… an cüzâm olanlar cem‘ edüp cerâmına sürse ve dütsi etse bi-emrillâh şifâ bulur.
Bu halîc
üzre yağ zuhûr olduğu mahalde bir âdem bu sudan nûş etse serhabtân marazına ya‘ …
Karye-i Ayn-i Sûl; nâm mahalle varılup Şıkıf nâhiyesinde Ayn-i Sûl nâmında bir kayadan ayn-ı hayât su çıkup aşağıda bir buhayrecik olur. Ol buhayre içre aslâ sayf u şitâda semekden bir nâm [u] nişân yokdur. Tâ ki mâh-ı şubât geldikde hadd ü hasrın cenâb-ı Bârî bilir bir gûne balık zâhir olur kim gûyâ sîm-i hâlisdir. Cüssede Rûm'un hapsi balığı gibi bir semekedir. Mâh-ı şubatın nısfı olunca bu balıklar biri biri üzre binüp cimâ‘ etmeğe başlarlar ve ol balıklardan bu su yüzüne bir gûne neft gibi yağ şinâverlik etmeğe başlar. Ol yağdan cüzâm olanlar cem‘ edüp cerâmına sürse ve dütsi etse bi-emrillâh şifâ bulur. Bu halîc üzre yağ zuhûr olduğu mahalde bir âdem bu sudan nûş etse serhabtân marazına ya‘nî salbaş ve ahmaklık marazına mütbelâ olup başın dutamaz olur. Ammâ cimâ‘ etmeden dahi bîzâr olur. Ve mezkûr semekeyi âteşe yaksalar ol ev içinde olan hayvânât ve akreb ve çıyan ve yılan cümle mürd olur. Ve bu balığın etin tenâvül eden âdem dahi salbaş olup başın dutamaz olur. Bu temâşâyı edüp yine cânib-i kıbleye sengistân ve zeytûnlu çengelistân [u] hıyâbân yerleri aşup (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 38a ·
metinde göster ·
küşâde olması sebebi ile sefer olursa yigirmi yıla dak sefer munkatı‘ olmayup c …
"Eğer Yemen'e bu halîc küşâde olması sebebi ile sefer olursa yigirmi yıla dak sefer munkatı‘ olmayup cümlemiz ehl [ü] iyâlimizden cüdâ düşüp mâl [u] cândan ayrılırız" deyüp paşaya bu gûne sûret-i hakdan nasîhat-âmîz cevâblar edüp paşayı ferâğat etdirdiler. Yohsa eğer Nîl'in bir tur‘ası Süveys'e aksa cümle huccâc deryâdan gidüp deve katır yağır etmeden P 157b halâs olup Mekke ve Medîne ganîmet olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y385b ·
metinde göster ·
… ûz hânende ve sâzendegân ile sohbet perçîn edüp Hüseyin Baykara meclisleri olup
bu halîc
kâmil üç ay cereyân edüp Mısır halkı sudan müstağnî olurlar.
Evvelâ her sene âdetullâh bunun üstüne cârîdir kim mâh-ı Temmûz'da cemî‘i dünyâda sular tenezzülde olur, ammâ bu Mısır'da Nîl-i mübârek mâh-ı Temmûz'un (---)Q 206b gününde Kıbtî senesi başında Tût ta‘bîr etdikleri günde Nîl cûş [u] hurûşa gelüp deryâ-misâl temevvüc ederek gelüp Tût'dan yetmiş gün sonra Ümmü'l-kıyâs'da yigirmi (---) arşın mîle Nîl berâber oldukda cemî‘i Mısır'ın a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâ ve sulehâsı ve vüzerâsı ve mîrimîrânları Sultân Gavrî sâkıyesi dibinde Ebü'l-mencâ nâm bir göz cisir başında kırk elli bin âdem cem‘ olup du‘â ve senâ ile Kıbtî meliklerinden Melik Mukavkıs'ın binâ etdüği halîcin sedd olan toprağın kaldırup azametullâh