sol tarafında ana Tuna Kili kal‘ası dibinde Karadeniz'e karışır ve küçük Tuna b …
Cezîre-i Yılanlı: Bu adanın sol tarafında ana Tuna Kili kal‘ası dibinde Karadeniz'e karışır ve küçük Tuna bu adanın sağında Tulça kal‘ası boğazında Karadeniz'e karışacak mahalde Tuna yine iki bölünüp birine Solona boğazı ve birine Hızır İlyâs boğazı derler küçük boğazlardır. Küçük gemiler girir ve yine Tulça boğazından bir fırka Tuna dahi ayrılup Beşdepe nâhiyesin dolaşup gelir Karahırman kal‘ası önünde {Karadeniz'e karışır. Tuna'dan ayrılmış bir boğazdır. Karadeniz gemicileri ol nehre Burdiçse derler bir küçük boğazdır. İçinde her sene niçe yüz pâre gemiler kışlar}. Bu Tuna dahi Karadeniz'e karışır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 67a ·
metinde göster ·
… n sol tarafında ana Tuna Kili kal‘ası dibinde Karadeniz'e karışır ve küçük Tuna
bu adanın
sağında Tulça kal‘ası boğazında Karadeniz'e karışacak mahalde Tuna yine iki böl …
Cezîre-i Yılanlı: Bu adanın sol tarafında ana Tuna Kili kal‘ası dibinde Karadeniz'e karışır ve küçük Tuna bu adanın sağında Tulça kal‘ası boğazında Karadeniz'e karışacak mahalde Tuna yine iki bölünüp birine Solona boğazı ve birine Hızır İlyâs boğazı derler küçük boğazlardır. Küçük gemiler girir ve yine Tulça boğazından bir fırka Tuna dahi ayrılup Beşdepe nâhiyesin dolaşup gelir Karahırman kal‘ası önünde {Karadeniz'e karışır. Tuna'dan ayrılmış bir boğazdır. Karadeniz gemicileri ol nehre Burdiçse derler bir küçük boğazdır. İçinde her sene niçe yüz pâre gemiler kışlar}. Bu Tuna dahi Karadeniz'e karışır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 67a ·
metinde göster ·
… eler, gûyâ geçit başı tabyalarıdır. Ammâ Uyvar tarafından Tuna üzre cisir yapup
bu adaya
geçüp adayı urup kal‘ayı muhâsara etmek âsândır. Hattâ biz asker-i İslâm ile Uy …
Ve Tata cânibinde Tuna aşırı üç aded toprakdan tabyalar ve etrâfına şarampavlar etmişler kim hîn-i muhâsarada ol tabyalar içine gemilerle karşudan gelen imdâdları girüp andan kal‘aya gireler, gûyâ geçit başı tabyalarıdır. Ammâ Uyvar tarafından Tuna üzre cisir yapup bu adaya geçüp adayı urup kal‘ayı muhâsara etmek âsândır. Hattâ biz asker-i İslâm ile Uyvar'ı 46b döğerken on bin mikdârı Tatar askeri bu Komaran cezîresinin azacık Tuna suyundan atlar ile yıldırup adayı nehb ü gâret edüp altı bin kadar esîr ve bu kadar mâl-ı ganâ’im çıkardılar. Cenâb-ı Bârî yârî kılup fethin müyesser ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 46a–46b ·
metinde göster ·
… n Tuna aşırısı bir azîm adadır kim bir ucu tâ Komaran kal‘asında nihâyet bulur.
