… rt ėlig kanta öŋi ödrülüp orduta karşıda / 29) olursar men anın men yėme smnanç
bolayın
ötrü yaşovati kunçuylar erdnisi sekiz tümen tört mıŋ ç(a)ḳr(a)v(a)rt ėlig kannı …
kim şanki ç(a)ḳr(a)v(a)rt ėlig kanta öŋi ödrülüp orduta karşıda29) olursar men anın men yėme smnanç bolayın ötrü yaşovati kunçuylar erdnisi sekiz tümen tört mıŋ ç(a)ḳr(a)v(a)rt ėlig kannıŋ kunçuy katun--ların oḳıp inçe tėp yarlıḳayur..
Maitrisimit Nom Bitig (Hami) · Mai.Tek.051.28–33 ·
metinde göster ·
… ra varınca şebhûnlar edüp mâl-ı ganâyimler ile muğtenim olup âhir Süleymân Beşe
Bolayır
nâm mahalde bir kaza doğan salup ardı sıra at sürerken kazâ ve kader tekerlenüp …
Ba‘dehu Süleymâ[n] Paşa Tekirdağı ve İslâmbol'u ve Terkoz'lara varınca şebhûnlar edüp mâl-ı ganâyimler ile muğtenim olup âhir Süleymân Beşe Bolayır nâm mahalde bir kaza doğan salup ardı sıra at sürerken kazâ ve kader tekerlenüp gerdeni münkesir olup merhûm oldukda Bolayır kasabasında câmi‘inde (---) ile medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176b ·
metinde göster ·
… sıra at sürerken kazâ ve kader tekerlenüp gerdeni münkesir olup merhûm oldukda
Bolayır
kasabasında câmi‘inde (---) ile medfûndur.
Ba‘dehu Süleymâ[n] Paşa Tekirdağı ve İslâmbol'u ve Terkoz'lara varınca şebhûnlar edüp mâl-ı ganâyimler ile muğtenim olup âhir Süleymân Beşe Bolayır nâm mahalde bir kaza doğan salup ardı sıra at sürerken kazâ ve kader tekerlenüp gerdeni münkesir olup merhûm oldukda Bolayır kasabasında câmi‘inde (---) ile medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176b ·
metinde göster ·
… a-i Ezremid ve kal‘a-i Çemennik ve Aşlona hisârı ve Tekirdağı hisârı ve kal‘a-i
Bolayır
, be-dest-i Süleymân Paşa ibn Orhân Gâzî, yine Bolayır'da yatar, rahmetullahi al …
Kal‘a-i Mudurnu ve kal‘a-i Kocaili ve kal‘a-i İznikmit ve kal‘a-i Yalakâbâd ve kal‘a-i Bursa ve kal‘a-i İznik ve kal‘a-i Taraklı ve kal‘a-i Bolu ve kal‘a-i Göynük ve kal‘a-i Karesi ve kal‘a-i Balıkesrî ve kal‘a-i Bergama-yı hısn-ı hasîn ve kal‘a-i Ezremid ve kal‘a-i Çemennik ve Aşlona hisârı ve Tekirdağı hisârı ve kal‘a-i Bolayır, be-dest-i Süleymân Paşa ibn Orhân Gâzî, yine Bolayır'da yatar, rahmetullahi aleyh. Bu kal‘alar feth olup ibtidâ Hacı Bektâş-ı Velî ta‘lîmiyle yeniçeri askeri nasb olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 232b ·
metinde göster ·
… kirdağı hisârı ve kal‘a-i Bolayır, be-dest-i Süleymân Paşa ibn Orhân Gâzî, yine
Bolayır'da
yatar, rahmetullahi aleyh. Bu kal‘alar feth olup ibtidâ Hacı Bektâş-ı Velî ta‘l …
Kal‘a-i Mudurnu ve kal‘a-i Kocaili ve kal‘a-i İznikmit ve kal‘a-i Yalakâbâd ve kal‘a-i Bursa ve kal‘a-i İznik ve kal‘a-i Taraklı ve kal‘a-i Bolu ve kal‘a-i Göynük ve kal‘a-i Karesi ve kal‘a-i Balıkesrî ve kal‘a-i Bergama-yı hısn-ı hasîn ve kal‘a-i Ezremid ve kal‘a-i Çemennik ve Aşlona hisârı ve Tekirdağı hisârı ve kal‘a-i Bolayır, be-dest-i Süleymân Paşa ibn Orhân Gâzî, yine Bolayır'da yatar, rahmetullahi aleyh. Bu kal‘alar feth olup ibtidâ Hacı Bektâş-ı Velî ta‘lîmiyle yeniçeri askeri nasb olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 232b ·
