bir sarây-ı âlî binâ edüp anda dâ’imâ bakıyyetü'l-ömrümü ibâdet ile geçirem ve …
"Ya Emînallâh dilerim kim benim içün bu mahalde bir sarây-ı âlî binâ edüp anda dâ’imâ bakıyyetü'l-ömrümü ibâdet ile geçirem ve babamın sûretin inşâ kıldırup ana nazarım ta‘alluk etdükçe bükâdan fâriğ olam" deyü gûnâ-gûn ricâlar etdi. Derhâl ricâsı hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup Hazret-i Süleymân cemî‘i ins [ü] cinne ve perîlere emr edüp Diyâr-ı Makdon'da {ya‘nî Erzurûm ve Filibe ve Edirne ve İslâmbol'da ve İzmit'de} âb [u] hevâsı latîf yerleri deverân ederek yedi günde Hazret-i Süleymân'a gelüp haber verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8b ·
metinde göster ·
… m‘ada pâ-bürehne olup sûre-i Tekâsür tilâvet ederek gelüp ziyâret ederler. Zîrâ
bu mahalde
Sahâbe-i kirâmdan ve şühedâ-yı izâmdan niçe bin Muhâcirîn [u] Ensârdan kimesnel …
Bu gûne meşhûr-ı âfâk bir hatt-ı garîbdir kim Rûm ve Arab ve Acem'den niçe bin seyyâh-ı âlem gelüp bu cebbâne-i kadîmi ziyâret edüp bu hat içün ba‘zı ârifân cifrdir derler, ba‘zılar rumûz [u] künûzdur deyü ol mahalde olan şeddâdî binâlara Ferhâdî külünkler urup defîne çıkarmak kaydında olup helâk olanlar dahi anda medfûndur. Ammâ ba‘zı sulehâ-yı ümmetden kimesneler leyle-i cum‘ada pâ-bürehne olup sûre-i Tekâsür tilâvet ederek gelüp ziyâret ederler. Zîrâ bu mahalde Sahâbe-i kirâmdan ve şühedâ-yı izâmdan niçe bin Muhâcirîn [u] Ensârdan kimesneler medfûndur. Ve beyne'l-ulemâ efvâh-ı nâsda şâyi‘dir kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22b ·
metinde göster ·
bir sebiz-gûn amûd-ı ibret-nümûn vardır. Ol amûd üzre Meryem Ana timsâli var id …
Ve bu mahalde bir sebiz-gûn amûd-ı ibret-nümûn vardır. Ol amûd üzre Meryem Ana timsâli var idi. Elinde bir şeb-çerâğ var idi kim beyza-i fâhte kadar var idi. Her şeb, bu şeb-çerâğın şu‘lesi câmi‘i münevver ederdi. Bu dahi Risâlet-penâh'ın mevlûdu gecesi ser-nigûn olup hâlâ {ol şeb-çerâğ} Kızılelma'dadır. Anıniçün Kızılelma derler kim Ayasofya'dan gitmişdir. Zîrâ İşpanya {küffârı} bir iki kerre İslâmbol'a istîlâ etmişdir. Anıniçün ol beyza İşpanya elinde kalmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35b ·
metinde göster ·
… kpençere'de ilm-i Kur’ân'da aşere ve takrîbi telâmizlerine okudup niçe bin âdem
bu mahalde
sâhib-i kurrâ olmuşdur. Andan,
Hattâ üstâdımız şeyhü'ş-şüyûh, sâhib-i kurrâ Evliyâ Efendi bu Sovukpençere'de ilm-i Kur’ân'da aşere ve takrîbi telâmizlerine okudup niçe bin âdem bu mahalde sâhib-i kurrâ olmuşdur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39a ·
metinde göster ·
"Pâdişâhım eğer bu hayrât-ı azîm sana müyesser olursa tâ
bu mahalden
İslâmbol'a on bir sâ‘at menzildir. Kîseleri uç uca 46a dizüp bu kadar mâl-ı f …
"Pâdişâhım eğer bu hayrât-ı azîm sana müyesser olursa tâ bu mahalden İslâmbol'a on bir sâ‘at menzildir. Kîseleri uç uca 46a dizüp bu kadar mâl-ı firâvân sarf ederseniz bu hayrât size nasîb olur. Ve illâ bu hayrâta bir mülûk kâdir değildir. Şâfî haber budur pâdişâhım" deyince hemân Süleymân Hân:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45b–46a ·
metinde göster ·
… indendir kim Hazret-i Ebâ Eyyûb ile gelüp ol ma‘rekede tabl çalarken şehîd olup
bu mahalde
defn olunmuşdur.
