muttasıl bir sahrîc inşâ edüp içine Kırkçeşme uyûnun cereyân etdirüp üzerine bi …
Ve bu deyre muttasıl bir sahrîc inşâ edüp içine Kırkçeşme uyûnun cereyân etdirüp üzerine bir medâris-i incîlhâne bünyâd etdi. Hâlâ Zeyrekbaşı kurbünde âbâdân Medrese-i Perî Paşa derler ve mezkûr sahrîc-i mahzen-i âb'a Sovuksu derler. Yedi yüz amûd-ı âlîler üzre mebnî buhayre-misâl bir yah-pâre âb-ı rakîki vardır. Mâh-ı Temmûz'da Un- 12b -kapanı keştîbânları ve gayrı cânlar andan def‘-i atşân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a–12b ·
metinde göster ·
… a doldurup cemî‘î Firengistân ve cümle kâfiristâna teberrüken gönderüp anlardan
bu deyre
nezerâtlar gelir. Ol yağı cemî‘î emrâz-ı muhtelifeye ve cemî‘î zahmdâr olanları …
Vâcibü's-seyr iberün biri "miron yağı" nâmıyla bir yağ bu deyrde hâsıl olur. Nebâtât u giyâhâtın vefreti hâkinde cümle ahşâbâtları bıtrîk ve kıssîsler cem‘ edüp bir kazan-ı azîmi bir halıçe-i harîr şekilli bir döşeme üstüne kazanı koyup germâ-germ âteş edüp üç sâ‘atde cümle giyâhâtlar pişüp halıçeye aslâ âteş te’sîr etmeyüp ke'l-evvel durur. Ba‘dehû mezbûr kazan üzre nebâtın yağı gelüp ol yağı cerre ve kumkumalara doldurup cemî‘î Firengistân ve cümle kâfiristâna teberrüken gönderüp anlardan bu deyre nezerâtlar gelir. Ol yağı cemî‘î emrâz-ı muhtelifeye ve cemî‘î zahmdâr olanların zahmuna dürtüp şifâ bulurlar zu‘mına zâhib olmuşlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 325a ·
metinde göster ·
i‘tibâr etdiklerinden mâ‘adâ Sivas şehrinin zurefâları bu deyre varup ıyş [u] i …
Deyr-i acîb-i Hızır-İlyâs: Evkâfı çokdur. Cemî‘i Ermenîler bu deyre i‘tibâr etdiklerinden mâ‘adâ Sivas şehrinin zurefâları bu deyre varup ıyş [u] işret ederler mihmângâhdır. Ve yine şehr içre Pehlîce değirmanı kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 76a ·
metinde göster ·
… emî‘i Ermenîler bu deyre i‘tibâr etdiklerinden mâ‘adâ Sivas şehrinin zurefâları
bu deyre
varup ıyş [u] işret ederler mihmângâhdır. Ve yine şehr içre Pehlîce değirmanı k …
Deyr-i acîb-i Hızır-İlyâs: Evkâfı çokdur. Cemî‘i Ermenîler bu deyre i‘tibâr etdiklerinden mâ‘adâ Sivas şehrinin zurefâları bu deyre varup ıyş [u] işret ederler mihmângâhdır. Ve yine şehr içre Pehlîce değirmanı kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 76a ·
metinde göster ·
kapanup hâricinde bir tabur-ı azîm kazmışdı kim cirmi altı sâ‘atde devr olup ye …
Andan Yaş şehri gölü kenârında Galata manastırı, kal‘a-misâl bir deyr-i dâl olmağile Burunsuz Kostantin bu deyre kapanup hâricinde bir tabur-ı azîm kazmışdı kim cirmi altı sâ‘atde devr olup yedi yerde tabyaları ve beş yerde handaklı asma makaralı kapuları ile ârâste ve içinde zîr-i zemînler ile pîrâste olmuş bir tabur-ı azîm idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106a ·
metinde göster ·
… olup âyende vü revendeye ta‘âm-ı nefîsesi mebzûldür. Hattâ Lipul oğlu yeni beğ
bu deyre
üç bin altun nezr gönderüp bir altun kandil gönderdi.
