 287a–287b ·
metinde göster ·
… i de Erzurûm kurbünde Hasan kal‘asıdır. Biri de Şâm Trabulus'da Hasan-âbâd'dır.
Biri de
(---)(---)(---). Biri de bu Hasanî kal‘asıdır. Evc-i âsumâne ser çekmiş kaya …
Sene (---) târîhinde Âzerbaycân pâdişâhlarından Sultân Uzun Hasan binâ etdiğiyçün Hasanî kal‘a derler. Hükm-i Âl-i Osmân'da cümle (---) aded Hasan isimli kal‘a vardır. Biri Hasan Badrak'dır kim harâbdır. Biri Hasan-ı Mansûr'dur ammâ Hasîn-i mansûr'dan galat Hasan Mansûr derler. Biri de Hasan Keyfâ'dır. Biri de Erzurûm kurbünde Hasan kal‘asıdır. Biri de Şâm Trabulus'da Hasan-âbâd'dır. Biri de (---)(---)(---). Biri de bu Hasanî kal‘asıdır. Evc-i âsumâne ser çekmiş kaya üzre vâki‘ olmuş yed-i Kudret ile kal‘a halk olunmuş bir vâcibü's-seyr kal‘adır kim aslâ benî Âdem kârıyla bir kârgîr binâ dîvârı yokdur. Hemân bi-emrillah burc burc beden beden kayalardır. Aslâ amelî kâr-ı insân yokdur. İllâ niçe yüz aded mi‘mârları var. Hakkâ ki Âd kavminden kalmış kâr-ı benî Âdem gâr-ı yetîmânlardır, ammâ kal‘ası küçükdür. İçinde on kadar hânesi var, suları sarnıçdır ve zahîresi kehflerinde gâyet çokdur. Lâkin zâlim kal‘anın havâlesi vardır, ammâ zerre denlü bu kal‘aya bir zevâl yokdur. Zîrâ eser-i binâdan bir âsârın yerinde yeller eser. Hattâ sene 1033 târîhinde Kel Rüstem Hân bu kal‘ayı kâmil sekiz ay muhâsara edüp kal‘a-kûp toplar ile döğüp bir çâre edemeyüp hâ’ib ü hâsir İrân-zemînde nîrân-ı ka‘ra gider. Cânib-i cenûba bir kapusu var, ana da nerdübân ile çıkılır. Nerdübânı ipler ile kal‘aya çeküp aslâ bir tarafdan urûcu mümkin değildir. Âdemden gayrı bu kal‘aya bir hayvân urûc idemez. Meğer murgân-ı hoş-elhânlar pervâz urup meks ideler. İçinde bir câmi‘i ve anbârları ve su sarnıçları vardır. Bu kal‘aya hâ’il olan dağlarda kaplan u vaşak ve kebş-i yabânî hisâbın Hudâ bilir. Hattâ Kürd ârifleri ol dağlarda kepânlar edüp kayaları 287b kazmışlar. Yabân koyunları geçdiği zamân ol kepâna düşünce kepân kapanup içine ne düşmüş ise alup koyunun yerler, kaplan u vaşağın öldürüp postun alırlar. Cümle halkı böyle gûsfend-i yabânîyle geçinirler. Ve bu dağlarda olan kaplan Sikifle dağlarında ve Karataşlık'da olmazdır, at kadar kaplanı olur. Bu kal‘adan aşağı Berdük deresi kenarında altı yüz aded tahtânî Ekrâd hâneleri vardır. Ammâ etrâfında rabâtı yokdur, sâfî handakdır. Bağçeleri yokdur ammâ bâğları gâyet çokdur. Hatta Berdük nehri kenârında olan çemenzâristân içre niçe bin serâmed ve kadd-i kâmet kavak ağaçları var kim her biri ayyûka ser çekmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 287a–287b ·
metinde göster ·
… kal‘asıdır. Biri de Şâm Trabulus'da Hasan-âbâd'dır. Biri de (---)(---)(---).
