… h-i kal‘a-i cezîre-i incirli ve kal‘a-i Tahtalu. Ve kal‘a-i İstanköy ve kal‘a-i
Bodurum
ma‘a gayrı kılâ‘hâ sene 928 feth oldular.
Feth-i kal‘a-i Iskıradin. Ve katl-i Şehsuvârzâde Alî Beğ. Ve feth-i kal‘a-i Helke [Hereke] ve kal‘a-i iliki. Ve feth-i kal‘a-i cezîre-i incirli ve kal‘a-i Tahtalu. Ve kal‘a-i İstanköy ve kal‘a-i Bodurum ma‘a gayrı kılâ‘hâ sene 928 feth oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 57a ·
metinde göster ·
… or tâ’ifesi konmak içün beş yüz pâre karavana kalyonlardan Kara Hâce kalyonu ve
Bodur
Ca‘fer ve Memiş Kapudan ve Karamanlı Alî ve Topal Muharrem ve Sarı Solak ve Kar …
Ve beş yüz pâre kalyonlara sâ’ir mühimmât ü levâzımât ve cebehâne ve sâ’ir mîrimîrân ve erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ve lağımcı ve çerâhor tâ’ifesi konmak içün beş yüz pâre karavana kalyonlardan Kara Hâce kalyonu ve Bodur Ca‘fer ve Memiş Kapudan ve Karamanlı Alî ve Topal Muharrem ve Sarı Solak ve Kartaloğlu ve Katrazoğlu ve Kalafatoğlu ve Solak İbrâhîm Çelebi ve Kara Solak ve Abâcıoğlu ve Ciminni ve Tafralı ve Bâğçeli ve Yüz Arşın ve iskerledoğlu nâm karavana kalyonların her biri dörder anbârlı yüzer pâre top çeker karavanalardır kim yılda bir kerre Mısır'a sefer edüp altı ayda dolar ve altı ayda boşalır kûh-ı bî-sütûn-misâl gemiler idi kim bir pâdişâh asrında ikisi bir yere cem‘ olmamışdır. Her birinin beşer yüz levendâtı ve beşer yüz huddâmı vardır. Ve her birine ikişer bin asker konup âmâde durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 75b ·
metinde göster ·
Evvelâ Akdeniz kapudanlarından Bursalı Balı Kapudan ve
Bodur
Gürcî Ca‘fer Kapudan ve Karamanlı Alî Kapudan ve Sarı Velî ve Sarı Solak ve Top …
Evvelâ Akdeniz kapudanlarından Bursalı Balı Kapudan ve Bodur Gürcî Ca‘fer Kapudan ve Karamanlı Alî Kapudan ve Sarı Velî ve Sarı Solak ve Topal Muharrem ve Çavuşoğlu ve Kartaloğlu ve Kalafatoğlu ve Katrânoğlu ve Kara Hoca ve Firkateci ve Cennetî ve Tuğralı ve Yanaki ve Dimitraki ve Lemberaki nâm Urum kapudanları ile cümle on yedi karavana kalyonlardır kim her biri dörder beşer kat anbârlı ve ikişer kat yatırdma toplu ve beşer kat palavra kıçlı ve kıçında bâğçeli ve hammâmlı ve el değirmenli karavanalardır kim her biri beşer ayda dolar ve beşer ayda boşalır, dağ gibi kalyonlar ve gayrı barça ve pink galyonlar ve şitiye ve potaçlar Sarâyburnu'nda üçer yaylım top şâdumânları edüp cümle askerlerin karaya döküp niçe yüz kalyoncukları kızaklar üzre koyup palamarlar ile her birini biner ikişer bin âdem keşân-ber-keşân çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164b ·
metinde göster ·
… hemân bu zincirde olan kâfirin bir semiz ve boynu kalın ve tıknaz ve burnaz ve
bodur
ve haylaz elleri bağlu ve boğazı zincirde iken hemân bir kerre pertâb edüp zinc …
