… e ilen zabt olan sancaklar bunlardır: Tedmur ve Sayda ve Beyrût ve Kerek-i Nûh.
Bu sancaklardan
mâ‘adâ Şâm eyâletinde tâ Mekke ve Medîne'[ye] varınca yetmiş Urbân ümerâları ve …
Sâlyâne ilen zabt olan sancaklar bunlardır: Tedmur ve Sayda ve Beyrût ve Kerek-i Nûh. Bu sancaklardan mâ‘adâ Şâm eyâletinde tâ Mekke ve Medîne'[ye] varınca yetmiş Urbân ümerâları ve meşâyihleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
kim tahrîr olunur: Sağman ve Kulp ve Mihrani ve Tercil ve Atak ve Pertek ve Çap …
Ve yurdluk ve ocaklık tarîkiyle tasarruf olunan bu sancaklardır kim tahrîr olunur: Sağman ve Kulp ve Mihrani ve Tercil ve Atak ve Pertek ve Çapakçur ve Çermik. Ve mefrûzu'l-kalem ve maktû‘u'l-kadem olan sancak hâkimlerine Âsitâne-i Sa‘âdet tarafından bir emir sâdır olsa anların elkâblarında cenâb yazılur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52a ·
metinde göster ·
mâ‘adâ on bir sancağa Arz-ı Irâk derler, ze‘âmet ve tîmâr yokdur, ancak sancak …
Bu sancaklardan mâ‘adâ on bir sancağa Arz-ı Irâk derler, ze‘âmet ve tîmâr yokdur, ancak sancak beğleri hâssı vardır, ba‘zı kurâ ve mezâri‘ yerleri ber-vech-i tahmîn verilmişdir kim 52b ol sancaklar bunlardır kim zikr olunur: Livâ-i Derteng ve Semâvât ve Bayat ve Derne ve Debâlâ ve Vâsıt ve Kerend ve Demirkapu ve Karâniyye ve Gîlân ve Âl-i Sâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52a–52b ·
metinde göster ·
ile bu kal‘a 137a altı ayda tamâm olunca cümle hâr [ü] hâşâke âteş urup kal‘a …
Bu san‘at ile bu kal‘a 137a altı ayda tamâm olunca cümle hâr [ü] hâşâke âteş urup kal‘a-i cedîd ve dürr-i beyz-âsâ nümâyân olup cümle asker derûn-ı kal‘aya girüp top u tüfeng ve cebehânesi ve sâ’ir mühimmât [ü] levâzımâtın yerlü yerinde edüp mezbûr ruhbân nihânî mi‘mâr-ı müslim tebdîl-i câme edüp Muhammed sünnetine ikrâm eyleyüp mü’min [ü] muvahhid şeklinde olup Rûmeli Hisârı dizdârlığın ricâ edüp ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136b–137a ·
metinde göster ·
… taht-ı pâdişâh-ı mükerrem olmağıla bir kaç kerre ber-vech-i arpalık kânûn üzre
bu sancak
üç tuğlu vezîrlere sadaka olmuşdur. Taraf-ı pâdişâhîden kânûn üzre paşasının hâ …
Kadîm-i eyyâmda kal‘ası Amâlika kavminin binâsıdır. Niçe yüz mülûkden kalmış kal‘a-i Kahkahâ-yı Rûmdur. Ba‘zı tevârîhde Ferhâd-ı kûh-ken binâ etdi, derler. Mahallinde tahrîr olunur. Ba‘dehû sene 476 târîhinden Âl-i Dânişmendiyye'den Sultân Melik Gâzî, Rûm keferesi elinden feth etmişdir. Niçe kerre İrân-zemînin Azerbaycân pâdişâhları muhâsara edüp fethinde âciz-mânde kalmışlardı. Ba‘dehû Dânişmendiyân elinden Âl-i Selçûkiyân bir takrîb ile alup karâr etdiler. Ba‘dehû sene 795 târîhinde Âl-i Osmâniyândan Yıldırım Bâyezîd Hân {üzre} Timur hurûc etdükde {Amasiyye kal‘asın Timur} feth etmesin deyü mukaddem târîh ile {Yıldırım Hân, Amasiyye'yi} feth edüp İsâ Çelebi'yi hâkim nasb edüp dârü'l-mülk-i taht-ı selâtîn olup hutbe tilâvet olundu ve "Azze nasruhû, duribe Amasiyye" deyü sikkeli akçesi kat‘ olundu. Zîrâ dağlarında ve şehr-i Gümüş'de sîm-i halisin üç yerde ma‘deni vardır. Ba‘dehû 280b pâdişâhlara mahsûs sarây-ı hâs ve bâğçe-i İrem binâ olunup tahtgâh-ı Âl-i Osmân oldu. Ebü'l-feth tahrîrinde eyâlet-i