… arabefsûn dahi derler, Batum sancakları ki Gümüşhâne ve Canha ve Rize ve Gönye,
bu dörd
sancak bir yere cem‘ olup Trabızon eyâlet olmuşdur. Lâkin defter kethudâsı ve t …
Ve Tarabefsûn dahi derler, Batum sancakları ki Gümüşhâne ve Canha ve Rize ve Gönye, bu dörd sancak bir yere cem‘ olup Trabızon eyâlet olmuşdur. Lâkin defter kethudâsı ve tîmâr defterdârı ve alaybeği ve çeribaşısı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52a ·
metinde göster ·
… ında imâm kapusu ve iki yan kapuları dahi cümle sadefkârî bâb-ı kebîrlerdir. Ve
bu dörd
aded kapulardan câmi‘e (---) kademe taş nerdübân ile urûc olunur. Ammâ beşinci …
Ve bu câmi‘in beş kapusu vardır. Sağ tarafdaki köşede hatîb kapusu, sol tarafda hünkâr mahfili altında imâm kapusu ve iki yan kapuları dahi cümle sadefkârî bâb-ı kebîrlerdir. Ve bu dörd aded kapulardan câmi‘e (---) kademe taş nerdübân ile urûc olunur. Ammâ beşinci bâb-ı kebîr kıble kapusudur kim cümleden serâmed ve musanna‘ ibret-nümûn bâb-ı bûkalemûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60a ·
metinde göster ·
Bu câmi‘lerden mâ‘adâ bu şehir içre cümle bin seksen mesâcid vardır. Cümleden cemâ‘ati çok Dökmeci{başı} mescidi ve Arpacıbaşı mescidi ve Karcı Süleymân mescidi bu dörd mescid Mi‘mâr Sinân binâsıdır. (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 119a ·
metinde göster ·
… eri tâc anın nişânesidir. Ammâ tâc geyüp muktedâ-yı nâs olan imâma lâzımdır kim
bu dörd
mes’eleyi bile imâm-ı A‘zam'dan menkûldur. Kim ki bu dörd mes’eleyi bilmese pîr …
Ve Hazret-i Alî'ye du‘â edüp ser-i sa‘âdetine bir siyâh tâc geydirdi. Ve iki cânibinde iki taylasânı var idi. Ol tâca zi's-sehâb derlerdi. Leyle-i Mi‘râc'da Hazret-i Risâlet, Cenâb-ı İzzet'in yed-i kudretiyle geymiş idi. Hâlâ ümmet-i Muhammedin geydikleri tâc anın nişânesidir. Ammâ tâc geyüp muktedâ-yı nâs olan imâma lâzımdır kim bu dörd mes’eleyi bile imâm-ı A‘zam'dan menkûldur. Kim ki bu dörd mes’eleyi bilmese pîr olmaz ve imâmeti dürüst değildir. Eğer sorsalar:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 151a ·
metinde göster ·
… an imâma lâzımdır kim bu dörd mes’eleyi bile imâm-ı A‘zam'dan menkûldur. Kim ki
bu dörd
mes’eleyi bilmese pîr olmaz ve imâmeti dürüst değildir. Eğer sorsalar:
Ve Hazret-i Alî'ye du‘â edüp ser-i sa‘âdetine bir siyâh tâc geydirdi. Ve iki cânibinde iki taylasânı var idi. Ol tâca zi's-sehâb derlerdi. Leyle-i Mi‘râc'da Hazret-i Risâlet, Cenâb-ı İzzet'in yed-i kudretiyle geymiş idi. Hâlâ ümmet-i Muhammedin geydikleri tâc anın nişânesidir. Ammâ tâc geyüp muktedâ-yı nâs olan imâma lâzımdır kim bu dörd mes’eleyi bile imâm-ı A‘zam'dan menkûldur. Kim ki bu dörd mes’eleyi bilmese pîr olmaz ve imâmeti dürüst değildir. Eğer sorsalar:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 151a ·
metinde göster ·
Mazhar-ı envâri't-tarîka kâşif-i esrâri'l-hakîka gavvâs-ı bahr-i dîn ve deryâ-yı dürr-i yakîn eş-Şeyhü'l-kebîr Hazret-i Muhyiddîn el-İskilibî. Kuddise sırruhu. Aşağı şehir hâricinde medfûndur kim ziyâretgâh-ı hâss [u] âmmdır. Yine maskat-ı re’sleri şehr-i İskilib'dir. Ve ziyâretgâh-ı hazîne-i ilm u hikmet yegâne-i hilm [u] mahrem-i esrâr [u] makdem-i ebrâr eş-Şeyh Hazret-i Muslihıddîn ibn Attâr. Bu azîz hazretleri Akşemseddîn halîfesindendir ve Keskin nevâhîsinde medfûndur. eş-Şeyh Hamza-yı Şâmî ve Karahisâr-ı Sâhib'de medfûn eş-Şeyh Abdurrahîm-i Mısrî, eş-Şeyh İbrâhîm-i Tennûrî. Bu dörd halîfe Akşemseddîn'in izn-i şerîfleriyle halvete girüp evvel İbrâhîm-i Tennûrî sâhib-i seccâde oldu. Ba‘dehû bu Muslihıddîn-i İskilibî pîşvâ-yı tarîk oldu. Andan Şeyh Hamza-yı Şâmî andan Abdurrahîm-i Mısrî sâhib-i irşâd oldu. Ammâ bu Şeyh Muslihıddîn-i İskilibî kırk bin mürîde mâlik kutbiyyete kadem basmış kümmelîndendir. Hâlâ bu İskilip şehri içre medfûn olup ziyâretgâh-ı hâss [u] âmmdır. Eş-Şeyh Fahreddîn-i İskilibî Yavsî derler. Alî Kuşcu'nun dâmâdıdır ve Ebussu‘ûd'un ecdâdıdır. Sene 903 {merhûm olup bu İskilib'de medfûndur. Kuddise sırruhu'l-azîz}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 92a ·
metinde göster ·
aded ılıcaların her birinin birer hâssası vardır ammâ cümlesi mükellef kârgîr b …
Bu dörd aded ılıcaların her birinin birer hâssası vardır ammâ cümlesi mükellef kârgîr binâ değillerdir. Ve havzlarından aşup ayakları cereyân ederken cümle debbâğlar içinden ılıca ayakları akup debbâğlar kullanırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 140a ·
metinde göster ·
… rhlı minâre-i serâmedlerdir kim birbirlerinden bir ser-i mû tefâvütleri yokdur.
