ve düzen kasîrü'l-kâme âdem Amr-i Ayyâr Zamîrî'dir. İşte bu alem ile gelen aske …
Ve bu ayağ üzre cemâ‘ati saf saf bozan ve düzen kasîrü'l-kâme âdem Amr-i Ayyâr Zamîrî'dir. İşte bu alem ile gelen asker ki kızıl kanlı esbâba müstağrak olmuşlar Hazret-i Hamza-i bâ-safâ ve cemî‘i ervâh-ı şühedâdır" deyü cümle câmi‘ içindeki cemâ‘ati birer birer bu hakîre gösterüp her kankısına nazarım ta‘alluk etdi ise dest-ber-sîne edüp nazar aşinâlığı edüp tâze cân buldum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 7a ·
metinde göster ·
… cılar yeniçerinin elinden halâs ederler. Andan Ayasofya çârsûsunda yeniçeri bir
bozahâneye
girince Gülâbî Ağa bile girüp kebâb ve nân-pâre yeyüp boza nûş edüp Gülâbî Ağa' …
"Bire var âdem, sen ma‘tûh olmuşsun, ben senin dediğin âdem değilim, var benden şerrin def‘ eyle" deyüp bilâhire Gülâbî Ağa'ya bir kötek çeker kim fakîr ihtiyârı sâ’ir temâşâcılar yeniçerinin elinden halâs ederler. Andan Ayasofya çârsûsunda yeniçeri bir bozahâneye girince Gülâbî Ağa bile girüp kebâb ve nân-pâre yeyüp boza nûş edüp Gülâbî Ağa'ya aslâ bakmayup bir nân-pâre vermez. Andan yeniçeri def‘-i cû‘ edüp bozahâneden taşra çıkınca yine Gülâbî Ağa peşine düşüp Ayasofya'nın Sovukçeşme ensesinde bir daracık sokaklı bir tenhâ mahalle vardır, hemân ol mahalde Gülâbî Ağa yeniçerinin ayağına düşüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37b ·
metinde göster ·
"Bire var âdem, sen ma‘tûh olmuşsun, ben senin dediğin âdem değilim, var benden şerrin def‘ eyle" deyüp bilâhire Gülâbî Ağa'ya bir kötek çeker kim fakîr ihtiyârı sâ’ir temâşâcılar yeniçerinin elinden halâs ederler. Andan Ayasofya çârsûsunda yeniçeri bir bozahâneye girince Gülâbî Ağa bile girüp kebâb ve nân-pâre yeyüp boza nûş edüp Gülâbî Ağa'ya aslâ bakmayup bir nân-pâre vermez. Andan yeniçeri def‘-i cû‘ edüp bozahâneden taşra çıkınca yine Gülâbî Ağa peşine düşüp Ayasofya'nın Sovukçeşme ensesinde bir daracık sokaklı bir tenhâ mahalle vardır, hemân ol mahalde Gülâbî Ağa yeniçerinin ayağına düşüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37b ·
metinde göster ·
taşra çıkınca yine Gülâbî Ağa peşine düşüp Ayasofya'nın Sovukçeşme ensesinde bi …
"Bire var âdem, sen ma‘tûh olmuşsun, ben senin dediğin âdem değilim, var benden şerrin def‘ eyle" deyüp bilâhire Gülâbî Ağa'ya bir kötek çeker kim fakîr ihtiyârı sâ’ir temâşâcılar yeniçerinin elinden halâs ederler. Andan Ayasofya çârsûsunda yeniçeri bir bozahâneye girince Gülâbî Ağa bile girüp kebâb ve nân-pâre yeyüp boza nûş edüp Gülâbî Ağa'ya aslâ bakmayup bir nân-pâre vermez. Andan yeniçeri def‘-i cû‘ edüp bozahâneden taşra çıkınca yine Gülâbî Ağa peşine düşüp Ayasofya'nın Sovukçeşme ensesinde bir daracık sokaklı bir tenhâ mahalle vardır, hemân ol mahalde Gülâbî Ağa yeniçerinin ayağına düşüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37b ·
metinde göster ·
… lâbî Ağa mukaddemâ Ayasofya çârsûsunda refîki olan sipâhdan tebdîl yeniçeri ile
bozahâneye
girmişlerdi.
"Gel pîrim bir dolucığımız iç" deyü meclise da‘vet eder. Fakîr Gülâbî Ağa mukaddemâ Ayasofya çârsûsunda refîki olan sipâhdan tebdîl yeniçeri ile bozahâneye girmişlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 38b ·
metinde göster ·
… pâdişâhın etdiği hûnhârlığı bir pâdişâh etmemişdir. Kahvehâneleri ve meyhâne ve
bozahâneleri
ve tütünü dahi yasak edüp niçe yüz bin âdemi ol bahâne ile her gün yüzer, ikişe …
Bu pâdişâhın etdiği hûnhârlığı bir pâdişâh etmemişdir. Kahvehâneleri ve meyhâne ve bozahâneleri ve tütünü dahi yasak edüp niçe yüz bin âdemi ol bahâne ile her gün yüzer, ikişer yüzer âdemi katl ederdi. Ammâ aleyhi mâ-yestehak Anatolu tarafında dahi Abaza Paşa yeniçeri nâmında ve zorba sipâhî nâmında olanları ve üzerine gelen askerleri beşer onar binin bir kümeden mûr-ı za‘îf gibi hulika'l-insân-ı za‘îfi kırardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 63b ·
metinde göster ·
Bir yeniçeri meyhânelerden ve Ermenî evlerinden ve
bozahâneden
çıkarmak mümkün olmayup âhirü'l-emr Kızılbaş-ı evbâş, ecdâd-ı izâmın Sultân Sel …
Bir yeniçeri meyhânelerden ve Ermenî evlerinden ve bozahâneden çıkarmak mümkün olmayup âhirü'l-emr Kızılbaş-ı evbâş, ecdâd-ı izâmın Sultân Selîm Hân'ın fethi olan hısn-ı hasîn kal‘a-i Ahıçka'yı alup mülk etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 65b ·
metinde göster ·
… e hammâmı (---) ve iskele başında iki yüz mikdârı dükkânlardır. Çoğu meyhâne ve
bozahânelerdir
. Zîrâ latîf limanlı kenâr-ı bahr olmağile cümle gemiler anda kışlaya bağlanup g …
Bunlardan mâ‘adâ hân ve imâret ve medrese ve kurrâ yokdur. Cümle Yahûdî ve Rûm ve Ermenî kefereleri müstevlî olmuşdur. Ve hammâmı (---) ve iskele başında iki yüz mikdârı dükkânlardır. Çoğu meyhâne ve bozahânelerdir. Zîrâ latîf limanlı kenâr-ı bahr olmağile cümle gemiler anda kışlaya bağlanup gemicileri meyhâne erbâblarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123b ·
