tâ vasatında bir âbdesthâne havzı vardır. Cânib-i erba‘asında sekiz amûd üzre b …
Ve bu haremin tâ vasatında bir âbdesthâne havzı vardır. Cânib-i erba‘asında sekiz amûd üzre bir mevzûn levhalı kurşum ile mestûr bir kubbe-i serâmeddir. Bu havzın cânib-i erba‘asında evc-i semâya ser-çeküp minârelere hemtâ serâmed sebiz-gûn servler var kim gûyâ her biri yeşil melekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 40a ·
metinde göster ·
… ında bir sahrâ-yı azîm-misâl bir haremi vardır kim sekiz yerde kapuları vardır.
Bu haremin
iki cânibinde (binâ) bâğçeler vardır, andan hâric câmi‘in tarafeyninde Semâniyy …
Ve bu câmi‘in mihrâb önünde ravza-i Rıdvân'dan nişân verir bir bâğ-ı İrem içre Ebü'l-feth Gâzî'nin ve ehlinin türbe-i pür-envârları vardır. Andan gayrı câmi‘in cânib-i selâsında bir sahrâ-yı azîm-misâl bir haremi vardır kim sekiz yerde kapuları vardır. Bu haremin iki cânibinde (binâ) bâğçeler vardır, andan hâric câmi‘in tarafeyninde Semâniyye medreseleri vardır. Cümle (---) hücrelerdir kim mâl-â-mâl talebelerdir. Anlardan hâric tarîk-i âm aşırı medârislerin iki câniblerinde sûhtevât tetimmeleri vardır. Cümle (---) hücreler içinde tâlib-i ilm ile memlûdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 40b ·
metinde göster ·
cânib-i erba‘asında kırkar ayak enli yan soffaları üzre cümle reng-â-reng amûd- …
Ammâ bu haremin cânib-i erba‘asında kırkar ayak enli yan soffaları üzre cümle reng-â-reng amûd-ı azîmler üzre (---) aded zî-kıymet imâdlardır. Ve her sütûn üzre seng-i gûnâ-gûndan kemerler var kim her biri kavs-ı kuzahdan nişân verir, dahi fevkında dâ’iren-mâdâr (---) aded kubbelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a ·
metinde göster ·
cânib-i erba‘asına nâzır cümle (---) aded pençerelerdir kim her bir şebeke-i ha …
Ve bu haremin cânib-i erba‘asına nâzır cümle (---) aded pençerelerdir kim her bir şebeke-i hadîdi bâzû kalınlığı âhen pençerelerdir. Üstâd-ı hadîd-kûp san‘at-ı Dâvûdî icrâ edüp eyle sûhân urmuş kim ile'l-ân cilâsına bir gird-i gubâr te’sîr etmeyüp pûlâd-ı Nahçıvânî gibi mücellâ revzenlerdir. Ve bu pençereler üzre cümle (---) câmlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a ·
metinde göster ·
Ve bu haremin kıble tarafı soffası pençereleri üzre kâşî-i Çîn lâzüverd üzre (---)(---)(---) mastûr ve haremin sol yan kapusu üzre (---)(---)(---) âyeti merkûmdur. Ve haremin sağ kapusu atebesi üzre âye[t](---)(---)(---)(---) merkûmdur. Ve haremin kıble kapusu üzre âye[t](---)(---)(---)(---) tenmîk olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a ·
metinde göster ·
kıblesi cümle kapulardan âlî bir musanna‘ bâb-ı sa‘âdetdir kim edîm-i arzda bu …
Ammâ bu haremin kıblesi cümle kapulardan âlî bir musanna‘ bâb-ı sa‘âdetdir kim edîm-i arzda bu der-i sa‘âdete mânend beyâz mermer-i hâm atebeli ve kat-ender-kat kirişme zıhlı ve külüplü ve medeneli bir bâb 44b görülmüş değildir. Cümle beyâz mermer-i hâmdır. Üstâd-ı mermer-trâş cümle taşları birbirlerine eyle imtizâc etdirmiş kim her hacerin mâbeynlerin değme âdem fark edemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a–44b ·
metinde göster ·
cânib-i erba‘asında olan amûdların aşağı kürsîlerinde tuç bilâzikler vardır. Ev …
Ve bu haremin cânib-i erba‘asında olan amûdların aşağı kürsîlerinde tuç bilâzikler vardır. Evkâf tarafından hakkâk müverrih vardır. Cümle vakâyi‘at-ı azîmeleri meselâ ihrâk bi'n-nâr ve cülûs ve zelzele ve gulû-yı velvele misilli şeyler yazılmışdır kim acâyib târîhli sütûn pâyeleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44b ·
metinde göster ·
tâ vasatında bir kasr-ı âlî-misâl bir havz-ı şâzrevânı var. Fevvârelerinden ayn …
Ve bu haremin tâ vasatında bir kasr-ı âlî-misâl bir havz-ı şâzrevânı var. Fevvârelerinden ayn-ı zülâlleri pertâb edüp cemâ‘at nûş edüp def‘-i harâret ederler. Ammâ bu havzdan âbdest alınmaz, zîrâ cânib-i erba‘ası (---) şebeke kafasdır. Üstü bir kubbe-i serâmeddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60b ·
metinde göster ·
… m kıble kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Ammâ
bu haremin
kıble kapusu Hudâ-yı Müte‘âl hakkıyçün bir diyârda misli yok altun-misâl bir pi …