Bu dörd
minârenin iki yan kapuları dibindeki minâreteyn üçer yolludur. Ya‘nî aşağıdaki …
Bu câmi‘-i bî-karîn ü ma‘bedgâh-ı behişt-âyîn eyle bir huld-ı berîndir kim bunun çâr-kûşesinde dörd aded minâre-i ibret nümâları çâr rükni azîm gibi vâki‘ olmuşdur. Ve kubbe-i kâse-i nîl-gûn çâr minârelerin tâ vasatında vâki‘ olmuşdur. Bir minâre bir minâreden ba‘îd değildir. 155b Hesâb-ı perkâr ile bir çırpıda olup dördü dahi üç şerîfeleri ve bir kadd [ü] kâmette ve bir kıyâfetde on altışar terek hâne-i şeş-deh tarhlı minâre-i serâmedlerdir kim birbirlerinden bir ser-i mû tefâvütleri yokdur. Bu dörd minârenin iki yan kapuları dibindeki minâreteyn üçer yolludur. Ya‘nî aşağıdaki kapudan üç mü’ezzin girüp her biri birer yola urûc edüp üç mü’ezzin üç tabakaya çıkup aslâ birbirlerin görmezler. Yine böyle iken eyle ince minârelerdir kim her birin ikişer fetâ âdemler derâğûş etseler kucaklamak mümkündür. Tâ bu mertebe rakîk u serâmed minârelerdir. Ammâ kıble dîvârı köşelerinde olan minârelerin ikisi sâdece birer yolludur lâkin kadd-i kâmetde ve kâr-ı san‘atda yektâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 155a–155b ·
metinde göster ·
… ûmet-i Pinyanişî ve Hükûmet-i Mahmûdî ve Hükûmet-i Hakkarî ve Hükûmet-i Bitlîs,
bu dörd
aded hükûmetler hîn-i fetihde Sultân Süleymân ahidnâmeleriyle bunlara kendü vil …
Bâlâda tahrîr olunan Hükûmet-i Pinyanişî ve Hükûmet-i Mahmûdî ve Hükûmet-i Hakkarî ve Hükûmet-i Bitlîs, bu dörd aded hükûmetler hîn-i fetihde Sultân Süleymân ahidnâmeleriyle bunlara kendü vilâyetleri sancak tarîkiyle verilmişdir ve sancak i‘tibâr olunur. Lâkin yurdluk ve ocaklık üzre hükûmet olup sâ’ir ümerâlar gibi azl [u] nasb kabûl etmezler. Biri fevt olsa yerini oğluna veyâhud müsinn akrabâ-yı müstehakkına verilir, gayriye verilmez. Lâkin eyâletlerinde sâ’ir sancaklar hâki tahrîr olunduğu gibi tahrîr olunup ebvâb-ı mahsûlâtı timâr u ze‘âmet kayd olmuş ma‘mûr kurâları vardır. Bir sefer-i hümâyûn vâki‘ olsa erbâb-ı timârı alâybeğisi ile Van paşası livâsı altında me’mûr oldukları sefere giderler. Ve bu hâkimler me’mûr oldukları sefere veyâhud Van derneğine gelmese sancağı oğluna ya akrabâ-yı elyakına sadaka olunup mülkiyyet üzre zabt edüp mefrûzu'l-kalem ve maktû‘u'l-kadem hükûmetlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 255a ·
metinde göster ·
Evvelâ Cân İsmâ‘îl kapusu garba nâzırdır ve Cisir kapusu ve Bağdâd kapusu Hazret-i Ömer Mescidi dibindedir ve Yumurta kapusu Alî Hammâmı tarafındadır. {Bu dörd aded kapulardan mâ‘adâ kapular cümle mesdûd olmuşdur}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 401b ·
metinde göster ·
Ve Hazret-i Şemuyil ve Şem‘ûn ve Semmûn ve Melik Rac‘im ibn Süleymân Nebî içün
bu dörd
kimesne içün dahi ihtilâf-ı kesîre edüp nebî ve nebî değildir, demişler. Ammâ m …