metinde göster ·
… ıymet bî-kıymet firâvân bulunur. Ve elli dükkân tabbâğhâne ve yüz meyhâne ve üç
bozahâne
var. Ammâ Küpeli Yahûdî'nin mümessek elma suyu ve tiryandafila Rûm'un misket şa …
Ve cümle altı yüz dekâkînlerdir. Gerçi bezzâzistânı yokdur ammâ cemî‘i zî-kıymet bî-kıymet firâvân bulunur. Ve elli dükkân tabbâğhâne ve yüz meyhâne ve üç bozahâne var. Ammâ Küpeli Yahûdî'nin mümessek elma suyu ve tiryandafila Rûm'un misket şarâbı, harâbâtî erenleri içre meşhûrdur. Zîrâ bâğlarında olan misket üzümü meğer Akdeniz Boğazı'nda Bozcaada'da ola. Ve Yahûdî pîçelerinin terbiye etdikleri şeftâlûları hoş-hordur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124a ·
metinde göster ·
… kârlarından nâzik kirde kebâbı ve kirdesi ve lezîz hoşâbı ve levendât içün darı
bozası
. Ve hâs u beyâz pembe-misâl sünger gibi göz göz pişmiş Tophâne somunu, Sabanca …
Ehl-i hırefinin memdûh kârlarından nâzik kirde kebâbı ve kirdesi ve lezîz hoşâbı ve levendât içün darı bozası. Ve hâs u beyâz pembe-misâl sünger gibi göz göz pişmiş Tophâne somunu, Sabanca somunundan ve Amasiyye Lâdiki ekmeğinden lezîzdir kim bu kârhâne sâhibi Îsâ Çelebi'ye bir dervîş du‘â edüp bir vefk vermiş, ol zamândan berü Îsâ Çelebi'nin vefk-ı murâdı üzre felek müsâ‘ade edüp ekmeği cihân-ârâdır kim Acem şâhlarına bu Tophâne somunundan götürüp Rûm'dan Isfehân'a üç ayda varup aslâ müteğayyir olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 134a ·
metinde göster ·
… ‘âf Rûm keferesinden gayrı hâneler yokdur. Ve Yahûdî aslâ yokdur. Ve meyhâne ve
bozahâne
dahi aslâ yokdur, zîrâ halkı gâyet müslimlerdir.
Bunda yedi {hâne} mu‘âf Rûm keferesinden gayrı hâneler yokdur. Ve Yahûdî aslâ yokdur. Ve meyhâne ve bozahâne dahi aslâ yokdur, zîrâ halkı gâyet müslimlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137a ·
metinde göster ·
esnâfın cümle ehl-i hırefden sonra ubûr etsinler ve meyhâneci la‘înleri ordu-yı …
"Bozahâneci esnâfın cümle ehl-i hırefden sonra ubûr etsinler ve meyhâneci la‘înleri ordu-yı islâmımda olmaya ammâ bozacılara imdâd akçe verüp alayda yamak olalar. Ammâ hîn-i alayda bu tâ’ife sekizer kat mehterhâne çalmayalar, dü dâ’ire ve sâz [u] söz ile ubûr edeler. Ve ne mikdâr bozahâne ve meyhâne vardır ve ne mikdâr mey-fürûş melâ‘înler vardır ma‘lûm-ı hümâyûnum ola" deyü Vezîr-i a‘zam Bayram Paşa'ya ve İslâmbol mollâsı ve Eyyûb ve Galata ve Üsküdar mollâlarının destlerine hatt-ı şerîfler verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 152a ·
metinde göster ·
… refden sonra ubûr etsinler ve meyhâneci la‘înleri ordu-yı islâmımda olmaya ammâ
bozacılara
imdâd akçe verüp alayda yamak olalar. Ammâ hîn-i alayda bu tâ’ife sekizer kat m …
"Bozahâneci esnâfın cümle ehl-i hırefden sonra ubûr etsinler ve meyhâneci la‘înleri ordu-yı islâmımda olmaya ammâ bozacılara imdâd akçe verüp alayda yamak olalar. Ammâ hîn-i alayda bu tâ’ife sekizer kat mehterhâne çalmayalar, dü dâ’ire ve sâz [u] söz ile ubûr edeler. Ve ne mikdâr bozahâne ve meyhâne vardır ve ne mikdâr mey-fürûş melâ‘înler vardır ma‘lûm-ı hümâyûnum ola" deyü Vezîr-i a‘zam Bayram Paşa'ya ve İslâmbol mollâsı ve Eyyûb ve Galata ve Üsküdar mollâlarının destlerine hatt-ı şerîfler verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 152a ·
metinde göster ·
… t mehterhâne çalmayalar, dü dâ’ire ve sâz [u] söz ile ubûr edeler. Ve ne mikdâr
bozahâne
ve meyhâne vardır ve ne mikdâr mey-fürûş melâ‘înler vardır ma‘lûm-ı hümâyûnum o …
"Bozahâneci esnâfın cümle ehl-i hırefden sonra ubûr etsinler ve meyhâneci la‘înleri ordu-yı islâmımda olmaya ammâ bozacılara imdâd akçe verüp alayda yamak olalar. Ammâ hîn-i alayda bu tâ’ife sekizer kat mehterhâne çalmayalar, dü dâ’ire ve sâz [u] söz ile ubûr edeler. Ve ne mikdâr bozahâne ve meyhâne vardır ve ne mikdâr mey-fürûş melâ‘înler vardır ma‘lûm-ı hümâyûnum ola" deyü Vezîr-i a‘zam Bayram Paşa'ya ve İslâmbol mollâsı ve Eyyûb ve Galata ve Üsküdar mollâlarının destlerine hatt-ı şerîfler verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 152a ·
metinde göster ·
… hemyânları içre yüzer yüz ellişer guruş koyup gözü bağlı el-garîb ke'l-â‘mâları
bozahâne
ve meyhâne ve bekârhâne ve mesîregâhlara götürüp mest edüp bu kadar mîrî mâl ye …
Esnâf-ı Kâsımpaşa mukaddemleri: Nefer 155, hâlâ pîrsizlerdir. Tershâne kethudâları eli altında bî-dîn bir alay kavmdirler. Tershâne-i Amîre'de cümle keştîler donanması mahallinde bu zâlimler hemyânları içre yüzer yüz ellişer guruş koyup gözü bağlı el-garîb ke'l-â‘mâları bozahâne ve meyhâne ve bekârhâne ve mesîregâhlara götürüp mest edüp bu kadar mîrî mâl yedin deyü küreğe korlar. Altı ay sefer edüp eline bin akçe verüp kürekden ıtlâk ederler. Eğer hazzın köşesiyse evvelbahârda yine gelüp iki bin akçe al derler. Ammâ ne aceb ayyâr-ı cihân kavmdirler kim anlar dahi kürek erbâbın bilüp işsiz güçsüz âdeme böyle edüp küreğe korlar ve acâyib kâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155a ·
