Bu seğirdim âşcılarının yolları eskiyüp çavuş olup ba‘dehu başçavuş, andan kethudâ beğ ve yeniçeri ağası olur bir yoldur. Bunlar dahi cümle âşcılar, kassâblar ile yine bâlâda tahrîr olunduğu üzre seyishânelerle koyunları zeyn edüp ke'l-evvel alay-ı azîmlerinde niçe yerde şâ‘irler çöğür çalarak pür-silâh ubûr ederler, ammâ bu alay aceb, mehîb alaydır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 168a ·
metinde göster ·
içün İslâmbol içre üç gün üç gece kâr olmayup bir alay tertîbi gulgulesi, velve …
Bu alay içün İslâmbol içre üç gün üç gece kâr olmayup bir alay tertîbi gulgulesi, velvelesi oldu kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olmak mümkün değildir. Ancak bu abd-i hakîr, Evliyâ-yı pür-taksîr küstâhâne alâ kadri'l-imkân bu mertebe tahrîre kâdir olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 215b ·
metinde göster ·
Ammâ biz nâ-tamâm tahrîr etdik. Eğer bu alay manzûrumuz olduğumuz üzre kânûn-ı Âl-i Osmânî teşrifâtı üzre tahrîr eylesek bir tomar-ı dırâz olur. Hulâsa-i kelâm bu alay-ı azîm vakt-i çâştda Edirnekapusu'ndan girüp vakt-i asrdan bir sâ‘at sonra gücile tamâm olup İpşir Paşa alayın temâşâ etmeğe on guruşa dükkân icâr olundu. Ba‘dehû İpşir Paşa sarâyına dâhil olup kurbânlar zebh 181a olup hâne-i bî-minnetine dâhil oldukda alay ile kendüyi getiren kırk altı esnâf-ı asâkir-i İslâm'a ihsân [u] in‘âmlar edüp hemân Yeniçeri ocağına kırk kîse ve sipâhiyâna otuz kîse ve topçuyâna beş kîse bezl edüp sarâyında âsûde oldu. Böyle bir alay-ı ibret-nümâ Cemşîd u Ferîdûn [u] Dahhâk-i Mârî'den berü olmamışdır. Gerçi bu alay ile İpşir‘i hânesine du‘â ve senâ ile getirdiler ammâ ba‘zı sâhib-i kalem-i ehl-i nücûm "Nahs sâ‘atde İslâmbol'a dâhil oldu" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 180b–181a ·
metinde göster ·
… alay-ı ibret-nümâ Cemşîd u Ferîdûn [u] Dahhâk-i Mârî'den berü olmamışdır. Gerçi
bu alay
ile İpşir‘i hânesine du‘â ve senâ ile getirdiler ammâ ba‘zı sâhib-i kalem-i ehl …
Ammâ biz nâ-tamâm tahrîr etdik. Eğer bu alay manzûrumuz olduğumuz üzre kânûn-ı Âl-i Osmânî teşrifâtı üzre tahrîr eylesek bir tomar-ı dırâz olur. Hulâsa-i kelâm bu alay-ı azîm vakt-i çâştda Edirnekapusu'ndan girüp vakt-i asrdan bir sâ‘at sonra gücile tamâm olup İpşir Paşa alayın temâşâ etmeğe on guruşa dükkân icâr olundu. Ba‘dehû İpşir Paşa sarâyına dâhil olup kurbânlar zebh 181a olup hâne-i bî-minnetine dâhil oldukda alay ile kendüyi getiren kırk altı esnâf-ı asâkir-i İslâm'a ihsân [u] in‘âmlar edüp hemân Yeniçeri ocağına kırk kîse ve sipâhiyâna otuz kîse ve topçuyâna beş kîse bezl edüp sarâyında âsûde oldu. Böyle bir alay-ı ibret-nümâ Cemşîd u Ferîdûn [u] Dahhâk-i Mârî'den berü olmamışdır. Gerçi bu alay ile İpşir‘i hânesine du‘â ve senâ ile getirdiler ammâ ba‘zı sâhib-i kalem-i ehl-i nücûm "Nahs sâ‘atde İslâmbol'a dâhil oldu" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 180b–181a ·
metinde göster ·
on bin kadar küffâr ile üç ay evvel Raba'da ceng etdiğimiz yerden gelüp nehr-i …