Bu ada
tâ burnuna varınca iki konak yerdir. Ol adaya Uyvar tarafından geçüp bu kal‘ayı …
Bu alçak toprak tabyaların gerçi havâleleri yokdur, ammâ beş cânibine 48a toplar komak âsândır. Ammâ bu kal‘anın Tuna aşırısı bir azîm adadır kim bir ucu tâ Komaran kal‘asında nihâyet bulur. Bu ada tâ burnuna varınca iki konak yerdir. Ol adaya Uyvar tarafından geçüp bu kal‘ayı adadan döğmek âsândır, zîrâ ol tarafdan havf u haşyeti olmamak ile hıyel ü şeytanatları yokdur. Ve bu mahalde nehr-i Tuna azdır ve sığdır, cisirler yapmak dahi mümkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 47b–48a ·
metinde göster ·
"At ve ton ve mâl ve rızık ve kul ve karavaş isteyen
bu adaya
bir hâl edüp koyulsunlar" deyince el-azametullâh yetmiş yedi bin Tatar yayların …
"At ve ton ve mâl ve rızık ve kul ve karavaş isteyen bu adaya bir hâl edüp koyulsunlar" deyince el-azametullâh yetmiş yedi bin Tatar yaylarının çilelerine ikişer dâne iri 117a temrenli tabur okların yay çilelerine gezleyüp cümle asâkir-i İslâm kat-ender-kat Andirya cezîresin ihâta edüp bir gezden cümle gâzîler sadâ-[yı] Allâh Allâh'a rehâ buld[ur]up cezîre üzre her tarafdan at bırağup cezîre içre bir yaylım tabur okların atınca bi-emrillâhi te‘âlâ cemî‘i oklar cezîrenin içinde olan hayvânâtlara ve âdemlere hadeng-i belâ isâbet edince bu kadar yüz bin hayvân hemân bir kerre ürküp cezîre etrâfında meterise girmiş kefereleri çiğneyerek cümle hayvânâtlar suya urup beri bizim tarafımıza geçerken Tatar gördü kim cezîreye geçmek mümkin. Bu hâlde küffâr dahi hayvânât çiğnediğinden şaşup bir tüfeng atmağa iktidârları olmayup serserî gezerlerken hemân Tatar bir kerre dahi Allâh Allâh ile bir yaylım okların dahi perrân edüp hemân cümle guzât cezîrenin her tarafından göle at bırağup bî-bâk [ü] bî-pervâ batağı geçüp küffâra kılıç urup tîr-i bârân atmağa başlayınca küffârın niçe bini cezîreden beri bizim tarafımıza yüzüp selâmet kenârına çıkdım derken melâmet yakasın ele verüp esîr-i bend-i zencîr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 116b–117a ·
metinde göster ·
boğazında seksen altı pâre Urus şaykalarıyla on gün on gece ceng-i sultânî edüp …
Bu dahi Salsal-i dâll kral binâsıdır. Ol asırda ismi Kulhanca imiş. Ba‘dehu Bâyezîd Hân asrında bunda Kazak küffârıyla Gedik Ahmed Paşa ceng-i azîm ile kanlar akarak feth olduğiyçün Adahon, ya‘nî Kan adası dediler. Ba‘de'l-feth kal‘asın münhedim etdiler, ammâ aceb yerinde ma‘mûr olacak kal‘adır. Hattâ sene 1048 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ Bağdâd-ı behişt-âbâdı döğerken Piyâle Kethudâ donanma-i hümâyûn ile bu Adahon boğazında seksen altı pâre Urus şaykalarıyla on gün on gece ceng-i sultânî edüp âhır-ı kâr fursat ve nusret Âl-i Osmân askerinin olup cümle kâfir gemilerin feth edüp esîrleri ve mâl-ı ganâ’imleriyle der-i devlete gelüp Bağdâd altında Murâd Hân'a arz olundu. Ammâ bu Adahon'da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 146a ·
metinde göster ·
… ganâ’imleriyle der-i devlete gelüp Bağdâd altında Murâd Hân'a arz olundu. Ammâ
bu Adahon'da
,
Bu dahi Salsal-i dâll kral binâsıdır. Ol asırda ismi Kulhanca imiş. Ba‘dehu Bâyezîd Hân asrında bunda Kazak küffârıyla Gedik Ahmed Paşa ceng-i azîm ile kanlar akarak feth olduğiyçün Adahon, ya‘nî Kan adası dediler. Ba‘de'l-feth kal‘asın münhedim etdiler, ammâ aceb yerinde ma‘mûr olacak kal‘adır. Hattâ sene 1048 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ Bağdâd-ı behişt-âbâdı döğerken Piyâle Kethudâ donanma-i hümâyûn ile bu Adahon boğazında seksen altı pâre Urus şaykalarıyla on gün on gece ceng-i sultânî edüp âhır-ı kâr fursat ve nusret Âl-i Osmân askerinin olup cümle kâfir gemilerin feth edüp esîrleri ve mâl-ı ganâ’imleriyle der-i devlete gelüp Bağdâd altında Murâd Hân'a arz olundu. Ammâ bu Adahon'da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 146a ·