metinde göster ·
Esnâf-ı çevrenân-ı Ârnâbûdân: Dükkân (---), neferât 400, bunlar her
bozahânede
birer köşede tennûrları vardır. Dâ’imâ bozahâne erbâblarına ciğer ve kara talak …
Esnâf-ı çevrenân-ı Ârnâbûdân: Dükkân (---), neferât 400, bunlar her bozahânede birer köşede tennûrları vardır. Dâ’imâ bozahâne erbâblarına ciğer ve kara talak ve böbrek ve pençeviş ve yürek ve şirden ve ciğer köftesi kebâbı pişirir kirli ve paslı nâ-pâk kavmdir. Ammâ garîb ü gurebâ ta‘âmıdır. Bunlar dahi seyishâneler üzre pençeviş ve karatavuk ya‘nî talak kebâbı pişirüp ubûr ederler. Gâyet mashara, mudhik Arnavudlardır. Bunlara şehir oğlanları "a a‘ â, a a‘ â" deyü ulaşırlar. Anlar dahi "a a‘ â Çelepi pişmiş kalkmış şişmiş sülice(?) bağırsak yer misin?" derler, turfe kavmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 170a ·
metinde göster ·
… ---), neferât 400, bunlar her bozahânede birer köşede tennûrları vardır. Dâ’imâ
bozahâne
erbâblarına ciğer ve kara talak ve böbrek ve pençeviş ve yürek ve şirden ve ciğ …
Esnâf-ı çevrenân-ı Ârnâbûdân: Dükkân (---), neferât 400, bunlar her bozahânede birer köşede tennûrları vardır. Dâ’imâ bozahâne erbâblarına ciğer ve kara talak ve böbrek ve pençeviş ve yürek ve şirden ve ciğer köftesi kebâbı pişirir kirli ve paslı nâ-pâk kavmdir. Ammâ garîb ü gurebâ ta‘âmıdır. Bunlar dahi seyishâneler üzre pençeviş ve karatavuk ya‘nî talak kebâbı pişirüp ubûr ederler. Gâyet mashara, mudhik Arnavudlardır. Bunlara şehir oğlanları "a a‘ â, a a‘ â" deyü ulaşırlar. Anlar dahi "a a‘ â Çelepi pişmiş kalkmış şişmiş sülice(?) bağırsak yer misin?" derler, turfe kavmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 170a ·
metinde göster ·
… or gediğine korlar. Bu tâ’ife birer toklu veyâhûd birer kuzucuk ve kırkar badya
boza
içüp bin okka kâmil yüke girir. Zîrâ Eydincik ve Bandırma 175b ve Erdek ve Mi …
Ammâ zelehor hammâlları gedikdir ve gâyet zeber-dest tüvânâ âdemlerdir, biri fevt olsa taşra Cânbezdi nâm hammâllardan bir tüvânâsın bu merhûm zelehor gediğine korlar. Bu tâ’ife birer toklu veyâhûd birer kuzucuk ve kırkar badya boza içüp bin okka kâmil yüke girir. Zîrâ Eydincik ve Bandırma 175b ve Erdek ve Mihalıç nâm şehir iskelelerinden seklem ta‘bîr etdikleri yedişer sekizer kantâr-ı Osmânî gelir çuvalları onar âdem kaldırup bir âdemin arkasına koyup ol dahi kantâra koduğu zamân kantârın mîlleri vızır vızır öter ve yine kantârdan arkasına koyup murâd edindikleri yere götürürler ammâ iki tarafından birer zelehor hammâlları dahi ellerine yapışup imdâd ederler. Makdûr-ı beşer değil, akıl ihâta etmez kâr-ı mühlikdir. {Arkalarında çuvallar ile cümle ubûr ederler, aceb dîv kavmdir.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 175a–175b ·
metinde göster ·
Bunlar gûnâ-gûn semerleri arabalar üzre tahmîl edüp ve niçe hurde semerleri eşek sıpası ve koduğu üzre ve cinceve köçeği üzre ve keçiler üzre gönlü ve meşinli palânlar ve semerler edüp arz-ı metâ‘ ederler. Ammâ ordu-yı İslâm'da semerciler ve na‘lbandlar ve âşbâzlar ve berberler ve bozacılar kadar makbûl ehl-i hıref yokdur, azîm kâr edüp cümlesi pür-silâh geçüp giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 194b ·
metinde göster ·
… iye bal alup câriye ve efendisi ve kadınısı baldan yeyüp edepde yellenüp âbdest
boza
boza kadıya varup kadı ve muhzırbaşı ve nâ’ib dahi baldan yeyüp anlar dahi cart …
Mukallid Çıkrıkcızâde Süleymân Çelebi: Kaşmer-i rind-i cihân idi. Bir dervîş, bir bakkâldan sehel bal isteyüp bakkâl vermeyüp dervîş bakkâlın balına bir efsûn edüp bakkâldan bir câriye bal alup câriye ve efendisi ve kadınısı baldan yeyüp edepde yellenüp âbdest boza boza kadıya varup kadı ve muhzırbaşı ve nâ’ib dahi baldan yeyüp anlar dahi cart cart def‘-ı rîh ederek muhzır ile bakkâlı ihzâr-ı şer‘ edüp bakkâl,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 211b ·
metinde göster ·
… al alup câriye ve efendisi ve kadınısı baldan yeyüp edepde yellenüp âbdest boza
boza
kadıya varup kadı ve muhzırbaşı ve nâ’ib dahi baldan yeyüp anlar dahi cart cart …
Mukallid Çıkrıkcızâde Süleymân Çelebi: Kaşmer-i rind-i cihân idi. Bir dervîş, bir bakkâldan sehel bal isteyüp bakkâl vermeyüp dervîş bakkâlın balına bir efsûn edüp bakkâldan bir câriye bal alup câriye ve efendisi ve kadınısı baldan yeyüp edepde yellenüp âbdest boza boza kadıya varup kadı ve muhzırbaşı ve nâ’ib dahi baldan yeyüp anlar dahi cart cart def‘-ı rîh ederek muhzır ile bakkâlı ihzâr-ı şer‘ edüp bakkâl,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 211b ·
metinde göster ·
… kdur. Saltık Muhammed-i Buhârî, bu gûne bir mücâhidün fî-sebîlillâh sultân idi.
