yâr-ı sâdık verüp Murtezâ Paşa Ağası Alî Ağa'nın yüz âdemi ile ve elli nefer bi …
Evvelâ Rûmiyye'den üç yüz Acem nökerlerin hân bize refîk-i yâr-ı sâdık verüp Murtezâ Paşa Ağası Alî Ağa'nın yüz âdemi ile ve elli nefer bizim âdemimiz ile cümle dörd yüz elli âdemle Rûmiyye'den çıkup cânib-i cenûba Rûmiyye deryâsı kenârıyla giderken Asvene kûhları sağ tarafımızda kalup niçe yüz aded İremezât misilli kurâlar geçüp 4 sâ‘atde yine Çevlân Sünnîlerdir. Andan yine cenûba 6 sâ[atde],
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 297a ·
metinde göster ·
… berler alup ertesi gün yine taraf-ı garba giderken Baba Ahmed oğlu Baba İsmâ‘îl
bize refîk
olmağa gelüp, dünyâ benim oldu. Andan 12 sâ‘atde renc [ü] anâ çekerek,
Menzil-i kal‘a-i Baba Ahmed: Anda niçe haberler alup ertesi gün yine taraf-ı garba giderken Baba Ahmed oğlu Baba İsmâ‘îl bize refîk olmağa gelüp, dünyâ benim oldu. Andan 12 sâ‘atde renc [ü] anâ çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 148b ·
metinde göster ·
Karye-i Dobulen, andan karye-i Banka köyünde mihmân olup cümle boyarların
bize refîk
verdiği kefereler her köyden ulak bârgîrleri çıkarırken cümle köy kâfirleri ell …
Karye-i Dobulen, andan karye-i Banka köyünde mihmân olup cümle boyarların bize refîk verdiği kefereler her köyden ulak bârgîrleri çıkarırken cümle köy kâfirleri ellerinde tırpanları ve harbeleri ve kılıçlarıyla üzerimize hücûm edüp bir sâ‘at azîm cengimiz geçüp bizden bir at mecrûh olup anlardan bir gulâm mürd olup âhır-ı kâr "Umûma muhâlefet kuvvet-i hatâdandır" deyüp cengden fâriğ olmuşken anların ölen bir atı yerine bizim bir atımız alıkoyup götürürken hamd-i Hudâ gerüden boyarları yetişüp atımızı alıkoyup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 99a ·
metinde göster ·
… arın yanına geldiler. Hemân bizim gulâmlar atlara sarılup yedeğe aldılar. Hemân
bize refîk
olan Maskov kefereleri
Meğer gerüde üç aded Tatar dahi var imiş. Anlar bu hâl-i pür-melâli görünce firâr ederken atları tavuşun istimâ‘ etdik, ammâ mukayyed olup komadık. Bir zamândan sonra anı gördük, üç dâne at bizim atların yanına geldiler. Hemân bizim gulâmlar atlara sarılup yedeğe aldılar. Hemân bize refîk olan Maskov kefereleri
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 182a ·
metinde göster ·
… calendere mütevekkilen alellâh deyüp sarp çengelistân ve hıyâbân içre girdikde
bize refîk
olan Etrâkler "Yollar emînlikdir ve bu şâhrâhdan gayri sağa ve sola sapar yol y …
Menzil-i karye-i Zâl Derbendi: Eynegöl nâhiyesi kurâlarından yüz evli ma‘mûr Etrâk beledidir. Ve gâyet derbend ağzında olmak ile cemî‘i tekâlîf-i şâkkadan mu‘âf [u] müsellem bir alay müsellimlerdir. Bundan iki Pamukçu Etrâki refîkler alup Y 6b ale's-sabâh azm-i râh ederek Domalic dağı nâm derbend-i calendere mütevekkilen alellâh deyüp sarp çengelistân ve hıyâbân içre girdikde bize refîk olan Etrâkler "Yollar emînlikdir ve bu şâhrâhdan gayri sağa ve sola sapar yol yokdur, varın sıhhat ile" deyüp ormanlık içine girüp gâyib oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y6a–Y6b ·