"şu Köse mel‘ûn harâmîyi devletli vezîr gördün mü? Seydî Ahmed Paşa vezîrimizin bölükbaşısı idi. Marina kal‘ası cenginde mürted olup Venedik kâfirine kaçdı ve bizim gâzîlerden niçe âdemleri şehîd etdi. Âhirü'l-emr hamd-i Hudâ Marina kal‘ası feth olup bu mel‘ûn bir kayığa binüp Zadra kal‘asına kaçdı. Hamd-i Hudâ bu cengde bugün ele geldi ve bu zincirde olan kâfirin dahi cümleleri böyle mel‘ûnlardır. Bunları cümle katl edersen, gazâ-yı ekber edersiz" deyü serhad gâzîler bunların katllerin ricâları hayyız-ı kabûlde vâki‘ olup ibtidâ bu mürted kâfire cellâd-ı felek buna bir tîğ-i âteş-tâb eyle urdu kim tâb-ı tüvânı kesilüp şirp-kelle ve pâf-gevde olunca hemân bu zincirde olan kâfirin bir semiz ve boynu kalın ve tıknaz ve burnaz ve bodur ve haylaz elleri bağlu ve boğazı zincirde iken hemân bir kerre pertâb edüp zincir-keşânın elinden rehâ bulup, "İşte paşa sana vardım" deyüp gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 136b ·
metinde göster ·
… ) (---) Ancak bunların zâbitlerine pirinc-pirim derler kim yaldız altununda bir
bodurca
Hacivad külâhlı sûret ibtidâ pirinc-pirim olan keferenin suver-i menhûsudur, am …
Kavm-i Bundukanî, ya‘nî milel-i Fireng-i bed-reng-i seng-i pür-ceng-i Venedik vilâyetin keferelerinin târîhlerinde bu kal‘ayı ibtidâ kavm-i Venedik'e pirinc-pirim, ya‘nî ban ve hersek olan Pirinç Pirnik nâm bir keferenin binâsıdır. Bu Venedik cümle milel-i Nasârâ kralları mâbeyninde ne kral ve ne hersek ve ne ban ve ne çarna ve ne çâsâr ve ne iğranduka ve ne irşek (---)(---)(---) Ancak bunların zâbitlerine pirinc-pirim derler kim yaldız altununda bir bodurca Hacivad külâhlı sûret ibtidâ pirinc-pirim olan keferenin suver-i menhûsudur, ammâ başdaki sivri şekilli tâcları kendü zu‘m-ı fâsidlerince Hazret-i İsâ'nın kadem-i şerîfi çorabı ola kim diyâr-ı Kürdistân'da şehr-i Rıkka'da, ya‘nî Urfa şehrinde ellerine girmiş ola ve sahîhdir. İşte bu şibenik kal‘asın evvelki pirinc-pirim binâ etmişdir, ammâ lisân-ı Latin'de şibenik (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 144b ·
metinde göster ·
Ya‘nî Venedik'in yaldız altununda olan çubuğun sağ tarafındaki uzun tasvîr bu kerâmât-ı Mevlânâ zâhir oldukdan sonra altunlarına tasvîr etdiler ve çubuğun karşu sağ tarafındaki Hacivad takyeli bodur külâhlı tasvîr pirinc-pirimleri, ya‘nî kırk aded beğlerin başları olan kralları tasvîridir, ammâ pirinc-pirimin başında olan külâh ve tâc değildir. Hazret-i İsâ aleyhi's-selâmın pây-ı şerîfindeki koyun yününden kalçındır, ya‘nî çorabdır kim Rıkka, ya‘nî Urfa şehrinden bir takrîb ile Venedik eline girmişdir. Kırk kefereden biri beğ pirinc-pirim oldukda (ve) bir bednâm günlerinde başına geyüp sonra hıfz ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 150b ·
metinde göster ·
kara vezîr Kemen Yanoş kralı katl edeceğin yazmış. Kemen Yanoş bu kendi katli t …
