Evvelâ şehir içinde Taşnerdübân deyri, Urumlarındır. Ve Tahta'l-kal‘a deyri ve şehir içinde Büyük Terbiye mahallesinde Atnabur deyri, Ermeni lisânında "Gatnabur"; "Südlü aşa" derler. Bâlâda zikri sebkat eden Taşolukdan akan südden bu kilisede südlü aş pişdiğiyçün Atnabur, Südlü aş deyri derler, deyr-i atîkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 23b ·
metinde göster ·
sonra binâ-yı atîk bu şehrin hâricinde Kalas iskelesine gidecek yol üzre Yorbos …
Bu kilisadan sonra binâ-yı atîk bu şehrin hâricinde Kalas iskelesine gidecek yol üzre Yorboskı gölü kenârında bir bayırlı yerde Menokola manastırı kal‘a-misâl ibret-nümâ deyrdir kim tâ Hazret-i İsâ asrından kalmış derler. İçinde beş yüz aded papas u kıssîs ve ruhbân u ladika ve bıtrîk mugânları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106a ·
metinde göster ·
… vâriyyûnlar ve Sarı Saltık ve İsvet Nikola ve Kâsım Sultân ve Avustos Sultân ve
bu kilisaları
binâ edenler ve gayrı nezerât ve hayrât sâhibleridir kim, anları gördükde başım …
Eyitdi kim "Hâşâ tanrı dimeziz. Ol tasvîrler Hazret-i İsâ ve Meryem Ana ve Havâriyyûnlar ve Sarı Saltık ve İsvet Nikola ve Kâsım Sultân ve Avustos Sultân ve bu kilisaları binâ edenler ve gayrı nezerât ve hayrât sâhibleridir kim, anları gördükde başımız açup tapınup ta‘zîm edüp geçeriz. Yohsa Tanrı dimeziz. Bu ne sözdür?" deyü cevâb edüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106b ·
metinde göster ·
Be-kavl-i müverrihîn-i Latin bu kal‘a olduğu dağda Süleymân Nebî asrında Rivne nâm bir div-i be-nâm Süleymân Nebî'den firâr edüp bu cebel-i bâlâda bir kehf-i azîm kazup demirü(?) gârda kırup mesken edüp ol gârdan bir nehr-i azîm çıkardı. İlâ hâze'l-ân ol âb revândır. Anda ol div mürd olup bu Kilis diyârı anın derdinden halâs oldukda İskender-i Kübrâ târîhinin (---) senesinde Dubrovnik penc-pirimlerinden İstircan nâm kefere bu Hilevne kal‘asın İstircam nâmıyla binâ eder. Ba‘de zamân bu kal‘aya Hırvat tâ’ifesi istîlâ edüp lisân-ı Latince ismine Hilevne derler. Ol lisân üzre Hilevne (---) demekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 134a ·
metinde göster ·
kal‘ası altında kurup Ceneral nâm kapudan-ı bednâm Tekelü Paşa'nın mücevvezesin …
Ba‘dehû sene 943 târîhinde Süleymân Hân asrında Gâzî Hüsrev Paşa fethidir. Kanûn-ı Süleymân Hân üzre Kilis sancağı beğinin tahtı idi ve yüz elli akçe şerîf kazâ idi, lâkin sene (---) târîhinde Venedik küffârı 138a Tekeli Mustafâ Paşa'yı Danilova nâm mahalde münhezim edüp bu kadar asker-i İslâm dendân-ı tîğdan geçüp küffâr-ı bed-girdâr Tekeli Paşa'nın otağın bu Kilis kal‘ası altında kurup Ceneral nâm kapudan-ı bednâm Tekelü Paşa'nın mücevvezesin başına geyüp mehterhâne-i Âl-i Osmân çalarak dîvân-ı bed-âyîn etdikde Kilis kal‘asının a‘yânlarından dizdârı ve Sultânzâdeler ve Ca‘fer Beğzâdeler ve niçe ağazâdeler taşra dîvâna gelince görseler cümle küffâr askerleri içinde kaldılar. Hemân bunları kâfirler esîr-i bend-i zincir etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 137b–138a ·
metinde göster ·
Bu kal‘anın cânib-i erba‘ası çep çevre birer top menzili ba‘îd havâleli dağlardır, ammâ Gırıblan dağı pek yakın havâledir kim Melek Ahmed Paşa'nın bir gulâmı bu kayadan derûn-ı hisârda olan küffârın birisinin başına bir ok urup kâfiri depeledi. Tâ bu mertebe karîb bir ok menzili bir havâle dağdır, ammâ bu dağlardan aşağı inerken gûyâ Gayyâ deresine ve Derk-i esfel deresine inilüp kal‘a bu derelerin ortasında vâki‘ olmuş evc-i âsumâna ser çekmiş gûnâ-gûn yalçın kayalar üzre şekl-i müseddes bir şeddadî seng-i tırâş ahcârât-ı mücellâlar ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Gerçi havâleleri çokdur, ammâ aşağı kal‘a dibine varıldıkda kal‘anın zirve-i a‘lâsı semâda kalır. Bir vecih ile bu kal‘aya yürüyüş olmayup zafer mümkün değildir. İllâ muhâsara