metinde göster ·
… n kurtuldum. Şimdi Sakız'a yine beni kaçıran ağama giderim" deyü cevâb etdi. Ve
bize refîk
olan Urlalılar bu oğlanı bildiler. Hakîr eyitdim:
"Vallâhi benim sultânım. Ben İzmirli (---) Çelebi'nin oğluyum. Kapudan Kaplan Mustafâ Paşa İzmir'e gelüp ben pederimden firâr edüp Kapudan Paşa'nın bir ağası beni hıfz edüp donanma ile Sakız'a varup limanda yatırken babam ardım sıra Sakız'a gelüp Kapudan Paşa huzûruna çıkup beni ağamdan alup bu yol ile babam ve büyük ağam ve iki lalam ve ben atlarımız ile beş kişi giderken ileride Çarpan boğazı ile Turna boğazı deresi ormanlarından üzerimize kırk elli Y 52a mikdârı yaya tüfengli dökülüp ceng ede ede babam ve ağam ve iki kölem kırılup hamd-i Hudâ ben hâlâs olup gerüye kaça kaça bu mahalle geldim. İşte bu sizde karacalarından bağlı olan âdem hırsızlardandır. Karındaşım bunu alt edüp ayağından kılıç ile yaraladı, hâlâ yaralıdır. Ve karındaşımı bunun üzerinde bunun yoldaşları yaraladılar. Elhamdülillâh babam ve karındaşım derdlerinden kurtuldum. Şimdi Sakız'a yine beni kaçıran ağama giderim" deyü cevâb etdi. Ve bize refîk olan Urlalılar bu oğlanı bildiler. Hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y51b–Y52a ·
metinde göster ·
verdiği Arab firâr etmiş. "Cehennemrâ kıyılır(?)" deyüp atları silâhlayup ve se …
Ale's-sabâh gördük, şerîflerin bize refîk verdiği Arab firâr etmiş. "Cehennemrâ kıyılır(?)" deyüp atları silâhlayup ve seyishâneleri tahmîl edüp kırk atlı ve elli pür-silâh Türkmân piyâdesi önümüze düşüp 4 sâ‘at Hudâ hakkıyçün çekdiğimiz âlâm-ı şedâyidi Hudâ bilür. Hele yüz bin renc [ü] anâyile giderek Gök Bel nâm mahallin başına "selâmet vardık" dediğimizde hemân bir sarp kayalı dere içinden on atlı ve on yayan üzerimize at sürünce bizim Türkmânlar dahi anların üzerlerine Y 128a at sürüp birbirlerile hayli kelimât edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y127b–Y128a ·
metinde göster ·
… Ağa ile ve Çavuş Beğ ile ve serdâr ile ve'l-hâsıl cümle ahibbâ ile vedâlaşup ve
bize refîkler
koşup kıbleye üç sâ‘at gidüp,
Ve bir hafta bu şehirde meks edüp niçe zevk u safâlar edüp mevlevîhâne şeyhi ile ve Dizdâr Ca‘fer Ağa ile ve Çavuş Beğ ile ve serdâr ile ve'l-hâsıl cümle ahibbâ ile vedâlaşup ve bize refîkler koşup kıbleye üç sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y136b ·
metinde göster ·
olan yigirmi tüfeng-endâz bizi müsellime teslîm edüp bizden sıhhat kâğıdları ve …
Karye-i Alara: Alâ’iyye hâkinde altmış yetmiş mikdârı müselmân Y 138b evleridir. Bir câmi‘leri var. Ve bu Alara nehri kenârında azîm hıyâbân mesîregâh-ı cihân çemenzâr yerlerde dıraht-ı azîmler sâyesinde Alâ’iyye müsellimi anda meks edüp Çerçisli karyesinden bize refîk olan yigirmi tüfeng-endâz bizi müsellime teslîm edüp bizden sıhhat kâğıdları ve bir kaç guruş hakk-ı tarîk alup avdet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y138a–Y138b ·