Nîl-i mübârek deryâ gibi cûş [u] hurûşa gelüp katı yaydan ok çıkar gibi çıkup şehir subaşısının kayığın şehir içine götürüp şehir içinden cereyân edüp üç sâ‘atlik yer tâ Gavriyye köşküne varınca P 204b Mısır şehri içre bu cereyân eden halîcin iki tarafı kat-ender-kat kâ‘alar ve müte‘addid hücreler ve havz u şâzrevânlı sarây-ı âlîlerdir, ve bu halîcin sâhilinde bâğ-ı İremli maksûrelerde herkes yârân-ı bâ-safâları ile ayş u işret edüp şeb [ü] rûz hânende ve sâzendegân ile sohbet perçîn edüp Hüseyin Baykara meclisleri olup bu halîc kâmil üç ay cereyân edüp Mısır halkı sudan müstağnî olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y129b ·
metinde göster ·
üzre ahâlî-i Mısır kâmil beş ay zevk u safâ edüp geceler Kadir, rûz-ı rûşenleri …
Bu halîc üzre ahâlî-i Mısır kâmil beş ay zevk u safâ edüp geceler Kadir, rûz-ı rûşenleri rûz-ı ıyd-i adhâ olur. Ve herkes ahbâbıyla mukarnazlı ve münakkaş şâhnişînlerde hoş-nişînlik edüp şebekeleri ile mâhî sayd ederler. Ve Mısır'ın cümle dilberânları bu halîce gelüp cân-ı cânânlar ol mahbûb cüvânânlar bilâ-hicâb fûtasız uryânen halîce girüp sâf billûr nûr ten-i münevveri ile bahr-i ma‘ârif-vâr gümüş balığı gibi şinâverlik edüp mâlik-i Nîl-vâr gavvâslık ederlerken ba‘zı âşıkân bu mâhî mâh-pâreleri dil riştesiyle sayd edüp der-kenâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y129b ·
metinde göster ·
günleri Mısır'da eyle günlerdir kim destûr-ı şâhîdir, herkes gûy gûy sohbetde- …
Ve bu halîc günleri Mısır'da eyle günlerdir kim destûr-ı şâhîdir, herkes gûy gûy sohbetde- Y 130a -dirler ve cemî‘i dilberân-ı Mısır bu halîce girüp âşıkları ile bilâ-vâsıta bî-pâk u bî-pervâ kuc kucağ dirâgûş olunurlar. Ve bu halîc içre niçe bin kayık gelüp gitmede ve niçe kayasa gemileri münakkaş edüp gûnâ-gûn bayraklar ile tezyîn edüp kayığın kıçında herkes Arab cüvânları ile meclis kurup mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y129b–Y130a ·
metinde göster ·
… irüp âşıkları ile bilâ-vâsıta bî-pâk u bî-pervâ kuc kucağ dirâgûş olunurlar. Ve
bu halîc
içre niçe bin kayık gelüp gitmede ve niçe kayasa gemileri münakkaş edüp gûnâ-gû …
Ve bu halîc günleri Mısır'da eyle günlerdir kim destûr-ı şâhîdir, herkes gûy gûy sohbetde- Y 130a -dirler ve cemî‘i dilberân-ı Mısır bu halîce girüp âşıkları ile bilâ-vâsıta bî-pâk u bî-pervâ kuc kucağ dirâgûş olunurlar. Ve bu halîc içre niçe bin kayık gelüp gitmede ve niçe kayasa gemileri münakkaş edüp gûnâ-gûn bayraklar ile tezyîn edüp kayığın kıçında herkes Arab cüvânları ile meclis kurup mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y129b–Y130a ·
metinde göster ·
… ar gezer. Cümle kırk tur‘adır kim şehr-i Mısır'ı kırk beş yerden şakk etmiştir.
Bu halîc
tur‘alar mevsîminde Mısır cennet olup suya ganî olurlar.
