… i koyun emînine hidmet eder, celeblerin koyunlarına sayalardır kim hîn-i acilde
bu orman
sayaları içre koyunları İslâmbol'a getirüp bir günde ganîmet ederler. Bu sayala …
Evsâf-ı saya-i celebân-ı koyun: İslâmbol etrâfında yedi yüz sayadır. Bunlar dahi koyun emînine hidmet eder, celeblerin koyunlarına sayalardır kim hîn-i acilde bu orman sayaları içre koyunları İslâmbol'a getirüp bir günde ganîmet ederler. Bu sayalarda cümle beş bin sayacı ter-oğlanları vardır. Bunlar dahi hâzırbaş ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167a ·
metinde göster ·
… ayakları don(ul)up ve gözlerine kara su inüp a‘mâ ve kötürüm olup niçe âdemler
bu orman
içre âteş başlarında helâk oldular.
Ammâ niçe yüz aded âkıl kimesneler hemân Azak Paşası Monla Ganî Paşa nehr-i Kuban'ı buz üstünden cümle askeriyle geçince bizim askerin çoğu buzdan karşu geçüp Çerkezistân vilâyetine dâhil olup konaklara kondular, ammâ bizler nehr-i Kuban'ın karşu tarafında Heyhât sahrâsı hâkinde orman-ı azîm içre kalup ormanlar içre âteşler yakup kebâblar çevirüp âteşler başında zevk u safâlar etdik zann edüp her kim ol dipi ve boranı ve şiddet-i şitâ-yı azâb-ı elîmi çeküp bu ormanda âteş başına geçüp oturdu ise elleri ve ayakları don(ul)up ve gözlerine kara su inüp a‘mâ ve kötürüm olup niçe âdemler bu orman içre âteş başlarında helâk oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 190b ·
metinde göster ·
… zre esbâblar ve bu yaralı kanlı âdem nedir, hay kahbecikler? Şimdi biz gelirken
bu orman
içre bir hây hûy tüfeng sadâsı ve bir ceng gavgâsı işitdik, besbelli kelepüre g …
"Ya bu sizin yedeklerinizde boş atlar ve seyishâne üzre esbâblar ve bu yaralı kanlı âdem nedir, hay kahbecikler? Şimdi biz gelirken bu orman içre bir hây hûy tüfeng sadâsı ve bir ceng gavgâsı işitdik, besbelli kelepüre girüp şikâr almışsız, bize bu şikârlardan yok mudur?" deyü hemân boş atlara ve seyishâne üzre esbâblara aç kurd kuzuya sarılır gibi sarıldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y93a ·
metinde göster ·
… yigirmişer salkım hûrmâ olup ikişer yüz vukiyye hûrmâsı gelir. Altı sâ‘at dahi
bu orman
içre ılgar ile ubûr edüp Âhirü't-temr ya‘nî hûrmâ ormanı tamâm olduğu mahaldir, …
Andan bu şehri seyr [ü] temâşâ edüp yine şark cânibine buhayre kenârınca üç sâ‘at gidüp ba‘dehu Akdeniz ile bu buhayre mâbeyninde Evvelü'n-Nahl ta‘bîr etdikleri hûrmâlık ormanı içre girüp azamet-i Hudâ meğer Mısır'ın hûrmâsı cümle bu Burlos vilâyetinde imiş, eyle dıraht-ı hûrmâlar var kim her biri eflâke ser çekmişdir ve her nahlde yigirmişer salkım hûrmâ olup ikişer yüz vukiyye hûrmâsı gelir. Altı sâ‘at dahi bu orman içre ılgar ile ubûr edüp Âhirü't-temr ya‘nî hûrmâ ormanı tamâm olduğu mahaldir, anı ubûr edüp Akdeniz kenârına varup sağ tarafımız kıble cânibidir. Ve Garbiyye hâkinde bir çöl çölistân ve bir tîh-i bî-emân bî-pâyân yerdir. Yaz günleri Hudbiyye kabîlesi sâkin olup şitâda mezkûr hûrmâ ormanlarında sâkin olurlar. Mutî‘ [ü] munkâd âdemlerdir. Eğer bunlar tâyi‘ olmasalar bu çölden bir âdem geçmek ihtimâli yok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y343b ·
metinde göster ·