Bozacılara
pîr olmak neden düşer. Efsâne-i bozacıyân-ı çobandır.
Andan yine iki kerre yüz bin Lipka kavmiyle hurûc edüp sancağ-ı Yesevî ve Bektaşî'yle tâ Maskov diyârında (---) şehrine varınca kılıç vurup diyâr-ı Maskov'da altı kerre yüz bin Heşdek Tatarların İslâm ile müşerref etdi. Hâlâ Maskov'da Heşdek kavmi Leh'de Lipka müselmânlarından çok kavm yokdur. Saltık Muhammed-i Buhârî, bu gûne bir mücâhidün fî-sebîlillâh sultân idi. Bozacılara pîr olmak neden düşer. Efsâne-i bozacıyân-ı çobandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b ·
metinde göster ·
… mücâhidün fî-sebîlillâh sultân idi. Bozacılara pîr olmak neden düşer. Efsâne-i
bozacıyân-ı
çobandır.
Andan yine iki kerre yüz bin Lipka kavmiyle hurûc edüp sancağ-ı Yesevî ve Bektaşî'yle tâ Maskov diyârında (---) şehrine varınca kılıç vurup diyâr-ı Maskov'da altı kerre yüz bin Heşdek Tatarların İslâm ile müşerref etdi. Hâlâ Maskov'da Heşdek kavmi Leh'de Lipka müselmânlarından çok kavm yokdur. Saltık Muhammed-i Buhârî, bu gûne bir mücâhidün fî-sebîlillâh sultân idi. Bozacılara pîr olmak neden düşer. Efsâne-i bozacıyân-ı çobandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b ·
metinde göster ·
Lâkin bu bozacılar ordu-yı İslâm'da gâyet lâzımlı kavmdir, ammâ şarâb gibi katresi harâm değildir, ancak sekri harâmdır demişler kim "Küllü müskirin harâmun bi'l-icmâli" kelâm-ı fetâvâsına dâhildir. Ammâ guzât-ı müslimîne kuvâ-yı beden ve bir germiyyet verüp def‘-i cû‘ eder. Ve çok içeni aslâ köpek dalamaz, zîrâ çok boza içmeden istiskâ ve nıkrîs marazına mübtelâ olup ol âdem koltuk deyeneğine düşdüğünden, dâ’imâ elinde deyenek olmağile kelb talamaduğının sebebi oldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b ·
metinde göster ·
… bir germiyyet verüp def‘-i cû‘ eder. Ve çok içeni aslâ köpek dalamaz, zîrâ çok
boza
içmeden istiskâ ve nıkrîs marazına mübtelâ olup ol âdem koltuk deyeneğine düşdü …
Lâkin bu bozacılar ordu-yı İslâm'da gâyet lâzımlı kavmdir, ammâ şarâb gibi katresi harâm değildir, ancak sekri harâmdır demişler kim "Küllü müskirin harâmun bi'l-icmâli" kelâm-ı fetâvâsına dâhildir. Ammâ guzât-ı müslimîne kuvâ-yı beden ve bir germiyyet verüp def‘-i cû‘ eder. Ve çok içeni aslâ köpek dalamaz, zîrâ çok boza içmeden istiskâ ve nıkrîs marazına mübtelâ olup ol âdem koltuk deyeneğine düşdüğünden, dâ’imâ elinde deyenek olmağile kelb talamaduğının sebebi oldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b ·
metinde göster ·
Ekseriyyâ boza erbâbı Tatar ve Çingânelerdir. Ammâ bi'z-zarûrî ordu-yı İslâm'da lâzım olduğundan İslâmbol içre ne kadar mükeyyif meşrûbâtcılar var ise bu bozacıbaşıya yamak olup sınıf sınıf ubûr ederler. Ammâ ekşi bozacılar, arabalar üzre çadırların kurup ve gûnâ-gûn berg [u] bârlar ve bahârlar ile dükkânların zeyn edüp boza sıkup ve çömçe çömçe halka boza bezl ederek niçe yüz boza bekrîleri "biruy hay" deyü na‘ra urarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b ·
metinde göster ·
… âm'da lâzım olduğundan İslâmbol içre ne kadar mükeyyif meşrûbâtcılar var ise bu
bozacıbaşıya
yamak olup sınıf sınıf ubûr ederler. Ammâ ekşi bozacılar, arabalar üzre çadırla …
Ekseriyyâ boza erbâbı Tatar ve Çingânelerdir. Ammâ bi'z-zarûrî ordu-yı İslâm'da lâzım olduğundan İslâmbol içre ne kadar mükeyyif meşrûbâtcılar var ise bu bozacıbaşıya yamak olup sınıf sınıf ubûr ederler. Ammâ ekşi bozacılar, arabalar üzre çadırların kurup ve gûnâ-gûn berg [u] bârlar ve bahârlar ile dükkânların zeyn edüp boza sıkup ve çömçe çömçe halka boza bezl ederek niçe yüz boza bekrîleri "biruy hay" deyü na‘ra urarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b ·
metinde göster ·
… bâtcılar var ise bu bozacıbaşıya yamak olup sınıf sınıf ubûr ederler. Ammâ ekşi
bozacılar
, arabalar üzre çadırların kurup ve gûnâ-gûn berg [u] bârlar ve bahârlar ile dük …
Ekseriyyâ boza erbâbı Tatar ve Çingânelerdir. Ammâ bi'z-zarûrî ordu-yı İslâm'da lâzım olduğundan İslâmbol içre ne kadar mükeyyif meşrûbâtcılar var ise bu bozacıbaşıya yamak olup sınıf sınıf ubûr ederler. Ammâ ekşi bozacılar, arabalar üzre çadırların kurup ve gûnâ-gûn berg [u] bârlar ve bahârlar ile dükkânların zeyn edüp boza sıkup ve çömçe çömçe halka boza bezl ederek niçe yüz boza bekrîleri "biruy hay" deyü na‘ra urarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b ·
metinde göster ·
… ırların kurup ve gûnâ-gûn berg [u] bârlar ve bahârlar ile dükkânların zeyn edüp
boza
sıkup ve çömçe çömçe halka boza bezl ederek niçe yüz boza bekrîleri "biruy hay" …
Ekseriyyâ boza erbâbı Tatar ve Çingânelerdir. Ammâ bi'z-zarûrî ordu-yı İslâm'da lâzım olduğundan İslâmbol içre ne kadar mükeyyif meşrûbâtcılar var ise bu bozacıbaşıya yamak olup sınıf sınıf ubûr ederler. Ammâ ekşi bozacılar, arabalar üzre çadırların kurup ve gûnâ-gûn berg [u] bârlar ve bahârlar ile dükkânların zeyn edüp boza sıkup ve çömçe çömçe halka boza bezl ederek niçe yüz boza bekrîleri "biruy hay" deyü na‘ra urarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b ·
metinde göster ·
… u] bârlar ve bahârlar ile dükkânların zeyn edüp boza sıkup ve çömçe çömçe halka
boza
bezl ederek niçe yüz boza bekrîleri "biruy hay" deyü na‘ra urarak ubûr ederler.
