hâricinde bir harem-i azîm içre gûnâ-gûn eşcârlar ile müzeyyen bir harem-i kebî …
Ve bu harem hâricinde bir harem-i azîm içre gûnâ-gûn eşcârlar ile müzeyyen bir harem-i kebîrdir. Üç kapusu var, kıblesinde Türbekapusu, garbında Çârsûkapusu, şimâlinde Kırknerdübânkapusu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43a ·
metinde göster ·
tûlen ve arzen (---) ayakdır ve üç aded bâb-ı kebîri vardır. Sol kapusu üzre tâ …
Ve bu harem tûlen ve arzen (---) ayakdır ve üç aded bâb-ı kebîri vardır. Sol kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve sağ yan kapu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve harem kıble kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Ammâ bu haremin kıble kapusu Hudâ-yı Müte‘âl hakkıyçün bir diyârda misli yok altun-misâl bir pirinc kapudur. Kaddi on iki zirâ‘dır. Üstâd-ı zerger kâr-ı iksîrin ayân u beyân içün bir bâb-ı sa‘âdet etmiş kim gûyâ Bâb-ı Mu‘allâdır kim im‘ân-ı nazar ile dikkat edenler vâlih [ü] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60b ·
metinde göster ·
Evvelâ şehrin derûnunda cemâ‘at-ı kesîreden ârâm bulunmaz bir mesîregâh, ma‘bedgâh [ve] teferrücgâhdır. Ve taşra haremli fıskiye ve havz-ı şadırvânlı niçe yüz çınar ve serv-i ar‘ar ve kestâne ve şecere-i tayyibeler ile sâyedâr olmuş bir harem-i muhteremdir kim cemî‘i âyende vü revendegân ve cemâ‘at-ı müslimân anda tâ‘at-ı Sübhân edüp hamd-i Yezdân ederler. Sayf [u] şitâda bu harem içre aslâ şems-i âteş-tâbın tâb-ı tüvânı te’sîr etmez. Bu harem-i azîmin cânib-i erba‘ası yan soffalar ve hücreler ve soffalar üzre amûd-ı mûmiyânlar ve dahi fevkında kâse-i nilgûn-vâr kıbâb-ı ser-nigûnların her biri kubbe-i eflâkden nişân verir. Ve derûn-ı câmi‘ eyle müzeyyen ü musanna‘dır kim diyâr-ı Âl-i Osmân'da buna mânend bir vüzerâ câmi‘i yokdur. Meğer İslâmbol'da Ebâ Eyyûb-ı Ensârî'de Zâl Paşa câmi‘i ve Silivrikapusunun iç yüzünde Süleymân Hân'ın Tavâşî İbrâhîm Paşa câmi‘i ola. Ammâ bu Burgaz câmi‘i anlardan musanna‘ ve şîrîn-kâr câmi‘-i pür-envârdır. Kubbe-i âlîsi eflâke ser çekmiş kubbe-i nüh-tâkdır. Kıble tarafında bir nîm kubbe-i eflâkdir. Kubbe-i kebîrinin etrâfında kanâdiller çerâğân edecek tabakalar ile ârâste ve mü’ezzinân mahâfili ve maksûreler ile pîrâste olmuşdur. Ve minber [ü] mihrâbının ve cânib-i erba‘asında olan revzenlerinin midhatinde meddâhân-ı Rûm âciz-mânde olmuşlardır. Ve bunda olan ibret-nümâ-yı nakş-ı bukalemun-ı ibret-nümûn câm, billûr, necef ve moran-ı gûnân derûn-ı câmi‘e ziyâ verdikde Arapça âyeti nûrun alâ nûr tilâvet olunur. Zîrâ bu câmi‘in etrâf-ı cevânibinde ibret-nümâ kelâm-ı şerîfler var kim her biri Yâkût-ı Musta‘sımî ve Abbâs-ı Mürsî ve Şeyh Bâyezîdî ve Abdullah Kırımî ve Ahmed Karahisârî ve Hasan Çelebi ve Dede Mehemmed Çelebi Kelâm-ı izzetleri var kim İslâmbol'da Sultân Ahmed câmi‘i'nde yokdur. Meğer Medîne-i Ravza-i Mutahhara'da ola. Ve hoş-âvâz hamele-i Kur’ân, e’imme-i hutebâsı ve mü’ezzinânları var kim gûyâ her biri birer yegâne-i asrdır. Bu câmi‘in bir tabaka-i mevzûn minâresi var kim sihr-i helâldir. {Süleymân Hân câmi‘in binâ eden Koca Mi‘mâr Sinân ibn Abdülmennân binâ edüp ol} Üstâd-ı bennâ yed-i tûlâsın ayân u beyân etmişdir. Kıble kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 107b ·