Ve bu harem tûlen ve arzen (---) ayakdır ve üç aded bâb-ı kebîri vardır. Sol kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve sağ yan kapu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve harem kıble kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Ammâ bu haremin kıble kapusu Hudâ-yı Müte‘âl hakkıyçün bir diyârda misli yok altun-misâl bir pirinc kapudur. Kaddi on iki zirâ‘dır. Üstâd-ı zerger kâr-ı iksîrin ayân u beyân içün bir bâb-ı sa‘âdet etmiş kim gûyâ Bâb-ı Mu‘allâdır kim im‘ân-ı nazar ile dikkat edenler vâlih [ü] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60b ·
metinde göster ·
üç kapusundan dahi taşra harem-i kebîre (---) kademe mermer nerdübân ile nüzûl …
Ve bu haremin üç kapusundan dahi taşra harem-i kebîre (---) kademe mermer nerdübân ile nüzûl olunur. Ve bu haremin pençerelerinden taşra üç tarafda yan dehlîzleri vardır. İki tarafında nahîf amûdcuklar üzre sütûhlar vardır. Cemâ‘at-i kesîre oldukda bu yan dehlîzlerinde dahi ibâdet olunup şeb [u] rûz Hindî ve Özbekî fukarâları ile memlû maksûrelerdir. Bu soffaların tahtında haremin iki cânib[i](---) aded çeşmesârlardır kim cümle cemâ‘at andan âbdest alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60b ·
metinde göster ·
… dan dahi taşra harem-i kebîre (---) kademe mermer nerdübân ile nüzûl olunur. Ve
bu haremin
pençerelerinden taşra üç tarafda yan dehlîzleri vardır. İki tarafında nahîf amû …
Ve bu haremin üç kapusundan dahi taşra harem-i kebîre (---) kademe mermer nerdübân ile nüzûl olunur. Ve bu haremin pençerelerinden taşra üç tarafda yan dehlîzleri vardır. İki tarafında nahîf amûdcuklar üzre sütûhlar vardır. Cemâ‘at-i kesîre oldukda bu yan dehlîzlerinde dahi ibâdet olunup şeb [u] rûz Hindî ve Özbekî fukarâları ile memlû maksûrelerdir. Bu soffaların tahtında haremin iki cânib[i](---) aded çeşmesârlardır kim cümle cemâ‘at andan âbdest alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60b ·
metinde göster ·
dahi etrâfında dörd kapudur. Ve iki minâre-i âliyesi var kim eflâke ser-çekmiş …
Ve bu haremin dahi etrâfında dörd kapudur. Ve iki minâre-i âliyesi var kim eflâke ser-çekmiş serpûşu nuhâs-ı mutallâdır kim şa‘şa‘asından merdüm-i insân hîrelenir üçer tabaka musanna‘ minâreteyn-i serâmedeyndir. Ammerekallâhü Ta‘âlâ ilâ inkırâzı'd-devrân.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88a ·
metinde göster ·
… muhtereminin cânib-i selâsında medrese hücreleri ile müzeyyen bir haremdir. Ve
bu haremin
tâ vasatında bir cemâ‘at maksûresi vardır, (---) sütûn mermer-i hâm üzre mebnî …
Ve bu câmi‘in yemîn [ü] yesârında birer şerîfeli iki minâre-i âlîsi var. Ve harem-i muhtereminin cânib-i selâsında medrese hücreleri ile müzeyyen bir haremdir. Ve bu haremin tâ vasatında bir cemâ‘at maksûresi vardır, (---) sütûn mermer-i hâm üzre mebnî bir kasr-ı Havernakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 119a ·
metinde göster ·
… -i dilberân gibi perîşân olup sâyesinde cemî‘i cemâ‘at-i kesîre ibâdet ederler.
Bu haremin
dahi iki kapusu var. Ammâ cânib-i garb kapusundan taşra bir harem-i azîm dahi v …
Bu nüzhetgâh ile Ebâ Eyyûb kabri mâbeyninde evc-i âsumâna ser çekmiş iki çınâr-ı müntehâlar var kim her şu‘besi kâkül-i dilberân gibi perîşân olup sâyesinde cemî‘i cemâ‘at-i kesîre ibâdet ederler. Bu haremin dahi iki kapusu var. Ammâ cânib-i garb kapusundan taşra bir harem-i azîm dahi vardır. Şecere-i dud ile memdûd dırahtlar ile ârâste ve yedi aded çınâr-ı azîmler ile pîrâste olmuş bir haremdir. İki tarafında âbdest muslukları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 119a ·
metinde göster ·
… er biri eflâke ser-çeküp şâhaları sâyesinde ehl-i teferrüc kesb-i hevâ ederler.
Bu haremin
dahi dörd kapusu vardır, garb tarafı kapusunun yemîn [ü] yesârında kırk aded me …
Kıble kapusundan mihrâbâ tûlu (---) adımdır ve bir yanından bir yanına (---) adımdır. Ve taşra harem-i kebîrinde altı aded çınâr-ı azîmler var kim her biri eflâke ser-çeküp şâhaları sâyesinde ehl-i teferrüc kesb-i hevâ ederler. Bu haremin dahi dörd kapusu vardır, garb tarafı kapusunun yemîn [ü] yesârında kırk aded medrese hücreleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125b ·
metinde göster ·
… iş bir meydân-ı mu‘azzamdır kim beş bin at alır gûyâ İslâmbol'un Atmeydânı'dır.