Sivas hâkinde Amasiyye beğinin tahtıdır. Sevâd-ı mu‘azzam ve taht-ı pâdişâh-ı mükerrem olmağıla bir kaç kerre ber-vech-i arpalık kânûn üzre bu sancak üç tuğlu vezîrlere sadaka olmuşdur. Taraf-ı pâdişâhîden kânûn üzre paşasının hâss-ı hümâyûnu 300.000, sancağında ze‘âmet 19, timar 422, alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır. Bu cümle erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı timar kânûn üzre cebelüleriyle üç bin asker olup alaybeğisi ve paşası sancağı altında sefer eşerler. Pâk ü müsellah ve mükemmel askerleri vardır. Ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır ve nâhiyeleri gâyet ma‘mûrdur. Evvelâ nâhiye-i İnebâzârı ve Geldikkân ve Akdağ ve Kağala nâhiyesi kasabadır. Ve sancağında tokuz kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 280a–280b ·
metinde göster ·
… olunup müsellimi Dervîş Ağa Gürcî âdemîsi bir zâbıt u râbıt, hâkim-i şedîd idi,
bu sancakdan
elli bin guruş tahsîl etdi, derler. Bir sahiyyü'l-vücûd hakkâ ki dervîş desek d …
Ve Şebin Karahisâr dahi derler. Devlet-i Âl-i Osmân'da (---) aded Karahisâr vardır. Meşhûr-ı âfâkı bu Erzurûm hâkinde Karahisâr-ı Şarkî'dir ve Anadolu hâkinde Afyon Karahisârı'na, Karahisâr-ı Sahib derler ve Develi Karahisârı ve Adalya Karahisârı ve Van Karahisârı (---)(---)(---)(---)(---)(---) Bunlar meşhûr-ı âfâk hisârlardır ammâ Afyon Karahisârı'yla bu Şebin Karahisârı'nın edîm-i arzda nazîri yok bî-bedel kal‘ateyndir. Amma bu Karahisâr'ın dağlarında şeb [şap] ma‘adini olmağıla Şebin Karahisârı derler. Ve cânib-i şarkda olmağıla Karahisâr-ı Şarkî derler. Ve vech-i tesmiyesinin bir aslı dahi kal‘anın ekseriyyâ taşları siyâh gûndur. Ve ibtidâ bânîsi Ermen pâdişâhlarından kayasıralar binâsıdır. Ba‘dehû Tarabefzûn'dan Rûm kefereleri istîlâ etdi. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Erzincân pâdişâhı Sultân Zâhireddîn hîle ile şeb-i muzlimde şebhûn edüp feth etdiğiyçün şeb-in kal‘asından galat Şebîn Karahisâr derler. Ya‘nî şeb-in bu gice feth olur kal‘ası derler. Ba‘dehû Azerbaycân Şâhı Uzun Hasan hükmünde iken be-dest-i Ebü'l-feth Gâzî, Uzun Hasan'ın ömrü küteh olup münhedim oldukdan sonra bu kal‘a-i Karahisârı Ebü'l-feth muhâsara edüp ceng-i azîm ile sene (---) târîhinde feth olup ba‘dehû Selîm Hân tahrîrinde Erzurûm eyâleti hâkinde başka sancak beği tahtı olmuşdur. Hâlâ beğinin taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu, kânûn-ı Süleymân üzre 130.000 akçe eder. Livâsında ze‘âmet 32, timar 940, hîn-i gazâda paşasının askeriyle cümle iki bin güzîde, yarar ve nâmdâr asker-i kerrâr olur. Paşasına senevî kırk kîse olur. Niçe kerre üç tuğlu vüzerâlara ber-vech-i arpalık ihsân olunmuşdu. Sancağ-ı azîmdir. Hattâ Ahıska Vezîri Gâzî Sefer Paşa'ya Ahıska ilhâkıyla ihsân olunup müsellimi Dervîş Ağa Gürcî âdemîsi bir zâbıt u râbıt, hâkim-i şedîd idi, bu sancakdan elli bin guruş tahsîl etdi, derler. Bir sahiyyü'l-vücûd hakkâ ki dervîş desek dervîş-i dilrîş idi. Ammâ bir mücrim âdemin girîbânı anın destine girince ol âdemi dilim dilim dilrîş edüp ana bir iş ederdi kim ol âdemin âhir işi tamâm olurdu. Hakîr bir kerre bir hizmetle Mandoval deresine ve Kur deresine vardıkda ol hizmetden yedi yü[z] riyâl ve bir at ve bir kılıç ve iki kızıl katır alıverüp kendisi dahi hakîre bir Gürcî gulâmı ihsân etdi. Aceb hâkim-i muhassıl idi. Bir hâkimi dahi 343a yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâ-yı latîfdir. Cümle (---) nâhiyesi (---) vardır. Evvelâ nâhiye-i