Biri de
bu Hasanî kal‘asıdır. Evc-i âsumâne ser çekmiş kaya üzre vâki‘ olmuş yed-i Kudr …
Sene (---) târîhinde Âzerbaycân pâdişâhlarından Sultân Uzun Hasan binâ etdiğiyçün Hasanî kal‘a derler. Hükm-i Âl-i Osmân'da cümle (---) aded Hasan isimli kal‘a vardır. Biri Hasan Badrak'dır kim harâbdır. Biri Hasan-ı Mansûr'dur ammâ Hasîn-i mansûr'dan galat Hasan Mansûr derler. Biri de Hasan Keyfâ'dır. Biri de Erzurûm kurbünde Hasan kal‘asıdır. Biri de Şâm Trabulus'da Hasan-âbâd'dır. Biri de (---)(---)(---). Biri de bu Hasanî kal‘asıdır. Evc-i âsumâne ser çekmiş kaya üzre vâki‘ olmuş yed-i Kudret ile kal‘a halk olunmuş bir vâcibü's-seyr kal‘adır kim aslâ benî Âdem kârıyla bir kârgîr binâ dîvârı yokdur. Hemân bi-emrillah burc burc beden beden kayalardır. Aslâ amelî kâr-ı insân yokdur. İllâ niçe yüz aded mi‘mârları var. Hakkâ ki Âd kavminden kalmış kâr-ı benî Âdem gâr-ı yetîmânlardır, ammâ kal‘ası küçükdür. İçinde on kadar hânesi var, suları sarnıçdır ve zahîresi kehflerinde gâyet çokdur. Lâkin zâlim kal‘anın havâlesi vardır, ammâ zerre denlü bu kal‘aya bir zevâl yokdur. Zîrâ eser-i binâdan bir âsârın yerinde yeller eser. Hattâ sene 1033 târîhinde Kel Rüstem Hân bu kal‘ayı kâmil sekiz ay muhâsara edüp kal‘a-kûp toplar ile döğüp bir çâre edemeyüp hâ’ib ü hâsir İrân-zemînde nîrân-ı ka‘ra gider. Cânib-i cenûba bir kapusu var, ana da nerdübân ile çıkılır. Nerdübânı ipler ile kal‘aya çeküp aslâ bir tarafdan urûcu mümkin değildir. Âdemden gayrı bu kal‘aya bir hayvân urûc idemez. Meğer murgân-ı hoş-elhânlar pervâz urup meks ideler. İçinde bir câmi‘i ve anbârları ve su sarnıçları vardır. Bu kal‘aya hâ’il olan dağlarda kaplan u vaşak ve kebş-i yabânî hisâbın Hudâ bilir. Hattâ Kürd ârifleri ol dağlarda kepânlar edüp kayaları 287b kazmışlar. Yabân koyunları geçdiği zamân ol kepâna düşünce kepân kapanup içine ne düşmüş ise alup koyunun yerler, kaplan u vaşağın öldürüp postun alırlar. Cümle halkı böyle gûsfend-i yabânîyle geçinirler. Ve bu dağlarda olan kaplan Sikifle dağlarında ve Karataşlık'da olmazdır, at kadar kaplanı olur. Bu kal‘adan aşağı Berdük deresi kenarında altı yüz aded tahtânî Ekrâd hâneleri vardır. Ammâ etrâfında rabâtı yokdur, sâfî handakdır. Bağçeleri yokdur ammâ bâğları gâyet çokdur. Hatta Berdük nehri kenârında olan çemenzâristân içre niçe bin serâmed ve kadd-i kâmet kavak ağaçları var kim her biri ayyûka ser çekmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 287a–287b ·
metinde göster ·
bu kûh-ı Bî-sütûn'dur, demişler. Lâkin kûh-ı Elburz gibi ve kûh-ı Samur gibi ve …
Sitâyiş-i kûh-ı Bî-sütûn-ı ibret-nümûn: Cenâb-ı Rabbü'l-İzzet bu edîm-i arzda yüz kırk sekiz dağ halk edüp Arapça âyet-i şerîfi tefsîrinde cemî‘i müfessirîn lûgat-i mekâlîdi, "kilid" ve "cebel" ma‘nâsıyla tefsîr edüp cümle hukemâ-yı kudemâ yüz kırk dağ-ı azîmler bulmuşlar. Biri de bu kûh-ı Bî-sütûn'dur, demişler. Lâkin kûh-ı Elburz gibi ve kûh-ı Samur gibi ve kûh-ı Sübhân gibi ve kûh-ı Ercîş gibi âlî dağ değildir. Ammâ ibret-nümâ olduğu cihetle meşhûr-ı âfâk kûh-ı bülend-i bî-tâkdır. Meselâ Âd kavmi mi yâhûd Semûd kavmi mi bu kûhun altını kesmişler, altına niçe bin asker devâbâtıyla girse yerim dar demez. Altında havz-ı azîmler ve kâ‘a-i kadîmler ve niçe kerre yüz bin hûş u tuyûr-ı gûnâ-gûnun âşiyânları var. Âdem bir kerre bu kûh altında "Hû!..." dise dağlar ra‘d gibi gürleyüp âdemin zehresi çâk olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 309a ·
metinde göster ·
… bin katar deve yükü genc-i Kârûn ile cihânı geşt edüp Kâf'dan Kâf'a hükm edenin
biri de
Buhtunnasr ve biri de İskender-i Kübrâ ve Hazret-i Süleymân (---)(---)(---).