Bu haremin
tâ ortasında müdevver aşren fe-‘aşr bir havz-ı kebîri var, gûyâ bir halic-i Mıs …
Derûn-ı şehirde bir kal‘a-i mu‘azzamdır kim içinde iki bin aded şütür alır develiği ve üç bin at alır ıstabl-ı anteri ve kamberîsi vardır. Dahi ehl-i harem a‘yân [u] kibâr içün yetmiş seksen hâne-i müte‘addideli harem hücreleri var. Ve âyende vü revende vükelâ ve vüzerâ sâkin olmağiçün başka tahtânî ve fevkânî ve içli ve taşralı kâ‘aları var. Ve bây [u] gedâ müsâfirîn-i mahlûk-ı Hudâ içün hân-ı azîmin tarafeyninde yan soffaları üzre kâmil iki yüz ocaklı soffalardır. Ve rûy-ı divârda âlât-ı silâh asacak demir çengeller var. Ve cümle atları kayd-bend edecek demir halkalar vardır. Ve yazlık meydânına güvercinlik ta‘bîr ederler bir azîm meydândır kim üzeri eflâke ser çekmiş haşeb kubbedir. Bu meydânın cânib-i erba‘ası ocaksız yaz meydânı soffalardır. Ve taşra haremi dahi beyâz hacer ile döşenmiş bir meydân-ı mu‘azzamdır kim beş bin at alır gûyâ İslâmbol'un Atmeydânı'dır. Bu haremin tâ ortasında müdevver aşren fe-‘aşr bir havz-ı kebîri var, gûyâ bir halic-i Mısır'dır. Cümle âyende vü revendenin devvâbları bundan nûş edüp def‘-i atşân ederler. Bu haremin bir cânibinde bir azîm imâret-i dârü'z-ziyâfesi var. Her şeb [u] rûz cemî‘i müsâfirîn eğer kefere ve fecere bu mihmânsarâyda sâkin ola. Ba‘de'l-mağrib cemî‘i huddâmlar matbah-ı Keykâvûs'dan her ocak başına birer bakır sini içre birer tas buğday çobrası ve âdem başına birer nânpâresi ve birer şem‘-i revgân dânesi verirler ve her at başına birer tobra yem verirler. İlâ mâşâallah sâhibü'l-hayrât böyle vakf-ı dâ’im eylemiş, rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 136a ·
metinde göster ·
… ır. Cümle âyende vü revendenin devvâbları bundan nûş edüp def‘-i atşân ederler.
Bu haremin
bir cânibinde bir azîm imâret-i dârü'z-ziyâfesi var. Her şeb [u] rûz cemî‘i müs …
Derûn-ı şehirde bir kal‘a-i mu‘azzamdır kim içinde iki bin aded şütür alır develiği ve üç bin at alır ıstabl-ı anteri ve kamberîsi vardır. Dahi ehl-i harem a‘yân [u] kibâr içün yetmiş seksen hâne-i müte‘addideli harem hücreleri var. Ve âyende vü revende vükelâ ve vüzerâ sâkin olmağiçün başka tahtânî ve fevkânî ve içli ve taşralı kâ‘aları var. Ve bây [u] gedâ müsâfirîn-i mahlûk-ı Hudâ içün hân-ı azîmin tarafeyninde yan soffaları üzre kâmil iki yüz ocaklı soffalardır. Ve rûy-ı divârda âlât-ı silâh asacak demir çengeller var. Ve cümle atları kayd-bend edecek demir halkalar vardır. Ve yazlık meydânına güvercinlik ta‘bîr ederler bir azîm meydândır kim üzeri eflâke ser çekmiş haşeb kubbedir. Bu meydânın cânib-i erba‘ası ocaksız yaz meydânı soffalardır. Ve taşra haremi dahi beyâz hacer ile döşenmiş bir meydân-ı mu‘azzamdır kim beş bin at alır gûyâ İslâmbol'un Atmeydânı'dır. Bu haremin tâ ortasında müdevver aşren fe-‘aşr bir havz-ı kebîri var, gûyâ bir halic-i Mısır'dır. Cümle âyende vü revendenin devvâbları bundan nûş edüp def‘-i atşân ederler. Bu haremin bir cânibinde bir azîm imâret-i dârü'z-ziyâfesi var. Her şeb [u] rûz cemî‘i müsâfirîn eğer kefere ve fecere bu mihmânsarâyda sâkin ola. Ba‘de'l-mağrib cemî‘i huddâmlar matbah-ı Keykâvûs'dan her ocak başına birer bakır sini içre birer tas buğday çobrası ve âdem başına birer nânpâresi ve birer şem‘-i revgân dânesi verirler ve her at başına birer tobra yem verirler. İlâ mâşâallah sâhibü'l-hayrât böyle vakf-ı dâ’im eylemiş, rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 136a ·
metinde göster ·
… yedişer aded taş nerdübânlar ile urûc olunur, ammâ bâb-ı yesârı nerdübânsızdır.
