… a yme tegimlig erser tört üç iki basudçı-lar-ḳa tuġ -ġalı tek egsük bolmaḳ üz-e
bu basudçı-sı
birdemleti tıdılur üçün tuġmaḳ-ı adamış ol bilmetin öçmek bululmış tėp.
ḳaltı birök ḳayu nom tört basudçı -lar-ta azu-ça yme tegimlig erser tört üç iki basudçı-lar-ḳa tuġ -ġalı tek egsük bolmaḳ üz-e bu basudçı-sı birdemleti tıdılur üçün tuġmaḳ-ı adamış ol bilmetin öçmek bululmış tėp.
Andan cümlesi bir olup cereyân ederek Diyârbekir'in cânib-i şarkîsi dibinde Fızkayası altından ubûr ederek Çay bostânlığın ve Reyhân gülistânlığın reyy edüp andan aşağı Diyârbekir'in Şat üzre Bağdâd ve Basra'ya giden Kelek Cisri İskelesinden aşağı Hasankeyf'e doğru ve Cezîre'ye doğru yüz yetmiş pâre kılâ‘ u kasabât ve medâyinleri ve bender-i şehr-i Musul'u ve gayrı diyârları saky ederek Bağdâd-ı behişt-âbâd'a varınca yüz elli aded enhâr-ı azîmler mahlût olup Bağdâd'dan aşağı nehr-i Deyyâle ve Çerka ve Darb-ı Alî ve niçe nehr-i kebîrler karışup ba‘dehû Basra'dan yukaru Kurna kal‘ası burnunda nehr-i Furât ile Şat birâderi bir olup yek-dil [ü] yek-cihet nehreyn-i birâdereyn ittifâkıyla deryâ-misâl cereyân edüp Basra önüne vardıklarında deryâ-misâl olup Hindistân ve Portukal ve Luristân ve Moltân ve İngilis ü Felemenk ve Ummân ve Yemen ve Aden ve Cidde ve Habeş gemileri gelüp Basra'ya yanaşup metâ‘-ı zî-kıymet getirüp kâlây-ı bî-minnet alırlar. Ammâ bu Basra'ya ekseriyyâ Acem diyârının Hürmüz gemileri incü getirirler, kân-ı lülü Basra'dır. Her tüccâr-ı bengânın mahzeninde ve rûy-ı dükkânçesinde bî-hadd ü bî-hasr dürr-i yetîm ü dürr-i yektâ ü dürr-i beyza hasır gibi yatar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 205a ·
metinde göster ·
… errihler "Bu nehr-i Şatt'ın ve nehr-i Furât ve nehr-i Murâd'ın ta tulû‘larından
bu Basra
kurblarında bahr-i Ummân'a mahlût olunca bu üç nehr-i azîme sağîr ü kebîr iki b …
Ammâ Basra'dan (---)(---)(---) aşağıda bu Şattu'l-Arab bahr-i Ummân'a ya‘nî bahr-i Muhît'e kavuşduğu mahalle merece'l-bahreyn derler. Bu abd-i bî-riyânın manzûru olduğu üzre bu Şattu'l-Arab cânib-i şimâlde Diyârbekir dağlarında başı dörd yerden tulû‘ edüp cânib-i cenûba akarak tulû‘ u gurûbu mâbeyni kâmil (---)(---) menzil yerdir kim Basra'dan aşağıda bahr-i Muhît'e munsabb olur. Niçe müverrihler "Bu nehr-i Şatt'ın ve nehr-i Furât ve nehr-i Murâd'ın ta tulû‘larından bu Basra kurblarında bahr-i Ummân'a mahlût olunca bu üç nehr-i azîme sağîr ü kebîr iki bin altmış aded enhârlar mahlût olur." deyü hey’et kitâblarının atlasında Papa Montesin'de ve Atlas-ı Minorun'da ve Atlas-ı Coğraf'da ve Atlas-ı Kalon'da ve Atlas-ı Padra'da ve gayrı mellahân-ı keştîbânların harîtalarında mezkûr Şatt'a rîzân olan nühûr-ı cüz’î ve küllîleri tahrîr ve terkîm etmişlerdir. Ammâ bu inşâallah bu kemter-i dâ‘înin selîkası cânib-i seyâhata düşüp kırk bir seneden berü bu,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 205a ·
metinde göster ·