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 342b–343a ·
metinde göster ·
… paşa ile sefer eşer, kânûn budur. Ammâ paşa sancağı ki, Sofya şehridir, yalnız
bu sancakda
cümle ze‘âmet 322 adeddir ve timar cümlesi 1782 adeddir. Bunlar dahi kânûn üzre …
Evvelâ ze‘âmet-i mîr-i İhtimân 900, ze‘âmet-i mîr-i Vize 300, ze‘âmet-i mîr-i yürükân-ı Yanbolu 535, ze‘âmet-i mîr-i Tekirdağı 600, ze‘âmet-i Na‘ldöken 335, ze‘âmet-i kapudan-ı Kavala üçer pâre yarar kalita sâhibidir, 40412 ze‘âmet-i bahâsıdır, üç bin voynuk keferesiyle der-i devletde emîr-i âhûr ağa hizmetinde Kâğıthâne çayırında üç ay pâdişâhın atların bekleyüp hizmet ederler. Ve ze‘âmet-i defterhâ-yı Rûmeli 52000. 138b Bu bâlâda tahrîr olunan sekiz aded mîr-i yürükân ze‘âmetlerinin ve Kavala emîr-i ze‘âmetinin kânûn-ı Süleymân Hân üzre cebelüleriyle cümle kâhice deryâda tuğyân-ı kefere olursa üç pâre kadırgasıyla kapudan paşa ile sefer eşer, kânûn budur. Ammâ paşa sancağı ki, Sofya şehridir, yalnız bu sancakda cümle ze‘âmet 322 adeddir ve timar cümlesi 1782 adeddir. Bunlar dahi kânûn üzre cebelüleriyle hîn-i gazâda üç bin güzîde asker olur. Sağ kol ve sol kol beğleri ta‘bîr ederler cümle Rûmeli eyaleti zu‘amâ ve erbâb-ı timarına ve cemî‘i alaybeğlerine hükm-i hükûmet edüp meterise ve gayri mesâlihe asker kolunan bunlardır. Ve sekiz aded mîr-i yürükânın askerlerine top-keşân câmûsların koşdurup top çekdirüp top çitleri urduran, iktizâ ederse yürükânı öldüren iki aded sağ ve sol kol beğleridir kim hîn-i gazâda hüküm bunlarındır. Rûmeli vezîri değil sa‘âdetlü pâdişâh dahi bu iki âdemin emrine râmdır, zîrâ bunlar ceng eri olmağıla şeb [u] rûz âteş içinde cân u bâş oynadırlar, müstakil beğlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 138a–138b ·
metinde göster ·
… tında kânûn üzre cebelüleri ile (---) asker-i pür-silâh olur. Lâkin ba‘zı zamân
bu sancak
Özi eyâleti muhâfazasına me’mûr olurlar. Zirâ ol taraflara karîb sancakdır. Kal …
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim Hazret-i Zekeriyyâ nübüvvetinde Edirne sâhibi İdrivne Kral Zekeriyyâ Nebî'ye imân getirüp terk-i tâc u raht u baht edüp bu Çirmen ensesinde bir deyr-i mu‘azzam binâ edüp savâbın Zekeriyyâ Nebî'ye hîbe edüp ol deyr-i kamâmede sâkin idi. Bu İdrivne Kralın bir kızı mu‘ammere olup ismine Çirmene derlerdi. Lisân-ı Latin'de çirmen ve sirmene dünyâyı terk etmişe derler. Bu Sirmene krâle babası İdrivne Kral içün bu mahalde bir kal‘a binâ edüp ismine Çirmene kodular. Andan galat-ı meşhûr evlâ olup sene 767 târîhinde Gâzî Hudâvendigâr vüzerâlarından Timurtaş Paşa Rûm keferesi elinden feth edüp cümle guzât bu kal‘aya Çirmen dediler. Zirâ niçe bin aded cüyûş-ı muvahhidîn çirmenüp geçdikleri içün Çirmen dediler. Hâlâ Rûmeli eyâletinde sancak beği tahtıdır. Beğinin hâssı (---)(---) akçedir. Ve livâsında cümle (---) adet ze‘âmetdir. Ve cümle (---) aded timardır. Hîn-ı gazâda