… şu Ahmed Ağa sarâyı ve Süleymân Beğ sarâyı ve Süleymân Çavuş hânesi. Ve'l-hâsıl
bu Fîl
bürkesi sâhilinde yetmiş aded sarây-ı selâtîn-i selef ve iki yüz hâne-i mu‘azza …
Ve Haznedâr Musâhib Şâhin Ahmed Ağa sarâyı ve kızlar ağalığından mu‘tak Abbâs Ağa hânesi ve Müteferrikabaşı Şa‘bân Ağa hânesi ve sâdât hazretlerinin bihteri hânesi ve Yeniçeriyân kâtibi Bekir Efendi sarâyı. Ve Kansu Beğ sarâyı, Sultân (---) sarâyı imiş, vasfında lisân kâsırdır. Ve Musâhib Sâlih Ağa hânesi ve Baltacı Mehemmed Halîfe sarâyı ve dâmâdı sarâyı ve Süleymân Ağa sarâyı ve Yeniçeri Efendisi Mustafâ Efendi sarâyı ve Musâhib Halîl Ağa sarâyı ve Kaytâs Beğ sarâyı ve kızlar ağalığından ma‘zûl Nezîr Ağa sarâyı ve Boşnak Mehemmed Ağa sarâyı ve Emîrü'l-hac sarâyı ve sâdât hazretlerinin mihteri Ebü'l-mevâhib sarâyı ve Tüfengciler ağası Mustafâ Ağa sarâyı [ve] Yeniçeri Başçavuşu Ahmed Ağa sarâyı ve Süleymân Beğ sarâyı ve Süleymân Çavuş hânesi. Ve'l-hâsıl bu Fîl bürkesi sâhilinde yetmiş aded sarây-ı selâtîn-i selef ve iki yüz hâne-i mu‘azzam vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y132b ·
metinde göster ·
eyle yürürdü kim elimizde çay ve bâdyân aslâ dökülmezdi. Ve eyle yürürdü kim ni …
Niçe Berberistân melikin ve Fûncistân dâbirin ve'l-hâsıl fîl üzre on üç âdemi da‘vet edüp müstevfâ zânû-be-zânû oturup fîl zahrında tahte'l-kahve tenâvül ederek menzil kat‘ ederdik. Ammâ bu fîl eyle yürürdü kim elimizde çay ve bâdyân aslâ dökülmezdi. Ve eyle yürürdü kim niçe bin fîller ve atlar anın pâyine hem-pâ olmazlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y399b ·
metinde göster ·
… er sarılmış topları vardır, hayli gülbâng verir. Bir sefer-i seriyyeye gitseler
bu fîl
üstühânı topların develere yükledüp götürürler. Ve yevm-i ıydde ve yevm-i leyle …
Ve kal‘a kapuları üzre fîl-i kebîr inciklerinden demir bendler sarılmış topları vardır, hayli gülbâng verir. Bir sefer-i seriyyeye gitseler bu fîl üstühânı topların develere yükledüp götürürler. Ve yevm-i ıydde ve yevm-i leyle-i Ramazân hilâlinde hakîre rağmen cümle topları endaht edüp kös velvelesi ve neft ü katrân çerâğânı cihânı zeyn etdi, ve tâ sabâha dek bir hây hûy velvele etdiler kim gûyâ sûr-ı hümâyûndur. Ve Habeş Zengîleri ve Mendebiyye Zengîleri bu şehri nehb [ü] gârete geldiklerinde haber topları atdıklarında tarfetü'l-ayn içre etrâfdan yetmiş seksen bin zâğî kavm uçup kal‘ada meks edüp imdâd ederler. Berberî bu Mendebiyye kavminden gâyet havf üzredirler. Anlar müslim değillerdir, haşr ü neşri inkâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y415a ·
metinde göster ·
yavrusunun gözlerin oyup bir hayli yerinden yemiş. Ol dahi cân havli ile ol fez …
Fîl-pîçenin yanına vardık. Zâlim ukkâb bu fîl yavrusunun gözlerin oyup bir hayli yerinden yemiş. Ol dahi cân havli ile ol fezâda serserî gezüp kaldı. Ve biz yine azm-ı râh etdik. Bir mesâfe alarka olunca hemân ukkâb semâdan süzülüp fîlin yavrusun minkârına alup bî-pâk havâya çıkarup yere bırakdı ve fîl yavrusu pâre pâre olup üzerine meks edüp tenâvül etmeğe başladı. Anı ubûr edüp vakt-i gurûbda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y433a ·
metinde göster ·