metinde göster ·
Bu mahalde Ada-yı Şâhî cirmi ve Kefe eyâleti tamâm oldu. Ve
bu Ada-yı
Şâhî'nin Çoçka burnu tarafında niçe harâb kal‘alar vardır, ammâ Ciniviz küffârı …
Bu mahalde Ada-yı Şâhî cirmi ve Kefe eyâleti tamâm oldu. Ve bu Ada-yı Şâhî'nin Çoçka burnu tarafında niçe harâb kal‘alar vardır, ammâ Ciniviz küffârı asrında bu ada ve kal‘aları eyle âbâdân imiş kim cümle iki kerre yüz bin kefere ve fecere leşkeri var imiş. Ba‘dehu niçe yerlerin 146b Timur Leng yıkmış. Hakîr bu kal‘ayı seyr [ü] temâşâ ederken kal‘a-i Taman'dan Hân hazretlerinin azîm askerleri gelüp bu Kızıltaş kal‘ası dibinde cümle Tatar askeri meks edüp bir günde yüz pâre gemiyle Kızıltaş kal‘ası dibinden nehr-i azîm Kuban'ı karşu tarafa geçmeğe cehd eyleyüp cân atdılar, zîrâ gerüden yeni Tatar Hân leşkeri gelir deyü havf ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 146a–146b ·
metinde göster ·
… Çoçka burnu tarafında niçe harâb kal‘alar vardır, ammâ Ciniviz küffârı asrında
bu ada
ve kal‘aları eyle âbâdân imiş kim cümle iki kerre yüz bin kefere ve fecere leşk …
Bu mahalde Ada-yı Şâhî cirmi ve Kefe eyâleti tamâm oldu. Ve bu Ada-yı Şâhî'nin Çoçka burnu tarafında niçe harâb kal‘alar vardır, ammâ Ciniviz küffârı asrında bu ada ve kal‘aları eyle âbâdân imiş kim cümle iki kerre yüz bin kefere ve fecere leşkeri var imiş. Ba‘dehu niçe yerlerin 146b Timur Leng yıkmış. Hakîr bu kal‘ayı seyr [ü] temâşâ ederken kal‘a-i Taman'dan Hân hazretlerinin azîm askerleri gelüp bu Kızıltaş kal‘ası dibinde cümle Tatar askeri meks edüp bir günde yüz pâre gemiyle Kızıltaş kal‘ası dibinden nehr-i azîm Kuban'ı karşu tarafa geçmeğe cehd eyleyüp cân atdılar, zîrâ gerüden yeni Tatar Hân leşkeri gelir deyü havf ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 146a–146b ·
metinde göster ·
… . Bu mahal nehr-i Kuban cezîrelerinden bir ormanlı azîm cezîredir. Kavm-i Noğay
bu adaya
Çatal Özek derler.
Menzil-i Çatal Özek nâm mahalle varup meks etdik. Bu mahal nehr-i Kuban cezîrelerinden bir ormanlı azîm cezîredir. Kavm-i Noğay bu adaya Çatal Özek derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 192a ·
metinde göster ·
… t-ı gûnâ-gûnunun kesretinden ehl-i hey’et bu cezîreyi yeşil ile tasvîr ederler.
Bu adaya
deryâdan varırken bir sivri dağ yüz mîl yerden nümâyân olup ol kûh-ı ser-bülend …
Ve bu Ağrıboz cezîresinin tûlu yüz seksen mîldir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi üç yüz altmış mîldir. Ve dağlık ve taşlık ve ormanlık yerler ve âb-ı hayât kaynak sular ve mahsûllü sahrâlar ve çemenzâr u lâle‘izârlı yerler olup bir bî-bedel âb [u] hevâsı latîf cezîre-i vâcibü's-seyrdir kim mahsûlât-ı gûnâ-gûnunun kesretinden ehl-i hey’et bu cezîreyi yeşil ile tasvîr ederler. Bu adaya deryâdan varırken bir sivri dağ yüz mîl yerden nümâyân olup ol kûh-ı ser-bülende Ağrıboz derler. Bir cânibi Kızılhisâr burnu dağıdır. Ve bu cezîrenin leb-i deryâsı etrâfında serâpâ kat-ender-kat ma‘mûr Rûm keferesi kurâlarıyla müzeyyendir. Ve mezkûr adanın lodos tarafında kal‘a-i Ağrıboz'dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 249b ·
metinde göster ·
… miyle geçüp üstünde çadır kurup oturmuşdur. Hâlâ nişîmen yeri zâhir ü bâhirdir.