Üç güne dek asker-i İslâm'ın gerüsü gürûh gürûh gelüp sahrâ-yı Sincâr hayemât-ı serâperdeler ile zeyn olup asker-i deryâ-misâl günden güne Saçlı kâfirleri üzre musallat olmağa başladılar." deyü bu bast-ı mukaddime[y]i Firârî Mustafâ Paşa'ya takrîr edince âlem-i hayretde kalup eydür: "Cânım Evliyâ Efendi! Niçe girdiniz ve niçe ceng etdiniz ve niçe mâl-ı ganâ’im alup bu kûh-ı menhûsda bu Yezîdî Ekrâdından niçe intikâm alup mansûr u muzaffer oldunuz. Benim Yezîdî mel‘ûnlardan ciğerim hûn olmuşdur kim pâdişâh tarafından bana niçe kerre ta‘n-âmîz evâmir-i şerîfler ve niçe mekâtîbler gelirdi. Ammâ ben bir kimesneye keşf-i râz etmeyüp bu Saçlı üzre {sefer etmeği} derûnumda pinhân ederdim. Âhir {biz dahi} Bitlîs hânın bahâne edüp deryâ-misâl asker ile ol cânibe müteveccih olup bi-emri Hayy-ı Kadîr ol bednâmede çok gûşmâl oldu ve hayli mâl-ı firâvânın alup bu cânibe atf-ı inân edüp işte şimdi bunu muhâsara etdik. Ammâ cânım Evliyâ Efendi, Melek Ahmed Paşa efendimizle niçe feth etdiniz, bana mufassalan takrîr eyle" deyü ricâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 214b ·
metinde göster ·
böyle cây-ı emânda vâki‘ olmağile kal‘asının imâretine ol kadar mukayyid değill …
Bu Basra böyle cây-ı emânda vâki‘ olmağile kal‘asının imâretine ol kadar mukayyid değillerdir. Zîrâ kal‘a-i kebîrdir. Kal‘a-i Musul'dan vâsi‘ ve kal‘a-i Bağdâd'dan küçükdür. Dâ’iren-mâdâr cirm-i kal‘a-i Basra (---)(---) adımdır ve handakı alçakdır. Niçe yerleri türâb-ı rimâl ile pür olmuşdur. Ammâ dîvârları gâyet enli ve âlîdir. Niçe yüz kulle ve tabyaları metânet üzredir. Ol kadar balyemez topları ve cebehânesi yokdur. Serâmed müntehâ topları cümle Kurna kal‘asındadır. Zîrâ kal‘a-i Kurna Basra'nın hadd-i sedîdi ve kıfl-ı medîdidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 360b ·
metinde göster ·
altında medd [ü] cezimde ya‘nî nehr-i Şatt vakt (---) tuğyân ile taşup iki menz …
Andan kalyonlar ve gurablar ve karakalar ve barçalar ve filipotlar ve gûnâ-gûn gemiler ile Cidde benderine ve Habeş'e ve Yemen ü Aden'e ve Lahsa ü Hindistân'a gidilir bahr-i Ummân'dır. Ammâ nehr-i Şattu'l-Arab bi-emrillahi Ta‘âlâ bu Basra altında medd [ü] cezimde ya‘nî nehr-i Şatt vakt (---) tuğyân ile taşup iki menzil yer kal‘a-i Kurna'ya yakın varır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 362a ·
metinde göster ·
… arla bu gemileri sürerler ve Yemen'den gelen hasır ile örülmüş celbe gemilerine
bu Basra
diyârında merkeb derler. Ve Hind gemilerine gurâb derler beşer bin âdem alır ka …
Bu enhârlarda ve Basra içinde cereyân eden Aşşâr tur‘asında gezen kayıklara ma‘şûk derler. Bir turfe-gûne binâ olunmuş kayıklardır. Medrile derler bir gûne ağaçlarla bu gemileri sürerler ve Yemen'den gelen hasır ile örülmüş celbe gemilerine bu Basra diyârında merkeb derler. Ve Hind gemilerine gurâb derler beşer bin âdem alır kalyonlardır. Bu gemilerin cümlesi Makâm-ı Alî önünde nehr-i Şatt'ın medd ü ceziminde üç ay oturup eyyâm-ı müsâ‘idde Hindistân'a giderler. 362b Ammâ kal‘a-i Kurna cezîresinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 362a–362b ·
metinde göster ·
… esinde medfûndur. Ba‘dehû Ebü'l-Müslim-i Teberdâr askeri Mervâniyân'ı kıra kıra
bu Basra
kurbünde merkûm Ammâre kal‘asın feth edüp içinde olan Mervâniyân'ı cümle teber- …
