eş-Şeyh Mehemmed Nûrü'l-hüdâ bin Akşemseddîn: Bunlar meczûb-ı ilâhîden imişler. Hattâ azîz Şems hazretleri sâ’ir evlâdlarına "Sakının Nûrü'l-hüdâ celâlinden" derler imiş. Hattâ bu Nûrü'l-hüdâ câmi‘e vardıkda cemâ‘ati görüp "Bu ehl-i cennetdir bu ehl-i cehennemdir" deyü ta‘yîn-i keşf ederlermiş. Âhir azîz Nûrü'l-hüdâ'ya bâzâr ta‘âmı yedirüp mükâşefeden men‘ etdirmiş. Niçe kerâmâtı zâhir ü bâhir olmuş er oğlu erdir. Sultân Murâd Hân kendüye Evlek nâm karyeyi temlîk edüp hâlâ anda medfûndur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 98b ·
metinde göster ·
eş-Şeyh Mehemmed Nûrü'l-hüdâ bin Akşemseddîn: Bunlar meczûb-ı ilâhîden imişler. Hattâ azîz Şems hazretleri sâ’ir evlâdlarına "Sakının Nûrü'l-hüdâ celâlinden" derler imiş. Hattâ bu Nûrü'l-hüdâ câmi‘e vardıkda cemâ‘ati görüp "Bu ehl-i cennetdir bu ehl-i cehennemdir" deyü ta‘yîn-i keşf ederlermiş. Âhir azîz Nûrü'l-hüdâ'ya bâzâr ta‘âmı yedirüp mükâşefeden men‘ etdirmiş. Niçe kerâmâtı zâhir ü bâhir olmuş er oğlu erdir. Sultân Murâd Hân kendüye Evlek nâm karyeyi temlîk edüp hâlâ anda medfûndur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 98b ·
metinde göster ·
… di. Hâlâ cemî‘i ehl-i tarîk mâbeyninde gülbâng-i Muhammedî anlardan kaldı. Ammâ
bu ehl-i
tarîkatın ve ehl-i şerî‘atın kânûn [u] kâ‘ideleri ve su’âlleri vardır, ol su’âl …
"Yâ Ashâbî, sizler dahi taht-ı hükûmetinizde olan huddâmlarınıza bî‘at aldığınıza göre her huddâmınızın isti‘dâdına göre bin bir gün hizmet etdirüp kâbil-i hitâb olup sâhib-i ayâr olanları lokma ve hırka tahsîli içün cihâz-ı fakrı verüp irşâd edüp sâhib-i post edesiz. İlâ-mâşâ’allâh inkırâzü'd-devrân ümmetim ola" deyü hayır du‘â edüp gülbâng-i Muhammedî çekildi. Hâlâ cemî‘i ehl-i tarîk mâbeyninde gülbâng-i Muhammedî anlardan kaldı. Ammâ bu ehl-i tarîkatın ve ehl-i şerî‘atın kânûn [u] kâ‘ideleri ve su’âlleri vardır, ol su’âllerin cevâbına kâdir olmayan yolun erkânın pâk etmeyüp kâr [u] kesb etse kârı harâmdır. Merd-i meydân olan pîr-perver gerekdir. Hudâyî-perver olan enâyîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 148b ·
metinde göster ·
… ar. Dükkânları Uzunçârsû içindedir. Pîrleri yine Ömer ibn Nasîrü'l-Vettârî'dir.
Bu ehl-i
hıref cümle âlât-ı silâhlarıyla ubûr ederler.
Esnâf-ı kirişciyân-ı tâcirân: Dükkân 55, neferât yüz, bunlar kiriş yapmayup ancak kiriş satarlar. Dükkânları Uzunçârsû içindedir. Pîrleri yine Ömer ibn Nasîrü'l-Vettârî'dir. Bu ehl-i hıref cümle âlât-ı silâhlarıyla ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 170a ·
metinde göster ·
… Azî ibn en-Nebbâş'dır. Lâkin bu tâ’ife yaş meyve satarlar, gayrı şey satmazlar.
Bu ehl-i
san‘at cümle pür-silâh olup arabalar üzre dükkânların elma ve turunc ve nâr ve …
Dükkân 1007, neferât 3000, bunların pîri dahi bakâlların pîri Azî ibn en-Nebbâş'dır. Lâkin bu tâ’ife yaş meyve satarlar, gayrı şey satmazlar. Bu ehl-i san‘at cümle pür-silâh olup arabalar üzre dükkânların elma ve turunc ve nâr ve şeftâlû ve gûnâ-gûn âlûlar ile kârhânelerin zeyn ederler kim ta‘bîr olunmaz. Ve turunc ve elma ve kayısı ve zerdâlû ve nâr ağaçları yapup her birin kızaklar üzre ellişer âdem çekerek azîm meyve dırahtların köküyle yerden çıkarup böyle tezyîn ederler. Ve yine kızaklar üzre azîm münakkaş köşklerde havz u şâzrevânlar revân olup kasrların cânib-i erba‘asın limon ve turunc ve kübbât ve kestâne ve nârları iplere dizüp köşkleri müzeyyen edüp içlerinde bâzârcılar oğlanlarıyla bâzâr edüp halk üzre limon ve turunc ve kestâne nisâr ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
hıref seyishâneler üzre dükkânların gûnâ-gûn kerevke ve Kabarti ve Dağıstânî ve …
Bu ehl-i hıref seyishâneler üzre dükkânların gûnâ-gûn kerevke ve Kabarti ve Dağıstânî ve Kumukî zırhlar ile 181b dükkânçelerin zeyn edüp kendiler dahi zırh [u] zireh-külâh ve cebe ve cevşen togulka ve kolçağ ve serpenâh ve kaz göğsü ve butluğ ve kübe ve görümlü nâm gazâ geyimlerine müstağrak olup Sâm u Nerîmân ve Zâl [u] Güstehem-vâr şecî‘âne ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 181a–181b ·
metinde göster ·
sanâyi‘ dahi tahtırevânlar üzr[e] dükkânçelerin gûnâ-gûn bıçak ve hançerler ile …
Bu ehl-i sanâyi‘ dahi tahtırevânlar üzr[e] dükkânçelerin gûnâ-gûn bıçak ve hançerler ile tezyîn edüp bıçak ve hançer yaparak ve piyâdeleri pür-silâh olarak alay-ı mükemmel ile güzer ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 181b ·
metinde göster ·
hırefin dükkânları cümle Uzunçârsû'da vâkı‘ olmuşdur. Seyishâneler üzre kârhâne …
Bu ehl-i hırefin dükkânları cümle Uzunçârsû'da vâkı‘ olmuşdur. Seyishâneler üzre kârhânelerin dörpü eğesi ve na‘lband eğesi ve Miyâne eğesi ve bıçak eğesi ve arkalı eğeler kim kuyumculara lâzımdır, gûnâ-gûn eğeler ile dükkânların tezyîn edüp eğe yaparak,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 184a ·
metinde göster ·
… n önünde sâkindir. Ammâ darbhâne ehl-i kıblesi mukaddemâ başka tahrîr olmuşdur.