Ve bu deyrin bir vâsi‘ haremi etrâfında yüz adedden mütecâviz tahtânî ve fevkânî papas ve kıssîs ve ruhbân hücrelerinde üç yüzden ekser bıtrîkler vardır kim riyâziyyât ile gûyâ Roma papası gibi kadîd-i mahz olup bed çehre olmuşlar, ammâ bu deyrin evkâfı çok olmak ile matbah-ı Mesîhiyyesinde ni‘met-i uzmâsı çok tabh olup âyende vü revendeye ta‘âm-ı nefîsesi mebzûldür. Hattâ Lipul oğlu yeni beğ bu deyre üç bin altun nezr gönderüp bir altun kandil gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106b ·
metinde göster ·
karîb Duna Manastırı mezbûr Lipul Kral'ın karısı Duna Bânû kızın kilisa-yı ibre …
Andan bu deyre karîb Duna Manastırı mezbûr Lipul Kral'ın karısı Duna Bânû kızın kilisa-yı ibret-nümâsıdır kim merkûm Duna Çerkeziyü'l-asl olup vezîria‘zam olan Dervîş Mehemmed Paşa'nın hemşîresi kızı Duna Bânû'dur kim hâlâ beğimiz olan İstifan Beğ'in ümm-i bî-sa‘dıdır kim dalâlet içinde kaldı. Hattâ Dervîş Mehemmed Paşa şâm vâlîsi iken Sultân Murâd'a ricâ edüp bu kızı Lipul'dan kurtarmağa cidd ü cehd etdi. Lipul niçe hazîne bezl edüp inâden kızı vermeyüp niçe evlâd-ı veled-i pelîdleri oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106b ·
metinde göster ·
… ın na‘şıyla arabalara tahmîl edüp Boğdan'da bu Duna kilisayı henüz binâ ederken
bu deyre
ol sandukayı koyup mermer üzre altun kakma zer-nişânlar üzre la‘l u yâkût ve el …
Paşa efendimiz hakîri keşfine gönderüp hakîkatü'l-hâl tahrîr olunduğu üzre Paşa'ya arz etdikde, ol asırda Lipul Beğ Boğdan beği idi kim pâdişâha ve vezîre ve sâ’ir vükelâlara yigirmi bin altun bezl edüp bu mermer sandukayı mezbûr kızın na‘şıyla arabalara tahmîl edüp Boğdan'da bu Duna kilisayı henüz binâ ederken bu deyre ol sandukayı koyup mermer üzre altun kakma zer-nişânlar üzre la‘l u yâkût ve elmas ü pîrûze ve zeberced ve seylân ve aynü'l-hurr ve aynü'l-hirr ve aynü's-semek ve zümürrüd ve yeşim ve hıtayî ve yemenî nâm zî-kıymet cevâhir ahcârları ile mezbûr mermer sandukayı zeyn edüp ana bir kırmızı atlas ve hârâ-yı münakkaşdan zer-ender-zer zerdûz bir zarf-ı turfe etmiş kim temâşâ edenin ceşm-i mükehhalı hîrelenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 107a ·
metinde göster ·
… ş olan ol kenîse-i dilâvîzin urûşu ve furûşu ve ol asrın üstâdân-ı hüner-furûşu
bu deyre
yüz sandûka zer-i hâlis sarf edüp niçe bin elvân sanâyi‘-i ibret-nümâlar icrâ e …
Deyr-i muğân-ı Kaşa Ban: Ol mecma‘-ı sürûş olan ol kenîse-i dilâvîzin urûşu ve furûşu ve ol asrın üstâdân-ı hüner-furûşu bu deyre yüz sandûka zer-i hâlis sarf edüp niçe bin elvân sanâyi‘-i ibret-nümâlar icrâ edüp bu deyr-i ma‘bedgâh-ı Mesîhiyye eyle letâfet ve zerâfetler etmiş kim atlas-ı felekte eyle bir kârgerlik Menûçehr'den berü bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 13b ·
metinde göster ·
