Ve meşrûbâtda bâde-i gûnâ-gûnlarının memdûhu beyne'l-harâbâtî Taş Nerdübân meyhânesinde ve Kefeli'de ve Manyalı'da ve Mihalaki'de ve Kaşkaval'da ve Sünbüllü'de ve Kostanti'de ve Saranda nâm meyhânecilerde la‘l-gûn katresi harâm gûnâ-gûn misket şarâbı ve Ankona ve Sarakuza ve Mudanya ve Erdemid ve Bozcaada şarâb-ı nâbları olur kim ol râh-ı gümrâhdan ubûr etdüğimizde şâhrâh üzre ser-bürehne ve pâ-bürehne niçe yüz humhâne esîri pâymâl-ı rimâl olup yatırlar. Hâl-i perîşânlarından su’âl etdükde bu beyti îrâd eyler. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 130a ·
metinde göster ·
… . Hattâ bu Taslak Kapudan hakkında Cevrî Çelebi Şeyhzâde hicvinde Arab ağzından
bu beyti
terennüm etmişdir:
Ba‘dehu Murâd Hân bu fenne mâ’il olup matrakbâz olmuşdur. Hattâ bu Taslak Kapudan hakkında Cevrî Çelebi Şeyhzâde hicvinde Arab ağzından bu beyti terennüm etmişdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 190a ·
metinde göster ·
… di. Ve haftada iki gece Murâd Hân huzûrunda mukallidlik edüp evvel özür dileyüp
bu beyti
terennüm ederdi. Beyt:
Anıniçün bu mukallidîn ser-çeşmesi Hasanzâde-i şebbâz hâlâ cemî‘i ulemâ ve sulehâ mâbeyninde makbûl [ü] mergûb idi. Ve haftada iki gece Murâd Hân huzûrunda mukallidlik edüp evvel özür dileyüp bu beyti terennüm ederdi. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 211a ·
metinde göster ·
… hâldâşlığa ve deryâda yoldâşlığa kabûl edin" dedi. Biz dahi "Kabûl etdik" deyüp
bu beyti
terennüm etdik. Beyt:
Anlar eyitdi "İmdi hakkâ ki velîsin, bizi karındâşlığa ve sırdâş-ı hâldâşlığa ve deryâda yoldâşlığa kabûl edin" dedi. Biz dahi "Kabûl etdik" deyüp bu beyti terennüm etdik. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 175b ·
metinde göster ·
… Ve ben de şehîd olurum. Bu vâkı‘anın ta‘bîri budur. Elbette olacak olur" deyüp
bu beyti
terennüm etdi, beyt:
{Vâkı‘a-i Melek Ahmed Paşa ve ta‘bîr-i rü’yâ-yı sâlih}: İmdi Evliyâm bu vâkı‘anın ta‘bîri min kıbeli'l-Hak ilhâm ile eyledir kim Allahu a‘lem ve Resûluhû bu gice vâkı‘amda bu hakîre ekmek verüp "Bu ekmeği Kürdistân'da bir Kürd âdemîsi pişirir. Sana Van'ın iç kal‘asında verdiğim beyâz nân-pâre-i lezîzdir" dediği Allahu a‘lem bize sa‘âdetlü pâdişâh eyâlet-i Van'ı vere. Ve ol ekmeği bir kerre İpşir istedi, ekmeği pişiren Kürd, İpşir'e ekmeği vermedi, dediği saltanat-ı İbrâhîm Hân'da İpşir'e eyâlet-i Van'ı verdiler. Van ekrâdları İpşir'e ekmeği yedirmeyüp balyemez toplar ile şehre komayup hâ’ib u hâsır gelüp gitdi. Ve ekmekde olan kanlı pâre Kaya'ma gönder, yıkayup yesin, dediği Allahu a‘lem Kaya Sultân ehlim bir hâliyle kanlı şehîd olur. Ve Bitlis Hânı'na dahi ol kanlı ekmekden ver, yesin, dediği Allahu a‘lem ol dahi benim elimde şehîd ola. Zîrâ anın hakkında Sultân Murâd merkûm "Ahmed sana Diyârbekir'i verdim. Bolay kim Bitlis Hânı'ndan intikâm alasın. Zîrâ Revân'dan gelirken sarâyına konup yüz kîse ihsân etdim. Ve on yedi aded evlâdlarına serbeser ze‘âmetler in‘âm edüp Van kulunun Muş harâcın kendüye mü’ebbed ocaklık