Andan bu câmi‘in cânib-i selâsında bir at menzili sahrâ-yı azîm haremi içre gûnâ-gûn şecere-i serâmedler ile müzeyyen bir haremdir. Sol cânibde bir çınâr-ı azîmin sâyesinde eş-şeyh Alî Tablî hazretleri medfûndur. Sahâbe-i güzînin güzîdesindendir kim Hazret-i Ebâ Eyyûb ile gelüp ol ma‘rekede tabl çalarken şehîd olup bu mahalde defn olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47a ·
metinde göster ·
Sultân Süleymân aleyhi'r-rahmeti ve'l-gufrân'ın Rûmeli ve Anatolu zü‘amâ ve erb …
Bu mahalde Sultân Süleymân aleyhi'r-rahmeti ve'l-gufrân'ın Rûmeli ve Anatolu zü‘amâ ve erbâb-ı tîmârının mahsûlâtları ve ze‘âmet [ve] tîmârları tahrîri hayr ile itmâm buldu. Ammâ zamân-ı sa‘âdetlerinde Rûmeli ıtlâk olunan eyâlet-i azîmelerde cümle erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ma‘a cebelüleri ile yetmiş dörd bin altı yüz asker idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 56a ·
metinde göster ·
Kızılbaş fırsat bulup be-dest-i Çopur Bekirzâde la‘în imdâdıyla Acem bin otuz ü …
Bu mahalde Kızılbaş fırsat bulup be-dest-i Çopur Bekirzâde la‘în imdâdıyla Acem bin otuz üç senesinde Bağdâd'a istîlâ eyleyüp Musul'u dahi aldı. Ba‘de sene 1032 Merre ma‘zûl olup Kemânkeş Alî Paşa âsaf-ı mühr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 63a ·
metinde göster ·
… p tarafeynden yetmiş bin kâfir dendân-ı tîğdan geçüp Tatar ve Âl-i Osmân askeri
bu mahalde
Eflak ve Boğdan diyârına akınlar ve şebhûnlar salup yüz binden mütecâviz esîr v …
Bu ahvâl Der-i devlete arz olunup Rûmeli eyâleti ve Özi eyâleti ve Tatar Hân askeri bu küffârların cengini men‘ etmeğiçün me’mûr olup asker-i İslâm cem‘ olunca iki küffâr askeri Eflak ve Boğdan hudûdunda şehr-i Fohşan'da nehr-i Fohşa sâhilinde bir ceng-i azîm edüp Eflak beği Matey gâlib gelüp Boğdan beği Lipul münhedim olup tarafeynden yetmiş bin kâfir dendân-ı tîğdan geçüp Tatar ve Âl-i Osmân askeri bu mahalde Eflak ve Boğdan diyârına akınlar ve şebhûnlar salup yüz binden mütecâviz esîr ve niçe kerre yüz bin devâbbât-ı kesîr ve mâl-ı ganâyim alınup Eflak ve Boğdan diyârın harâb [ü] yebâb ve halkın esîr [ü] kebâb ve hânelerin ihrâk bi'n-nâr ile türâb edüp İslâm Geray Hân, Boğdan beği Lipul'ı giriftâr-ı bend-i hicrân edüp Der-i devlet-masîre gönderüp Yedikulle'de Lipul haps olundu. Ve Eflak beği Matey'den iki bin kîse alınup cürmü afv olunup beğliği kendüye yine ibkâ ve mukarrer kılındı. Hamd-i Hudâ Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr ile bu gazâ-yı ekberde bulunup mâl-ı ganâyimle muğtenim olup diyâr-ı Kırım'a dâhil olduk, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 77a ·
metinde göster ·
sene (---) târîhinde Bosna'dan serdâr Melek Ahmed Paşa tarafından yedi bin kell …
Bu mahalde sene (---) târîhinde Bosna'dan serdâr Melek Ahmed Paşa tarafından yedi bin kelle ve feth-i kal‘a-i Kamin ve kal‘a-i Kaminkrad ve kal‘a-i Ribniçse miftâhları geldi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 85a ·
metinde göster ·
Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân-ı Gâzî'den beri Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘a gel …