Üç bin aded papas ve ruhbân ve muğpîçe muğân huddâmları var. Her biri bu deyre âyin-i Îsâ etmeğe gelenlere ûd [u] amber yakup ve gülâb-ı ıtr-ı şâhî verüp edâ-yı hidmet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 14a ·
metinde göster ·
… Hâllâkü'l-bâkî, hattâ bir dıraht-ı engür var niçe bin seyyâhân-ı berr ü bihârân
bu deyre
gelüp mihmân oldukda felâhatnâme-i bâğbân kavilleri üzre bu üzüm ağacına niçe b …
Bu harem içre ecnâs-ı eşcârât-ı müsmirâtlar ile eyle tezyîn olmuşdur kim Sübhanü'l-Hâllâkü'l-bâkî, hattâ bir dıraht-ı engür var niçe bin seyyâhân-ı berr ü bihârân bu deyre gelüp mihmân oldukda felâhatnâme-i bâğbân kavilleri üzre bu üzüm ağacına niçe bin aşlamalar eyleyüp niçe bin elvân salkım engür-i âbdârlar hâsıl olur. Ammâ hikmet-i sun‘-i garîbe vü acîbe oldur kim bir salkım tutsa(?) da yigirmi iki envâ‘ rengâreng dânedâr yeşil ve kırmızı ve sarı ve beyâz ve siyâh dâneler olduğundan mâ‘adâ yine bir salkımda barmak üzümü ve tilki kuyruğu ve hore ve misket ve ham ve keşmekeş ve düzenli(?) ve zeynî ve razakı ve beğlerce ve hüsâmî ve kudsî dâneleri bir salkımda olur hikmet-i Sannâ‘-ı lem-yezeldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 14b ·
metinde göster ·
Ve bu mezkûr harem kapusundan içeri girüp câmi‘in kıble kapusu dahi harem kapusundan gâyetü'l-gâye ibret-nümâ-yı musanna‘dır kim gûyâ sihr-i halâldir. Hattâ bu kapunun atebe-i ulyâsı üzre Mihadi Laslo Kral'ın ve Matyaş Kral'ın ve irşek papa banın bu deyre etdikleri hayrâtlarının târîhleri kıble kapusu üzre hatt-ı Latince tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94b ·
metinde göster ·
âdem nazar etse damlarının ve câmlarının billûr u necef u moran revzenlerinin ş …
Bir mesâfe-i ba‘îdeden bu deyre âdem nazar etse damlarının ve câmlarının billûr u necef u moran revzenlerinin şa‘şa‘asından ve üç yüz yerde âdem kaddi altun haç alemlerinin şu‘lesinden merdüm-i benî âdem hîrelenir. Gûyâ bu deyr-i azîm Kürdistân'da altun ma‘deni olan Akra dağı gibi berk urup nûru 59b âdemin dîdelerin hîrelendirir ve eylece bir münevver dağ gibi durur bir ma‘bedgâh-ı Mesîhiyyedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 59a–59b ·
metinde göster ·
… ı zî-kıymet-i ibret-nümûn ile zeyn olup her seng-i cevâhir birer gûne fer verüp
bu deyre
hüsün vermiş. Ve kıblesi olan tarafında la‘l u yâkût ve zeberced ve seylân ve f …
Ve cümle rûy-ı dîvârı ve sağîr u kebîr kıbâbları ve enderûn [u] bîrûnunda envâ‘ı füsûs-ı mukavvim-i mahkûk-ı gûnâ-gûn ruhâm-ı ibret-nümûn-ı ma‘kûk ile ma‘kûd kılınmışdır. Ve her kubbe-i nîlgûnında ve cümle der-i dîvârında ve gayri tâkleri kenârlarındaki zıhlarında gûnâ-gûn umk-ı mancûklar ve beyâz ve siyâh ve yeşil ve ahmer-gûn ve gayri ahcâr-ı zî-kıymet-i ibret-nümûn ile zeyn olup her seng-i cevâhir birer gûne fer verüp bu deyre hüsün vermiş. Ve kıblesi olan tarafında la‘l u yâkût ve zeberced ve seylân ve fîrûze-i Neşâbûrî ve akîk-i Yemenî ve aynü'l-hirr ve aynü'l-hurr ve aynü's-semek ve sarı yâkût ve gök yâkût ve kehribâ ve sadef ve Habeş lü’lüsü misilli gûnâ-gûn ahcâr-ı zî-kıymet ile inşâ olunmuş dîvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 59b ·