Bu haremin
cânib-i erba‘asında yan soffaları üzre {18 aded} ahmer-gûn ve sebz-gûn ve amûd- …
Sitâyiş-i harem-i muhterem, câmi‘-i binâ-yı hurrem : Bu harem-i ferah-fezânın tûlu kâmil yüz kademedir. Arzen kâmil iki yüz kademedir. Ve üç aded harem kapusudur. Bâb-ı yemîni ve bâb-ı kıblesi yedişer aded taş nerdübânlar ile urûc olunur, ammâ bâb-ı yesârı nerdübânsızdır. Bu haremin cânib-i erba‘asında yan soffaları üzre {18 aded} ahmer-gûn ve sebz-gûn ve amûd-ı somakiler ve sütûn-ı Zenbûrîler ve imâd-ı yarakânîler ve mermer-i hâmlar ve ebr-gûn direkler var kim kırk bir sene seyâhat etdiğimiz dâr-ı diyârlarda nazîrin görmedik. Serâmed amûd-ı gûnâ-gûnlardır kim gûyâ her biri bu câmi‘de tâ‘at [u] ibâdât-ı Yezdân etmeğe el bağlamış amûdlardır kim misli gûyâ vech-i arzda İslâmbol'un Süleymâniyye'sinde ve Kuds-i Şerîf'in Mescid-i Aksâ'sında ola. Ve bu mezkûr elvân sütûnlar üzre kâmil yigirmi aded kubbe-i mînâlardır. Her biri alemleriyle haremin etrâfın müzeyyen edüp her bir kıbâblar hübâb-misâl alem olmuşdur. Bunda dahi bir ibret-nümâ temâşâgâh oldur kim üstâd-ı Mânî nakkâş, yed-i tûlâsını ayân etmek içün bu yigirmi aded kıbâblara var makdûrun sarf edüp eyle kıl kalem urmuşdur kim cemî‘i ressâm-ı dünyâ temâşâsına gelüp kıl kadar aybın bulmamışlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 152b ·
metinde göster ·
… e-vâr bir gûne mücellâdır kim şa‘şa‘ası temâşâ edenlerin rûyine pertev urur. Ve
bu haremin
cânib-i erba‘asında olan pencereler üzre gûnâ-gûn ibret-nümûn hatlar ile kasâ’i …
Ve yigirmi aded kubbe-i ser-nigûnların derûnunda olan nakş-ı bukalemûn-ı ibret-nümûn-ı ber-kubbe olan bir kubbede yokdur. Garâbet anda kim her birinin tarh [u] tarzı ve elvân boyaları birer kubbede başka başka gûne resm olunmuşdur. Bir acâ’îb dahi oldur kim üç yüz altmış yıldan berü Edirne şehrinin şiddet-i şitâsından ve kemâl-i harâretinden ile'l-ân bu kadar elvân boyaların rengâmîzlerine tagayyür gelmemişdir. Gûyâ henim Nakkâş-ı Ezel destinden çıkmışdır. Cemî‘i musavvirân-ı nakkâşın sûretinde nûr yokdur, ammâ bu kıbâblar serâpâ pür-nûr olup şükûfe-i bukalemûnu gûyâ zî-rûhdur. Âyîne-vâr bir gûne mücellâdır kim şa‘şa‘ası temâşâ edenlerin rûyine pertev urur. Ve bu haremin cânib-i erba‘asında olan pencereler üzre gûnâ-gûn ibret-nümûn hatlar ile kasâ’idler tahrîr olunmuşdur. Bu harem-i dil-küşâ eyle ruhâm-ı mermer-i hâm ile mefrûşdur kim her seng-i hurdenin imtizâcına âdem hayrân kalup gûyâ yekpâre der. Bir seng-i ma‘kûk bir gayr-i hacer-i mahkûkdan bir mûr-ı pâ farkı yokdur. Gûyâ cümle hacerât-ı kesîre yek-pâre olup eyle mücellâdır kim cümle benî Âdem'in reng-i rûları nümâyândır. Yine bu haremin tâ vasatında cemâ‘at-i kesîreye tecdîd-i vuzû’ etmek içün bir havz-ı Hanefîsi var, âb-ı hayât fevvârelerinden pertâb edüp revâne olmadadır. Cümle tâlibân-ı salât andan tecdîd-i vuzû’ edüp tâ‘at-i Sübhân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 152b ·
metinde göster ·
… pâre olup eyle mücellâdır kim cümle benî Âdem'in reng-i rûları nümâyândır. Yine
bu haremin
tâ vasatında cemâ‘at-i kesîreye tecdîd-i vuzû’ etmek içün bir havz-ı Hanefîsi v …
Ve yigirmi aded kubbe-i ser-nigûnların derûnunda olan nakş-ı bukalemûn-ı ibret-nümûn-ı ber-kubbe olan bir kubbede yokdur. Garâbet anda kim her birinin tarh [u] tarzı ve elvân boyaları birer kubbede başka başka gûne resm olunmuşdur. Bir acâ’îb dahi oldur kim üç yüz altmış yıldan berü Edirne şehrinin şiddet-i şitâsından ve kemâl-i harâretinden ile'l-ân bu kadar elvân boyaların rengâmîzlerine tagayyür gelmemişdir. Gûyâ henim Nakkâş-ı Ezel destinden çıkmışdır. Cemî‘i musavvirân-ı nakkâşın sûretinde nûr yokdur, ammâ bu kıbâblar serâpâ pür-nûr olup şükûfe-i bukalemûnu gûyâ zî-rûhdur. Âyîne-vâr bir gûne mücellâdır kim şa‘şa‘ası temâşâ edenlerin rûyine pertev urur. Ve bu haremin cânib-i erba‘asında olan pencereler üzre gûnâ-gûn