Bu mahalde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân-ı Gâzî'den beri Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘a gelince icmâl-i saltanatları ve vüzerâ ve vükelâ ve hayrât [ü] hasenâtları ve feth [u] fütûhâtları tamâm oldu. Zîrâ bu mezkûr pâdişâhlar cümle İslâmbol'da medfûn ve neşv [ü] nemâ bulmaları cihetinden İslâmbol evsâfında câmi‘leri evsâfın tahrîr ederken sadedden çıkup ba‘zı kavânînleri ve havâdisâtlar mahalle münâsib tahrîr olunup yine şehr-i İslâmbol içre olan selâtîn câmi‘leri evsâfına rucû‘ edelim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 87b ·
metinde göster ·
olan türbedârânlarda Ebü'l-feth Gâzî'den berü ne kadar bin a‘yân-ı kibâr defn o …
Bu mahalde olan türbedârânlarda Ebü'l-feth Gâzî'den berü ne kadar bin a‘yân-ı kibâr defn olundu ise sene-be-sene ve rûz-merre sicillâtlara kayd etmededir. Cümle müte‘ayyin ehl-i kubûrlar ism [ü] resimleri ile mastûrdur. Zîrâ ba‘zı zamânda makâbir hudûdları da‘vâsı olup fermân ile sicillâtlarına mürâca‘at olunur. Acâyib tevârîh-i mevtâdır, gûyâ bu hakîrin Seyâhatnâme'sidir. Ammâ ol sicillâta nazar olunsa kıyâmetden bir nişândır. Cümle mevtâyı bu gûne tahrîr etmek bir diyârda ve bir pâdişâh memleketine mahsûs değildir kim garîb temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 108b ·
metinde göster ·
… ulle, kefere zamânında nazarete ya‘nî tâ‘ûnlu yoldan gelmiş âdem şehre girmeyüp
bu mahalde
yedi gün sâkin olup Kostantıniyye'ye dâhil olduğuyçün bu câ-yı ma‘hûda nazarete …
Evvelâ kasaba-i hâric-i Yedikulle, kefere zamânında nazarete ya‘nî tâ‘ûnlu yoldan gelmiş âdem şehre girmeyüp bu mahalde yedi gün sâkin olup Kostantıniyye'ye dâhil olduğuyçün bu câ-yı ma‘hûda nazarete derlermiş. Ba‘de'l-feth Ebü'l-feth Gâzî cümle tabbâğları ve sallakhâneleri bunda koyup âbâdân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 117a ·
metinde göster ·
Ebü'l-feth asrında Rûmeli cânibine sefer oldukda tâ’ife-i topcıyân
bu mahalde
haymeleri ile meks etdikleriyçün Topcular derler. Bir mürtefi‘ ferah-fezâ yerde …
Ebü'l-feth asrında Rûmeli cânibine sefer oldukda tâ’ife-i topcıyân bu mahalde haymeleri ile meks etdikleriyçün Topcular derler. Bir mürtefi‘ ferah-fezâ yerde bâğ u bâğçeli bin mikdârı sarây-ı âlîler ve gayrı hânelerdir. Nişâncı Paşa câmi‘i ve yedi aded hânları ve yedi mesâcidleri ve bir tekyesi ve bir müfîd [ü] muhtasar küçük hammâmı Kara Çavuş yeniçeri ağası binâsıdır. Ve yüz aded esvâk-ı muhtasarı vardır, ammâ yine cümle eşyâ mevcûddur. Hevâsının letâfetinden mâ‘adâ âbı dahi Kırkçeşme suyudur kim âb-ı hayâtdan nişân verir. Ammâ cümle sarâylardan Melek Ahmed Paşa sarâyı gûyâ bir hadîka-i kerrûbiyândır. Kadîm-i eyyâmda (---)(---) binâsıdır kim gûyâ bir kal‘adır. Müte‘addid kâ‘alar ve maksûreler ve hücreler ve hammâmlar ile ârâste olmuş bir gül [ü] gülistân bostânlı bâğçedir. Bunda bir havz-ı azîm vardır kim aşren-fe-aşr bir havz-ı latîfdir. Başka subaşısı ve Eyyûb nâ’ibi hükmündedir. Ve Gürcî Paşa sarâyı ve Defterdâr Nişâncı Paşa sarâyı çeşmesi târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 117b ·
metinde göster ·
dörd câmi‘ ve on yedi mesâcid ve altı tekye {Emîr Buhârî tekyesi cümleden ma‘mû …
Bu mahalde dörd câmi‘ ve on yedi mesâcid ve altı tekye {Emîr Buhârî tekyesi cümleden ma‘mûrdur} ve üç hân vardır ammâ sarây hammâmları çok olmağile çârsû hammâmı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 117b ·
metinde göster ·
"Müjde olsun beğim, alemdâr-ı Resûl olan Ebâ Eyyûb-ı Ensârî
bu mahalde
medfûndur" deyü bir hıyâbân ormanistân ve çengalistân içre girüp bir seccâde üz …
