… edüp müjde haberleri yine halîfeye gidüp Kostantıniyye fethine müteveccih olup
Boğaz'dan içeri
dörd yüz pâre keştî ile girüp kal‘a-i Kostantîn altında lenger-endâht olup kal‘ …
Andan cezîre-i İstanköy ve cezîre-i Sakız'ı ve cezîre-i Midilli'yi ve cezîre-i ilimye'yi ve cezîre-i Bozca'yı bir günde feth edüp müjde haberleri yine halîfeye gidüp Kostantıniyye fethine müteveccih olup Boğaz'dan içeri dörd yüz pâre keştî ile girüp kal‘a-i Kostantîn altında lenger-endâht olup kal‘ayı muhâsaraya şürû‘ edüp deryâdan cümle keştîler Akdeniz ve Karadeniz cânibler[in]den sefâyinler ile gelen zahîreleri ahz edüp asker-i İslâm ganâyimle muğtenim, küffâr-ı mahsûr kaht [u] galâ ile vücûdları mün‘adim olup kal‘adan küffâr "amân el-amân" deyüp her sene birer kadırga yükü mâl-ı hârac vermek üzre sulh edüp Hırkîl kıral-ı dâllin veled-i nâ-pâkin pâk etmek içün serdâr-ı zafer-şi‘âr rehin alup niçe kerre yüz bin guruşluk mâl-ı hazâyin alup mesrûr [u] şâdân Arabistân ellerine avdet edüp sâlimîn ü gânimîn Şâm'a dâhil oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20a ·
metinde göster ·
… r keskin firişka kıyâmet lodos rûzgârında beş pâre boş gemiyi ileri yelkenleyüp
boğazdan içeri
girirken hemân boğazın iki tarafında olan kal‘aların cümle toplarına âteş edüp …
Hikâyet-i netîce: Meğer mukaddemâ İslâmbol Kostantîni, Fransa kıralının kızına nâmzâd imiş. Fransa kıralı dahi kızının baht [u] tâli‘ine bir donanma-i azîm edüp altı yüz pâre gemi ile Arabistân yakaların nehb [ü] gâret ederek ol sâl-i nâ-mübârekde Akka ve Sayda ve Berût'u ve Şâm Tarabulus'u ve Gazze ve Remle ve tâ arz-ı Hâsân'a varınca müstevlî olup iki binden mütecâviz Arabistân ü Havrân'ın hûrân-misâl gözlü bâkirelerin esîre edüp ba‘dehu bu kadar milyon mâl-ı ganâyim ile ve bu kadar müslime cevârîler ile kıral ahd [ü] mîsâkına gûyâ vefâ edüp Fransa kıralı kızını İslâmbol tekuruna on pâre galyon ve on pâre kadırgayı mâl-ı Kârûn'a müstağrak edüp gönderdikde Akdeniz boğazına gelüp gördüler kim Türk cânibinden kal‘alar binâ olunmuş. Hemân mel‘ûnlar hîle edüp cümle tebdîl-i câme edüp bir keskin firişka kıyâmet lodos rûzgârında beş pâre boş gemiyi ileri yelkenleyüp boğazdan içeri girirken hemân boğazın iki tarafında olan kal‘aların cümle toplarına âteş edüp beş pâre boş gemiler gark-ı âb olup ardı sıra yigirmi pâre pür-silâh gemiler tarfetü'l-ayn içre girirler. Ahâlî-yi kal‘a bir dahi top doldurup kerteye alınca iki sâ‘atde gemiler yigirmi mîl menzil aldılar. Bu hîle ile İslâmbol'a gelüp tahrîr olunduğu üzre hamd-i Hudâ cümlesi esîr olup ol kıral kızından Sultân Bâyezîd-i Velî tevellüd etmişdir. Bu husûsda niçe müverrihîn gûnâ-gûn tahrîrât etmişlerdir. Ayn-ı Âlî bu kızı Ebü'l-feth'in babası alup Ebü'l-feth ol kızdan müştak oldu der. Ammâ kavl-i sahîh Ebü'l-feth isfendiyâr oğlunun kızı Alîme Hânım'dan mütevellid olmuşdur. Bu Fransa kıralının kızı Ebü'l-feth'in hâtûnudur kim Sultân Bâyezîd-i Velî'nin vâlidesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 28a ·
metinde göster ·
ol sazlığ ve bataklık ve hınzîr bataklığı içre girüp pinhân oldular.
