… -gûn alât-ı silâha müstağrak olup ellerinde dalyan tüfengler atarak ve çobanlar
boruların
çalarak ve türküler haykırarak ve sapan-ı Dâvûdîleri şırak şırak atarak makâm-ı …
Esnâf-ı çoban-ı bahâdırânın cümlesi gûnâ-gûn alât-ı silâha müstağrak olup ellerinde dalyan tüfengler atarak ve çobanlar boruların çalarak ve türküler haykırarak ve sapan-ı Dâvûdîleri şırak şırak atarak makâm-ı ırâk haykırarak ubûr ederler. Ve ba‘zılarının ellerinde kavalların çalarak gülerek oynayarak ellerinde acîb ü garîb harbalar ve şeştüperler ve salma ve salıklar ve ucu demirli toyakalar ile niçe bini ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 168b ·
metinde göster ·
Ammâ sene-i âtîde Düş Hasan Paşa'nın inhizâmı ve gark-ı âb olduğu yine bu serhadlerin pîr-i fânîlerinin nakilleri üzre mukaddemâ Hasan Paşa'nın yüz aklıkları etdiğinden gâyet mağrûr ve müddemi‘ olmuş idi. Hemân Bosna askeriyle Yenikal‘a altından kalkup Yenihisâr kurbunda nehr-i Kübe üzre cisirden karşu geçüp kâfirin Siska kal‘asın mahsûr etdikde yedi gün sekiz gece döğdükde Hasan Paşa üzre yetmiş bin güzîde kâfirler yürüdüler. Hasan Paşa'ya amân vermediler. Âhirü'l-emr-i Hudâ asâkir-i İslâm münhezim oldular ve dağlara deşt-i kûhlere firâr ederek nehr-i Küpe üzre binâ etdikler[i] cisre gelüp asâkir-i bî-pâyânın izdihâmından cisr başına varmak muhâl. Küffâr-ı dûzah-karâr dahi asker-i İslâm'ın ardları sıra top u tüfenglerin atarak ve erganon ve torompete boruların çalarak geldiklerinde cümle asker cisre sığışmayup hemân bi'z-zarûrî nehr-i Küpe'ye urup der-ceng-i evvel Hersek Sancağı Beği Sultânzâde kim Vezîria‘zam Ahmed Paşa'nın oğlu ve Rüstem Paşa'nın kızı oğlu idi kim ibtidâ ol gark-ı âb oldu. anın akîbince Düş Hasan Paşa cümle askeriyle gark oldu ve niçe bin guzât-ı müslimînler dahi gark-ı âb olup yerleri dâr-ı lliyyîn olduğu sene 1001 târîhi idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 155b ·
metinde göster ·
… olan on bin kadar piyâde Çeh ve Leh ve İsfaç kavmi kâfiri torompete ve luturyan
boruların
çalarak ve nâkûs ve tabılların döğerek bizim askeri gözüne almayup "Yajuj ve Ya …
Ammâ bize asker-i İslâm tarafından aslâ bir âdem gelmez, illâ "Allâh Allâh" sadâsı imdâdı gelir. Bu ceng [ü] cidâlimiz ol mahalle vardı kim kâmil vakt-i Hanefî olup âfitâb-ı âlem-tâb acebâ Üstürgon tarafından doğdu mu doğmadı mı derken hemân sağ tarafda nümâyân olan on bin kadar piyâde Çeh ve Leh ve İsfaç kavmi kâfiri torompete ve luturyan boruların çalarak ve nâkûs ve tabılların döğerek bizim askeri gözüne almayup "Yajuj ve Yajuj" diyerek haçlı bayrakların çeküp gelmede. Subh-ı sâdık olunca Lara bayırı dibindeki meşeyistândan çinganeler ormandan çıkar gibi sürü sürü çıkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 102b ·
metinde göster ·
… lakati beştelen kurafiye" deyüp haçlı alemlerin kaldırup torompete ve Efrâsiyâb
boruların
ve Menûçehr köslerin ve nâkûs ve erganonların çalarak ve haçlı peykerlerin açar …
