: "Sultânım menzilci kaçmış, ammâ bize sizin atlardan birkaç at verin ve karnımı …
Biri eydir: "Sultânım menzilci kaçmış, ammâ bize sizin atlardan birkaç at verin ve karnımız açdır, bize ta‘âm verin" deyüp bellerinden tîrkeş ve kılıçların çıkarup ve sedd-i İskender-vâr bî-bâk u bî-pervâ oturdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 27a ·
metinde göster ·
: "Gidi, Kaya Sultân öldükden sonra sen neye kâdir olsan gerek? şimden gerü biz …
Biri eydir: "Gidi, Kaya Sultân öldükden sonra sen neye kâdir olsan gerek? şimden gerü biz seni öldürürüz" dediklerinde, hakîr rîşhand-âmîz bunlara güldüm. Bu mahalde gulâmımın biri gelüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 79a ·
metinde göster ·
Hakîr dahi birkaç refîklerimizle dağlarda 146a ve bâğlarda şikâr ve kelepürcükler ararken bir bâğ içre beş aded serhad gâzîleri on aded esîrleriyle bâğda oturup bir meclis-i müheyyâ üzre ayş [u] işret edüp bâde-i hamr nûş ederek esîrlerine gûyâ evleri gibi kebâb çevirderek zevk u safâ ederlerken hakîr râstgele düşdüm. Hemân bunlar hakîri görünce Boşnak lehcesi üzre biri eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 145b–146a ·
metinde göster ·
… lu ola" deyüp ekmek yemeğe başladım, zîrâ kelb-i sarîhden ziyâde karnım aç idi.
Biri eydir
:
"Gâzîler şikârınız çok ola ve gazâlarınız kutlu ve kollarınız kuvvetli ve kullarınızın yüzleri ve gözleri nûrlu ola" deyüp ekmek yemeğe başladım, zîrâ kelb-i sarîhden ziyâde karnım aç idi. Biri eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 146a ·
metinde göster ·
"Bire oğlancıklar, Cenâb-ı Kibriyâ bu dağ içinde pişmiş koyun kebâbları ihsân eyledi. Evvel cân sonra cihân, gelin şu kebâbı ekele ye’külü bâbında sıyğaya çekelim, def‘-i cû‘ edüp Hâlık-ı Râzık Allâh'a hamd edelim" dedikde memlûkumun biri eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 25a ·
metinde göster ·
… ların içinden üç dâne yiğit kalkup bana doğru teveccüh etdiklerinde yatanlardan
biri eydir
: "Senta baş" deyince "Bono" deyüp üçü de bana gelmeyüp gerüye dönüp yine yatdıl …
Hakîr dahi ileri gidem dedim, dahi ziyâde âdem deryâsı yatır. Sabâh karanlığı olmak ile bunlar ne eşkâlde âdemlerdir ve ne vilâyet gâzîleridir bilmeyüp bunlara dahi selâm verüp geçeyim derken hemân bunların içinden üç dâne yiğit kalkup bana doğru teveccüh etdiklerinde yatanlardan biri eydir: "Senta baş" deyince "Bono" deyüp üçü de bana gelmeyüp gerüye dönüp yine yatdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 297b ·
metinde göster ·
"Seyishâneyi ileri sürün, bize bakman" deyüp altı atlı âmâde bir yere gelüp cânib-i erba‘amızı tecessüs ederek cebele urûc etmeğe başladık. Gulâmımın biri eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y6b ·
metinde göster ·
… bınar başında kahve pişiririz. Gerüden tiz gelsinler. Haber eylen" dedim. Hemân
biri eydir
:
"Bursa'dan gelüp Kütâhiyye harâc ağası efendimiz gerüde yüz atlı ile işte geliyorlar. Kütâhiyye'ye gidüp harâc cem‘ etsek gerek. Eğer kapuya yapışmak muradınızsa varın, ağaya intisâb edin ve anlara haber edin. Biz şurada bınar başında kahve pişiririz. Gerüden tiz gelsinler. Haber eylen" dedim. Hemân biri eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y7a ·
metinde göster ·
… nzîr bu yiğitlerin birisine hücûm edüp zahmdâr edüp firâr eder. Bu bahâdırların
biri eydir
:
Ve cümle halkı serâpâ tüfeng-endâzdır. Hattâ sene (---) târîhinde İsmâ‘îl Paşa bu şehre tüfeng teftîşine gelüp re‘âyâ ve askerîden tüfeng cem‘ edüp gider. Bir gün bu şehrin bahâdırlarından birkaçı mızraklar ve harbeler ile sayd [u] şikâre çıkup dağda bir hınzîr-i beyâbâna râst gelüp hışt ile ceng ederken hınzîr bu yiğitlerin birisine hücûm edüp zahmdâr edüp firâr eder. Bu bahâdırların biri eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y50a ·
metinde göster ·