Yerine Piyâle Kethudâ tershâne ağası iken kâ’immakâm olup iki yüz pâre gemiyle Karadeniz'e donanma-yı hümâyûn ile deverân ederken Azak deryâsı boğazında Çoçka nâm sığlarda iken yüz pâre Kazak-ı âk şaykalarına râst gelüp bir ceng-i azîm edüp yetmiş pâre fırkatesin hatmanları ile feth edüp ol şeb-i zulmetde sığ deryâ içre gayrı Kazak şaykaları taşra Karadeniz'e çıkup firâr etdiler. Akîblerince Piyâle Kethudâ bu la‘înleri kova kova cezîre-i Taman kurbünde nehr-i Kuban Karadeniz'e munsab olduğu mahalde Adahon boğazıyle Yeleşke boğazından içeri ol sazlığ ve bataklık ve hınzîr bataklığı içre girüp pinhân oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73b ·
metinde göster ·
… fındaki cebel üzre olan Yoroz kal‘ası harâb olup kalmağıla Murâd Hân asrında bu
boğazdan içeri
küffâr-ı âk Kazak girüp Yeniköy ve Tarabya kasabası ve Büyükdere'yi ve Sarıyâr …
Yanko ibn Mâdyân asrında bu boğazın ağzında iki cânibdeki kûh-ı bâlâlar üzre birer sedd-i kahkahâ misilli kal‘alar var imiş. Mürûr-ı eyyâm ile bu Rûmeli tarafındaki cebel üzre olan Yoroz kal‘ası harâb olup kalmağıla Murâd Hân asrında bu boğazdan içeri küffâr-ı âk Kazak girüp Yeniköy ve Tarabya kasabası ve Büyükdere'yi ve Sarıyâr kasabaların nehb [ü] gâret etdüği Murâd Hân-ı Râbi‘'e mün‘akis olup tîz cümle a‘yân-ı dîvân ile meşveret edüp ve vezîri Kapudan Receb Paşa'nın ve Kuzu Alî Ağa'nın re’y [ü] tedbîrleri ile bu boğazın ağzında iki tarafa birer Kilidü'l-Bahr-i Siyâh kal‘aları inşâ olunması fermân-ı şehriyârî sâdır olup sene (---) şehrinde mübâşeret edüp bir senede iki kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘ateyn tamâmeyn oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 138b ·
metinde göster ·
… yûnus balığı yağı yakup cümle Karadeniz keştîleri ana nazar edüp şeb-i siyâhda
boğazdan içeri
girüp selâmete dâhil olup kurbân ederler.
{Der-sitayiş-i fânûs}: Ancak her gece âteşi karşu Rûmeli Boğazı tarafında evc-i âsumâna ser-çekmiş bir kulle-i bâlânın zirvesinde bir fânûs-ı azîm içre yûnus balığı yağı yakup cümle Karadeniz keştîleri ana nazar edüp şeb-i siyâhda boğazdan içeri girüp selâmete dâhil olup kurbân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139a ·
metinde göster ·
… n mâbeyni bir mildir, bu boğazdan içerisine Azak denizi derler sığ deryadır. Bu
boğazdan içeri
girüp eyyâm-ı muvâfık ile (---) milde,
Beri tarafda bizimle donanma-yı hümâyûn ile yüz elli pâre kadırga ve kalita ve başdarda iki yüz elli pâre firkate ve iki yüz pâre şayka ve karamürsel ile cümle-i cümele dörd yüz pâre yelken keştî ile kırk bin deryâ askeri pür-silâh olup Kapudan Siyâvûş Paşa ve Tershâne Kethüdâsı Piyâle Kethüdâ ve Yeniçeri ağası (---) Ağa re’yiyle mezkûr Anapa Limanı'ndan salpa demir edüp fırışka rüzgâr ile nehr-i azîm Kuban suyu Karadeniz'e mahlût olduğu mahalli geçüp yedinci milde Taman kal‘ası önünden ubûr edüp andan Kilisecik Burnu ki sol tarafımızda Kırım cezîresi burnundadır, karşu tarafı sağ tarafımızda Taman cezîresinde Çoçka Burnu'dur, bu iki burunun mâbeyni bir mildir, bu boğazdan içerisine Azak denizi derler sığ deryadır. Bu boğazdan içeri girüp eyyâm-ı muvâfık ile (---) milde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 259b ·