metinde göster ·
kim Pâdişâhım, siz de Akdeniz'de cezîre-i Girid'i Venedik küffârı elinden feth …
Evvelâ sene (---) târîhinde Sultan Ahmed Hân asrında sen vücûde geldiğin sene Atmeydânı'nda yedi aded vezîr ve a‘yân-ı kibâr sarâyların münhedim edüp yerlerine yeni câmi‘in esâsına şürû‘ olunup kırkar ellişer zirâ‘ melikî hafrlar kazılup ızkara temeline mübâşeret olunup bir senede kâmil esâs-ı binâ rûy-ı arza berâber oldukda cümle hâs u âm ve sulehâ-yı ümmetden kimesneler ve ilm-i eflâkden haberdâr müneccimler ilm-i mîkât ve kıble-nümâ ile ibtidâ du‘â ü senâ ile bin aded kurbânlar ile makâm-ı mihrâb vaz‘ olundu. Ve Kalender Paşa temele mu‘temed ve nâzır olup Kara Sünbül Alî Efendi temel kâtibi ve kadısı olup üstâdımız Evliyâ Efendi temel imâmı olup Üsküdarî eş-Şeyh Hazret-i kutbu'l-aktâb Mahmûd Efendi temel şeyhi ve Mahmûd Çelebi ve Kara Mahmûd Ağa ve gayrı kırk kimesne-i hoş-elhân temel mü’ezzinleri olup rûz-merre ale'd-devâm binânın itmâmına cidd u cehd, sa‘y [u] ihtimâm etmede. Bir gün merhûm Sultân Ahmed Hân, câmi‘in harem yeri ki, Koca Mehemmed Paşa'nın sarâyı yerinde ancak bir kasr-ı münakkaş kalmışdı, anda bir çetr-i mülemma‘ kurulup cümle vüzerâ ve vükelâ ve ulemâ ve sulehâ ve meşâyıh [u] sâdât ve a‘yân [u] eşrâf ve sığâr u kibâra bir ziyâfet-i âlî olmuşdur kim bu ni‘met-i uzmâ sûr-ı hümâyûn-ı hıtân-ı Ahmed Hân'da olmamışdır. Cümle ricâlullah ba‘de't-ta‘âm hayr du‘â edüp herkes vatanına gitdikde merhûm Sultân Ahmed Hân çetr-i mülemma‘ı içre Üsküdarî Mahmûd Efendi ve Evliyâ Efendi ve Kara Sünbül Alî Efendi ve Cerrâh Şeyhi İbrâhîm Efendi ve sultân-ı hânendegân Musâhib Dervîş Ömer Gülşenî ve biz hakîr huzûr-ı pâdişâhîde ber-zânû kalup Sultân Ahmed Hân bu cümleye hitâb edüp eydür "İnşâallahu Te‘âla bu câmi‘imiz itmâm bulup rûşen ma‘bedhâne olur. Hudâ itmâmın müyesser eyleye" buyururlar. "Ammâ bu câmi‘e bir evkâf-ı azîm lâzımdır" deyince hemân huzzâr-ı meclisde 274a olanlardan Evliyâ Efendi ve Üsküdarî Mahmûd Efendi buyururlar kim "Pâdişâhım niyyetü'l-gazâ deyüp bir diyârı feth edin. Andan cümle imârâtı ve mahsûlât-ı cizyesin bu câmi‘-i şerîfinize vakf edin. Gör e ecdâd-ı ızâmın Süleymân Hân tâbe serâha bizzât kendüleri cezîre-i Malta [ve] Rodos'u feth edüp ve cezîre-i İstanköy ve cezîre-i Hereke ve cezîre-i İlyaki ve cezîre-i Sönbeki kal‘alarını feth edüp cümle câmi‘ine vakf eyleyüp, hâlâ tevliyet-i azîmdir, cümle ecdâdlarınızın evkâflarından Süleymân Hân evkâfından metîn ve kavî evkâf-ı azîm yokdur. Bolay kim Pâdişâhım, siz de Akdeniz'de cezîre-i Girid'i Venedik küffârı elinden feth edüp İslâmbol'dan Mısır'a giden tüccâr ve züvvâr-ı huccâc-ı müslimînin ma‘beri küffâr gemilerinden pâk olaydı" denildikde hemân Cerrâh Şeyhi İbrâhîm Efendi ve Üsküdarî Mahmûd Efendi bu