… Hazret-i Risâlet-penâh günden güne emr-i Hudâ ile mücâhidün fî-sebîlillâh olup
bizzât kendüleri
yigirmi sekiz gazâ edüp tokuz gazâda kâfirler ile mukâtele olmuşlardır. Meselâ …
Ammâ beri Mekke ve Medîne taraflarında Hazret-i Risâlet-penâh günden güne emr-i Hudâ ile mücâhidün fî-sebîlillâh olup bizzât kendüleri yigirmi sekiz gazâ edüp tokuz gazâda kâfirler ile mukâtele olmuşlardır. Meselâ gazâ-yı Bedr ve gazâ-yı Uhud ve gazâ-yı Handak ve gazâ-yı Benû Ferît [Kurayza] ve gazâ-yı Beni'l-Mustalık ve gazâ-yı Hayber ve gazâ-yı Mekke ve gazâ-yı Huneyn ve gazâ-yı Tâif ve on tokuz gazâda Hazret-i bâ-izzet bile gazâ etdiler. Ammâ harb [ü] kıtâl ve ceng [ü] cidâl olmadan düşman itâ‘at edüp harâc kabûl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19b ·
metinde göster ·
… ve du‘â-gûlar hayır du‘â edüp cânları yerine geldi ve yüzleri gözleri güldü. Ve
bizzât kendüleri
gök demire müstağrak olup demir budluklar ve hadîd uyluklar sarfı ve ser-i sa‘â …
"Aleyke avnullâh yâ Gâzî Murâd Hân murâdın alup vefk-i murâdın üzre bahtın müsâ‘id oldu, gazân mübârek-bâd, hoşgeldin" deyü vâcibü'r-ri‘âyâ ve du‘â-gûlar hayır du‘â edüp cânları yerine geldi ve yüzleri gözleri güldü. Ve bizzât kendüleri gök demire müstağrak olup demir budluklar ve hadîd uyluklar sarfı ve ser-i sa‘âdetinde sîmurg-ı ankânın üç çatal otağaların ser-bende-i Îrân-zemîn üzre Acemâne zeyn edüp serbendin kec kılup süvârîlerin büklümleyüp Nogay alaçası üzre süvâr olup ol küheyl-i sâfinâtü'l-ciyâdı dahi yedi pâre âlât-ı silâha yancığ ve bahrî hotasa ve serâpâ murassa‘ât-ı cevâhire müstağrak edüp Revân hânı Emîrgûne Yûsuf Hân ve gayrı esîr hânlar cümle askerleri ile pâdişâhın önü sıra kûs ü kerrenâylerin ve sûrnâ ve nefîr-i Efrâsiyâbîlerin çalarak ubûr ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 68a ·
metinde göster ·
"Sen ki hazînedârbaşısın, Evliyâ'ya bir Kâfiye ve bir Monlâ Câmî ve bir Tefsîr-i Kadı ve bir Misbâh ve bir Dîbâce ve bir Müslim ve Buhârî ve bir Mülteka'l-ebhur ve bir Kudûrî ve bir Gülistân u Bostân ve bir Nisâbü's-sıbyân ve bir Lügat-ı Ahterî" el-hâsıl yigirmi kıt‘a mülûk içün tahrîr olunmuş kitâb-ı nefîseleri hazîne kethudâsı fi'l-hâl getirüp ve kendiler tilâvet etdikleri Yâkût-ı Musta‘sımî hattıyla bir kelâm-ı izzet ve bir murassa‘ gümüş devât ve bir Hind sadefkârîsi ûd levhalı pîş-tahta ihsân edüp me’kûlât [ü] meşrûbâtımiçün kilarcıbaşıya bizzât kendüleri tenbîh buyurdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 71a ·
metinde göster ·
… zûr ve lu‘bedebâz müntehâ pehlivânlar idi. Bunlar ile cümle yağlı kisbet geyüp
bizzât kendüleri
dahi uryânen kisbet geyüp Çemensoffa nâm vâdîde küştegîrlik etdiklerinde hakîr …
Melek Ahmed Paşa ve Deli Hüseyin Paşa ve Hattât Hasan Paşa ve Pehlivân Dişlen Süleymân, bunlar cümle sâhib-i zûr ve lu‘bedebâz müntehâ pehlivânlar idi. Bunlar ile cümle yağlı kisbet geyüp bizzât kendüleri dahi uryânen kisbet geyüp Çemensoffa nâm vâdîde küştegîrlik etdiklerinde hakîr du‘âcıları idim ki du‘â-i küşte-gîrân:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 71b ·
metinde göster ·
… hûn-rîzlikden ve hûnhâr olup her gün âdem katl eylediğinden kassâbbaşı dedikde
bizzât kendüleri
tebessüm ederlerdi.
"Baka kassâbbaşı" der idi. Ya‘nî kesret-i hûn-rîzlikden ve hûnhâr olup her gün âdem katl eylediğinden kassâbbaşı dedikde bizzât kendüleri tebessüm ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 72b ·
metinde göster ·
… kâdir idi. Ammâ bizzât sa‘âdetlü pâdişâh-ı {târîh-i Kandiye}87a Cem-salâbet
bizzât kendüleri
sa‘âdetle Ağrıboz cezîresine gelüp anda Köse Alî Paşa başdardasıyla cezîre-i Gi …
Feth-i kal‘a-i Kandiye kanı diye be-dest-i Köpürlüzâde Fazıl Ahmed Paşa: Kâmil üç sene ceng-i azîm olup sene (---) târîhinde mâh-ı (---)(---) günü amân ile feth olunup berren ve bahren sulhlar olup asker-i İslâm Edirne'ye dâhil oldular. Ammâ bu kal‘a-i Kandiye üç sene dahi ceng etmeğe kâdir idi. Ammâ bizzât sa‘âdetlü pâdişâh-ı {târîh-i Kandiye}87a Cem-salâbet bizzât kendüleri sa‘âdetle Ağrıboz cezîresine gelüp anda Köse Alî Paşa başdardasıyla cezîre-i Girid'e geçmeleri muhakkak olunca beri Kandiye altında asker-i İslâm havfe düşüp var kuvveti bâzûya getirüp Kandiye bu takrîb ile feth oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 86b–87a ·
metinde göster ·
… ütuhâtları ve vüzerâ ve ulemâları ve fütûhâtları bi'l-külliye bâlâda mastûrdur.
