… ded der-i mu‘allâsına (---) kademe taş nerdübân ile urûc [u] nüzûl olunur. Ammâ
bu harem-i
hâs, mermer-i beyâz ile mefrûş bir ak yayladır kim her bir kıt‘a mermeri birer …
Evsâf-ı harem-i beyâz: Câmi‘-i şerîfin mezkûr bâb-ı sa‘âdetlerine ve harem-i latîfin üç aded der-i mu‘allâsına (---) kademe taş nerdübân ile urûc [u] nüzûl olunur. Ammâ bu harem-i hâs, mermer-i beyâz ile mefrûş bir ak yayladır kim her bir kıt‘a mermeri birer halîçe kıt‘asında mücellâ ve musaykal ve hem-vâr döşenmiş billûr-misâl vâdîdir. Tûlen ve arzen çâr-kûşe vâkı‘ olup yan soffalar ile bile (---) ayakdır. Ammâ derûn-ı câmi‘ bu haremden büyükdür. Kıble kapusundan tâ mihrâba varınca (---) ayakdır. Arzı (---) ayakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a ·
metinde göster ·
beyâzın tâ vasatında bir havz-ı ibret-nümûn vardır. Bu dahi vâcibü's-seyr sihr- …
Ve bu harem-i beyâzın tâ vasatında bir havz-ı ibret-nümûn vardır. Bu dahi vâcibü's-seyr sihr-i i‘câz bir havz-ı murabba‘dır. Ammâ âbdest havzı değildir. Cânib-i erba‘ası mermer kafeslerdir. Cemâ‘at âb-ı hayâtından nûş ederler. Üstü yassı kurşum örtülü alçak kubbedir. Ammâ garâyib bu kim cemî‘i havzın şâzrevânları aşağıdan yukaru pertâb etdüğiyçün şâzrevân derler. Ammâ bunun âb-ı hayâtı kubbesinden aşağı Selsebîl-âsâ cereyân eder. Garâyib temâşâdır kim im‘ân-ı nazar ile temâşâ eden hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a ·
metinde göster ·
kebîrin etrâfında imâret ü medresesi ve tâbhâne vü dârü'z-ziyâfesi ve hayrât [ü …
Bu harem-i kebîrin etrâfında imâret ü medresesi ve tâbhâne vü dârü'z-ziyâfesi ve hayrât [ü] hasenât-ı sâ’iresi vardır. Ammâ dârü'ş-şifa-yı hammâmı yokdur. Ammâ bu dahi bir cevâmi‘-i azîmü'ş-şândır ki sâ’ir cevâmi‘-i selâtîn-i izâma giden masrafdan ziyâde buna dahi mâl-ı firâvân harc olunmuşdur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47a ·
metinde göster ·
… hâm ile döşenmiş bir vâsi‘ harem-i azîm var. Cümle (---) aded kapusu vardır ve
bu harem-i
muhteremin cânib-i erba‘asında müte‘addid dervîş-i dil-rîşân hücreleri vardır. …
Evsâf-ı âsitâne-i Hazret-i Mevlânâ binâ-yı Sultân Süleymân Hân aleyhi'r-rahmeti ve'l-gufrân : Niçe mülûk [u] selâtînler bu âsitâneyi ta‘mîr ü termîm etmişdir, ammâ sene 941 târîhinde Süleymân Hân Bağdâd fethine giderken iki yüz kîse masraf koyup Bağdâd-ı behişt-âbâdı feth edüp gelince evvelâ Sultânu'l-ulemâ ve ferzendi Hazret-i Monla Hünkâr'ın sandûkalarını zer-ender-zere müstağrak etdirüp sîm şebekeler ve cânib-i erba‘asında hüsn-i hatt-ı kelâm-ı izzetler ve sîm-âvân şem‘dân ve buhûrdân ve gülâbdânlar ve çerâğdânlar ile ârâste ve niçe bin zî-kıymet kanâdîl ü musanna‘ maslûbâtlar ile pîrâste olup Hazret-i Sultânu'l-ulemâ'nın sandûkası cümleden âlî ve Monla