Hemân Paşa-yı gayyûr "Bir dahi gâzîler şu kâfire hov edelim" derken kuşluk vakti ki oldu. Meğer Sührâb Mehemmed Paşa ordusunun ardındaki bayırlar ardında geceden kemîngâhlarda âmâde olmuş dinç-â-dinç kâmil on bin güzîde Macar katanası ve Kurs kâfiri güzîdesi ensemizden bir kerre Macar lisânı üzre "Honlakati beştelen kurafiye" deyüp haçlı alemlerin kaldırup torompete ve Efrâsiyâb boruların ve Menûçehr köslerin ve nâkûs ve erganonların çalarak ve haçlı peykerlerin açarak üzerimize mûr mâra yürür gibi kâfirler yürüyüp gelir. İki bölüğü atlı ve bir bölüğü yayan, bunların dahi altı pâre topları var, ardımızdan toplarını ata ata gelüp top gülleleri bizi târumâr etmeğe başlayup dinç-â-dinç kâfir bizi ortaya aldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 103b ·
metinde göster ·
… ldan alayların dizüp haçlı bayrakların açarak erganon ve torompete ve luturyanî
boruların
çalarak sâf sâf olup ordu-yı İslâma yakın geldikde cümle küffâr bir kerreden at …
"İzâ erâdellâhu şey’en heyye’e esbâbehû" mazmûnu üzre kaçan kim Cenâb-ı Kibriyâ bir kulunun işini âsân etmek murâd edinse ibtidâ anın esbâbını halk eder. Çünkim Gâzî İbrâhîm Paşa yalnız başıyla altı bin aded yiğitleriyle germâ-germ beş sâ‘at-ı nücûmî otuz yedi bin kâfirle ceng-i azîmler edüp nîm sâ‘at yerde Âl-i Osmân askerinden bir imdâd gelmediğinden âhirü'l-emr münhezimen firâr edüp Tuna kenârına gelüp cümlemiz nehr-i Tuna'ya urup gark-ı âb olmağı irtikâb edüp hemân kendümüzü Tuna'ya uracak mahalde küffâr-ı hâksârın gerüden cümle küme askeri yedi koldan alayların dizüp haçlı bayrakların açarak erganon ve torompete ve luturyanî boruların çalarak sâf sâf olup ordu-yı İslâma yakın geldikde cümle küffâr bir kerreden at bırağup "Yajuj ve Yajuj" deyü yıldırım gibi şakıyup gelirlerken Cenâb-ı Kibriyâ'nın ihsânı olup Âl-i Osmân'ı mansûr u muzaffer etmek murâd edinüp esbâbını bu yüzden halk etdi kim mukaddemâ beri tarafa geçen Serdâr Ali Paşa'nın ve Gürcî Mehemmed Paşa'nın ve sâ’ir vüzerâ ve vükelâların cümle katâr katırlarını zîller ve ardalaları ve çanları ve çınkıraklarıyla donadup cümle katârı çayıra çıkarmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 104a ·
metinde göster ·
… der-zincîr keşân-ber-keşân geçüp tabılları ve erganon ve torompete ve luturyan
boruların
çalarak cümle muhteşem kapudanları ağlaşarak bir mehâbet ve salâbetli alay-ı az …
Ve mansûr u muzaffer bir alay-ı azîm ile küffârın haçlı peykerlerin hınto billûr câmlı arabalar üzre fılandıra ve bayrakları ser-nigûn edüp bu kadar bin kelleleri ârâyiş-i nîze edüp ve bu kadar topları ve bu kadar cebehâneleri ve bu kadar bin esîrleri der-zincîr keşân-ber-keşân geçüp tabılları ve erganon ve torompete ve luturyan boruların çalarak cümle muhteşem kapudanları ağlaşarak bir mehâbet ve salâbetli alay-ı azîm ile Sadrıa‘zamın serâperdesine varılmışdır kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 106a ·
metinde göster ·
… sırıklar üzre ârâyiş olup esîrleri pây-beste ve dil-haste ve şikeste beste edüp
boruların
çalarak cisirden bir alay-ı azîm ile geçüp Süleymân Hân depesi dibinde Sadrıa‘z …
Ammâ cümleden sonra baba-yı âlem Köse Serdâr Ali Paşa Bosna serhad gâzîleriyle cümle iki bin altmış aded kelle ve üç bin aded esîr-i bend-i zincîr ve yedi aded kal‘a kapudanları ve dörd kat küffâr mehterhânesi ve iki hınto arabalar ve yigirmi aded mücellâ toplar ve altun haçlı bayraklar ile cümle küffâr kelleleri kargı ve kantar sırıklar üzre ârâyiş olup esîrleri pây-beste ve dil-haste ve şikeste beste edüp boruların çalarak cisirden bir alay-ı azîm ile geçüp Süleymân Hân depesi dibinde Sadrıa‘zam huzûrundan otak-ı nüh-tâk önünden bâlâda tahrîr olduğu üzre cümle vüzerâ ve mîr-i mîrânlar metâ‘ları huzûr-ı vezîr-i dilîrden güzer edüp cümle vüzerâ ve vükelâlar,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 106b ·