metinde göster ·
… nâm duhter-i pâkîze-ahteri mürde olup bin milyon mâlını ve yüz milyon altununu
bu deyre
vakf edüp hâlâ durur. Ve niçe bunun emsâli milyon mâllar bunda medfûndur. Anıni …
Ve Ustolni-Belgrad dest-i küffârdan gideli niçe kralları ve niçe irşekleri ve niçe başpapasları bu deyrin mihrâbı önüne ve derûn-ı deyre gömerler, iki tarafı sâfî maşâdlık mezârlığıdır. Ortası tâ mihrâba varınca iki yüz amûd üzre mahzendir kim bunda olan altun hazînesinin hisâbın Hâlık-ı Kevneyn bilir. Guruş hazînesi taşra harem altındadır. Hatta kral-ı selef kızlarından İzarila Son nâm duhter-i pâkîze-ahteri mürde olup bin milyon mâlını ve yüz milyon altununu bu deyre vakf edüp hâlâ durur. Ve niçe bunun emsâli milyon mâllar bunda medfûndur. Anıniçün İsfaç kralı bir dolu kâse şarâb zehr-i nâbı nûş edüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 59b ·
metinde göster ·
… ebâb şişleri ve ol kadar gümüş altun ve kalay ve bakır ve âvânî şeyler yapdırup
bu deyre
vakf etmişler kim ta‘bîr ü tavsîfden müberrâdır. Ve bu deyrin cânib-i etrâfı gû …
Ve niçe bin vâcibü's-seyr ibret-nümâ bu Yoranda deyrinde mevcûd olup bu dâru'ş-şifâda şifâ bulanlar bu tîmârhâneye ol kadar altun ve gümüş kazganlar ve tencereler ve kebâb şişleri ve ol kadar gümüş altun ve kalay ve bakır ve âvânî şeyler yapdırup bu deyre vakf etmişler kim ta‘bîr ü tavsîfden müberrâdır. Ve bu deyrin cânib-i etrâfı gûyâ bâğ-ı Merâmlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75a ·
metinde göster ·
… üp ol kadar i‘zâz [u] ikrâm ederler kim bir vecih ile mütesavver değildir, zîrâ
bu deyre
cemî‘i kâfiristân ve dip Frengistân'dan nezerâtlar gelir. Ve bunda kırk yıl baş …
El-hâsıl kuş südü ve arslan südüyle ziyâfet-i azîmler edüp gece mihmân olanlara gûnâ-gûn dîbâ ve şîb ve zerbâf ve câme-hâblar geyirüp ol kadar i‘zâz [u] ikrâm ederler kim bir vecih ile mütesavver değildir, zîrâ bu deyre cemî‘i kâfiristân ve dip Frengistân'dan nezerâtlar gelir. Ve bunda kırk yıl başpapas olan kânûn-ı kefereler üzre Cebel-i Tûr papası olur. Andan Rîmpapa olur yâhûd İslâmbol'da patirgâh papas olup cemî‘i dünyâ keferesine hükmü nâfiz olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 241a ·
metinde göster ·
… lcan ve kurdları kırup tahtânî niçe ameller edüp âdem ten-dürüst olur. Anıniçün
bu deyre
beher sene mâh-ı Temmûz'da niçe bin âdem hayme vü hargâh ve bârgâhlarıyla gelüp …