metinde göster ·
kıbâbları Üçşerîfeli kubbeleri gibi derûnu münakkaş değildir. Hemân cümlesi sâd …
Ammâ bu harem kıbâbları Üçşerîfeli kubbeleri gibi derûnu münakkaş değildir. Hemân cümlesi sâde güzeli kıbâb-ı ebyazlardır. Ammâ bu harem tûlen ve arzen ikişer yüz kademe vâsi‘ haremdir. Ve tâ ortasında bir âbdest havzı vardır kim şadırvânı havz kubbesine pertâb eder. Ve dört aded sebz-gûn zümürrüd-misâl servler var kim bizzât Bâyezîd-i Velî dest-i şerîfleriyle dikildiklerinden nazar-ı şerîfleri ta‘alluk edüp her biri eflâke kad çekmiş müşk-bû serâmed serserî servler, garâbet bu kim birbirinden kadd u kâmetde ve kıyâfetde ve letâfetde aslâ farkları yokdur. 154a Ve birinin bir nihâl-i nâ-resîdesi ve şu‘beleri bir ser-i mû ser-i pâya {varınca} hâric ü âric değildir. Tâ bu mertebe kibâr-ı kümmelîn Mansûrî-dıraht servlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 153b–154a ·
metinde göster ·
… i derûnu münakkaş değildir. Hemân cümlesi sâde güzeli kıbâb-ı ebyazlardır. Ammâ
bu harem
tûlen ve arzen ikişer yüz kademe vâsi‘ haremdir. Ve tâ ortasında bir âbdest hav …
Ammâ bu harem kıbâbları Üçşerîfeli kubbeleri gibi derûnu münakkaş değildir. Hemân cümlesi sâde güzeli kıbâb-ı ebyazlardır. Ammâ bu harem tûlen ve arzen ikişer yüz kademe vâsi‘ haremdir. Ve tâ ortasında bir âbdest havzı vardır kim şadırvânı havz kubbesine pertâb eder. Ve dört aded sebz-gûn zümürrüd-misâl servler var kim bizzât Bâyezîd-i Velî dest-i şerîfleriyle dikildiklerinden nazar-ı şerîfleri ta‘alluk edüp her biri eflâke kad çekmiş müşk-bû serâmed serserî servler, garâbet bu kim birbirinden kadd u kâmetde ve kıyâfetde ve letâfetde aslâ farkları yokdur. 154a Ve birinin bir nihâl-i nâ-resîdesi ve şu‘beleri bir ser-i mû ser-i pâya {varınca} hâric ü âric değildir. Tâ bu mertebe kibâr-ı kümmelîn Mansûrî-dıraht servlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 153b–154a ·
metinde göster ·
cümle beyâz mermer-i hâm ile eyle hemvâr ruhâm-ı gûnâ-gûn ile mefrûş ibret-nümû …
Bu harem cümle beyâz mermer-i hâm ile eyle hemvâr ruhâm-ı gûnâ-gûn ile mefrûş ibret-nümûn bir beyâz sahrâdır. Tûlen ve arzen yüz seksener ayakdır. Cânib-i erba‘asında yigirmi altı aded sütûn-ı gûnâ-gûnlar var kim ekseri Mora diyârına kârib Atina'da Temâşâlık nâm yerden gelmişdir. Ve niçesi cezîre-i Kıbrıs'dan ve ba‘zısı Hudâvendigâr sancağında Hazret-i Süleymân'ın Belkîs vâlidemize binâ etdüğü İdincik şehrinden gelüp bu câmi‘e vaz‘ olunmuşdur. Her birine birer Mısır hazînesi sarf olunup niçe kerre yüz bin derd-i mihen ile gelmiş amûd-ı gûnâ-gûnlar ale't-tertîb bu haremin yan soffaları üzre dizilmiştir. Bu imâdların dahi fevkinde yigirmi dörd aded müdevver kubbe-i sağîrelerdir. Ammâ münakkaş değildir. Cümlesi sâde güzeli tas-ı polâd-ı Nahşivânî gibi kıbâb-ı Havernâk'lardır. Ammâ her kubbe altındaki kemerlerde olan gûnâ-gûn ahcârât-ı zî-kıymetin birbirin imtizâcı temâşâ etdiğimiz binâların birinde yokdur. Ve bu haremin cânib-i selâsında üç aded bâb-ı musanna‘ı vardır. Her birinden beşer altışar kademe taş nerdübân ile çıkılır. Ve yine cânib-i selâsında yigirmi altı aded pencereleri var, taşrada büyük hareme nâzırdır. Ammâ harem ortasında (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 155a ·