Ve Hazret-i Şemuyil ve Şem‘ûn ve Semmûn ve Melik Rac‘im ibn Süleymân Nebî içün bu dörd kimesne içün dahi ihtilâf-ı kesîre edüp nebî ve nebî değildir, demişler. Ammâ müverrihân-ı Acem Hazret-i Hızır'ın peygamber olup hâlâ hayâtda olduğuna zâhib olup bu Dicle nehri sâhilindeki şehirde tevellüd eylediğin tahkîk eylemişlerdir. Ve bu şehr-i Hızır'ın ma‘mûr u âbâdânlığın ol kadar ta‘rîf ü tavsîf etmişler kim şehr-i Medâyin'den ve şehr-i Kûfe'den imâr idi demişler. Hatta du‘â-yı hayr [u] berekât-ı Hızır Nebî ile bu şehir eyle imâr imiş kim Cenâb-ı Kibriyâ rûy-ı arzda ahcârât [u] eşcârât [u] müsmirrâtdan ve sâ’ir hûş-ı elhân [u] hûş-ı tuyûrdan gayret-nemâ sun‘-ı Hudâ'dan her ne var ise bu Hızır Nebî şehrinde mevcût idi. Hatta kavm-i Amalâk "Bu şehir bizim kıblemizdir." deyü ziyâretine beher sene mesâfe-i ba‘îde diyârlardan gelirler imiş ve cemî‘i kavm-i milel dahi gelüp seyr ederlermiş. İllâ kavm-i Yahûd gelmeyüp Sıfet şehrine giderlermiş. Hâlâ bilâ-teşbîh tâ’ife-i Yahûd'un ka‘beleri Sıfet şehridir kim sehel imâr kalmışdır. Ammâ bu şehr-i Hızır Sıfet şehrinden ziyâde ma‘mûr u İremezât misilli ziyâretgâh imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 407a ·
metinde göster ·
"Hân'dan ve Paşa'dan imdâd isteyelim. Bize imdâd gelmez. Kâfirin kapu komşusu olmağile berren u bahren imdâdı gelmede" deyüp dörd aded şahbâz yiğitlere mâl-ı firâvânlar ile Paşa'ya ve Hân'a feryâdnâme bitileri verüp kal‘anın Özü tarafında küffâr kumsal yer olmağile meterise giremeyüp ol tarafda küffâr seyrek ve sermest evkâr yatırlarken bir gece hemân kal‘adan dörd nâmdâr fetâları ipler ile aşağı sarkıdup ol {yiğitler} esbâbları ve silâhların cümle tulumlar içre koyup bu dörd aded Amr-ı Ayyâr çâlâk cân fetâlar nehr-i Özü'ye girüp ellerine birer {delikli} kamış alup {kamışın} uçların ağızlarına alup kendü vücûdların nehr-i Özü içre saklayup kamış ile soluk alarak nehr-i Özü ile cereyân ederek küffâr içinden ubûr edüp nehr-i Özü Karadeniz'e mahlût olduğu yerdeki burunda Küçük Hasan Paşa kal‘asına dörd kişi sâlimîn ü gânimîn vâsıl olup andan atlanup iki yiğit Akkirmân'da Melek Ahmed Paşa'ya ve iki yiğit Kırım'a Mehemmed Giray Hân'a {figân u} feryâda revâne olmada, ammâ beri bizim kal‘ada bir merd-i nâ-murâd-ı sâhib-cihâd Kara Alî nâmında bir fetâ-yı sâhib-i ciyâd yiğit seğirderek Yûsuf Kethüdâ ile Özü beğine gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 58b ·
metinde göster ·
… ârın dörd ad[ed] bölmesinde birbirlerine girir birer iç kapuları dahi vardır ve
bu dörd
kat bölme aşağı hisâr içre cümle dörd yüz aded tahtânî ve fevkânî bâğ u bâğçesi …
Evsâf-ı aşağı kal‘a: Sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed bu kal‘ayı muhâsara etdikde bu aşağı kal‘a yok idi. Ancak nehr-i Tuna kenârında bir zîk küçük varoş idi. Sultân Mehemmed bilâ-feth avdet edince bu aşağı kal‘ayı Milagoş Kral müceddeden binâ edüp kal‘a-i Belgrad dahi ziyâde istihkâm buldu. Bu hisâr-ı süflî dörd kat bölme sûr-ı metîn ve dörd aded kavî demir kapular ile ârâste ve sa‘b kal‘alar ile pîrâste olmuş hisâr-ı üstüvârdır. Evvelâ bârûthâne kapusu ve ıskala-i {kebîr} kapusu ve ıskala-i sağîr kapusu ve uğrın kapucuk ve bu aşağı hisârın dörd ad[ed] bölmesinde birbirlerine girir birer iç kapuları dahi vardır ve bu dörd kat bölme aşağı hisâr içre cümle dörd yüz aded tahtânî ve fevkânî bâğ u bâğçesiz cümle kiremit örtülü hâne-i kadîmlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112a ·
metinde göster ·
… ar-ı füccâr diyârlarına gelüp {ibtidâ} vatan dutanların sûretleridir. Ol asırda
bu dörd
aded kimesnelere su'âl ederler kim
