kurbündedir. Âl-i Osmân'dan (---)(---) asrında Alî Kuşcu nâm bir sâhib-nücûm-ı …
Mesîregâh-ı Müneccimkuyusu, bu Samsonhâne kurbündedir. Âl-i Osmân'dan (---)(---) asrında Alî Kuşcu nâm bir sâhib-nücûm-ı hümâm ilm-i zîcde rasad çıkarmak içün bir kuyu kazmışdır kim umku yüz beş kulaçdır. Ba‘dehu ulemâ meşveret edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 133a ·
metinde göster ·
koyuna giren kurda değil ejderhâya hamle edüp yanar âteşe girir. Çobanlar mâbey …
Bu samsonlar koyuna giren kurda değil ejderhâya hamle edüp yanar âteşe girir. Çobanlar mâbeyninde soy gözedüp bir kancık kelbin bir samsona çekmek içün elli koyun baş verir ve bir samson içün beş yüz koyun verüp asîl kelb-i Ashâb-ı Kehfler var kim gökde ukkâba, zemînde evrene, deryâda nehenge baş vurup dalup alup salar, böyle zî-kıymet kelb-i mu‘allemler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 168b ·
metinde göster ·
… . Herkes iktidârına göre akçe ve gökçe ve pâkça libâslar giyerler. Ve Sinop ile
bu Samsun'un
mâbeyni deryâdan (---) mildir, karadan (---) konakdır. Ve bu Samsun'un cenûb ta …
(---)(---) galatdır. Kayser-i Rûm oğlu Harkıliye binâsıdır. Sene (---) târîhinde Sultan Alâeddîn-i Selçûkî fethidir. Andan sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân destine girdi. (---) hâkinde voyvodalıkdır ve emânetdir ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve yeniçeri serdârı ve kethüdâyeri ve kal‘a dizdârı ve (---) neferâtı vardır, ammâ müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur, ammâ a‘yân [u] eşrâfı çokdur. Halkı, cümle keştîbân ve kendirciyândır ve a‘vânı yokdur ve uleması çokdur. Herkes iktidârına göre akçe ve gökçe ve pâkça libâslar giyerler. Ve Sinop ile bu Samsun'un mâbeyni deryâdan (---) mildir, karadan (---) konakdır. Ve bu Samsun'un cenûb tarafına Sinop vâkı‘ olmuşdur. Bu Samsun kal‘ası leb-i deryâda (---) üzre Şeddâdî binâ-yı sengîn-âbâddır. Fâtih-i Eğre asrında Urus bu kal‘aya istîlâ edüp kal‘anın câ-be-câ yerlerin münhedim edüp sonra yine ta‘mîr u termîm edüp gayrı dizdâr ve neferâtlar ta‘yîn eyleyüp müstevfâ cebehâneler kodular. Hâlâ mükemmel [u] ma‘mûr kal‘adır. Dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır ve yetmiş kullesi ve iki bin bedeni ve (---) kapusu vardır. (---) kapusu (---) nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 247a ·
metinde göster ·
… inop ile bu Samsun'un mâbeyni deryâdan (---) mildir, karadan (---) konakdır. Ve
bu Samsun'un
cenûb tarafına Sinop vâkı‘ olmuşdur. Bu Samsun kal‘ası leb-i deryâda (---) üzre …
(---)(---) galatdır. Kayser-i Rûm oğlu Harkıliye binâsıdır. Sene (---) târîhinde Sultan Alâeddîn-i Selçûkî fethidir. Andan sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân destine girdi. (---) hâkinde voyvodalıkdır ve emânetdir ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve yeniçeri serdârı ve kethüdâyeri ve kal‘a dizdârı ve (---) neferâtı vardır, ammâ müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur, ammâ a‘yân [u] eşrâfı çokdur. Halkı, cümle keştîbân ve kendirciyândır ve a‘vânı yokdur ve uleması çokdur. Herkes iktidârına göre akçe ve gökçe ve pâkça libâslar giyerler. Ve Sinop ile bu Samsun'un mâbeyni deryâdan (---) mildir, karadan (---) konakdır. Ve bu Samsun'un cenûb tarafına Sinop vâkı‘ olmuşdur. Bu Samsun kal‘ası leb-i deryâda (---) üzre Şeddâdî binâ-yı sengîn-âbâddır. Fâtih-i Eğre asrında Urus bu kal‘aya istîlâ edüp kal‘anın câ-be-câ yerlerin münhedim edüp sonra yine ta‘mîr u termîm edüp gayrı dizdâr ve neferâtlar ta‘yîn eyleyüp müstevfâ cebehâneler kodular. Hâlâ mükemmel [u] ma‘mûr kal‘adır. Dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır ve yetmiş kullesi ve iki bin bedeni ve (---) kapusu vardır. (---) kapusu (---) nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 247a ·
metinde göster ·