metinde göster ·
içre ecnâs-ı eşcârât-ı müsmirâtlar ile eyle tezyîn olmuşdur kim Sübhanü'l-Hâllâ …
Bu harem içre ecnâs-ı eşcârât-ı müsmirâtlar ile eyle tezyîn olmuşdur kim Sübhanü'l-Hâllâkü'l-bâkî, hattâ bir dıraht-ı engür var niçe bin seyyâhân-ı berr ü bihârân bu deyre gelüp mihmân oldukda felâhatnâme-i bâğbân kavilleri üzre bu üzüm ağacına niçe bin aşlamalar eyleyüp niçe bin elvân salkım engür-i âbdârlar hâsıl olur. Ammâ hikmet-i sun‘-i garîbe vü acîbe oldur kim bir salkım tutsa(?) da yigirmi iki envâ‘ rengâreng dânedâr yeşil ve kırmızı ve sarı ve beyâz ve siyâh dâneler olduğundan mâ‘adâ yine bir salkımda barmak üzümü ve tilki kuyruğu ve hore ve misket ve ham ve keşmekeş ve düzenli(?) ve zeynî ve razakı ve beğlerce ve hüsâmî ve kudsî dâneleri bir salkımda olur hikmet-i Sannâ‘-ı lem-yezeldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 14b ·
metinde göster ·
bâğı etrâfında üç yüz aded zerkârî hücreler var kim her birinde akl-ı Arasto bı …
Bu harem bâğı etrâfında üç yüz aded zerkârî hücreler var kim her birinde akl-ı Arasto bıtrîk ve irşekler ve papaslar var. Niçe yüzü haftada bir filcan süd ve bir hurma ve bir bâdem ile iftâr edüp riyâzât [u] mücâhede ile kadîd-i mahz olup Van diyârında Ahlad şehri kadîdine dönmüşler kim her biri birer gûne ilm-i felsefiyâta mukayyed olup ders-i Arasto olmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 14b ·
metinde göster ·
etrâfında dâ’iren-mâdâr Eflâtûn-ı İlâhî'nin medrese-i ibret-nümâsı var kim vasf …
Ve bu harem etrâfında dâ’iren-mâdâr Eflâtûn-ı İlâhî'nin medrese-i ibret-nümâsı var kim vasfında lisân kâsırdır, lâkin hâlâ her hücresi kal‘a neferâtı hücreleridir, zîrâ bu kal‘a dizdârı ve yüz elli aded neferâtları kanûn-ı Süleymân Hân üzre başkadır. Ve cümle kırk aded neferâthâneleri dahi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 67b ·
metinde göster ·
… eyle döşenmişdir kim gûyâ vâdî-i harem bir nakş-ı bûkalemûn-ı bâğ-ı İremdir. Ve
bu harem
kapusunın edvârı ve atebe-i ulvîsi ve atebe-i süflîsi zıh-ender-zıh burma kıvır …
Ve bu câmi‘in kıble kapusunın atebe-i süflîsı önündeki ruhâm-ı müzeyyen envâ‘-ı fusûs-ı mukavvim-i mahkûk ve gûnâ-gûn tasnî‘ât-ı ibret-nümûn-ı ma‘kûk eyle ma‘kûd kılınmış ruhâm üzre secde kılınmış bir cây-ı mesciddir kim lâ-nazîrdir. Gerçi zîr-i pây-ı vezîrdir, ammâ gâyetü'l-gâye secdegâh-ı bî-nazîr yerdir, zîrâ ol mertebe hurde ahcârât-ı zî-kıymetler ile zemîn-i harem eyle döşenmişdir kim gûyâ vâdî-i harem bir nakş-ı bûkalemûn-ı bâğ-ı İremdir. Ve bu harem kapusunın edvârı ve atebe-i ulvîsi ve atebe-i süflîsi zıh-ender-zıh burma kıvırma bozma musanna‘ ve mücellâ somâkî direciklerdir kim her biri birer harâc-ı Rûm değer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94b ·
metinde göster ·
