… da olan iskele Abazaları mâbeynine gelemezler, bâğîler ve yağı kavmlerdir. Amma
bu dağ
Abazalarının cümleye ser-çeşme, güzîde, yarar ve nâmdârı bâlâda tahrîr olunan S …
Bu bâlâda tahrîr olunan on aded dağda sâkin olan âsî aşîretlerin Aşağılı'da olan iskele Abazaları mâbeynine gelemezler, bâğîler ve yağı kavmlerdir. Amma bu dağ Abazalarının cümleye ser-çeşme, güzîde, yarar ve nâmdârı bâlâda tahrîr olunan Sadşe kavmidir, ve's-selâm. Bu mahalde eğer dağî, eğer sâhil-i bâhrî olan cümle yigirmi beş aded Abaza aşîretleri bu mahalde tamâm oldu, et-temâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 258b ·
metinde göster ·
… ğ kapusu; Şerbetîn'e ve Eğîl'e ve Arganî ve Çermik'e ve Harput ve Palu'ya giden
bu Dağ
kapusundan gider. Ve cânib-i garba meftûh Rûmkapusu; mezâristâna ve Karadağlar' …
Ve cümle aded bâb-ı hadîdlerdir. Evvelâ şimâl cânibine mekşûf Dağ kapusu; Şerbetîn'e ve Eğîl'e ve Arganî ve Çermik'e ve Harput ve Palu'ya giden bu Dağ kapusundan gider. Ve cânib-i garba meftûh Rûmkapusu; mezâristâna ve Karadağlar'a gidenler bu bâb-ı azîmden gider. Ve kıble semtine küşâde Mardinkapusu. Ve taraf-ı şarka nâzır Yeni kapu. Bundan aşağı Şatt kenârına inüp cisirden Şatt'ı ubûr edüp andan kal‘a-i Mifârıkîn'e ve nehr-i azîm-i cisr-i Batmân'ı geçüp bir menzilde kal‘a-i Hazzo'ya varır. Ve bir kapu dahi paşanın olduğu içkal‘a sarâyında cânib-i şarkda nehr-i Şatt'a açılır uğrun kapusudur. Ammâ şâh-râh değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 200a ·
metinde göster ·
… bir eşek üzre tobra içre iki kîse guruş bulundu. Meğer bu kâfirler ale's-sabâh
bu dağ
eteklerinde bir kârbân bozup hayli âdem kırup bu Şıpka dağına pay etmeğe gelirk …
Bu esîrleri ve cümle mürd olan keferelerin lâşelerin koyup bellerinde kemerlerin ve cümle esbâbların alup dokuz kısrak ve dörd eşek yükü şarâbların ve peksumatların alup bir eşek üzre tobra içre iki kîse guruş bulundu. Meğer bu kâfirler ale's-sabâh bu dağ eteklerinde bir kârbân bozup hayli âdem kırup bu Şıpka dağına pay etmeğe gelirken bizlere râst gelüp "Fursat ganîmetdir" deyü bize sarıldılar, ammâ hamd-i Hudâ kırılup esîr oldular. Ancak bizden dörd aded yiğit şehîd olup hemân ol mahalde defn etdik ve dörd re’s atımız dahi şehîd oldu ve on tokuz yiğidimiz mecrûh olup bu kadar ganîmet ile ve kırk aded esîr ile yine pür-silâh ve âmâde yokuş aşağı enerken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54a ·
metinde göster ·
… beb-i tesmiyesi budur, lâkin bu kal‘a-i Budin niçe kerre muhâsaralar çekmek ile
bu dağ
başındaki manastır ve tekye ve kal‘adan alâmetler kalmayup ancak Gerz İlyâs ve …
Hâlâ elsine-i nâs-ı Ervâm'da anıniçün Gerz İlyâs nâmıyla beyne'l-ünâs meşhûr bir püşte-i a‘lâdır. Gerz İlyâs dağı demenin sebeb-i tesmiyesi budur, lâkin bu kal‘a-i Budin niçe kerre muhâsaralar çekmek ile bu dağ başındaki manastır ve tekye ve kal‘adan alâmetler kalmayup ancak Gerz İlyâs ve mezkûr papas ve kralzâde-i bî-gâsun mezârları yeri âşikâre kalup bade'l-feth-i Budin Süleymân Hân fermânıyla sene 948 târîhinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 89a ·
metinde göster ·
içinde pişmiş koyun kebâbları ihsân eyledi. Evvel cân sonra cihân, gelin şu keb …
"Bire oğlancıklar, Cenâb-ı Kibriyâ bu dağ içinde pişmiş koyun kebâbları ihsân eyledi. Evvel cân sonra cihân, gelin şu kebâbı ekele ye’külü bâbında sıyğaya çekelim, def‘-i cû‘ edüp Hâlık-ı Râzık Allâh'a hamd edelim" dedikde memlûkumun biri eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 25a ·
metinde göster ·