niyyet-i hâlisa içün, Allah rızâsiçün Fâtiha denilüp cümle huzzâr-ı meclisin hâs u âmmı Fâtiha-i seb‘u'l-mesânî tilâvet edüp el yüze sürülüp cümle hâzırûn "İnşâallahu Te‘âlâ du‘âmız icâbet kurbunda vâkı‘ olmuşdur. Erde ve geçde ol cezîre feth olur. Lâkin hemân ol cezîrenin fethi esbâbına sa‘y-ı beliğ etmek gerekdir" dediklerinde hemân Sultân Ahmed Hân aleyhi'r-rahmeti ve'r-rıdvân eydür: "Ammâ efendiler! Bizim Venedik kâfiriyle sulh [u] salâhımız vardır. Sulha mugâyir bir iş işlemek şân-ı şehinşâhlara lâyık-ı Muhammedî değildir. Ne bahâne ile ahd-şikenlik idelim. Bâ-husûs hâlâ Anadolu eyâletlerinde Karayazıcı ve Sa‘îd Arab ve Kalenderoğlu ve Cennetoğlu nâmân celâlîler gibi hasm-ı kavîlerimiz derdinden bîzâr olup asker-i deryâ-misâlimiz ile Serdâr-ı mükerrem Murâd Paşa lalam anların def‘iyle mukayyeddir. Niçe sefer açup cezîre-i Girid'i feth idelim" dediklerinde Evliyâ Efendi eydür "Pâdişâhım üçüncü gün serdârın cümle celâlîyi katl edüp on ikinci gün pâdişâhıma müjde gelir. Ol celâlîlerin devâm [u] sebâtları yokdur. Seyl suyu gibi geçkincidir. Serdârın Murâd Paşa, anların leşini kuyulara doldurup nâmına Kuyucu Murâd Paşa deyü tevârîhlere tahrîr oluna" deyü keşf eder. Hakîkatü'l-hâl, Murâd Paşa cümle celâlîyi Haleb ve Aziz ve Kilis altında dendân-ı tîğdan geçirüp leşlerini kuyulara doldurduğu müjdesi Sultan Ahmed'e gelince pâdişâh-ı halûk, inşirâh-ı sadr [u] zevk-i derûn hâsıl eder. Hemân ol sâ‘at Üsküdarî Mahmûd Efendi eydür "Pâdişâhım! Gazân mübârek ola, Ammâ beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 273b–274a ·
metinde göster ·
… en âdemlere ve niçe a‘yân [u] eşrâfa "Ağa uğurlar olsun ve gâzânız kutlu olsun.
Bolay
kim evine oğlanın ile bir baş göndereydin" der. Biri dahi "Ağa sen bunun sözüne …
Ve niçe bin bî-tâb u bî-mecâl kalmış muharrâ tiryâkîler ileri gitmeğe mecâli kalmayup refîklerine eydür "Birâder, Allahu a‘lem bizim asker bozulursa dîn kurnaz ve burnaz koknaz" İhtimâlcileri miskînler mezâristânı sedlerinde seng-i mezârlar üzre ferrâcelerin altlarına koyup kimi gemi meymûnu gibi oturur, kimi kazığa urulmuş gibi ayakların sarkıdup oturur ve âyende vü revendeye ta‘n-âmîz nükteler ile zebân-dırâzlık edüp gözüne kestirdiği cenge giden âdemlere ve niçe a‘yân [u] eşrâfa "Ağa uğurlar olsun ve gâzânız kutlu olsun. Bolay kim evine oğlanın ile bir baş göndereydin" der. Biri dahi "Ağa sen bunun sözüne bakma ve tehlikeye kendini atma. Bu cenk yerinde baş çok olacakdır. Bir baş satın alup ehline geçüp bir baş ile var", der. Ba‘zısı "Ağa gâzân kutlu olsun. Bolay kim şu gazâda sana şehâdet müyesser ola". Ba‘zısı garîb âdemdir, "Allah versin şehîdliği", der. Ve kimi dahi "Ağa bu silâhı bît bâzârından âriyetî mi aldın" der. Biri "Yok şirdenzâdeden ödünç aldı," der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 31b ·
metinde göster ·
… satın alup ehline geçüp bir baş ile var", der. Ba‘zısı "Ağa gâzân kutlu olsun.