Bu adacıkdan
gemilerle kal‘aya varınca köprü edüp Rûmeli tarafından kal‘aya asâkir-i İslâm d …
Ve bu liman ağzında Ropoz köyü tarafına nâzır bir küçücük adacık vardır. Kal‘aya gâyet yakındır. İsmine Paşa adası derler. Anda Ebü'l-feth Sultân Mehemmed gemiyle geçüp üstünde çadır kurup oturmuşdur. Hâlâ nişîmen yeri zâhir ü bâhirdir. Bu adacıkdan gemilerle kal‘aya varınca köprü edüp Rûmeli tarafından kal‘aya asâkir-i İslâm dökülüp yürüyüş edüp kal‘a feth olmuşdur. Ve bu cezîrecikden keşişleme rûzgârı cânibine Tuzla burnu beş mîldir. Andan Rûmeli tarafına Burgazlı buruna varınca yigirmi beş mîldir. Ve bu burundan kıbleye üç mîl mikdârı bir dere vardır. İsmine (---) derler, âb-ı hayâtdır. Ve bu mahalden Kızılhisâr kırk beş mîldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 249b ·
metinde göster ·
… derler. Mezbûr adaya varan gemiler kilisanın önüne yanaşırlar ve içmeğe suları
bu adada
çamlı derelerde bulunur.
Ve mezkûr Külür cezîresi bir çam ve ardıç ağaçlı adadır. Her cânibi a‘lâ demir dutar yerlerdir. Ve kenâr ile Külür adası mâbeyni bir mîl karası yakındır. Ve derinliği dörd ve beş kulaç denizdir. Ve cezîre-i Külür'de bir kenîse vardır, ismine San Nikola derler. Mezbûr adaya varan gemiler kilisanın önüne yanaşırlar ve içmeğe suları bu adada çamlı derelerde bulunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 256a ·
metinde göster ·
Ve bu Zakilse cezîresi cemî‘i Frengistân ve Mağrib'den gelen gemiler
bu adayı
ü[z]leyüp gelirler, zîrâ gâyet memerr-i nâsdır. Ve bu cezîre-i izakilse etrâfın …
Ve bu Zakilse cezîresi cemî‘i Frengistân ve Mağrib'den gelen gemiler bu adayı ü[z]leyüp gelirler, zîrâ gâyet memerr-i nâsdır. Ve bu cezîre-i izakilse etrâfında bir gece dolaşup aslâ küffâra zahîre gider firkate ve kayıklara râst gelmeyüp andan kalkup küffâr havfi çekerek firkatelerimiz ile cânib-i kıbleye gidüp cezîre-i Kefalonya'da esîr olan Durak Kapudan'ın hocası Kara Hasan Hoca'ya küffârdan ıtlâka gitdikde Zakilse'den yigirmi mîl karayelin kertesine serdemend gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263b ·
metinde göster ·
… ri vâfir ve berekâtları mütekâsir bir vâsi‘ adadır. Hattâ deryâdan biz gelirken
bu adanın
alâmeti oldur kim günbatısı tarafları gâyet yüksek dağlardır. Ve lodosa mukâbil …
Ve mezkûr Kefalonya adası dağlı ve taşlı ve bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayât sulu ve ni‘metleri vâfir ve berekâtları mütekâsir bir vâsi‘ adadır. Hattâ deryâdan biz gelirken bu adanın alâmeti oldur kim günbatısı tarafları gâyet yüksek dağlardır. Ve lodosa mukâbil olan yerinde bir yumru burun vardır, gâyet âlî burund[ur] kim Kav Sansi burnu derler. Mağribden gelen gemiler ol burnu seçüp Kefalonya'dır derler, ammâ bu burunda bir taş vardır, gemilere andan ihtirâz lâzımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263b ·
metinde göster ·
kıble tarafında hudâyî bir vâsi‘ limanı vardır, Tuzla limanı derler. Ve birine …
Ve bu adanın kıble tarafında hudâyî bir vâsi‘ limanı vardır, Tuzla limanı derler. Ve birine Palike limanı derler. Bî-bedel limanlardan bunlardır. Bu limanda yatup küffâra vere beyâz bayrağın diküp üç gün 264a nazaretede mihmân olup kal‘a cenerali cümle me’kûlât [u] meşrûbâtlarımız verüp safâlar etdik. Bu mezkûr Palike limanından çıkup karada altı mîl gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263b–264a ·
metinde göster ·
… 'den gidilir. İçinde bir imâretden eser yok bir küçük sâfî kayalı cezîrecikdir.