… e Acısular ve nazareteler cümle atlâs-ı bûkalemûn gibi sahrâ-yı Kandiye görünüp
bu dağ
cümle dağlara ve bâğlara havâle olup eğer bu kûh-ı Tamas üzre bir pâre bulut ol …
Andan bir sâ‘atde şarka gidüp bir nâr ağaçlığın geçüp kûh-ı Tamas'ın tâ zirve-i a‘lâsında bir kenîse vardır. Andan cümle Kandiye sahrâsı ve kal‘ası ve cümle nevâhîleri ve çınârlı dereleri ve cemaşır(?) d[er]eleri ve inâdiyye kal‘ası ve Acısular ve nazareteler cümle atlâs-ı bûkalemûn gibi sahrâ-yı Kandiye görünüp bu dağ cümle dağlara ve bâğlara havâle olup eğer bu kûh-ı Tamas üzre bir pâre bulut olsa hemân Kandiye sahrâsına yağmur yağmağa başlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 287a ·
metinde göster ·
bir yılda tamâm olacak değilken âyâ bu ne himmetdir kim bir gecede böyle bir kû …
"Bu dağ bir yılda tamâm olacak değilken âyâ bu ne himmetdir kim bir gecede böyle bir kûh-ı bülendi Türk askeri yapdılar" deyüp bu tabyaya gece gündüz durmayup ikişer bin aded balyemez top gülleleri urup tabyanın rûhunun haberi olmazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 296b ·
metinde göster ·
filândır, bu dere filândır" diyerek bir sâ‘at gidüp bir mürtefi‘ bel başıdır. B …
"Bu dağ filândır, bu dere filândır" diyerek bir sâ‘at gidüp bir mürtefi‘ bel başıdır. Bu mahalle gelince kıble cânibine teveccüh etdükde Medîne-i münevverenin bâğ u bâğçeleri ve bizzât Hazret-i Risâlet-penâh'ın kubbe-i âlî-i münevveri eflâke ser-çekmiş nümâyân olup müzehheb ve mutallâ alem-i şerîfinin şa‘şa‘asından sahrâ-yı Medîne-i münevvere içre nûrun alâ-nûr leme‘ân urup çeşm-i insân hîrelenüp derhâl âşık-ı sâdık olan kubbe-i mehbat-ı nûr-ı Hudâ'yı görünce atından ve üştür esterinden piyâde olup du‘â:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y276a ·
metinde göster ·
"Ben bu cebele (---)(---) beni sever ben dahi anı severim" deyüp
bu dağ
içün du‘â etmişdir. Hakkâ ki nûr-ı mahz bir dağ-ı ibret-nümâdır. (---)(---) ka …
"Ben bu cebele (---)(---) beni sever ben dahi anı severim" deyüp bu dağ içün du‘â etmişdir. Hakkâ ki nûr-ı mahz bir dağ-ı ibret-nümâdır. (---)(---) karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y278a ·
metinde göster ·
üzre çıkup asker-i İslâma nazar edüp du‘â etmişdir. Bu cebelde ma‘âdin-i zümürr …
Cebel-i Sacnân: Evc-i semâya kad çekmiş bir ahmerü'l-levn uryân cebeldir. Hazret-i Risâlet-penâh Hicret'in sene (--) târîhinde Hudeybiyye gazâsına giderken bu mahalde asker-i İslâm meks edüp Hazret-i Resûl bu dağ üzre çıkup asker-i İslâma nazar edüp du‘â etmişdir. Bu cebelde ma‘âdin-i zümürrüd vardır. Ve bu Hudeybiyye feth olup ol vakit Seyyid-i veled-i benî âdem ve Mefhar-i heme-i âlem ekâlîm-i seb‘ada olan ma‘mûre-i zemînde krallara ve Acem şâhı Pervîz şâh'a fetih-nâmeler ile elçiler gönderüp İslâma da‘vet kıldılar. Ve bu cebel-i Sacnân'ın cânib-i garbîsinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y306a ·
metinde göster ·
… i Cûşî nâmıyla meşhûr olan cibâl-i Şarkî Mısır'a sabâ yeli gelmeğe mâni‘dir. Ve
bu dağ
şems ufukda olduğu vakit arz-ı Mısır üzre şemsin nûr-ı işrâfına mâni‘dir. Ol se …
Lâkin Mısır'ın cânib-i şarkîsindeki cebel-i Mukattam ve cebel-i Cûşî nâmıyla meşhûr olan cibâl-i Şarkî Mısır'a sabâ yeli gelmeğe mâni‘dir. Ve bu dağ şems ufukda olduğu vakit arz-ı Mısır üzre şemsin nûr-ı işrâfına mâni‘dir. Ol sebebden şehr-i Mısır üzre şems-i âteş-tâbın nûru ikinci sâ‘atde dokunduğundan mezkûr dağların sâyesi gûyâ serdâb olduğundan zamân-ı kadîmde Kıbtî kavmi ol cebel içre mağârâlar binâ edüp anda sâkin oldulardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y75b ·
metinde göster ·