beğinin livâsı altında kânûn üzre cebelüleri ile (---) asker-i pür-silâh olur. Lâkin ba‘zı zamân bu sancak Özi eyâleti muhâfazasına me’mûr olurlar. Zirâ ol taraflara karîb sancakdır. Kal‘ası nehr-i Meriç'in karşı cânibinde bir bayır başında şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir Şeddâdî seng binâ-yı ferhâdîdir. Ammâ iç il olmağıla cebehânesi ve dizdârı ve neferâtları yokdur. Ve câ-be-câ sûrunun niçe yerleri rahnedâr olmuştur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 148a ·
metinde göster ·
… rb-ı Nısîbîn- ve Habur ve Sincâr. Ve sancak-ı Diyârbekir paşa tahtı sancağıdır.
Bu sancaklar
cümle Osmânlı beğleridir, ammâ yurdluk ve ocaklık sancakları bunlardır kim zikr …
Diyârbekr'ün Osmânlı sancakları bunlardır: Evvelâ sancağ-ı Harput ve Arganî ve Siverek ve Nısıbîn ve Hasankeyf ve Çemişgezek ve Si‘îrd ve Mifârıkîn Akçakal‘a -kurb-ı Nısîbîn- ve Habur ve Sincâr. Ve sancak-ı Diyârbekir paşa tahtı sancağıdır. Bu sancaklar cümle Osmânlı beğleridir, ammâ yurdluk ve ocaklık sancakları bunlardır kim zikr olunur: Evvelâ sancağ-ı Şağmân ve sancağ-ı Kulp ve sancağ-ı Mihrânî ve sancağ-ı Tercil ve sancağ-ı Âtâk ve sancağ-ı Pertek ve sancağ-ı Çapakçur ve sancağ-ı Çermik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 199b ·
metinde göster ·
… mle mağaralardır ve deyriniz dahi cemî‘i Nasârâların ma‘bedgâhlarıdır kim benim
bu sandûklarım
sizde Allah emâneti olsun" dedikde anlar da üç yüz aded sandûkaları alup İskend …
Anlardan sonra bu Van kayası niçe yüz devlete intikâl edüp âhir Hazret-i Risâlet vilâdetinden sene 1600 mukaddem Hazret-i Dâvûd-ı Nebî asrında Melik Câlût bu Van kayası üzre bir deyr-i pür-dîr inşâ eder. Melik Câlût'u Hazret-i Dâvûd sapan-ı Dâvûdîsiyle katl edüp mezkûr kenîse niçe mülûk destinde âyîngâh-ı Nasârâ olup âhir vilâdet-i Resûl-i Kibriyâ asrından sene 881 mukaddem İskender-i Kübrâ destine bu yüzden girmişdir. Be-kavl-i Mıkdısî İskender-i Kübrâ diyâr-ı Çamapur'a giderken bu Van kayasının sahrâsında serâperde-i İskenderîsiyle meks edüp bir ferd-i âferîdenin haber-i âgâhları yok iken Van kal‘asının hâkimlerin ve mezkûr deyrın bıtrîk u kıssîs u ruhbânların aşağı serâperdesine da‘vet edüp eydür: "İnşâallah ben diyâr-ı Çamapur'a giderim. Andan Dârâ Şâh üzre giderim, ammâ bî-ma‘nâ bâr-ı sakîllerim vardır. Sizde emânet dursun. Zîrâ sizin kal‘anız cümle mağaralardır ve deyriniz dahi cemî‘i Nasârâların ma‘bedgâhlarıdır kim benim bu sandûklarım sizde Allah emâneti olsun" dedikde anlar da üç yüz aded sandûkaları alup İskender'in üç dörd yüz âdemiyle derd [ü] belâ çekerek 249b bu sandûkaları kal‘a içine koyup muzlim mağaralarda pinhân idelim derken hemân üç yüz aded sandûkaların kapakların taşradan gelen üç yüz {aded} İskender âdemleri açup derûn-ı sandûkalardan dahi üçer âdem pür silâh çıkup cümle taşradakiler ile bir iki yüz müsellâh âdemler ejderhâ gârından çıkar gibi sandûkalardan Van gârlarına girüp çıkup dal kılıç olup Van kal‘asında olanlara tarfetü'l-ayn içre bir kılıç urup kimi havf-i şemşîr-i âteş-tâbdan kendüyi Van kayalarından aşağı atup pâre pâre olup ibtidâ İskender bu hîle ile kal‘a-i Van'ı feth edüp deyr-i Câlût'a "Vang" deyü nâm koydu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 249a–249b ·