Bu ehl-i
kıbleler bir cevâhire bahâ takdîr edüp bir altun ve gümüş âvânî eşyâlara bahâ t …
Esnâf-ı ehl-i kıble-i kuyumcıyân: Bir âdemdir, bedâsten önünde sâkindir. Ammâ darbhâne ehl-i kıblesi mukaddemâ başka tahrîr olmuşdur. Bu ehl-i kıbleler bir cevâhire bahâ takdîr edüp bir altun ve gümüş âvânî eşyâlara bahâ takdîr edüp taraf-ı şâhîden birer şâhî vazîfe-i mu‘ayyeneleri vardır. Bunlar dahi tevâbi‘leriyle ubûr ederken ba‘zı zî-kıymet eşyâlara bahâ takdîr ederek dükkânlarıyla ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 187a ·
metinde göster ·
Bunun dahi zîr-i zemînleri kavîdir ve serâpâ kurşumlu kubbelerdir. İçinde cümle altı yüz dollâbdır. Ve cümle bin aded neferâtlardır. Ammâ bunda Bedâsten-i atîk gibi zî-kıymet cevâhir makûlesi eşyâlar satılmaz, Cümle harîre ve elbise-i fâhireye müte‘allik metâ‘lar bey‘ olunur. Bu ehl-i bedâstenin pîrleri (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 201b ·
metinde göster ·
… tse ehl-i Bağdâd'a, "Ey Nu‘mân-ı A‘zamî-i Sünnî!" ve Âl-i Osmân mutasarrıf olsa
bu ehl-i
Bağdâd'a, "Ey Şâhseven Şî‘î vü Râfızî vü Hâricî!" derler. Bu hâl üzre ehl-i Bağ …
Bu kavm-i Bağdâd bir girdâbda kalmış kişi gibidir. Bu şehr-i Bağdâd'a Acem şâhı istîlâ etse ehl-i Bağdâd'a, "Ey Nu‘mân-ı A‘zamî-i Sünnî!" ve Âl-i Osmân mutasarrıf olsa bu ehl-i Bağdâd'a, "Ey Şâhseven Şî‘î vü Râfızî vü Hâricî!" derler. Bu hâl üzre ehl-i Bağdâd arada kalmışdır. Ammâ cümlesi yârândan âlüfte vü âşüfte ve yârân-ı ehl-i dilân sebük-rûh ve halîm ü selîm ve halûk u merd-i meydândır kim ni‘metleri bây u gedâya ve fukarâ vü zu‘afâya mebzûldur. Ve cümle muhibb-i garîbü'd-diyârlardır. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 345b ·
metinde göster ·
Mekke ve Medîne'nin surre ve cerâyeleri Mısır'dan gelmek ile Mısır kimde ise eh …
Bu ehl-i Mekke ve Medîne'nin surre ve cerâyeleri Mısır'dan gelmek ile Mısır kimde ise ehl-i Mekke ana tâbi‘lerdir. Zîrâ eyâleti çöl [ü] çölistân olmak ile Tâ’if ve Hicâz ve Abbâs'dan gelen gılâl kifâyet etmez. Ve eyâleti arâzî-i vâsi‘a yâbisedir
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y332b ·
metinde göster ·
Mekke şiddet-i hârda cimâ‘dan dahi altı ay perhîz ederler. Vâdî-i Abbâs nâm yay …
Ve bu ehl-i Mekke şiddet-i hârda cimâ‘dan dahi altı ay perhîz ederler. Vâdî-i Abbâs nâm yaylağa bir günde varup (---)(---)(---)(---) âteş yakmazlar. Meğer tüccâr ve şürefâ ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y358b ·
metinde göster ·
… azret-i şîs'dir. Dükkânları bin sekiz yüzdür kâmil, neferâtları üç bin âdemdir.
Bu ehl-i
sanâyi‘in kesreti Mısır'a mahsûsdur. Hânelerdekilerin hisâbın Hudâ bilür. Ve,
Esnâf-ı cüllâh: Pîrleri Hazret-i şîs'dir. Dükkânları bin sekiz yüzdür kâmil, neferâtları üç bin âdemdir. Bu ehl-i sanâyi‘in kesreti Mısır'a mahsûsdur. Hânelerdekilerin hisâbın Hudâ bilür. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y173a ·
metinde göster ·