… â‘adâ câmi‘in yemîn [ü] yesârında dörd aded sommâkî mermer sütûnlar var kim her
biri onar
Mısır hazînesi kıymet edüp yine Mısır diyârında (---) şehrinden Nîl ile İskende …
Ve bu kubbe-i bî misâlin çâr-pâye-i amelîsinden mâ‘adâ câmi‘in yemîn [ü] yesârında dörd aded sommâkî mermer sütûnlar var kim her biri onar Mısır hazînesi kıymet edüp yine Mısır diyârında (---) şehrinden Nîl ile İskenderiyye'ye andan Karınca Kapudan sal gemilere tahmîl edüp muvâfık eyyâm ile İslâmbol'da Unkapanı'na getirüp andan Vefâ meydânına andan Süleymâniyye câmi‘inde Karınca Kapudan dörd aded sütûnları Süleymân Hân'a teslîm etdükde Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43b ·
metinde göster ·
kantâr gelir tuç havânlardır. Ve gûnâ-gûn çarhları vardır kim görmeğe muhtâcdır …
Bu kârhâne içre yüz aded tuç havânlardır kim her biri onar kantâr gelir tuç havânlardır. Ve gûnâ-gûn çarhları vardır kim görmeğe muhtâcdır, takrîr ile fehm olunmaz. Nehir üzre çarhları ve dollâbları vardır. Nehrin bendlerin açup dollâblar deverân etdikce içeride çarhlar dönüp kırkar ellişer vukıyye demir desteler darb edüp havân içre bârûdu döğüp cümle huddâmlar ağaçlar ile havân içini karışdırmadadırlar. Allâhümme âfinâ, demir el havâna dokunursa âteş çıkup cümle huddâmları tayr-ı ebâbîl gibi hevâya perrân giderler, bir muhâtara yerdir, temâşâsında dahi hüsn yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 145b ·
metinde göster ·
ve yigirmişer yıl imiş esîr-i bend [u] belâ çekerler imiş. Bunları Zirinoğlu, s …
"İşte bunların her biri onar ve yigirmişer yıl imiş esîr-i bend [u] belâ çekerler imiş. Bunları Zirinoğlu, sultânıma mahabbeten zindândan çıkarup başınız içün âzâd etdi" dediğimde paşa safâsından şâd girye edüp ağlayup hamd-i Hudâ etdi ve her biri diyârlarına ihsânlar alup gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 163a ·
metinde göster ·
… e bin zî-kıymet eşyâlar ile bu iki sûret ol kadar müzeyyen idi kim el-hâsıl her
biri onar
Mısır hazînesi değer mücevherâtlara müstağrak olmuş sûretlerdir kim her biri bi …
Ve nâhunlarında birer Rûm harâcı değer elmas(ın)dan tırnakları var ve gerdenlerinde cemî‘i kâfiristân ve hıristiyan kralları ve karıları(nın) bunlara hedâyâ gönderüp Îsâ ve Meryem ana boğazlarına geçirmişler, dürr-i yetîm incü tesbîhler ve heyâkil ve tılsımlar ve (ve) niçe bin zî-kıymet eşyâlar ile bu iki sûret ol kadar müzeyyen idi kim el-hâsıl her biri onar Mısır hazînesi değer mücevherâtlara müstağrak olmuş sûretlerdir kim her biri birer mülûk hedâyâlarıyla arûsek gibi bezenmiş timsâller idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 14a ·
metinde göster ·
… m cümle kazıkları serâpâ Tuna içine kakılmış meşe ve pelîd kazıklarıdır kim her
biri onar
arşın âlî ve âdem gövdesi kadar kalın sütûn-ı müntehâlardır. Bu şarampav kal‘a …
Bu Tuna kenârı ol kadar âlî ve iki kat olmaduğunun aslı bu aşağı kal‘anın nehr-i Tuna kenârından aslâ ve kat‘â havf u haşyet yokdur. Hattâ bu dîvârın Tuna kenârı taşrasında bu dîvâr dibine kâmil altı yüz adım tûlu bir şarampav yalın kat palanka dîvârı var kim cümle kazıkları serâpâ Tuna içine kakılmış meşe ve pelîd kazıklarıdır kim her biri onar arşın âlî ve âdem gövdesi kadar kalın sütûn-ı müntehâlardır. Bu şarampav kal‘a dîvârına siper olmuşdur. Hîn-i uğraş savaş-ı perhâşda Tuna üzre gemilerle düşmanlar gelse guzât-ı müslimîn bu şarampavların ardına girüp ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 96a ·
metinde göster ·
… iyâh semmûr la‘l-gûn çukaya kaplı kim her düğmeleri kaz yumurtası kadar kim her
biri onar
bin guruş eder düğmeler ile müzeyyen kabaniçsedir.