metinde göster ·
… eçüp sene (---) târîhinde mâh-ı (---) minde Bismillah ile Karadeniz'in İslâmbol
Boğazı'ndan içeri
dâhil olup,
Karataşlar nâm bir mahaldir kim İslâmbol Boğazı'nın hâricinde leb-i deryâda kayalı bir sengistân mahaldir. Bi-emrillahi Te‘âlâ zamân-ı kadîmde bir avret örekesiyle taş olmuşdur. Garîb ve acîb temâşâdır. Bu mahal dahi Eyyub mollası hükmündedir. Bu mahalli dahi geçüp sene (---) târîhinde mâh-ı (---) minde Bismillah ile Karadeniz'in İslâmbol Boğazı'ndan içeri dâhil olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 268a ·
metinde göster ·
… mahallinde bu Özü Kazakları üç yüz pâre şaykasıyla bî-bâk u bî-pervâ Karadeniz
boğazından içeri
girüp kasaba-i Sarıyar'ı ve kasaba-i Büyükdere'yi ve Kefeli köyün ve kasaba-i T …
Sene (---) târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ cülûsu mahallinde bu Özü Kazakları üç yüz pâre şaykasıyla bî-bâk u bî-pervâ Karadeniz boğazından içeri girüp kasaba-i Sarıyar'ı ve kasaba-i Büyükdere'yi ve Kefeli köyün ve kasaba-i Tarabya'yı ve kasaba-i Yeniköy'ü ve kasaba-i İstinye'yi urup nehb u gâret edüp hemân Yeniköy'den beş Mısır hazînesi mâl alup bu kadar zî-kıymet eşyâlar ve bu kadar ümmet-i Muhammed esîrlerin alup muvâfık eyyâm-ı musâ‘id ile Karadeniz'e çıkup bu nehr-i Özü'den içeri girüp dârü'l-bevârlarında sâlimîn ü gânimîn ber-karâr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 55b ·
metinde göster ·
yüz mîl içeri girmiş bir küçük körfezcik dahi vardır, ol boğazın nihâyetinde şe …
Ve bu kal‘a Venedik körfezinin içinde Nova boğazından içeri yüz mîl içeri girmiş bir küçük körfezcik dahi vardır, ol boğazın nihâyetinde şekl-i gûnâ-gûn bir Şeddâdî seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır, ammâ cânib-i kıblesinde ve cenûbîsinde ve şarkîsinde ol kadar havâleleri çokdur kim her havâleden birer taş atsalar kal‘a içine düşer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157b ·
metinde göster ·
… arda olan küffârlar kayıklara binüp kal‘aya kaçmağa başladılar. Ammâ Veriga nâm
boğazdan içeri
bu Kotur buheyresi küçükdür. "On sekiz mîl çevirir" deyü esîrlerimiz nakl etdil …
Ve iskelesinde balık dalyanları gâyet çokdur ve leb-i deryâsı serâpâ birbirinden görünür haberci kulleleri var kim biz vardığımızda cümle kullelerde âteşler yakup birer top atup cümle vilâyete haber etdiler. Ve der-akab cümle taşra dağlarda ve bâğlarda olan küffârlar kayıklara binüp kal‘aya kaçmağa başladılar. Ammâ Veriga nâm boğazdan içeri bu Kotur buheyresi küçükdür. "On sekiz mîl çevirir" deyü esîrlerimiz nakl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157b ·
metinde göster ·
… ir sivri Çoçka nâm bir burun var. Bu mâbeyn bir dar boğazdır kim iki mîldir. Bu
boğazdan içeri
şimâl cânibine gidüp Azak denizidir. Bu hakîr bu Kilisecik nâm vîrân kal‘a kenâ …
Kefere zamânı gâyet metîn kal‘a imiş. Kerc kal‘ası dest-i Âl-i Osmân'a girince Azak Kazak'ı bu kal‘ayı münhedim eder, zîrâ geçit başıdır. "Osmânlı bu kal‘adan Kazak gemilerin Karadeniz'e çıkmağa komaz" deyü mukaddem târîh ile bu kal‘ayı münhedim etmişdir. Ammâ hakkâ ki amâr olacak boğaz kesen kal‘ası olurdu, zîrâ Azak denizi Karadeniz'e mahlût olduğu dar boğazda vâki‘ olmuş bir zemîndir kim yalçın kaya üzredir. Karşu cânibde Taman adası burnunda deryâya çıkmış bir sivri Çoçka nâm bir burun var. Bu mâbeyn bir dar boğazdır kim iki mîldir. Bu boğazdan içeri şimâl cânibine gidüp Azak denizidir. Bu hakîr bu Kilisecik nâm vîrân kal‘a kenârıyla Azak bahrince şimâl tarafına 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 142b ·