metinde göster ·
… sandûkaları alup İskender'in üç dörd yüz âdemiyle derd [ü] belâ çekerek 249b
bu sandûkaları
kal‘a içine koyup muzlim mağaralarda pinhân idelim derken hemân üç yüz aded san …
Anlardan sonra bu Van kayası niçe yüz devlete intikâl edüp âhir Hazret-i Risâlet vilâdetinden sene 1600 mukaddem Hazret-i Dâvûd-ı Nebî asrında Melik Câlût bu Van kayası üzre bir deyr-i pür-dîr inşâ eder. Melik Câlût'u Hazret-i Dâvûd sapan-ı Dâvûdîsiyle katl edüp mezkûr kenîse niçe mülûk destinde âyîngâh-ı Nasârâ olup âhir vilâdet-i Resûl-i Kibriyâ asrından sene 881 mukaddem İskender-i Kübrâ destine bu yüzden girmişdir. Be-kavl-i Mıkdısî İskender-i Kübrâ diyâr-ı Çamapur'a giderken bu Van kayasının sahrâsında serâperde-i İskenderîsiyle meks edüp bir ferd-i âferîdenin haber-i âgâhları yok iken Van kal‘asının hâkimlerin ve mezkûr deyrın bıtrîk u kıssîs u ruhbânların aşağı serâperdesine da‘vet edüp eydür: "İnşâallah ben diyâr-ı Çamapur'a giderim. Andan Dârâ Şâh üzre giderim, ammâ bî-ma‘nâ bâr-ı sakîllerim vardır. Sizde emânet dursun. Zîrâ sizin kal‘anız cümle mağaralardır ve deyriniz dahi cemî‘i Nasârâların ma‘bedgâhlarıdır kim benim bu sandûklarım sizde Allah emâneti olsun" dedikde anlar da üç yüz aded sandûkaları alup İskender'in üç dörd yüz âdemiyle derd [ü] belâ çekerek 249b bu sandûkaları kal‘a içine koyup muzlim mağaralarda pinhân idelim derken hemân üç yüz aded sandûkaların kapakların taşradan gelen üç yüz {aded} İskender âdemleri açup derûn-ı sandûkalardan dahi üçer âdem pür silâh çıkup cümle taşradakiler ile bir iki yüz müsellâh âdemler ejderhâ gârından çıkar gibi sandûkalardan Van gârlarına girüp çıkup dal kılıç olup Van kal‘asında olanlara tarfetü'l-ayn içre bir kılıç urup kimi havf-i şemşîr-i âteş-tâbdan kendüyi Van kayalarından aşağı atup pâre pâre olup ibtidâ İskender bu hîle ile kal‘a-i Van'ı feth edüp deyr-i Câlût'a "Vang" deyü nâm koydu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 249a–249b ·
metinde göster ·
ve pîştahtaların on dördünün mühürlerin bozup açdıkda her birinin içinde onar k …
Evvelâ biri levha-i âcdan ve biri levha-i abanosdan ve biri levha-i servden ve biri levha-i Sindiyandan ve biri levha-i yeni dünyâdan ve biri levha-i palasantadan ve biri şîr-i mâhîden ve biri dendân-ı mâhîden ve biri sâfî kehribâdan ve biri kırmızı mercândan ve biri sâfî ödden tertîb olunmuş on bir aded zî-kıymet zarflı musanna‘ çâr-kûşe sandûkalar ve bir mücevher-i sâfî-i Seylânlı pîştahta ve biri sâfîce murassa‘ pîştahta ve biri sadefkârî ibret-nümûn pîştahta ve iki aded pîştahta-i peşinkârî kim cümle halk bu pîştahtayı gördükde merdüm-i dîdeleri hîrelendi. Ve cümle huzzâr-ı meclisin huzûrlarında bu sandûk ve pîştahtaların on dördünün mühürlerin bozup açdıkda her birinin içinde onar kıt‘a kütüb-i nefîse ve mu‘tebereler var kim her biri birer hattât-ı selefin ketebeleriyle mülûk içün tahrîr olunmuş âyetün min-Allah Kelâmullah'lardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 274b ·
metinde göster ·