tarîkiyle hîbe eyledim. Bağdâd'a giderken ve gelirken gazân mübârek ola, demeğe istikbâlime gelmedi. Elbette Ahmed, Bitlis 182b Hânı'ndan intikâm al, demiş idi. Bu gice vâkı‘amda kanlı ekmekden Bitlis Hânına ver, dedüğü belki benim elimde hân şehîd ola, dedi. Ve vâkı‘amda Murâd Hân'ın "Sen de ol ekmekden ye" dediğü Allahu a‘lem ecel-i müsemmâmız tamâm olduğu günlerde biz de şehîd olmak görünür. Bu vâkı‘ayı Melek Paşa kendüsü görüp kendüsü ta‘bîr etdi. Hakîr eyitdim "Sultânım, bu vâkı‘ayı bana söylediniz. Eğer âfâkî ve eğer enfüsî ilhâm-ı Rabbânî ile yâhûd kavl-i İbn Sîrîn ta‘birnâmesi üzre ta‘bîr etmek bana düşerdi. Ammâ beni ta‘bîr etmeğe komayup yine kendiniz ta‘bîr edersüz" deyü gördüğü rü’yâ-yı sâlihaları bir gayri hüsn-i tevcîh ile ta‘bîr etdim. "Yok Evliyâm, bu vâkı‘a hüsn-i tevcîh kabûl etmez. Hemân min kıbeli'l-Hak ilhâm-ı Rabbânî ile ta‘bîr etdim. Elbette biz Van ve yâhûd Erzurûm u Diyârbekir {valisi} olup Bitlis Hânına bir gûşmâl ederim ve Kaya Sultân da ol kanlı ekmekden yeyüp şehîd-i hurre olur. Ve ben de şehîd olurum. Bu vâkı‘anın ta‘bîri budur. Elbette olacak olur" deyüp bu beyti terennüm etdi, beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 182a–182b ·
metinde göster ·
… bir eline Hüseyin Beğ nâm ciğer-kûşelerin eline alup paşanın huzûruna gelirken
bu beyti
terennüm etdi:
Ba‘de't-ta‘âm hân hazretleri bir eline Hasan Beğ'i bir eline Hüseyin Beğ nâm ciğer-kûşelerin eline alup paşanın huzûruna gelirken bu beyti terennüm etdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 235b ·
metinde göster ·
… inden yedi yüzünü bu sâ‘atde katl etdin. Şimden gerü oldu kim gam yemem." deyüp
bu beyti
yâd ve cümle gâzîyânları dilşâd etdi:
Bu mahalde Malazgird Beği Mehemmed Beğ eydür: "Koca vezîr gerçi Abdâl Hân benim kırk bin koyunum gâret edüp ilim vilâyetim harâb etmek murâd etdi ammâ Cenâb-ı Allah seni hatâdan saklasın, benim hâtırım içün hân üstüne sefer edüp biz dahi anın askerine kılıç urup koyunlarımın kanları gibi askerinin kanların akıdup ardı sıra kova kova mâl-ı menâlin bırakdırup yedi yüz âdemin dest ber-kafa bağlayup ordu-yı İslâm'a bu kadar mâl-ı ganâ’imle gelüp orduyu ol ganâ’imle muğtenim edüp gözüm önünde benim koyunlarım yeyen hân askerinden yedi yüzünü bu sâ‘atde katl etdin. Şimden gerü oldu kim gam yemem." deyüp bu beyti yâd ve cümle gâzîyânları dilşâd etdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 273b ·
metinde göster ·
… cü ile halk olmuş bir kasır gönderüp ana Beyt-i Ma‘mûr derlerdi. Emr-i Hakk ile
bu Beyt-i
Ma‘mûr hâlâ Mekke-i Mükerreme yerine vaz‘ olunup Hazret-i Âdem fermân-ı Hakk il …
Andan Cenâb-ı Rabbü'l-İzzet Âdem'e ibâdetgâh içün Cennet-i Me’vâ'dan beyâz incü ile halk olmuş bir kasır gönderüp ana Beyt-i Ma‘mûr derlerdi. Emr-i Hakk ile bu Beyt-i Ma‘mûr hâlâ Mekke-i Mükerreme yerine vaz‘ olunup Hazret-i Âdem fermân-ı Hakk ile Kûfe'den Mekke zemîninde olan Beyt-i Ma‘mûr kasrına hicret edüp rûy-ı zemînde imâret-i Âdem Serendil'dir ve ikincisi {Beyt-i Cebel-i Arafât ve} şehr-i Kûfe ve üçüncü şehr-i Mekke ve Bekke ve'r-râd-ı(?) Beyt-i Ka‘be'dir. Ammâ bu şehr-i Kûfe Hazret-i Nûh Tûfânı'ndan mukaddem eyle imâr idi kim bir ucundan bir ucuna üç menzil yol idi. Tûfân-ı Nûh'da harâb olup yine ba‘de't-Tûfân Nûh Nebî imâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 356b ·
