… kiḍin anıŋ atı ahmed ḳaçan keldi erse anlarḳa belgülüg nişanlar birle aydılar:
bu belgülüg
cadu turur
6 ançada aydı meryem oġlı ʿisa: ey beni israʾil oġlanları men taŋrınıŋ yalavaçı men siziŋ tapa çın tutuġlı anı kim meniŋ üskümde erdi musa kitabındın sewünç bėrigli yalavaç üçün kim kelir mėnde kiḍin anıŋ atı ahmed ḳaçan keldi erse anlarḳa belgülüg nişanlar birle aydılar: bu belgülüg cadu turur
Hâsköy nâmıyla ma‘rûfdur ammâ bir şehr-i müzeyyen-misâldir. Zîrâ üç bin ma‘dûd …
Evvelâ bu belîde Hâsköy nâmıyla ma‘rûfdur ammâ bir şehr-i müzeyyen-misâldir. Zîrâ üç bin ma‘dûd kat-ender-kat ravza-i hadîkalı hâne-i zîbâlardır. Ba‘zı bâğlarında limon ve turunc ve kübbât hâsıl olur. Ammâ âb [u] hevâsı latîf bir câ-yı sürûr zemînde vâkı‘ olmuş deryâya nâzır kat-ender-kat evlerdir. Husûsan Yahûdî Küpeli oğulları ve Mürdehây ve Nisîm ve Kemâl Yahûdî nâmân cuhûdların hânelerinin amârı ve bâğ u bâğçelerinin bahârı ve gûnâ-gûn limonu ve lüffân nârı bir bâğda yokdur. Ve bu rabta Galata mevleviyyeti hükmünde niyâbetdir ve başka subaşısı ve yeniçeri çorbacısı kolluğu var hâkimlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124a ·
metinde göster ·
… îhinde rûz-ı ıydde Kazak-ı âk Karadeniz Boğazı'ndan üç yüz pâre şayka ile gelüp
bu belîdeden
bin âdem esîr ve beş Mısır hazînesi mâl-ı defâyin ve bu kadar kâlâ-yı zî-kıymet …
Bunda medrese ve bezâsten ve kal‘a yokdur ammâ tüfeng-endâz askerîsi çokdur. Zîrâ bir kere sene (---) târîhinde rûz-ı ıydde Kazak-ı âk Karadeniz Boğazı'ndan üç yüz pâre şayka ile gelüp bu belîdeden bin âdem esîr ve beş Mısır hazînesi mâl-ı defâyin ve bu kadar kâlâ-yı zî-kıymet olup bî-bâk u bî-pervâ selâmetle dârü'l-bevârlarına gitdiler. Ol asırdan berü bu şehirde yeniçeri ocağından bir oda kolluk eder ve her gece bostâncıbaşı kayığıyla gelüp hıfz [u] hırâset eder. Ve ol zamândan berü kânûn-ı Murâd Hân-ı Râbi‘dir, Karadeniz Boğazı hâricinde Terkoz nâm kal‘ada ve Uskumru çayırında cümle yeniçeri oturakları ve korucuları çadırların kurup altı ay muhâfaza beklerler. 138a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137b–138a ·
metinde göster ·
… başlarındaki cığaların düneklerine bırağup Emîrgûneoğlu bâğçesi üstâdı alur. Ve
bu belîdenin
garbî cânibinde,
Ve bu mahalde nehr-i zülâlin tarafeyninde tâ haşeb cisre varınca çınâr-ı müntehâlar var kim Hudâ âlimdir, her biri eflâke ser çeküp herbirinin şu‘beleri üzre niçe yüz bin balıkcıl kuşları âşiyân edüp başlarındaki cığaların düneklerine bırağup Emîrgûneoğlu bâğçesi üstâdı alur. Ve bu belîdenin garbî cânibinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
hâsıl olmağile Cendereci köyü derler. İki yüz hâneli ve bir câmi‘li ve bir hamm …
Mesîregâh-ı Cendereci köyü: Sâhib-i inşâ Cenderecizâde, bu belîdede hâsıl olmağile Cendereci köyü derler. İki yüz hâneli ve bir câmi‘li ve bir hammâmlı ve niçe yüz çınâr-ı azîmli sâyedâr bir çemenzâr, âb [u] hevâsı latîf teferrücgâh yerdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Zuday Tekyesi: Bir bülend dağın başında iki yüz hâneli, ma‘mûr u âbâdân ve bâğlı ve bâğçeli Lâdik kazâsı hudûdunda evkâf-ı azîm beldedir. Bu belde-i ma‘mûr içre kutb-ı âfâk eş-Şeyh-i ale'l-ıtlâk Hazret-i (---) Sultân medfûndur. Âbâdân bir tekye-i azîmi var. Huddâmları ve fukarâları ekseriyyâ sâdât-ı kirâmdan sulehâ-yı ümmet kimesnelerdir. Paşa efendimizle bunda bin elli yedi ıyd-ı adhâsı namâzın kılup ve kurbânlarımız kesüp şeyh hazretleri ziyâfet-i azîm edüp andan tuğlar gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 344b ·
metinde göster ·
Ve şehrin cânib-i şarkîsinde teferrücgâh-ı (---) Köşkü ve
bu beldenin
(---) semtinde Yılanlıdağı'nda mesîregâh-ı Koyun Baba tekyesi cihân-nümâ bir âs …
Ve şehrin cânib-i şarkîsinde teferrücgâh-ı (---) Köşkü ve bu beldenin (---) semtinde Yılanlıdağı'nda mesîregâh-ı Koyun Baba tekyesi cihân-nümâ bir âsitâne-i ra‘nâdır ve şehrin taraf-ı (---) nında mesîregâh-ı Efzâ nâm bir kân-ı erbâb-ı ma‘ârif-i âşıkân [u] sâdıkândır kim şehrin ekseriyâ a‘yân [u] eşrâf [u] pîr [ü] cüvân ve şu‘arâ ve meddâhân ve gazel-hân u hânende ve sâzendegânları ta‘tîl günleri bu ferah-fezâ-yı mekân-ı Efzâ'ya gelüp ayş [u] nûş edüp köşe be köşe rûz-i nevrûz-ı Hârezmşâhî sohbetleri edüp felekden zerre-misâl kâm aldık zann ederler. Efzâ nâm bir cihân-nümâ-yı Merâm'dır. Hattâ (---) sultân anda medfûn olmağıla ziyâretgâh-ı ünâsdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 66b ·
metinde göster ·
… în oldu. Ve Tatar Süleymân Ağa bir hân binâ edüp karyesi dahi ziyâde imâr oldu.