Manastır-ı Kasro: Ayende ve revendelere ni‘metleri mebzûldur ammâ içinde âsî kâfirleri eksik değildir. Hikmet-i Hakîm-i Mutlak bu kenîsenin haremindeki kuyudan bir şorca beyâz süd gibi su çıkar. İki filcân içene hakîm şerbetinden nâfi‘ olup burmadan ve sarmadan mülâyemet üzre on kadar amel edüp vücûd-ı insânda ve ma‘îdede ne kadar fazalât ve ahlât-ı fâside ve ne kadar safrâ ve sevdâ ve balgam ve namâzbur misilli şeyleri ve cemî‘i sovulcan ve kurdları kırup tahtânî niçe ameller edüp âdem ten-dürüst olur. Anıniçün bu deyre beher sene mâh-ı Temmûz'da niçe bin âdem hayme vü hargâh ve bârgâhlarıyla gelüp bu mâ-i müshilden nûş edüp ayş [u] ışret edüp zevk u şevk ederler. Ba‘dehu bundan cânib-i şimâle 6 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282b ·
metinde göster ·
… halîfesi Kudun bu kenîseyi binâ edüp yine anda medfûndur, deyü Rûm-ı Yûnâniyân
bu deyre
gâyet i‘tibâr ederler. Kudin halîfenin kabrini zer-ender-zere müstağrak edüp ce …
Menzil-i Aya Kudin limanı: Bunda dahi bir kenîse 323b vardır. Kudin nâmında Hazret-i Îsâ'nın Şem‘ûn-ı Safâ nâmında havâriyyûn halîfenin halîfesi Kudun bu kenîseyi binâ edüp yine anda medfûndur, deyü Rûm-ı Yûnâniyân bu deyre gâyet i‘tibâr ederler. Kudin halîfenin kabrini zer-ender-zere müstağrak edüp cemî‘i millet-i Mesîhiyyenin ziyâretgâhlarıdır. Eyle müzeyyen deyr-i musanna‘dır kim içine âdem girse âlem-i hayretde kalup beş yüzden mütecâviz ruhbânları vardır. Âl-i Osmân askerinin açları ve atları ol tarafa varsa ni‘met yedirmeden ve sükker şerbetleri içirmeden koyvermezler idi. Hâlâ tîmârhânesinde ümmet-i Muhammed'den yaralı ve bereli mecrûhânlar ol kadar var kim ta‘bîr olunmayup cümle ruhbânlar cerrâhlarıyla guzât-ı müslimîne Îsâ Nebî aşkına hidmet edüp şîr-i hurmâ ve katr-ı nebât yedirirler. Ba‘zı gâzîler şifâ bulup yine Kandiye meterislerine gelirler idi. Bir acâ’ib teferrücgâh mesîregâh deyrdir. Hudâ dâ’imâ amâr ede, zîrâ hâlâ Kandiyeli Hünkâr câmi‘ine vakıf tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 323a–323b ·
metinde göster ·
… içirüp kondurup göçürürler. Hattâ Kuds-i Şerîf'de olan Nasârâ Kumâmesinden dahi
bu deyre
hedâyâ gelir, zîrâ bu Manya Âl-i Osmân vilâyeti içinde olup Osmânlı ile harb [ü …
Bu deyr-i musanna‘ın papaslarına tâ Dib Frengistân'dan beher sene niçe kerre yüz bin guruş milyon mâl gelüp âyende vü revendegânlara yedirüp içirüp kondurup göçürürler. Hattâ Kuds-i Şerîf'de olan Nasârâ Kumâmesinden dahi bu deyre hedâyâ gelir, zîrâ bu Manya Âl-i Osmân vilâyeti içinde olup Osmânlı ile harb [ü] kıtâl edüp ser-fürû etmediklerinden ve beher sene niçe bin ümmet-i Muhammedler esîr etdiklerinden bu kenîse ruhbânlarına hedâyâlar gelir. Hakîkatü'l-hâl aceb mel‘ûn kefereleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335b ·
metinde göster ·
… a'da ve Beç tahtında İstifani ve Amıstırdam ve Kaşa şehri, kiliseleri ola. Ammâ
bu deyre
küffâr-ı bedgirdâr ale'l-ittifâk var makdûrların sarf edüp bir gûne bâğ-ı şükûf …