Ve Mehemmed Paşa nâmında bir bodur kara vezîr Kemen Yanoş kralı katl edeceğin yazmış. Kemen Yanoş bu kendi katli tasvîrin görüp bozmuş ve bu mahalde bizim Serasker Ali Paşa'yı kır at üzre Mısır sarığı ile kahverengi kürkü ve köse sakalıyla bu vilâyete gelüp harâb edeceğin ve Apopi Mihal otuz yıl kral olacağın şekl-i murdâriyle karşu karşuya Ali Paşa ile tasvîr eylemiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 18a ·
metinde göster ·
Alî Ağa'ya emânet koyup yine cümle asâkir-i İslâm Sadrıa‘zam ardı sıra gitmeğe …
Ammâ bu abd-i kemtere başkaca orandan üç yüz altun ve altı at ve iki köle ve üç re’s Alman güzeli kızlar verüp hakîr dahi atları fürûht edüp bahâların yeniçeri ağası Bodur Alî Ağa'ya emânet koyup yine cümle asâkir-i İslâm Sadrıa‘zam ardı sıra gitmeğe azîmet etdik,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 7a ·
metinde göster ·
kad dirler. Aslâ yayan yürümeğe iktidârları yokdur. Ammâ parmakları çınar gibi …
Ve kadd [ü] kâmetleri cümle bodur kad dirler. Aslâ yayan yürümeğe iktidârları yokdur. Ammâ parmakları çınar gibi olup bâzûları kısa ve kalındır. Pençelerin aslâ âdem çeviremez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 176a ·
metinde göster ·
… mmed Paşa'ya ve kul kethudâlığından Şâm-ı Tarablûs olup hâlâ Azak muhâfızı olan
Bodur
Süleymân Paşa'ya "Elçi geliyor" deyü haber göndermeğe hakîre niçe hedâyâlar ver …
Çünki bu Horozkirmân'a elçi ile gelüp meks etdiğimizde kal‘a-i Azak yakın kaldıkda elçi ban hakîri beş yüz kefere ile kal‘a-i Azak'da Ak Mehemmed Paşa'ya ve kul kethudâlığından Şâm-ı Tarablûs olup hâlâ Azak muhâfızı olan Bodur Süleymân Paşa'ya "Elçi geliyor" deyü haber göndermeğe hakîre niçe hedâyâlar verüp Azağ'a gidecek mahalde ol gece bu Horoskirmân'da bir pençe-i âfitâbe duhter-i pâkîze-ahtere ile yek dil ü yek cihet olup oğlan kıyâfetine koyup gûnâ-gûn siyâb-ı fâhireler geydirüp ve şıpırtma Tatar kalpağı gözleri ve kaşları üzre sovukdur deyü endirüp beş aded hüddâmlarımla ileri kızı yolladım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 183a ·
metinde göster ·
… üçer tuğlu vezîr olup hâlâ Ak Mehemmed Paşa ve kul kethudâlığından çıkan Vezîr
Bodur
Süleymân Paşalar bu kal‘a-i Azak'da Kazak'dan muhâfaza edüp beş yüz âdemler ile …
Böyle bir bî-amân kal‘a olmak ile Kefe paşaları üçer tuğlu vezîr olup hâlâ Ak Mehemmed Paşa ve kul kethudâlığından çıkan Vezîr Bodur Süleymân Paşalar bu kal‘a-i Azak'da Kazak'dan muhâfaza edüp beş yüz âdemler ile balık yeyüp otururlar. Gayri me’kûlâtları kıtdır ve dâ’imâ kahtdır. Ve müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâ-yı âsumânîsi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184a ·
metinde göster ·
şehri birbirlerine muttasıl imiş. Ammâ bu Bodurine şehrinin dağlarında mağârala …
