… lhem olup / Murtezâ kim cümleden a‘lem olup / Dediler kim ana eyle feth-i bâb /
Bize vergil
sen haber ey kâmyâb
Her kimin mir’ât-i kalbi oldu pâkDediler ikrâr edüp mâ arfnâkOl kişi kim kendülikden mahv olaZât-ı Hakda kendüliğin yok kılaZâhir olur anda settaru'l-guyûbSetr eder aybını Settaru'l-uyûbKeşf olur ana hakâyık dürleriZâhir ederler çü bâtın erleriLûtf ile kılur tecellî ana Hakİlm-i esrâr-ı ledünn olur sebakYa peygamberden olanlara niçeKeşf-i esrâr olmasın mı ey hocaCümlesinin kalbine mülhem olupMurtezâ kim cümleden a‘lem olupDediler kim ana eyle feth-i bâbBize vergil sen haber ey kâmyâb
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 17b ·
metinde göster ·
" dedi ve oğluna kapuyu küşâde etdiğiyçün Bağdâd'a gidibaşı etdi. Andan meşveret …
Beri tarafda Merre Hüseyin Paşa bi'z-zarûrî Çopur Bekir Subaşı'ya eyâlet-i Bağdâd'ı tuğ ve tabl u alemiyle Bekir 401a Ağa'ya gönderüp müjdesi Bekir Subaşı'ya gelmişken Şâh askeri de bir gice Bağdâd'ı muhâsara etdi. Bekir Subaşı gördü kim iş işden geçdi, vâlî-i Bağdâd olmuş oldu ve şâha haber gönderdiğine dahi peşîmân olup bi'z-zarûrî Acem leşkeriyle cenge âheng edüp yedi gün yedi gice ceng ederken bir gice Bekir Subaşı'nın pîç-i nâ-halef konkay koyulğay veled-i nâ-pâki nâ-dervîş-i bî-nâm oğlu Bağdâd'ın iç kal‘asının uğrun kapusun şâh askerine küşâde edüp şâh cündü kal‘a-i Bağdâd'a leb-ber-leb olup Bekir Ağa'nın şâh gözlerine mil çeküp "Niçün Âl-i Osmân'a hıyânet edüp kal‘a-i Bağdâd'ı bize verdin" dedi ve oğluna kapuyu küşâde etdiğiyçün Bağdâd'a gidibaşı etdi. Andan meşveret edüp bizzât şâh-ı Acem eyâlet-i Şehrezûl ve eyâlet-i Hille ve eyâlet-i Musul üzre leşker çeküp şehr-i Musul'a vâsıl oldukda bile ceng [ü] cidâl kal‘a-i Musul'a mâlik oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 400b–401a ·
metinde göster ·
mansıb anın minberi idi. ‘Benim minberime çıkmak hüner değildir. Beni Köprülü'd …
"Bu mansıb mukaddemâ Seydî Paşa'nın idi. Bize verdikleri mansıb anın minberi idi. ‘Benim minberime çıkmak hüner değildir. Beni Köprülü'den kurtar’, dediği Köpürlü'den havf etdiğidir ve ‘Seni Köprülü'den kurtarırız’ dediğiniz Allâhu a‘lem dünyâ köprüsünden geçer halâs olur ve Budin'de kal‘ayı amâr eyle dediğiniz şimden gerü dîn ü îmân ve mezhebin amâr eyle dediğinizdir ve minberi mansıbında hükm-i hükûmât etdiğinizdir kim bir dahi Seydî mansıb-ı Bosna'ya tâlib olup minbere çıkmak murâd edinüp minberden tekerlenüp öldüğü mansıb-ı Bosna ana müyesser olmayup Allâhu a‘lem hınzîr gibi düşmanları anı mecrûh edüp şehîd etmeleridir ve Allâhu a‘lem bu bizim askerimiz içine küffâr kara hınzîr gibi bir şebhûn edüp girir, ammâ inşâ’allâh cümlesini dendâ[n]-ı tîğ-i bürrândan geçirüp yerleri dâr-ı cahîm olur" dediğimde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 135b ·
metinde göster ·
… ç mehterimiz ve iki yeniçerimiz ve altı aded Boşnak gâzîlerimiz esîrdir. Anları
bize versin
" deyince, ol ân on nefer yiğitleri getirüp hakîre teslîm olundu, ammâ bunlardan …