Bizim paşa dahi hudûd mil bayırına urûc ederken sâfî dîbâ ve şîb ü zerbâf ve cevâhir-i murassa‘âta gark olmuş kemer kuşak ve hançer ve bıçak ve şemşîr ve murassa‘ topuz elinde ve eğninde bir semmûr kabaniçse kim tüğü içinde yumurta saklanır siyâh semmûr la‘l-gûn çukaya kaplı kim her düğmeleri kaz yumurtası kadar kim her biri onar bin guruş eder düğmeler ile müzeyyen kabaniçsedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 44b ·
metinde göster ·
… n mezkûr on altı serâmed sommâkî ve zenbûrî ve yerekânî amûd-ı müntehâların her
biri onar
Mısır hazînesi değer sütûn-ı bâlâlardır kim Hazret-i Süleymân'ın ehli Belkıs An …
Ve derûn-ı deyrde olan mezkûr on altı serâmed sommâkî ve zenbûrî ve yerekânî amûd-ı müntehâların her biri onar Mısır hazînesi değer sütûn-ı bâlâlardır kim Hazret-i Süleymân'ın ehli Belkıs Ana'nın maskat-ı re’si olup hâlâ harâb olan Yemen diyârında Sebe’ şehrinden gelmiş amûd-ı azîmlerdir kim arâzî-i cihânda misilleri yok vâcibü's-seyr sun‘-ı Hudâ savvân taş direklerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 59b ·
metinde göster ·
Ammâ her yiğit bu doğanları kolunda götüremez, zîrâ her
biri onar
on ikişer ve sekizer vukıyye gelir kuşlardır. Ba‘zı âdemler at sağrısında ve ba …
Ammâ her yiğit bu doğanları kolunda götüremez, zîrâ her biri onar on ikişer ve sekizer vukıyye gelir kuşlardır. Ba‘zı âdemler at sağrısında ve ba‘zılar kollarında götürüp kolu altında bir çatal ağaca keçe sarup koluna dayak edüp ağacın ucu üzengide durur. Ba‘zı yiğitler bu kuşları başlarında taşırlar, ammâ ol mertebe ikdi öğredirler kim konakdan konağa başı üzre hevâda uçarak gelüp hu hu deyü sadâ versen gelüp koluna konar, ammâ bir şikâra salsan gıjgırdısından yer ditreyüp cümle ildiği hayvan şaşup kalır. Ve bu tuyûrları kaza ve turna ve kekliğe salmazlar, zîrâ ol murğ-ı hümâ pervâzlar bu sunkur ve toykunun hamlesine tâkat getiremezler, ammâ ekseriyyâ yaban atları ve yaban develeri ve sığınlara ve dombaylara salaylar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 190a ·
metinde göster ·
ve on beşer sommâkî direkler üzre kiremit örtülü soffalardır. Gerçi bu dıraht-ı …
Ve üç yerdeki soffaların her biri onar ve on beşer sommâkî direkler üzre kiremit örtülü soffalardır. Gerçi bu dıraht-ı müntehânın sâyesinde kiremit örtülü binâ lâzım değildir. Ammâ bârân-ı rahmetden hevâyic-i müsâfirîn mahfûz olsun içün sâhib-i hayrlar böyle ârâmgâh binâ etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y105b ·
metinde göster ·
… n Ahmed'indir. Bu cümleden müzeyyen ve musanna‘ ve mücevher çerâğdândır kim her
biri onar
Mısır hazînesi değer derler.
Ve bu şem‘dânlar cenbinde âdem kaddi musanna‘ ve mücevher çerâğdânlar ve buhûrdân ve gülâbdânlar şa‘şa‘asından merdüm-i çeşm hîrelenir. Ve yedi yerde yedi kıt‘a âdem kaddi çerâğdânlar var kim her biri birer âdem kaddi serâpâ murassa‘ çerâğdânlardır. Biri Nûreddîn-i şehîd'indir, biri Sultân Kayıtbay'ındır, biri dahi Sultân Gavrî'nindir, biri fâtih-i Mısır Selîm şâh'ındır, biri Süleymân Hân'ındır, biri Hind pâdişâhı Celâleddîn-i Ekber'indir, biri Sultân Ahmed'indir. Bu cümleden müzeyyen ve musanna‘ ve mücevher çerâğdândır kim her biri onar Mısır hazînesi değer derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y291b ·
metinde göster ·