Ba‘dehû Buhtunnasr bu kal‘a-i Gazvîn'den yedi bin katar deve yükü genc-i Kârûn ile cihânı geşt edüp Kâf'dan Kâf'a hükm edenin biri de Buhtunnasr ve biri de İskender-i Kübrâ ve Hazret-i Süleymân (---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 314a ·
metinde göster ·
… nc-i Kârûn ile cihânı geşt edüp Kâf'dan Kâf'a hükm edenin biri de Buhtunnasr ve
biri de
İskender-i Kübrâ ve Hazret-i Süleymân (---)(---)(---).
Ba‘dehû Buhtunnasr bu kal‘a-i Gazvîn'den yedi bin katar deve yükü genc-i Kârûn ile cihânı geşt edüp Kâf'dan Kâf'a hükm edenin biri de Buhtunnasr ve biri de İskender-i Kübrâ ve Hazret-i Süleymân (---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 314a ·
metinde göster ·
… rin tâ sabâha dek Unkappanı'ndan ve Cübbe Alî kapusundan deryâya dökdüler. Asla
biri de
deryâya batmayup rûy-ı deryâda şinâverlik ederlerdi. Bu haşeri Anadolu'da Abaza …
Bu esnâda Acem fürce bulup Bağdâd taraflarında niçe şehirlere istîlâ etmeğe başladı. Beri tarafda Merre Paşa eyle cabbâr oldu kim gûyâ Dahhâk-i Mârî idi. Hatta bir gün dîvânda bir mîr-i mîrânı alâ mele’i'n-nâs aşağı alup bin deyenek urdu ve yine bir gün İzmir'den ma‘zûl bir monlâya dîvânda bin tâziyâne urdu. Cümle ulemâ bu hâl-i pür-melâli görüp Sultân Mehemmed Câmi‘ine cemî‘i ulemâ cem‘ olduklarında Merre Paşa'nın mesmû‘u olup at gemisi maryolundan ve acemi oğlanı eşkıyâlarından on bin mikdârı haşerât cem‘ edüp ulemâyı kırmak fermân eyledikde bu kadar pür-silâh temerrüdîn-i bî-dîn Ebü'l-feth Câmi‘i'nin cânib-i erba‘asından hücûm edüp vakt-i asrdan vakt-i gurûba dek üç bin mikdârı ulemâyı şehîd etdiler. Niçelerin çâhlara ilkâ etdiler. Niçelerin tâ sabâha dek Unkappanı'ndan ve Cübbe Alî kapusundan deryâya dökdüler. Asla biri de deryâya batmayup rûy-ı deryâda şinâverlik ederlerdi. Bu haşeri Anadolu'da Abaza Paşa istimâ‘ edüp Erzurûm'a sapup âsî oldu ve Diyârbekir'de Hâfız Ahmed Paşa da isyân etmeğe âğâze etdi. Ve Abaza Paşa ulemâyı katl eden 335a ve Sultân Osmân'ı şehîd eden yeniçerileri katl etmeğe başlayup "Engürü'ye gelince otuz bin yeniçeri kırdı." deyü Sultân Mustafâ Hân'a arz-ı mahzarlar her diyârdan geldi. Sene 1032 târîhinde Abaza Paşa üzre {Cığalzâde} Vezîr Mahmûd Paşa'yı kırk bin asker ile serdâr edüp Karamazak Abaza üzre me’mûr olan yeniçerilere ağa yerine serdâr oldu ve Engürü'ye vardılar ve Abaza üzre gidemeyüp İslâmbol'a geldiler. Ol sene,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 334b–335a ·
metinde göster ·
… dı ve biri Ustolni-Belgradı, ya‘nî ustolni "iskemle" demekdir lisân-ı Latin'de.