"Müjde olsun beğim, alemdâr-ı Resûl olan Ebâ Eyyûb-ı Ensârî bu mahalde medfûndur" deyü bir hıyâbân ormanistân ve çengalistân içre girüp bir seccâde üzre iki rek‘at namâz kılup ba‘de's-selâm bir secde dahi edüp gûyâ hâb-ı râhata varup kaldı. Niçeler,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120b ·
metinde göster ·
Eyyûb Sultân şehrine kayıklar ile ubûr olunur. Mâbeynehümâsı sığlıkdır, azîm ke …
Bu mahalden Eyyûb Sultân şehrine kayıklar ile ubûr olunur. Mâbeynehümâsı sığlıkdır, azîm keştîler gelemezler. Zamân-ı küffârda bu mahalde zencîr üzre cisr-i azîm var imiş, hâlâ âsâr-ı binâları nümâyândır. Bu mahalden yine deryâ ile Alîbeğköyü'ne ve Kâğıdhâne köyüne, cânib-i şimâle tokuz mîl mezkûr Halîc ile tarafeynin çemenzâr yerin temâşâ ederek Kâğızhâne'ye varılır. Ammâ kasaba-i Südlüce bu Kâğıdhâne boğazı ağzında vâkı‘ olmuş cümle hâneleri leb-i deryâdan tâ Ca‘fer-âbâd dağına çıkınca biri biri üzre Halîc'e ve Eyyûb'a nâzır bâğlı ve bâğçeli hevâdâr dâr-ı amârlar ve cevâmi‘lerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123a ·
metinde göster ·
… bûr olunur. Mâbeynehümâsı sığlıkdır, azîm keştîler gelemezler. Zamân-ı küffârda
bu mahalde
zencîr üzre cisr-i azîm var imiş, hâlâ âsâr-ı binâları nümâyândır. Bu mahalden …
Bu mahalden Eyyûb Sultân şehrine kayıklar ile ubûr olunur. Mâbeynehümâsı sığlıkdır, azîm keştîler gelemezler. Zamân-ı küffârda bu mahalde zencîr üzre cisr-i azîm var imiş, hâlâ âsâr-ı binâları nümâyândır. Bu mahalden yine deryâ ile Alîbeğköyü'ne ve Kâğıdhâne köyüne, cânib-i şimâle tokuz mîl mezkûr Halîc ile tarafeynin çemenzâr yerin temâşâ ederek Kâğızhâne'ye varılır. Ammâ kasaba-i Südlüce bu Kâğıdhâne boğazı ağzında vâkı‘ olmuş cümle hâneleri leb-i deryâdan tâ Ca‘fer-âbâd dağına çıkınca biri biri üzre Halîc'e ve Eyyûb'a nâzır bâğlı ve bâğçeli hevâdâr dâr-ı amârlar ve cevâmi‘lerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123a ·
metinde göster ·
… a bu mahalde zencîr üzre cisr-i azîm var imiş, hâlâ âsâr-ı binâları nümâyândır.
Bu mahalden
yine deryâ ile Alîbeğköyü'ne ve Kâğıdhâne köyüne, cânib-i şimâle tokuz mîl mezk …
Bu mahalden Eyyûb Sultân şehrine kayıklar ile ubûr olunur. Mâbeynehümâsı sığlıkdır, azîm keştîler gelemezler. Zamân-ı küffârda bu mahalde zencîr üzre cisr-i azîm var imiş, hâlâ âsâr-ı binâları nümâyândır. Bu mahalden yine deryâ ile Alîbeğköyü'ne ve Kâğıdhâne köyüne, cânib-i şimâle tokuz mîl mezkûr Halîc ile tarafeynin çemenzâr yerin temâşâ ederek Kâğızhâne'ye varılır. Ammâ kasaba-i Südlüce bu Kâğıdhâne boğazı ağzında vâkı‘ olmuş cümle hâneleri leb-i deryâdan tâ Ca‘fer-âbâd dağına çıkınca biri biri üzre Halîc'e ve Eyyûb'a nâzır bâğlı ve bâğçeli hevâdâr dâr-ı amârlar ve cevâmi‘lerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123a ·
metinde göster ·
Ve (---) Ayazması nâm bir mâ’-i zülâl su kaynağı vardır kim 124a Temmûz'da hummâya mübtelâ bir âdem üç kerre bu mâ’-i sâfîden nûş edüp gasl etse istifrâğ edüp halâs olur. Ekseriyyâ Rûm tâ’ifesinin meşâdları bu mahalde olup bu ayazmayı ziyâret ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123b–124a ·
metinde göster ·
… n ziyâretgâhlarıdır. Hakîrin âlem-i aşkda olduğu mahalde bir cum‘aertesi gecesi
bu mahaldeki
Yahûdî mezârlığı içinde,
Ve bu Hâsköy mezârlıkları kurbünde ine Ayazma nâm bir ayn-ı zülâl vardır, mahmûm-ı riba‘a mübtelâ olan âdem yedi kerre nûş edüp gasl etse ısıtmadan halâs olur. Rûm tâ’ifesinin ziyâretgâhlarıdır. Hakîrin âlem-i aşkda olduğu mahalde bir cum‘aertesi gecesi bu mahaldeki Yahûdî mezârlığı içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124a ·