ibret-nümûn hatlar ile kasâ’idler tahrîr olunmuşdur. Bu harem-i dil-küşâ eyle ruhâm-ı mermer-i hâm ile mefrûşdur kim her seng-i hurdenin imtizâcına âdem hayrân kalup gûyâ yekpâre der. Bir seng-i ma‘kûk bir gayr-i hacer-i mahkûkdan bir mûr-ı pâ farkı yokdur. Gûyâ cümle hacerât-ı kesîre yek-pâre olup eyle mücellâdır kim cümle benî Âdem'in reng-i rûları nümâyândır. Yine bu haremin tâ vasatında cemâ‘at-i kesîreye tecdîd-i vuzû’ etmek içün bir havz-ı Hanefîsi var, âb-ı hayât fevvârelerinden pertâb edüp revâne olmadadır. Cümle tâlibân-ı salât andan tecdîd-i vuzû’ edüp tâ‘at-i Sübhân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 152b ·
metinde göster ·
cânib-i erba‘asında çâr-rükn-misâl dörd aded minâre-i serâmedi var kim her biri …
Ve bu haremin cânib-i erba‘asında çâr-rükn-misâl dörd aded minâre-i serâmedi var kim her biri eflâke ser çekmişdir. Ammâ sağ tarafında olan minâre-i zîbâ Üçşerîfeli olduğundan bu câmi‘e Üçşerîfeli derler. Aşağıdaki bir kapudan üç dâne 153a mü’ezzinân-ı hânendegân girüp minâreye urûc etdükde birbirlerin görmeyüp ve sadâların istimâ‘ etmeyüp her biri birer tabakaya çıkup bâng-i Muhammedî ururlar. Kerâmet mertebesi bir gûne musanna‘ ibret-nümâ vâcibü's-seyr bir minâre-i ra‘nâdır kim ilm-i mi‘mârîsine akl-ı Aristo ermez. Ve sol taraftaki minâre iki şerîfelidir. Ve haremin iki köşesinde minârelerin ikisi de birer tabaka burma burma ve şeşhâne mevzûn minâre-i ibret-nümûnlardır. Ve gûyâ cümlesi yek-pâre bâğhânelerdir. Ve bu câmi‘-i bî-bedelin cemî‘i kıbâbları rasâs-ı hâs-ı nîl-gûn ile bir gûne mestûrdur kim görenin aklı gider. Makdûr-ı beşer değil bir gûne kâr-ı acîb u garîbdir. El-hâsıl bu câmi‘in letâfet [ü] zarâfet [ü] nezâfet-i ilm-i mi‘mârîsinde misli yokdur. Üstâd-ı bennâ var makdûrun sarf edüp ol binâ-yı bânî bu câmi‘in enderûn [u] bîrûnunda ol kadar tasarruflar etmişdir kim atlas-ı felekde eyle bir kârgerlik bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 152b–153a ·
metinde göster ·
mermerlerine saykal urmuş kim zerre-misâl bir gird-i gubâr bir ân karâr etmeyüp …
Sitâyiş-i harem-i câmi‘-i Bâyezîd Hân-ı Velî: Bu harem-i muhterem beyâz mer[mer]-i hâm ile mefrûş olmuş mücellâ ve musaykal ibret-nümâ bir harem-i ra‘nâdır kim cemî‘i cemâ‘atin reng-i rûyları ma‘kûk mermere aks-i rûy-ı benî Âdem vurup âyîne-misâl nümâyândır. Tâ bu mertebe üstâd-ı kâmil bu haremin mermerlerine saykal urmuş kim zerre-misâl bir gird-i gubâr bir ân karâr etmeyüp pâk u mücellâ durur. Cânib-i selâsında üç aded bâb-ı kebîrleri vardır ve gâyet kadd-i âlî bâb-ı sa‘âdetlerdir. Bu haremin cânib-i erba‘asında yan soffaları üzre on sekiz aded sütûn-ı mevzûndur. Her amûdu girân-bahâ serâmed imâdlardır. Dahi fevkinde cümle on altı aded kıbâb-ı sağîrlerdir. Cümle (---) aded revzenleri taşra büyük haremlere nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 153b ·
metinde göster ·
… lâsında üç aded bâb-ı kebîrleri vardır ve gâyet kadd-i âlî bâb-ı sa‘âdetlerdir.
Bu haremin
cânib-i erba‘asında yan soffaları üzre on sekiz aded sütûn-ı mevzûndur. Her amû …
Sitâyiş-i harem-i câmi‘-i Bâyezîd Hân-ı Velî: Bu harem-i muhterem beyâz mer[mer]-i hâm ile mefrûş olmuş mücellâ ve musaykal ibret-nümâ bir harem-i ra‘nâdır kim cemî‘i cemâ‘atin reng-i rûyları ma‘kûk mermere aks-i rûy-ı benî Âdem vurup âyîne-misâl nümâyândır. Tâ bu mertebe üstâd-ı kâmil bu haremin mermerlerine saykal urmuş kim zerre-misâl bir gird-i gubâr bir ân karâr etmeyüp pâk u mücellâ durur. Cânib-i selâsında üç aded bâb-ı kebîrleri vardır ve gâyet kadd-i âlî bâb-ı sa‘âdetlerdir. Bu haremin cânib-i erba‘asında yan soffaları üzre on sekiz aded sütûn-ı mevzûndur. Her amûdu girân-bahâ serâmed imâdlardır. Dahi fevkinde cümle on altı aded kıbâb-ı sağîrlerdir. Cümle (---) aded revzenleri taşra büyük haremlere nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 153b ·