Bu beledîn
dağlarında olan gûnâ-gûn giyâhât [u] nebâtât, haşâyişât envâ‘ının kesretinden v …
Menzil-i karye-i Sasalar: Gâzî Hudâvendigâr'ın Sasa Koca nâm bir yarar-ı benâm anda ibtidâ mesken edinmeğile karye-i Sasa derler. İki yüz hâne-i müslim ve gayrimüslim hâneleri vardır. Hatta Boşnak İshâk Ağa bunda sâkin olmağıla çâr-kûşe bir kulle-i bâlâ binâ edüp haydud [u] harâmî şerrinden emîn oldu. Ve Tatar Süleymân Ağa bir hân binâ edüp karyesi dahi ziyâde imâr oldu. Bu beledîn dağlarında olan gûnâ-gûn giyâhât [u] nebâtât, haşâyişât envâ‘ının kesretinden ve gül-i gülistân ezheriyyâtının vefretinden bu karyede ol kadar hâs ve beyâz asel-i musaffâ olur kim Hudâ âlimdir beyâz dülbendden fark olunmaz ve tenâvül edene aslâ ve kat‘â harâret vermeyüp râyiha-i tayyibesinden âdemin demâğı mu‘attar olur. Hakkâ ki sûre-i (---)Arapça âyeti bu engübîn hakkında nâzil olmuşdur. Bu karye câmi‘inin imâmı Alî Efendi yetmiş sene sâ’imü'd-dehr sulehâ-yı ümmetden mazanne-i kerâme bir kimesnedir. Andan yine şimâle (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 108a ·
metinde göster ·
kadîmin hakkında cemî‘i millet-i Mesîhiyye müverrihleri müttefekun aleyh olup s …
Bu belde-i kadîmin hakkında cemî‘i millet-i Mesîhiyye müverrihleri müttefekun aleyh olup sıhhati üzre eyle tahrîr etmişlerdir kim 137a Âdem-i Eb-i sânî Hazret-i Nûh Necî Tûfân'dan necât buldukdan sonra Musıl kurbunda cebel-i Cûde'de keştî-i Nûh karâr edüp anda yetmiş nefer kimesne ile şükrân-ı selâmet herkesde ne ni‘met bulundu ise bir yire cem‘ edüp bir kazgan içre tabh eyleyüp tenâvül edüp Hakka şükür etdiler. Ol ta‘âmın ismine aşur aşı nâm kodular. Zîrâ Tûfân'dan halâs oldukları gün mâh-ı muharremin onuncu gün olmağıyla yevm-i âşir deyüp aşur aşı dediler. Andan Hazret-i Nûh aleyhi's-selâm zevrakında olan yetmiş aded âdemlere nübüvvet ile fermân edüp her birini birer diyâra Kalimon keheneyi Arz-ı Hâsân'a gönderdi kim hâlâ diyâr-ı Mısır'da Bilbes şehrine Arz-ı Hâsân derler. Anınçün Mısır arz-ı mukaddesden değildir. Ba‘dehû Kalimon hakîm Mısır'a varup Hazret-i İdrîs ta‘lîmiyle binâ olunan Mısır Cizesindeki Hırem dağları ki hâlâ anlara Fir‘avn dağları derler, ammâ hilâfdır Sürid hakîm izn-i İdrîs ile binâ etmişdir. Tûfân'dan sehel harâb olmak ile Kalimon hakîm yine imâr edüp anda sâkin oldu. Merhûm olup Ehrâm dağında defn etdiler. Oğlu Mısrâyim hakîm-i kebîr olup şehr-i Fustât'ı binâ etdiğiyçün şehr-i Mısır dediler. Bu Mısrâyim dahi merhûm olup yetmiş aded evlâdı kalup Musul'da Hazret-i Nûh'a gelüp birer cây-ı vatan istediklerinde her birin bir diyâra gönderüp Sırfâyil nâm bir oğlunu Rûm'a gönderüp ibtidâ Rûm'da vatan tutanın bu Sırfâyil'dir. Arz-ı Rûm'da deverân u seyerân ederek bu Sofya arzının âb [u] hevâsından ve Vitoş nâm kûh-ı bülendinden hazz edüp arz-ı Sofya'da sâkin olup her biri yüzer seneye bâliğ iken her birin birer arza gönderüp vatan dutundular. Bir oğlu Latine'dir, Dobra Venedik'e gidüp nevpeydâ Venedik körfezi sâhilinde kurâ ve kasabâtlar binâ edüp anda tenâsül bulup kavm-i Latin oldu. Bir oğlu Hersek idi. Hersek diyârı anın ismiyle müsemmâdır. Bir oğlu Vornik idi. İzvornik'de sâkin olup Voynuk kabilesi Vornik neslindendir. Bir oğlu Bulkarya'dır. Bulgar andan münteşir oldu. Bir oğlu Franka idi. Frenk andandır. Biri Hırabda idi, Hırvad andandır. Bir oğlu Boşnak idi, kavmi andandır. Bir oğlu Doşka idi, Alaman ile Venedik mâbeyninde Dodoşka kavmi andandır. Ammâ Macar Acem'den gelme Menuçehr evlâdlarından Mençır'dan galat Macar kavmidir. Sırfâyil'in bir oğlu da Romaa idi. Kızılelma Roması'nda kalup {on bir evlâdı olup her birin birer diyârı reyy ü imâr etmeğe gönderdi kim İşpaniye vilâyetinin ismidir.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 136b–137a ·