metinde göster ·
… dûdnâmeleri tahrîr edüp Kostantın'ı harâca kesüp Ömer ibn Abdül‘azîz hazretleri
bu mahalde
halîfe olup Süleymân bin Abdülmelik hazretlerin yerine Galata'da kâ’immakâm edü …
Bu minvâl üzre Galata şehrin ta‘mîr u termîm edüp hudûdnâmeleri tahrîr edüp Kostantın'ı harâca kesüp Ömer ibn Abdül‘azîz hazretleri bu mahalde halîfe olup Süleymân bin Abdülmelik hazretlerin yerine Galata'da kâ’immakâm edüp Mesleme hazretlerin Süleymân'a vezîr edüp Galata'ya seksen bin asker muhâfazacı bırağup yine küffârdan üç yıllık harâc-ı pîş alup Ömer ibn Abdül‘azîz, Şâm-ı Şerîf'e donanma gemileri ile hilâfetine gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128a ·
metinde göster ·
"İslâmbol'u feth edecek sensin" deyü tebşîr edüp "
bu mahalde
bir kal‘a ve Akdeniz Boğazı'nda iki kal‘a inşâ edüp Kostantıniyye'ye iki tarafd …
"İslâmbol'u feth edecek sensin" deyü tebşîr edüp "bu mahalde bir kal‘a ve Akdeniz Boğazı'nda iki kal‘a inşâ edüp Kostantıniyye'ye iki tarafdan zahâyir makûlesi varmayup kaht [u] galâ olmak mukarrerdir, cenâbınız dahi azametle Edirne'den deryâ-misâl asker ile bu bizim cânibimize teşrîf buyurasız" deyü Rûmeli Hisârı yerinde sâkin olan ruhbân şekilli mü’min-i nihânînin mektûbu Ebü'l-feth'e varınca Mehemmed Hân'a inşirâh-ı sadr [u] zevk-i derûn müyesser olup iki yerden gayret kuşağın kuşanup Kostantîn izniyle sayd [u] şikâra gelerek Karadeniz sâhilinde Terkoz kal‘asına gelüp halîcinde ve çengelistânında sayd [u] şikâr edüp Terkoz kal‘ası kapudanından hedâyâlar alup ve kapudana Mehemmed Hân hedâyâlar verüp aslâ sulha muhâlif ü muğâyir bir iş etmeyüp Kostantîn'e niçe şikârlar gönderüp sûret-i dostlukda görünüp bu hisâr mahallinde bir şikârhâne sarây çiftliği binâ etmeğe istîzân edüp hisâr yerindeki râhib sûreti müslime buluşup, görüşüp, öpüşüp niçe hüsn-i tedbîr meşveretleri ederler. Tâ ki kıral-ı bed-fi‘âl-i dâldan elçiler gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136b ·
metinde göster ·
şeb [u] rûz kal‘a dizdârı ve üç yüz neferâtı âmâde dururlar. Ve kal‘a içinde yü …
Bu mahalde şeb [u] rûz kal‘a dizdârı ve üç yüz neferâtı âmâde dururlar. Ve kal‘a içinde yüz seksen hânedir kim cümle kırlankıç âşiyânı gibi kayalara muttasıl bâğçesiz neferât hâneleridir. Ve bir minâreli Ebü'l-feth Sultân Mehemmed câmi‘i ve iki mesâcid ve iki buğday anbârı var, gayrı çârşû-yı bâzârdan bir imâret yokdur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137a ·
metinde göster ·
Tâ İskender-i Zülkarneyn asrında ma‘mûr bir şehr-i azîm idi. Zîrâ İskender
bu mahalde
deryâ-yı Karadeniz'i kesüp Akdeniz'e mahlût ederken bu mahalde altun ma‘deni bu …
Tâ İskender-i Zülkarneyn asrında ma‘mûr bir şehr-i azîm idi. Zîrâ İskender bu mahalde deryâ-yı Karadeniz'i kesüp Akdeniz'e mahlût ederken bu mahalde altun ma‘deni bulup deryâyı gayrı mahalden kesüp bu ma‘den mahallinde bir şehir binâ edüp ismini şehr-i Fondura kodu, gâyet ma‘mûr şehir idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 138a ·
metinde göster ·
… i. Zîrâ İskender bu mahalde deryâ-yı Karadeniz'i kesüp Akdeniz'e mahlût ederken
bu mahalde
altun ma‘deni bulup deryâyı gayrı mahalden kesüp bu ma‘den mahallinde bir şehir …