metinde göster ·
… u] semâvâta gelen ins ü melekden, / Hep olmada fânî / Gûş eyleyecek dedi Hilâlî
bu beyti
, / Hem ola bu târîh / Câm-ı eceli içdi Hasan dest-i felekden, / Sûy-i du cihânı …
Ger evc-i semâye eresin ka‘r-ı semekden,Hiç umma emânîKim arz [u] semâvâta gelen ins ü melekden,Hep olmada fânîGûş eyleyecek dedi Hilâlî bu beyti,Hem ola bu târîhCâm-ı eceli içdi Hasan dest-i felekden,Sûy-i du cihânı.Sene 1072.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 367b ·
metinde göster ·
… ül ve sapan-ı Dâvûdîler asmışlar. Hakîr dahi bâb-ı mu‘allâsı üzre celî hatt ile
bu beyti
tahrîr etdim. Beyt:
Ve ser-i sa‘âdetlerinde tâc-ı bozdoğanî ki beş terkdir. Mâsivâyı terk [ü] tecrîd alâmetidir. Ol kisbet Y 129b üzre yeşil imâmeleri vardır ki ırk-ı tâhirden olup Horasân erenlerinden Hacı Bektaş-ı Velî fukarâsıdır. Ve kubbe-i münevveri içi gûnâ-gûn kıt‘alar ile her birin birer erbâb-ı ma‘ârif âsâr edüp tahrîr etmişler. Ve Rûm u Arab ve Acem ve Hind ü Sind ve Belh u Buhârâ ve Semerkand ve Horasân seyyâhları gelüp "Alâmetlerimiz olsun" deyü, pâlhenk ve zerdeste ve nefîr ve keşkül ve sapan-ı Dâvûdîler asmışlar. Hakîr dahi bâb-ı mu‘allâsı üzre celî hatt ile bu beyti tahrîr etdim. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y129a–Y129b ·
metinde göster ·
… ir fakîr nâ-tüvânlar var. Su’âl etsen "Behey Baba! Bu cüvândan ne fâ'ide" desen
bu beyti
îrâd eyler. Beyt:
"Be, şu kuzucak bizim Halîm oğlunun oğlu mudur? Ah puh Bârekallâh" deyüp çeşm zekâtı ile geçinir fakîr nâ-tüvânlar var. Su’âl etsen "Behey Baba! Bu cüvândan ne fâ'ide" desen bu beyti îrâd eyler. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y160b ·
metinde göster ·
şerîf ziyâretgâh-ı hâss [u] âmmdır. Perverdigâr'a bin bin hamd [ü] senâ olsun, …
Hâlâ bu beyt-i şerîf ziyâretgâh-ı hâss [u] âmmdır. Perverdigâr'a bin bin hamd [ü] senâ olsun, anı dahi ziyâret etdim. Ve bu ziyâretin şimâlî kurbunda bir kayalı püşte üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y198a ·
metinde göster ·
… eyr civârında beyt-i Sabastiyye Hazret-i Yahyâ hânesidir, hâlâ durur. Bu belîde
bu beyt-i
mübârekenin ismiyle müsemmâdır. Hazret-i Yahyâ aleyhisselâm asrında bir cebbâr …
Ve bu deyr civârında beyt-i Sabastiyye Hazret-i Yahyâ hânesidir, hâlâ durur. Bu belîde bu beyt-i mübârekenin ismiyle müsemmâdır. Hazret-i Yahyâ aleyhisselâm asrında bir cebbâr melik var idi. Kendü kızın nikâh ile almak murâd edinüp Hazret-i Yahyâ'dan fetvâ istedi. Hazret-i Yahyâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y204b ·
metinde göster ·
… üzerinde gasl edeler. Ve iki kefen edeler. Ve Hazret-i (---) namâzım kılup beni
bu beyt-i
şerîfe defn edün" deyü tenbîh buyururlar.