Ahır evlâdı Hımâr'ın gövdesi Mısır Cîze'sinde belde-i Busır'da başı şehr-i Haleb'in Kellâsiyye mahallesinde medfûndur. Ba‘dehû Ebü'l-Müslim-i Teberdâr askeri Mervâniyân'ı kıra kıra bu Basra kurbünde merkûm Ammâre kal‘asın feth edüp içinde olan Mervâniyân'ı cümle teber-i Müslimî'den geçirüp bu Hammâr kal‘asın harâb u yebâb edüp ba‘dehû yine imâr olup hâlâ Basra hükmünde sancak beği mukâta‘sında ma‘mûr kal‘ası Şatt cezîresi kenârında türâbdan şekl-i muhammes bir küçük kal‘adır. Dizdârı ve iki yüz neferâtları vardır ve cümle tahtânî müfîd ü muhtasar türâb ile mestûr hâneleri ve câmi‘ ve hân u hammâmı ve çârsû-yı bâzârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 366a ·
metinde göster ·
… icemiz Kadr ve rûzumuz rûz-ı Nevrûz-ı Hârezmşâhî vü yevm-i ıyd-ı adhâ idi. Ammâ
bu Basra
seyâhatin edüp Kurna kal‘asından tâ Bağdâd'a gelince cümle yüz yigirmi sâ‘at ye …
Evsâf-ı Bağdâd-ı İremezâtü'l-imâd: Akkapu'dan dâhil olup sâlimîn ü gânimîn (---) ayda dokuz aded ülke-i Arab u Acem ü Kûfe ve Basra vü Lahsa ve Ummân ve Cezâyir ü Hürmüz ü Huveyze ve Durak diyârların ve niçe şehir ve kılâ‘ ziyâretlerin edüp sene (---) mâh-ı (---) gurresinde vâlî-i Bağdâd Murtezâ Paşa efendimiz huzûruna vâsıl olup Basra Vâlîsi Hüseyin Paşa'dan ve temâşâ etdiğimiz ülke hânlarından nâmeleri ve hedâyâlarımızı verüp yine şeref-ı sohbetiyle müşerref olup Bağdâd'ın tetimme-i seyr [ü] temâşâsına mukayyed olup gicemiz Kadr ve rûzumuz rûz-ı Nevrûz-ı Hârezmşâhî vü yevm-i ıyd-ı adhâ idi. Ammâ bu Basra seyâhatin edüp Kurna kal‘asından tâ Bağdâd'a gelince cümle yüz yigirmi sâ‘at yerdir, onar sâ‘atden on iki menzildir. Ammâ münâsib yâr-ı muvâfık olmağile yigirmi konakda ve otuz günde şehr-i Bağdâd'a dâhil olduk, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 369a ·
metinde göster ·
mukaddemed[en] murâd [u] merâm u muhassal-ı kelâm oldur ki nefs-i Kırım'da yüz …
Bu bast-ı mukaddemed[en] murâd [u] merâm u muhassal-ı kelâm oldur ki nefs-i Kırım'da yüz bin aded askerî tâ’ifesi olup hânlar sefere atlananda ekall-i mâ yekûn yetmiş seksen bini hân ile bile atlandıkda altı kerre yüz bin esîrlerin elleri ve kolları ve pâyları boş seğ-ber-sahrâ dağlard[a] ve bâğlarda ve tarlalarda bu kadar esîr küffârlar gezmede. Aceb hikmetdir kim altı kerre yüz bin Kazak küffârdan biri cezîre-i Kırım'dan firâr etmeğe kâdir değillerdir, zîrâ cümle Kırım askeri hân ile sefere gitdiklerinde ol mahalde cümle Kırım'ın Noğay ve Badrak karıları Kırım'da atlanup bellerine kılış ve sadak bağlayup Kazaklarıyla bâğlara ve dağlara ve tarlalara gidüp zirâ‘at etdirüp ehilleri seferden geldiklerinde hâzır mahsûl bulurlar. Anıniçün Kırım halkı Kazaklarının tamga bahâsı vermenin zulmlerine tahammül etdiler, ammâ zulm-i sarîh oldu. Hudâ def‘ ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 197a ·
metinde göster ·
murâd ya‘nî pederimiz umûr-dîde ihtiyâr âdem idi. Süleymân Hân rikâbdârı Kuzu A …
Bu bastdan murâd ya‘nî pederimiz umûr-dîde ihtiyâr âdem idi. Süleymân Hân rikâbdârı Kuzu Alî Ağa yüz kırk sekiz yaşında merhûm oldu. Ve Zeyrekbaşı'nda Pirinccizâde hânesi sâhibi Abdî Efendi, ve Azebler hammâmı kurbunda Kara Kız Mehemmed Efendi, bu zikr olunan ihtiyârlar bir yere gelüp musâhabet etdükde hakîr safâ ederdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y42a ·
metinde göster ·