kapusu üzre kefere zamânı nâkûs çanlığı imiş, berbâd olup yerine mezkûr minâre- …
Ve bu harem kapusu üzre kefere zamânı nâkûs çanlığı imiş, berbâd olup yerine mezkûr minâre-i mevzûnu inşâ etmişler. Ve bu kapunun atebe-i süflîsinin taşra iki cânibinde somâkî kırmızı mermerden bu kapunun sağında ve solunda birer arslan-ı mehîb tasvîrleri var, kal‘a sâhibi irşek nâm küffâr-ı benâm kehene olmak ile bu deyr-i acîbenin eşiğine mâl defn edüp bu esedleri ol defîne mâla müvekkil olmak içün tılsım etmiş. Niçe yüz sene bu esedlerin hükmü nâfiz olup ba‘dehu küffâr bu kal‘aya tekrâr istîlâ etdikde kavm-i mağâribelere bu esedlerin tılsımın bozdurup cemî‘i medfûn olan hazâ’ini çıkarup hâlâ amelleri bâtıl olmuş iki aded sübû‘-i mehîbelerdir kim âyende vü revendegâna nigerân etmede iki dâne hull-i mehîb acîb gazanferlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94b ·
metinde göster ·
… . Ve hareminin cânib-i erba‘asında medrese ve dârü'l-hadîs hücreleri vardır. Ve
bu harem
serâpâ turunc ve limon ile müzeyyerı olunmuşdur. Andan,
Ve hareminde âbdest havuzu içre fevvâreleri var kim nûş eden fevrî hayât bulur. Ve eyle şâzrevândır kim zirve-i a‘lâya pertâb edüp bârân-ı rahmet gibi zemîne rahmet nisâr olur. Ve hareminin cânib-i erba‘asında medrese ve dârü'l-hadîs hücreleri vardır. Ve bu harem serâpâ turunc ve limon ile müzeyyerı olunmuşdur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y80b ·
metinde göster ·
… sında ve çâr amelî sütûn üzre bir kubbe-i âlî altında bir Şâfi‘î havuzu var. Ve
bu harem
içre gûnâ-gûn limon ve turunc dırahtları ile müzeyyendir. Şükûfesi, mevsiminde …
Ve bu haremin ortasında ve çâr amelî sütûn üzre bir kubbe-i âlî altında bir Şâfi‘î havuzu var. Ve bu harem içre gûnâ-gûn limon ve turunc dırahtları ile müzeyyendir. Şükûfesi, mevsiminde ibâdet eden cemâ‘at-i kesîrenin demâğları râyiha-i tayyibeden mu‘attar olur. Ve herbir dırahtın sâyesi gûyâ birer Acem hıyâbânı gibi koyah ve sâyebândır. Y 186a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y185b–Y186a ·
metinde göster ·
… nûran bi-rahmetike yâ erhame'r-râhimîn" deyüp Câmi‘-i Aksâ tarafından geldikde
bu harem
kapusu dibinde bir küçücük minber vardır. Ol mahalde züvvâr olan kimesne pâypûş …
"Allâhümme'c‘al fî kalbî nûran ve fî sem‘î nûran ve fî basarî nûran ve'c‘alnî nûran bi-rahmetike yâ erhame'r-râhimîn" deyüp Câmi‘-i Aksâ tarafından geldikde bu harem kapusu dibinde bir küçücük minber vardır. Ol mahalde züvvâr olan kimesne pâypûşların eline alup yalın ayak bu beyâz mermer döşeli harem üzre kâmil yüz adım gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y212a ·
metinde göster ·
Ve bu haremin cânib-i erba‘asından böyle nerdübânlar ile çıkınca bu harem zemînden yedi zirâ‘-ı mekkî âlîdir. Gûyâ mescid-i Sahratullâh hareminin ortasında bir kasr-ı âlî gibi bir vâdî-i beyâz ortasında Sahratullâh'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y215a ·
metinde göster ·
… r. Beyâz mermer-i hâm döşeli olduğıyçün Ak yayla derler. Her kim mahzûn ü melîl
bu harem
içre reftâr eylese bi-emrillâh pür-şevk ü mesrûr olur. Harem-i def‘-i gamdır.
