… âsâr-ı binâ-yı azîm oldur kim bu kal‘a dibinden bir kal‘a dîvârı cânib-i garba
bu balkan
üzre Kızan balkanına ve Şıpka balkanına ve Torvakurudan balkanına ve Televe bal …
Kal‘a-i Çanga: Yanvan Târîhi kavli üzre Yanko ibn Madyan binâ etmişdir kim öte Pirevadi'de Dobruca kralı Bulkar meliklerinden idi. Anın ile Yanko kral müşâ olmağla bu Çanga balkanının tâ zirve-i a‘lâsı vasatında bu kal‘ayı Yanko binâ edüp âyende vü revende tüccârdan bâc alup selâmetle tüccârı ubûr etdirir idi. Ba‘dehû sene 814 târîhinde Mûsâ Çelebi feth edüp kal‘ayı harâb etmişdir. Hâlâ niçe yerde hıyâbân içre burc [u] bârûları zâhir olup harâmîler yatağı ve haydûd kâfirleri durağı olmuşdur. Ammâ bu mahalde âsâr-ı binâ-yı azîm oldur kim bu kal‘a dibinden bir kal‘a dîvârı cânib-i garba bu balkan üzre Kızan balkanına ve Şıpka balkanına ve Torvakurudan balkanına ve Televe balkanına velhâsıl on konak tâ Alacahisâr balkanlarına varınca bu kal‘a dîvârın Yanko ibn Madyan hükmüdür kim Dobruca kralı tarafından Soltat kavmi ya‘nî Tatar kavmi Rûm'a geçmeye deyü {handak-ı azîm dahi} binâ etmişdir, ammâ makdûr-ı beşer değildir. Niçe kerre balkanları aşarken bu hayyıtlara râst gelüp hayretde kalmışız. Ve yine bu Çanga kal‘asının cânib-i şarkîsinde bu dîvâr tâ Sücülü ve Koparan balkanları İçre Karadeniz sâhilinde Varna kal‘ası mukâbelesinde Galata burnundan elli mil deryâ içre binâ olunmuş bir dîvârdır. Mürûr-ı eyyâm ile talattum-ı deryâdan deryâ içre olan rasîf münhedim olup ka‘r-ı deryâda esâsları nümâyândır. Mellâh-ı keştîbân-ı Bahr-i siyâh ol rasîfde havf edüp alarka ubûr ederler. Aceb himmet-i benî Âdem'dir. Bu temâşâları Çanga balkanı içre ubûr edüp yine (---) sâ‘atde cânib-i şimâle Çanga'dan aşağıya nüzûl edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 109a ·
metinde göster ·
… olmasının aslı üç aded birâder-i can-beraber bellerinde birer kemer mâllarıyla
bu balkana
uğrayup ubûr ederken üzerlerine on aded Bulgar kefereleri hamle edüp bu üç fetâ …
Menzil-i karye-i Çalıkkavak: El-ıyazen billah eyle bir çengelistân-ı hıyâbandır kim derbend-i Maşa ve derbend-i Calındır ve derbend-i Felâket. Ve'l-hâsıl Arab ve Acem'de temâşâ etdiğimiz derbendler bu Çalıkkavak derbendi yanında Sahrâ-yı Tîh [ü] vâdî-i Heyhât'dır. Zîrâ bu Çalıkkavak'da olan çınar ve çam ve mişe ve kavak bir diyarda yokdur. Cümle şecere-i ibret-nümâları evc-i âsumâna ser çeküp ol dırahtların sıklığından zemîne bir habbe-i ful kadar âfitâbın şu‘lesi te’sîr etmez, böyle hıyâbân-ı kûyahistân-ı çengelistândır. Hatta Çalıkkavak namıyla şöhre-i şehr olmasının aslı üç aded birâder-i can-beraber bellerinde birer kemer mâllarıyla bu balkana uğrayup ubûr ederken üzerlerine on aded Bulgar kefereleri hamle edüp bu üç fetâ on kefereye emân u zamân vermeyüp katl ederler. Meğer maktûl olan keferelerin otuz aded refîkleri dahi kemîngâhda âmâde imişler. Hemân cümle küffâr bu üç yiğide üşüp harbe ve navorta ve sapan ve toyka ve sopa ve penyal üşürürler. Hemân bu üç fetâ görürler kim iş işden geçüp Allah deyüp bu otuz kâfire mu‘cizât-ı Muhammedü'l-Mustafâ berekâtıyla Allah'a sığınup girişirler. Küffârın bir kaçı