Hünkâr'ın sandûkası andan alçak (---) alçakdır ve ser-i sa‘âdetlerinde Mevlevî külâhları üzre beyâz destâr-ı Mevlevîler ve gerdenleri olan yer mahallinde Keşmîrî ve Lâhûrî şâllar ve taylesân-ı sünnet-i Muhammedî mehâbet ve salâbetli kabr-i şerîflerdir kim harem-i şerîfden gören âdeme vehm târî olup bir dehşet hâsıl olur. Bu kabr-i şerîfler semâ‘hânenin cânib-i kıblesi kûşesinde cânib-i erba‘aları şebeke ile mebnîdir. Üzerlerinde başka kubbeleri yokdur. Ve semâ‘hâne meydânı bir mücellâ sahrâ-yı musaykaldır. Başka mutrıbhâneleri ve ibâdethâne mihrâbı amûd-ı mevzûnlar ile mebnî bir âsitânedir ve bir beyâz mermer-i hâm ile döşenmiş bir vâsi‘ harem-i azîm var. Cümle (---) aded kapusu vardır ve bu harem-i muhteremin cânib-i erba‘asında müte‘addid dervîş-i dil-rîşân hücreleri vardır. Revzenleri etrâfında olan hıyâbâna nâzırdır. Haftada (---) âyîn-i Mevlânâ olup üç yüzden mütecâviz kimi molla ve kimi beğ ve paşa ve her biri birer bâğın gülü ârif-i billah terk-i dünyâ edüp âsitâne-i Mevlânâ'da çark edüp semâ‘ [u] safâ ederler. Her biri birer akl-ı Aristo musannif ü mü’ellif pâ-bürehne ve ser-bürehne fakr-ı fahr ile tefâhür eder cânlar vardır. Şeb [u] rûz aşk-ı İlâhî ile sermest [ü] serbâz dervîşânlar vardır. Ve kilâr ve furûn ve bir matbah-ı dârü'l-it‘âmı dahi cümle bu zikr olunan âsâr-ı hayrâtlar Süleymân Hân'ındır. Ve bu tekye-i ışret-gede kurbunda iki minâreli bir câmi‘ ve bir medrese ve imâret-i dârü'z-ziyâfe cümle Süleymân Hân'ındır. Bu hayrât [u] hasenâtın cümlesi kârgîr binâ-yı kıbâb-ı âlîler ile mebnî ve serâpâ nîl-gûn rasâs-ı hâs ile mestûr olmuş binâ-yı azîmlerdir. Netîce-i merâm Devlet-i Âl-i Osmân'da böyle bir âsitâne-i azîm yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 15a ·
metinde göster ·
azîmin cânib-i erba‘ası yan soffalar ve hücreler ve soffalar üzre amûd-ı mûmiyâ …
Evvelâ şehrin derûnunda cemâ‘at-ı kesîreden ârâm bulunmaz bir mesîregâh, ma‘bedgâh [ve] teferrücgâhdır. Ve taşra haremli fıskiye ve havz-ı şadırvânlı niçe yüz çınar ve serv-i ar‘ar ve kestâne ve şecere-i tayyibeler ile sâyedâr olmuş bir harem-i muhteremdir kim cemî‘i âyende vü revendegân ve cemâ‘at-ı müslimân anda tâ‘at-ı Sübhân edüp hamd-i Yezdân ederler. Sayf [u] şitâda bu harem içre aslâ şems-i âteş-tâbın tâb-ı tüvânı te’sîr etmez. Bu harem-i azîmin cânib-i erba‘ası yan soffalar ve hücreler ve soffalar üzre amûd-ı mûmiyânlar ve dahi fevkında kâse-i nilgûn-vâr kıbâb-ı ser-nigûnların her biri kubbe-i eflâkden nişân verir. Ve derûn-ı câmi‘ eyle müzeyyen ü musanna‘dır kim diyâr-ı Âl-i Osmân'da buna mânend bir vüzerâ câmi‘i yokdur. Meğer İslâmbol'da Ebâ Eyyûb-ı Ensârî'de Zâl Paşa câmi‘i ve Silivrikapusunun iç yüzünde Süleymân Hân'ın Tavâşî İbrâhîm Paşa câmi‘i ola. Ammâ bu Burgaz câmi‘i anlardan musanna‘ ve şîrîn-kâr câmi‘-i pür-envârdır. Kubbe-i âlîsi eflâke ser çekmiş kubbe-i nüh-tâkdır. Kıble tarafında bir nîm kubbe-i eflâkdir. Kubbe-i kebîrinin etrâfında kanâdiller çerâğân edecek tabakalar ile ârâste ve mü’ezzinân mahâfili ve maksûreler ile pîrâste olmuşdur. Ve minber [ü] mihrâbının ve cânib-i erba‘asında olan revzenlerinin midhatinde meddâhân-ı Rûm âciz-mânde olmuşlardır. Ve bunda olan ibret-nümâ-yı nakş-ı bukalemun-ı ibret-nümûn câm, billûr, necef ve moran-ı gûnân derûn-ı câmi‘e ziyâ verdikde Arapça âyeti nûrun alâ nûr tilâvet olunur. Zîrâ bu câmi‘in etrâf-ı cevânibinde ibret-nümâ kelâm-ı şerîfler var kim her biri Yâkût-ı Musta‘sımî ve Abbâs-ı Mürsî ve Şeyh Bâyezîdî ve Abdullah Kırımî ve Ahmed Karahisârî ve Hasan Çelebi ve Dede Mehemmed Çelebi Kelâm-ı izzetleri var kim İslâmbol'da Sultân Ahmed câmi‘i'nde yokdur. Meğer Medîne-i Ravza-i Mutahhara'da ola. Ve hoş-âvâz hamele-i Kur’ân, e’imme-i hutebâsı ve mü’ezzinânları var kim gûyâ her biri birer yegâne-i asrdır. Bu câmi‘in bir tabaka-i mevzûn minâresi var kim sihr-i helâldir. {Süleymân Hân câmi‘in binâ eden Koca Mi‘mâr Sinân ibn Abdülmennân binâ edüp ol} Üstâd-ı bennâ yed-i tûlâsın ayân u beyân etmişdir. Kıble kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 107b ·
metinde göster ·
ferah-fezânın tûlu kâmil yüz kademedir. Arzen kâmil iki yüz kademedir. Ve üç ad …
Sitâyiş-i harem-i muhterem, câmi‘-i binâ-yı hurrem : Bu harem-i ferah-fezânın tûlu kâmil yüz kademedir. Arzen kâmil iki yüz kademedir. Ve üç aded harem kapusudur. Bâb-ı yemîni ve bâb-ı kıblesi yedişer aded taş nerdübânlar ile urûc olunur, ammâ bâb-ı yesârı nerdübânsızdır. Bu haremin cânib-i erba‘asında yan soffaları üzre {18 aded} ahmer-gûn ve sebz-gûn ve amûd-ı somakiler ve sütûn-ı Zenbûrîler ve imâd-ı yarakânîler ve mermer-i hâmlar ve ebr-gûn direkler var kim kırk bir sene seyâhat etdiğimiz dâr-ı diyârlarda nazîrin görmedik. Serâmed amûd-ı gûnâ-gûnlardır kim gûyâ her biri bu câmi‘de tâ‘at [u] ibâdât-ı Yezdân etmeğe el bağlamış amûdlardır kim misli gûyâ vech-i arzda İslâmbol'un Süleymâniyye'sinde ve Kuds-i Şerîf'in Mescid-i Aksâ'sında ola. Ve bu mezkûr elvân sütûnlar üzre kâmil yigirmi aded kubbe-i mînâlardır. Her biri alemleriyle haremin etrâfın müzeyyen edüp her bir kıbâblar hübâb-misâl alem olmuşdur. Bunda dahi bir ibret-nümâ temâşâgâh oldur kim üstâd-ı Mânî nakkâş, yed-i tûlâsını ayân etmek içün bu yigirmi aded kıbâblara var makdûrun sarf edüp eyle kıl kalem urmuşdur kim cemî‘i ressâm-ı dünyâ temâşâsına gelüp kıl kadar aybın bulmamışlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 152b ·
metinde göster ·
… n pencereler üzre gûnâ-gûn ibret-nümûn hatlar ile kasâ’idler tahrîr olunmuşdur.