metinde göster ·
Menzil-i Kend-beli: Mardin hudûdu bu cebel-i müntehâ üzre
bu belde
nihâyet bulur. Bir mahûf u muhâtara yerdir kim Aştı Kürdü ve Şakakî Kürdü bu be …
Menzil-i Kend-beli: Mardin hudûdu bu cebel-i müntehâ üzre bu belde nihâyet bulur. Bir mahûf u muhâtara yerdir kim Aştı Kürdü ve Şakakî Kürdü bu belde âdemin yolun alup belin kesüp reh-zenlik ederler. Bu kûh-ı bâlâda futûr tenâvül edüp meks etmeden yine cânib-i cenûba (---) sâ‘atde çöl ile gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 212a ·
metinde göster ·
… belde nihâyet bulur. Bir mahûf u muhâtara yerdir kim Aştı Kürdü ve Şakakî Kürdü
bu belde
âdemin yolun alup belin kesüp reh-zenlik ederler. Bu kûh-ı bâlâda futûr tenâvül …
Menzil-i Kend-beli: Mardin hudûdu bu cebel-i müntehâ üzre bu belde nihâyet bulur. Bir mahûf u muhâtara yerdir kim Aştı Kürdü ve Şakakî Kürdü bu belde âdemin yolun alup belin kesüp reh-zenlik ederler. Bu kûh-ı bâlâda futûr tenâvül edüp meks etmeden yine cânib-i cenûba (---) sâ‘atde çöl ile gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 212a ·
metinde göster ·
Gerçi bu belde-i tayyibenin hevâsı letâfetinden hukemâ lâzım değildir ammâ müsta‘idd olduklarından etıbbâsı vardır. İlm-i nabızda Mes‘ûd Çelebi lâ-nazîrdir ve Şeyhî Bay Çelebi bî-bedel tabîb-i hâzıkdır kim dâr-ı hukemâdandır, eyle hâkim yokdur. 258a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 257b–258a ·
metinde göster ·
şehri sahrâsında sâkinlerdir. Ve bu kabâ’il-i Zeynîler Hazret-i Yûnus Nebî'nin …
Menzil-i Kızılhân: Tikrit sancağı hâkinde sâhil-i Şatt'da zamân-ı kadîmde şehr-i Beledü'l-Hatîb nâmında bir medîne-i kübrâ imiş. Hâlâ imâretinden bir hânı kalmışdır. Sâ’ir abâdânın (---) Hulâgû Hân Bağdâd üzre gelirken harâb etmişdir ammâ imâr olmadadır. Bir cây-ı menâsdır. Hâlâ kabâ’il-i Urbân-ı Mevâl'dan Zeynî Urbânı nâm kavm-i hümâm hayme vü hargâhlarıyla bu Beledü'l-Hatîb şehri sahrâsında sâkinlerdir. Ve bu kabâ’il-i Zeynîler Hazret-i Yûnus Nebî'nin sülâle-i ırk-ı tâhirinden olmak iddi‘âsındadırlar, Allahu a‘lem eyle olmak ihtimâli ola. Zîrâ vech-i ahsenleri delîldir kim bir alây nûrânî-vecîh ve pâk u pâkîze ve müslim ü fasîh ü belîğ ve mün‘im âdemlerdir kim bu arz-ı hâliye cedd-i ızâmımız Hazret-i Yûnus'dan berü milk-i mevrûsumuzdur deyü meks ederler. Bunların da hayvânâtları çokdur ve bir kimesne bunların mâllarına ve cânlarına vaz‘-ı yed etmezler. Cümle kelek gemileri bunlara verüp geçerler, hâl sâhibi erlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 405b ·
metinde göster ·
Bu kal‘a-i nigîn-i dürr-i yektâyı ibtidâ Sırf krallarından Despot Kral binâ edüp niçe kralların hasretü'l-mülûkü olduğundan mâ‘adâ sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân-ı Gâzî Hersekoğlu Ahmed Paşa sebebiyle Bosna diyârı kılâ‘ların feth edüp ba‘dehû sene-i mezbûrede kal‘a-i İzvornik'i dahi kılıç ile feth edüp atf-ı inânın bu Belgrad-ı behişt-âsâ üzre çevirüp ibtidâ Belgrad'dan yukaru kal‘a-i Böğürdelen'i feth edüp, andan küffârın Bosna diyârlarından nehr-i Sava ile gelen zahîre gemilerin kesüp Belgrad sehel kaht [u] galâ oldu, ammâ nehr-i Tuna ellerinde olup Paçka ve Laşka taraflarından belağan mâ-belağ zahîreleri ve her tarafdan imdâdlar gelirdi. Hemân Gâzî Ebü'l-feth kal‘a-i Belgrad'a amân u zamân vermeyüp kırk gün kırk gece döğüp âhirü'l-emr şiddet-i şitâ geldiğinden kal‘a-i Belgrad'ı bırağup hâ’ib ü hâsir Edirne'ye avdet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 111a ·