Bizzât kendüleri
bir sefere gitmediler. Ammâ cânib-i erba‘aya her sene serdâr-ı mu‘azzamlar gönd …
Ba‘dehu sene (---) de babası Selîm Hân yerine halîfe-i rû-yı zemîn olup niçe yüz feth [ü] fütuhâtları ve vüzerâ ve ulemâları ve fütûhâtları bi'l-külliye bâlâda mastûrdur. Bizzât kendüleri bir sefere gitmediler. Ammâ cânib-i erba‘aya her sene serdâr-ı mu‘azzamlar gönderüp feth [u] fütûhâtlar olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 103b ·
metinde göster ·
… binde sâkin olurlardı. Akrabâları dahi atları ve donları ile anda olurlardı. Ve
bizzât kendüleri
dahi lehceleri Boşnak lisânı üzre fesâhat ü belâğat sâhibi olup tekellüm eder.
eş-Şeyh Sultân-ı Melâmiyyûn Hazret-i Kapanî Mehemmed Efendi: Ve dahi Geysûdâr Mehemmed Efendi derlerdi. Zîrâ pâ-bürehne ve ser-bürehne olup geysûları mergûle mergûle ve fetîle fetîle pîç u pîç ham-be-ham kâkül-i perîşân bir dervîş-i zîşân olduğundan Geysûdâr lakabıyla meşhûr-ı âfâk bir kutb-ı istihkâk kimesne idi. Sayf [u] şitâda bir beyâz imroz kebesinden gayrı "Lâ-cübbete velâ-sivâllâh" deyü destinde bir teberi eksik değil idi. Gelibolu etrâfındandır derlerdi. Ammâ Peçuy-ı Sirem mânend-i bâğ-ı İrem taraflarında akrabâları kabaniçeli ve kopçalı çakşırlı âdemler gelüp Unkapanı'nın iç yüzünde Arabacılar meydânı önündeki (---) Paşa mektebinde sâkin olurlardı. Akrabâları dahi atları ve donları ile anda olurlardı. Ve bizzât kendüleri dahi lehceleri Boşnak lisânı üzre fesâhat ü belâğat sâhibi olup tekellüm eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 112b ·
metinde göster ·
… ş değildir. Zîrâ sâhibi Boşnak Şeyh Uşşâkî tarîkinde bir hâl sâhibi âdemdir kim
bizzât kendüleri
bâğbân-ı gülistândır. Andan,
Mesîregâh-ı Boşnak bâğı: Kayısı ağacı-misâl gül şecereleri vardır. Rûm ve Arab ve Acem'de böyle gülistân görülmüş değildir. Zîrâ sâhibi Boşnak Şeyh Uşşâkî tarîkinde bir hâl sâhibi âdemdir kim bizzât kendüleri bâğbân-ı gülistândır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 126b ·
metinde göster ·
… kân-ı hattâtın gûnâ-gûn hatt-ı ebyât-ı eş‘ârları tahrîr olunmuş bir âsitânedir.
Bizzât kendüleri
Tarabefzûn'da mütevellid olup Süleymân Hân Gâzî ile süd karındaş olmuşlardır. Z …
Ziyâretgâh-ı Hazret-i Yahyâ Efendi {mevtine târîhdir: Leyle-i ıyd-i adhâ sene 978}. Deryâya havâle bir kûh-ı bülendin zirvesinde bir kubbe-i âlî içinde medfûndur kim çâr-kûşe dîvârının cânib-i erba‘asında niçe yüz bin uşşâkân-ı hattâtın gûnâ-gûn hatt-ı ebyât-ı eş‘ârları tahrîr olunmuş bir âsitânedir. Bizzât kendüleri Tarabefzûn'da mütevellid olup Süleymân Hân Gâzî ile süd karındaş olmuşlardır. Zîrâ Süleymân Hân ve pederi Selîm Hân-ı Evvel Tarabefsûn'da tevellüd etmişlerdir. Ba‘dehu Yahyâ Efendi, Süleymân Hân hilâfetinde cebren İslâmbol'a gelüp terk-i dünyâ edüp yine medfûn oldukları püşte üzre her leyle-i cum‘a Hızır Nebî ile mülâkât olup ilm-i ledünni anlardan tilâvet edüp terk-i dünyâ olmuşdu. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 135b ·
metinde göster ·
… bu câmi‘-i şerîfinize vakf edin. Gör e ecdâd-ı ızâmın Süleymân Hân tâbe serâha
bizzât kendüleri
cezîre-i Malta [ve] Rodos'u feth edüp ve cezîre-i İstanköy ve cezîre-i Hereke v …
Evvelâ sene (---) târîhinde Sultan Ahmed Hân asrında sen vücûde geldiğin sene Atmeydânı'nda yedi aded vezîr ve a‘yân-ı kibâr sarâyların münhedim edüp yerlerine yeni câmi‘in esâsına şürû‘ olunup kırkar ellişer zirâ‘ melikî hafrlar kazılup ızkara temeline mübâşeret olunup bir senede kâmil esâs-ı binâ rûy-ı arza berâber oldukda cümle hâs u âm ve sulehâ-yı ümmetden kimesneler ve ilm-i eflâkden haberdâr müneccimler ilm-i mîkât ve kıble-nümâ ile ibtidâ du‘â ü senâ ile bin aded kurbânlar ile makâm-ı mihrâb vaz‘ olundu. Ve Kalender Paşa temele mu‘temed ve nâzır olup Kara Sünbül Alî Efendi temel kâtibi ve kadısı olup üstâdımız Evliyâ Efendi temel imâmı olup Üsküdarî eş-Şeyh Hazret-i