"Paşa-yı dilîr dostunuz buyurdular kim, anların zindânında bir iç mehterimiz ve iki yeniçerimiz ve altı aded Boşnak gâzîlerimiz esîrdir. Anları bize versin" deyince, ol ân on nefer yiğitleri getirüp hakîre teslîm olundu, ammâ bunlardan paşanın zerre kadar haber [ü] âgâhı yok idi. Hemân hakîr İspilet'de ba‘zı tüccârdan haber alup kendi karîhamdan ol yiğitleri istedim. Hamd-i Hudâ aslâ tereddüd etmedi ve ol gün hakîre bir Osmânlı atı verüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149a ·
metinde göster ·
"Bu başları ve bu davulları ve haçlı bayrakları kanda götürürsüz, elbette
bize verin
" deyü üzerimiz hücûm edince biz dahi bir alay cânı acımış ehl-i sefer âdemler h …
"Bu başları ve bu davulları ve haçlı bayrakları kanda götürürsüz, elbette bize verin" deyü üzerimiz hücûm edince biz dahi bir alay cânı acımış ehl-i sefer âdemler hâs ağası efendimizin başına üşüp kendüye ve tevâbi‘lerine balta ve külüngler urup bir kötek çekdik kim ta‘bîr olunmaz, zîrâ bu köyde yatdığımız gece cemî‘i hırsız kefereleri üzerimize taslît edüp tâ vakt-i sabâha dak bîdâr kaldık. Hamd-i Hudâ anın da intikâmın aldık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54b ·
metinde göster ·
… n yedeğe alup yine gâzîlerimiz elleri kolları kan bize karşu gelüp atları cümle
bize verüp
yine gitdiler. Bizler dahi ileri varup küffâr leşleri dıraht-ı müntehâların sây …
Bu dahi Süleymân Hânî'de feth olup hâlâ Beganoğlu hükmündedir, ammâ bunun katanası ibtidâ serhadli gâzîleri çarkamıza rast [gelüp] biz varmadan ân-ı vâhidde iki yüz küffârı dendân-ı tîğdan bî-dirîğ geçirüp atların yedeğe alup yine gâzîlerimiz elleri kolları kan bize karşu gelüp atları cümle bize verüp yine gitdiler. Bizler dahi ileri varup küffâr leşleri dıraht-ı müntehâların sâyelerinde ber-hâk olup yatırlar. Andan üç sâ‘at,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 2a ·
metinde göster ·
ile emânet veren Türk'ün emânlarına bakmayup cümlesin kılıçdan geçirdik. İmdi ş …
"Biz bu kal‘ayı aldığımızda bu kal‘ayı bize vere ile emânet veren Türk'ün emânlarına bakmayup cümlesin kılıçdan geçirdik. İmdi şimdi dahi Türk bu kal‘ayı döğüp zor ile alır, zîrâ çâsârımız İsfaç kralıyla cengdedir. Bize imdâd gelmek ihtimâli yokdur. Hemân âb-ı rûyımız yerinde iken Türk'ü darıltmadan hemân kal‘ayı emân ile verelim, ola kim kırılmadan kurtulalım" deyüp turvini bir yere korlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 13b ·
metinde göster ·
… yine bir yere cem‘ olup müşâvereler edüp "Leve kal‘asın ve Litre kal‘asın yine
bize verin
" denildikde küffâr-ı dûrbîn-fikr eyitdi:
Ba‘dehu cümle güzîde-i asâkir-i İslâm yine bir yere cem‘ olup müşâvereler edüp "Leve kal‘asın ve Litre kal‘asın yine bize verin" denildikde küffâr-ı dûrbîn-fikr eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 29b ·
metinde göster ·
… ân-ı kadîmde bizim idi. Kılıç Alî Paşa sene (---) de Aya Mavra kal‘asın Venedik
bize verüp