Bolay
kim şu gazâda sana şehâdet müyesser ola". Ba‘zısı garîb âdemdir, "Allah versin …
Ve niçe bin bî-tâb u bî-mecâl kalmış muharrâ tiryâkîler ileri gitmeğe mecâli kalmayup refîklerine eydür "Birâder, Allahu a‘lem bizim asker bozulursa dîn kurnaz ve burnaz koknaz" İhtimâlcileri miskînler mezâristânı sedlerinde seng-i mezârlar üzre ferrâcelerin altlarına koyup kimi gemi meymûnu gibi oturur, kimi kazığa urulmuş gibi ayakların sarkıdup oturur ve âyende vü revendeye ta‘n-âmîz nükteler ile zebân-dırâzlık edüp gözüne kestirdiği cenge giden âdemlere ve niçe a‘yân [u] eşrâfa "Ağa uğurlar olsun ve gâzânız kutlu olsun. Bolay kim evine oğlanın ile bir baş göndereydin" der. Biri dahi "Ağa sen bunun sözüne bakma ve tehlikeye kendini atma. Bu cenk yerinde baş çok olacakdır. Bir baş satın alup ehline geçüp bir baş ile var", der. Ba‘zısı "Ağa gâzân kutlu olsun. Bolay kim şu gazâda sana şehâdet müyesser ola". Ba‘zısı garîb âdemdir, "Allah versin şehîdliği", der. Ve kimi dahi "Ağa bu silâhı bît bâzârından âriyetî mi aldın" der. Biri "Yok şirdenzâdeden ödünç aldı," der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 31b ·
metinde göster ·
… îd ola. Zîrâ anın hakkında Sultân Murâd merkûm "Ahmed sana Diyârbekir'i verdim.
Bolay
kim Bitlis Hânı'ndan intikâm alasın. Zîrâ Revân'dan gelirken sarâyına konup yüz …
{Vâkı‘a-i Melek Ahmed Paşa ve ta‘bîr-i rü’yâ-yı sâlih}: İmdi Evliyâm bu vâkı‘anın ta‘bîri min kıbeli'l-Hak ilhâm ile eyledir kim Allahu a‘lem ve Resûluhû bu gice vâkı‘amda bu hakîre ekmek verüp "Bu ekmeği Kürdistân'da bir Kürd âdemîsi pişirir. Sana Van'ın iç kal‘asında verdiğim beyâz nân-pâre-i lezîzdir" dediği Allahu a‘lem bize sa‘âdetlü pâdişâh eyâlet-i Van'ı vere. Ve ol ekmeği bir kerre İpşir istedi, ekmeği pişiren Kürd, İpşir'e ekmeği vermedi, dediği saltanat-ı İbrâhîm Hân'da İpşir'e eyâlet-i Van'ı verdiler. Van ekrâdları İpşir'e ekmeği yedirmeyüp balyemez toplar ile şehre komayup hâ’ib u hâsır gelüp gitdi. Ve ekmekde olan kanlı pâre Kaya'ma gönder, yıkayup yesin, dediği Allahu a‘lem Kaya Sultân ehlim bir hâliyle kanlı şehîd olur. Ve Bitlis Hânı'na dahi ol kanlı ekmekden ver, yesin, dediği Allahu a‘lem ol dahi benim elimde şehîd ola. Zîrâ anın hakkında Sultân Murâd merkûm "Ahmed sana Diyârbekir'i verdim. Bolay kim Bitlis Hânı'ndan intikâm alasın. Zîrâ Revân'dan gelirken sarâyına konup yüz kîse ihsân etdim. Ve on yedi aded evlâdlarına serbeser ze‘âmetler in‘âm edüp Van kulunun Muş harâcın kendüye mü’ebbed ocaklık tarîkiyle hîbe eyledim. Bağdâd'a giderken ve gelirken gazân mübârek ola, demeğe istikbâlime gelmedi. Elbette Ahmed, Bitlis 182b Hânı'ndan intikâm al, demiş idi. Bu gice vâkı‘amda kanlı ekmekden Bitlis Hânına ver, dedüğü belki benim elimde hân şehîd ola, dedi. Ve vâkı‘amda Murâd Hân'ın "Sen de ol ekmekden ye" dediğü Allahu a‘lem ecel-i müsemmâmız tamâm olduğu günlerde biz de şehîd olmak görünür. Bu vâkı‘ayı Melek Paşa kendüsü görüp kendüsü ta‘bîr etdi. Hakîr eyitdim "Sultânım, bu vâkı‘ayı bana söylediniz. Eğer âfâkî ve eğer enfüsî ilhâm-ı Rabbânî ile yâhûd kavl-i İbn Sîrîn ta‘birnâmesi üzre ta‘bîr etmek bana düşerdi. Ammâ beni ta‘bîr etmeğe komayup yine kendiniz ta‘bîr edersüz" deyü gördüğü rü’yâ-yı sâlihaları bir gayri hüsn-i tevcîh ile ta‘bîr etdim. "Yok Evliyâm, bu vâkı‘a hüsn-i tevcîh kabûl etmez. Hemân min kıbeli'l-Hak ilhâm-ı Rabbânî ile ta‘bîr etdim. Elbette biz Van ve yâhûd Erzurûm u Diyârbekir {valisi} olup Bitlis Hânına bir gûşmâl ederim ve Kaya Sultân da ol kanlı ekmekden yeyüp şehîd-i hurre olur. Ve ben de şehîd olurum. Bu vâkı‘anın ta‘bîri budur. Elbette olacak olur" deyüp bu beyti terennüm etdi, beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 182a–182b ·