"Evvelâ beni Hazret-i Alî gasl etsin. Ve Hazret-i Abbâs ammim iki evlâdı Fazl ve Kaysüm ile su sab edüp kamîsım tenşûy üzre döşeyüp beni üzerinde gasl edeler. Ve iki kefen edeler. Ve Hazret-i (---) namâzım kılup beni bu beyt-i şerîfe defn edün" deyü tenbîh buyururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y281a ·
metinde göster ·
ra‘nâ bu Ravza-i Mutahhara'nın nûr-ı musavverleri hakkındadır kim her biri merâ …
Bu beyt-i ra‘nâ bu Ravza-i Mutahhara'nın nûr-ı musavverleri hakkındadır kim her biri merâlî ve gazâlî âhû gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü cân pareleri vardır. Hattâ cümle zenânesi âsumânî iç edik ve âsumânî pâypûş geyüp siyâh izâr örtünürler. Ve başlarına sarı ve kırmızı ve yeşil dârâyî harîr dutuk nikâb ederler. Bu nikâbdan mükehhal gözlerinden gayri endâmları mestûr gâyet mü’eddebe havâtînleri vardır
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y294b ·
metinde göster ·
Ve bu Beyt-i şerîfin ibtidâ binâsıyçün niçe gûne kîl ü kâl etmişler. Ammâ kavl-i sahîh oldur kim Cenâb-ı İzzet dünyâyı halk etmezden iki bin yıl evvel Yed-i Kudret ile kızıl yâkûtdan bir kasır halk edüp Cennet'de dururdu. Andan hubût-ı Âdem'den sonra Âdem'e ibâdetgâh olmağiçün yer yüzüne kasrı nüzûl etdirüp bu Ka‘be-i şerîf yerine vaz‘ olunup Cenâb-ı Bârî ismine Beyt-i Ma‘mûr dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y339b ·
metinde göster ·
Âdem ve Havvâ tavâf ederken cümle kerrûbiyânlar dahi Cenâb-ı Rab'dan me’zûn olup Âdem ile ma‘iyyeten tavâf etdüklerinden cümle melekler bu Beyt-i Ma‘mûr'e Arşu'l-arz dediler. Tâ Tûfân-ı Nûh'a gelince benî âdemin ziyâretgâhı olup her sene tavâf etmeleri farz idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y339b ·
metinde göster ·
… yine âsumâna urûc olundu kim "Küllü şey’in yerci‘u ilâ aslihi"dir. Ol zamân ki
bu Beyt-i
Ma‘mûr'u semâya urûc ederken andan bir fasla kızıl yâkûtdan bir hacer kaldı. Ve …
Ba‘dehu eyyâm-ı Tûfân'da emr-i Hak ile yine âsumâna urûc olundu kim "Küllü şey’in yerci‘u ilâ aslihi"dir. Ol zamân ki bu Beyt-i Ma‘mûr'u semâya urûc ederken andan bir fasla kızıl yâkûtdan bir hacer kaldı. Ve bir rivâyetde beyâz incü-misâl bir hacer idi, derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y339b ·
metinde göster ·
… n ile Mekke'ye avdetde Hadîce-i Kübrâ kırk yaşında iken hazretin menkûhası olup
bu Beyt-i
şerîfde idiler.