Tâ İskender-i Zülkarneyn asrında ma‘mûr bir şehr-i azîm idi. Zîrâ İskender bu mahalde deryâ-yı Karadeniz'i kesüp Akdeniz'e mahlût ederken bu mahalde altun ma‘deni bulup deryâyı gayrı mahalden kesüp bu ma‘den mahallinde bir şehir binâ edüp ismini şehr-i Fondura kodu, gâyet ma‘mûr şehir idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 138a ·
metinde göster ·
… mi‘-i müfîdi vardır. Zîrâ Yıldırım Hân bir kerre Boğdan [u] Eflak isyân etdükde
bu mahalden
karşuya ubûr etdikde memerr-i İslâm olsun içün bu kal‘a-i metîni feth edüp kalm …
Evsâf-ı kal‘a-i Yoroz: Alina Kıral binâsıdır. Ammâ Yoroz nâm bir ruhbânın manastırı var idi, anıniçün Yoroz kal‘ası derler. Bir şeddâdî köhne siyâh reng kal‘a-i atîkdir. Ammâ hâlâ içinde iki yüz mikdârı müselmân hâneleri ve bir Yıldırım Hân câmi‘-i müfîdi vardır. Zîrâ Yıldırım Hân bir kerre Boğdan [u] Eflak isyân etdükde bu mahalden karşuya ubûr etdikde memerr-i İslâm olsun içün bu kal‘a-i metîni feth edüp kalmış idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139a ·
metinde göster ·
sayd [u] şikârda iken Makbûl Mahmûd Paşa Tokat kal‘asın feth etdüği {haberi} bu …
Evsâf-ı Tokat bâğçesi: Ebü'l-feth Mehemmed Hân bu mahalde sayd [u] şikârda iken Makbûl Mahmûd Paşa Tokat kal‘asın feth etdüği {haberi} bu mahalde gelüp sürûrundan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139b ·
metinde göster ·
… de sayd [u] şikârda iken Makbûl Mahmûd Paşa Tokat kal‘asın feth etdüği {haberi}
bu mahalde
gelüp sürûrundan,
Evsâf-ı Tokat bâğçesi: Ebü'l-feth Mehemmed Hân bu mahalde sayd [u] şikârda iken Makbûl Mahmûd Paşa Tokat kal‘asın feth etdüği {haberi} bu mahalde gelüp sürûrundan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139b ·
metinde göster ·
Seydî Battâl Gâzî üç bin bahâdırânıyla Üsküdar'da pusu edüp küffârdan ganîmet a …
Bu mahalde Seydî Battâl Gâzî üç bin bahâdırânıyla Üsküdar'da pusu edüp küffârdan ganîmet alup küffâr üzre musallat olmada idi. Battâl Gâzî İslâmbol içre bu kadar ibâdullâhın şehîd olduğun istimâ‘ edüp dâğ-ı derûnundan Üsküdar tarafında Kuzkunca ve Çengelise şehirlerinde ve Pendik ve Kartal ve Darıca şehirlerin gâret [u] alan [u] tâlân edüp üç bin papası dendân-ı tîğdan geçirüp bu kadar mâl-ı ganâyimle maskat-ı re’si olan Malatıyye kal‘asına, andan Bağdâd'a Hârûnu'r-Reşîd'e varup İslâmbol içre şehîd olanların ahvâllerin bir bir Hârûn'a takrîr edince hemân ol ân Hârûnu'r-Reşîd iki kerre yüz bin asker ile bir sene mürûrunda tekrâr İslâmbol'u muhâsara edüp üç gün üç gece ceng-i azîm edüp Seydî Battâl ve gayrı guzât on sekiz bin küffârı şemşîr-i âteş-tâbdan geçirüp yigirmi bin esîr nüfûsu kayd [u] bend edüp Tekur Yağfûr nâm kıralı dest-ber-kafâ Hârûnu'r-Reşîd huzûruna getirüp ol ân Yağfûr'a amân vermeyüp boğazından Ayasofya çanlığına salb edüp İslâmbol'u yağmâ ve alan [u] tâlân edüp hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür, mâl-ı ganâyim alup yine Koca Mustafâ Paşa mahallinde mukeddemâ binâ olunan kal‘aya on bin ibâd-ı müslimîn koyup Hârûnu'r-Reşîd Bağdâd'a müteveccih olup Seyyid Battâl Gâzî ki ism-i şerîfleri Ca‘fer ibn Hüseyin Gâzî'dir, anlar Üsküdar'da leb-i deryâda Kızkullesine havâle bir püşte üzre hayme ve hargâhların kurup anda muhâfaza edüp yedi sene bâğ u bâğçe yetişdirüp sâkin olurlardı. İlâ yevminâ hâzâ ol bâğlara Battâl bâğları ve Âl-i Bahâdır 141b bâğları ve Şücâ‘ bâğları ve Gâzîköyü bâğları derler, galat-ı meşhûr olup Kadıköy bâğı derler. Bu takrîb ile yedi senede ibtidâ Üsküdar'ı ve Kadıköyün Battâl Gâzî amâr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 141a–141b ·