metinde göster ·
cümle pür-silâh refîklerimiz ile girüp nîm sâ‘at gitdikde anı gördük: Bize karş …
Bism-i İlâh ile Alman-ı bî-amân boğazından içeri cümle pür-silâh refîklerimiz ile girüp nîm sâ‘at gitdikde anı gördük: Bize karşu yigirmi atlı üzerimize at bırağıyup gelirler. Biz dahi âmâde olduk. Ammâ bunların üzerleri kızıl kan u revân, kiminin eli kolu yaralı, atları durmuş kaçarak yanımıza gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y66a ·
metinde göster ·
… eri ile reftâr ederek bî-bâk [ü] bî-pervâ yola revâne olup giderken hemân Alman
Boğazı'ndan içeri
kırk aded küheylân atlı kimi tüfengli ve kimi tîrkeş ve mızraklı kollar kızıl k …
Biz dahi bir yere cem‘ olup yeniçeri refîklerimiz atlarından nüzül edüp piyâdece tüfengleri ile reftâr ederek bî-bâk [ü] bî-pervâ yola revâne olup giderken hemân Alman Boğazı'ndan içeri kırk aded küheylân atlı kimi tüfengli ve kimi tîrkeş ve mızraklı kollar kızıl kan, ellerinde tîgleri uryân âdemler nümâyân olunca biz dahi anlara kurşum havâle edince alarka atbaşı berâber durup içlerinden bir âdem gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y66a ·
metinde göster ·
Bahr-i Kulzüm tâ Mısır kurbunda bender-i Süveys'e varınca tûlu bin mîl bir acı …
Ol deryâdan ancak Habeş'in Zeylâ‘ tarafından Yemen'in Tağâr benderi mâbeyni iki yüz mîldir. Küşâde hevâda Yemen dağlarından Habeş, Habeş cibâllerinden Yemen nümâyândır. Bu boğazdan içeri Bahr-i Kulzüm tâ Mısır kurbunda bender-i Süveys'e varınca tûlu bin mîl bir acı zehr-i mâr deryâdır. Bahr-i Muhît'den bir koldur. Süveys benderinden bir âdem murâd edinse zevrak ile tâ Hind'e ve Sind'e gider. İşte mâ-tekaddem Ka‘be çölleri deryâ iken kuruyup ancak bu mezkûr P 114a Süveys deryâsı kalmışdır. Âye[t]: Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y271b ·
metinde göster ·
… yek-cihet olup Nîl-i mübârek tuğyânında iki bin pâre yelken ile Dimyât ve Reşîd
boğazından içeri
girüp Mansûre şehrin gâret edüp tâ Eski Mısır'a gelüp nehb ü gâret edüp niçe ke …
Ve Eski Mısır olan şehr-i Fustât'ı Melik Mukavkıs dedeleri Melik P 185b Tavtîs ma‘mûr etdi. Ammâ yine Kabâbıta destinde iken sene 21 târîhinde kavm-i Yûnâniyân ile Efrenciyân yek-dil [ü] yek-cihet olup Nîl-i mübârek tuğyânında iki bin pâre yelken ile Dimyât ve Reşîd boğazından içeri girüp Mansûre şehrin gâret edüp tâ Eski Mısır'a gelüp nehb ü gâret edüp niçe kerre yüz Mısır hazînesi alup ve Kıbtî kavmin âdem deryâsı gibi sürü sürü getirüp esîr edüp Eski Mısır'ı kabza-i tasarrufa alup Ayasofya kenîsâsına Mısır'ı vakf eylediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y75b ·
metinde göster ·
… oklayup eğer bi-emrillâh boğazlar kum ile dolmayup açık ise geminin önüne düşüp
boğazdan içeri
kor. Eğer boğazlar mesdûd ise Reşîd'den cerim gemileri gelüp mezkûr geminin nıs …