metinde göster ·
… d yem alup üç guruş verdik. Hâzâ bereket-i Mûsâ deyüp bir kaç âdem silâhlarıyla
bize refîk
oldular, zîrâ bu mahaller gâyet havf ü haşyet çekecek yerlerdir. Andan yine göz …
Karye-i Veşle: Yüz evli kal‘a-misâl bir ma‘mûr köydür. Bunda sehel istirâhat edüp ve tahte'l-kahve ve tenâvül edüp cümle refîklerimizin ve hakîrin atlarına ikişer at yemi alup cümle toksan dörd yem alup üç guruş verdik. Hâzâ bereket-i Mûsâ deyüp bir kaç âdem silâhlarıyla bize refîk oldular, zîrâ bu mahaller gâyet havf ü haşyet çekecek yerlerdir. Andan yine göz göz gön olmuş sa‘b [u] sengistân içre 6 sâ‘at,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y233a ·
metinde göster ·
Bu Sây kal‘asına müşâ Narnarinte kal‘alı Fûnc kavminden on iki âdem
bize refîk
oldu. Fûncistân ve Berberistân âdemleri ile Sây kal‘asından çıkup ahâlî-i kal‘a …
Bu Sây kal‘asına müşâ Narnarinte kal‘alı Fûnc kavminden on iki âdem bize refîk oldu. Fûncistân ve Berberistân âdemleri ile Sây kal‘asından çıkup ahâlî-i kal‘a cümle bile bizimle iki sâ‘at gidüp avdet mahallinde cümlesiyle vedâlaşup "Sakın kendin bir merde inanma" deyü te’kîd eyleyüp "Yürü, işin Hudâ âsân ede" deyü anlar Sây'a rücû‘ etdiler. Biz cenûb cânibine çöl çölistân içre Nîl'den ba‘îd gitdik, zîrâ bu mahalde Nîl iki konak yer cânib-i garba dolaşır. Ammâ biz cümle askerle tarîk-ı müstakîmi elden komayup kâmil iki menzil çölistân ve beyâbân susuz yerlerden ubûr ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y395a ·
metinde göster ·
… mler olursuz, yüzünüzün derisin kim yüzdü" diyen oğuz cânda mihmân olup melikin
bize refîk
verdiği kan hakîrden, edâ-yı hizmet etdi, deyü kâğızlar alup avdet etdi.
Bu şehirde Fûncistân meliki karındaşı ki bize "Ne çiğ âdemler olursuz, yüzünüzün derisin kim yüzdü" diyen oğuz cânda mihmân olup melikin bize refîk verdiği kan hakîrden, edâ-yı hizmet etdi, deyü kâğızlar alup avdet etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y432a ·
metinde göster ·
… ve kazık boynuz hayvânları çokdur. Hattâ bu mahalle meks edince Itşân şehrinde
bize refîk
olan Dervîş Cârullâh'ın merkebi olan kazık boynuz hayvân kazığında bağlı dururk …
Bu dağlarda fîl ü gergerdân yokdur, ammâ maymun ve ceyrân ve kazık boynuz hayvânları çokdur. Hattâ bu mahalle meks edince Itşân şehrinde bize refîk olan Dervîş Cârullâh'ın merkebi olan kazık boynuz hayvân kazığında bağlı dururken bir kerre zemîni koklayup başın havâya kaldırup bir kerre hırz-ı cân ile hımâr-vâr bir sadâ-yı zâr-ı nizâr edince dağlar içinde bu feryâda mânend sadâlar zâhir olup dağdan niçe bin kazık boynuz hayvânları sahrâya nüzûl edüp bizim askerimiz üzre gelmeğe yüz tutdular. Hemân bu bizim refîkımızın kazık boynuzu kazığın koparup azığın bırağup licâmiyle ve eğeriyle dağdan gelen kazık boynuzlara katılup depişerek oynaşarak dağlar içre gitdi, gider. Ba‘dehu hakîr Dervîş Cârullâh'a bir hecîn bağışladım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·