Âhirü'l-emr bu kal‘a yine Osmânlı destine girmesi bu tılsımâtların hükümleri bâtıl olması sebebidir, ammâ bu timsâllerin sebeb-i asılları oldur kim bu sûretlerin sâhibleri bizim Macar Hıristiyânlarının ecdâdları sûretleridir kim bunlar diyâr-ı Mâverâ’ü'n-nehr'de sâkin Menûçehr'in dörd aded evlâdları kim Menûçehr'den firâr edüp bu Macar-ı füccâr diyârlarına gelüp {ibtidâ} vatan dutanların sûretleridir. Ol asırda bu dörd aded kimesnelere su'âl ederler kim
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 126b ·
metinde göster ·
aded yoldan gayri şâhrâh yollar yokdur. Cümle etrâfın bu Demirkapu dağları ihât …
Bu diyâr-ı Erdel'e bu dörd aded yoldan gayri şâhrâh yollar yokdur. Cümle etrâfın bu Demirkapu dağları ihâta etmiş sengistân ve kûhistân dağlardır. Anıniçün gâhîce bu Erdel küffârı Âl-i Osmân'a isyân [u] tuğyân eder. Ve bu Demirkapu'nun batı tarafları Tımışvar ve Göle vilâyetleridir ve şimâl tarafı henüz feth olmuş Yanova ve Varat kal‘aları taraflarıdır. Ve maşrık ve kıble cânibleri cümle Erdel vilâyetleridir dahi kıble ve cenûb tarafların diyâr-ı Erdel'in Eflak ve Boğdan vilâyetleri ihâta edüp anlar da nehr-i Tuna kenârına vâkı‘ olup hudûdları nehr-i Tuna'dır kim Eflak ve Boğdan'ın cânib-i şimâli ve yıldızı ve garbîsi Erdel vilâyetleri olmuş olur, ammâ diyâr-ı Erdel azîm vilâyetdir. İnşâ’allâhu Ta‘âlâ alâ kadri'l-imkân manzûrum olduğu üzre tahrîr olunur ve bihi-müste‘ân.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 2b ·
metinde göster ·
… aşasıyla ikişer aded tuğ çekerler. Eyâlet-i Budin'de bir mîr-i livâ merhûm olsa
bu dörd
ağanın bir eşbehine sancağ-ı mahlûl ihsân olunur.
Hemân bu kırk sekiz ağaların taht-ı hükûmetlerinde kanûn-ı Süleymânî üzre cümle on iki bin aded mevcûd guzât-ı muvahhidîndir. Cümle ağalar sancağ u bayrak sâhibleridir, ammâ sağ ve sol ve azebistân ve gönüllüyân askerleri bunlar sancağ u bayrakdan mâ‘adâ kanûn üzre mîr-i mîrân paşasıyla ikişer aded tuğ çekerler. Eyâlet-i Budin'de bir mîr-i livâ merhûm olsa bu dörd ağanın bir eşbehine sancağ-ı mahlûl ihsân olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 79b ·
metinde göster ·
Bu kapusundan girüp yine taraf-ı garba gidüp bu mahallere Toykun Paşa bölmesi derler, başka bir hisâr dîvârı vardır. Bunun kapusundan içeri girüp yine ol şâhrâh ile semt-i garba gidüp bu mahallere Süleymân Paşa bölmesi derler, bir sedd-i metîn dîvârı var. Bunun dahi kapusundan girüp yine mezkûr tarîk-ı âm ile mahall-i garba gidüp tâ Gül Baba'ya karîb Horos kapusun(d)a varınca dörd kat bölme bölme hisâr dîvârları Tuna kenârındaki varoş kal‘a dîvârına muttasıl bu dörd kat bölme hisâr dîvârları tâ Ortahisâr kal‘ası dîvârına varır bölme hisâr dîvârlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84a ·
metinde göster ·
Ve dörd aded kapulardır ve ibtidâ zikr olunan İskele kapusundan bu dörd aded bölme hisâr dîvârların geçüp tâ Horos kapusuna varınca bu varoşun tûlu kâmil iki bin germe adımdır. Bu hisâb üzre bu varoş-ı kebîr Tuna kenârıyla iki bin germe adımdır. Ve Tuna kenârı Şeddâdî dîvârdır, ammâ yalın katdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84a ·
metinde göster ·
… âdî binâ tabyalar vardır. Anların dahi başka neferâtlarıyla bir dizdârı vardır.