Ve bu mahalde Nîl ile Akdeniz'in poyraz ve yıldız ve karayel esdüği mahalde birbirleri ile telattumunun feryâd [u] figânları evce peyveste olup elli mîl ba‘îd deryâda istimâ‘ eden gemiler bilirler kim Nîl ile deryâ döğüşüyorlar. Eğer gece ise deryâdan su alırlar, eğer lezîz ise tahkîk Nîl boğazı yakındır, deyü kenâra karîb gelmeyüp yine deryâya tıramola edüp tâ sabâh olunca volta urup gezer. Zîrâ boğaz muhâlif olduğundan gece girilmek muhaldir. Yâhûd boğaz ağzında demir bırağup yatır, ale's-sabâh liman re’îsi gelüp boğazları yoklayup eğer bi-emrillâh boğazlar kum ile dolmayup açık ise geminin önüne düşüp boğazdan içeri kor. Eğer boğazlar mesdûd ise Reşîd'den cerim gemileri gelüp mezkûr geminin nısf yükün alup gemi hafîf oldukda boğazdan içeri girir. Âdetullâh bunun üstüne cârî bir girdâb-ı Kudret boğaz[dır]. Cemî‘i Mısır re’îsleri bu boğazlardan girüp çıkmak içün elem çeküp tasadduklar ederler. Hattâ hakîr bir kerre beş gün bu boğazdan ubûr edemeyüp âhirü'l-emr yine Reşîd'e gelüp andan a‘yân-ı vilâyet atlarına süvâr olup on iki sâ‘atde İskenderiyye'ye dâhil olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y336b ·
metinde göster ·
girir. Âdetullâh bunun üstüne cârî bir girdâb-ı Kudret boğaz[dır]. Cemî‘i Mısır …
Ve bu mahalde Nîl ile Akdeniz'in poyraz ve yıldız ve karayel esdüği mahalde birbirleri ile telattumunun feryâd [u] figânları evce peyveste olup elli mîl ba‘îd deryâda istimâ‘ eden gemiler bilirler kim Nîl ile deryâ döğüşüyorlar. Eğer gece ise deryâdan su alırlar, eğer lezîz ise tahkîk Nîl boğazı yakındır, deyü kenâra karîb gelmeyüp yine deryâya tıramola edüp tâ sabâh olunca volta urup gezer. Zîrâ boğaz muhâlif olduğundan gece girilmek muhaldir. Yâhûd boğaz ağzında demir bırağup yatır, ale's-sabâh liman re’îsi gelüp boğazları yoklayup eğer bi-emrillâh boğazlar kum ile dolmayup açık ise geminin önüne düşüp boğazdan içeri kor. Eğer boğazlar mesdûd ise Reşîd'den cerim gemileri gelüp mezkûr geminin nısf yükün alup gemi hafîf oldukda boğazdan içeri girir. Âdetullâh bunun üstüne cârî bir girdâb-ı Kudret boğaz[dır]. Cemî‘i Mısır re’îsleri bu boğazlardan girüp çıkmak içün elem çeküp tasadduklar ederler. Hattâ hakîr bir kerre beş gün bu boğazdan ubûr edemeyüp âhirü'l-emr yine Reşîd'e gelüp andan a‘yân-ı vilâyet atlarına süvâr olup on iki sâ‘atde İskenderiyye'ye dâhil olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y336b ·
metinde göster ·
… ütûn boğazdır. Karşı Yemen dağları râyegândır, ancak on beş mîl vardır. Yine bu
boğazdan içeri
Bahr-i Kulzüm'dür kim cânib-i garba tâ Süveys benderine varınca bu körfezin tûl …
Ve bu diyârın incü çıkaran gavvâsları nakli üzre bu boğazın aslâ nihâyeti yokdur, gâyet amîkdir deyü nakl etdiler. Hakkâ ki âyet-i şerîfe üzre fecc-i amîkdir. Ve bu boğaza ehl-i Habeş ve mellâhlar Bâbü'l-Mendûb derler. Azîm kûh-ı Bîsütûn boğazdır. Karşı Yemen dağları râyegândır, ancak on beş mîl vardır. Yine bu boğazdan içeri Bahr-i Kulzüm'dür kim cânib-i garba tâ Süveys benderine varınca bu körfezin tûlü bin beş yüz mîldir. Kıble tarafı Yemen ve Aden ve Mekke ve Medîne ve Yenbû‘ ve Muveylah ve Tûr'dur. Cenûb tarafı serâpâ Habeş diyârı ve Kuseyre iskelesidir. Ve bu Bâb-ı Mendûb boğazı kayası üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·