metinde göster ·
… unup niçe kerre yüz bin derd-i mihen ile gelmiş amûd-ı gûnâ-gûnlar ale't-tertîb
bu haremin
yan soffaları üzre dizilmiştir. Bu imâdların dahi fevkinde yigirmi dörd aded mü …
Bu harem cümle beyâz mermer-i hâm ile eyle hemvâr ruhâm-ı gûnâ-gûn ile mefrûş ibret-nümûn bir beyâz sahrâdır. Tûlen ve arzen yüz seksener ayakdır. Cânib-i erba‘asında yigirmi altı aded sütûn-ı gûnâ-gûnlar var kim ekseri Mora diyârına kârib Atina'da Temâşâlık nâm yerden gelmişdir. Ve niçesi cezîre-i Kıbrıs'dan ve ba‘zısı Hudâvendigâr sancağında Hazret-i Süleymân'ın Belkîs vâlidemize binâ etdüğü İdincik şehrinden gelüp bu câmi‘e vaz‘ olunmuşdur. Her birine birer Mısır hazînesi sarf olunup niçe kerre yüz bin derd-i mihen ile gelmiş amûd-ı gûnâ-gûnlar ale't-tertîb bu haremin yan soffaları üzre dizilmiştir. Bu imâdların dahi fevkinde yigirmi dörd aded müdevver kubbe-i sağîrelerdir. Ammâ münakkaş değildir. Cümlesi sâde güzeli tas-ı polâd-ı Nahşivânî gibi kıbâb-ı Havernâk'lardır. Ammâ her kubbe altındaki kemerlerde olan gûnâ-gûn ahcârât-ı zî-kıymetin birbirin imtizâcı temâşâ etdiğimiz binâların birinde yokdur. Ve bu haremin cânib-i selâsında üç aded bâb-ı musanna‘ı vardır. Her birinden beşer altışar kademe taş nerdübân ile çıkılır. Ve yine cânib-i selâsında yigirmi altı aded pencereleri var, taşrada büyük hareme nâzırdır. Ammâ harem ortasında (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 155a ·
metinde göster ·
… t-ı zî-kıymetin birbirin imtizâcı temâşâ etdiğimiz binâların birinde yokdur. Ve
bu haremin
cânib-i selâsında üç aded bâb-ı musanna‘ı vardır. Her birinden beşer altışar ka …
Bu harem cümle beyâz mermer-i hâm ile eyle hemvâr ruhâm-ı gûnâ-gûn ile mefrûş ibret-nümûn bir beyâz sahrâdır. Tûlen ve arzen yüz seksener ayakdır. Cânib-i erba‘asında yigirmi altı aded sütûn-ı gûnâ-gûnlar var kim ekseri Mora diyârına kârib Atina'da Temâşâlık nâm yerden gelmişdir. Ve niçesi cezîre-i Kıbrıs'dan ve ba‘zısı Hudâvendigâr sancağında Hazret-i Süleymân'ın Belkîs vâlidemize binâ etdüğü İdincik şehrinden gelüp bu câmi‘e vaz‘ olunmuşdur. Her birine birer Mısır hazînesi sarf olunup niçe kerre yüz bin derd-i mihen ile gelmiş amûd-ı gûnâ-gûnlar ale't-tertîb bu haremin yan soffaları üzre dizilmiştir. Bu imâdların dahi fevkinde yigirmi dörd aded müdevver kubbe-i sağîrelerdir. Ammâ münakkaş değildir. Cümlesi sâde güzeli tas-ı polâd-ı Nahşivânî gibi kıbâb-ı Havernâk'lardır. Ammâ her kubbe altındaki kemerlerde olan gûnâ-gûn ahcârât-ı zî-kıymetin birbirin imtizâcı temâşâ etdiğimiz binâların birinde yokdur. Ve bu haremin cânib-i selâsında üç aded bâb-ı musanna‘ı vardır. Her birinden beşer altışar kademe taş nerdübân ile çıkılır. Ve yine cânib-i selâsında yigirmi altı aded pencereleri var, taşrada büyük hareme nâzırdır. Ammâ harem ortasında (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 155a ·
metinde göster ·
Ve hareminin tûlu ve arzı sadrancî bin aded mi‘mâr arşını harem-i vâsi‘dir.
Bu haremin
tâ vasatında henüz nev-peydâ binâ 313a olunmuş bir havz-ı Hanefî-i musanna‘ı …
Ve hareminin tûlu ve arzı sadrancî bin aded mi‘mâr arşını harem-i vâsi‘dir. Bu haremin tâ vasatında henüz nev-peydâ binâ 313a olunmuş bir havz-ı Hanefî-i musanna‘ı var, suyu âb-ı zülâl kemer suyundandır. Etrâfında Hanefî lülelerinden âb-ı nâblar selsebîl-âsâ cereyân edüp cemâ‘at-i kesîreler tecdîd-i vudû’ edüp tâ‘at-ı Yezdân ederler. Ve havzın fıskiyye ve fevvâreleri havuz üzre olan kubbenin zirve-i a‘lâsına pertâb eder. Bu kubbe-i nîlgûn sekiz aded sütûn-ı müntehâlar üzre mebnî olup rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr olup bu kubbe-i âlî üzre pür altun ile mutallâ olmuş bir alemi var kim çeşm-i insân hîrelenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 312b–313a ·
metinde göster ·
… i harem içre bir âb-ı hayât su sarnıcı var. Mâh-ı Temmûz'da suyu buz pâresidir.