Ammâ dağlarda olan mesîregâh kenîselerin cümlesinden mükellef ve ma‘mûru şehrin cenûbunda iki sâ‘at ba‘îd dağlar içinde Aya Moni manastırı kâbilü's-seyr bir deyr-i ma‘mûrdur kim misli Kızıl Elma'da ve Beç tahtında İstifani ve Amıstırdam ve Kaşa şehri, kiliseleri ola. Ammâ bu deyre küffâr-ı bedgirdâr ale'l-ittifâk var makdûrların sarf edüp bir gûne bâğ-ı şükûfezâr, murgzâr, lâlezâr etmişler kim gûyâ kasr-ı kayser-i Rûm'dur. Zîrâ bu Aya Moniya deyrin Hazret-i Îsa havâriyyûnlarından Şem‘ûn-ı Safâ binâ etmişdir. Bilâ-teşbih kıblesi hâlâ Kudüs-i Şerîfedir, sâ’ir deyrler gibi cânib-i şarka değildir. Ve bir halîfe-i havâriyyûn anda medfûndur, ammâ ismi ma‘lûmum değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y60a ·
metinde göster ·
gâyet Y 60b i‘tibâr ederler, cemî‘i milk-i nasârânın dâr [u] diyârlarından ni …
Cümle Rûm bu deyre gâyet Y 60b i‘tibâr ederler, cemî‘i milk-i nasârânın dâr [u] diyârlarından niçe milyon mâl-ı hazâyin nüzûrât gelir. Hemân bu deyrin bin mikdârı ruhbânı vardır. Ancak iki yüz mikdârı bu deyrde hidmet edüp yedi yüz yetmiş ruhbânı yedi krallık yerlerde parsaya gezüp mâl-ı firâvân tahsîl edüp bu Aya Moniya manastırına getirirler. Ve matbah-ı Keykâvus'una masrûf edüp ni‘metlerin müsâfirîn ü müslimîne yedirirler. Her şeb [u] rûz müsâfirleri eksik değildir. Ve cemî‘i et‘ıme ve nefîselerinden gayri şarâb-ı serâbhâne sarnıçlarında kırk yıllık bâdeleri ve arakları bulunur. Şehirden ba‘zı yârân mu‘âlece-i humâr içün hekîmânca nûş edüp def‘-i humâr ederek sudâ‘dan dahi halâs olur. Ammâ tecdîd-i humâr eder bir özge marazdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y60a–Y60b ·
metinde göster ·
… P 31b hadd [ü] pâyânı yokdur. Evlâdı olmayan kefereler cümle mâl [ü] menâlın
bu deyre
vakf eder.
Ve zîr-i zemînlerinde niçe milyon Mısır hazînesi mâlları var ve dağlarında kırk elli bin koyun ve keçi ve at ve katır ve sığırları var. Ve bâğ u bâğçelerinin P 31b hadd [ü] pâyânı yokdur. Evlâdı olmayan kefereler cümle mâl [ü] menâlın bu deyre vakf eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y60b ·
metinde göster ·
… Keferenin zu‘m-ı bâtıllarınca İskender'in ibâdetgâhıdır, derler. Ve bu mahalde
bu deyre
i‘tibâr-eser bir mahalle kefere hâneleri vardır. Cümle Rûmlardır. Ammâ aslâ Tür …
Ammâ bir deyr-i ma‘mûru var kim cemî‘i kefereler i‘tibâr edüp dib Frengistân'dan me’kûlât [u] meşrûbât nezerâtları gelir ibret-nümâ manastırdır. Keferenin zu‘m-ı bâtıllarınca İskender'in ibâdetgâhıdır, derler. Ve bu mahalde bu deyre i‘tibâr-eser bir mahalle kefere hâneleri vardır. Cümle Rûmlardır. Ammâ aslâ Türkçe bilmezler, cümle lisân-ı Arabî tekellüm ederler ve Urumca dahi bilmez[ler]. Yemîn eyleseler Vahhedallâhu bi-sırrı şem‘ûn derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y196a ·
metinde göster ·