Bu dörd
aded tabyalar önünden tâ kal‘a-i Tuna kenârına varınca andan yine tâ cânib-i şi …
Ammâ bu aşağı varoşun Budin kapusu ile yukaru kal‘a mâbeyninde Depedelen palankasına havâle dörd aded azîm Şeddâdî binâ tabyalar vardır. Anların dahi başka neferâtlarıyla bir dizdârı vardır. Bu dörd aded tabyalar önünden tâ kal‘a-i Tuna kenârına varınca andan yine tâ cânib-i şimâle yine Tuna kenârına varınca yukaru kal‘ayı ihâta etmiş kara cânibidir kim bir Tuna'dan bir Tuna'ya varınca aşağı dereden âlî bir kat palanka dîvârlı dolma rıhtım kal‘a dîvârı var, ardı ve önü yoldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97b ·
metinde göster ·
… ve Macar hisârı dizdârı ve Aşağı varoşu dizdârı ve Bârûthâne kal‘ası dizdârı ve
bu dörd
aded dizdârlardan mâ‘adâ cümle kırk aded tuğ ve sancak ve bayrak sâhibi ağaları …
Gayri hâkimlerin beyân eder: Evvelâ yine askerî tâ’ifelerinin zâbit u râbıtlarından Nemse hisârı dizdârı ve Macar hisârı dizdârı ve Aşağı varoşu dizdârı ve Bârûthâne kal‘ası dizdârı ve bu dörd aded dizdârlardan mâ‘adâ cümle kırk aded tuğ ve sancak ve bayrak sâhibi ağaları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 35b ·
metinde göster ·
… le yetmiş sekiz aded âdem kaddi kadar altun yaldızlı mutallâ haç alemlerdir. Ve
bu dörd
bin adım olan otağun cirmi içi bâğ-ı İremden nişân verir kim bu dehr-i denîde e …
Ve otakun ve cümle kullelerin ve cümle âsâr-ı binâların bârân-ı rahmeti akacak saçakları ve mîzâb olukları dahi cümle bakırdan mebnî olukların ağızları arslan ve ejder ağızları gibi olup cümle matar-ı rahmet ejder ağızlarından akar. Ve cümle kullelerin kulleleri ve otak üzre ve büyük çadır üzre ve nâmûsiyyenin yigirmi dörd sütûnları üzre ve leylek çadırı ve arz odası üzre ve cümle yetmiş sekiz aded âdem kaddi kadar altun yaldızlı mutallâ haç alemlerdir. Ve bu dörd bin adım olan otağun cirmi içi bâğ-ı İremden nişân verir kim bu dehr-i denîde eyle bir âsâr-ı garîbe ve eyle bir kâr-ı ibret-nümâ-yı acîbe görülmüş değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 52a ·
metinde göster ·
… Eski Yurd yolu ve şimâlinde Akmescid yolu ve cenûbunda Gözlev kal‘ası yolu var.
Bu dörd
yoldan gayri Bâğçesarây'a şâhrâh yollar yokdur, ammâ kayalardan keçi gibi tırma …
Ancak bu derenin cânib-i şarkîsinde Eski Salâcık yolu ve taraf-ı garbında Eski Yurd yolu ve şimâlinde Akmescid yolu ve cenûbunda Gözlev kal‘ası yolu var. Bu dörd yoldan gayri Bâğçesarây'a şâhrâh yollar yokdur, ammâ kayalardan keçi gibi tırmanır piyâde yolları elbette çokdur, ammâ gayri yerleri gâyet sarpdır. Ve dörd tarafdan gelen yolların tâ kayaları bâğına gelmeyince aşağı dere içinde Bâğçesarây şehri görünmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 124b ·
metinde göster ·
… u Çerkes dağlarında ibtidâ sâkin olan Şağake ve Bozoduka ve Mamaluka ve Berbere
bu dörd
nefer bürâder-i cân-berâberler berâberce yine kavm-i Kureyş'den olan Çerakes Ar …
Ba‘dehu mukaddemâ Hazret-i Ömer hilâfetinde ibtidâ Medîne'den gözün çıkarmamak içün firâr eden Cebel-i Elheme evlâdlarından bu Çerkes dağlarında ibtidâ sâkin olan Şağake ve Bozoduka ve Mamaluka ve Berbere bu dörd nefer bürâder-i cân-berâberler berâberce yine kavm-i Kureyş'den olan Çerakes Arab'a "Safâ geldin" ve "Hoş geldin" deyü cümle akrabâ ve ta‘allukâtlar birbirleriyle görüşüp barışup öpüşüp karışırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 149b ·
metinde göster ·
aded âb-ı hayâtları atlar ile renc-i anâlar çekerek ubûr etdik. Bunlar dahi Aba …
Nehr-i Abın, andan nehr-i Habil, andan nehr-i Yil, andan nehr-i Aburgan: Bu dörd aded âb-ı hayâtları atlar ile renc-i anâlar çekerek ubûr etdik. Bunlar dahi Abaza'nın Obur dağlarından hurûc edüp bu Jana-i sağîr hâkinden geçüp nehr-i Kuban'a karışırlar. Ammâ bu nehirlerin kimin ayaklap geçdik. Ve ikisine ağaç cisirler binâ olunup geçildi. Çoşkun akar âb-ı hayâtlardır. Andan yine taraf-ı şarka (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151a ·
metinde göster ·
… a muttasıl kayadır, ammâ bu taraf iki kat kesme kaya handak-ı azîm vâsi‘dir. Ve