Bu haremin
etrâfında dâru't-tedrîs hücreleridir. Ve imâretinde ni‘meti subh u mesâ mebzûld …
Ve câmi‘in solundaki harem içre bir âb-ı hayât su sarnıcı var. Mâh-ı Temmûz'da suyu buz pâresidir. Bu haremin etrâfında dâru't-tedrîs hücreleridir. Ve imâretinde ni‘meti subh u mesâ mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313b ·
metinde göster ·
yine göle nâzır bir köşesinde koca Gâzî Arslan Paşa bir dâru'z-ziyâfe-i me’kel- …
Andan bu haremin yine göle nâzır bir köşesinde koca Gâzî Arslan Paşa bir dâru'z-ziyâfe-i me’kel-hâne inşâ etmiş kim cemî‘i pîr u muğân ve gebr [ü] tersâya ve bay u gedâya subh u mesâ âye[t] sûre-i (---) üzre Arapça nassı üzre cümle âyende vü revendelere ni‘meti mebzûldür. Her Cum‘a gecesi kırk elli yere et‘ıme-i nefîse summât-ı Muhammedî çekilü[p] ba‘de't-tenâvül Arslan Paşa'ya def‘-i cû‘ edenler hayr du‘â ile Fâtiha tilâvet ederler, zîrâ evkâf-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 347b ·
metinde göster ·
cânib-i selâsında elli aded medrese hücreleri ve bir kubbe-i serâmed dershânesi …
Ve bu haremin cânib-i selâsında elli aded medrese hücreleri ve bir kubbe-i serâmed dershânesi ile ârâste olmuş ferah-fezâ ve dilküşâ haremdir. Bu âsârlar serâpâ nîlgûn kurşum örtülü binâlardır. Ve câmi‘in kıble kapusunun atebe-i ulyâsı üzre celî hatt-ı müzehheb ile târîhi böyle mastûrdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y34b ·
metinde göster ·
… râ-misâl mücellâ vâdîdir kim her seng-i hâsda âdemin reng-i rûyi nümâyândır. Ve
bu haremin
vasatında bir havz-ı azîm âbdest şâzrevânı vardır. Cânib-i erba‘asında evc-i se …
Ve bu haremi bir beyâz sahrâ-misâl mücellâ vâdîdir kim her seng-i hâsda âdemin reng-i rûyi nümâyândır. Ve bu haremin vasatında bir havz-ı azîm âbdest şâzrevânı vardır. Cânib-i erba‘asında evc-i semâya ser çekmiş çınâr ve serv-i sebzgûnlar ile müzeyyen bir haremdir. Ve bu câmi‘in kapusu üzre celî hatt-ı müzehheb ile bu târîh tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y35a ·
metinde göster ·
üç kapusu var. Sol tarafdaki kapudan hareme on beş kademe taş nerdübân-ı âlî il …
Ve bu haremin üç kapusu var. Sol tarafdaki kapudan hareme on beş kademe taş nerdübân-ı âlî ile urûc olunur. Ve bu bâb-ı sa‘âdetin atebe-i ulyâsı üzre beyâz mermer kitâbeler içre celî hat ile bu âyet-i şerîf yazılmışdır: Âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y69a ·
metinde göster ·
… remi var. Cum‘a bâzârında mâl-â-mâl mahlûk-ı Zü'l-celâl olup ibâdet ederler. Ve
bu haremin
tâ vasatında bir âbdest havuzu vardır. Ve minâre-i mevzûnunun tâcı kireç ile me …
Ve bir azîm câmi‘i var, kârgîr minârelidir. Ve sütûhu türâb Y 92a örtülüdür ve kırk çam ağacı sütûnlar üzre sâbitdir. Ve derûn-ı câmi‘ tûlen ve arzen yüz seksen ayakdır. Ve mihrâb ve minberi tarz-ı kadîmdir ve bir çemenzâr u lâlezâr sahrâ-yı azîm haremi var. Cum‘a bâzârında mâl-â-mâl mahlûk-ı Zü'l-celâl olup ibâdet ederler. Ve bu haremin tâ vasatında bir âbdest havuzu vardır. Ve minâre-i mevzûnunun tâcı kireç ile mestûrdur. Ve mahkeme bu câmi‘e muttasıldır. Ayda bin guruş hâsıl olur. Ve yeniçeri serdârı ve hâs hâkimi dahi her cum‘a bunda hâzır olurlar, zîrâ gavgâ ve nizâ‘ eksik değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y91b–Y92a ·
metinde göster ·
cânib-i erba‘ası medrese hücreleridir. Ve bir kubbe-i âlî dershâne ve dâr-ı kur …
Ve bu haremin cânib-i erba‘ası medrese hücreleridir. Ve bir kubbe-i âlî dershâne ve dâr-ı kurrâsı var. Cümle hücreler önü sütûnlar üzre tâklardır. Ve câmi‘in taşra Q 63a soffası dahi amûd-ı müntehâlar üzre kubbe-i âlîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y132a ·
metinde göster ·
cânib-i selâsında yan soffaları üzre mermer-i hâm ve siyâh ruhâm ve sommâkî ve …
Ve bu haremin cânib-i selâsında yan soffaları üzre mermer-i hâm ve siyâh ruhâm ve sommâkî ve zenbûrî ve seng-i yerekân cümle yigirmi üç sütûn-ı mevzûnlar üzre yigirmi kubbe tâs-ı sernigûn ve kâse-i nîlgûn misâldir, ammâ üzerleri sürh-reng musanna‘ kiremitlidir. Ve üstâd bennâ eyle hemvâr kiremit örtmüşdür kim biri birinden muhâlif değildir. Ve yine bu kubbecikler üzre ale't-tertîb alemler zer tâclı gulâmlar gibi dizilmişdir. Ve bu soffalar dâ’imâ gûnâ-gûn hâlîçe-i ibret-nümûn ile döşenmişdir. Ve cemâ‘at-i kesîreden bir ân hâlî değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y155a ·
