… ar ve iki boynuz mâbeynin incü ve cevâhirli püsküller ile zeyn edüp her koyunun
boynunda
altun ve gümüş kabaralar ile altun ve gümüş silsileler ile bu kepşleri keşân-be …
Ve bu çobanların niçe bininin ellerinde çatal zencîr yularlı beşer altışar onar boynuzlu acîb ü garîb gûnâ-gûn kınalı kösem koçlar ve mahbûb ganemleri dîbâ ve şîb ü zerbâf çullara gark edüp bellerinde mücevher kuşaklar ve mücevher hançerler 169a ve boynuzlarında altun varaklar ve iki boynuz mâbeynin incü ve cevâhirli püsküller ile zeyn edüp her koyunun boynunda altun ve gümüş kabaralar ile altun ve gümüş silsileler ile bu kepşleri keşân-ber-keşân çoban dilberleri çekerek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 168b–169a ·
metinde göster ·
… râmetleri âşikâre olmuş erdir. Otuz üç dâne kozdan bir tesbîhi var imiş. Dâ’imâ
boynunda
taşırmış. Anıniçün Kozlu Baba derler. Bir bî-evkâf tekyeciğinde künc-i anâda ge …
Ziyâret-i Kozlu Baba: Ebû İshâk Kâzrûnî kuddise sırruh hazretlerinin hulefâlarından mecâzibûn sultândan ulu kimesne imiş. Evkât-ı hamseyi Erzurûm'da Ebû İshâk Sultân ile kılup yine bunda savma‘asında bulunurmuş kim bu mahal ile Erzurûm mâbeyni dörd menzil yerdir. Netîce keşf ü kerâmetleri âşikâre olmuş erdir. Otuz üç dâne kozdan bir tesbîhi var imiş. Dâ’imâ boynunda taşırmış. Anıniçün Kozlu Baba derler. Bir bî-evkâf tekyeciğinde künc-i anâda genc-i gınâ sâhibi fukarâları vardır. Andan yine şimâle (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 16a ·
metinde göster ·
… safların bozmadılar ve bu hınzîrların içinde bir semiz sarı ayu seğirde seğirde
boynunda
zincirin sürüyüp hemân minbere çıkmağa başladı. Hemân Evliyâm, sen ayunun zinci …
Andan gördüm ki şu karşuki Porolok dağından berü boğazları zincirli yedi sekiz yüz mikdârı kara hınzîrlar ol dağlardan berü bu sahrâya inüp cum‘a namâzı kılan cemâ‘atleri bölük bölük bölerek cemâ‘at içine girüp minber dibinde yatan Seydî Ahmed Paşa'nın meyyitine ol hınzîrlar birkaç diş urdular, ammâ cemâ‘at aslâ safların bozmadılar ve bu hınzîrların içinde bir semiz sarı ayu seğirde seğirde boynunda zincirin sürüyüp hemân minbere çıkmağa başladı. Hemân Evliyâm, sen ayunun zincirinden yapışup minberden aşağı çeküp düşürdüğünde, "Bire Evliyâ'm öldür" deyü minberden feryâd ederim. Sen dahi dal kılıç olup ayıyı katl eyleyüp leşini Seydî Ahmed Paşa'nın meyyiti yanına kodun. Ben dahi hutbeyi tamâm edüp salât-ı cum‘ayı edâ etdikden sonra cemâ‘at içine gelen kara hınzîrları kırun deyü fermân etdiğimde cümlesin kılıç ile kırdılar. Meğer sabâh namâzı karîb imiş. Silihdâr Süleymân beni uyarup şimdi salât-ı fecri kılup sizler geldiniz. Ben dahi bism-i İlâh ile bu vâkı‘ayı sizlere takrîr eyledim" buyurduklarında, yeniçeri ağası ve Tekeli Mustafâ Paşa kethüdâsı, "Hayr ola sultânım" dedik lerinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 135b ·
metinde göster ·