bu dörd
yüz adım olan kara tarafındaki handakı küffâr 268b ol kadar derk-i gayyâ-vâr …
Mora cezîresinin hâkinde kıbleye karşu bir alçak kayalı yerde leb-i deryâda bir burun üzre binâ olunmuşdur. Yıldızdan lodosa tûlânîce gûyâ surâhî bardak-misâl bir Şeddâdî binâ-yı metîndir kim cânib-i erba‘ası deryâdır, ammâ yıldız tarafında dörd yüz adım seng-i hârâ karaya muttasıl kayadır, ammâ bu taraf iki kat kesme kaya handak-ı azîm vâsi‘dir. Ve bu dörd yüz adım olan kara tarafındaki handakı küffâr 268b ol kadar derk-i gayyâ-vâr amîk etmiş kim kal‘ayı çevirüp cezîre gibi etmeğe az kalmış. Hemân sehel dahi kayaları kesilse bu kal‘a-i Moton bir ada olur, acîb ü garîb himmet edüp kesmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 268a–268b ·
metinde göster ·
Bu isfakiye'nin cânib-i erba‘asında dörd aded boğazlardan girilir yerlerindeki bu dörd aded mezkûr kal‘alardan gayri yerlerden isfakiye dağlarına benî âdem girmek muhâldir. Ve bu dörd aded boğazlarda bu dör[d] aded pâre kal‘a-i metîneler feth olmayınca isfakiye kâfirleri itâ[‘at] etmemişlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 325a ·
metinde göster ·
aded boğazlarda bu dör[d] aded pâre kal‘a-i metîneler feth olmayınca isfakiye k …
Bu isfakiye'nin cânib-i erba‘asında dörd aded boğazlardan girilir yerlerindeki bu dörd aded mezkûr kal‘alardan gayri yerlerden isfakiye dağlarına benî âdem girmek muhâldir. Ve bu dörd aded boğazlarda bu dör[d] aded pâre kal‘a-i metîneler feth olmayınca isfakiye kâfirleri itâ[‘at] etmemişlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 325a ·
metinde göster ·
Bu isfakiye'nin cânib-i erba‘asında dörd aded boğazlardan girilir yerlerindeki bu dörd aded mezkûr kal‘alardan gayri yerlerden isfakiye dağlarına benî âdem girmek muhâldir. Ve bu dörd aded boğazlarda bu dör[d] aded pâre kal‘a-i metîneler feth olmayınca isfakiye kâfirleri itâ[‘at] etmemişlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 325a ·
metinde göster ·
pâre kurâların bâğ u bâğçeleri cihânı dutmuşdur ve birbirlerine müşâlardır kim …
Bu dörd pâre kurâların bâğ u bâğçeleri cihânı dutmuşdur ve birbirlerine müşâlardır kim aslâ aralarında aralıkları yokdur. Bî-hisâb zeytûn ve incirleri dağları ve taşları zeyn etmişdir. Ve cümle âb-ı hayât kuyuları vardır. Ve dağlarında hâsıl olun palamidi ve pelidi cümle Freng gemilerine fürûht edüp kâr ederler. Ve bu dörd aded kurâlardan cümle iki bin aded tüfengli fecereleri çıkar. Köyleri mutî‘ oldu, ammâ bir lu‘b ile bu kâfirlerin cümle ellerinden tüfenglerin dahi almak müyesser [ola]. Âmîn ve yâ mu‘în ve yâ Mühîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335a ·
metinde göster ·
… âsıl olun palamidi ve pelidi cümle Freng gemilerine fürûht edüp kâr ederler. Ve
bu dörd
aded kurâlardan cümle iki bin aded tüfengli fecereleri çıkar. Köyleri mutî‘ old …
Bu dörd pâre kurâların bâğ u bâğçeleri cihânı dutmuşdur ve birbirlerine müşâlardır kim aslâ aralarında aralıkları yokdur. Bî-hisâb zeytûn ve incirleri dağları ve taşları zeyn etmişdir. Ve cümle âb-ı hayât kuyuları vardır. Ve dağlarında hâsıl olun palamidi ve pelidi cümle Freng gemilerine fürûht edüp kâr ederler. Ve bu dörd aded kurâlardan cümle iki bin aded tüfengli fecereleri çıkar. Köyleri mutî‘ oldu, ammâ bir lu‘b ile bu kâfirlerin cümle ellerinden tüfenglerin dahi almak müyesser [ola]. Âmîn ve yâ mu‘în ve yâ Mühîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335a ·
metinde göster ·
… dır. Kazâ-i Fevâne ve kazâ-i Bergos-ı kebîr ve Bergos-ı sağîr ve kazâ-i Ma‘den.
Bu dörd
nevâhî kazâlarıyla cümle on sekiz kazâdır.
Mollânın taht-ı hükûmetinde olan sancak kazâlarıdır kim zikr olunur. Cümle on dörd kazâdır. Evvelâ kazâ-i Tire. Nâhiyesi dörd kazâdır. Kazâ-i Fevâne ve kazâ-i Bergos-ı kebîr ve Bergos-ı sağîr ve kazâ-i Ma‘den. Bu dörd nevâhî kazâlarıyla cümle on sekiz kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y80a ·
metinde göster ·
… k kadeh gibi dörd kulle var. Her kadehin içine kırkar ve ellişer âdem sığar. Ve
bu dörd
kadeh kulleciklerin ortasında anlardan on arşın bâlâ bir kulle-i mevzûn dahi va …
