mahabbetde gönül zâr ile oynar / Benzetmeğiçün âlemi bir zıll-ı hayâle / Sâyend …
Ol hokka-dehen turra-i tarrâr ile oynarTiryâk-i lebin satmağiçün mâr ile oynarÇün dâğ-ı gamın pullarını sîneye dizdiBu nerd-i mahabbetde gönül zâr ile oynarBenzetmeğiçün âlemi bir zıll-ı hayâleSâyende güneş gölgede dîvâr ile oynarEğlenmeğe dîvâne gönül şimdi muzafferZencîr-i seri zülf-i siyâhkâr ile oynar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 211b ·
metinde göster ·
'Yok bu sahîfe-i arzda dörd dünyâ bulunsa gerekdir. İşte bu dünyâ kademesine
bu nerdübânda
{kadem} basdım. Devr-i kıyâmete dek benim ümmetime bu dünyâ yetişir. Ümmetlerim …
'Yok bu sahîfe-i arzda dörd dünyâ bulunsa gerekdir. İşte bu dünyâ kademesine bu nerdübânda {kadem} basdım. Devr-i kıyâmete dek benim ümmetime bu dünyâ yetişir. Ümmetlerim sizi bu dünyâdan sürüp ‘fetehetâ’ lafzında bulunacak dünyâlara siz gidin' buyurduklarında cümle münkirîn {eyitdiler},
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 35b ·
metinde göster ·
… ândır kim kâr-ı Macar-ı füccârdır. Acele ile aşağı şehre enecek şehbâz yiğitler
bu nerdübânlı
kapudan enüp çıkarlar. Yohsa ihtiyâr âdemler bu yoldan enüp çıkamazlar.
Ve bu toprak tabya kurbunda kal‘anın bir küçücük kapusu var, aşağı varoşa gider yoldur, ammâ at gidemez, benî Âdem ise bî-tâb u bî-mecâl ener ve çıkar, zîrâ kâmil beş yüz adım kademe taş nerdübândır kim kâr-ı Macar-ı füccârdır. Acele ile aşağı şehre enecek şehbâz yiğitler bu nerdübânlı kapudan enüp çıkarlar. Yohsa ihtiyâr âdemler bu yoldan enüp çıkamazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94a ·
metinde göster ·
… sütûn bir nerdübân-ı ibret-nümûn etmiş kim âdem üzerine basmağa havf eder, zîrâ
bu nerdübânın
bir tarafında sütûnları yokdur. Hemân kûh-ı bî-sütûn mânend bir nerdübân-ı bî-m …
Cümle pesendîde ma‘rifetlerinden biri bu mahfel-i şerîfe bî-sütûn bir nerdübân-ı ibret-nümûn etmiş kim âdem üzerine basmağa havf eder, zîrâ bu nerdübânın bir tarafında sütûnları yokdur. Hemân kûh-ı bî-sütûn mânend bir nerdübân-ı bî-mânend musanna‘ taş nerdübândır kim her kademe taşların birer uçları câmi‘ dîvârına muttasıldır. Mâ‘adâ basamak yerleri cümle mu‘allakdır. Ve bu nerdübânın câmi‘ içi tarafına bir demir parmaklık etmiş kim nerdübâna bu demir parmaklık dahi bir metânet verüp üstâd-ı haddâdı bunda dahi yed-i tûlâsın ayân etmiş kim ol dahi makdûr-ı beşer değildir. Ve bu mahfel-i münîfin kenârelerine üstâd-ı harrâtîn ahşâbât-ı palasanta ve sindiyân ve âbinûş ve çemşîr ve servî haşeblerinden müşebbek korkuluk revzenler ve kafesler eylemiş kim gören âdemin aklı enderûn-ı kafes-i tende dem-beste olur. Ve revzen-i zîbâlarında hod ol kadar müşebbek ve murakka‘ ve murassa‘ fusûskârî pençere kubâbları var kim vasfında cihân meddâhları lâl [ü] bî-zebândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 95a ·
metinde göster ·
… uçları câmi‘ dîvârına muttasıldır. Mâ‘adâ basamak yerleri cümle mu‘allakdır. Ve
bu nerdübânın
câmi‘ içi tarafına bir demir parmaklık etmiş kim nerdübâna bu demir parmaklık d …
Cümle pesendîde ma‘rifetlerinden biri bu mahfel-i şerîfe bî-sütûn bir nerdübân-ı ibret-nümûn etmiş kim âdem üzerine basmağa havf eder, zîrâ bu nerdübânın bir tarafında sütûnları yokdur. Hemân kûh-ı bî-sütûn mânend bir nerdübân-ı bî-mânend musanna‘ taş nerdübândır kim her kademe taşların birer uçları câmi‘ dîvârına muttasıldır. Mâ‘adâ basamak yerleri cümle mu‘allakdır. Ve bu nerdübânın câmi‘ içi tarafına bir demir parmaklık etmiş kim nerdübâna bu demir parmaklık dahi bir metânet verüp üstâd-ı haddâdı bunda dahi yed-i tûlâsın ayân etmiş kim ol dahi makdûr-ı beşer değildir. Ve bu mahfel-i münîfin kenârelerine üstâd-ı harrâtîn ahşâbât-ı palasanta ve sindiyân ve âbinûş ve çemşîr ve servî haşeblerinden müşebbek korkuluk revzenler ve kafesler eylemiş kim gören âdemin aklı enderûn-ı kafes-i tende dem-beste olur. Ve revzen-i zîbâlarında hod ol kadar müşebbek ve murakka‘ ve murassa‘ fusûskârî pençere kubâbları var kim vasfında cihân meddâhları lâl [ü] bî-zebândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 95a ·
metinde göster ·
… eden Şarâben tahûr misilli âb-ı nâblar cümle bu nehr-i Neretva'ya mahlût olur.