metinde göster ·
… iken Ciğerdelen altında otuz yedi bin askerin kırıldığın işidüp hemân dünkü gün
boruların
çalup kalkup taburuna gitdi" deyü bu yeni müselmân böyle sıhhat haberlerin Sadr …
‘Siz Türk kılıcı yediniz, gözleriniz korkdu, kal‘aya girmeniz’ deyü cümlesin kovdu. Hâlâ şimdi kal‘ada yigirmi bin asker var. On bini Nemse ve on bin Macar askeri var. Lâkin cebehânesi ve zahîresi ve mühimmâtları ve Ciğerdelen'de kırılanların avretleri ve oğlanları gâyet çokdur. Ve çâsâr-ı bed-tebârın topal vezîri yigirmi bin asker ile gelüp kal‘aya girmek sadedinde iken Ciğerdelen altında otuz yedi bin askerin kırıldığın işidüp hemân dünkü gün boruların çalup kalkup taburuna gitdi" deyü bu yeni müselmân böyle sıhhat haberlerin Sadrıa‘zama dedikde mezbûru Muhzırbaşı Abdi Ağa'ya teslîm edüp birer kat libâs-ı müslim ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 109b ·
metinde göster ·
… p her birisi atlar üzre muhteşemâne ubûr edüp ardları sıra dankiyo ve torompete
boruların
çalarak niçe bin arabalarıyla sürü sürü ubûr eylediler.
Ve mâh-ı Muharrem'in yigirmi ikinci çehârşenbe gün Tatar Hân oğlu Ahmed Giray Sultân kırk bin Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâriyle ve yüz elli bin ma‘dûd esb-i sabâ-sür‘atleriyle alay alay koş koş olup tuğları ve direfş-i alem-i kâviyânîlerin açarak ve tabl [u] kudûm-i Cingiziyân'ın ve nefîr-i kerrenây-ı Efrâsiyâb'ın çalarak ve kös-i hâkâniyânına turralar urarak ve Âl-i Osmân ihsân etdiği mehterhâne-i te’lîf-i Cemşîdî'yi çalarak Hânzâdenin kırk bin Tatarı ve yüz elli bin ağırmak küheylân atlarıyla mevc u mevc ve sâf u sâf alaylarıyla ubûr edüp ardı sıra on iki bin piyâde Kazak-ı Ak Kardaş Kazak gök demire gark olup cümle tüfengleriyle ubûr edüp andan Potkalı ve Berabaş ve Andirya ve İhmilniç ve Şeremet ve Zaporoska ve Durujunka ve Sirge ve Çoçka (---)(---) nâmân yetmiş aded hotmanlar haçlı bayrakların açup her birisi atlar üzre muhteşemâne ubûr edüp ardları sıra dankiyo ve torompete boruların çalarak niçe bin arabalarıyla sürü sürü ubûr eylediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 112b ·
metinde göster ·
… hâne-i Âl-i Osmân ardı sıra mehterhâne-i kâfirân tabıl ve torompete ve luturyan
boruların
çalarak ubûr etdi. (---)(---)
Andan on binlerinin müsellah ve müzeyyen gök demire gark olmuş kralın kendüye mahsûs asker-i cünübleri geçüp {(...) Apopi Mihal Kıral} kendüsi şâtırları ve tüfengcileri ve mataracılarıyla ve kendisi küheylân at üzre semmûr kürk ve semmûr yeşil terpûş Macar kalpağıyla ve ardı sıra beş yüz aded semmûr kalpaklı kâküllerin perîşân etmiş mülebbes pâk ve müzeyyen mahbûb ve matlûb ve mergûb marâlî ve gazâlî gözlü güzîde millet-i Mesîhiyye cüvânları ubûr edüp akîblerince Âl-i Osmân'ın ihsân etdiği mîr-i mîrân pâyesiyle iki aded tuğ ve sancağ [u] bayraklardan sonra mehterhâne-i Âl-i Osmân ardı sıra mehterhâne-i kâfirân tabıl ve torompete ve luturyan boruların çalarak ubûr etdi. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 113a ·
metinde göster ·
… fevc el urarak "Pişkindon" deyü haykırararak erganon ve torompete ve luturyanî
boruların