Biri de
bu kâfiristân Erdel'indeki Belgrad-ı İrem-âbâd idi.
İsmi yine lisân-ı Latince "Beyâz kal‘a" demekdir. Cümle diyârlarda dörd Belgrad vardır. Biri Tuna Belgradı ve biri Arnavud Belgradı ve biri Ustolni-Belgradı, ya‘nî ustolni "iskemle" demekdir lisân-ı Latin'de. Biri de bu kâfiristân Erdel'indeki Belgrad-ı İrem-âbâd idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 5a ·
metinde göster ·
… ârîhinde Gâzî Hudâvendigâr'ın Sırf ve Hersek kâfirleriyle Kosova sahrâsı cengi,
biri de
sene 920 târîhinde Selîm Şâh-ı Evvel ile Şâh İsmâ‘îl'in Çıldır gazâsı ve biri d …
Ve Âl-i Osmân zuhûr edeli dörd aded tabur cengi olmuşdur. Biri sene 709 târîhinde Gâzî Hudâvendigâr'ın Sırf ve Hersek kâfirleriyle Kosova sahrâsı cengi, biri de sene 920 târîhinde Selîm Şâh-ı Evvel ile Şâh İsmâ‘îl'in Çıldır gazâsı ve biri de sene 932 târîhinde Süleymân Hân ile Lagoş Kral'ın Mihaç gazâsı, biri dahi bu Mehemmed Hân-ı Sâlis'in Nemse ve Macar ve yedi kral ve yedi kerre yüz bin asker-i küffârı kırdığı Eğre'nin tabur gazâsı olmuşdur, ammâ bu cümle gazâlara gâlib olmuşdur, zîrâ bu arbedede yedi kralın beşi mürd olup ikisi firâr edüp yedi kral cünûd-ı cünübünden azacık küffâr rehâ bulmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 40a ·
metinde göster ·
… iri de sene 920 târîhinde Selîm Şâh-ı Evvel ile Şâh İsmâ‘îl'in Çıldır gazâsı ve
biri de
sene 932 târîhinde Süleymân Hân ile Lagoş Kral'ın Mihaç gazâsı, biri dahi bu Me …
Ve Âl-i Osmân zuhûr edeli dörd aded tabur cengi olmuşdur. Biri sene 709 târîhinde Gâzî Hudâvendigâr'ın Sırf ve Hersek kâfirleriyle Kosova sahrâsı cengi, biri de sene 920 târîhinde Selîm Şâh-ı Evvel ile Şâh İsmâ‘îl'in Çıldır gazâsı ve biri de sene 932 târîhinde Süleymân Hân ile Lagoş Kral'ın Mihaç gazâsı, biri dahi bu Mehemmed Hân-ı Sâlis'in Nemse ve Macar ve yedi kral ve yedi kerre yüz bin asker-i küffârı kırdığı Eğre'nin tabur gazâsı olmuşdur, ammâ bu cümle gazâlara gâlib olmuşdur, zîrâ bu arbedede yedi kralın beşi mürd olup ikisi firâr edüp yedi kral cünûd-ı cünübünden azacık küffâr rehâ bulmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 40a ·
metinde göster ·
… isis kal‘asından öte (---)(---) giderken derbend-i calender gibi demirkapudur.
Biri de
(---)(---) mahalde râh-ı meşakkat demirkapudur. Biri dahi Şirvân ve Şamâhî kal …
Bu kemter ahkaru'l-ibâd otuz altı yılda ekâlîm-i seb‘a seyâhat etme hissemend olup on sekiz pâdişâhlık ve krallık vilâyetlerde (---) aded derbend-i calender-misâl Demirkapular gördüm. Evvelâ, ibtidâ Diyârbekir eyâletinde nehr-i Şatt başı kurbunda Ergani kal‘ası ile Çınarlıdere mâbeyninde İskender Şatt cereyân etsün d[eyü] kayaları kesdiği Ergani Demirkapusu derler. Bir Demirkapu dahi Misis kal‘asından öte (---)(---) giderken derbend-i calender gibi demirkapudur. Biri de (---)(---) mahalde râh-ı meşakkat demirkapudur. Biri dahi Şirvân ve Şamâhî kal‘aları ile Dağıstân pâdişâhının Tarhu nâm ülkesi kurbunda Bahr-i Harez kenârında İskender-i Zülkarneyn binâ etdiği Demirkapu'dur kim Arab tevârîhlerinde ana Bâbü'l-ebvâb derler. Sene (---) târîhinde Âl-i Osmân elinden bir hîle ile Acem alup hâlâ dest-i Acem'de bir kal‘a-i Demirkapu'dur. Hakkâ ol dahi sarp demirkapudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 96a ·
metinde göster ·
… ores-i Tevhîdî kavilleri üzre yüz kırk sekiz aded cebel-i azîmlerin ulularından
biri de
bu kûh-ı Elburz'dur kim tavsîf olunur.
