Her biri ilm-i tıbda kütüb-i mu‘teberelere i‘tibâr edüp benî Âdem'in derdine dâ-i devâ etmeğe mu‘âlece istihrâc ederler. Anda bir dâr-ı şifâ var kim diller ile 165b ta‘bîr ü kalemler ile tahrîr olmaz, ammâ alâ kadri'l-imkân evsâfın beyân edelim. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 165a–165b ·
metinde göster ·
… rsa meydâna nâzır kasr-ı tahtânîye teşrîf buyurup temâşâ ederseniz bunların her
biri ilm-i
simyâda ve ilm-i tayy-ı mekânda ve ilm-i kırtâsda ve san‘at-ı pehlivânîde bunla …
Ba‘de't-ta‘âm paşaya hân eydür: "Sultânım, bizim hizmetimizde olan birkaç üstâd-ı kâmil pehlivânlarımız vardır. Eğer murâd-ı şerîfiniz olursa meydâna nâzır kasr-ı tahtânîye teşrîf buyurup temâşâ ederseniz bunların her biri ilm-i simyâda ve ilm-i tayy-ı mekânda ve ilm-i kırtâsda ve san‘at-ı pehlivânîde bunlar ferîd-i asr üstâdlardır kim ömrünüzde görmüş olasız." deyü paşaya hân-ı âlîşân ricâ etdikde, paşa "Nola görelim!" deyüp meydân-ı ma‘rakeye nâzır maksûrede oturup meydânın cânib-i erba‘asına kat-ender-kat âdemler cem‘ olup temâşâyı muntazır oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 230b ·
metinde göster ·
… gibi ve Ahmed Bîcân gibi niçe yüz mücelled te’lîfâtları vardır. Hattâ cümleden
biri ilm-i
nücûmda 97a Seb‘u'l-Mesânî nâm kitâbı gûyâ seb‘a-i seyyâre-vâr âşikâre bir ne …
Bu azîzin dahi evlâdı Mehemmed Efendi gibi ve Ahmed Bîcân gibi niçe yüz mücelled te’lîfâtları vardır. Hattâ cümleden biri ilm-i nücûmda 97a Seb‘u'l-Mesânî nâm kitâbı gûyâ seb‘a-i seyyâre-vâr âşikâre bir necm-i giysûdârdır ve Melheme kitâbı ve Ta‘bîrnâme muhtasar kitâbı ve ilm-i tıbba müte‘allık niçe mu‘teber risâleleri vardır, ammâ ilm-i hatda Yâkût-ı Müsta‘simî kadar yed-i tûlâsın ayân etdiğinden Kâtib Selâhaddîn nâmıyla meşhûr-ı âfâk olduğundan evlâdlarına dahi Yazıcıoğlu Mehemmed Efendi ve Ahmed Bîcân Efendi derler, rahmetullâhi aleyhim ecma‘în. Andan
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 96b–97a ·
metinde göster ·
… berü zî-rûh lahmı tenâvül etmemişlerdir. Böyle sâhib-i sülûk cânlar vardır. Her
biri ilm-i
ledünne mâlik pâdişâhlardır.
Ve bu Sahra-i şerîf hareminin cânib-i erba‘asında kırk medrese hücreleri vardır. Her birinde mazınne-i kirâme ehl-i hâl kimesneler vardır. Ba‘zısı haftada bir iftâr eder. Ba‘zısı kırk elli seneden berü zî-rûh lahmı tenâvül etmemişlerdir. Böyle sâhib-i sülûk cânlar vardır. Her biri ilm-i ledünne mâlik pâdişâhlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y215b ·
metinde göster ·
… Ol kadar za‘îf ü nahîf olmuşlardır kim gûyâ Ahlât şehri kadîdleridir. Ammâ her
biri ilm-i
akliyyât ve felsefiyyât ve riyâzâtta der-ser-i Arasto'lardır. Ammâ yine dalâlet …
Ve cümle gârlar zer-ender-zer ile döşelidir. Ammâ anların zamânında kum üzre otururlar imiş. Ve bu büyük gârın dahi cânib-i erba‘ası zî-kıymet cibinlik ile pûşîdedir. Ve gârın kubbe yeri bir çetr-i mülemmâ‘ ile sâyebân-âsâ kuruludur. Altında rakîk rimâl döşelidir. Ba‘zı küncleri ebrî taşlardır. Üstünde riyâzât-keş keşîşler küşte-nefs edüp celîslerdir. Haftada bir kerre ta‘âm tenâvül eder ruhbân vardır. Ol kadar za‘îf ü nahîf olmuşlardır kim gûyâ Ahlât şehri kadîdleridir. Ammâ her biri ilm-i akliyyât ve felsefiyyât ve riyâzâtta der-ser-i Arasto'lardır. Ammâ yine dalâlet-âbâd tekyesinin kûşe-nişînânları ve dervîşân-ı bî-nişânlardır ki âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y227a ·
metinde göster ·