Bu adaya
Bâyezîd Hân'ın Moton, Koron seferinde Berak adası deyü tesmiye etmişler ammâ li …
Mezkûr Berak adası Mora cezîresine pek yakındır kim kurşum yetişir. Ve Anavarin kal‘asıyla mâbeyne-h[üm]âları tokuz mîldir kim karayel üzre Anavarin'den gidilir. İçinde bir imâretden eser yok bir küçük sâfî kayalı cezîrecikdir. Bu adaya Bâyezîd Hân'ın Moton, Koron seferinde Berak adası deyü tesmiye etmişler ammâ lisân-ı Freng'de ismine keştîbânlar Peradna derler. Ammâ asıl liman gibi bayağı keşişlemeye mukâbil olan kenârda bir harâb kenîsecik yeri vardır, palamarı kilise önüne bağlayup gemiler demirlerin keşişleme tarafına yigirmi iki kulaç suda korlar. Ve mezkûr adanın kara tarafı kırk kulaç amîk denizdir. Barça kalyonlar murâd edinse geçer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 266b ·
metinde göster ·
… dacık vardır. Kıbleden cânib-i garba tûlânîce vâki‘ olup başka bir dağcuğazdır.
Bu adacık
ile kal‘a kayası mâbeyni bir sığlık boğazdır kim derinliği bir kulaçdır, ammâ a …
Bu mezkûr dîvâr-ı germenin karşusunda bir uzunca ve karaca adacık vardır. Kıbleden cânib-i garba tûlânîce vâki‘ olup başka bir dağcuğazdır. Bu adacık ile kal‘a kayası mâbeyni bir sığlık boğazdır kim derinliği bir kulaçdır, ammâ adacıkdan tarafa kadırgalar müstevfâ geçerler, zîrâ beri cânibden öte cânibe bir fetâ âdem el taşı atsa yetişir. Tâ bu mertebe yakın adacıkdır. Ve dahi liman kenârınca giderek bir binâ-yı azîm kemerlerle dağlardan ve kayalardan Avarin kal‘asına su getirmişler, ammâ mürûr-ı eyyâm ile ba‘zı yerleri münhedim olup amâr etmediklerinden suları gelmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 267a ·
metinde göster ·
ile Moton kal‘ası arasından yat gemiler geçmesin deyü Sultân Bâyezîd-i Velî Mot …
Der-vasf-ı eşkâl-i cezîre-i Sipanca: Bu ada ile Moton kal‘ası arasından yat gemiler geçmesin deyü Sultân Bâyezîd-i Velî Moton önündeki mendirek kal‘asın binâ eder. Ba‘dehu Süleymân Hân dahi mükemmel vâsi‘ binâ kal‘a-i mendirek edüp gâyet emn [ü] emân olup bir enâyî ve ecnebî düşman gemisi geçmek değil bir murğ-ı zeyrek bu mendirek önünden uçamaz ve bir çırnık deryâdan geçemez. Ve bu Sipanca adasının maşrık tarafında Hudâyî bir eyice limanı var, ismine Porto Lonko derler, ya‘nî Uzun liman deyü Freng lisânında tahrîr ederler. A‘lâ yataklı limandır, ammâ içecek suları acıcadır. Bu cezîre kıbleden yıldız tarafına iki çatal tûlânîce vâki‘ olmuş bir adacıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 269b ·
metinde göster ·
… sın beş yaşında bir oğlan kaldırır idi. Bir garîb temâşâ-yı sun‘-ı Hudâ idi kim
bu adanın
âteşi şiddetinden yanına on mîl alarka gemiler varsa yelkenleri münharık olurdu …
Hattâ İslâmbol limanına niçe bin hammâm kubbesi kadar taşlar deryâ üzre şinâverlik ederek gelüp niçe yüz bin taşları pâre pâre edüp hammâmlarda ayak taşı ederlerdi. Sünger gibi göz göz bir gûne suya batmaz hafîf taşlar idi kim gûyâ kav idi. Hakîkatü'l-hâl bir değirmen taşı kadar bir taş parçasın beş yaşında bir oğlan kaldırır idi. Bir garîb temâşâ-yı sun‘-ı Hudâ idi kim bu adanın âteşi şiddetinden yanına on mîl alarka gemiler varsa yelkenleri münharık olurdu. El-uhdet ale’r-râvî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 330a ·
metinde göster ·