metinde göster ·
… udin kurbunda iki merhale taht-ı Alman olan Ustolni Belgrad'ımızdır.} Biri dahi
bu Belgrad'dır
kim cemî‘i büldânlar içre bunun ismine Tuna Belgradı derler kim Semendire sanca …
Evvelâ sebeb-i tesmiye-i kal‘a-i Belgrad niçe lisân üzre Belkırad, ma‘mûr u müzeyyen ve metîn ve pây-ı taht olan kal‘aya ve şehre derler. Bu şehir bender-i azîm ve bâğ-ı İrem olduğundan Belkırad derler, ammâ kavm-i Fireng-i bed-reng-i pür-ceng bu kal‘aya Kaminkırad derler. Ba‘zılar Belkırad derler, ammâ diyâr-ı Rûm serhadlerinde üç Belgrad şehri vardır. Biri diyâr-ı Arnavudluk'da Arnavud Belgradı hâlâ bizimdir kim Avlonya beği tahtıdır. Biri diyâr-ı Erdel'de Erdel Belgradı'dır. Gerçi kâfiristândadır, ammâ ol dahi Mekke ve Medîne vakfı olup Âl-i Osmân'a tâbi‘ Erdel krallarının tahtıdır. {Biri dahi Budin kurbunda iki merhale taht-ı Alman olan Ustolni Belgrad'ımızdır.} Biri dahi bu Belgrad'dır kim cemî‘i büldânlar içre bunun ismine Tuna Belgradı derler kim Semendire sancağı beğinin tahtıdır. Hattâ eyle bir şehr-i mu‘azzamdır kim cemî‘i İslâm pâdişâhı ve kefere kralları mâbeyninde hasretü'l-mülûk bir şehr-i İremezâtü'l-imâddır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112a ·
metinde göster ·
… ârîhinde Yanova gazâsına Mehemmed Giray Hân bu şehire uğrayup Kazak-ı Ak askeri
bu Belgrad
kal‘asına sarılup altı gün yedi gece ceng-i azîm edüp âhir-i kâr kal‘ayı döğmed …
Ve mukaddemâ sene (---) târîhinde Yanova gazâsına Mehemmed Giray Hân bu şehire uğrayup Kazak-ı Ak askeri bu Belgrad kal‘asına sarılup altı gün yedi gece ceng-i azîm edüp âhir-i kâr kal‘ayı döğmeden fâriğ olup hân hazretleri taşra şehrin âteşe urup gitmişlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 5a ·
metinde göster ·
… inden hâlâ ve ol sıbyân [u] püserânları kesret üzre olduğundan Yörükân tâ’ifesi
bu belîdeye
Kızañlık ve Kızanlık deyü nâm vermişler. Bir rivâyetde Gâzî Hudâvendigâr asrınd …
Lisân-ı Yörükân ve Çitağan üzre "Kızan" küçük oğlancıklara derler. Âb [u] hevâsı latîf olduğundan ekseriyyâ zenâneleri ikiz ikiz vaz‘-ı haml etdiklerinden hâlâ ve ol sıbyân [u] püserânları kesret üzre olduğundan Yörükân tâ’ifesi bu belîdeye Kızañlık ve Kızanlık deyü nâm vermişler. Bir rivâyetde Gâzî Hudâvendigâr asrında bu şehirde kaht-ı azîm olup kızlık olduğundan kızanlık demişler. Rûmeli eyâletinde Çirmen sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Mahkemesi tâ şehrin ortasında Keçideresi suyu üstünde bâğ-ı İrem-misâl bir mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîndir. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve bâcdârı ve harâc ağası ve şehir kethudâsı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 53a ·
metinde göster ·
… ca Paşa ve medrese-i İskender Beğ câmi‘inde tefsîr-i şerîf dersi tilâvet olunup
bu belîdede
ulemâya rağbet ederler, ammâ mahsûs dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîsi yokdur.