Ekseriyyâ boza erbâbı Tatar ve Çingânelerdir. Ammâ bi'z-zarûrî ordu-yı İslâm'da lâzım olduğundan İslâmbol içre ne kadar mükeyyif meşrûbâtcılar var ise bu bozacıbaşıya yamak olup sınıf sınıf ubûr ederler. Ammâ ekşi bozacılar, arabalar üzre çadırların kurup ve gûnâ-gûn berg [u] bârlar ve bahârlar ile dükkânların zeyn edüp boza sıkup ve çömçe çömçe halka boza bezl ederek niçe yüz boza bekrîleri "biruy hay" deyü na‘ra urarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b ·
metinde göster ·
… dükkânların zeyn edüp boza sıkup ve çömçe çömçe halka boza bezl ederek niçe yüz
boza
bekrîleri "biruy hay" deyü na‘ra urarak ubûr ederler.
Ekseriyyâ boza erbâbı Tatar ve Çingânelerdir. Ammâ bi'z-zarûrî ordu-yı İslâm'da lâzım olduğundan İslâmbol içre ne kadar mükeyyif meşrûbâtcılar var ise bu bozacıbaşıya yamak olup sınıf sınıf ubûr ederler. Ammâ ekşi bozacılar, arabalar üzre çadırların kurup ve gûnâ-gûn berg [u] bârlar ve bahârlar ile dükkânların zeyn edüp boza sıkup ve çömçe çömçe halka boza bezl ederek niçe yüz boza bekrîleri "biruy hay" deyü na‘ra urarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b ·
metinde göster ·
: Pîrsizleri yine Salsâl'dır. Dükkân kırk, neferât 105, bunlar Tekirdağı'nın dar …
Esnâf-ı tatlı bozacıyân: Pîrsizleri yine Salsâl'dır. Dükkân kırk, neferât 105, bunlar Tekirdağı'nın darısından bir gûne beyâz süd gibi boza yaparlar kim gûyâ bir kâse cüllâb-ı hoş-güvârdır. Niçe kerre tecrübe içün makremelere komuşlardır, aslâ bir katre akmaz böyle koyu bozadır. Ekser ulemâ ve meşâyih nûş ederler. Hâmile hâtûnlar içse batnında evlâdları ten-dürüst olup vaz‘-ı hamlden sonra nûş etse südü çok olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b ·
metinde göster ·
… kkân kırk, neferât 105, bunlar Tekirdağı'nın darısından bir gûne beyâz süd gibi
boza
yaparlar kim gûyâ bir kâse cüllâb-ı hoş-güvârdır. Niçe kerre tecrübe içün makre …
Esnâf-ı tatlı bozacıyân: Pîrsizleri yine Salsâl'dır. Dükkân kırk, neferât 105, bunlar Tekirdağı'nın darısından bir gûne beyâz süd gibi boza yaparlar kim gûyâ bir kâse cüllâb-ı hoş-güvârdır. Niçe kerre tecrübe içün makremelere komuşlardır, aslâ bir katre akmaz böyle koyu bozadır. Ekser ulemâ ve meşâyih nûş ederler. Hâmile hâtûnlar içse batnında evlâdları ten-dürüst olup vaz‘-ı hamlden sonra nûş etse südü çok olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b ·
metinde göster ·
… içe kerre tecrübe içün makremelere komuşlardır, aslâ bir katre akmaz böyle koyu
bozadır
. Ekser ulemâ ve meşâyih nûş ederler. Hâmile hâtûnlar içse batnında evlâdları te …
Esnâf-ı tatlı bozacıyân: Pîrsizleri yine Salsâl'dır. Dükkân kırk, neferât 105, bunlar Tekirdağı'nın darısından bir gûne beyâz süd gibi boza yaparlar kim gûyâ bir kâse cüllâb-ı hoş-güvârdır. Niçe kerre tecrübe içün makremelere komuşlardır, aslâ bir katre akmaz böyle koyu bozadır. Ekser ulemâ ve meşâyih nûş ederler. Hâmile hâtûnlar içse batnında evlâdları ten-dürüst olup vaz‘-ı hamlden sonra nûş etse südü çok olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b ·
metinde göster ·
memdûhu Ayasofya çârşû- 213a sunda ve Atmeydânı başında ve Akılbend çârsûsund …
Bu bozanın memdûhu Ayasofya çârşû- 213a sunda ve Atmeydânı başında ve Akılbend çârsûsunda ve Kadırga Limanı'nda ve Okcular başında ve Aksarây'da ve Unkapanı'nın iç yüzünde Azebler hammâmı önünde Usta Ahmed bozası ve Küçükbâzâr'da Koca Mehemmed Paşa hammâmı önünde. Bu mezkûr tatlı bozacılar meşhûr-ı âfâklardır kim beyâz üstü kaymaklı bozalardır kim nûş eden hayât bulur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b–213a ·
metinde göster ·
… ında ve Aksarây'da ve Unkapanı'nın iç yüzünde Azebler hammâmı önünde Usta Ahmed
bozası
ve Küçükbâzâr'da Koca Mehemmed Paşa hammâmı önünde. Bu mezkûr tatlı bozacılar m …
Bu bozanın memdûhu Ayasofya çârşû- 213a sunda ve Atmeydânı başında ve Akılbend çârsûsunda ve Kadırga Limanı'nda ve Okcular başında ve Aksarây'da ve Unkapanı'nın iç yüzünde Azebler hammâmı önünde Usta Ahmed bozası ve Küçükbâzâr'da Koca Mehemmed Paşa hammâmı önünde. Bu mezkûr tatlı bozacılar meşhûr-ı âfâklardır kim beyâz üstü kaymaklı bozalardır kim nûş eden hayât bulur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b–213a ·
metinde göster ·
… hmed bozası ve Küçükbâzâr'da Koca Mehemmed Paşa hammâmı önünde. Bu mezkûr tatlı
bozacılar
meşhûr-ı âfâklardır kim beyâz üstü kaymaklı bozalardır kim nûş eden hayât bulur …
Bu bozanın memdûhu Ayasofya çârşû- 213a sunda ve Atmeydânı başında ve Akılbend çârsûsunda ve Kadırga Limanı'nda ve Okcular başında ve Aksarây'da ve Unkapanı'nın iç yüzünde Azebler hammâmı önünde Usta Ahmed bozası ve Küçükbâzâr'da Koca Mehemmed Paşa hammâmı önünde. Bu mezkûr tatlı bozacılar meşhûr-ı âfâklardır kim beyâz üstü kaymaklı bozalardır kim nûş eden hayât bulur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b–213a ·
metinde göster ·
… ı önünde. Bu mezkûr tatlı bozacılar meşhûr-ı âfâklardır kim beyâz üstü kaymaklı
bozalardır
kim nûş eden hayât bulur.