kutbu'l-aktâb Mahmûd Efendi temel şeyhi ve Mahmûd Çelebi ve Kara Mahmûd Ağa ve gayrı kırk kimesne-i hoş-elhân temel mü’ezzinleri olup rûz-merre ale'd-devâm binânın itmâmına cidd u cehd, sa‘y [u] ihtimâm etmede. Bir gün merhûm Sultân Ahmed Hân, câmi‘in harem yeri ki, Koca Mehemmed Paşa'nın sarâyı yerinde ancak bir kasr-ı münakkaş kalmışdı, anda bir çetr-i mülemma‘ kurulup cümle vüzerâ ve vükelâ ve ulemâ ve sulehâ ve meşâyıh [u] sâdât ve a‘yân [u] eşrâf ve sığâr u kibâra bir ziyâfet-i âlî olmuşdur kim bu ni‘met-i uzmâ sûr-ı hümâyûn-ı hıtân-ı Ahmed Hân'da olmamışdır. Cümle ricâlullah ba‘de't-ta‘âm hayr du‘â edüp herkes vatanına gitdikde merhûm Sultân Ahmed Hân çetr-i mülemma‘ı içre Üsküdarî Mahmûd Efendi ve Evliyâ Efendi ve Kara Sünbül Alî Efendi ve Cerrâh Şeyhi İbrâhîm Efendi ve sultân-ı hânendegân Musâhib Dervîş Ömer Gülşenî ve biz hakîr huzûr-ı pâdişâhîde ber-zânû kalup Sultân Ahmed Hân bu cümleye hitâb edüp eydür "İnşâallahu Te‘âla bu câmi‘imiz itmâm bulup rûşen ma‘bedhâne olur. Hudâ itmâmın müyesser eyleye" buyururlar. "Ammâ bu câmi‘e bir evkâf-ı azîm lâzımdır" deyince hemân huzzâr-ı meclisde 274a olanlardan Evliyâ Efendi ve Üsküdarî Mahmûd Efendi buyururlar kim "Pâdişâhım niyyetü'l-gazâ deyüp bir diyârı feth edin. Andan cümle imârâtı ve mahsûlât-ı cizyesin bu câmi‘-i şerîfinize vakf edin. Gör e ecdâd-ı ızâmın Süleymân Hân tâbe serâha bizzât kendüleri cezîre-i Malta [ve] Rodos'u feth edüp ve cezîre-i İstanköy ve cezîre-i Hereke ve cezîre-i İlyaki ve cezîre-i Sönbeki kal‘alarını feth edüp cümle câmi‘ine vakf eyleyüp, hâlâ tevliyet-i azîmdir, cümle ecdâdlarınızın evkâflarından Süleymân Hân evkâfından metîn ve kavî evkâf-ı azîm yokdur. Bolay kim Pâdişâhım, siz de Akdeniz'de cezîre-i Girid'i Venedik küffârı elinden feth edüp İslâmbol'dan Mısır'a giden tüccâr ve züvvâr-ı huccâc-ı müslimînin ma‘beri küffâr gemilerinden pâk olaydı" denildikde hemân Cerrâh Şeyhi İbrâhîm Efendi ve Üsküdarî Mahmûd Efendi bu niyyet-i hâlisa içün, Allah rızâsiçün Fâtiha denilüp cümle huzzâr-ı meclisin hâs u âmmı Fâtiha-i seb‘u'l-mesânî tilâvet edüp el yüze sürülüp cümle hâzırûn "İnşâallahu Te‘âlâ du‘âmız icâbet kurbunda vâkı‘ olmuşdur. Erde ve geçde ol cezîre feth olur. Lâkin hemân ol cezîrenin fethi esbâbına sa‘y-ı beliğ etmek gerekdir" dediklerinde hemân Sultân Ahmed Hân aleyhi'r-rahmeti ve'r-rıdvân eydür: "Ammâ efendiler! Bizim Venedik kâfiriyle sulh [u] salâhımız vardır. Sulha mugâyir bir iş işlemek şân-ı şehinşâhlara lâyık-ı Muhammedî değildir. Ne bahâne ile ahd-şikenlik idelim. Bâ-husûs hâlâ Anadolu eyâletlerinde Karayazıcı ve Sa‘îd Arab ve Kalenderoğlu ve Cennetoğlu nâmân celâlîler gibi hasm-ı kavîlerimiz derdinden bîzâr olup asker-i deryâ-misâlimiz ile Serdâr-ı mükerrem Murâd Paşa lalam anların def‘iyle mukayyeddir. Niçe sefer açup cezîre-i Girid'i feth idelim" dediklerinde Evliyâ Efendi eydür "Pâdişâhım üçüncü gün serdârın cümle celâlîyi katl edüp on ikinci gün pâdişâhıma müjde gelir. Ol celâlîlerin devâm [u] sebâtları yokdur. Seyl suyu gibi geçkincidir. Serdârın Murâd Paşa, anların leşini kuyulara doldurup nâmına Kuyucu Murâd Paşa deyü tevârîhlere tahrîr oluna" deyü keşf eder. Hakîkatü'l-hâl, Murâd Paşa cümle celâlîyi Haleb ve Aziz ve Kilis altında dendân-ı tîğdan geçirüp leşlerini kuyulara doldurduğu müjdesi Sultan Ahmed'e gelince pâdişâh-ı halûk, inşirâh-ı sadr [u] zevk-i derûn hâsıl eder. Hemân ol sâ‘at Üsküdarî Mahmûd Efendi eydür "Pâdişâhım! Gazân mübârek ola, Ammâ beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 273b–274a ·
metinde göster ·
… ret bulmuşdur. Hemân bu mahalde paşa efendimiz atından nüzûl edüp Bismillah ile
bizzât kendüleri
birkaç taşları râh-ı müslimînden alup aşağı dereye endaht edince azamet-i Hudâ …