metinde göster ·
ki sen varasın!", derler. Hâlâ elsine-i ârifânda darb-ı mesel olmuşdur. Hikmet- …
Hikmet-i garîbe: Bu kûh-ı bülend üzre kavm-i Yahûd urûc etse bi-emrillahi Ta‘âlâ zehresi çâk olup mürd olur. Hatta Yahûd hâhamlarının birine Van'da Sübhân dağına varasın!", disen "Başına uğrayup bolay ki sen varasın!", derler. Hâlâ elsine-i ârifânda darb-ı mesel olmuşdur. Hikmet-i Hudâ bu kûh-ı Sübhân'da otlayan devâbâtın çoğu ikişer kuzular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 243a ·
metinde göster ·
"Ey birâder, bunlar bizim izimiz gördüler, bunlar bize de gelirler, bire meded,
bolay
kim Ahlat kal‘asına düşebilsek" deyüp atlara ikdâm edince Taht-ı Van hâkiminin …
"Ey birâder, bunlar bizim izimiz gördüler, bunlar bize de gelirler, bire meded, bolay kim Ahlat kal‘asına düşebilsek" deyüp atlara ikdâm edince Taht-ı Van hâkiminin bize on aded verdiği refîkler Van deryâsı kenârında kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 13b ·
metinde göster ·
… ûmeli diyârlarına geçüp Eceovaların ve İpsala ve Enez kal‘ası ve Keşân kal‘ası,
Bolayır
kal‘ası ve Gelibolu kal‘aların feth etmişler. Anıniçün kasaba-i Bandırma ve kas …
Bânîsi (---)(---) vech-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---)(---) Bunun fâtihi Gâzî Süleymân Paşa ibn-i Sultân Orhân Gâzî'dir kim ibtidâ Rûmeli'ne anlar Kapudağı'ndan ve bu Erdek'den karşu Rûmeli diyârlarına geçüp Eceovaların ve İpsala ve Enez kal‘ası ve Keşân kal‘ası, Bolayır kal‘ası ve Gelibolu kal‘aların feth etmişler. Anıniçün kasaba-i Bandırma ve kasaba-i Erdek kân-ı gâzîyân bedli ve berekâtlı yerdir ve hâlâ bu Erdek Anadolu eyâletinde Bursa şehrinde Çelebi Sultân Mehemmed Vakfı mütevellîsi tarafından hâkimi subaşıdır ve İslâmbol'da {Galata mollasına ilhâk} kazâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 87a ·
metinde göster ·
Lâkin bu Rûmeli Hâkâniyye kal‘ası tarafındaki ve kal‘a-i
Bolayır'a
ve dahi kal‘a-i Ekşimil'e, ya‘nî lisân-ı Rûmca altıncı kal‘aya ve kasaba-i Kava …
Lâkin bu Rûmeli Hâkâniyye kal‘ası tarafındaki ve kal‘a-i Bolayır'a ve dahi kal‘a-i Ekşimil'e, ya‘nî lisân-ı Rûmca altıncı kal‘aya ve kasaba-i Kavak'a ve dahi kal‘a-i Enez'e ve dahi kal‘a-i Misine'ye ve dahi kal‘a-i Mekri'ye ve kal‘a-i Fere'ye ve kal‘a-i Kavala-i azîme ve Sidirkapsi ve Aynaroz ve dahi kal‘a-i Selânik ve kal‘a-i Kesendire ve kal‘a-i Koloz ve kal‘a-i Ezdin ve kal‘a-i Kızılhisâr ve ana karîb kal‘a-i Eğriboz ve dahi kal‘a-i Atina ve'l-hâsıl bu Rûmeli Hâkâniyye kal‘ası tarafındaki Rûmeli kıyılarında tâ Mora'nın yigirmi altı pâre kal‘alarına varınca sa‘âdetlü pâdişâh kal‘a-be-kal‘a emrler ile ulaklar gönderüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 93b ·
metinde göster ·
… elsine-i Yörükân-ı Türkân'da galat-ı meşhûr evlâ olmak ile "Bul Ayır"dan galat "
Bolayır
" kasabası derler.