Zamân-ı evvelde Ayasuluk şehrile bu Bodurine şehri birbirlerine muttasıl imiş. Ammâ bu Bodurine şehrinin dağlarında mağâralar var kim içinde deryâ-misâl âdem gezse gâyib olur. Kehfler ve gâr ve sarâylar ve devdehhâneler var kim âdem hayrân olur. Ve hâlâ bu vîrân içre bir havz-ı azîm vardır, cihân halkı lümûm ü hücûm edüp suyunu taşısalar deryâda katre-misâl kadar eksilmeye. Seng-i hârâdan kesme aşren fe-aşr bir havuzdur. Ehl-i beled mutalsamdır, derler. Bu havuza hâ’il kûh-ı balâ üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y70b ·
metinde göster ·
… evvelde Ayasuluk şehrile bu Bodurine şehri birbirlerine muttasıl imiş. Ammâ bu
Bodurine
şehrinin dağlarında mağâralar var kim içinde deryâ-misâl âdem gezse gâyib olur. …
Zamân-ı evvelde Ayasuluk şehrile bu Bodurine şehri birbirlerine muttasıl imiş. Ammâ bu Bodurine şehrinin dağlarında mağâralar var kim içinde deryâ-misâl âdem gezse gâyib olur. Kehfler ve gâr ve sarâylar ve devdehhâneler var kim âdem hayrân olur. Ve hâlâ bu vîrân içre bir havz-ı azîm vardır, cihân halkı lümûm ü hücûm edüp suyunu taşısalar deryâda katre-misâl kadar eksilmeye. Seng-i hârâdan kesme aşren fe-aşr bir havuzdur. Ehl-i beled mutalsamdır, derler. Bu havuza hâ’il kûh-ı balâ üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y70b ·
metinde göster ·
… olunda leb-i deryâda hîle ile kal‘a binâ etmek içün Menteş Bay oğullarından bir
bodurumluk
yer isteyüp yapdığı mahzenlerdir. Ba‘dehu niçe sene mürûr edüp hîle ile çalılar …
Ve bu kapudan içeri hisâr-pîçe mâbeyni bir vâsi‘ meydândır, anı ubûr edüp bir kat kapu dahi vardır, şimâle nâzırdır. Ve bu mahalde dahi ibret-nümâ tasvîrler vardır. Ve bu kapunun solunda leb-i deryâda hîle ile kal‘a binâ etmek içün Menteş Bay oğullarından bir bodurumluk yer isteyüp yapdığı mahzenlerdir. Ba‘dehu niçe sene mürûr edüp hîle ile çalılar içinde bu kal‘ayı binâ edüp bir gün çalılara ateş edüp kal‘a zuhûr edüp anıniçün Bodurum derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103a ·
metinde göster ·
… çinde bu kal‘ayı binâ edüp bir gün çalılara ateş edüp kal‘a zuhûr edüp anıniçün
Bodurum
derler.
Ve bu kapudan içeri hisâr-pîçe mâbeyni bir vâsi‘ meydândır, anı ubûr edüp bir kat kapu dahi vardır, şimâle nâzırdır. Ve bu mahalde dahi ibret-nümâ tasvîrler vardır. Ve bu kapunun solunda leb-i deryâda hîle ile kal‘a binâ etmek içün Menteş Bay oğullarından bir bodurumluk yer isteyüp yapdığı mahzenlerdir. Ba‘dehu niçe sene mürûr edüp hîle ile çalılar içinde bu kal‘ayı binâ edüp bir gün çalılara ateş edüp kal‘a zuhûr edüp anıniçün Bodurum derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103a ·
metinde göster ·
mahzenleri kapusundan içeri bir kat kapu dahi vardır, şimâle nâzırdır. Ve bu ik …
Ve bu Bodurum mahzenleri kapusundan içeri bir kat kapu dahi vardır, şimâle nâzırdır. Ve bu iki kapu mâbeyni bir hayli meydândır. Âyende vü revende at ve katırların bu hisâr-pîçeye bağlarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103b ·
metinde göster ·
… bu cisirleri makara ile kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler. Ve bu hisâb üzre
Bodurum
kal‘asının on bir kat kapusu ve evsâfı tamâm oldu.