Bu harem-i
dil-küşâ eyle ruhâm-ı mermer-i hâm ile mefrûşdur kim her seng-i hurdenin imtizâ …
Ve yigirmi aded kubbe-i ser-nigûnların derûnunda olan nakş-ı bukalemûn-ı ibret-nümûn-ı ber-kubbe olan bir kubbede yokdur. Garâbet anda kim her birinin tarh [u] tarzı ve elvân boyaları birer kubbede başka başka gûne resm olunmuşdur. Bir acâ’îb dahi oldur kim üç yüz altmış yıldan berü Edirne şehrinin şiddet-i şitâsından ve kemâl-i harâretinden ile'l-ân bu kadar elvân boyaların rengâmîzlerine tagayyür gelmemişdir. Gûyâ henim Nakkâş-ı Ezel destinden çıkmışdır. Cemî‘i musavvirân-ı nakkâşın sûretinde nûr yokdur, ammâ bu kıbâblar serâpâ pür-nûr olup şükûfe-i bukalemûnu gûyâ zî-rûhdur. Âyîne-vâr bir gûne mücellâdır kim şa‘şa‘ası temâşâ edenlerin rûyine pertev urur. Ve bu haremin cânib-i erba‘asında olan pencereler üzre gûnâ-gûn ibret-nümûn hatlar ile kasâ’idler tahrîr olunmuşdur. Bu harem-i dil-küşâ eyle ruhâm-ı mermer-i hâm ile mefrûşdur kim her seng-i hurdenin imtizâcına âdem hayrân kalup gûyâ yekpâre der. Bir seng-i ma‘kûk bir gayr-i hacer-i mahkûkdan bir mûr-ı pâ farkı yokdur. Gûyâ cümle hacerât-ı kesîre yek-pâre olup eyle mücellâdır kim cümle benî Âdem'in reng-i rûları nümâyândır. Yine bu haremin tâ vasatında cemâ‘at-i kesîreye tecdîd-i vuzû’ etmek içün bir havz-ı Hanefîsi var, âb-ı hayât fevvârelerinden pertâb edüp revâne olmadadır. Cümle tâlibân-ı salât andan tecdîd-i vuzû’ edüp tâ‘at-i Sübhân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 152b ·
metinde göster ·
muhterem beyâz mer[mer]-i hâm ile mefrûş olmuş mücellâ ve musaykal ibret-nümâ b …
Sitâyiş-i harem-i câmi‘-i Bâyezîd Hân-ı Velî: Bu harem-i muhterem beyâz mer[mer]-i hâm ile mefrûş olmuş mücellâ ve musaykal ibret-nümâ bir harem-i ra‘nâdır kim cemî‘i cemâ‘atin reng-i rûyları ma‘kûk mermere aks-i rûy-ı benî Âdem vurup âyîne-misâl nümâyândır. Tâ bu mertebe üstâd-ı kâmil bu haremin mermerlerine saykal urmuş kim zerre-misâl bir gird-i gubâr bir ân karâr etmeyüp pâk u mücellâ durur. Cânib-i selâsında üç aded bâb-ı kebîrleri vardır ve gâyet kadd-i âlî bâb-ı sa‘âdetlerdir. Bu haremin cânib-i erba‘asında yan soffaları üzre on sekiz aded sütûn-ı mevzûndur. Her amûdu girân-bahâ serâmed imâdlardır. Dahi fevkinde cümle on altı aded kıbâb-ı sağîrlerdir. Cümle (---) aded revzenleri taşra büyük haremlere nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 153b ·
metinde göster ·
bir beyâz sahrâ-misâl mücellâ vâdîdir kim her seng-i hâsda âdemin reng-i rûyi n …
Ve bu haremi bir beyâz sahrâ-misâl mücellâ vâdîdir kim her seng-i hâsda âdemin reng-i rûyi nümâyândır. Ve bu haremin vasatında bir havz-ı azîm âbdest şâzrevânı vardır. Cânib-i erba‘asında evc-i semâya ser çekmiş çınâr ve serv-i sebzgûnlar ile müzeyyen bir haremdir. Ve bu câmi‘in kapusu üzre celî hatt-ı müzehheb ile bu târîh tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y35a ·