Bu bozanın memdûhu Ayasofya çârşû- 213a sunda ve Atmeydânı başında ve Akılbend çârsûsunda ve Kadırga Limanı'nda ve Okcular başında ve Aksarây'da ve Unkapanı'nın iç yüzünde Azebler hammâmı önünde Usta Ahmed bozası ve Küçükbâzâr'da Koca Mehemmed Paşa hammâmı önünde. Bu mezkûr tatlı bozacılar meşhûr-ı âfâklardır kim beyâz üstü kaymaklı bozalardır kim nûş eden hayât bulur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b–213a ·
metinde göster ·
ve kahvehâne yasdandık, Hak Sübhânehû ve Ta‘âlâ âlimü's-sırrı ve'l-hafiyyâtdır …
Hakîr bu kadar âlüfte ve âşüfteler ile meyhâne ve bozahâne ve kahvehâne yasdandık, Hak Sübhânehû ve Ta‘âlâ âlimü's-sırrı ve'l-hafiyyâtdır kim bu kutu bozasıyla ve Mısır'ın pirinc subyasıyla ve Kırım'da maksıma derler bir gûne yine kutu bozasına benzer bir bozadır, bu üçünden gayrı içmek müyesser olmamışdır kim rahm-ı mâderden müştak olalı me’kûlât [ü] meşrûbâtın mükeyyifâtlarından ömrüm içinde ne tütün, ne kahve, ne çay ve ne bâdyân ve ne kışır ve ne sa‘leb ve ne mahleb ve ne pivo ve ne med ve ne şarâb ve ne şarâb-ı nâb ve ne vişnâb ne nâr şarâbı ve ne hurmâ şarâbı ve ne dud şarâbı ve ne karpuz şarâbı ve ne koknâr şarâbı ve ne avşıla şarâbı ve ne ipsime şarâbı ve ne ıslama şarâbı ve ne mavuza şarâbı ve ne bedevine şarâbı (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve ne müselles şarâbı ve ne misket şarâbı ve ne fışfış şarâbı ne nârdenk şarâbı ve ne bozon şarâbı ve ne hümül şarâbı ve ne rakı ve ne gülefsen ve ne horilka ve ne firna ve ne sudina ve ne poloniyye ve ne hardaliyye ve ne ramazâniyye ve ne imâmiyye ve ne boza ve ne talkan ve ne kurut ve ne yazma ve ne kımız ve ne balısıca ve ne tostagansa ve ne elma suyu ve ne bal suyu ve ne mübtecel suyu ve ne arpa suyu ve ne darçın suyu ve ne kibrît suyu ve ne göydürme suyu (---)(---) ve ne afyon ne berş, ne nûşdâr, ne cevâriş, ne mukîm, ne Bayrampaşa habbı, ne şarâbiyye, ne benglik, ne kara pehlivân, ne habb-ı uşşâkî ve ne habb-ı rahîkî ve ne habb-ı safâyî ve ne habb-ı cedvâr ve ne habb-ı şifâ ve ne habb-ı şâhî, ne habb-ı ferah ne ma‘cûn-ı kâkvîh ve ne ma‘cûn-ı cihân-bahş ve ne ma‘cûn-ı dil-şâd ve ne ma‘cûn-ı kaysûn ve ne ma‘cûn-ı miş ve ne ma‘cûn-ı felâsife ve ne ma‘cûn-ı pîrecân ve ne ma‘cûn-ı dil-küşâ (---)(---)(---)(---) ancak dilber-lebi ma‘cûnuna mübtelâ olup sîm-i hâlis hokka dehânından devâ-yı inşirâh-ı sadr içün gâhî be-gâhî kimesnenin haber [u] âgâhı yok iken bu hakîr dilber ma‘cûnun isti‘mâl ederiz. Pederimiz merhûm dahi bu keyf ile âlûde idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 213a ·
metinde göster ·
… e yasdandık, Hak Sübhânehû ve Ta‘âlâ âlimü's-sırrı ve'l-hafiyyâtdır kim bu kutu
bozasıyla
ve Mısır'ın pirinc subyasıyla ve Kırım'da maksıma derler bir gûne yine kutu boz …
Hakîr bu kadar âlüfte ve âşüfteler ile meyhâne ve bozahâne ve kahvehâne yasdandık, Hak Sübhânehû ve Ta‘âlâ âlimü's-sırrı ve'l-hafiyyâtdır kim bu kutu bozasıyla ve Mısır'ın pirinc subyasıyla ve Kırım'da maksıma derler bir gûne yine kutu bozasına benzer bir bozadır, bu üçünden gayrı içmek müyesser olmamışdır kim rahm-ı mâderden müştak olalı me’kûlât [ü] meşrûbâtın mükeyyifâtlarından ömrüm içinde ne tütün, ne kahve, ne çay ve ne bâdyân ve ne kışır ve ne sa‘leb ve ne mahleb ve ne pivo ve ne med ve ne şarâb ve ne şarâb-ı nâb ve ne vişnâb ne nâr şarâbı ve ne hurmâ şarâbı ve ne dud şarâbı ve ne karpuz şarâbı ve ne koknâr şarâbı ve ne avşıla şarâbı ve ne ipsime şarâbı ve ne ıslama şarâbı ve ne mavuza şarâbı ve ne bedevine şarâbı (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve ne müselles şarâbı ve ne misket şarâbı ve ne fışfış şarâbı ne nârdenk şarâbı ve ne bozon şarâbı ve ne hümül şarâbı ve ne rakı ve ne gülefsen ve ne horilka ve ne firna ve ne sudina ve ne poloniyye ve ne hardaliyye ve ne ramazâniyye ve ne imâmiyye ve ne boza ve ne talkan ve ne kurut ve ne yazma ve ne kımız ve ne balısıca ve ne tostagansa ve ne elma suyu ve ne bal suyu ve ne mübtecel suyu ve ne arpa suyu ve ne darçın suyu ve ne kibrît suyu ve ne göydürme suyu (---)(---) ve ne afyon ne berş, ne nûşdâr, ne cevâriş, ne mukîm, ne Bayrampaşa