cân havliyle ba‘zı kavak dırahtlarının ardına pinhân olup ol fetâlar kavaklara kılıç urdukça hem kavağı ve hem ardında saklanan küffârları ikişer pâre ederler. Küffâr bu hâlî görüp karârı firâra mübeddel edem zann edüp kırkı da üç yiğidin elinde katl olunup ol fetâlar bu kadar mâl-ı ganâ’imlerin alup sâlimîn ü gânimîn sıla-i rahmlerine giderler. Hâlâ ol yedi aded çalık kavak şâhrâh üzre durur. Ve kırk aded küffâr leşi ol mahalde maşadlıkdır. Ol sebeb ile çalıkkavak deyü elsine-i nâsda meşhûr-ı âfâk bir balkan-ı Çalıkkavak'dır. Hâlâ yüz iki yüz âdem haydûd harâmîleri kesretinden selâmetle geçilmek ihtimâli yokdur. Gâyet muhavvif ve muhâtara beldir kim ubûr edenin belinde tâb u tüvân kalmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 130a ·
metinde göster ·
emn-i emân olmak üzre anlar sâkin olup cemî‘i tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf u müse …
Balkan köyü: Bir mam‘ûr karye-i Bulgar'dır. Bu balkan emn-i emân olmak üzre anlar sâkin olup cemî‘i tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf u müsellemlerdir. Ammâ ne mümkün, gayri diyârlardan haydûdlar gelüp bu balkan'da kârbân urup şikâr alup firâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 130a ·
metinde göster ·
… yeden mu‘âf u müsellemlerdir. Ammâ ne mümkün, gayri diyârlardan haydûdlar gelüp
bu balkan'da
kârbân urup şikâr alup firâr ederler.
Balkan köyü: Bir mam‘ûr karye-i Bulgar'dır. Bu balkan emn-i emân olmak üzre anlar sâkin olup cemî‘i tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf u müsellemlerdir. Ammâ ne mümkün, gayri diyârlardan haydûdlar gelüp bu balkan'da kârbân urup şikâr alup firâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 130a ·
metinde göster ·
… düp deryâda katre ancak hâsıl edüp esbâbları halâs olan sâhibine verdiler. İşte
bu Balka
sahrâsı böyle oynak ve batlak çamurlu yerlerdir" deyü feryâda başladılar.
"Âyâ bu geçeceğimiz Balka sahrâsın nice geçeriz? Niçe kerre bunda huccâc gark olmuşdur. Hattâ Melek Ahmed Paşa şâm vâlîsi iken bu sahrâda huccâc hacdan avdet mahallinde niçe bin at ve âdem ve deve gark olup Melek Ahmed Paşa asker gönderüp bu mahalde gâret olunan esbâbları Urbândan teftîş u tefahhus edüp deryâda katre ancak hâsıl edüp esbâbları halâs olan sâhibine verdiler. İşte bu Balka sahrâsı böyle oynak ve batlak çamurlu yerlerdir" deyü feryâda başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y263a ·
metinde göster ·
sahrâsı üç sâ‘at yerdir. İnşâallâh dahi yağmur te’sîr etmemişdir, geçeriz. Hemâ …
"Sultânım, bu Balka sahrâsı üç sâ‘at yerdir. İnşâallâh dahi yağmur te’sîr etmemişdir, geçeriz. Hemân fırsat ganîmetdir, hareket edelim" deyüp altı pâre toplar atılup nefîrler çalınup herkes yola müteveccih olup eniş aşağı gidüp huccâc-ı müslimîn içinden bir sadâ-yı Allâh Allâh kopup cemî‘i âdemler develerinden enüp piyâde yalın ayak deveciklerin yederek eniş aşağı giderek düz sahrâya endik. Ammâ henüz çamur deryâsına geldik ve yine bârân-ı rahmet göz açdırmayup yağmada. Âhir bir kadem ileri gitmeğe mümkin olmayup 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y263b ·
metinde göster ·