Direklibel: Ne‘ûzü billah bir teng ü târ u sengsâr cân bâzârı yerdir kim bir âdem kayalar üzre çıkup taş yuvarlasa bin âdemi helâk eder. Bir tüfenkli hod kuş uçurtmaz. Böyle bir mel‘ûn boğazdır kim Rûm u Arab u Acem'de Direklibel deyü meşhûr-ı âfâkdır. Direklibel demeğe bâ’is oldur kim ya‘nî kayaların altları kûh-ı bî-sütûn gibi boşdur. Münhedim olup tarîk-ı âmmı sedd etmesin deyü niçe sâhib-i hayrâtlar mezkûr kayaların altlarına azîm çam ve ardıç direkleri dayamış, anınçün Direklibel demek ile şöhret bulmuşdur. Hemân bu mahalde paşa efendimiz atından nüzûl edüp Bismillah ile bizzât kendüleri birkaç taşları râh-ı müslimînden alup aşağı dereye endaht edince azamet-i Hudâ dörd bin mikdârı pîr [u] civân atlarından nüzûl edüp ma‘ber-i nâs üzre olan taşları aşağı dereye atup bir tarafdan çeng[-]i harbîler çalınup Allah Allah ile bir sâ‘atde yolu eyle tathîr eylediler kim râh-ı tahterevân ve tarîk-ı kal‘a-i Revân ve Hemedân oldu. Anı dahi bu keyfiyetle geçüp Osmâncık'dan berü 9 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 280a ·
metinde göster ·
… z harâb [u] yebâb olup kırk bin âdem türâb oldu. Ba‘dehû el-Mütevekkil-ala'llah
bizzât kendüleri
diyâr-ı Bağdâd'dan yer götürmez askerile harâb Tebrîz üzre gelüp niçe Mısır haz …
Ba‘dehû sene (---) târihinde hulefâyı el-Mütevekkil-ala'llah ahdinde bir zelzele-i azîm olup şehr-i Tebrîz harâb [u] yebâb olup kırk bin âdem türâb oldu. Ba‘dehû el-Mütevekkil-ala'llah bizzât kendüleri diyâr-ı Bağdâd'dan yer götürmez askerile harâb Tebrîz üzre gelüp niçe Mısır hazînesi mâl-ı Kârûn harc edüp şehr-i Tebrîz'i dahi vüs‘at üzre ta‘mîr edüp bânî-i sânî oldu. Bir cânib[i] kûh-ı Ûcân'a bir cânibi kûh-ı Sehlân'a ve bir cânibi kûh-ı Seyhan'a ve Kızıldağ'a varup sûr-ı Tebrîz'i evvelkiden kebîr ve metîn ve kavî ve müstahkem edüp dâiren-mâdâr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 298a ·
metinde göster ·
Mısır içre Sitt-i Nefîse kurbunda Sirkeciler mahallesinde câmi‘-i latîfi içre b …
Sene (---) târîhinde Mısır hulefâlarının hâtûnlarından Şecerü'd-dür nâm bir Râbi‘a-i Adviyye Diyârıbekr eyâletinde Hısn-ı Keyfâ'da oğlunu ziyârete giderken bu mahalde Şecerü'd-dür Hâtûn'u hârâmîler basup ceng-i azîm ile halâs olup oğluna Hısn-ı Keyfâ'da Mısır hilâfeti müyesser olup avdetde bu mahûf u muhâtara yerde bu kal‘ayı binâ etdüğünden ol hâtûnun ismiyle müsemmâ kal‘a-i Şecer derler. Ba‘dehû Mısır'da hatûna hilâfet müyesser olup zamân-ı Fir‘avn'da Deluke nâm hâtûn şehr-i Menuf'da niçe pâdişâh olduysa eyle bir melike olup Mısır sultânlarının cümle ağavâtlarına ve iç gılmân-ı hâssalarının üç bin âdeme varınca yıllık hil‘at-i fâhire vakf etmişdir ve Ka‘be-i Şerîf'i siyâh harîr münakkaş kisve ve zer-ender-zer kuşak ve Bâb-ı Mekke perdesi serâpâ zer-dûz ve Makâm-ı İbrâhîm sütrü zer-dûz cümle üç yüz kîse masrûf ile işlenür bu kisve-i şerîfler hâlâ dâ’imdir. Bu kal‘a sâhibi Şecerü'd-dür Hâtûn'un hayrât [u] hasenâtıdır. Merhûme bizzât kendüleri Mısır içre Sitt-i Nefîse kurbunda Sirkeciler mahallesinde câmi‘-i latîfi içre bir kubbe-i âlîde medfûndur. Sebeb-i vefâtı ehli sultân Aybeği et-Türkmânî'yi câriyelerine hâmmâm içre katl etdirirken meğer Aybeğ et-Türkmânî derûn-ı hâmmâmda gâfil değil imiş. Hançer ile hâmmâm içre cevârîlerle ceng ederken mezkûr Şecerü'd-dür ayâ niçe oldu, deyü ol lahm-i şahmıyla hammâm kubbesi üzre câmdan Aybeğ et-Türkmânî'nin cengin seyr ederken hemân hammâm kubbesi çöküp Şecerü'd-dür Aybeği et-Türkmânî önüne düşünce Aybeğ "Eyi geldin" deyüp Şecerü'd-dürr'ü hançerle katl eder. Câriyeler de Aybeği yaman günde şehîd ederler. İkisinin dahi şehâdeti böyle vâki‘ olmuşdur. Ammâ bu Şecer kal‘ası anların asrında gâyet imâr idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 24b ·
metinde göster ·
… . Sebeb-i vîrânî oldur kim Hazret-i Ömer radiyallahu anh zamân-ı hilâfetlerinde
bizzât kendüleri
Kuds-i şerîfi feth edüp "Âyâ kayser-zemin niçe ola?" deyü birkaç bin guzât-ı mu …