habbı, ne şarâbiyye, ne benglik, ne kara pehlivân, ne habb-ı uşşâkî ve ne habb-ı rahîkî ve ne habb-ı safâyî ve ne habb-ı cedvâr ve ne habb-ı şifâ ve ne habb-ı şâhî, ne habb-ı ferah ne ma‘cûn-ı kâkvîh ve ne ma‘cûn-ı cihân-bahş ve ne ma‘cûn-ı dil-şâd ve ne ma‘cûn-ı kaysûn ve ne ma‘cûn-ı miş ve ne ma‘cûn-ı felâsife ve ne ma‘cûn-ı pîrecân ve ne ma‘cûn-ı dil-küşâ (---)(---)(---)(---) ancak dilber-lebi ma‘cûnuna mübtelâ olup sîm-i hâlis hokka dehânından devâ-yı inşirâh-ı sadr içün gâhî be-gâhî kimesnenin haber [u] âgâhı yok iken bu hakîr dilber ma‘cûnun isti‘mâl ederiz. Pederimiz merhûm dahi bu keyf ile âlûde idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 213a ·
metinde göster ·
… yla ve Mısır'ın pirinc subyasıyla ve Kırım'da maksıma derler bir gûne yine kutu
bozasına
benzer bir bozadır, bu üçünden gayrı içmek müyesser olmamışdır kim rahm-ı mâder …
Hakîr bu kadar âlüfte ve âşüfteler ile meyhâne ve bozahâne ve kahvehâne yasdandık, Hak Sübhânehû ve Ta‘âlâ âlimü's-sırrı ve'l-hafiyyâtdır kim bu kutu bozasıyla ve Mısır'ın pirinc subyasıyla ve Kırım'da maksıma derler bir gûne yine kutu bozasına benzer bir bozadır, bu üçünden gayrı içmek müyesser olmamışdır kim rahm-ı mâderden müştak olalı me’kûlât [ü] meşrûbâtın mükeyyifâtlarından ömrüm içinde ne tütün, ne kahve, ne çay ve ne bâdyân ve ne kışır ve ne sa‘leb ve ne mahleb ve ne pivo ve ne med ve ne şarâb ve ne şarâb-ı nâb ve ne vişnâb ne nâr şarâbı ve ne hurmâ şarâbı ve ne dud şarâbı ve ne karpuz şarâbı ve ne koknâr şarâbı ve ne avşıla şarâbı ve ne ipsime şarâbı ve ne ıslama şarâbı ve ne mavuza şarâbı ve ne bedevine şarâbı (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve ne müselles şarâbı ve ne misket şarâbı ve ne fışfış şarâbı ne nârdenk şarâbı ve ne bozon şarâbı ve ne hümül şarâbı ve ne rakı ve ne gülefsen ve ne horilka ve ne firna ve ne sudina ve ne poloniyye ve ne hardaliyye ve ne ramazâniyye ve ne imâmiyye ve ne boza ve ne talkan ve ne kurut ve ne yazma ve ne kımız ve ne balısıca ve ne tostagansa ve ne elma suyu ve ne bal suyu ve ne mübtecel suyu ve ne arpa suyu ve ne darçın suyu ve ne kibrît suyu ve ne göydürme suyu (---)(---) ve ne afyon ne berş, ne nûşdâr, ne cevâriş, ne mukîm, ne Bayrampaşa habbı, ne şarâbiyye, ne benglik, ne kara pehlivân, ne habb-ı uşşâkî ve ne habb-ı rahîkî ve ne habb-ı safâyî ve ne habb-ı cedvâr ve ne habb-ı şifâ ve ne habb-ı şâhî, ne habb-ı ferah ne ma‘cûn-ı kâkvîh ve ne ma‘cûn-ı cihân-bahş ve ne ma‘cûn-ı dil-şâd ve ne ma‘cûn-ı kaysûn ve ne ma‘cûn-ı miş ve ne ma‘cûn-ı felâsife ve ne ma‘cûn-ı pîrecân ve ne ma‘cûn-ı dil-küşâ (---)(---)(---)(---) ancak dilber-lebi ma‘cûnuna mübtelâ olup sîm-i hâlis hokka dehânından devâ-yı inşirâh-ı sadr içün gâhî be-gâhî kimesnenin haber [u] âgâhı yok iken bu hakîr dilber ma‘cûnun isti‘mâl ederiz. Pederimiz merhûm dahi bu keyf ile âlûde idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 213a ·
metinde göster ·
… nc subyasıyla ve Kırım'da maksıma derler bir gûne yine kutu bozasına benzer bir
bozadır
, bu üçünden gayrı içmek müyesser olmamışdır kim rahm-ı mâderden müştak olalı me …
Hakîr bu kadar âlüfte ve âşüfteler ile meyhâne ve bozahâne ve kahvehâne yasdandık, Hak Sübhânehû ve Ta‘âlâ âlimü's-sırrı ve'l-hafiyyâtdır kim bu kutu bozasıyla ve Mısır'ın pirinc subyasıyla ve Kırım'da maksıma derler bir gûne yine kutu bozasına benzer bir bozadır, bu üçünden gayrı içmek müyesser olmamışdır kim rahm-ı mâderden müştak olalı me’kûlât [ü] meşrûbâtın mükeyyifâtlarından ömrüm içinde ne tütün, ne kahve, ne çay ve ne bâdyân ve ne kışır ve ne sa‘leb ve ne mahleb ve ne pivo ve ne med ve ne şarâb ve ne şarâb-ı nâb ve ne vişnâb ne nâr şarâbı ve ne hurmâ şarâbı ve ne dud şarâbı ve ne karpuz şarâbı ve ne koknâr şarâbı ve ne avşıla şarâbı ve ne ipsime şarâbı ve ne ıslama şarâbı ve ne mavuza şarâbı ve ne bedevine şarâbı (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve ne müselles şarâbı ve ne misket şarâbı ve ne fışfış şarâbı ne nârdenk şarâbı ve ne bozon şarâbı ve ne hümül şarâbı ve ne rakı ve ne gülefsen ve ne horilka ve ne firna ve ne sudina ve ne poloniyye ve