Ve cümle iki aded medreseleri var. Medrese-i Sarıca Paşa ve medrese-i İskender Beğ câmi‘inde tefsîr-i şerîf dersi tilâvet olunup bu belîdede ulemâya rağbet ederler, ammâ mahsûs dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîsi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 53a ·
metinde göster ·
Harâccı Mustafâ Ağa karındaşımızla dahi mülâkât olup bizi bir bâğ-ı Merâmda kon …
Âb [u] hevâsı letâfetinden bu karyede al tebekânî elma yanaklı ve la‘l-gûn kiraz dudaklı ve marâl gazâlî gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü Bulgar ve Urûm kızları olur. Hudâ-ı Hallâk'a ayândır gûyâ her biri birer bânû-yı perîzâdlardır kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Misilleri meğer Şâm-ı cennet-meşâm kurbunda şehr-i Havrân güzelleri ola. Bu belîdede Harâccı Mustafâ Ağa karındaşımızla dahi mülâkât olup bizi bir bâğ-ı Merâmda kondurup cemî‘i me’kûlât [u] meşrûbâtımız ta‘yîn etdiğinden mâ‘adâ hakîre bir at ihsân etdi kim ne at bir hüssân-ı sâfinât misilli mu‘teber at.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 53b ·
metinde göster ·
içre mahbûbânlar ile sâdıkâne cemâl-i bâ-kemâl temâşâsı ze[v]klerin edüp az kal …
Hâsıl-ı kelâm âmedâne bî-haber iken bu belîde içre mahbûbânlar ile sâdıkâne cemâl-i bâ-kemâl temâşâsı ze[v]klerin edüp az kaldı kim Kızılelma ve Alaman ve Ungurus gazâların ferâmûş edeyazdık. Hamd-i Hudâ halâs olup 1 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 53b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu bu cebel-i müntehânın tepesinden 4 sâ‘atde teper aşağı enerken gerüden Çirmen ve Kırkkenîse sancağı zu‘amâlarından kâmil beş yüz aded pür-silâh âdemler gelüp bize yetişdiler. Biz dahi cümle otuz altı cürd atlı ve iki seyishâne âdemler idik. Cümle bir yere gelüp esenleşüp görüşüp "Bu belde gâfil gitmemek gerekdir" deyü cümlemiz pür-silâh âmâde kimimiz piyâde ve niçemiz atlı yokuş enmede idik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 53b ·
metinde göster ·
ma‘mûr bir vâsi‘ öz içine vâkı‘ olmuş iki tarafı bâğlı ve bâğçeli ve müşebbek b …
Eşkâl-i şehr-i Plevne: Bu belîde-i ma‘mûr bir vâsi‘ öz içine vâkı‘ olmuş iki tarafı bâğlı ve bâğçeli ve müşebbek bostânlı zemîn-i mahsûldârda ma‘mûr u âbâdân dâr-ı karârlardır ve câ-be-câ yerleri bâğlı ve çayırlı bayırlardır ve yıldız cânibi dahi ovalı ve çayırlı ve çemenzârlı ve serâpâ bostânlı yerlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 56a ·
metinde göster ·
… hâna yakın bir âb-ı hayât kuyusu var. Ve bu mahalde elli kadar dükkânları var.
Bu belîdenin
ensesinde bî-hadd ü bî-kıyâs bâğları var. Cümle asker engûrlerin tenâvül edüp u …
Temdîh-i varoş-ı kal‘a-i Pahşa: Bu varoş yalın kat şarampav palankadır. Ve iki kapusu var. Şâhrâh üzre olmak ile bir kapudan girilüp bir kapudan çıkılır. Cümle iki yüz aded şindire tahta örtülü fakîrâne külbe-i ahzân büyûtlardır, ammâ bir kiremit örtülü mükellef câmi‘i var, ammâ bânîsi ma‘lûmum değildir. Ve bir mu‘azzam hânı var ve hâna yakın bir âb-ı hayât kuyusu var. Ve bu mahalde elli kadar dükkânları var. Bu belîdenin ensesinde bî-hadd ü bî-kıyâs bâğları var. Cümle asker engûrlerin tenâvül edüp ubûr etdiler. Bu dahi latîf havâdâr yerdir. Ve halkı garîb-dost gâzîlerdir kim niçe hastaları hânelerine alup devâlar etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71a ·
metinde göster ·
… eder, gûyâ çarh-ı felekdir. Bu âsâr-ı acîbe dahi mahalliyle tahrîr olunur. İmdi
bu belde-i
Budin seddinde niçe ılıcalar vardır, ammâ ma‘lûmumuz olan bu mezkûr germâblardı …
Sitâyiş-i banya-i Bârûthâne: Bu mezkûr Velî Beğ ılıcası kurbunda Bârûdhâne ılıcası ol kadar tekellüflü ılıca değildir, ammâ hâssası vâfirdir, ekseriyyâ girenler kâfirdir. Ve bârûdhânenin cümle çarhları bu ılıca suyundan deverân eder, gûyâ çarh-ı felekdir. Bu âsâr-ı acîbe dahi mahalliyle tahrîr olunur. İmdi bu belde-i Budin seddinde niçe ılıcalar vardır, ammâ ma‘lûmumuz olan bu mezkûr germâblardır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85b ·
metinde göster ·
mu‘azzama altıncı iklîmin nihâyetinde Fiyameng kralı hükmündedir ve başka bir k …
Bu belde-i mu‘azzama altıncı iklîmin nihâyetinde Fiyameng kralı hükmündedir ve başka bir kraldır kim tine ve pine sikke ve guruş döğme ve müdevver mümessek filori sebüke sâhibi bir büyük kral-ı dâldir kim Alaman denizinde üç bin pâre galyona ve barçaya ve karaka gemilere mâlikdir. Hindistân'a ve Yenidünyâ'ya ve Çin'e işler gemileri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 127b ·
metinde göster ·
Bu kal‘a-i Belgrad sene (---) târîhinde mufassalan tahrîr olunmuşdur. Tekrâr ta‘rîf ü tavsîfe ihtiyâc yokdur, ammâ bu Belgrad 137b meştâsında iken cümle Sadrıa‘zam ağalarına Semendire sancağı kışla verilüp bu hakîre dahi bir köy meştâ ihsân olundukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 137a–137b ·