bu cezîre-i Zakilse'yi Alî Paşa Venedik'e vermeği re’y-i ahsen görürler. Hâlâ m …
Ve bu kal‘adan garb tarafına deryâ aşırı kal‘a-i izakilse tokuz mîl deryâda bir cezîre-i mahsûldârdır kim cirmi seksen mîldir. Zamân-ı kadîmde bizim idi. Kılıç Alî Paşa sene (---) de Aya Mavra kal‘asın Venedik bize verüp bu cezîre-i Zakilse'yi Alî Paşa Venedik'e vermeği re’y-i ahsen görürler. Hâlâ ma‘mûr kefere cezîresi olup içinde seksen bin aded keferesi var. Ve bu Holumiç kal‘asına mukâbil nümâyan bir sarp kal‘ası ve liman olup horos sadâsı ve nâkûsları sadâları istimâ‘ olunur bir cezîredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263a ·
metinde göster ·
… eşini verin. Eğer sağ ise size Misine cezîresin üç yüz pâre kal‘asıyla verelim,
bize verin
" dediler ve niçe bin gûne ricâlar etdiler. Mühim edinüp, bulup vermediler ve bi …
"Niçe yüz milyon guruş verelim, bize kralzâdemiz leşini verin. Eğer sağ ise size Misine cezîresin üç yüz pâre kal‘asıyla verelim, bize verin" dediler ve niçe bin gûne ricâlar etdiler. Mühim edinüp, bulup vermediler ve bir haber alınmayup leşler içinde gâ’ib oldu, zîrâ niçe guzâtın tâze fetâları kâfir leşlerine avret yerlerindeki kıllarına [ve] koltukları kıllarına âteşler edüp niçe bin küffâr leşleri cayır cayır dünyâ âteşine yandılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 298b ·
metinde göster ·
… e sizin iki dâne küçücük adalardan cezîre-i Zakilse'yi ve cezîre-i Kefelonyoz'u
bize verüp
mübâdele edelim" deyü ricâ etdiklerinde ricâları hayyiz-i kabûlde vâki‘ olup an …
"Sizin askeriniz derdlerinden bizim Aya Mavra kal‘amız halâs edemeyiyoruz. Sizin topraklarda Aya Mavra kal‘asın size verelim. Siz bize bizim deryâmız içinde sizin iki dâne küçücük adalardan cezîre-i Zakilse'yi ve cezîre-i Kefelonyoz'u bize verüp mübâdele edelim" deyü ricâ etdiklerinde ricâları hayyiz-i kabûlde vâki‘ olup anlar bize Aya Mavra'yı cemî‘i cebehânesi ve mühimmâtlarıyla teslîm edüp asker kondu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 342b ·
metinde göster ·
keyfe mâ-yeşâ ol mâla mutasarrıf ol" deyü Merdân'a izin verir. Merdân taşımadan …
"Yâ Merdân, öşrün bize verüp keyfe mâ-yeşâ ol mâla mutasarrıf ol" deyü Merdân'a izin verir. Merdân taşımadan bîzâr olup cümle fukarâ-yı Mısır'a bezl-i mâl eder. Andan bu câmi‘i ol kenz-i genc-âverden binâ ederken pâdişâh fevt olup Merdân Şâh'ı müstakil pâdişâh ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y100a ·
metinde göster ·
Bunlar menzillerine gitdükde hikmet-i Hudâ mukaddemâ sultânın paşaya ve
bize verdiği
hedâyâların bâr-ı sakîllerin gemilere tahmîl eyleyüp birkaç âdemimiz bile komuş …
Bunlar menzillerine gitdükde hikmet-i Hudâ mukaddemâ sultânın paşaya ve bize verdiği hedâyâların bâr-ı sakîllerin gemilere tahmîl eyleyüp birkaç âdemimiz bile komuş idik, anlardan ikisi hasta olup bu Arbacı şehrinde kalmış, biri sihre mübtelâ olmuş, anlar çıkageldiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y432a ·
metinde göster ·