Bu şehr-i cedîdin cânib-i kıblesinde hâlâ bağlar olduğu zemîninde Mâr‘aş-ı kadîm şehr-i azîm imiş. Hâlâ âsâr-ı binâları nümâyândır. Sebeb-i vîrânî oldur kim Hazret-i Ömer radiyallahu anh zamân-ı hilâfetlerinde bizzât kendüleri Kuds-i şerîfi feth edüp "Âyâ kayser-zemin niçe ola?" deyü birkaç bin guzât-ı muvahhidîn ve hazret-i Düldül-süvâr Esedullah Alî ile Haleb'e ve Ayntâb'a ve Kayseriyye'ye ve Mar‘aş âhir-i arz-ı mukaddesedir deyü gelüp Mar‘aş kayseri olan Cimcime'ye ve Mar‘aş ahâlîsine bir nâme yazup Esved ibn Mıkdâd ile nâmeyi Cimcime kaysere gönderdikde kırâ’at edüp "Evvel bir Allah, sânîyen Muhammed lev-lâk, sâlisen Çâr-yâr-ı güzîn nâmemiz vusûl buldukda evvelâ dîn-i mübîni kabûl edesiz, sânîyen kal‘ayı teslîm edesiz, sâlisen harâc kabûl edesiz" deyü nâmeyi bu gûne istimâ‘ etdiklerinde derhâl Mar‘aş kavmi şehri hâlî bırağup Şîr dağına firâr ederler. Mıkdâd ibn Esved bu hâli gördüği minvâl üzre Hazret-i Ömer'e ve Hazret-i Alî'ye i‘lâm etdikde cümle sahâbe-i kirâm bir yere cem‘ olup "Mar‘aş hâlî ve vîrân kala deyü bed-du‘â edüp yine Kudüs'e ve Medine'ye giderler. Ol sebebden eski Mar‘aş harâb olup ba‘dehû sene (---) târîhinde Alâüddevle Zülkadiriye ya‘nî Mar‘aş sâhibi olup bu Mar‘aş'ı imâr edüp müfîd ü muhtasar bu kal‘ayı bir vâdinin meyânında cebel-i Şîr dâmeninde Omzı-keçili nâm bir püşte üzre Mar‘aş kal‘asın binâ eder. Ba‘dehû Süleymân Şâh mücedded bu kal‘a binâ edüp içine er koyup eyâlet-i Mar‘aş'a mutasarrıf olduğu mukaddemen mastûr [u] mufassaldır. Ve cebel-i Şîr'den bu şehre 62a bir ayn-ı câriye revân olur. İsmine Bunarbaşı derler. Bir mesîregâh u teferrücgâh yerdir. Şehrin cümle erbâb-ı ma‘ârifi anda cilvelenirler. Ol şu şehre girüp sekiz aded âsiyâb-ı dakîk devrân etdirir. Ve şehir kıble cânibinde Elmalı köyü tarafından bir nehir dahi şehrin bâğçeleri içre cereyân ederek on altı göz değirman dahi döndürür. Bu yigirmi dört göz değirmân cümle vakıfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 61b–62a ·
metinde göster ·
üç sene bu şehirde sâkin olup Rûmeli diyârına pây-ı taht-ı vüzerâ olmağiçün fet …
Ba‘de'l-feth bu şehr-i Sofya içün sâf-dil Hazret-i Gâzî Hudâvendigâr "İmâr ola" deyü du‘â-i hayr edüp niçe hayrât [u] hasenâtlar edüp bizzât kendüleri üç sene bu şehirde sâkin olup Rûmeli diyârına pây-ı taht-ı vüzerâ olmağiçün feth-i fütûh eyledüğü diyârları ve büleyde [vü] kılâ‘ları bu şehre eyâlet kayd eyleyüp derdest ile tahrîr eyledi. Ba‘dehû Süleymân Hân dahi devlet-i Âl-i Osmân'ı tashîh edüp "Sofya sancağı paşa sancağıdır, tahtı şehr-i Sofya'dır kim cemî‘i Rûmeli'nin tâ ortasıdır. Ve serdâr-ı mu‘azzamlık ile defterhâne ve arz-ı telhîs sâhibi düstûr-ı mükerrem" deyü izin verüp üç tuğlu vezâret eyledi. Tâ şol mertebe müstakil vezîrlik etdi kim İslâmbol'un Yedikulle dizdârı fevt olsa Rûmeli'nin vezîri arzı gelmeyince Yedikulle dizdârlığı gayriye tevcîh olmazdı. Zîrâ ol asırda bu Sofya intihâ-yı serhad idi. Hâlâ Rûmeli paşasının taraf-ı pâdişâhîden kânûn üzre hâss-ı hümâyûnu on bir kerre yüz bin akçedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 138a ·
metinde göster ·
… ârîhinde Leh diyârının hısn-ı hasîni ve sedd-i metîni olan kal‘a-i Kamaniçse'yi
bizzât kendüleri
âsaf-ı Berhiyâsı olan Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa serdârıyla gidüp (---) günde …
Ba‘dehû {Sene 1021} Ahmed Hân kasrı, andan Murâd Hân-ı Râbi‘ kasrı ma‘mûrdur. Lâkin sene (---) târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ sayd [u] şikâra mâ’il olmağıla ekseriyyâ evkâtları bu şehr-i Edirne'de mürûr edüp memâlik-i Erdel'i ve diyâr-ı Alaman'da kal‘a-i Uyvar'ı ve cezîre-i Girid'de kal‘a-i Kandiye'yi bu Edirne şehrinden serdâr-ı mu‘azzamlar gönderüp feth ederdi. Bâ-husûs sene (---) târîhinde Leh diyârının hısn-ı hasîni ve sedd-i metîni olan kal‘a-i Kamaniçse'yi bizzât kendüleri âsaf-ı Berhiyâsı olan Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa serdârıyla gidüp (---) günde Kamaniçse kal‘asın emân vermeyüp feth etdi. Ve cânib-i erba‘aya serdârlar ta‘yîn edüp kal‘a-i İlvov ve kal‘a-i Çehriniçse ve kal‘a-i Omaniçe ve kal‘a-i İççeriz bu kal‘a-i Lubinye ve kal‘a-i Horodok, bunun emsâli yetmiş altı pâre kal‘a-i gevher-nigûnları feth edüp niçe bin aded bikr-i nâ-şüküfte üsârâ ve gılmânlar ve niçe kerre yüz bin lâ-yu‘ad mâl-ı firâvânlar ile yine şehr-i Edirne'ye dâhil olup gazâ mâlıyla bu Edirne bâğçesin ve Akbınar nâm mesîregâhın ve Hıdırlık nâm teferrücgâhın ve'l-hâsıl yetmiş aded bâğ-ı İremezâtları bu gazâ mâllarıyla imâr edüp Edirne bâğçesi eyle oldu kim hâlâ bu edîm-i arzda eyle bir ürdibehişt yokdur. Meğer Alaman diyârında Nemse çesarının Peşpehil şehri bâğı ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 161a ·
metinde göster ·
bunda tevellüd edüp nazargâh olmuşdur. Ba‘dehû Melek Ahmed Paşa ta‘mîr ü termîm …
Der-şehr-i tekye-i dervîşân: Cümle (---) aded zâviye-i Halvetî ve Celvetî ve Gülşenî ve Rûşenî ve Nakşıbendî ve Kâdirî ve Râ‘î ve Rufâ‘î ve Bektaşîdir. Ammâ cümleden Bâğ-ı Aspuzu içinde tekye-i Hazret-i Seyyid Battâl Gâzî, bizzât kendüleri bunda tevellüd edüp nazargâh olmuşdur. Ba‘dehû Melek Ahmed Paşa ta‘mîr ü termîm edüp tekye-i Bektaşîyân olmuşdur. (---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 194a ·
metinde göster ·
… i Irâk'un ve şehr-i Diyârbekr'ün Acemâne ve levendâne kelimâtlarından hazz edüp
bizzât kendüleri
"Men şöyle demişem" "Men heze böyle dememişem" deyü şark lisânı üzre tekellüm e …
Evvelâ fâtih-i Bağdâd ya‘nî Sultân Murâd, âlüfte vü âşüfte bir pâdişâh-ı Cem-cenâb olmağile her giz tabî‘at-ı şerîfleri cânib-i şarka meyyâl olduklarından ehl-i Irâk'un ve şehr-i Diyârbekr'ün Acemâne ve levendâne kelimâtlarından hazz edüp bizzât kendüleri "Men şöyle demişem" "Men heze böyle dememişem" deyü şark lisânı üzre tekellüm etdiklerinden nedîm-i yâr-ı gâr-ı hâslarından Kahvecizâde nâm bir mukallidi var idi. Yigirmi aded lisânda fesâhat u belâgat {üzre kelimât} etmede yed-i tûlâsın ayân etmişdi. Hatta Nemse ve Leh ve Çeh ve Fireng ve Moskov kırâlları taraflarından bir elçi yalacı gelse mezkûr Kahvecizâde mukallid ol elçi kıyâfetine girüp fesâhat üzre tercümânlık ederdi. Gerçî müslim ü 207b muvahhidlere tenbîhü'l-gâfilîn içün Arapça buyurulmuşdur. Ammâ Murâd Hân bir pâdişâh-ı Cem-cenâb olmağile mezkûr Kahvecizâde'yi her gelen elçilerün kıyâfetine koyup dîvân-ı pâdişâhîde tercümânlık edüp söz alup söz verirdi. Ol Kahvecizâde Sultân Murâd Hân'a eğlence olmak içün Diyârbekirli lehcesile bir hicv-âmîz kadehnâme etmişdir. Güfte-i Kahvecizâde der-hakk-i ahâlî-i Diyârbekir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 207a–207b ·
metinde göster ·
Hikmet-i Hudâ fethi müyesser olmayup 318b hâ’ib [ü] hâsir avdet edüp kal‘a[y]ı Musul'a vâsıl olup kal‘a-i mücedded ta‘mîr ü termîm edüp bir kulle-i azîm dahi inşâ etdi. Andan Şehrezûl kal‘asın dahi imâr etdi. Ve ol müştâyı kal‘a-i Tokat'da etdi ve anda şehîd olup dâr-ı ukbâya gitdi. Beri tarafda Kızılbaş-ı kallâş şükr-i Yezdân edüp çerâğân u şâdumânlar etdiler. Ba‘dehû sene 1048 de Murâd Hân bizzât kendüleri Bağdâd'ı feth edüp kal‘a-i Mihribân tarafına vechen mine'l-vücûh nazar etmeyüp ol dahi Der-i sa‘âdet-hânesine vardıkda dâr-ı gurûrdan dâr-ı sürûra ubûr etdikde beri tarafda şehr-i Mihribân dest-i Acem'de kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 318a–318b ·
metinde göster ·
… sahâbe-i kirâmdan olup Kûfe şehri içre kendü helâl mâlı ile bir câmi‘ binâ edüp
bizzât kendüleri
ol câmi‘de medfûndurlar.
Andan merkad-i Hazret-i Süheyl, sahâbe-i kirâmdan olup Kûfe şehri içre kendü helâl mâlı ile bir câmi‘ binâ edüp bizzât kendüleri ol câmi‘de medfûndurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 348a ·
metinde göster ·
… Şeyh Sa‘duvi yarım sâ‘at geçüp nâhiye-i Çevlân'da ziyâret-i Hazret-i Eyyûb'dur.