Poyraz limanına girecek mahalde sağ tarafda Arab kullesi evc-i âsumâna ser çekmiş çârkûşe bir kulle-i Kahkahâ'dır ve seksen arşın bâlâ bir kulle-i vâlâ ve müntehâ ve cihân-ârâ bir kulle-i Arab-nümâdır, tâ zirve-i a‘lâsının her köşesinde alçak minâre gibi ağzı açık kadeh gibi dörd kulle var. Her kadehin içine kırkar ve ellişer âdem sığar. Ve bu dörd kadeh kulleciklerin ortasında anlardan on arşın bâlâ bir kulle-i mevzûn dahi vardır. Bunun dahi ağzı kadeh-misâl açıkdır ve gâyet musanna‘ kulledir. Ammâ kenârlarında bedenleri yokdur. Ve bu orta kulleciğin Y 116b taşrasından tolaşma bir taş nerdübânı vardır ve kenârlarında korkuluk içün demir parmaklıkları vardır. Bir vâcibü's-seyr kulle-i mevzûn müzeyyendir kim bir diyârın kal‘alarında böyle üstâdâne kulle-i serâmed yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y116a–Y116b ·
metinde göster ·
kapu taşra hisâr kapularıdır ki büyük kapulardır. Ammâ bölme bölme hisâr dîvârl …
Ve bu dörd kapu taşra hisâr kapularıdır ki büyük kapulardır. Ammâ bölme bölme hisâr dîvârlarının mahalleler içre cümle sağîr ü kebîr yigirmi iki küçük kapulardır. Ba‘zısı gecelerde kapanır, ba‘zısı makfûllenmez. Zîrâ bu kal‘a yedi kat bölme pîç-ender-pîç hisâr-pîçelerdir. Hazret-i Îsâ asrında ancak liman tarafı küçük kal‘a imiş. Devletleri mü’ebbed oldukda kat-ender-kat kal‘alar zamm edüp yedi katdır gûyâ kal‘a-i Tokat'dır. Ve her katı birer hısn-ı hasîn kulle-i metîn dîvârlıdır. Lâkin bu katların handakları ve bedenleri yokdur. Ancak taşra iki katı bedenli ve handaklıdır ve Mevlevîhâne ile Eski câmi‘ iç kal‘a-misâl altı kulleli bir kat bölme hisârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y135a ·
metinde göster ·
ism-i şerîf kendülere mahsûsdur ki hâssu's-hâss Muhammed bin Abdullâh bin Abdül …
Ba‘dehu kırka bâliğ kâmil ve mükemmel oldukda Rabbü'l-izzet nübüvvet hil‘ati teşrîfine anları ıstıfâ eyleyicek lakab-ı şerîfleri Mustafâ oldu. Zamân-ı risâletlerinde velvele-ârâ ve cihan-ârâ oldukda Muhammede el-Mustafâ dediler. (---) Ahmed'dir ve (---) Mahmûd (---) bu dörd ism-i şerîf kendülere mahsûsdur ki hâssu's-hâss Muhammed bin Abdullâh bin Abdülmuttalib bin Hâşim bin Abdi Menâf bin Kusay bin Külâb bin Murre bin Ka‘b bin Lü’ey bin Gâlib bin Fihr bin Mâlik bin en-Nadr'dır. Bu cümle kabâyil-i Kureyş'dir kim yigirmi sekizinci atada Hazret-i İsmâ‘îl'e çıkar. Yigirmi tokuzuncu atada Hazret-i İbrâhîm ibn Âzer'e müntehîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y287a ·
metinde göster ·
… up bir ân ansız olmazmış. Hamza ve Abbâs ve Tâlib ve Hâşim'den ziyâde severmiş.
Bu dörd
evlâdına,
"Oğlumun oğlu sa‘âdet-i dâreyn sâhibi Muhammed'im" deyü bağrına basup bir ân ansız olmazmış. Hamza ve Abbâs ve Tâlib ve Hâşim'den ziyâde severmiş. Bu dörd evlâdına,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y287b ·
metinde göster ·
Ve yine bu kubbe içre (---)(---) Sitti Zeyneb binti Resûl'dür. Nikâh ile Ebü'l-Âs bin Rebî‘ bin Abdül‘uzzâ hıbâlesinde idi. Ammâ Hazret-i Fâtımatü'z-Zehrâ'yı Hicretin ikinci senesinde Hazret-i Alî'ye verdikde Hazret-i Fâtıma on sekiz yaşında idi. Hazret-i Alî yigirmiye bâliğ idi. Ammâ Hazret-i Fâtıma Hazretden (---)(---)(---)lerine ermemişlerdi. Bu dörd duhter-i Resûlullâh cümle Hadîce-i Kübrâ'dan müştakkalardır. (---)(---)(---) Huzeyme'yi gazâ-yı Uhud avdetinde Hazret-i Resûl izdivâclarında indirâc edüp firâş-ı Resûlullâh ile müşerrefe oldular. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y297b ·
metinde göster ·
… i Mısır'dır, biri Bağdâd'dır, biri Sîn'dir, biri Irâk-ı Dâdyân'dır. Rûy-ı arzda
bu dörd
şehr-i azîm sevâd-ı mu‘azzamlar imiş. Ammâ Mısır dünyânın ortasında vâki‘ olmağ …