ne hardaliyye ve ne ramazâniyye ve ne imâmiyye ve ne boza ve ne talkan ve ne kurut ve ne yazma ve ne kımız ve ne balısıca ve ne tostagansa ve ne elma suyu ve ne bal suyu ve ne mübtecel suyu ve ne arpa suyu ve ne darçın suyu ve ne kibrît suyu ve ne göydürme suyu (---)(---) ve ne afyon ne berş, ne nûşdâr, ne cevâriş, ne mukîm, ne Bayrampaşa habbı, ne şarâbiyye, ne benglik, ne kara pehlivân, ne habb-ı uşşâkî ve ne habb-ı rahîkî ve ne habb-ı safâyî ve ne habb-ı cedvâr ve ne habb-ı şifâ ve ne habb-ı şâhî, ne habb-ı ferah ne ma‘cûn-ı kâkvîh ve ne ma‘cûn-ı cihân-bahş ve ne ma‘cûn-ı dil-şâd ve ne ma‘cûn-ı kaysûn ve ne ma‘cûn-ı miş ve ne ma‘cûn-ı felâsife ve ne ma‘cûn-ı pîrecân ve ne ma‘cûn-ı dil-küşâ (---)(---)(---)(---) ancak dilber-lebi ma‘cûnuna mübtelâ olup sîm-i hâlis hokka dehânından devâ-yı inşirâh-ı sadr içün gâhî be-gâhî kimesnenin haber [u] âgâhı yok iken bu hakîr dilber ma‘cûnun isti‘mâl ederiz. Pederimiz merhûm dahi bu keyf ile âlûde idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 213a ·
metinde göster ·
… sudina ve ne poloniyye ve ne hardaliyye ve ne ramazâniyye ve ne imâmiyye ve ne
boza
ve ne talkan ve ne kurut ve ne yazma ve ne kımız ve ne balısıca ve ne tostagans …
Hakîr bu kadar âlüfte ve âşüfteler ile meyhâne ve bozahâne ve kahvehâne yasdandık, Hak Sübhânehû ve Ta‘âlâ âlimü's-sırrı ve'l-hafiyyâtdır kim bu kutu bozasıyla ve Mısır'ın pirinc subyasıyla ve Kırım'da maksıma derler bir gûne yine kutu bozasına benzer bir bozadır, bu üçünden gayrı içmek müyesser olmamışdır kim rahm-ı mâderden müştak olalı me’kûlât [ü] meşrûbâtın mükeyyifâtlarından ömrüm içinde ne tütün, ne kahve, ne çay ve ne bâdyân ve ne kışır ve ne sa‘leb ve ne mahleb ve ne pivo ve ne med ve ne şarâb ve ne şarâb-ı nâb ve ne vişnâb ne nâr şarâbı ve ne hurmâ şarâbı ve ne dud şarâbı ve ne karpuz şarâbı ve ne koknâr şarâbı ve ne avşıla şarâbı ve ne ipsime şarâbı ve ne ıslama şarâbı ve ne mavuza şarâbı ve ne bedevine şarâbı (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve ne müselles şarâbı ve ne misket şarâbı ve ne fışfış şarâbı ne nârdenk şarâbı ve ne bozon şarâbı ve ne hümül şarâbı ve ne rakı ve ne gülefsen ve ne horilka ve ne firna ve ne sudina ve ne poloniyye ve ne hardaliyye ve ne ramazâniyye ve ne imâmiyye ve ne boza ve ne talkan ve ne kurut ve ne yazma ve ne kımız ve ne balısıca ve ne tostagansa ve ne elma suyu ve ne bal suyu ve ne mübtecel suyu ve ne arpa suyu ve ne darçın suyu ve ne kibrît suyu ve ne göydürme suyu (---)(---) ve ne afyon ne berş, ne nûşdâr, ne cevâriş, ne mukîm, ne Bayrampaşa habbı, ne şarâbiyye, ne benglik, ne kara pehlivân, ne habb-ı uşşâkî ve ne habb-ı rahîkî ve ne habb-ı safâyî ve ne habb-ı cedvâr ve ne habb-ı şifâ ve ne habb-ı şâhî, ne habb-ı ferah ne ma‘cûn-ı kâkvîh ve ne ma‘cûn-ı cihân-bahş ve ne ma‘cûn-ı dil-şâd ve ne ma‘cûn-ı kaysûn ve ne ma‘cûn-ı miş ve ne ma‘cûn-ı felâsife ve ne ma‘cûn-ı pîrecân ve ne ma‘cûn-ı dil-küşâ (---)(---)(---)(---) ancak dilber-lebi ma‘cûnuna mübtelâ olup sîm-i hâlis hokka dehânından devâ-yı inşirâh-ı sadr içün gâhî be-gâhî kimesnenin haber [u] âgâhı yok iken bu hakîr dilber ma‘cûnun isti‘mâl ederiz. Pederimiz merhûm dahi bu keyf ile âlûde idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 213a ·
metinde göster ·
ve pirinc subyası ve Kırım maksımasın leyle-i ramazânlarda kuvâ-yı beden içün n …
Ancak hakîr bir fâsik-i mahrûm ve bir bî-mezâk turfe şallâk abdâl-meşreb bir cânız ve cümle ahibbâ ve asdıkâ cânlara cânımız fedâ edüp bâlâda zikr olunan meşrûbât mükeyyifâtlarından ve me’kûlât mükeyyiflerinden berâ-yı hâtır-ı yârân-ı bâ-safâ hâne-i bî-minnetimizde hâzır etmişizdir. Anıniçün ism [ü] resimlerin ve isti‘mâl edenlerin keyfiyyet-i ahvâllerine vâkıf olup esmâ-yı mükeyyifâtdan anıniçün haberdârız. Yohsa riyâ olmaya, vallâhi'l-azîm birinden haberdâr değilim. Ancak kutu bozası ve pirinc subyası ve Kırım maksımasın leyle-i ramazânlarda kuvâ-yı beden içün nûş eden e’imme ve hutebâ ve meşâyihâne teba‘iyyeten nûş etmişizdir, aslâ sekri yok bir bulamaçlardır ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 213a ·
metinde göster ·