metinde göster ·
nehr-i zülâlin tarafeyninde tâ haşeb cisre varınca çınâr-ı müntehâlar var kim H …
Ve bu mahalde nehr-i zülâlin tarafeyninde tâ haşeb cisre varınca çınâr-ı müntehâlar var kim Hudâ âlimdir, her biri eflâke ser çeküp herbirinin şu‘beleri üzre niçe yüz bin balıkcıl kuşları âşiyân edüp başlarındaki cığaların düneklerine bırağup Emîrgûneoğlu bâğçesi üstâdı alur. Ve bu belîdenin garbî cânibinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
niçe çemenzâr soffalar vardır, mahfîce sohbet murâd edinen ehl-i ırz tâ’ifesi a …
Bu mahalde niçe çemenzâr soffalar vardır, mahfîce sohbet murâd edinen ehl-i ırz tâ’ifesi atlar ve arabalar ile {gelüp} bundaki dırahtlar sâyesinde ayş [u] nûş ederler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
… sîregâh-ı Su Kemerleri: Sene (---) târîhinde Süleymân Hân on bin kîse harc edüp
bu mahalden
İslâmbol'a bin bir göz cisrler ile âb-ı nâbdan nişân verir su getirmişdir kim h …
Mesîregâh-ı Su Kemerleri: Sene (---) târîhinde Süleymân Hân on bin kîse harc edüp bu mahalden İslâmbol'a bin bir göz cisrler ile âb-ı nâbdan nişân verir su getirmişdir kim hakkâ bu binâlar kâr-ı dîv-i Süleymân'dır kim makdûr-ı beşer değildir. Ba‘zı kemerler bir dağdan bir dağ mâbeyninde vâkı‘ olup üçer kat eflâke ser çekmiş kehkeşân-âsâ kemerlerdir kim vâcibü's-seyrdir. Buna karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
… bu dağlara herkes gidemeyüp bir hayli hayyâl atlılar gidüp teferrüc ederler. Ve
bu mahalde
,
Ve İslâmbol'dan firâr eden kul ve karavaşları kayd [u] bend edüp sâhibi çıkarsa müjdesin alup verirler. Eğer firâr eden kulda mâl [u] erzâk var ise mâlın alup anı dahi âdem pasdırması edüp yere gömüp dil çıkarmazlar. Ve eğer mahbûb u mahbûbe ise dağlarda pinhân edüp niçe zamân her işe kullanırlar. Ammâ bu dağlara herkes gidemeyüp bir hayli hayyâl atlılar gidüp teferrüc ederler. Ve bu mahalde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146b ·
metinde göster ·
… yi‘in Fütüvvetnâme-i Muhammedî üzre niçe bin su’âlleri ve cevâbları vardır ammâ
bu mahalde
bu kadar ile iktifâ edüp inşâ’allâh seyecî’ü ehl-i hırefin fütüvvetleri ve kânû …
Bu bâlâda tahrîr olan cümle ehl-i tarîk ve ehl-i sanâyi‘in Fütüvvetnâme-i Muhammedî üzre niçe bin su’âlleri ve cevâbları vardır ammâ bu mahalde bu kadar ile iktifâ edüp inşâ’allâh seyecî’ü ehl-i hırefin fütüvvetleri ve kânûn [u] kâ‘ideleri üzre ale't-tertîb alayları ve pîr-perverleri ile tahrîr ü tavsîf olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 151b ·
metinde göster ·
gümüşhâne yokdur. Ammâ ibtidâ bir câ-yı menâs olmağile teberrüken anda Orhân Gâ …
Evvelâ sene (---) târîhinde Orhân Gâzî oğlu Süleymân Paşa, Rûmeli'nde İpsala'yı cum‘a gün feth edüp ibtidâ salâ verildiğiyçün ibtidâ salâdan galat İpsala derler. Bu mahalde gümüşhâne yokdur. Ammâ ibtidâ bir câ-yı menâs olmağile teberrüken anda Orhân Gâzî nâmına bunda sikke kesilmi[ş]dir, hakîr'e görmek müyesser olmuşdur kim "Duribe İpsala" yazar sene (---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176b ·
metinde göster ·
… lâda iki yüz kırkıncı fasılda Eyyûb çömlekcileri evsâfında mastûrdur, ammâ yine
bu mahalde
çömlekciler esnâfı alay ile ubûr ederler, zîrâ gayrı yerde dahi çömlekciyân var …