Meğer bu alay on bin kadar küffâr ile üç ay evvel Raba'da ceng etdiğimiz yerden gelüp nehr-i Raba'da gark olan şühedâlarımızın mâl-ı menâl metâ‘ların cüz’î ve küllî nehr-i Raba'dan çıkarup cümle şühedâlarımızın na‘şelerin sudan küffârlar çıkarup serlerin tenlerinden cüdâ edüp tuzlayup üç ay kâmil hıfz edüp biz nice Beç'e vardıkda bu ziyâfet gününe müsâdif 70b düşürüp "Elçi paşa görsün" deyü alay ile gelirken hemân elçi paşa bu kârdan haberdâr olup cirid oynar şeklinde mehterhânesin döğerek bir tarafa çıkup gitdikde bu hakîr gulâmlarımla seyr-i temâşâya kaldım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 70a–70b ·
metinde göster ·
mahallinde cümle şürefâyı beyâz destâr ile ve ipden üzengiye yalın ayak ve tege …
Hakîr dahi bu alay mahallinde cümle şürefâyı beyâz destâr ile ve ipden üzengiye yalın ayak ve tegeltiye ters binerler gördüm. Ammâ şerîfden gayrisi kuyruklu ata binerler. Ammâ şürefâ olan hâlâ bî-düm ata süvâr olup bunların alayın bu üslûb üzre seyr [ü] temâşâ etdim. Bir alay Zeydî-mezheb çelebilerdir. Ammâ beyâz destârlarında taylesân (---)(---)(---)(---) levâhıklarının çoğu tâvûsî hecînlere süvâr olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y312b ·
metinde göster ·
dahi bâlâda paşanın alay ile Mısır'a girdiği gibidir, ammâ bu alayda ulemâ ve s …
Bu alay dahi bâlâda paşanın alay ile Mısır'a girdiği gibidir, ammâ bu alayda ulemâ ve sulehâ ve şürefâ ve tavâşî ağavâtlar vardır. İbtidâ alay yürümezden evvel sabâhdan yâhûd bir iki gün mukaddem Mısır'ın a‘yân [u] eşrâfı ve pîr [ü] cüvânı ve merd [ü] nisvânı dükkânlar dutup yollar üzre iç kal‘adan tâ Bulağ'a varınca kat-ender-kat iki sâ‘at yer âdem deryâsı gibi pür olup paşanın gelmesine muntazır olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y151a ·
metinde göster ·
… nâsı Frengistân'da ve Hindistân'da yokdur. Bunların içinde pehlivân-ı âteşbâzân
bu alay
içre niçe âteş-feşânlıklar ile çerâğân ederler. Bu tâ’ifenin mehterhâneleri yok …
Evsâf-ı esnâf-ı sunûf-ı bâzbâzân ya‘nî cemî‘i pehlivânân-ı bilâ-dükkân: Cümle bâzbâzân bâlâda fürâdâ fürâdâ tahrîr olunmuşdur kim cümle yetmiş bin neferdir ve yetmiş esnâfdır. Eğer herbirinin mâhiyyet-i evsâfın tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olup Deccâl'ı medh etmiş oluruz. Ammâ bunların ol gece etdikleri şaka ve ibret-nümâ temâşâları pîrleri olan Ebû Alî Sinâ etmemişdir. Cümle temâşâcılar engüşt ber-dehen edüp vâlih [ü] hayrân olup gülmeden mebhût olurlar. Hakkâ ki Mısır'ın Arab veled-i zinâsı Frengistân'da ve Hindistân'da yokdur. Bunların içinde pehlivân-ı âteşbâzân bu alay içre niçe âteş-feşânlıklar ile çerâğân ederler. Bu tâ’ifenin mehterhâneleri yokdur, zîrâ kendüleri mehterhâneden ziyâde temâşâgâhdırlar. Bunların akîbince,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y175b ·
metinde göster ·
… u muhtesib gecesi alayıdır kim rûy-ı arzda misli yokdur kim hîn-i nikâhda ehlin
bu alay
gecesine koyuvermek üzre nikâh olunur, ve's-selâm.
Ve Mısır'da (---) alay-ı bayramın biri dahi bu muhtesib gecesi alayıdır kim rûy-ı arzda misli yokdur kim hîn-i nikâhda ehlin bu alay gecesine koyuvermek üzre nikâh olunur, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y176b ·
metinde göster ·
… lı ve gayrı asker yokdur, hemân cümle ocak ihtiyârları ve ankâlarının alayıdır.