metinde göster ·
… m "İşte kış geldi, gerçi Türk'ü bozup kaçırdık ve Polata kal‘amızı aldık. Şimdi
bu Belgrad'a
yeniden meteris kazsak bir ayda olmaz, üç dörd günden sonra kar ve yağmur yağar …
Cümle küffâr bir yere gelüp müşâvere ederler kim "İşte kış geldi, gerçi Türk'ü bozup kaçırdık ve Polata kal‘amızı aldık. Şimdi bu Belgrad'a yeniden meteris kazsak bir ayda olmaz, üç dörd günden sonra kar ve yağmur yağar" müşâveresinde iken meğer derûn-ı hisârda mahsûr olan gâzîler de müşâvere edüp yek-dil [ü] yek-cihet olup Budin'den Sinân Paşa ile imdâda gelen ve kal‘ada âmâde olan yigirmi otuz bin asker kal‘a kapuların küşâde edüp vakt-i seherde küffâr sarhoş evgâr mahmûr iken kal‘adan bir kerre yedi yüz pâre balyemez toplara âteş edüp küffâr-ı dûzah-karâr nâr-ı dûzahda kalup alak bulak mahallinde iken derûn-ı hisârdan bir kerre guzât-ı muvahhidîn Allâh Allâh sadâsıyla küffârı basup dahi cümle küffâr mest-i medhûş iken bir sâtûr-ı Muhammedî ururlar kim ancak yedi kapudan yedi yüz kadar kefere vü fecereleriyle firâr edüp mâ‘adâsı sahrâ-yı Ustolni'de piyâde kalup eni konu küffârı kıra kıra bî-tâb u bî-mecâl kalup ba‘de't-ta‘âm yine kırarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 13a ·
metinde göster ·
on gün tekâ‘üd fermân edüp cümle mecrûhları ve cemî‘i hastaları mahalle be-maha …
Ba‘dehu Sadrıa‘zam bu Belgrad'da on gün tekâ‘üd fermân edüp cümle mecrûhları ve cemî‘i hastaları mahalle be-mahalle e’imme ve hutebâlara defter ile tevzî‘ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 27b ·
metinde göster ·
arz-ı beledi (---)(---) ve tûl-ı nehârı (---)(---) olup (---) derîce (---) ve …
Ve bu Beç kal‘ası Alaman dağı eteğindedir. Kışı gâyet katı olup sâ’ir diyârlardan üç ay evvel kışı gelir. Bu kal‘ayı muhâsara eden bir yıl mukaddem Budin'de meştâ edüp hemân nevrûzdan mukaddem kar alaca olmağa başlayınca asker-i İslâm ile Beç altında kar üzre meks edüp sâ’ir tedârikler görülünce evvelbahârda gelüp deryâ-misâl Tatar askerin Âl-i Osmân ordusu etrâfında kondurup kâfiristânın her tarafların vurdurup Beç'e imdâda gelen leşker-i küffârı kırdırup kal‘ayı murâd üzre muhâsara etmek gerek, zîrâ bu kal‘a-i Beç iklîm-i sâdisde bulunup ilm-i usturlâb üzre be-kavl-i Batlîmûs-ı hakîm bu beldenin arz-ı beledi (---)(---) ve tûl-ı nehârı (---)(---) olup (---) derîce (---) ve dakîkadır. Anıniçün kışı şedîd olur. Ve biz bu Beç'de iken atvel-i nehârı mahallî idi, on sekiz buçuk sâ‘at ve bir dakîka idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 55b ·
metinde göster ·
… e Yanova fethine giderken Kırım hânı Mehemmed Geray Hân Sultân Kardaş Kazak ile
bu Belgrad'ı
muhâsara edüp bir günde fethinden sonra ihrâk etdi.
Bu rûy-ı arzda dörd Belgrad'dır. Rûmeli'nde Arnavud Belgradı ve Tuna Belgradı ve Ustolni-Belgradı ve bu Erdel Belgradı gâyet irem-âsâ ma‘mûr idi. İbtidâ sene (---) târîhinde Yanova fethine giderken Kırım hânı Mehemmed Geray Hân Sultân Kardaş Kazak ile bu Belgrad'ı muhâsara edüp bir günde fethinden sonra ihrâk etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 92a ·
metinde göster ·
sâfî gayyâ ve derk-i esfel-misâl uçurum ve bayırlı mahûf u muhâtara yerlerde ve …
Sitâyiş-i varoş-ı şehr-i Zihne: Bu belde sâfî gayyâ ve derk-i esfel-misâl uçurum ve bayırlı mahûf u muhâtara yerlerde ve bir kırmızı topraklı zemîn-i bâlâ-yı cihân-nümâda cümle iki aded mahalle-i bülendedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 218b ·
metinde göster ·
azîm hakkında niçe bin kîl kâl ile evsâfın tahrîr etmişler, ammâ be-kavli- müve …
Lisân-ı Yûnân ve lisân-ı Latin tevârîhlerinde bu belde-i azîm hakkında niçe bin kîl kâl ile evsâfın tahrîr etmişler, ammâ be-kavli- müverrihân-ı Rûm Yûnân eyle tahrîr ve terkîm etmişler kim zamân-ı kadîmde bu şehr-i azîm üç günde devr olunduğu mahalde Kaleyoroz nâm kral-ı bed-fi‘âl-i dâll olan Leka nâm la‘în idi kim hâşâ sümme hâşâ bu şehre mâlik olmağile rubûbiyyet da‘vâsı edüp Maşkolor panayırı olan yerde yılda bir kerre saçlarına ve sakallarına la‘l yâkût cevâhir dizüp arz-ı cemâl ederdi. Rûm keferesi ana Kaleyoroz derler, ya‘nî uludan ulu peygamberden eyi demek ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 218b ·
metinde göster ·
niçe yüz hâneleri mürtefi‘ bayırlara yapışmışdır. Ve kıble tarafı iki sâ‘at yer …
Der-sitâyiş-i şehr-i Alasonya: Bu beldenin niçe yüz hâneleri mürtefi‘ bayırlara yapışmışdır. Ve kıble tarafı iki sâ‘at yer sahrâ-yı azîmdir. Gayri tarafları alçak kayalı dağlardır. Gûyâ bu şehir bir kâsenin bir köşesindedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 234b ·
metinde göster ·
… rât ve Sokrât ve Batlîmûsânlar ve gayri hukemâ-yı kudemâlar Rûm lisân-ı Yûnân'a
bu belde-i
kadîmde irtibat vermişlerdir.