Bu Neretva'yı
atlar ile geçüp 5 sâ‘at gidüp,
Bâ-husûs Yezero yaylasından ve İlok derelerinden cereyân eden Şarâben tahûr misilli âb-ı nâblar cümle bu nehr-i Neretva'ya mahlût olur. Bu Neretva'yı atlar ile geçüp 5 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 148b ·
metinde göster ·
… Hakîkatü'l-hâl eyle serî‘u'l-hazm Şarâben tahûrdur kim bir âdem bir kuzu yeyüp
bu Neretva'dan
nûş etse bir ânda yine âdemin tabî‘atı ta‘âm ister. Tâ bu mertebe hâzımu'l-ifrâ …
Ammâ garîb u gurebâlar ve cümle kavm-i tüccârlar bu nehr-i Neretva'dan nûş etmeyüp karşu Tabahâne tarafında cereyân eden nehr-i Radopol'dan nûş ederler. Anların zu‘m-ı bâtıla-i hisset-i denâetleri üzre "Nehr-i Neretva'yı nûş eden tîz acığup yine bir kerre dahi ta‘âm yemek iktizâ eder" deyü bu âb-ı nâbdan nûş etmezler. Hakîkatü'l-hâl eyle serî‘u'l-hazm Şarâben tahûrdur kim bir âdem bir kuzu yeyüp bu Neretva'dan nûş etse bir ânda yine âdemin tabî‘atı ta‘âm ister. Tâ bu mertebe hâzımu'l-ifrât bir nehr-i Şat'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 166b ·
metinde göster ·
… Bu kapudan hareme nüzûl ederken iki tarafından beşer ayak nerdübân ile enilir.
Bu nerdübânlardan
enince cânib-i erba‘ası sütûnlu ve kubbe-i âlîli bir küçük haremdir, ammâ yine …
Andan kubbeler altından yine cânib-i şarka elli adım gidüp Bâb-ı İbrâhîm cânib-i cenûba nâzır bir bâb-ı kebîrdir. Bu kapudan hareme nüzûl ederken iki tarafından beşer ayak nerdübân ile enilir. Bu nerdübânlardan enince cânib-i erba‘ası sütûnlu ve kubbe-i âlîli bir küçük haremdir, ammâ yine Harem-i kebîre yine muttasıldır. Ve bu kapunun iki cânibinde hatt-ı kadîm ile Melik Kayıtbay târîhleri var. Ammâ mahlût erkâm olunmağile tahrîr olunmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y335a ·
metinde göster ·
… âsitâne-i sa‘âdete pertâb kılup girirler. Ammâ batıyyü'l-hareke olan kimesneler
bu nerdübândan
çıkup Y 343a Beyt-i şerîfe girirler. Ammâ niçe âdemler helâk olur, Allâhümme …
Ba‘zı zamân muta‘azzım kimesneler gelüp dâhil-i Beyt-i şerîfe girmek murâd etdiklerinde şerîf hazretlerine ricâ edüp anlar dahi İbn Şeybe fermân edüp eyyâm-ı hacda iki üç kerre açılup âb-ı Zemzem'in sağ cânibinde dîvârına muttasıl Beyt-i şerîf kapusunun nerdübânı vardır, on ayak kalın tahta nerdübândır, üç arşın enlidir ve altında tuç tekerlekleri vardır, Bâb-ı Şerîf küşâd oldukda kütür kütür çekerek Bâb-ı Şerîf'in atebesine muttasıl koyup ba‘zı huccâc andan çıkar. Ve ba‘zı cüst ü çâpük âdem nerdübâna bakmayup bir âdem kaddi âsitâne-i sa‘âdete pertâb kılup girirler. Ammâ batıyyü'l-hareke olan kimesneler bu nerdübândan çıkup Y 343a Beyt-i şerîfe girirler. Ammâ niçe âdemler helâk olur, Allâhümme âfinâ, yetmiş bin huccâc biribirin çiğnerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y342b–Y343a ·
metinde göster ·
… a Bâb-ı şerîf önüne koyup cümle huccâc andan çıkup Beyt-i şerîfe dâhil olurlar.
Bu nerdübânın
sağ cânibinde,
Ve âb-ı Zemzem'in sağ tarafında taşrada dîvârına muttasıl Beyt-i şerîfin tuç tekerlekli nerdübânı anda durur Beyt-i şerîf açıldıkca Bâb-ı şerîf önüne koyup cümle huccâc andan çıkup Beyt-i şerîfe dâhil olurlar. Bu nerdübânın sağ cânibinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y347b ·
metinde göster ·
… sekiz ayak taş nerdübân ile çıkılır, ol cânibi uçurumdur. Zamân ile Fîl bürkesi
bu nerdübânların
Y 92a dibinde akup cemâ‘at andan âbdest alırlar imiş. Hâlâ âsârları zâhirdir.
Ve cümle altı kapusu vardır. Büyük kıble kapusundan on sekiz ayak taş nerdübân ile çıkılır, ol cânibi uçurumdur. Zamân ile Fîl bürkesi bu nerdübânların Y 92a dibinde akup cemâ‘at andan âbdest alırlar imiş. Hâlâ âsârları zâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y91b–Y92a ·
metinde göster ·