Bu alay
gâyet müzeyyen ü mülebbes alaydır, içlerinde sefere me’mûr olanlar cümle pür-si …
Üçüncü gün paşalı ve gayrı asker yokdur, hemân cümle ocak ihtiyârları ve ankâlarının alayıdır. Bu alay gâyet müzeyyen ü mülebbes alaydır, içlerinde sefere me’mûr olanlar cümle pür-silâhlardır. Ammâ me’mûr olmayanlar sâde birer kılıc ile ubûr edüp azîm hây hû ile ve köslerin çalarak Âdiliyye'ye varır. Ve sefere me’mûr olanlar kalup mâ-bâkîsi helâlleşüp avdet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y195a ·
metinde göster ·
… r atlascı ve katîfeci ve kâmhâcı ve dârâcı [[(---) (---) (---)]] çıkarlar. Ammâ
bu alay
izdihâmında çok âdem mecrûh olur, zîrâ kisve-i şerîfi ve makâm-ı İbrâhîm'i ziyâ …
Ba‘dehu Hazret-i İbrâhîm'in makâmı ubûr eder. Bu dahi gûnâ-gûn münakkaş ibrîşim ile zerdûzdur. Çâr-kûşe bir sandûka örtüsüdür. Bir âdem başında (---)(---) götürür. Bir musanna‘ örtüdür (---)(---)(---) gören âşıklara hafî değildir. Andan kisve-i şerîfi dokuyan kırk üstâd-ı kâmil paşadan izin alup ikişer ikişer yan (---)(---)(---) yana ubûr ederler. Ve bunlara teba‘iyyeten Mısır içinde ne kadar atlascı ve katîfeci ve kâmhâcı ve dârâcı [[(---) (---) (---)]] çıkarlar. Ammâ bu alay izdihâmında çok âdem mecrûh olur, zîrâ kisve-i şerîfi ve makâm-ı İbrâhîm'i ziyâret içün (---)(---)(---) tarîk-ı âmmın iki tarafında âdem deryâsı, tablalar içre olan kisvelere Y 198b yüzlerin sürmede ve damlarda olan mahlûk (---)(---)(---) damlardan kisve üzre sarığının ucun teberrüken kisveye dokundurayım derken aşağıda Q 232aP 229a haşerâtın biri destârları alır, sâhibi damda baka kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y198a–Y198b ·
metinde göster ·
… r-ı ilâhî olmuş. Hulâsa-i kelâm vasfında lisân kâsırdır. Bu sene mahmel-i şerîf
bu alay
ile dahi ubûr etdi, gayrı zamân emîrü'l-hac ile ubûr eder. Bu mahmel-i şerîf an …
Bu dahi ubûr edüp ardı sıra hınnâlı mahbûb deve üzre mahmel-i şerîf ubûr eder. Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa azîz-i Mısır iken mahmel-i şerîfin kisvesin zer-ender-zer mücedded edüp gûyâ nûr-ı ilâhî olmuş. Hulâsa-i kelâm vasfında lisân kâsırdır. Bu sene mahmel-i şerîf bu alay ile dahi ubûr etdi, gayrı zamân emîrü'l-hac ile ubûr eder. Bu mahmel-i şerîf anın Bâb-ı şerîf yanında niçe bin akkâm meş‘alciyân def [ü] kudümlerin çalup "İllâ yansuru's-sultân ve inşâallâh bi's-selâme" deyü feryâd ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y198b ·
metinde göster ·
… e’kûlât [u] meşrûbâtları ile dükkânlarda ve tarîk-ı âm üzre sâkin olurlar. Zîrâ
bu alay
ve mahmel-i şerîf sabâhdan vakt-i asırdan sonra ancak ubûr eder, anıniçün herke …
Alay-ı emîrü'l-hac: Bu dahi ahâlî-i Mısır'a bir alay-ı ıyddır. Mâh-ı şevvâl'in yigirmi üçüncü günü bir alay-ı emîrü'l-hac olur kim cemî‘i Mısır halkı beş on gün mukaddem beşer onar guruşa kirâ ile dükkânlar dutup ehl [ü] iyâlleri ile ve me’kûlât [u] meşrûbâtları ile dükkânlarda ve tarîk-ı âm üzre sâkin olurlar. Zîrâ bu alay ve mahmel-i şerîf sabâhdan vakt-i asırdan sonra ancak ubûr eder, anıniçün herkes ta‘âmları ile dükkânlarda sâkin olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y199a ·
metinde göster ·
… âb-ı İzzet bilür. Mısır'dan Mekke'ye giden iki hazîne dahi bu olur derler. Ammâ
bu alay
ile gitmez. Ancak evkâfât nâzırları emîrü'l-hacca teslîm etdiklerine ellerine s …
