… ı meskûnda yokdur ve boyahânesi kezâlik üstâd-ı sabbâğlardır kim İspir'in neftî
boyası bir
diyâra mahsûs değildir. Cümle boyahâneleri hânlıkdır, bir merd ü zen müdâhale e …
Der-beyân-ı çârsû-yı bâzâr-ı bezzâzistân: Cümle bin iki yüz dükkândır. Cümleden mükellef ve mükemmel aşağı varoş-ı kal‘ada Hüsrev Paşa çârsûsu, iki başı demir kapulu serâpâ kârgîr kemer binâlar ile mebnî çârsû-yı ma‘mûrdur kim gûyâ Bursa'nın Gelincik bâzârıdır ve yine bir a‘lâ kârgîr binâ bezzâzistânı vardır ve iki yerde debbâğhâne çârsûsu vardır kim bu Bitlîs'de işlenen elvân sahtiyân ve gûnâ-gûn danedâr sağrı rub‘-ı meskûnda yokdur ve boyahânesi kezâlik üstâd-ı sabbâğlardır kim İspir'in neftî boyası bir diyâra mahsûs değildir. Cümle boyahâneleri hânlıkdır, bir merd ü zen müdâhale edemezler. 225a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 224b–225a ·
metinde göster ·
mükellef sarâya kondurup i‘zâz [u] ikrâmlar etdi. Bu şehr-i ra‘nâ nehr-i Rimlik …
Bu dahi başka boyarlıkdır. Hakîri boyar bir mükellef sarâya kondurup i‘zâz [u] ikrâmlar etdi. Bu şehr-i ra‘nâ nehr-i Rimlik kenârında ve bir yayla kûh-ı serbülend dâmeninde bâğlı ve bâğçeli şehirdir. Altı aded manastırları ve beş yüz kadar dükkânlarında kızlar oturup kâr ederler. Bunda hâkim olan boyardan ulûfe ve refîkler ve iki talika arabalar alup seyishânelerimizin bârların arabalara tahmîl eyleyüp andan yine semt-i şarka (---) sâ‘at giderken bir yağmur ve mihnet ile bir sahrâ-yı azîm içre giderken âhıru'l-emr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 103b ·
metinde göster ·
… in tahrîr eyle" dedikde hakîr bir hafta içinde cümle minvâl-i meşrûh üzre elvân
boyalarla bir
Freng-pesend kal‘a tahrîr etdiğim Hunkâr câmi‘ini gören ve sâ’ir hayâl-pesend a …
"Evliyâ Efendi, bu kal‘anın fethi ve imâreti müjdesiyle seni der-i devlete kal‘a miftâhlarıyla gönderirim. Tiz bu kal‘anın hey’et-i eşkâli tasvîrin cümle der-i dîvârları ve dervezeleri ve tabyaları ve içinde amâr olan hânedânlarından câmi‘ ve mesâcid ve tekyeler ve hân ve medrese ve mektebleri ile dörd tabaka islâmbo[l] kâğıdına kal‘anın sûretin tahrîr eyle" dedikde hakîr bir hafta içinde cümle minvâl-i meşrûh üzre elvân boyalarla bir Freng-pesend kal‘a tahrîr etdiğim Hunkâr câmi‘ini gören ve sâ’ir hayâl-pesend amâristânların gören engüşt ber-dehen etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 337a ·
metinde göster ·
… sâde ve minberi haşeb-i musanna‘dır. Minberin alemi yerine mermerden bir yeşil
boyalı bir
ulemâ örfü timsâli komuşlar. Ve minber kapusu üzre târîhi:
Câmi‘ü'l-kebîr: Cemâ‘at-i kesîre ile memlû bir câmi‘-i selâtîn-i atîkdir. şehrin tâ aynü'l-fi‘ilinde vâki‘ olmuş. Câmi‘-i Emîrü'l-mü‘minîn dahi derler, zîrâ Amr ibnü'l-Âs bu şehri feth etdükde bu câmi‘[i] Hazret-i Ömer içün inşâ etmişdir. Tûlen ve arzan altmış germe adımdır. Ve derûn-ı câmi‘de cümle elli iki amelî pâyeler ve mermer sütûnlar üzre tavandır. Ve hareminin ortasında bir kökden hâsıl olmuş beş aded hûrmâ dırahtları var kim cüssedâr eflâke serçeküp ber-karâr nahillerdir, bizzât Hazret-i Amr dikmişdir. Ve mihrâbı sâde ve minberi haşeb-i musanna‘dır. Minberin alemi yerine mermerden bir yeşil boyalı bir ulemâ örfü timsâli komuşlar. Ve minber kapusu üzre târîhi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y380a ·
metinde göster ·