(---)(---) galatdır. Kayser-i Rûm oğlu Harkıliye binâsıdır. Sene (---) târîhinde Sultan Alâeddîn-i Selçûkî fethidir. Andan sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân destine girdi. (---) hâkinde voyvodalıkdır ve emânetdir ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve yeniçeri serdârı ve kethüdâyeri ve kal‘a dizdârı ve (---) neferâtı vardır, ammâ müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur, ammâ a‘yân [u] eşrâfı çokdur. Halkı, cümle keştîbân ve kendirciyândır ve a‘vânı yokdur ve uleması çokdur. Herkes iktidârına göre akçe ve gökçe ve pâkça libâslar giyerler. Ve Sinop ile bu Samsun'un mâbeyni deryâdan (---) mildir, karadan (---) konakdır. Ve bu Samsun'un cenûb tarafına Sinop vâkı‘ olmuşdur. Bu Samsun kal‘ası leb-i deryâda (---) üzre Şeddâdî binâ-yı sengîn-âbâddır. Fâtih-i Eğre asrında Urus bu kal‘aya istîlâ edüp kal‘anın câ-be-câ yerlerin münhedim edüp sonra yine ta‘mîr u termîm edüp gayrı dizdâr ve neferâtlar ta‘yîn eyleyüp müstevfâ cebehâneler kodular. Hâlâ mükemmel [u] ma‘mûr kal‘adır. Dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır ve yetmiş kullesi ve iki bin bedeni ve (---) kapusu vardır. (---) kapusu (---) nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 247a ·
metinde göster ·
Amasiyye şehri önünden cereyân eden Çehârşenbe bâzârı suyu
bu Samsun'un
cânib-i şarkîsinde Bahr-i siyâh'a mahlût olur, geçid vermez nehr-i azîmdir. Bu …
Amasiyye şehri önünden cereyân eden Çehârşenbe bâzârı suyu bu Samsun'un cânib-i şarkîsinde Bahr-i siyâh'a mahlût olur, geçid vermez nehr-i azîmdir. Bu nehrin tulû‘u (---) sancağında (---) mahalden hurûc edüp Tokat kal‘asına uğrayıp andan Amasiyye önünden ubûr eder. Amasiyye ile Tokat halkı mâbeyninde bu latîfe-i yâve darb-ı mesel olmuşdur kim "Tokat sıçar, Amasiyye içer" derler. Zîrâ bu Çehârşenbe nehri, ibtidâ Tokat'a, andan Amasiyye'ye uğrayup niçe şehirlere dahi uğrayup andan Samsun dibinde Karadeniz'e katılır. Ve Samsun şehrinin suyuna Kanava vü geriz derler, mâ-i zülâldir. Bu şehr cümle (---) mahalle ve cümle (---) kiremitli bâğ u bâğçeli ve besâtînli hânelerdir ve cümle (---) mihrâbdır. Çârsû içinde (---) câmi‘i
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 247a ·
metinde göster ·
şehrini yıkar" deyü kelâm-ı karâr etdiler. Vallâhu a‘lem yine eyle olur, zîrâ c …
Ve niçe bin bâğçeleri ve dükkânları ve evlerin nehr-i Işkır harâb u yebâb etmişdir. Hâlâ âsâr-ı harâb-âbâdı zâhir ü bâhirdir. Cümle pîr-i fânîlerin kavilleri üzre "Âhir-i kâr bu nehr-i Işkır-ı zorkâr bu Samakov şehrini yıkar" deyü kelâm-ı karâr etdiler. Vallâhu a‘lem yine eyle olur, zîrâ cereyân etdikde şehir üzre meyyâl gelir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)40a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 39b–40a ·
metinde göster ·
şehrinde ve etrâf nevâhîlerinde cümle yüz on aded demir işleyen kârhânelere bu …
Ve bu Samakov şehrinde ve etrâf nevâhîlerinde cümle yüz on aded demir işleyen kârhânelere bu diyârda samakov derler. Âteş-i Nemrûd'un yakan körüğün on nefer âdem çekemez, su değirmeni körüğü çeküp âteş-i Nemrûd hâsıl olur ve fîl şikemi kadar demir örsler üzre akîk-i Yemenî gibi kırmızı demirler kim âteşden çıkmışdır, ol demirleri üstâd-ı haddâdî birer gûne san‘atlı dollâblar ile kızgın demirleri sindân üzre koyup aynı câmûs kellesi kadar çekiçleri yine bir san‘at ile su dollâbları çekiçleri kırmızı demire urdukda zemîn ditrer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 40a ·
metinde göster ·
… ek ve diyâr-ı Kırım'da Çüyençi köyünde (demir) demirden Tatar kazganı dökmek ve
bu Samakov'da
demir dökmek hakkâ ki kâr-ı benî Âdem değildir. Meğer dîv-i sefîd kârıdır. Göre …
Zîrâ İslâmbol'da top dökmek ve Karadaniska şehrinde top güllesi dökmek ve diyâr-ı Kırım'da Çüyençi köyünde (demir) demirden Tatar kazganı dökmek ve bu Samakov'da demir dökmek hakkâ ki kâr-ı benî Âdem değildir. Meğer dîv-i sefîd kârıdır. Gören âdem dem-beste ve vâlih [ü] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 40a ·
metinde göster ·
beher sene bender-i Selânik'e ve bender-i Varna'ya ve'l-hâsıl cemî‘i ülke-i Âl- …
Ba‘dehu bu Samakov'dan beher sene bender-i Selânik'e ve bender-i Varna'ya ve'l-hâsıl cemî‘i ülke-i Âl-i Osmân'a beher sene sekiz bin araba demir gidüp her şehirde üstâdlar murâd [u] merâmları üzre eşyâlar yaparlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 40a ·
metinde göster ·
… şü'l-hâl [ve] bî-dermân etmeyüp bu Maskov vilâyetlerinde sıhhat [ü] selâmet ile
bu samson
kelblerimle beni sayd [u] şikârda gezdirirken sad kez sana şükr olsun" deyü gön …
Bu on tokuz pâre vilâyetleri sıhhat ü selâmetle seyâhat etdirdin. Bin bin sana hamd [ü] senâ kim bu kadar kâfiristânda beni bir ân müşevveşü'l-hâl [ve] bî-dermân etmeyüp bu Maskov vilâyetlerinde sıhhat [ü] selâmet ile bu samson kelblerimle beni sayd [u] şikârda gezdirirken sad kez sana şükr olsun" deyü gönül yoluyla âlem ağyârdan bî-haber bükâ-âlûd olup minnet-i Hudâ edüp bir cânibe teveccüh etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181b ·
metinde göster ·