ve niçe bin nâkûs ve mizmerleri ve tablları ve boruların çalarak ve hoş-elhân a …
Ba‘dehu cümle küffâr-ı dûzah-karâr alay alay olup cümlesi sâf u sâf ve mevc ü mevc ve fevc ü fevc el urarak "Pişkindon" deyü haykırararak erganon ve torompete ve luturyanî boruların ve niçe bin nâkûs ve mizmerleri ve tablları ve boruların çalarak ve hoş-elhân asvât-ı hazînli gulâmlar ile cümle nağamât-ı rehâvî ederek ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 152a ·
metinde göster ·
… torompete ve luturyanî boruların ve niçe bin nâkûs ve mizmerleri ve tablları ve
boruların
çalarak ve hoş-elhân asvât-ı hazînli gulâmlar ile cümle nağamât-ı rehâvî ederek …
Ba‘dehu cümle küffâr-ı dûzah-karâr alay alay olup cümlesi sâf u sâf ve mevc ü mevc ve fevc ü fevc el urarak "Pişkindon" deyü haykırararak erganon ve torompete ve luturyanî boruların ve niçe bin nâkûs ve mizmerleri ve tablları ve boruların çalarak ve hoş-elhân asvât-ı hazînli gulâmlar ile cümle nağamât-ı rehâvî ederek ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 152a ·
metinde göster ·
… larımız altına geldik" deyü sancağ ve haçlı peykerin açarak ve tabl u torompete
boruların
çalarak ve birer yaylım tüfeng şâdumânları edüp geçdiklerinde hemân tüfengleri …
Anı gördük küffâr mevc ü mevc ve sâf u sâf olup bu kadar esîr ve avret ve oğlanı ve bu kadar mâl-ı ganâ’imi ve bî-hisâb koyun ve kuzu ve sığır ve at ve katır hayvânâtları cümle önüne katup "Artık kal‘alarımız altına geldik" deyü sancağ ve haçlı peykerin açarak ve tabl u torompete boruların çalarak ve birer yaylım tüfeng şâdumânları edüp geçdiklerinde hemân tüfengleri boşanmış iken Sührâb Paşa kethudâsı ve Hersek gâzîleri hemân bir ağızdan sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup cümle guzât-ı muvahhidîn ejdehâlar garından çıkar gibi gâzîler pusudan dal uryân kılıç olup küffâr üzre çıkdıklarında ve bir yaylım kurşum küffâr üzre bârân-ı la‘net gibi yağdırdıklarında hemân küffâr-ı hâksâr yerlere alak ve bulak ve domuz topu olup "Sâbit-kadem 157a olam" deyü zann edüp sehel hareketcik ederken içlerine kılıç girince hemân karârları firâra mübeddel olup kimisi Perast kal‘asına ve kimisi Kotur kal‘asına cân atdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 156b–157a ·
metinde göster ·
… uyup niçe yüz yerden yine rehâvî makâmlarında erganon ve torompete ve luturyanî
boruların
çalup ve ba‘zı papaslar câm câm niçe küffârlara şarâblar bezl ederek giderlerdi …
"Fin son derbares cuder gebbet ‘alerheyligesten den kapuçinar Marya Kot" deyüp savt-ı bülend ile niçe bin ruhbân bu âyetleri okuyup niçe yüz yerden yine rehâvî makâmlarında erganon ve torompete ve luturyanî boruların çalup ve ba‘zı papaslar câm câm niçe küffârlara şarâblar bezl ederek giderlerdi, ammâ gûyâ karıncaya binmişlerdi, tâ ki meydân-ı savaş-ı perhâşda durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 19b ·
metinde göster ·
Ben Mekke ve Medîne ve Kuds-i Şerîf ve Bağdâd ve Mısır ve Şâm ve Haleb pâdişâhının elçisi olam, niçün Sancağ-ı Resûlullâh'ı açmam ve niçün mehterhânemi çalmam ve niçün alayım içine kâfirleri koyup cümle ağavâtlarım târumâr etdiririm? Ve niçün alayımda kâfirlerin boruların ve tablları ve deccâlların çaldırırım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 53b ·
metinde göster ·
… ilerden erganon ve torompeteler ve nâkûs ve mizmarâtlar ve luturyanî ve talyânî