Hâsıl-ı kelâm rûy-ı dünyâda niçe kerre yüz bin dağlar ve yaylalar olduğu bâlâdaki kürrâs cildlerimizde seyâhat edüp manzûrumuz oldukda tahrîr etmişiz, ammâ be-kavl-i Batlîmûs ve Bokrât ve Sokrât ve Fîsâgores-i Tevhîdî kavilleri üzre yüz kırk sekiz aded cebel-i azîmlerin ulularından biri de bu kûh-ı Elburz'dur kim tavsîf olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 159a ·
metinde göster ·
… acîbe vü garîbelerini cân kulağıyla dinleyüp gördüm ki bu sergüzeşt hikâyelerin
biri de
şer‘-i şerîfe mutâbık değil. Bu bana dâğ-ı derûn olup,
Ammâ hakîr-i pür-taksîr bu hikâyât-ı acîbe vü garîbelerini cân kulağıyla dinleyüp gördüm ki bu sergüzeşt hikâyelerin biri de şer‘-i şerîfe mutâbık değil. Bu bana dâğ-ı derûn olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 178b ·
metinde göster ·
… iri Budin serhaddinde Budin'e bir merhaleden ziyâdece ba‘îd Üstolni-Belgradı ve
biri de
hükm-i Âl-i Osmân'da Erdel Belgradı ve biri de bu dördüncü Arnavud Belgradı'dır …
Devlet-i Âl-i Osmân'da hâlâ (---) aded kal‘a-i Belgrad nâm sûr-ı benâmlar var. Evvelâ biri Tuna nehri kenârında Tuna Belgradı ve biri Budin serhaddinde Budin'e bir merhaleden ziyâdece ba‘îd Üstolni-Belgradı ve biri de hükm-i Âl-i Osmân'da Erdel Belgradı ve biri de bu dördüncü Arnavud Belgradı'dır kim hâlâ Süleymân Hân tahrîri üzre Rûmeli eyâletinde Avlonya sancak beğinin tahtıdır. Taraf-ı pâdişâhîden beğinin hâssı 229.000 akçedir ve erbâb-ı ze‘âmet 28 ve erbâb-ı tîmârı 489 dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 357a ·
metinde göster ·
… yâdece ba‘îd Üstolni-Belgradı ve biri de hükm-i Âl-i Osmân'da Erdel Belgradı ve
biri de
bu dördüncü Arnavud Belgradı'dır kim hâlâ Süleymân Hân tahrîri üzre Rûmeli eyâl …
Devlet-i Âl-i Osmân'da hâlâ (---) aded kal‘a-i Belgrad nâm sûr-ı benâmlar var. Evvelâ biri Tuna nehri kenârında Tuna Belgradı ve biri Budin serhaddinde Budin'e bir merhaleden ziyâdece ba‘îd Üstolni-Belgradı ve biri de hükm-i Âl-i Osmân'da Erdel Belgradı ve biri de bu dördüncü Arnavud Belgradı'dır kim hâlâ Süleymân Hân tahrîri üzre Rûmeli eyâletinde Avlonya sancak beğinin tahtıdır. Taraf-ı pâdişâhîden beğinin hâssı 229.000 akçedir ve erbâb-ı ze‘âmet 28 ve erbâb-ı tîmârı 489 dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 357a ·
metinde göster ·
… rı hükmünde Alman şehri P 105b ve kal‘a-i Bec ki hâlâ taht-ı inpiratordur. Ve
biri de
Prak şehridir. Biri de şehr-i müzeyyen-i Kaşa'dır. Hakîr Alman'da iken Fransa'd …
Kâfiristân'da olan Nemse çâsârı hükmünde Alman şehri P 105b ve kal‘a-i Bec ki hâlâ taht-ı inpiratordur. Ve biri de Prak şehridir. Biri de şehr-i müzeyyen-i Kaşa'dır. Hakîr Alman'da iken Fransa'da şehr-i Paris'i medh ederlerdi, ammâ görmedim. Allâhümme yessir bi'l-hayr.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y249a ·
metinde göster ·
… P 105b ve kal‘a-i Bec ki hâlâ taht-ı inpiratordur. Ve biri de Prak şehridir.