Lâkin zâlim şehir kân-ı kavm-i Yûnâniyân olmak ile kefereleri bî-hisâbdır ve müselmânları azdır. Anlar dahi cümle Rûmca kelimât ederler, zîrâ müslimlerin şeb [ü] rûz bey‘ [u] şirâları ve hüsn-i ülfet [ü] ihtilâtları cümle kefere-i Rûm iledir, ammâ ol kadar fasîh ü belîğ Rûm lisânı tekellüm ederler kim ta‘bîr olunmaz, zîrâ lisân-ı Rûm bu şehirde iştihâr bulup Eflâtûn ve Bokrât ve Sokrât ve Batlîmûsânlar ve gayri hukemâ-yı kudemâlar Rûm lisân-ı Yûnân'a bu belde-i kadîmde irtibat vermişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 256b ·
metinde göster ·
Ve Avlonya sancağında cümle tokuz kazâ yerdir. Taht-ı kazâ
bu Belgrad'dır
. Ve şimâl tarafında Müzakiyye kazâsıdır kim otuz pâre kurâdır. Ve şark tarafınd …
Ve Avlonya sancağında cümle tokuz kazâ yerdir. Taht-ı kazâ bu Belgrad'dır. Ve şimâl tarafında Müzakiyye kazâsıdır kim otuz pâre kurâdır. Ve şark tarafında Tomoriliçse kazâsıdır. Ve buna karîb kıble ile maşrık mâbeyninde kazâ-yı Iskırapar'dır. Ve ana muttasıl kıble tarafında kazâ-yı Piremedi'dir. Bu kazâya muttasıl kıblesi tarafında kazâ-yı Pogonya'dır. Ve bu kazânın garbında kazâ-yı Ergiri ile müşâdır, ammâ bu Ergiri kazâsı Delvinye sancağı hâkidir. Ve bu kazânın şimâlinde kazâ-yı Depedelen'dir. Ve anın cenûbunda kazâ-yı Avlonya'dır, ammâ bu mezkûr tokuz aded kazâlar gâyet mahsûllü yerlerdir, ammâ ba‘zı re‘âyâları âsîlerdir kim ne‘ûzü billâh. Ve bu Belgrad kal‘ası Rûm Kostantin ile Arnavud elinden feth olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 357b ·
metinde göster ·
… gâyet mahsûllü yerlerdir, ammâ ba‘zı re‘âyâları âsîlerdir kim ne‘ûzü billâh. Ve
bu Belgrad
kal‘ası Rûm Kostantin ile Arnavud elinden feth olmuşdur.
Ve Avlonya sancağında cümle tokuz kazâ yerdir. Taht-ı kazâ bu Belgrad'dır. Ve şimâl tarafında Müzakiyye kazâsıdır kim otuz pâre kurâdır. Ve şark tarafında Tomoriliçse kazâsıdır. Ve buna karîb kıble ile maşrık mâbeyninde kazâ-yı Iskırapar'dır. Ve ana muttasıl kıble tarafında kazâ-yı Piremedi'dir. Bu kazâya muttasıl kıblesi tarafında kazâ-yı Pogonya'dır. Ve bu kazânın garbında kazâ-yı Ergiri ile müşâdır, ammâ bu Ergiri kazâsı Delvinye sancağı hâkidir. Ve bu kazânın şimâlinde kazâ-yı Depedelen'dir. Ve anın cenûbunda kazâ-yı Avlonya'dır, ammâ bu mezkûr tokuz aded kazâlar gâyet mahsûllü yerlerdir, ammâ ba‘zı re‘âyâları âsîlerdir kim ne‘ûzü billâh. Ve bu Belgrad kal‘ası Rûm Kostantin ile Arnavud elinden feth olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 357b ·
metinde göster ·
şehrinin bu Osum nehri karşusunda cenûb tarafında su aşırı bir varoş-ı müzeyyen …
Der-vasf-ı imâret-i Koru varoş: Bu Belgrad şehrinin bu Osum nehri karşusunda cenûb tarafında su aşırı bir varoş-ı müzeyyen vardır. İsmine Koru varoş derler. Cümle iki yüz aded evli bâğ u bâğçeli ve cümle kiremitli vâsi‘ evlerdir. Ekseriyyâ Rûmlar ve Arnavud kefereleri sâkinlerdir. Bu varoşun ensesindeki dağa Koru dağ dediklerinde bu kasaba anın ismiyle müsemmâ olup Koru varoş derler. Bir azîm kûh-ı serbülenddir kim dıraht-ı müntehâ-yı azîmler ile müzeyyen olup nehr-i Osum üzre olan cisrin ta‘mîr [ü] termîmine dırahtlarının kerastelerin sarf ederler. Her kim bu dağdan bir çubuk kesse hâkim tecrîm edüp hakkından gelirler. Ve şehirde bir âdem kan edüp bu Koru dağa firâr edüp dahl düşse hâkim elinden halâs olup artık hâkim ana vaz‘-ı yed edemez, ammâ ol kâtil şehre dahi gelemez. Gelse ol ân katl ederler. El-hâsıl halâs olursa celâ-yı vatan eyler. (---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 359b ·
metinde göster ·