Bu gârların üstü Sahratullâh haremidir. Beyâz mermer-i hâm döşeli olduğıyçün Ak yayla derler. Her kim mahzûn ü melîl bu harem içre reftâr eylese bi-emrillâh pür-şevk ü mesrûr olur. Harem-i def‘-i gamdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y215a ·
metinde göster ·
… e garb tarafında Mahkeme kapusu sırası ile dahi altı yüz adımdır. Bu hisâb üzre
bu harem
cümle iki bin adım gül [ü] gülistân ve sünbül ü reyhân ve mül bülbül-i destân â …
Sahra-i şerîfin haremini ihâta etmiş bir sahra-yı azîmdir kim bir tarafdan bir tarafa ricâl ve nisvân idüği fark olunmaz bir çemenzâr vâdîdir. Dâ’iren-mâdârı kıble tarafında Mescid-i Aksâ sırası ile dörd yüz adımdır. Ve şimâl tarafında Bâb-ı Hıtta sırası ile dahi dörd yüz adımdır. Ve şark tarafında kal‘a dîvârı sırası ile dahi altı yüz adımdır. Ve garb tarafında Mahkeme kapusu sırası ile dahi altı yüz adımdır. Bu hisâb üzre bu harem cümle iki bin adım gül [ü] gülistân ve sünbül ü reyhân ve mül bülbül-i destân âşiyânlı dırahtistândır kim gûnâ-gûn şecere-i tayyibe olan Cennet-i Me’vâ ağaçlarından Y 216a çınâr ve kavak ve bîd-i sernigûn ve niçe bin zeytûn ve incîr ve serv-i ibret-nümûn dıraht-ı mevzûnlar ile müzeyyen bir mesîregâh ve teferrücgâh yerdir. Ve seksen üç yerde ulu dırahtların sâyelerinde seksen üç yerde ibâdetgâh soffacıkları var. Ve her birinde birer mihrâbı var kim her biri birer kibâr-ı evliyâullâhın savma‘asıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y215b–Y216a ·
metinde göster ·
etrâfında bu üç minâreden gayri minâre yokdur. Mescid-i Aksâ'nın ve Sahra-i şer …
Ve bu harem etrâfında bu üç minâreden gayri minâre yokdur. Mescid-i Aksâ'nın ve Sahra-i şerîfin dahi minâreleri yokdur. Ezân-ı Muhammedî bu üç minârede tilâvet olunur kim şehre karîbdir. Ammâ Aksâ ve Sahra bir sahrâda vâki‘ olup minâreler inşâ etmemişler kim şehre ba‘îddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y216b ·
metinde göster ·
… teslîm edüp girilir. Haremine bile pabuc ile basmağa komazlar, gâyet pâkdir. Ve
bu harem
kapusu üzre kemer zeylinde bir kıt‘a beyâz mermer kitâbe üzre bu târîh:
Ve bu deyrin yanında bevvâb nâtüvân kefereler vardır, anlara pâypûşları teslîm edüp girilir. Haremine bile pabuc ile basmağa komazlar, gâyet pâkdir. Ve bu harem kapusu üzre kemer zeylinde bir kıt‘a beyâz mermer kitâbe üzre bu târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224b ·
metinde göster ·
… garba, pâları şarkadır. Bunlar kıbleye müteveccih oldukları gibi değildir. Ammâ
bu harem
içre aslâ şecer mecer makûlesi olmayup haremin cânib-i şarkîsinde bir beyâz sen …
Bu mahalde harem-i şerîfde olan ziyâretler tamâm oldu. Ammâ ihvân-ı zî-sa‘âdetler, ma‘lûm ola kim bu âsitânede ne kadar Resûl-i Hudâ medfûnlar ise pây-i şerîfleri hâlâ kıblemize doğrudur. Ser-i sa‘âdetleri Kudüs'e müteveccihdir. Zîrâ anların zamân-ı sa‘âdetlerinde Kudüs-i şerîf kıble idi. Hâlâ Kudüs ise kıblemizin şimâline vâki‘ olmuşdur. Anıniçün ser-i sa‘âdetleri Kudüs'e müteveccihdir. Hâlâ bu asrımız kavmi defn olunduğu gibi başları garba, pâları şarkadır. Bunlar kıbleye müteveccih oldukları gibi değildir. Ammâ bu harem içre aslâ şecer mecer makûlesi olmayup haremin cânib-i şarkîsinde bir beyâz seng-i azîm vardır. Anın altında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y230b ·
metinde göster ·
soffalarının dîvârları birer âdem kaddi dâ’iren-mâdâr tahta mermerler ve gûnâ-g …
Ve bu harem soffalarının dîvârları birer âdem kaddi dâ’iren-mâdâr tahta mermerler ve gûnâ-gûn sommâkîler kaplıdır. Ve bu mermerler üzre Kûfî hat ile üstâd-ı mermerbür zemîn ü zamân bir Âyetü'l-kürsî tahrîr etmiş kim bir hatt-ı Kûfî'ye müşâbeheti yokdur. Seyyâhân-ı erbâb-ı ma‘rifet gelüp temâşâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y102a ·
metinde göster ·