metinde göster ·
muhteremin ortasında cânib-i erba‘ası parmaklık içre bir gül [ü] gülistân ve be …
Ve bu harem-i muhteremin ortasında cânib-i erba‘ası parmaklık içre bir gül [ü] gülistân ve benefşe vü reyhân içre Hazret-i Kaffâh salavâtullâhi aleyh, anda medfûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y153a ·
metinde göster ·
… an yek pâre mermer-i azîm bir havz-ı müdevverdir kim vech-i arzda misli yokdur.
Bu harem-i
azîmin Y 212a ortasına vâki‘ olmuş ibret-nümâ bir sun‘-ı Hudâ havz-ı ra‘nâdır …
Mezkûr Mescid-i Aksâ'dan şimâl cânibine çemenzâr üzre andan Süleymân Hân'ın binâsı beyâz mermer-i hâm üzre kâmil iki yüz adım gidüp andan Süleymân Hân vâkı‘asında görüp ale's-sabâh kendü ta‘lîmleri ile inşâ olunan yek pâre mermer-i azîm bir havz-ı müdevverdir kim vech-i arzda misli yokdur. Bu harem-i azîmin Y 212a ortasına vâki‘ olmuş ibret-nümâ bir sun‘-ı Hudâ havz-ı ra‘nâdır. Anı ubûr edüp yine şimâle on iki adım gidüp Sahra-i şerîfin haremi nerdübânına kadem kadem sâhib-i ikdâm olup basılır, yigirmi iki ayak beyâz mermer nerdübândır. Ve yigirmi arşın vâsi‘dir. Bir yerden bin âdem çıksa izdihâm olmaz. Anı çıkup Sahra-i şerîf nümâyân olup bir beyâz mücellâ mermer döşeli harem-i azîmin tâ vasatında bir kasr-ı müşeyyed gibi berk urur gördükde bu du‘âyı tilâvet edeler. Du‘â:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y211b–Y212a ·
metinde göster ·
şerîfe nâzil olan bârân-ı rahmet bu Cânlar kapusuna cereyân edüp Temmûz'da nûş …
Ve Cennet kapusu önünde Cânlar kapusu. Bu harem-i şerîfe nâzil olan bârân-ı rahmet bu Cânlar kapusuna cereyân edüp Temmûz'da nûş eden cânların cânına cân verdiğiyçün Cânlar kapusu derler. Bir azîm sahrîc imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y215b ·
metinde göster ·
azîmin üç tarafında ve Sahratullâh hareminin tahtânîsinde haremi ihâta etmiş cü …
Ve bu harem-i azîmin üç tarafında ve Sahratullâh hareminin tahtânîsinde haremi ihâta etmiş cümle iki yüz medrese hücreleridir. Ve şehir içinde olan medreselerin sağîr ü kebîri ile cümle üç yüz altmış medrese ve zâviye vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y216a ·
metinde göster ·
Ve bu harem-i kebîrin bâb-ı Meğâribe dibinde câmi‘-i Mâlikî kâ[r]gîr toloz binâ bir mescid-i ra‘nâdır. Kıble kapusundan mihrâba varınca tûlu iki yüz ayakdır. Ve arzı Q 93aP 93a yetmiş ayakdır. Lâkin minâresi yokdur. Ba‘de salâti'l-fecr bu mescidde bir tevhîd ü tezkîr sürülür. Cemî‘i âşıkân mest [ü] medhûş olurlar. Ve kurşum ile pûşîde bir mescid-i ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y216b ·
metinde göster ·
… arı ilmimiz lâhik olduğu mertebe evsâfın tahrîr eylesek bir müdevven olur. Ammâ
bu harem-i
kebîrde olan ziyâretleri ve makâmları beyân edelim. Savâbdan hâlî değildir.