Süleymân Paşa eydir: "Bire Lala, var şu asker-i İslâm'ı bul, ayır da sonra kal‘ayı feth eyle" dedikde hakîkatü'l-hâl eyle edüp kal‘ayı sene 758 târîhinde feth olup ismini "Bul Ayır kal‘ası" korlar. Ba‘dehû elsine-i Yörükân-ı Türkân'da galat-ı meşhûr evlâ olmak ile "Bul Ayır"dan galat "Bolayır" kasabası derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 97a ·
metinde göster ·
: Evvelâ ziyâret-i Süleymân Paşa ibn Gâzî Orhân vilâdeteş, sene 716. İbtidâ bunl …
Ziyâretgâh-ı kasaba-i Bolayır: Evvelâ ziyâret-i Süleymân Paşa ibn Gâzî Orhân vilâdeteş, sene 716. İbtidâ bunlar kırk kişiyle Anadolu tarafında Kapudağı nâm mahalden Ece Ya‘kûb ve Ece Balı ve Ede Balı ve Kara Koca ve Kara Hoca ve Kara Koca ve Kara Mürsel ve Yalvaç Dede ve Hâlî Dede nâm kırk nefer erler ile mezkûr Kapudağı'ndan sığır ve at tulumları üzre sallar düzüp ibtidâ Rûm'da Ekşimil nâmında bir kal‘aya sarılup amân vermeyüp feth ederler. Lisân-ı Rûm'da "Eksimil", ya‘nî altı mîl demekdir. Bu mahal Kapudağı'na altı mîldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 97b ·
metinde göster ·
kal‘asın sene 758 târîhinde feth edüp ba‘dehu Süleymân Paşa ibn Orhân Gâzî sene …
Andan bu Bolayır kal‘asın sene 758 târîhinde feth edüp ba‘dehu Süleymân Paşa ibn Orhân Gâzî sene 760 bir kaza doğan salup atile avı kovarken atdan tekerlenüp merhûm olup bu şehir içre binâ-yı azîm meşhed-i pür-envârında medfûndur, rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 97b ·
metinde göster ·
… etdikleri mahall-i ma‘hûdelerin âsârı aşikâredir. Eğer eylece olsa Gelibolu ve
Bolayır
ve Kavak ve kal‘a-i Ekşimil ve gayrı büleyde ve kılâ‘lar bu cezîrede kalmış olu …
Mâ-tekaddem kasaba-misâl bir ma‘mûr karye imiş. Hakîr gördükde henüz zelzeleden harâb [u] yebâb olup câ-be-câ hâneleri kalmış idi. Bu mahalde bu karye bir boğaz ağzına vâki‘ olup bir tarafı Akdeniz'dir ve bir tarafı Akdeniz'den girmiş Enez körfezidir kim tûlu kâmil seksen mîldir. İki tarafı zamân-ı kadîmde amâr kal‘alar imiş. Hâlâ âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir. Hattâ selef kralları bu Kavak nâm köy mahallinden kesüp Akdeniz'i Enez körfezine karışdırmağa sa‘y [u] ihtimâm etdikleri mahall-i ma‘hûdelerin âsârı aşikâredir. Eğer eylece olsa Gelibolu ve Bolayır ve Kavak ve kal‘a-i Ekşimil ve gayrı büleyde ve kılâ‘lar bu cezîrede kalmış olurdu, ammâ ihtimâldir "Edirne ve Dimetoka ve Malkara şehirlerine küffâr gemileri gelmesi karîb olur" deyü bu Kavak boğazın kesmeden ferâgat etmişler. Hakkâ ki re’y [ü] tedbîr etmişler. Andan karye-i Kavak kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 97b ·
metinde göster ·