Ve ol kadar zî-kıymet cevâhir makûlesi rîğdân u gülâbdân ve buhûrdân ve pîrûze surhdân ve musanna‘ ve murassa‘ mikrâs-ı lâlar ve bî-hisâb murakka‘âtlar ve Şâhnâme ve Gülistân ve Şerefnâme ve murassa‘ devâtlar ile 275a bu sanadîklar meydân-ı muhabbete gelince Ziyâeddîn Hân'ın dîdeleri pür-nem olup niçe kitâblar anın hattıyla ve kendi imzâsıyla memhûrlu mecmû‘aları meydâna çıkdıkda {hân'n} çeşm-i gazâlları dolukdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 274b–275a ·
metinde göster ·
içün cümle ahâlî-i vilâyet şehâdet edüp dediler kim "Sabâhdan bu âna dek temâşâ …
Bu sandûka içün cümle ahâlî-i vilâyet şehâdet edüp dediler kim "Sabâhdan bu âna dek temâşâ etdiğiniz sandûkalar ve bu sandûka-i mücevher dahi cümlemiz şehâdet ederiz alimallah ve şehidallah ve kefâ billah Muhammedün Resûlullah ol sandûkalar cümle Zâl Paşazâde kızı hanım sultânın Âdilcevâz'dan cihâzıyla gelen sandûkalar ve cevâhirlerdir. Hâlâ miftâhları andadır ve cümle cihâz-ı nisvân olduğu manzûr-ı şerîfleriniz olmuşdur ve Hanım mühriyle memhûrlu idi." deyü şehâdet etdiklerinde hemân Paşa-yı âdil adâlet edüp cümle a‘yân u kibâr huzûrunda on yedi aded sandûkaları hanım Sultânın Tavâşî Anber Ağa'ya teslîm ederken cümle Vanlı "Devletli vezîr! Hân zimmetinde bizim bu kadar mâl-ı bevâkîmiz var. Bunları verirseniz mâlımız kanden çıkar." dediklerinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 278a ·
metinde göster ·
… et şehâdet edüp dediler kim "Sabâhdan bu âna dek temâşâ etdiğiniz sandûkalar ve
bu sandûka-i
mücevher dahi cümlemiz şehâdet ederiz alimallah ve şehidallah ve kefâ billah Mu …
Bu sandûka içün cümle ahâlî-i vilâyet şehâdet edüp dediler kim "Sabâhdan bu âna dek temâşâ etdiğiniz sandûkalar ve bu sandûka-i mücevher dahi cümlemiz şehâdet ederiz alimallah ve şehidallah ve kefâ billah Muhammedün Resûlullah ol sandûkalar cümle Zâl Paşazâde kızı hanım sultânın Âdilcevâz'dan cihâzıyla gelen sandûkalar ve cevâhirlerdir. Hâlâ miftâhları andadır ve cümle cihâz-ı nisvân olduğu manzûr-ı şerîfleriniz olmuşdur ve Hanım mühriyle memhûrlu idi." deyü şehâdet etdiklerinde hemân Paşa-yı âdil adâlet edüp cümle a‘yân u kibâr huzûrunda on yedi aded sandûkaları hanım Sultânın Tavâşî Anber Ağa'ya teslîm ederken cümle Vanlı "Devletli vezîr! Hân zimmetinde bizim bu kadar mâl-ı bevâkîmiz var. Bunları verirseniz mâlımız kanden çıkar." dediklerinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 278a ·
metinde göster ·
Paşa bu sandûkaları hanıma gönderüp niçe bî-kıymet eşyâlar fürûht olunup ba‘de'l-asr dîvân ber-taraf olup ba‘de'l-letî ve'lletâ nısfu'l-leyl olup âlem ağyârdan bî-haber iken hanım tarafından on bâğça-i gûnâ-gûn akmişe-i fâhireler ve ibrişim kenârlı serâvîl ü kamîsler ve üç kise bundukânî altun ve Kaya Sultân içün bir tâc-ı Keyânî ve bir tâc-ı murassa‘ ve yedi çarkâb mücevher haftân ve kırk kıt‘a yâkût ve yüz kıt‘a la‘l-i Bedahşân ve yüz aded pîrûze ve elli aded zeberced ve elli kıt‘a onar kırat gelir elmas-ı makbûl-i inâs-ı âbdâr-ı âteş-tâb ve iki kıt‘a pîrûze hançer kabzası ve altı aded sandûkacıklarla cümle ud-ı Mâverdî geldi. Hatta bu levha sandûkanın biri uddan idi ve kâmil kırk vukiyye müşk-i Hoten ve kâmil iki yüz şemmâme amber idi. Amber Ağa ile geldi ve üç pîrûze fincân ve üç aded kâse-i Yemenî ve bir zümürrüd fincân ve üç aded Seylân