Ve bu haremin cânib-i erba‘asındaki âsâr-ı binâları ilmimiz lâhik olduğu mertebe evsâfın tahrîr eylesek bir müdevven olur. Ammâ bu harem-i kebîrde olan ziyâretleri ve makâmları beyân edelim. Savâbdan hâlî değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y216b ·
metinde göster ·
şerîfde başka bir kubbede medfûndur. Sandûkası sebzegûn atlas ile pûşîdedir. Ve …
Hâla bu harem-i şerîfde başka bir kubbede medfûndur. Sandûkası sebzegûn atlas ile pûşîdedir. Ve cânib-i erba‘asında yigirmi kıt‘a Kelâm-ı Kadîmler var kim her biri birer diyâr-ı İslâm hattâtlarının hüsn-i hatlarıdır. Ve hikmet bu kim bu âsitâne-i Hazret-i Yûsuf'a mağmûm giren mesrûr çıkar. Ammâ gayri enbiyâlarda âdeme bir dehşet hâsıl olur. Ser-i sa‘âdetleri tarafındaki Kelâm-ı İzzet'in birin alâ-tarîkı't-tefe’’ül açınca âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y230b ·
metinde göster ·
şerîfin cânib-i erba‘ası soffalardır. Ve ale't-tertîb gûnâ-gûn zî-kıymet beyâz …
Bu harem-i şerîfin cânib-i erba‘ası soffalardır. Ve ale't-tertîb gûnâ-gûn zî-kıymet beyâz mermer ve sommâkî ve zenbûrî elli iki aded amûd-ı müntehâlardır kim misilleri Sahratullâh'dadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y281b ·
metinde göster ·
şerîfin cânib-i erba‘asında üç minâre-i müntehâlardır kim her biri eflâke ser ç …
Ve bu harem-i şerîfin cânib-i erba‘asında üç minâre-i müntehâlardır kim her biri eflâke ser çekmiş üçer tabaka musanna‘ ve mevzûn minâre-i kanaralardır. Bir minâre Hazret-i Ömer köşesinde gâyet binâ-yı mühendis bir serâmed minâre-i mîldir. Ve biri Bâb-ı Rahmet hâricinde Sultân Kaytbay medresesi kapusu üzre bu dahi ibret-nümâ bir makâm-ı Bilâl minâre-i icrâ-yı makâm-ı uzzâldır. Ve biri dahi harem-i şerîfin şimâlî tarafı rüknünde tarz-ı kadîm bir minâre-i azîmdir. Ammâ anlar kadar musanna‘ değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y281b ·
metinde göster ·
Beşinci kapuya Bâbü'd-Dürriyye derler. Minâre-i Bâb-ı Selâm kurbundadır. İşte
bu Harem-i
şerîfin cânib-i erba‘asında olan bâblar bu hisâb üzre cümle otuz tokuz bâbdır. …
Beşinci kapuya Bâbü'd-Dürriyye derler. Minâre-i Bâb-ı Selâm kurbundadır. İşte bu Harem-i şerîfin cânib-i erba‘asında olan bâblar bu hisâb üzre cümle otuz tokuz bâbdır. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y334b ·
metinde göster ·
şerîfin cânib-i erba‘asında zikr etdiğimiz Harem-i şerîf Y 337b etrâfında ola …
Bu Harem-i şerîfin cânib-i erba‘asında zikr etdiğimiz Harem-i şerîf Y 337b etrâfında olan sütûnlar üzre sadrenc nakşı cümle (---) tâk-ı revâk-ı nühtâk tâk-ı Kisrâlardır ki her biri mânend-i kavs-i kuzah ve kehkeşân-âsâ semâya ser çekmişdir. Üstâd-ı kâmil Koca Mi‘mâr Sinân rahmetullâhi aleyh bu tâklara var makdûrun sarf edüp arz-ı ma‘rifet içün mesâfe-i ba‘îdelerden gûnâ-gûn zî-kıymet ahcârât getirdüp eyle tâklar bünyâd etmiş kim her birine im‘ân-ı nazarla nazar olundukda merdüm-i çeşm hîrelenüp, mısra‘-ı târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y337a–Y337b ·