… lı dâr-ı menhûs hâneleri var. İçinde kulu ve cebehânesi bunun dahi yokdur, ammâ
bu ada
kefereleri Venedik küffârı donanması havfinden kal‘a içine girüp mütehassın olu …
Cezîre-i Liminoz'da sulanup temâşâ etdik. Bunda dahi deryâdan bir ok menzili ba‘îd bir bayır üzre bir köhne kal‘ası var. Dâ’iren-mâdâr cirmi beş yüz adımdır. Ve cümle kârgîr binâlı dâr-ı menhûs hâneleri var. İçinde kulu ve cebehânesi bunun dahi yokdur, ammâ bu ada kefereleri Venedik küffârı donanması havfinden kal‘a içine girüp mütehassın olurlar imiş. Kal‘anın ağaçlardan kapuları olup handaksız bir kal‘acıkdır. Taşrasında bir ma‘mûr taş binâlu köyü vardır. Bunun dahi Büyük Değirmenlik gibi yel değirmenleri çok olduğundan Değirmenlik cezîresi derler. Kulle-misâl âsiyâb-ı bâdlardır. Bunda dahi âb-ı hayât sular ve kuyular ve cümle kal‘a-misâl evlerde su sarnıçları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 331a ·
metinde göster ·
… rân ıssız adadır ammâ mukaddemâ amâr imiş. Mora cezîresinin Benefşe kal‘asından
bu ada
seksen mîldir kim görünür. Andan yine lodos ile elli mîl Mora kıyıları görünüp,
Der-manzara-i cezîre-i Kargacık: Bir vîrân ıssız adadır ammâ mukaddemâ amâr imiş. Mora cezîresinin Benefşe kal‘asından bu ada seksen mîldir kim görünür. Andan yine lodos ile elli mîl Mora kıyıları görünüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 331b ·
metinde göster ·
cirmi cümle (---) mîldir. Bunda dahi bâğ u bâğçe bî-hisâbdır. Cümle Aya Mavra a …
Ammâ bu Lefkada Aya Mavra'nın 344a kıblesi ve lodos cânibine vâki‘ olup iki mîl Aya Mavra'dan alarkadır. Lâkin bir âdem ayakların sığayup iki mîl sığ deryâyı geçmek mümkindir. Ammâ cümle halk Aya Mavra'dan Lefkada cezîresine piyâdece üç yüz altmış altı aded alçak gözlü su kemerleri köprüleri üzre yürüyüp Lefkada'ya varup gelirler. Bu adanın cirmi cümle (---) mîldir. Bunda dahi bâğ u bâğçe bî-hisâbdır. Cümle Aya Mavra a‘yânlarının bâğları bundadır, zîrâ gâyet mahsûldâr yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 343b–344a ·
metinde göster ·
cümle yigirmi pâre ma‘mûr kefere kurâları var kim cümle kapudan paşa hükmünde o …
Bu adada cümle yigirmi pâre ma‘mûr kefere kurâları var kim cümle kapudan paşa hükmünde olup Aya Mavra kazâsı nâhiyesidir kim cümle bâğ-ı Sudak-misâl ma‘mûr kurâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 344a ·
metinde göster ·
… r nefer tüfeng-endâz şehbâz yiğitler imdâda giderler. Ve Kuşadası denmeğe bâ’is
bu adacıkdır
kim her sene bu cezîreyi niçe kerre yüz bin tuyûr gelüp ziyâret etmeyince ubûr …
Ve bu liman içinde bir küçük adacık vardır. Bir yalçın kaya üzre şekl-i müdevver metîn bir kal‘acığı vardır. Cirmi yüz adımdır. Başka dizdârı ve kırk aded neferâtları ve on pâre balyemez topları vardır kim limanın cânib-i erba‘asında kuş Y 72a kondurmaz Kuşadası'nın bir mendirek kal‘asıdır. Ve her gece beri kal‘adan dahi onar nefer tüfeng-endâz şehbâz yiğitler imdâda giderler. Ve Kuşadası denmeğe bâ’is bu adacıkdır kim her sene bu cezîreyi niçe kerre yüz bin tuyûr gelüp ziyâret etmeyince ubûr etmezler, mutalsam bir cezîrecikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y71b–Y72a ·
metinde göster ·
… cenûb ve garbında iki sâ‘atlik yer bâğ u bâğçe ve bostânı cihânı dutmuşdur. Ve
bu adanın
öşür alduğu defter hisâbınca bu cezîrede seksen altı bin dölüm bâğdır ve yedi b …