Bizzât kendüleri
bir beyâz kubbe ortasında yeşil bez ile mestûr sandûka içre medfûndur. Göğinde …
Ziyâretgâh-ı makâm-ı Hazret-i Eyyûb Nebî: Evkâfı yokdur. Bunda dahi Hindî fukarâları sâkinlerdir, ammâ Hazret-i Eyyûb'un vücûd-ı şerîflerin Karadere şehrinde ziyâret etdik. Ammâ be-kavl-i ulemâ-yı Şâm-ı cennet-meşâm Hazret-i Eyyûb Şâm eyâletinde Mezirît {kal‘ası} kurbünde karye-i Şeyh Sa‘duvi yarım sâ‘at geçüp nâhiye-i Çevlân'da ziyâret-i Hazret-i Eyyûb'dur. Bizzât kendüleri bir beyâz kubbe ortasında yeşil bez ile mestûr sandûka içre medfûndur. Göğinde on nefer fukarâsı var. Kubbe kapusu şimâle nâzır bir âdem eğilüp geçer küçük kapudur. Mihrâbının iki tarafında sancağ u bayrakları var ve taşra haremi vâsi‘dir. Kapusu cânib-i garbda Kunaytara tara{fına açılır ve kasaba-i Kunaytara ile bu Eyyûb Nebî} kurbünde bir âsitâne-i müfîd ü muhtasar içinde {Hazret-i Ukkâşe} medfûndur. Etrâfı dağ ve bir tarafı çölistândır ammâ Hazret-i Eyyûb'un cümle vücûdun kurdlar yeyüp bir kerre âh demedi. Müddet-i ömürleri yüz otuz sene oldu. Hâtûnuna Râhime derlerdi. Hazret-i Yûsuf'un oğlu Hazret-i Efrâyim kerîmesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 392b ·
metinde göster ·
lisânından istimâ‘ edüp nakl ederiz. Bu peder-i büzürgvâr bir pîr-i fânî idi ki …
Akrabâmız olmağile bizzât kendüleri lisânından istimâ‘ edüp nakl ederiz. Bu peder-i büzürgvâr bir pîr-i fânî idi kim "Bugün, yarın merhûm olurum" deyü Tophâne kurbunda Fındıklı kasabasındaki yalısı hânesinde kırk yedi sene odası içre tâbûtu 46b başı üstünde yüklükde bir servî tahtasından tâbûtu dururdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 46a–46b ·
metinde göster ·
Bu kal‘ada da Alem-i Şerîf ismiyle müsemmâ olmasının vech-i tesmiyesi oldur kim kaçan kim Sultân Mehemmed bu kal‘ayı feth edüp Hazret-i Risâlet-penâh'ın sancağ-ı şerîfin kendüler eline alup ibtidâ Cum‘a günü bu câmi‘de minber-i Resûlullâh'a sancağ-ı Resûlullâh'ı çıkarup hutbeyi bizzât kendüleri tilâvet edüp ba‘de salâti'l-Cum‘a Mehemmed Hân Hazret-i Risâlet-penâh'ın sancağ-ı şerîfinden bir pâre püskül çıkarup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36b ·
metinde göster ·
ûd ve amber-i hâm yakup micmeri eline alup hidmet ederek câmi‘-i Ümeyye'nin ort …
"Hayfâ dirîğ! Ne‘aceb hatâ etdim. Yâ ol sultânın ser-i sa‘âdeti bunda medfûn idüği ma‘lûmum olmayup böyle bir ibâdetgâhı ihrâk bi'n-nâr etdik" deyü te’essüf çeküp cümle âteşi söndürüp fî'l-hâl kabr-i şerîfinin demir kapusun açup bizzât kendüleri ûd ve amber-i hâm yakup micmeri eline alup hidmet ederek câmi‘-i Ümeyye'nin ortasındaki mağâra içre mezkûr kırk ayak taş nerdübândan nüzûl edüp görür kim bir büyük altun kandîl san‘at ile mi yohsa mu‘cize-i Yahyâ aleyhisselâm ile mi berk urup nûr-ı mahz gibi şu‘le verir. Ve bir âdem kaddi bir sommâkî amûd üzre bir mücevher altun sini içre ser-i sa‘âdet-i Hazret-i Yahyâ salavâtullâhi aleyh ve selâma durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y118b ·
metinde göster ·
Ziyâret-i Câmi‘-i Aksâ: Evvelâ şark tarafı köşesinde Hazret-i Ömer mihrâbı,
bizzât kendüleri
ba‘de'l-feth bir hafta ibâdet etdikleri mihrâbdır. Ana karîb Hazret-i Dâvûd mih …
Ziyâret-i Câmi‘-i Aksâ: Evvelâ şark tarafı köşesinde Hazret-i Ömer mihrâbı, bizzât kendüleri ba‘de'l-feth bir hafta ibâdet etdikleri mihrâbdır. Ana karîb Hazret-i Dâvûd mihrâbı, ibtidâ esâs urduklarında bu mahalde ibâdet etdikleri mihrâbdır. Ve bu mihrâbın solunda Hazret-i Osmân hattı ile olan Kelâm-ı izzet kûfî hat ile tahrîr olunmuş kim gûyâ Yed-i Kudret ile yazılmış bir kürsî üzre hâzır olmuş Kelâm-ı Kadîm'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y211b ·
metinde göster ·
… makâmında bir bucakda Hazret-i Îsâ dikdiği hurmâ kökü (---)(---) var idi, zîrâ
bizzât kendüleri
ratb-ı temre mâyiller imiş. Ba‘dehu Melik Rac‘îm gârında olan ruhbânlar eyitdil …
Ve bu gâr içre makâm-ı Hazret-i Yahyâ ve dahi makâm-ı Hazret-i Îsâ. Mezkûr hurmâ kökünün biri dahi Beytü'l-lahm gârının havâriyyûnlar makâmında bir bucakda Hazret-i Îsâ dikdiği hurmâ kökü (---)(---) var idi, zîrâ bizzât kendüleri ratb-ı temre mâyiller imiş. Ba‘dehu Melik Rac‘îm gârında olan ruhbânlar eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y227b ·
metinde göster ·
yigirmi sekiz gazâ etmişlerdir. Tokuzunda küffâr ile kendüler şecî‘âne yaka yak …
Ve Hazret-i Risâlet-penâhın bizzât kendüleri yigirmi sekiz gazâ etmişlerdir. Tokuzunda küffâr ile kendüler şecî‘âne yaka yakaya ceng etdikleri gazânın üçüncüsü bu Kıbleteyn kurbunda gazâ-yı Handak'dır. Hâlâ münkirînin ihdâs edüp mahsûr oldukları handaklar zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y277b ·