metinde göster ·
… r kal‘a bedenleri şekilli olan mihrâb mihrâb-ı musanna‘ kârların beyân eder kim
bu Harem-i
şerîfe zîb [ü] ziynet vermiş gâyetü'l-gâye musanna‘ bedenlerdir.
Ve bu kal‘a-misâl olan Harem-i şerîfin dâ’iren-mâdâr kal‘a bedenleri şekilli olan mihrâb mihrâb-ı musanna‘ kârların beyân eder kim bu Harem-i şerîfe zîb [ü] ziynet vermiş gâyetü'l-gâye musanna‘ bedenlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y337b ·
metinde göster ·
şerîfin bir kaç nev‘ üzre havâssı vardır. Evvelâ kâfir girse müselmân olur yâhû …
Ve bu Harem-i şerîfin bir kaç nev‘ üzre havâssı vardır. Evvelâ kâfir girse müselmân olur yâhûd âşikâre olup katl ederler. Ve Yahûdî kezâlik. Ve gürg âhûyu Harem'de görse ta‘arruz etmez. Ve Harem-i şerîf add olunan hemân Beyt-i şerîf haremi değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y340b ·
metinde göster ·
şerîfden gayri yerde salât-ı cum‘a edâ olunmaz. Cümle ibâdullâh bu Harem-i şerî …
Bu Mekke şehrinde bu Harem-i şerîfden gayri yerde salât-ı cum‘a edâ olunmaz. Cümle ibâdullâh bu Harem-i şerîfe leb-ber-leb olup Beyt-i şerîfi ortaya alup yüz yüze ibâdet câ’iz değil iken bu Harem-i şerîfe karşu karşuya secde ederler. Ammâ murâd [u] maksûd secdegâhları Beyt-i şerîfdir. Bir aceb temâşâgâh ibâdetgâh yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y348a ·
metinde göster ·
… inde bu Harem-i şerîfden gayri yerde salât-ı cum‘a edâ olunmaz. Cümle ibâdullâh
bu Harem-i
şerîfe leb-ber-leb olup Beyt-i şerîfi ortaya alup yüz yüze ibâdet câ’iz değil i …
Bu Mekke şehrinde bu Harem-i şerîfden gayri yerde salât-ı cum‘a edâ olunmaz. Cümle ibâdullâh bu Harem-i şerîfe leb-ber-leb olup Beyt-i şerîfi ortaya alup yüz yüze ibâdet câ’iz değil iken bu Harem-i şerîfe karşu karşuya secde ederler. Ammâ murâd [u] maksûd secdegâhları Beyt-i şerîfdir. Bir aceb temâşâgâh ibâdetgâh yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y348a ·
metinde göster ·
Bu Mekke şehrinde bu Harem-i şerîfden gayri yerde salât-ı cum‘a edâ olunmaz. Cümle ibâdullâh bu Harem-i şerîfe leb-ber-leb olup Beyt-i şerîfi ortaya alup yüz yüze ibâdet câ’iz değil iken bu Harem-i şerîfe karşu karşuya secde ederler. Ammâ murâd [u] maksûd secdegâhları Beyt-i şerîfdir. Bir aceb temâşâgâh ibâdetgâh yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y348a ·
metinde göster ·
… lçak kubbedir. Ve kireç ile sıvalıdır. Mahzen-i zeyt olmağile dâ’imâ mesdûddur.