Bi-kavli Tevârîh-i Yanvân rûy-ı arzda imârât-ı azîmelerden evvelâ biri Mısır'dır, biri Bağdâd'dır, biri Sîn'dir, biri Irâk-ı Dâdyân'dır. Rûy-ı arzda bu dörd şehr-i azîm sevâd-ı mu‘azzamlar imiş. Ammâ Mısır dünyânın ortasında vâki‘ olmağile gâyet ma‘mûr imiş. Hâlâ yine edîm-i arzda nazîri yokdur. Ammâ sene 912 târîhinde Çerâkese-i nâkese asrında askerî tâ’ifesinin isyân [u] tuğyânı olması sebebiyle kullarına ruhsat verüp zulümleri haddan aşup ahâlî-i vilâyet cilâ-yı vatan etmeğile şehrin amâr olan der ü dîvârları Y 76b ve kûçe bâzârları harâba müşrif olmuş. Ve câ-be-câ yerleri türâb u rimâl ve kömlük arasında pâymâl olmuş. Eski Mısır bir merzubûmdur kim köşeleri bûm ve masmasa ve kebûter âşiyânı olmuş. Mürûr-ı eyyâm-ı kurûn ile yaşı yetmiş bir pîr şehr-i kebîrdir. A‘zâ-yı hânelerine palâsı gelmiş, her der ü dîvârı pür-dil olmuş. Lisân-ı hâl ile çok zamândan haber ve niçe devrândan nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y76a–Y76b ·
metinde göster ·
… ü altında bir sâkıyedir, biri dahi şehir havâlesi konağı mukâbelesindedir. Ammâ
bu dörd
göz sâkıyedir, sekiz sığır çeker. Ammâ orta tabaka sâkıyelerin çekdiği azebler …
Ve bu Paşa sarâyına dahi üç tabaka sâkıye ile Nîl suyu çıkar. Sarây kal‘asında sâkıye-i Nîl iki yerdedir. Biri İbrâhîm Paşa köşkü altında bir sâkıyedir, biri dahi şehir havâlesi konağı mukâbelesindedir. Ammâ bu dörd göz sâkıyedir, sekiz sığır çeker. Ammâ orta tabaka sâkıyelerin çekdiği azebler âsitânesine ve âhûrlara ve ba‘zı çeşmelere gider. Alçak sâkıyeler acı ile mahlûtdur, ba‘zı yerlere gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y85b ·
metinde göster ·
bin sebîlden gayrı niçe kerre yüz bin Y 128a hımâr ve at ve deve ile Nîl'den …
Ve Mısır içinde bu dörd bin sebîlden gayrı niçe kerre yüz bin Y 128a hımâr ve at ve deve ile Nîl'den su taşıyup şâhrâhlarda zahrek, cenbek, hüşşek diyerek su götürürler kim bu sakkâların izdihâmından Mısır sokakları içre geçilmez. Yine böyle iken Mısır'ın âdem deryâsına su kifâyet etmeyüp sakkâbaşı defteriyle yigirmi altı bin Nasrânî ve gayrı sakkâlar vardır. Ve cümle hânedân sâhiblerinin birer at ve deve sakkâsı mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y127b–Y128a ·
metinde göster ·
… m anbâr-ı Yûsuf'dur. Hakîr devlet-i âl-i Osmân'a hayli tek [ü] pûm vardır, ammâ
bu dörd
nesneye akl-ı kâsırım vâlih olur. Biri İslâmbol'da Tershâne-i Âmire, biri dahi …
Hulâsa-i kelâm Mısır'ın niçe bin ibret-nümâ-yı temâşâgâhı var. Biri dahi bu ibret-nümâ-yı sun‘-ı azîm anbâr-ı Yûsuf'dur. Hakîr devlet-i âl-i Osmân'a hayli tek [ü] pûm vardır, ammâ bu dörd nesneye akl-ı kâsırım vâlih olur. Biri İslâmbol'da Tershâne-i Âmire, biri dahi Matbah-ı âl-i Osmân, biri dahi Mekke ve Medîne ve huccâc masrûfâtı, biri dahi dersen Mısır'da anbâr-ı {Hazret-i} Yûsuf'dur. Bu dördünün îrâd [u] masrûfuna cemî‘i ukalâ dem-beste ve hayrân kalmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y144a ·
metinde göster ·
Anı gördük: İbtidâ on aded hânende ve sâzendeler gûnâ-gûn sâzları ile melik serâperdesi önünde lehce-i mahsûsaları ile rehâvî fasılları edüp hengâme dâyirelerine velvele verüp altı aded rakkâs gulâmân-ı mâh-ı tâbân, biri esmerü'l-levn Hindî-pîçe, biri kâkülleri perîşân Freng-pîçe, biri ahmerü'l-vech Sûdânî-pîçe, biri bir perîzâd; bu dörd aded âdemîzâd zerdûz eteklikler ile huzûr-ı melikde çerh urup eyle cevelân raks etdiler kim gûyâ çerh-i felek gibi deverân edüp gûnâ-gûn lu‘bedebâzlıklar ve dilnüvâzlıklar eylediler. Ammâ ellerinde Arab u Acem ve Rûm tarzı çalpâreleri yok idi; fîl dişinden kâğız gibi ince ince biçmişler, beş on dânesi bir yerde kınnâb ile bağlı çalpâre yerine anlar ile ellerinde şıkırdadup raks ederler kim Y 419b makdûr-ı beşer değildir. Hâsıl-ı kelâm cümle evza‘ların bir bir tahrîr etsek tatvîl-i kelâm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y419a–Y419b ·
metinde göster ·
… atıma süvâr olup bâğın bir harâb dîvârından taşra çıkup çadırlara doğru gitdim.
Bu dörd
atlı varup yine Urbâna kavuşdular. Hakîr artık ardları sıra gitmeğe iktidârım o …
Anı gördüm, benim olduğum vîrân bâğçe içinde gerüden dörd atlı âdem geliyor. Hemân hakîr pusu yerinden atıma süvâr olup bâğın bir harâb dîvârından taşra çıkup çadırlara doğru gitdim. Bu dörd atlı varup yine Urbâna kavuşdular. Hakîr artık ardları sıra gitmeğe iktidârım olmayup gerü ma‘reke yerine geldim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·