tabak ve zerdûz kâr-ı Usta Fîrûz otak perdesi geldi kim gûyâ serâperde-i Süleymânî idi. Ve Kaya Sultân içün bir cevâhir kemer-i münevver idi kim kırk bin guruş bahâ takdîr etdiler ve yine Kaya Sultân içün bir hınnâ kutusu içre zer-i hâlisden mücevher ü murassa‘ tarz-ı Horasânî bilezik ve bir halhal-ı Arabî ve altı aded menkûş kebânî geldi ve bir sorguc-ı hümâ ve bir murassa‘ tılsım-ı İskender ve niçe kaleme gelmez bî-hisâb zî-kıymet eşyâlar geldi kim hadden bîrûn ve kıyâsdan efzûn idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 278a ·
metinde göster ·
… Cümleden sarây-ı ma‘mûr sancak beği olan Arab Ömer Beğ'in sarâyı âbâdândır. Ve
bu sancak
Ömer Beğ'in ocaklığıdır kim Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ diyâr-ı Bağdâd'ı feth etdi …
Ve handakı (---) ve derûn-ı hisârda cümle yedi sekiz yüz mikdârı tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ kireç ile mestûr hâne-i ra‘nâlardır. Cümleden sarây-ı ma‘mûr sancak beği olan Arab Ömer Beğ'in sarâyı âbâdândır. Ve bu sancak Ömer Beğ'in ocaklığıdır kim Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ diyâr-ı Bağdâd'ı feth etdikde bu kal‘a-i Tikrit'i bu Arab Ömer Beğ'in pederine ihsân edüp ilâ mâşâallah ocaklık olmak üzre mutasarrıflardır. Ve Kadı sarâyı ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 406a ·
metinde göster ·
… îneliği mâlımız gâret olunup bu kadar bednâmlığımız olup mâl [u] menâlden ancak
bu sandukacığı
ehlimiz Zâl Paşa kızı Hânıma Sultân kucağında götürüp halâs eyledi. Ve sizin pa …
Hân eyitdi: "Evliyâm, işte paşan bu hânedânımızı seksen bin asker ile berbâd edüp on Mısır hazîneliği mâlımız gâret olunup bu kadar bednâmlığımız olup mâl [u] menâlden ancak bu sandukacığı ehlimiz Zâl Paşa kızı Hânıma Sultân kucağında götürüp halâs eyledi. Ve sizin paşa dahi üzerime gelmeden yedi katar katır yükü mâl-ı hazâ’îni Mudiki dağlarına kaçırmışdım. Hâlâ anlar dahi diyâr-ı Mudiki'dedir, ammâ hele bu pîş-tahtaya bir kerre îm‘ân-ı nazar ile nazar eyle" deyü sandukanın kapağın küşâde etdikde bir kerre nazzâreye aldım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 10b ·
metinde göster ·
bîrûnı Firengî mînâ ile zer-ender-zer nakş-ı Mânî ile münakkaş sâfî murassa‘ bi …
Ve bu sandukanın bîrûnı Firengî mînâ ile zer-ender-zer nakş-ı Mânî ile münakkaş sâfî murassa‘ bir pîş-tahtadır kim cihân selâtînleri ana adâletle bahâ veremezler, meğer gasben alalar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 10b ·
metinde göster ·
… li ve İnebahtı ve Rodos ve Midilli ve Kocaeli ve Kara Biga ve Sığla ve Misistre
bu sancaklardır
, ammâ sâlyâne ile zabt olunan Sakız ve Nakşe ve Mehdiyye. Ancak Gelibolu paşa s …
Evvelâ sancağ-ı Ağrıboz ve Karlıeli ve İnebahtı ve Rodos ve Midilli ve Kocaeli ve Kara Biga ve Sığla ve Misistre bu sancaklardır, ammâ sâlyâne ile zabt olunan Sakız ve Nakşe ve Mehdiyye. Ancak Gelibolu paşa sancağı tahtıdır. Livâsında ze‘âmet 6 ve tîmâr 122, ammâ hamd-i Hudâ şimdi asrımızda deryâ kalemi ze‘âmeti tîmârı dahi ziyâde oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 94b ·
metinde göster ·
… ı ve Zaçne sancağı ve Kırka sancağı ve (Rahoviçse sancağı) ile cümle eyâletinde
bu sancaklardır
.