Ve şimâl tarafındaki büyük limanın iskelesi bu iki kapu mâbeynindedir. Ve liman ile handak mâbeynini deryâ döğer bir kat kalın Şeddâdî dîvârdır. Kırk adım enli ve kırk arşın yüksekdir. Ve handak içinden bir kapu ile bu kalın dîvâr içinde bir kapudan girüp yokuş yukaru elli ayak taş nerdübân ile çıkılup ve iki yüz adım mezkûr dîvâr üzre gidilüp tâ orta hisârın asma cisirlerine varılur. Cümle at ve katır ve eşek bu dîvâr üstünden geçüp ve beş kat asma cisir ve kapulardan ubûr ederken âdem aşağı baksa gözü hîrelenir. Ve her gece bu cisirleri makara ile kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler. Ve bu hisâb üzre Bodurum kal‘asının on bir kat kapusu ve evsâfı tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103b ·
metinde göster ·
kal‘ası ile İstanköy cezîresinde olan beş kal‘anın cümle neferâtı altı yüz âdem …
Ve Bodurum kal‘ası ile İstanköy cezîresinde olan beş kal‘anın cümle neferâtı altı yüz âdemdir. Ve üç yüz müsellem kefere kulu vardır. Cemî‘i tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âflardır. Dağlarda kâfir kalyonları içün ve âyende vü revende gemiler içün varda beklerler. Ammâ İstanköy kal‘asının üç yüz seksen neferât vardır ve dizdârı a‘lâ ağalıkdır. Ve cümle neferât ulûfelerin İstanköy gümrüğünden alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y104b ·
metinde göster ·
… yü tahrîr etmişlerdir. Hattâ limon ve turunc şükûfesi mahallinde altı mîl karşu
Bodurum
kal‘asında şükûfenin râyiha-i tayyibesi istişmâm olunur, meşhûr-ı âfâkdır.
Ve bu İstanköy şehrinin taşra kıble ve cenûb ve garbında iki sâ‘atlik yer bâğ u bâğçe ve bostânı cihânı dutmuşdur. Ve bu adanın öşür alduğu defter hisâbınca bu cezîrede seksen altı bin dölüm bâğdır ve yedi bin limon turunc bâğçesidir. Ve kütüb-i tevârîhânda bu cezîreye Dâr-ı Nârenc deyü tahrîr etmişlerdir. Hattâ limon ve turunc şükûfesi mahallinde altı mîl karşu Bodurum kal‘asında şükûfenin râyiha-i tayyibesi istişmâm olunur, meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y107a ·
metinde göster ·
… e-i Kerpe ve cezîre-i İstanköy ve cezîre-i Kalimyoz ve cezîre-i Paşa ve kal‘a-i
Bodurum
. Bu mezkûr adalar eyâlet olup cürm [ü] cinâyeti ve salb [u] siyâseti paşasına t …
Ve eyâleti bunlardır ki zikr olunur: Evvelâ karşu şimâl cânibinde yigirmi mîl deryâ aşırı kal‘a-i Marmaris ve on iki mîl yıldız cânibine cezîre-i Sönbeki ve cenûb cânibine on bir mîl cezîre-i Hereke ve cezîre-i İliki ve cezîre-i İncirli ve cezîre-i Kerpe ve cezîre-i İstanköy ve cezîre-i Kalimyoz ve cezîre-i Paşa ve kal‘a-i Bodurum. Bu mezkûr adalar eyâlet olup cürm [ü] cinâyeti ve salb [u] siyâseti paşasına taraf-ı pâdişâhîden sekiz yük yetmiş bin akçe hâss-ı hümâyûn ta‘yîn olunup hîn-i seferde Kapudan Paşa ile dörd pâre kadırga donadup sefer eşer, "Rodos yedekleri" deyü Akdeniz'de martı kuşu-misâl pervâz urup sayd [u] şikâr edüp muhâfaza eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y113b ·
metinde göster ·