Ammâ bu halîc-i kebîrleri sonra gelen mülûkler tur‘a tur‘a kesüp Mısır şehrinin cânib-i selâsında olan gaytânlara taksîm edüp beş ay anlarda dahi gemiler ve kayasalar gezer. Cümle kırk tur‘adır kim şehr-i Mısır'ı kırk beş yerden şakk etmiştir. Bu halîc tur‘alar mevsîminde Mısır cennet olup suya ganî olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130b ·
metinde göster ·
… ğçeler ve besâtînler mâbeynlerinde Nîl cereyân edüp üstünde cisirler vardır. Ve
bu halîc
ve tur‘alar cereyân ederek Mısır'ın enderûn [u] bîrûnunda olan halîclere leb-be …
Ve bu mahalde Mısır şehri içre cereyân eden halîc üzre olan cisrler tamâm oldu. Hulâsa-i kelâm şehr-i Mısır'ın enderûn [u] bîrûn ve cânib-i erba‘asında tur‘a ve halîcler üzre cümle üç yüz kırk altı cisir vardır. Zîrâ Mısır'ın cânib-i erba‘asında bâğçeler ve besâtînler mâbeynlerinde Nîl cereyân edüp üstünde cisirler vardır. Ve bu halîc ve tur‘alar cereyân ederek Mısır'ın enderûn [u] bîrûnunda olan halîclere leb-ber-leb olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y131b ·
metinde göster ·
Ve zamân-ı Hısaylem Melik Kıbtî'de bu halîc fi's-sayf ve'ş-şitâda cereyân edüp cümle ehl-i Mısır andan def‘-i atşân ederlermiş. Ve zemîni serâpâ ruhâm döşeli imiş. Hâlâ mürûr-ı eyyâm ile tıyn [u] türâb ile memlû olup altı ay kurur, altı ay Nîl kesiminden sonra cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y150b ·
metinde göster ·
… lîc vardır, tâ Nehâriyye önünden cereyân eden halîc kenârındadır. Sayf [u] şitâ
bu halîc
dâ’imdir, gemiler işler, ammâ bu mahalde nihâyet bulur. Tuğyân-ı Nîl'de bu halî …
Ve bu Mahalle bir düz vâsi‘ sahrâda vâki‘ olmuş bâğlı ve hûrmâ bâğçeli bir müzeyyen şehirdir. Büyük Nîl'den iki sâ‘at ba‘[î]ddir. Lâkin bâğçeleri kenârında Nîl'den müteferrik bir halîc vardır, tâ Nehâriyye önünden cereyân eden halîc kenârındadır. Sayf [u] şitâ bu halîc dâ’imdir, gemiler işler, ammâ bu mahalde nihâyet bulur. Tuğyân-ı Nîl'de bu halîc tâ Dimyât'a giden Nîl'e munsab olur, azîm halîcdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y295b ·
metinde göster ·
… u halîc dâ’imdir, gemiler işler, ammâ bu mahalde nihâyet bulur. Tuğyân-ı Nîl'de
bu halîc
tâ Dimyât'a giden Nîl'e munsab olur, azîm halîcdir.
Ve bu Mahalle bir düz vâsi‘ sahrâda vâki‘ olmuş bâğlı ve hûrmâ bâğçeli bir müzeyyen şehirdir. Büyük Nîl'den iki sâ‘at ba‘[î]ddir. Lâkin bâğçeleri kenârında Nîl'den müteferrik bir halîc vardır, tâ Nehâriyye önünden cereyân eden halîc kenârındadır. Sayf [u] şitâ bu halîc dâ’imdir, gemiler işler, ammâ bu mahalde nihâyet bulur. Tuğyân-ı Nîl'de bu halîc tâ Dimyât'a giden Nîl'e munsab olur, azîm halîcdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y295b ·
metinde göster ·
… âl mertebesi hayrâtdır. Hâlâ halîc-i İskenderiyye derler meşhûr-ı âfâkdır. Eğer
bu halîc
her sene hafr olunmasa iki cânibde olan acı buhayreler mevci cisirleri kat‘ edü …
Zamân-ı kadîmde bu tur‘ayı Filbatır Melik inşâ etdükde ferşin iki konak yer serâpâ mermer-i hâm ile döşemiş. Hâlâ ba‘zı zamân ba‘zı yerleri zâhir olur. Hakkâ ki Himmetü'r-ricâl takla‘u'l-cibâl mertebesi hayrâtdır. Hâlâ halîc-i İskenderiyye derler meşhûr-ı âfâkdır. Eğer bu halîc her sene hafr olunmasa iki cânibde olan acı buhayreler mevci cisirleri kat‘ edüp Buhayre vilâyetinde niçe yüz pâre kurâları dahi gark ederdi. Tathîr olunması dahi kâşife bir kârdır, muhâsebesi âsân olur. Ve İskenderiyye bu tur‘a ile ray olduğu inşâallâh mahallinde tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y312a ·
metinde göster ·