Evvelâ cemî‘i selâtîn evkâflarından ve vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân-ı kibâr evkâflarından ve hayâtda olan hâs u âm sâhibü'l-hayrât ve'l-hasenât surrelerinden niçe kerre yüz bin altun olur. Ve niçe bin esvâb u eskâl ve serâvîl ü kamîs gider kim hadd [ü] hasrın Cenâb-ı İzzet bilür. Mısır'dan Mekke'ye giden iki hazîne dahi bu olur derler. Ammâ bu alay ile gitmez. Ancak evkâfât nâzırları emîrü'l-hacca teslîm etdiklerine ellerine sened olmak içün birer temessük alırlar. Eğer bu emîrü'l-hac ahvâlin ma‘lûmumuz olduğu mertebe tahrîr eylesek bir mücelled dîvân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y205a ·
metinde göster ·
ol alaydır kim pâdişâh-ı Cem-cenâb [u] Cem-haşmet bizzât kendileri bir vilâyetd …
Bu alay ol alaydır kim pâdişâh-ı Cem-cenâb [u] Cem-haşmet bizzât kendileri bir vilâyetde bir kal‘a Y 213a feth etse ve bir şâhzâde-i cüvân-baht vücûda gelse veyâhûd bir sûr-ı hitân veyâhûd bir sûr-ı zifâf-ı sultân olsa ve Allâhümme âfinâ bir pâdişâh cülûsu olsa Âsitâne-i sa‘âdet tarafından bir hünkâr kapucubaşısı veyâhûd hâsekî ağa veyâhûd bir musâhib-i şehriyârî veyâ emîrâhûr ağa veyâ silâhşor ağalarından biri gelüp Bilbeys'den filân hizmet ile me’mûr olup gelmişiz, deyü gelen ağa paşa kethudâsına haber gönderüp der-akab mu‘tâd üzre paşa kethudâsı dahi matbahı Âdiliyye'ye gönderüp cümle Mısır'ın yedi ocağı askerîsine haber olup ale's-sabâh yine paşa kethudâsı mu‘tâd-ı kadîmeleri üzre paşa askeri ile pür-silâh olup cümle mehterhâne bile gider, ammâ giderken fasıl olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y212b–Y213a ·
metinde göster ·
Q 237b ile Bâb-ı Nâsır'dan taşra varup ziyâfetler tenâvül olunup gelen imraho …
Mısır içinden bu alay Q 237b ile Bâb-ı Nâsır'dan taşra varup ziyâfetler tenâvül olunup gelen imrahor ağa ile paşa kethudâsı feresbaşı berâber fârislik ederek alay-ı şâdumânîyle Mısır içinden mehterhâne ile ubûr edüp dîvânhâne-i Gavrî'de paşa karşu çıkup dîvân-ı Mısır'da fethnâmeler kırâ’at olunup hatt-ı şerîfde ne tahrîr olundu ise amel olunup paşaya bir hil‘at-ı fâhire geydirilüp cümle dîvân çavuşları alkışlayup du‘â ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y213a ·
metinde göster ·
… alay-ı azîm edüp Garbiyye ve Menûfiyye kâşifleri cümle askeriyle pür-silâh olup
bu alay
ile şeyhi Tanta şehri içre at üzre gezdürüp yine şehir içinde câmi‘-i eş-şeyh İ …
Ve bu âsitânenin sağ tarafı hâricinde bir hücre vardır, içinde Sultân Bedevî'nin hırka-i şerîfi ve yeşil imâme-i şerîfi bir servi levha şeyden(?) demirli sandûka içre gayrı cihâz-ı fakrlar ile mahfûzdur. Yılda bir kerre mevlûd-ı şerîf tamâm olup infidâd olacak âhir cum‘a günüdür, ol gün hırka-i şerîfi ve destâr-ı atîkı evlâd-ı Bedevî Ebü'l-âl hazretlerinin ırk-ı tâhirinden bir meşâyih geyüp ve nice tarîk meşâyihleri ve niçe bin fukarâ-yı Bedevî deff ü kudümlerin ve tabl u nefîr u nakârelerin çalarak ve niçe yüz bin alemlerin açarak tevhîd-i erre ile bir alay-ı azîm edüp Garbiyye ve Menûfiyye kâşifleri cümle askeriyle pür-silâh olup bu alay ile şeyhi Tanta şehri içre at üzre gezdürüp yine şehir içinde câmi‘-i eş-şeyh İbrâhîm-i Metbûlî'de âhir cum‘ayı kılup yine alay ile şeyhi hırka-i şerîf ile âsitâne-i sa‘âdete getürüp yine hırkayı ve destârı ve kemeri hücrede hıfz edüp cümle ibâdullâh andan perîşân olup herkes vatanına gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y286b ·
metinde göster ·