Evvelâ Metâf-ı şerîf ve Mültezem ve mizâb-ı Rahmet altı ve dâhil-i Beytullâh ve Zemzem-i mübârek ve Hacerü'l-esved ve Halîlullâh makâmı ve Kademü'n-Nebî ve minber-i Resûl dibi ve Safâ ve Merve ve Mes‘â ve Arafât ve Müzdelife ve mescid-i İbrâhîm ve Mîne ve Cemreler ve Sebîr dağında mescid-i Kepş ve mescid-i Hayf ve mescid-i Nahir ve mescid-i Meş‘ari'l-harâm ve mahall-i nüzûl-i sûre-i ve'l-Mürselât ve beyt-i Hadîce-i Kübrâ ümmü'l-mü’minîndir. Mevlûd-ı Nebî'nin sene 25 Hazret-i Risâlet-penâh Hadîce'nin mâlıyla ve Müyesser nâm gulâmıyla hazret refîk olup şâm kurbunda Busrâ şehrine ticârete gidüp fâ’ide-i firâvân ile Mekke'ye avdetde Hadîce-i Kübrâ kırk yaşında iken hazretin menkûhası olup bu Beyt-i şerîfde idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y350a ·
metinde göster ·
… ıl Elma kubbesi ve cümle deyr-i dünyâ deyyâr bir diyârda kalmayup münhedim olup
bu beyt-i
şerîfi üzre bir yeşil bulut sâyebân oldu. Tâ müddet-i medîde altmış üç sene ömr …
Ve cümle âteşgedeler sönüp tâk-ı Kisrâ ve kubbe-i Ayasofya ve Kızıl Elma kubbesi ve cümle deyr-i dünyâ deyyâr bir diyârda kalmayup münhedim olup bu beyt-i şerîfi üzre bir yeşil bulut sâyebân oldu. Tâ müddet-i medîde altmış üç sene ömr-i nâzenînlerinde ol bulut Hazret-i Risâlet üzre sâyebân idi. Her ne cânibe müteveccih ola ol ebr-i ahzar bile revâne olurdu ve Hazretin sâyesi zemîne düşmezdi. İllâ bârân-ı rahmet nâzil olsa Hazret-i Risâlet'in fermânıyla ol bulut bir tarafa durup Hazret-i Resûl matar-ı rahmete müstağrak olup yine emirleri ile ol ebr re’s-i Resûl üzre ber-karâr olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y351a ·
metinde göster ·
Ve bu beyt-i şerîf Hazretin vâlidesinin milk-i mevrûsu idi. Vâlideleri Veheb binti Emîne'dir. Hazretin süd vâlidesi Benî Sa‘d kabîlesinden Halîme Hâtûn'dur. Hazret-i Risâlet ve Hazret-i Hamza ve Ebû Seleme bin Abdullâhi'l-Mahzûmî ve Abdullâh bin Cahş el-Esedî, bunlar cümle Hazret ile Halîme Hâtûn'dan süd emüp süd karındaş olmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y351b ·
metinde göster ·
… i Kübrâ'nın hânesine nakl eder. Mürûr-ı eyyâm ile Ukayl hazretlerinin vârisleri
bu beyt-i
latîfi Haccâc Yûsuf Zâlime bey‘ ederler.
Ba‘dehu vâlidesi akrabâları Hazreti Mekke'ye mâlıyla götürüp Abdülmuttalib ki Hazret'in dedesidir, Hazreti ana teslîm ederler. Ba‘dehu kırk yaşında Hazret-i Risâlet'e nübüvvet geldikde vâlidesinden intikâl eden hâne ki Hazretin rahm-i mâderden müştakk olduğu bu mezkûr beyt-i şerîfin Ukayl bin Ebî Tâlib'e Q 144a hibe edüp kendileri Hadîce-i Kübrâ'nın hânesine nakl eder. Mürûr-ı eyyâm ile Ukayl hazretlerinin vârisleri bu beyt-i latîfi Haccâc Yûsuf Zâlime bey‘ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y351b ·
metinde göster ·
… yaşına bâliğa idi. Zifâf sûrları Medîne'de vâki‘ olmuşdur. Ba‘de'l-feth-i Mekke
bu beyt-i
şerîfi Hazret-i Risâlet Hazret-i Fâtıma'ya hibe edüp Hazret-i Alî ile bunda sâk …
Ve Hazret-i Fâtıma Hadîce-i Kübrâ'dan bu hânede mütevellide olup Hicret'in ikinci senesinde, izdivâc-ı Alî bâ-Fâtıma: Hazret-i Alî yigirmi yaşına bâliğ idi. Hazret-i Fâtıma on sekiz yaşına bâliğa idi. Zifâf sûrları Medîne'de vâki‘ olmuşdur. Ba‘de'l-feth-i Mekke bu beyt-i şerîfi Hazret-i Risâlet Hazret-i Fâtıma'ya hibe edüp Hazret-i Alî ile bunda sâkin olurlardı. Bu Beyt-i şerîf dahi yol üzre vâki‘ olmuşdur. Üç kıt‘a kubbe-i âlîdir. Ve şarka mekşûf bir kapusu vardır. Bu kapudan içeri on iki kademe taş nerdübân ile nüzûl olunur. Kubbeleri beyâz kireç ile pûşîde ve yeşil nühâs-ı hâs alemleri var. Ve bir küçük havlısı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y352b ·
metinde göster ·
… -i Risâlet Hazret-i Fâtıma'ya hibe edüp Hazret-i Alî ile bunda sâkin olurlardı.