ile yâhûd havf [u] haşyet-i Âl-i Osmân ile vere edüp feth ola, ammâ bu kal‘a gûyâ bir kâse içindedir. Etrâfları kâse kenârları havâlesi yerleridir. Kal‘anın kendisi kâse içinde bir sivri pilav depesidir. Ancak bir yolu ve bir kapusu var. İçinde küffâr mâl-â-mâl olup hamd-i Hudâ asker-i İslâma bir top atmayup etrâf [u] eknâfların guzât-ı müslimîn nehb u gâret edüp mâl-ı ganâ’imle muğtenim oldular, ammâ kal‘a döğülmedi ve bu Kilis'in cânib-i garbındaki dağ başlarından leb-i deryâda kâfirin İspilet kal‘ası nümâyân idi. Andan kalkup bir azîm dereler içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 138a ·
metinde göster ·
… üp niçe bin gâziyân-ı mücâhidân şehâdet câmın nûş edüp âhır-ı kâr sekizinci gün
bu kilise
feth olup niçe bin esîr ve niçe bin kîse milyon mâl ile guzât muğtenim olup bu …
{Süleymân Hân bu Baç kal‘asın gâret etdikde bu câmi‘ olan kenîseye niçe bin küffâr mâl-ı menâli ve evlâdlarıyla kapanup yedi gün ceng-i azîm edüp niçe bin gâziyân-ı mücâhidân şehâdet câmın nûş edüp âhır-ı kâr sekizinci gün bu kilise feth olup niçe bin esîr ve niçe bin kîse milyon mâl ile guzât muğtenim olup bu kadar esîrler ile asker-i İslâm sîr oldular.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79b ·
metinde göster ·
Kefere zamânı gâyet metîn kal‘a imiş. Kerc kal‘ası dest-i Âl-i Osmân'a girince Azak Kazak'ı bu kal‘ayı münhedim eder, zîrâ geçit başıdır. "Osmânlı bu kal‘adan Kazak gemilerin Karadeniz'e çıkmağa komaz" deyü mukaddem târîh ile bu kal‘ayı münhedim etmişdir. Ammâ hakkâ ki amâr olacak boğaz kesen kal‘ası olurdu, zîrâ Azak denizi Karadeniz'e mahlût olduğu dar boğazda vâki‘ olmuş bir zemîndir kim yalçın kaya üzredir. Karşu cânibde Taman adası burnunda deryâya çıkmış bir sivri Çoçka nâm bir burun var. Bu mâbeyn bir dar boğazdır kim iki mîldir. Bu boğazdan içeri şimâl cânibine gidüp Azak denizidir. Bu hakîr bu Kilisecik nâm vîrân kal‘a kenârıyla Azak bahrince şimâl tarafına 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 142b ·
metinde göster ·
… . Ana karşu bir liman var, Mantilo limanı derler. Ve anda bir vîrân kenîse var.
Bu kilise
tarafında gemiler demir bırağup yatsalar huzûr ederler. Bu limanda âb-ı hayât s …
Andan altı mîl keşişleme tarafına bir adacık vardır. İsmine Mantilo derler. Ana karşu bir liman var, Mantilo limanı derler. Ve anda bir vîrân kenîse var. Bu kilise tarafında gemiler demir bırağup yatsalar huzûr ederler. Bu limanda âb-ı hayât sulu kayalar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 250a ·
metinde göster ·
şehir müftüsü ve nakîbü'l-eşrâfı ve yüz elli akçe pâye ile kadısı ve şehir hâss …
Ve bu kiliseden şehir müftüsü ve nakîbü'l-eşrâfı ve yüz elli akçe pâye ile kadısı ve şehir hâssının ağası ve kal‘a dizdârı ve yetmiş aded kal‘a neferâtları ve muhtesib ağası ve gayri şehir hâkimleri cümle bu kenîsenin evkâfından himâye ulûfesi alırlar. Meşhûr-ı âfâk bir bıtrîk deyridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 346a ·
metinde göster ·
… ülislâmı ve nakîbüleşrâfı yokdur. Ammâ celâlî ve cemâlî ve Cum Ekrâdı havfinden
bu Kilis
şehrinin cânib-i erba‘ası kal‘a-misâl dîvâr-ı âlîlerdir. Lâkin çok yerleri kerp …
Ve nâhiyesi cümle (---) kurâdır. Ve sancağı cümle (---) kazâdır. Ve sancakbeği ber-vech-i adâlet seksen bin guruş hâsıl edüp iltizâmın edâ eder. Ve kadısı dahi senevî yedi bin guruş hâsıl eder. Ve kethudâyeri ve serdârı ve a‘yân [u] eşrâfı vardır. Kal‘ası vîrân olmak ile dizdârı ve neferâtı ve şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı yokdur. Ammâ celâlî ve cemâlî ve Cum Ekrâdı havfinden bu Kilis şehrinin cânib-i erba‘ası kal‘a-misâl dîvâr-ı âlîlerdir. Lâkin çok yerleri kerpiç kalın dîvârdır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil yedi bin üç yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y165b ·
metinde göster ·