… Foça şehrinde nehr-i Dirin üzre Sultân Süleymân'ın bir göz ağaç cisridir, ammâ
bu Belgrad
cisri tokuz gözdür. Hudâ hıfz eyleye, âmîn. Bu cisr-i azîmin altından cereyân e …
Der-binâ-yı cüsûr-ı memerr-i nâs-ı acâ’ibât: Evvelâ şehr-i Belgrad'ın aşağıca Kazgancılar çârsûsu başında nehr-i Osum üzre karşu Koru varoşa ubûr edecek tokuz göz ağaç kantara-i azîmdir, ammâ bu cisrin cümle pâyeleri su içinde kârgîr binâ ibret-nümâ taşlardır. Lâkin üstleri mezkûr Koru dağdan kesme iri meşe ve pelid ağacı direkleri döşelidir. Bir acâ’ib ve garâ’ib pül-i âsâr-ı acîbe ve garîbedir kim gûyâ Hersek vilâyetinde Foça şehrinde nehr-i Dirin üzre Sultân Süleymân'ın bir göz ağaç cisridir, ammâ bu Belgrad cisri tokuz gözdür. Hudâ hıfz eyleye, âmîn. Bu cisr-i azîmin altından cereyân eden nehr-i Osum Belgrad şehrinin karşu tarafındaki sahrâdan cereyân edüp niçe bin pirinç tarlası ve niçe bin müşebbek bostânları var. Ekseriyyâ bu şehr-i Belgrad halkı bu sudan isti‘mâl ederler. Gâyet latîf ve nazîf âb-ı hayâtdır. Ve gâyet lezîz pirinci hâsıl olup cümle Arnavudistân'a gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 359b ·
metinde göster ·
şehrinin kıble cânibinde iki sâ‘at ba‘îd olan Tomor dağı 360a eyle yüksek ser …
Der-manzara-i mekâlîd-i cebel-i Tomor: Bu Belgrad şehrinin kıble cânibinde iki sâ‘at ba‘îd olan Tomor dağı 360a eyle yüksek ser-bülend kûh-ı bâlâdır kim beş altı konak yerden nümâyân bir mehîb kûh-ı bâlâdır. Anda olan nebâtât [u] giyâhât [u] uşbâtın envâ‘ı olur kim cemî‘i Frengistân ve Latinistân'dan hukemâlar bu cibâl-i bâlâya urûc edüp niçe bin yük gûnâ-gûn edviyeler cem‘ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 359b–360a ·
metinde göster ·
yıldız tarafında olan sahrâ yoluyla şehr-i Elbasan beş sâ‘at yerdir.
Bunda olan âb-ı hayâtlar etrâflarında olan on bir kazâ yerlere cereyân edüp kıble tarafındaki uyûn-ı câriyeler cümle Ohri gölüne akar. Ve bu kûh-ı bâlâda olan ecnâs-ı mahlûkât haşerât-ı mütenevvi‘a meğer kûh-ı Bîsütûn'da ve kûh-ı Sübhân'da ve kûh-ı Demâvend ve kûh-ı Sehend'de ve kûh-ı Ağrı'da ve kûh-ı Bingöl'de ve kûh-ı Elburz'da ola. El-hâsıl gâyet mesîregâh ve şikârgâh cibâl-i âlîdir. Ammâ bu Belgrad'ın yıldız tarafında olan sahrâ yoluyla şehr-i Elbasan beş sâ‘at yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 360a ·
metinde göster ·
… ehu Yıldırım Hânî'de Kartal Koca ve Ivaz Hoca ve Pendik Koca feth etdikleriyçün
bu belîde
Kartal Koca'ya ihsân olunup anıniçün Kartal derler. Mukaddemâ Bağdâd ve Basra v …
Menzil-i karye-i Kartal: Yanko ibn Madyan asrında şehr-i azîm imiş Âl-i Emeviyyûn'dan Abdülmelik İslâmbol'u muhâsara etdükde bu şehri harâb etmişlerdir. Ba‘dehu Yıldırım Hânî'de Kartal Koca ve Ivaz Hoca ve Pendik Koca feth etdikleriyçün bu belîde Kartal Koca'ya ihsân olunup anıniçün Kartal derler. Mukaddemâ Bağdâd ve Basra ve Lahsa'ya giderken bu râhlar mufassal tahrîr olmuşdur. Andan iki sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y4a ·
metinde göster ·
kırk medrese vardır, zîrâ her câmi‘ hareminde etrâfında medrese hücreleri ve ta …
Ve cümle bu beldede kırk medrese vardır, zîrâ her câmi‘ hareminde etrâfında medrese hücreleri ve talebe ve ders-i âmları mukarrerdir. Ba‘zılar ders-i âmm-ı hasbîlerdir. Zîrâ bu şehrin ulemâsı ve talebe ve fukarâsı gâyet çokdur. Ammâ asâleten mahsûs medreseler Sultân Selîm'in kurşumlu medresesi ve mahkeme kurbunda Kapudan Paşa medresesi ve Ahmed Ağa medresesi. Meşhûr medârisler bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y46b ·
metinde göster ·