Biri de
şehr-i müzeyyen-i Kaşa'dır. Hakîr Alman'da iken Fransa'da şehr-i Paris'i medh e …
Kâfiristân'da olan Nemse çâsârı hükmünde Alman şehri P 105b ve kal‘a-i Bec ki hâlâ taht-ı inpiratordur. Ve biri de Prak şehridir. Biri de şehr-i müzeyyen-i Kaşa'dır. Hakîr Alman'da iken Fransa'da şehr-i Paris'i medh ederlerdi, ammâ görmedim. Allâhümme yessir bi'l-hayr.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y249a ·
metinde göster ·
Biri dahi yerinden sıçrayup Nûreddîn üzre bir tüfeng atdı. Hamd-i Hudâ
biri de
isâbet etmeyüp bunları cellâd-ı felek ele alup vücûdlarını elek elek edüp bir b …
Biri dahi yerinden sıçrayup Nûreddîn üzre bir tüfeng atdı. Hamd-i Hudâ biri de isâbet etmeyüp bunları cellâd-ı felek ele alup vücûdlarını elek elek edüp bir bir söyledirler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y284b ·
metinde göster ·
mezheb-i İslâm'da değillerdir. Zîrâ dâ’imâ ihtilâtları Portakal küffârıyla olup …
Zamân-ı cehâletde pâdişâhlarına "Necâşî" derlerdi. Ba‘dehu büyük devlet-i dünyâya mâlik olmağile sultân dediler. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Süleymân Hân asrında bakıyye-i asker-i Sultân el-Gavrî-i Çerkes, Özdemir Beğ Sinân Paşa ve Tavâşî Süleymân Paşa imdâdları ile Özdemir fâtih-i Habeş olmuşdur. Hâlâ cümle binâlar ve kal‘a ve câmi‘ler anın hayrâtıdır. Sikke ve hutbe sâhibi bir vezâret yerdir. Ammâ taht-ı hükûmetinde cümle elsine-i muhtelife sâhibi benî âdemlerdir kim biri de mezheb-i İslâm'da değillerdir. Zîrâ dâ’imâ ihtilâtları Portakal küffârıyla olup anları dahi dalâlete düşürmüşlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y33b ·
metinde göster ·
eş-şeyh Hazret-i Kenâniyye es-Sâdât: Bir kubbe-i âlîde medfûnlardır. Cümle kırk bir kibâr-ı evliyâlar bir yerde medfûnlardır. Zamân-ı kadîmde kırk biri de harâmîler imiş, hidâyetullâh erüp cümlesi velî olmuşlardır. Ser-tâcları kutbü'l-aktâb pişvâ-yı tarîk Kenânî hazretleridir. Senede bir kerre mevlûd-ı azîmi olup kırk elli bin âdem cem‘ olup haymelerinde on gün on gece tevhîd-i sultânî olur. Mâ-tekaddem Malaka meydânında bu mevlûdu Urbân-ı uryân aşkıyâsı basup ordu-yı bâzârı nehb [ü] gâret edüp hayli âdem şehîd ederler. Derhâl şehr içinden kırk bir yeşil imâmeli ve eşheb atlı eli mızraklı âdemler zuhûr edüp cümle harâmîleri katl edüp yine şehre girüp gâyib olurlar. Bu menâkıb karîbü'l-ahd olup yetmiş senedir. Ol asırdan berü mevlûda ehl-i züvvâr gelmeyüp cem‘iyyet olmaz imiş. Hakîr bu ahvâli istimâ‘ eyleyüp Mansûre kâşifi Turna Mustafâ Beğ'e hitâben mü’ekkid buyurdular, Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa efendimizden alup eyâlet-i Mansûre'de dellâllar nidâ edüp bin seksen dördde kırk elli bin âdem gelüp cem‘iyyet-i kübrâ oldu. Hamd-i Hudâ hakîr dahi birkaç sene hâzır idim. Her sene terakkîli âdem deryâsı olmadadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y354a ·
metinde göster ·