metinde göster ·
cânib-i erba‘asında medrese hücreleri var. Ve kıble kapusunun etrâfında gûnâ-gû …
Ve bu haremin cânib-i erba‘asında medrese hücreleri var. Ve kıble kapusunun etrâfında gûnâ-gûn zî-kıymet seng-i ferah seng-i balgamî ve seng-i yerekân ve seng-i siyâh ve seng-i ruhâm ve seng-i sommâkî ve seng-i safrâ taşları ile inşâ olunmuş bir câmi‘-i ibret-nümâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y166a ·
metinde göster ·
cânib-i erba‘asında yan soffalarda olan rengâreng mermer ve sommâkî mevzûn amûd …
Ve bu haremin cânib-i erba‘asında yan soffalarda olan rengâreng mermer ve sommâkî mevzûn amûd-ı mümtehâlar üzre kubbelerdir. Ve bu âsârların cümlesi kurşum örtülüdür. Ve Rûm tarzı bir minâre-i mevzûn-ı serâmedi var kim gûyâ arûs-ı Haleb'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y171b ·
metinde göster ·
… Q 79b şâzrevânlar revân olmada. Gören ehl-i züvvâr hayrân olmada. P 79b Ve
bu haremin
şark tarafında bir meydân-ı vâsi‘ soffa vardır. Zî-kıymet hâlîçeler ile döşenmi …
Ve bu meydân [[(---) (---) (---)]] Q 79b şâzrevânlar revân olmada. Gören ehl-i züvvâr hayrân olmada. P 79b Ve bu haremin şark tarafında bir meydân-ı vâsi‘ soffa vardır. Zî-kıymet hâlîçeler ile döşenmişdir. Ve çeşm-i benî âdem görmemiş zer-ender-zer çerâğlar ve şem‘dânlar ve kanâdîller var kim her biri birer üstâd-ı kâmilin pesendîde kârlarıdır kim mülûklar bu sultân içün inşâ etdirüp teberrüken komuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y180a ·
metinde göster ·
ortasında ve çâr amelî sütûn üzre bir kubbe-i âlî altında bir Şâfi‘î havuzu var …
Ve bu haremin ortasında ve çâr amelî sütûn üzre bir kubbe-i âlî altında bir Şâfi‘î havuzu var. Ve bu harem içre gûnâ-gûn limon ve turunc dırahtları ile müzeyyendir. Şükûfesi, mevsiminde ibâdet eden cemâ‘at-i kesîrenin demâğları râyiha-i tayyibeden mu‘attar olur. Ve herbir dırahtın sâyesi gûyâ birer Acem hıyâbânı gibi koyah ve sâyebândır. Y 186a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y185b–Y186a ·
metinde göster ·
beş kapusu vardır. Kıblenin sol tarafı kapusu üzre celî hat ile "Lâilâhe illall …
Ve bu haremin beş kapusu vardır. Kıblenin sol tarafı kapusu üzre celî hat ile "Lâilâhe illallâh Muhammedün Resûlullâh" mektûb-ı dürr-i meknûn bî-nukatdır. Ve haremin kıble kapusu üzre böyle târîh tahrîr olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y186a ·
metinde göster ·
cânib-i erba‘asından böyle nerdübânlar ile çıkınca bu harem zemînden yedi zirâ‘ …
Ve bu haremin cânib-i erba‘asından böyle nerdübânlar ile çıkınca bu harem zemînden yedi zirâ‘-ı mekkî âlîdir. Gûyâ mescid-i Sahratullâh hareminin ortasında bir kasr-ı âlî gibi bir vâdî-i beyâz ortasında Sahratullâh'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y215a ·
metinde göster ·
Ve bu haremin kıblesinde Bâb-ı Hutbe, Leyle-i Mi‘râc'da Hazret-i Risâlet-penâh bu minbere çıkup cemî‘i ervâh-ı enbiyâya nasîhat etmişdir. Bir küçük minberdir. Ba‘zı zamân anda du‘â-yı istiskâ için ahâlî-i vilâyet cem‘ olup du‘â ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y215b ·
metinde göster ·
kıble ve garbî ve şimâlîsi taraflarında üç yüz altmış amelî sütûnlar üzre kubâb …
Ve bu haremin kıble ve garbî ve şimâlîsi taraflarında üç yüz altmış amelî sütûnlar üzre kubâblar ve kemerlerdir. Ve cümle kemerlerde her şeb kanâdîller ile çerâğân olup rûz-ı rûşen-misâl olup bu soffalar üzre mihmân olan Hindî ve Sindî ve Belhî ve Acem Kürd ve Tatar ve Moğol ve Ervâm fukarâları şem‘a muhtâc olmayup kırâ’at-i Kur’ân ve tevhîd ü tezkîr edüp sâhibü'l-hayrâta hayır du‘â ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y216a ·
metinde göster ·
… r kapuların râhlarıdır kim iki cânibleri dîvârdır. Ve birer mihrâb vardır. Ammâ
bu haremin
cânib-i şârkîsi kal‘a dîvârı olmak ile ol tarafda yan soffalar yokdur. Ammâ ba‘ …
Ve bu soffaların mâbeynlerinden mezkûr kapuların râhlarıdır kim iki cânibleri dîvârdır. Ve birer mihrâb vardır. Ammâ bu haremin cânib-i şârkîsi kal‘a dîvârı olmak ile ol tarafda yan soffalar yokdur. Ammâ ba‘zı burclarda savma‘alar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y216a ·
metinde göster ·