Bu Beyt-i
şerîf dahi yol üzre vâki‘ olmuşdur. Üç kıt‘a kubbe-i âlîdir. Ve şarka mekşûf bi …
Ve Hazret-i Fâtıma Hadîce-i Kübrâ'dan bu hânede mütevellide olup Hicret'in ikinci senesinde, izdivâc-ı Alî bâ-Fâtıma: Hazret-i Alî yigirmi yaşına bâliğ idi. Hazret-i Fâtıma on sekiz yaşına bâliğa idi. Zifâf sûrları Medîne'de vâki‘ olmuşdur. Ba‘de'l-feth-i Mekke bu beyt-i şerîfi Hazret-i Risâlet Hazret-i Fâtıma'ya hibe edüp Hazret-i Alî ile bunda sâkin olurlardı. Bu Beyt-i şerîf dahi yol üzre vâki‘ olmuşdur. Üç kıt‘a kubbe-i âlîdir. Ve şarka mekşûf bir kapusu vardır. Bu kapudan içeri on iki kademe taş nerdübân ile nüzûl olunur. Kubbeleri beyâz kireç ile pûşîde ve yeşil nühâs-ı hâs alemleri var. Ve bir küçük havlısı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y352b ·
metinde göster ·
… Ebâ Bekri's-Sıddîk ibn Ebî Kuhâfe: Hazret-i Resûl'ün vilâdetinden 2 sene sonra
bu beyt-i
atîkde Hazret-i Ebâ Bekr atîkun mine'n-nâr vücûda geldi. Bir küçük kubbedir. İç …
Beyt-i Hazret-i Ebâ Bekri's-Sıddîk ibn Ebî Kuhâfe: Hazret-i Resûl'ün vilâdetinden 2 sene sonra bu beyt-i atîkde Hazret-i Ebâ Bekr atîkun mine'n-nâr vücûda geldi. Bir küçük kubbedir. İçinde nesl-i Sıddîkî bir hâtûn sâkindir. Havlısında bir nâbıka dırahtı vardır. Ve şehr-i Mekke'nin cânib-i cenûbunda cebel-i Ömer kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y353a ·
metinde göster ·
… ücûda geldi. Hâlâ ma‘mûrdur. Ve içinde âdem sâkin olur. (---)(---)(---)(---)
Bu beyt-i
şerîfde Hafza binti Hazret-i Ömer ve Zeyneb binti Huzeyme hazret [[(---)(---) …
Beyt-i Hazret-i Osmân ibn Affân (---)(---)(---) sene (---) târîhinde radıya'llâhu anh bâliğ iken Hazret-i Osmân vücûda geldi. Hâlâ ma‘mûrdur. Ve içinde âdem sâkin olur. (---)(---)(---)(---) Bu beyt-i şerîfde Hafza binti Hazret-i Ömer ve Zeyneb binti Huzeyme hazret [[(---) (---) (---)]] sâkin olurlardı. Ve Hafza binti Hazret-i Ömer hâfıza-i Kur’ân idi. Hazret-i Osmân câmi‘ü'l-Kur’ân bu Hafza'dan Kur’ân-ı azîmi cem‘ edüp Kırâ’at-i Hafz denmesinin aslı oldur. Ve Bâb-ı Abbâs'da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y353a ·
metinde göster ·
şerîfde Hazret-i Ümmühânî ile sâkin idi. Mi‘râca bu beytden urûc etdükleri muha …
Bâb-ı Ümmühânî dahi beyt-i Resûl'dür. Bu beyt-i şerîfde Hazret-i Ümmühânî ile sâkin idi. Mi‘râca bu beytden urûc etdükleri muhakkakdır. Süleymân Hânîde bu dahi bâb-ı latîf olup hâlâ Bâb-ı Ümmühânî derler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y353b ·
metinde göster ·