Bu Harem-i
şerîfde ve şehir içinde ne kadar yüz bin kanâdîller var ise cümlesine zeyt bu k …
Kubbe-i (---): Bir alçak kubbedir. Ve kireç ile sıvalıdır. Mahzen-i zeyt olmağile dâ’imâ mesdûddur. Bu Harem-i şerîfde ve şehir içinde ne kadar yüz bin kanâdîller var ise cümlesine zeyt bu kubbeden verilüp Harem-i şerîfi münevver ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y348b ·
metinde göster ·
İhvân-ı safâya ma‘lûm ola kim bâlâda tahrîr etdiğimiz ile bu kubâblardan gayri
bu Harem-i
şerîf içre alâmet-i binâ yokdur. Cümlesi ale't-tertîb tahrîr olundu. Ammâ bu Ha …
İhvân-ı safâya ma‘lûm ola kim bâlâda tahrîr etdiğimiz ile bu kubâblardan gayri bu Harem-i şerîf içre alâmet-i binâ yokdur. Cümlesi ale't-tertîb tahrîr olundu. Ammâ bu Harem-i şerîfin cânib-i erba‘asında niçe yüz medârisler vardır. Cümlesinin revzenleri Beyt-i şerîfe nâzırdır. Herkes hânesinden mezâhib-i erba‘a imâmlarına iktidâ ederler, kat-ender-kat hâne ve medreselerdir. Ammâ Bâb-ı Dâvûd'dan Bâb-ı Selâm'a varınca Harem dîvârından taşrası şâhrâhdır. Ve Bâb-ı Safâ'dan taşrası Safâ ve Merve mâbeyni sûk-ı sultânîdir. Y 349a Ol tarafdan hâne ve medreseler Mısır emîrü'l-haccı medresesinden gayri medrese yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y348b–Y349a ·
metinde göster ·
şerîfin cânib-i erba‘asında niçe yüz medârisler vardır. Cümlesinin revzenleri B …
İhvân-ı safâya ma‘lûm ola kim bâlâda tahrîr etdiğimiz ile bu kubâblardan gayri bu Harem-i şerîf içre alâmet-i binâ yokdur. Cümlesi ale't-tertîb tahrîr olundu. Ammâ bu Harem-i şerîfin cânib-i erba‘asında niçe yüz medârisler vardır. Cümlesinin revzenleri Beyt-i şerîfe nâzırdır. Herkes hânesinden mezâhib-i erba‘a imâmlarına iktidâ ederler, kat-ender-kat hâne ve medreselerdir. Ammâ Bâb-ı Dâvûd'dan Bâb-ı Selâm'a varınca Harem dîvârından taşrası şâhrâhdır. Ve Bâb-ı Safâ'dan taşrası Safâ ve Merve mâbeyni sûk-ı sultânîdir. Y 349a Ol tarafdan hâne ve medreseler Mısır emîrü'l-haccı medresesinden gayri medrese yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y348b–Y349a ·
metinde göster ·
azîmin tâ vasatında şekl-i müsemmen bir havz-ı latîfi var. Cânib-i sümnünde sek …
Ve bu harem-i azîmin tâ vasatında şekl-i müsemmen bir havz-ı latîfi var. Cânib-i sümnünde sekiz ince mermer sütûn üzre bir kubbe-i âlîdir, ammâ kireci sıvalıdır ve gâyet musanna‘ kubbedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y94b ·
metinde göster ·