… çınâr ve kavak ve servi ve bîd-i sernigûn ve sâ’ir eşcâr-ı azîmler var kim her
biri evc-i
semâya peyveste olmuş dıraht-ı müntehâlardır, gûnâ-gûn çemenzâr soffalar ve mus …
Ve bu derede olan sun‘-ı Hudâ-yı Bîçûn çınâr ve kavak ve servi ve bîd-i sernigûn ve sâ’ir eşcâr-ı azîmler var kim her biri evc-i semâya peyveste olmuş dıraht-ı müntehâlardır, gûnâ-gûn çemenzâr soffalar ve musallâ soffaları ve uyûn-ı câriyeler ile halk olunmuş teferrücgâh-ı Selîmî'dir. Bu mesîregâhın sebebiyle kurbünde kasaba-i Büyükdere amâr olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 138a ·
metinde göster ·
… sinde liman-ı azîmdir ve iki kal‘ası vardır, biri aşağı liman ağzı kayalarında,
biri evc-i
âsumâna berâber kayalar üzre vâki‘ olmuşdur. Bunda lenger-i ikâmet bırağılup fi …
Evsâf-ı kal‘a-i Anavarin : Mora cezîresinde liman-ı azîmdir ve iki kal‘ası vardır, biri aşağı liman ağzı kayalarında, biri evc-i âsumâna berâber kayalar üzre vâki‘ olmuşdur. Bunda lenger-i ikâmet bırağılup fi'l-hâl donanma-yı hümâyûnun batîü'l-hareke olan on pâre tershânenin çakal gemilerini boşaldup cümle levâzımât, mühimmât, cebehâne ve askerîsini ve kürekçilerin gayrı gemilere yerleşdirüp sulanup gayrı tedârikler görürken bu Anavarin limanına karîb Venedik kâfirinin cezîre-i Zaklise ve cezîre-i Kefelonyoz ceneralleri barud ve gülle ve kurşum ve gayrı çuka ve kumaş ve akmişe-i fâhireler ile niçe gûne hedâyâlar getirüp serdâr-ı mu‘azzama buluşup "Gazânız mübârek ola" dediler. Ammâ murâd [u] maksûdları çâşıtlık idi. Gördüler kim Osmânlının seferi Malta üzerine olduğuna itmînân-ı kalb hâsıl edüp cezîre-i dârü'l-bevârlarına avdet etdiler. Bu limanda dahi Mora ve Arnavudluk şehbâzlarından üç bin asker-i güzîde dahi gemilere ıskarça olup cümle mücâhidü fî-sebîlillah cemî‘î levâzımâtların görüp sulanup, âb-ı hayât nehr-i azîmi bu liman içre deryâya mahlût olur, üçüncü gün filandıra dikilüp göç boruları çalınup bu liman-ı azîmden tokuz yüz pâre sağîr ü kebîr yelken çıkup sehl engine çıkup Karabatak ve Kapudan Durak nâmân kulağuzların on aded uçkun firkateleri beşer altışar mil ileride giderken Malta cânibine müteveccih olup cümle asker-i İslâm bildiler kim donanma-yı hümâyûn Malta'ya gider. Hemân kim vakt-i zuhr olunca ol deryâ-yı bî-emânın ortasına varınca hemân Serdâr-ı mu‘azzam Yûsuf Paşa başdarda-i hümâyûn ile tarfetü'l-ayn içre girüye dönüp geldikleri yola inân-ı dümeni çevirüp "Kaşka alavanta" deyüp başdardaden orsa filandıra ve bayraklar dikilüp kürek rebaçsası ve yelken ile vakt-i asrda yine Çukalar önünden ubûr olununca hemân Çuka cezîresi kal‘asının cânib-i erba‘asından işâret âteşleri ve işâret topları atılmağa başladı, fi'l-hâl anı ubûr edince vakt-i gurûb olup andan ol şeb-i muzlimde cümle cezîre-i Girid âteş-i Nemrûd ile çırâğân olup vakt-i Şâfi‘î'de Bismillah ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 270b ·
metinde göster ·
… a bir orman korusu var kim Allâh'a ayândır bunda olan dıraht-ı müntehâların her
biri evc-i
âsumâna kad-keşân olup her birinin zıll-ı himâyesinde biner aded koyun otlasa m …
Ve bu sarây kurbunda bir orman korusu var kim Allâh'a ayândır bunda olan dıraht-ı müntehâların her biri evc-i âsumâna kad-keşân olup her birinin zıll-ı himâyesinde biner aded koyun otlasa mümkündür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 169b ·
metinde göster ·
… atların bağladıkları kazıklar hâlâ on sekiz aded çınâr-ı müntehâlardır kim her