metinde göster ·
yigirmi sekiz gazâya gitmişlerdir. Tokuzunda bi-nefsihi kendüler cenge girmişle …
Hazretin cemî‘i gazâların beyân edelim: Bizzât kendüleri yigirmi sekiz gazâya gitmişlerdir. Tokuzunda bi-nefsihi kendüler cenge girmişlerdir. Bu tokuz gazâya "Gâzâ" derlerdi. Evvelâ gazâ-yı Bedir gazâ-yı Uhud ve gazâ-yı Handak ve gazâ-yı Benû Kureyz[a] ve gazâ-yı Beniyü'l-Mustalık ve gazâ-yı Hayber ve gazâ-yı Feth-i Mekke ve gazâ-yı Bedr-i Huneyn ve gazâ-yı Tâ’if. Bu zikr olunan tokuz gazâda Mefhar-i Âlem bile idiler. Ammâ Ashâb-ı kübbârdan birini serdâr eyleseler ana sefer-i seriyye derlerdi. Ba‘zılar ceng ü cidâl ve harb [ü] kıtâl olmadan bâ-sulh itâ‘at etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y288a ·
metinde göster ·
… ti cânib-i şarka mekşûfdur. Ve kubbe-i pür envârı beyâz kireç ile pûşîdedir. Ve
bizzât kendüleri
kağan arslan-misâl kubbenin tâ vasatında dîbâ ve şîb ü zerbâf ile mestûr zer-en …
Ba‘dehu sene 959 târîhinde Sultân Süleymân Hadîce-i Kübrâ üstüne bir kubbe-i âlî ve türbedâr-ı vâlî vaz‘ eyledi kim kubbe-i nûr-ı mehbıtdır. Ve bâb-ı sa‘âdeti cânib-i şarka mekşûfdur. Ve kubbe-i pür envârı beyâz kireç ile pûşîdedir. Ve bizzât kendüleri kağan arslan-misâl kubbenin tâ vasatında dîbâ ve şîb ü zerbâf ile mestûr zer-ender-zer bir sandûka içre âsûdedirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y362a ·
metinde göster ·
Derhâl Selîm Şâh Şâm'ın ne kadar mühendis mi‘mâr u bennâları ve ırgatları var ise cem‘ etdirüp bizzât kendüleri dâmen-i şerîfleri ile hizmet-i şeyhde bulunmak içün mezbele taşıyınca cümle asker-i islâm dahi taşıyup tarfetü'l-ayn içre tathîr edüp bâlâda tahrîr olunduğu üzre cümle rusâs ile pûşîde hân ve câmi‘ ve imâret ve medrese ve mekteb ve türbe ve mahkeme ve dârü'z-ziyâfe ve dârü'ş-şifâ inşâ etmişdir kim ale't-tafsîl Şâm evsâfında tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y49b ·
metinde göster ·
Bu kubbenin tâ vasatında bizzât kendüleri sandûka içre âsûdedirler. Cânib-i erba‘asında Süleymân Hân ve Selîm Hân ihsânı Ya‘kût-ı Musta‘sımî ve Şeyh ve Karahisârî ve Dervîş Mehemmed ve Abdullâh Kırımî hatları ile Kelâm-ı İzzetler var kim herbiri birer Mısır hazînesi değer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y112a ·
metinde göster ·
… e ismine Kıbtî lisânı üzre şehr-i Zîbâk kodu. Ba‘dehu Hazret-i Ömer hilâfetinde
bizzât kendüleri
Kudüs-i şerîfi feth edüp bu Zîbâk şehrine Sahâbe-i kirâmdan yigirmi bin âdem ge …
Fir‘avn-ı Mûsâ'dan yigirmi sene mukaddem Delûke nâm bir avret Mısır'a melike olup babası Zîbâke nâm pâdişâhın rûhiyçün bu Nehâriyye'i amâr edüp vakf eyledi. Ve ismine Kıbtî lisânı üzre şehr-i Zîbâk kodu. Ba‘dehu Hazret-i Ömer hilâfetinde bizzât kendüleri Kudüs-i şerîfi feth edüp bu Zîbâk şehrine Sahâbe-i kirâmdan yigirmi bin âdem gelüp yigirmi gün muhâsara edüp bi-emrillâh asâkir-i İslâm münhedim olup yedi bin ibâdullâhı Kıbtî keferesi koyun boğazlar gibi boğazladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y297b ·
metinde göster ·
… h'ın intikâlinden on sekiz sene sonra Hazret-i Ömer radıyallâhu anh hilâfetinde
bizzât kendüleri
Kudüs-i şerîfi kefere-i Rûm ve Freng-i bed-reng elinden zor-bâzû ile feth edüp …
Cümle müverrihînin kavl-i sahîhi üzre böyle tahrîr ü terkîm olunmuşdur kim Hazret-i Risâlet-penâh'ın intikâlinden on sekiz sene sonra Hazret-i Ömer radıyallâhu anh hilâfetinde bizzât kendüleri Kudüs-i şerîfi kefere-i Rûm ve Freng-i bed-reng elinden zor-bâzû ile feth edüp ba‘dehu dörd bin beş yüz fârisü'l-hayl ve dörd bin azeb piyâdesiyle Amr ibnü'l-Âs'ı Mısır fethine serdâr edüp kat‘-ı menâzil ve tayy-i merâhil ederek Arîş ile Refih mâbeynine asker-i İslâm vâsıl oldukda Hazret-i Ömer'den kâsıd gelüp nâme tilâvet olundukda mefhûm-ı kelâm,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y315b ·
metinde göster ·
Ve yanında kubbesin münhedim edüp taşların Frengistân'a götüren on iki kapudanlar medfûnlardır kim kubbesinin sütûnları bir gece Frengistân'dan yine bu âsitânesinde bulunup sene-i âtiyede kapudanlar gelüp cümle makbûl taşları bu âsitânede gördüklerinde kabr-i Şâtibî üzre îmâna gelüp her biri ecel-i müsemmâlarınca hizmet edüp merhûm olduklarınca şeyhin yanında niçe yüz aded kimesneler ile medfûnlardır, rahmetullâhi aleyh.} İlm-i tecvîdde manzûm Kitâb-ı Şâtibî'yi te’lîf sâhibidir. Bizzât kendüleri mâderzâd a‘mâ imişler. Endelüs diyârında çok seyâhat edüp İskenderiyye'de Arapça emrine imtisâlen vatan-ı aslîlerine rücû‘ etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y328b ·
metinde göster ·