hayrât u hasenât edüp nezerât gönderen kralların sûretleri var kim gûyâ amel-i …
Ve bu deyre hayrât u hasenât edüp nezerât gönderen kralların sûretleri var kim gûyâ amel-i Âzer'dir, gören vâlih olur. Ve mihrâbları tarafında bir mahfil üzre bilâ-teşbîh Hazret-i Îsâ timsâli var. Gûyâ münâcât eder gibi iki ellerin kaldırup du‘â eder. Su’âl etdim, Rûhullâh'dır, deyü cevâb etdiler. Ammâ gûyâ zî-rûhdur. Her ne cânibe nazar etsen ol dahi ol cânibe nazar eder, yemîn ü şimâline varsan sana muntazırdır. Ve hande etsen ol dahi tebessüm eder. Bükâ etsen ol dahi girye-künân olur. Hudâ hakkı kalemin çekmede Mânî ve Bihzâd Erjenk Velîcân âcizlerdir. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y222b ·
metinde göster ·
… h ile alsın" deyü nezr etdükde eğer ol kız sıhhat bulursa babası ahde vefâ edüp
bu deyre
me’kûlât [u] meşrûbâtıyla gönderüp bunda mürde olunca bir et parçacığı yemeğe h …
"Eğer kızım bu derdden halâs olursa, Hazret-i Îsâ'ya bağışladım. Âhiretde nikâh ile alsın" deyü nezr etdükde eğer ol kız sıhhat bulursa babası ahde vefâ edüp bu deyre me’kûlât [u] meşrûbâtıyla gönderüp bunda mürde olunca bir et parçacığı yemeğe hasret olup ölürler. Bir temâşâgâh deyrdir, ammâ gayri deyrler gibi mükellef değildir. Huddâmları yine fertûte zen-i pîrezenlerdir. Kefereleri içeri deyre komazlar ammâ ba‘zı müselmânları ol deyre koyup seyr Y 225a olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224b–Y225a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Hazret-i Îsâ bu manastırda rahm-ı mâderden müştak olduğıyçün
bu deyre
Beytü'l-lahm dediler. Ve mevlûd-ı Îsâ Hazret-i Risâlet-penâh'ın hicretinden alt …
Ba‘dehu Hazret-i Îsâ bu manastırda rahm-ı mâderden müştak olduğıyçün bu deyre Beytü'l-lahm dediler. Ve mevlûd-ı Îsâ Hazret-i Risâlet-penâh'ın hicretinden altı yüz yıl evveldir. Ve babası yokdur, Rûhullâh'dır. Hazret-i Cibrîl-i Emîn Hazret-i Meryem'in kamîsi yenine nefh edüp hâmile kalup Îsâ Nebî rahm-ı mâderde iken va‘z [u] nasîhat edüp cümle Yahûdîler istimâ‘ ederlerdi. Anası karnında iken on iki âdem îmân getirüp Îsevî oldular. Anlara havâriyyûn derler on iki halîfedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y225b ·
metinde göster ·
… irüp cümle pire ve kehleleri ölüp halâs olur. Aceb mutalsam deyr-i acîbedir. Ve
bu deyre
beş yüz adım karîb yine tarîk-ı âm üzre,
Ve yine ana karîb deyr-i şenûdî derler bir kenîse vardır, Melik Mukavkıs hîn-i fetihde Amr ibnü'l-Âs'a ricâ edüp münhedim etmemişlerdir. Hâlâ ol deyr içre benî âdemden ve tuyûrdan mâ‘adâ bir zî-rûh girse ol ân ölür. Hattâ başına dermânsız Arablar ol deyre girüp cümle pire ve kehleleri ölüp halâs olur. Aceb mutalsam deyr-i acîbedir. Ve bu deyre beş yüz adım karîb yine tarîk-ı âm üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y274a ·
metinde göster ·