… ı ve dizdâr bilir. Ve bunda olan tuğulka ve cebe vü cevşen bir serhadde yokdur.
Bu cebehâne
hazînesinin miftâhları cümle dizdâr elinde olduğıyçün dizdârlar bu sarâyda sâki …
Bu sarây-ı İremi seyâhat ile uğrayup temâşâ edenlere hafî değildir, lâkin bu kal‘a niçe kerre muhâsara görmek ile sademât-ı top-ı kûpdan bu sarâyın niçe yerleri münhedim olup yine amâr olmuşdur, ammâ kâr-ı kadîmine göre amâr edememişler. Hâlâ bu sarâyda dizdârdan gayri bir ferd-i âferîde yokdur. Hemân zevk u safâsın dizdâr ağa eder, zîrâ bu sarâyın zîr-i zemînlerinde olan tüfeng ve ok ve yay ve kılıç ve kalkan ve harba ve şiş ve mızrak ve zemberek ve bârût ve hışt ve balta ve nacak ve kazma ve kürek ve neft ve katrân ve zift ve niçe kerre yüz bin âlât-ı mühimmât-ı mühmelâtlar var kim hadd ü hisâbın cebecibaşı ve dizdâr bilir. Ve bunda olan tuğulka ve cebe vü cevşen bir serhadde yokdur. Bu cebehâne hazînesinin miftâhları cümle dizdâr elinde olduğıyçün dizdârlar bu sarâyda sâkin olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 82b ·
metinde göster ·
meydânının cânib-i erba‘asında olan dâ’iren-mâdâr dîvârları dibinde damlar altı …
Ve bu cebehâne meydânının cânib-i erba‘asında olan dâ’iren-mâdâr dîvârları dibinde damlar altında niçe kerre yüz bin aded bî-hadd ü bî-pâyân gûnâ-gûn top gülleleri yığın yığın yağlı ve zağlı ve mücellâ ve musaykal gülleler bir vukiyyeden kırk okkaya varınca firâdâ firâdâ gülleler yığın yığın hâzır-bâş durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 131b ·
metinde göster ·
… kiz oda cebeciler çorbacıları dahi nâzıru'n-nuzzâr ta‘yîn olunup vakt-i hâcetde
bu cebehâne
açıldıkda bu çorbacıların ma‘rifetiyle açılup bir zerre şey bu çorbacıların izi …
Bu cebehâneyi Sadrıa‘zam gelüp niçe vüzerâlar ile seyr [ü] temâşâ etdikde cümle âlem-i hayretde kalup engüşt ber-dehen edüp cümle mühimmât [u] levâzımâtları sâ’ir vüzerâların yanlarında firâdâ firâdâ tahrîr eyleyüp Ordu Monlası Ünsî Efendi sicillâtında makyûd ve murakkam olup Dergâh-ı âlî cebecibaşısı Ali Ağa kethudâlarından ikinci kethudâ Mustafâ Ağa'yı bu cebehâne-i emânetullâh üzre cebecibaşı edüp hil‘at-i fâhire ihsân olundu. Ve sekiz oda cebeciler çorbacıları dahi nâzıru'n-nuzzâr ta‘yîn olunup vakt-i hâcetde bu cebehâne açıldıkda bu çorbacıların ma‘rifetiyle açılup bir zerre şey bu çorbacıların izinleriyle sarf oluna ve bir şey serîka olunmasın deyü,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 132a ·
metinde göster ·
… âh ve altı bin aded kumbara ve sâ’ir cebehânelerin envâ‘ların Hudâ bilir. Cümle
bu cebehâne
mühimmâtları ve sâ’ir hazâ’inleri ve tabur etrâfında olan kerasteleri cümle kal …
Hattâ biz de ol gün on tokuz aded balyemez toplar ve yigirmi aded kolumburuna toplar ve kırk aded şâhî toplar bırağup gayri şâhîleri at arabalarıyla götürmüş. Anların da niçesin Tatar askeri bırakdırmış ve kırk bin top güllesi ve üç yüz araba bârûd-ı siyâh ve altı bin aded kumbara ve sâ’ir cebehânelerin envâ‘ların Hudâ bilir. Cümle bu cebehâne mühimmâtları ve sâ’ir hazâ’inleri ve tabur etrâfında olan kerasteleri cümle kal‘a-i Kanije'ye taşıyup hıfz etdiler. Ve Yentür Hasan Paşa'nın re’y [ü] tedbîriyle küffâr taburuna cemî‘i asâkir-i İslâm ve bu kadar re‘âyâ vü berâyâlar üşüp üç gün üç gecede taburun handakların ke'l-evvel doldurup bir hafr-i sa‘îrden nâm u nişân kalmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 179b ·