boruların
rehâvî makâmlarında çalup eyle şâdımânlar etdiler kim gûyâ fasl-ı deccâl olup c …
Hikmet-i Hudâ sene 1080 Muharrem'inde deryâ yüzü, yüz yigirmi altı pâre yelken ile tezyîn olup Venedik donanması Duka ve Papa ve Malta ve Alakorna ve Fransa kalyonları rûy-ı deryâyı papadya çiçeği gibi zeyn olup kal‘a-i Kandiye önüne gelüp bî-bâk ü bî-pervâ lenger-endâht olup üç buçuk sâ‘at-i nücûmî kâmil top ve tüfeng şâdımânları etdiler kim rûy-ı deryâ neft ve katrân-misâl tutuşup ol kadar gemilerden erganon ve torompeteler ve nâkûs ve mizmarâtlar ve luturyanî ve talyânî boruların rehâvî makâmlarında çalup eyle şâdımânlar etdiler kim gûyâ fasl-ı deccâl olup cemî‘i gemilerin orsa bayraklar ve haçlı peykerler ve filandıralar ile keştîlerin zeyn edüp kal‘adan dahi anlara safâ geldiniz topları atılup el-hâsıl ol gün dûd-ı siyâh-ı bârûddan âsımân-ı kebûd siyâh-gûn olup âfitâb-ı âlem-tâbın yüzü münkesif olup üç sâ‘at dahi bu tertîb üzre Kandiye kal‘ası şâdımânlar edüp ol gün yedi kerre bu tertîb üzre âteş-feşânlıklar edüp âsûde-hâl ve fâriğu'l-bâl oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 297a ·
metinde göster ·
… birbirleriyle görüşdüler. Ve küffâr-ı hâksâr tabl nâkûs torompete ve luturyanî
boruların
çalmağa henüz başlayup cümlesi bir yere gelüp hınzîr sürüsü gibi sürü sürü geli …
Hemân cümle ehl-i îmân dal sâtûr-ı Muhammedî olup küffâra girişdiler. Küffâr dahi asker-i İslâma karışdılar ve katışdılar ve birbirlerine sîne-be-sîne çatışdılar, vakt-i sabâh da karîb olup birbirleriyle görüşdüler. Ve küffâr-ı hâksâr tabl nâkûs torompete ve luturyanî boruların çalmağa henüz başlayup cümlesi bir yere gelüp hınzîr sürüsü gibi sürü sürü gelince asker-i İslâm (İslâm) içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 298a ·
metinde göster ·
… rûzgârı şedîd olup küffâr kenâra düşme havfından bâdbânların açup ve turompete
boruların
çalup hâyib ü hâsir bu kadar bârûd [u] gülleden ve bu kadar kelleden çıkup gitd …
Netîce-i kelâm bu hâl üzre tâ vakt-i gurûba dek ceng edüp ibâdullâha hizmet eyledik. Ba‘de'l-mağrib küffâr-ı bed-girdâr-ı murdâr gemisin fânûslar ile çerâğân edüp tâ nısfu'l-leyle Y 344a varınca top u tüfeng atmadan hâlî olmadılar. Âhir vakt nısfu'l-leyl olunca kâfirin filikası âheste-reviş gelüp gemiyi ihrâk edecek mahalde gemiden ve karadan bu kadar cândan bîzâr olmuş ümmet-i Muhammed bir yaylım kurşum urunca filika döne döne kenâra geldi. İçinde bir kefere-i fecere kalmış. On ikisi mürd olup yedisi mecrûh kenâra gelince filikayı zabt edüp mecrûhların kellelerin kesüp hakîr bir gülbâng-i Muhammedî çeküp cümle Urbân ve keştîbân pîr [ü] civân derûn-ı dilden üç nevbet sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurunca küffâr gördü kim eli ayağı olan filikası ahz olundu. Tâ sabâha dek aslâ durmayup bize âteş-i Nemrûdî saçup âteşbâzlık gösterdi, ammâ bir kimseye aslâ zarar isâbet etmeyüp ba‘de salâti'l-fecr yıldız rûzgârı şedîd olup küffâr kenâra düşme havfından bâdbânların açup ve turompete boruların çalup hâyib ü hâsir bu kadar bârûd [u] gülleden ve bu kadar kelleden çıkup gitdi. Biz dahi ibâdullâhdan me’zûn olup gidelim, dedükde re’îsi ve sâyir tüccâr ü züvvâr [u] huccâc üç yüz âdem,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y343b–Y344a ·
metinde göster ·