biri evc-i
semâya ser çekmiş bir {çemenzâr ve mesîregâh yerdir. Bu dırahtlardan ma‘lûmdur …
Mesîregâh: Şehrin Zihne tarafında Evrenos Gâzî ile ibtidâ bu şehre gelen on sekiz nefer gâzîlerin atların bağladıkları kazıklar hâlâ on sekiz aded çınâr-ı müntehâlardır kim her biri evc-i semâya ser çekmiş bir {çemenzâr ve mesîregâh yerdir. Bu dırahtlardan ma‘lûmdur kim kerâmât-ı evliyâ hakdır, zîrâ kuru at kazıkları böyle dıraht-ı azîmler olmuşdur.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 220b ·
metinde göster ·
… içre vâsi‘ şâhrâh üzre vâki‘ olup önlerinde azîm çınâr-ı müntehâlar var kim her
biri evc-i
semâya ser çeküp şâhaları altında çemenzâr soffalar üzre cemî‘i seyyâhân-ı berr …
Ve iki tekye dahi ma‘mûr dergâhlardır. Ve cümle bir hammâm-ı râhat-ı cân ve cümle bir hân-ı tüccârân ve cümle bir aded mihmânsarây-ı âyende vü revendegân ve cümle on dörd yerde çeşme-sâr-ı âb-ı revân ve cümle yüz altmış aded dükkân-ı esnâfân ve cümle iki aded kahvehâne-i tiryâkî-i mezmûmândır. Ammâ bu kahvehâneler çârsû içre vâsi‘ şâhrâh üzre vâki‘ olup önlerinde azîm çınâr-ı müntehâlar var kim her biri evc-i semâya ser çeküp şâhaları altında çemenzâr soffalar üzre cemî‘i seyyâhân-ı berr [ü] bihârın erbâb-ı ma‘ârifleri her çınârın zıll-ı himâyesinde arz-ı ma‘rifet edüp ahâlî-i vilâyet ile üns-i ülfet edecek bir kahvehâne-i ibret-nümâlardır. Ve cümle dörd yüz yigirmi aded kefere hâneleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 278b ·
metinde göster ·
… lk etmişdir kim bu şecer-i müntehâların mislin bir diyârda halk etmemişdir. Her
biri evc-i
semâya ser çeküp serv-misâl serâmed olup râyiha-i tayyibesinden âyende vü reven …
İbretnümâ-yı dırahthâ: Ammâ bu hânın cânib-i erba‘asındaki sun‘-ı Hudâ çam ağaçları var kim Cenâb-ı Hallâk-ı mevcûdât kuvvet [ü] kudretin ızhâr içün halk etmişdir kim bu şecer-i müntehâların mislin bir diyârda halk etmemişdir. Her biri evc-i semâya ser çeküp serv-misâl serâmed olup râyiha-i tayyibesinden âyende vü revende ehl-i seferlerin Y 97b demâğları mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y97a–Y97b ·
metinde göster ·
… inden bir âteş zâhir olup Arapça âyeti mazmûnunca tarfetü'l-ayn içre kalyonun
biri evc-i
semâya münkalib oldu. Meğer bizim yedeğimizde olan şayka erbâbından bir yigit k …
Küffâr-ı hâksâr dahi bize liman içre bir yaylım top urup hâ’ib ü hâsir makhûr müdemmer firâr etdiler. Ardları sıra kayalardan nazar etdükde ibtidâ deryâ ortasındaki feth olunan bırakdığımız kalyonlara kâfir yakın vardıkda geminin birinden bir âteş zâhir olup Arapça âyeti mazmûnunca tarfetü'l-ayn içre kalyonun biri evc-i semâya münkalib oldu. Meğer bizim yedeğimizde olan şayka erbâbından bir yigit kâfir gemisine ganîmete girüp bizim gemiler alarka olunca anbârda kalup kâfir barçasına âteş eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y112b ·
metinde göster ·
… ıyâs kasrı önüne paşa huzûruna gelüp bir fasıl havâyî fişengler atarlar kim her
biri evc-i
âsumâna urûc eder âsumânî fişengler nüzûl ederken her birinden niçe bin kanâdîl …
Evvelâ esnâf-ı âteşbâzân ya‘nî tarîk-ı Ebû Alî Sinâ, kayıklarla Ümmü'l-kıyâs kasrı önüne paşa huzûruna gelüp bir fasıl havâyî fişengler atarlar kim her biri evc-i âsumâna urûc eder âsumânî fişengler nüzûl ederken her birinden niçe bin kanâdîl necm-i şihâb gibi nâr-ı nûrlar nüzûl edüp zemîni rûşen eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y154a ·
metinde göster ·