metinde göster ·
içre dağlar gibi ağaç toplar var kim her birine birer âdem sığar ve kırkar ve e …
Bu cebehâne içre dağlar gibi ağaç toplar var kim her birine birer âdem sığar ve kırkar ve ellişer ve yüz vukıyye taş atar ağaç topların envâ‘ları var kim hadd [ü] hasrların Hudâ-yı Bîçûn bilir, ammâ cümlesi kara ağaçdan ve palasanta ve dişbudak ve çemşîr ve sarma ağacından toplardır. Niçe bini hâzır ve müheyyâ durup niçe bininin tahtalarında rakam yazılıdır. Çemberleriyle her top tahtaları yığın yığın durur, ammâ kadd ü kâmetleri ol kadar uzun değildir. Gûyâ su varulları tahtası gibi perdâht olup rakamlı tahtalardır, ammâ kalınlığı âdem beli ve ennilikde direk gibi sarp dişbudak ağaçlarıdır. Hîn-i mahalde bir mesâfe-i ba‘îdeye dördünü ve beşini bir arabaya koyup fi'l-hâl meydân-ı ma‘rekede demir çemberlerin geçirüp yigirmi ve otuz kerre atılır. Ba‘zısı on kerre atılup ağzı ve falyası yanar, anı bırağup birin dahi atarlar. Niçe bin aded bu gûne ağaç toplar var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69b ·
metinde göster ·
El-hâsıl bu tahrîrâtı ne dırâz edelim. Eğer bu cebehâne içindekin firâden firâdâ mâ-vaka‘ı üzre tahrîr eylesek bir azîm mevkûfât defteri olur, ammâ bu rûy-ı arzda cemî‘i mevcûdât-ı mütenevvi‘âtlardan her ne var ise bu cebehânede mevcûd olup hattâ avretlerin hırızması ve eşek beynisi vardır, zîrâ ba‘zı zamân yer altında bizim lağım ile küffârın lağımcıları birbirlerine mülâkî oldukda ceng-i azîm ederken avretlerin hırızması ile eşek sidiğin ve eşek beynisin âteşe bırağup birkaç kerre bizim lağımcılarımız eşek beyinisi ve hırızma râyihasından kırılmışlardır ve niçe bini tütünden boğulmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 305b ·
metinde göster ·
sarâyının rûy-ı dîvârlarında mastûr olup bir acâ’ibât [u] garâ’ibât-ı ibret-nüm …
Andan binâ-yı azîm Defterdâr Ahmed Paşa câmi‘ine muttasıl bir kal‘a-misâl sarây-ı azîm cebehâne-i ibret-nümâ var kim bu âsâr-ı binânın der-i dîvârında ve dam [u] bâmları etrâflarında ve cebehâne kapusu etrâfında ve tâklerinde ve atebe-i ulyâsında olan vâcibü's-seyr temâşâ-yı mermer-bürler bir diyârda yokdur. Meğer Atina şehrinde Sultân Mehemmed-i Ebü'l-feth câmi‘indeki eşkâl-i garîbeler ola. Ammâ bu nev binâ olmak ile bunda olan nukûş-ı timsâl-i garîbe vü acîbeler ve nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn mermer-bür kârı Atina'ya gâlibdir, zîrâ cemî‘i ecnâs-ı mahlûkâtların tasvîrâtları bu cebehâne sarâyının rûy-ı dîvârlarında mastûr olup bir acâ’ibât [u] garâ’ibât-ı ibret-nümâlardır. Ve bu cebehânede olan âlât-ı mühimmât [u] levâzımâtların hisâbın Hudâ-yı Muhtesib bilir. Gerçi bâlâda cebehâne evsâfın tahrîr etdik ammâ deryâda katre ve güneşde zerre ve zerrede şemme mikdârı tahrîr ü terkîm olunmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 317a ·
metinde göster ·