Ve bu İstanköy şehrinin taşra kıble ve cenûb ve garbında iki sâ‘atlik yer bâğ u bâğçe ve bostânı cihânı dutmuşdur. Ve bu adanın öşür alduğu defter hisâbınca bu cezîrede seksen altı bin dölüm bâğdır ve yedi bin limon turunc bâğçesidir. Ve kütüb-i tevârîhânda bu cezîreye Dâr-ı Nârenc deyü tahrîr etmişlerdir. Hattâ limon ve turunc şükûfesi mahallinde altı mîl karşu Bodurum kal‘asında şükûfenin râyiha-i tayyibesi istişmâm olunur, meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y107a ·
metinde göster ·
… Sirem-mânend bâğ-ı İremin Bârûdhânesi ve Kırım vilâyetinde Kefe'nin Sudağ'ı ve
bu Adalya'nın
Istanaz'ı Rûm ve Arab u Acem'de meşhûr-ı âfâkdır. Eğer bu Istanaz yaylağına ıtt …
Ve bu şehirde haftada bir pâzâr olur kim âdem deryâsı olup niçe yüz bin guruş metâ‘ cânib-i erba‘a vilâyetlerden gelüp bey‘ [u] şirâ olunur. Ve Âl-i Osmân'ın hükmünde Konya şehrinin Merâm'ı ve Malatya'nın Aspuzusu ve Peçoy-ı Sirem-mânend bâğ-ı İremin Bârûdhânesi ve Kırım vilâyetinde Kefe'nin Sudağ'ı ve bu Adalya'nın Istanaz'ı Rûm ve Arab u Acem'de meşhûr-ı âfâkdır. Eğer bu Istanaz yaylağına ıttilâ‘ hâsıl etdiğimiz kadar evsâfın tahrîr eylesek bir mücelled olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y133b ·
metinde göster ·
cümle suyu lezîz değildir. Cereyân etdüği yollarda buz hâsıl olur, ya‘nî alçı g …
Ammâ bu Adalya'nin cümle suyu lezîz değildir. Cereyân etdüği yollarda buz hâsıl olur, ya‘nî alçı gibi donar ve su yolların kapar. Ve her sene yolların tathîr ederler. El-hâsıl ma‘mûr [u] âbâdân şehirdir. Ammâ Y 136b âb [u] hevâsı sevâhil olmak ile sakîldir. Anıniçün her sene Istınaz yaylasına çıkarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y136a–Y136b ·
metinde göster ·
şehrinde mevleviyyet pâyesi ile sancaklı taşır saçaklı abâyı taşır sançaklı abâ …
Ve bu Adana şehrinde mevleviyyet pâyesi ile sancaklı taşır saçaklı abâyı taşır sançaklı abâyı taşra şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı ve sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve dizdârı ve neferâtı ve a‘yân-ı eşrâfı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y154b ·
metinde göster ·
Ve nehr-i Cihân tâ Sivas vilâyeti dağlarından hurûc edüp
bu Adana
şehrinin kenârından güzâr eder edüp [[(---) (---) (---)]] ve bu nehir üzre olan …
Ve nehr-i Cihân tâ Sivas vilâyeti dağlarından hurûc edüp bu Adana şehrinin kenârından güzâr eder edüp [[(---) (---) (---)]] ve bu nehir üzre olan şehrin memerr-i nâsı cisr-i azîm Takyanus binâsıdır. Lâkin Me’mûn Halîfe târîhleri vardır. [[(---) (---) (---)]] Q 71bP 71b Ve cümle on altı tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir azîm gözlerdir. Ve beş göz dahi gayri cisir gözleri gibi küçük gözlerdir. Anlar ile cümle yigirmi bir göz cisirdir. Ve şarkdan garba tûlü beş yüz elli germe adımdır. Ve iki başında kal‘a kulleleri gibi mazgallı ve dirsekli kullelerdir. Ve birer metîn kapuları vardır. Şeb [u] rûz bevvâbânı dîdebânlık edüp kal‘a cânibindeki başında olan kullenin kapusunda âyende vü revende tüccâr tâ’ifesinden bâc ve gümrük alınup kal‘a kullarına aklâm kayd olunmuşdur. Ve firâr eden memlûk ve gayri kayd-bend edüp sâhibine verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y156a ·
metinde göster ·