Bu esnâfın bâlâda iki yüz kırkıncı fasılda Eyyûb çömlekcileri evsâfında mastûrdur, ammâ yine bu mahalde çömlekciler esnâfı alay ile ubûr ederler, zîrâ gayrı yerde dahi çömlekciyân vardır, anı bildirir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 196b ·
metinde göster ·
… m Hân Keşiş Dağı'nda bir ayn vardır, cereyân edüp gâyib olur, andan saman döküp
bu mahalden
saman zâhir olduğiçün Samanlı Kaynak derler. Andan Şeker Kaynağı ve Selâm Kayas …
Cümleden âb-ı hayât-ı Bunarbaşı'dır kim Cebel-i Ruhbân'ın dâmeninde niçe yerde kayalardan pâk sâfî ve beyâz ve rakîk âb-ı nâb çıkup şehr-i Bursa'ya müstevlî olur. Ve Sünderlibaşı ve Çatalkaynakbaşı ve Kepizbaşı ve Naşideresibaşı ve Sobranbaşı ve Ardıçlıbaşı ve Harsudbaşı ve Billur Kaynağı ve Samanlı Kaynak, Yıldırım Hân Keşiş Dağı'nda bir ayn vardır, cereyân edüp gâyib olur, andan saman döküp bu mahalden saman zâhir olduğiçün Samanlı Kaynak derler. Andan Şeker Kaynağı ve Selâm Kayası Kaynağı ve Kral Kaynağı ve Murâd Dede Kaynağı, ve'l-hâsıl on yedi aded kaynağ-ı azîmler vardır kim mâh-ı Temmûz'da bunların birine benî Âdem elin sokup üç taş çıkarmağa kâdir değildir, tâ bu mertebe mâ-i bâridlerdir. Lâkin mürûr-ı eyyâm ile su yolları bozulup zâlim suyolcuları giceyle su yollarına at fışkısı döküp rahnedâr olan yerleri fışkı ile kapanup su cereyân eder. Ammâ elbette suların lezzeti ve levni müteğayyir olur. Ammâ rûz-ı rûşende fışkı dökmek ihtimâlleri yokdur kim hâkim haklarından gelir. Ammâ sâhib-i tab‘ olan kimesneler mezkûr on yedi kaynaklardan ve niçe yüz pâk çeşmelerden su getirüp nûş edüp safâ ederler. El-hâsıl Bursa demek, sudan ibâret bir kelâmdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 226b ·
metinde göster ·
… âyil bir yalçın kayadır. Âdem aşağı bakmağa cür’et edemeyüp, aklı perîşân olur.
Bu mahalden
Bursa'nın Filedâr sahrâsında olan kurâ ve kasabât u mezâri‘ ve bâğ u besâtîn ne …
Menzil-i Bakacak: Bunda dahi dırahtistân içre meks edüp üç gün üç gice sohbet-i hâs edüp keklik avı ve mâhî avları ve tereyağları ve kuzu kebâbları zevkleri eyledik. Bu Bakacak nâm mahalle anınçün bakacak derler kim leyle-i Ramazânın hilâli nümâyân olur mu ve olmaz mı deyü hilâl-i Ramazâna bakdıklarıyçün "bakacak" derler. Eğer hilâli görürlerse ol Bakacak mahallinde âteşler yakup aşağı şehre işâret ederler. Anda dahi kal‘adan toplar atılur sabahı sâ’im olurlar. Bakacak mahalli fîl hortumu-misâl şehre hâyil bir yalçın kayadır. Âdem aşağı bakmağa cür’et edemeyüp, aklı perîşân olur. Bu mahalden Bursa'nın Filedâr sahrâsında olan kurâ ve kasabât u mezâri‘ ve bâğ u besâtîn nehr-i Nilüfer ile saky olmuş sahrâ, nakş-ı bukalemun olmuş sahîfe-i evrâk gibi nümâyândır. Ol kadar âlî kûh-ı bülenddir kim şehr-i Bursa altına girüp Ulu Câmi‘ ve iç kal‘a ve Bedâsten semtleri aslâ görünmez. Ammâ ba‘îd yerleri bir bir temâşâ olunur bir mekân-ı âlîdir. Bu mahalde eflâke ser çekmiş yalçın kayalar vardır kim kimi ejderhâ gibi kimi fil-sıfat, kimi keştî, kimi ukâb gibi gûnâ-gûn eşkâl-i garîbe ve acîbeli muhavvif ve mehîb kayalar vardır. Andan yine atlara süvâr olup kıble cânibine yokuş yukaru yine sünbülistân ve tûtyâ-yı reyhânistân içre ubûr ederken bu mahallerde dıraht-ı müntehâlar yokdur. Ancak çemenzâr [u] şükûfezâr yerlerdir. Beşinci sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 230a ·
metinde göster ·