Evvelâ şehr-i Sarây paşaların tahtı sancağıdır. Andan Kilis sancağı ve Hersek sancağı ve İzvornik sancağı ve Pojega sancağı ve Rahoviçse sancağı ve Zaçne sancağı ve Kırka sancağı ve (Rahoviçse sancağı) ile cümle eyâletinde bu sancaklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 128b ·
metinde göster ·
… ır. Alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır ve kanûn üzre paşası askeriyle
bu sancağ-ı
Kırka'da üç bin üç yüz asker olup me’mûr oldukları sefere giderler ve yüz elli …
Erbâb-ı zu‘amâsı cümle yedi yüz neferdir ve erbâb-ı tîmârı iki bin altmış aded neferâtlardır. Alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır ve kanûn üzre paşası askeriyle bu sancağ-ı Kırka'da üç bin üç yüz asker olup me’mûr oldukları sefere giderler ve yüz elli akçe kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 138b ·
metinde göster ·
… amâ ve erbâb-ı tîmârıyla cümle sekiz yüz asker olur. Ekseriyyâ Bosna vüzerâları
bu sancağı
ağalarına verir. Kalîlü'l-avâ‘id ve kesîrü'z-zevâ’id bî-hâsıl bir sancakdır ve …
Ve Süleymân Hân tahrîri üzre bu kal‘a Bosna eyâletinde başka sancakbeği tahtıdır kim taraf-ı pâdişâhîden beğinin kanûn üzre hâssı 170.000 akçedir ve sancağında ze‘âmet 3'dür ve tîmârı 103'dür ve alaybeği ve çeribaşı ve yüzbaşısı vardır. Beğinin ve zu‘amâ ve erbâb-ı tîmârıyla cümle sekiz yüz asker olur. Ekseriyyâ Bosna vüzerâları bu sancağı ağalarına verir. Kalîlü'l-avâ‘id ve kesîrü'z-zevâ’id bî-hâsıl bir sancakdır ve yüz elli akçe kazâ-yı âsumânîdir ve kal‘a kapudanı ve iki yüz aded kal‘a neferâtları var, gayrı hâkimleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 157a ·
metinde göster ·
… Husûsan Rim Papa dedikleri nâ-pâk melâ‘în-i bî-mu‘în ki re'îs-i kıssîsân kallâş
bu sanki
millet-i Mesîhiyyenin küfr âyînini icrâ edüp riyâzet ile kadîd olan bî-dîn yedi …
Ve bir büyük kapudanları kırk nefer kefereleriyle esîr düşüp inşâ’allâh anı da huzûr-ı şerîfe gönderirim. Ol esîr kapudanın cevâbı üzre Nemse çâsâr-ı nâçâr hâlâ cümle ümerâ-yı küffârlara ve cemî‘i goroflara ve cümle kapudanlar ve banlara papinteler, ya‘nî hatlar gönderüp kal‘a-i Yanova ve Göle kal‘aları üzre hareketleri var. Husûsan Rim Papa dedikleri nâ-pâk melâ‘în-i bî-mu‘în ki re'îs-i kıssîsân kallâş bu sanki millet-i Mesîhiyyenin küfr âyînini icrâ edüp riyâzet ile kadîd olan bî-dîn yedi kral ki Donkarkız ve Danimarka, Filimenk, İsfaç, Çeh, Leh banlarının kral-ı menhûslarına la‘netnâme-i Marya kot kapurhandlar yazup cümle melâ‘înler müttefik ve müttehid {olup} niçe turrehât-ı bed-nesâyih küfr-âmîz ve gûnâ-gûn dalâlet-engîz bed-vasiyyetler yazup Türk üzre sefer edelim deyü cenge tergîb edüp hâlâ papa mel‘ûnun fitne ve fesâda terğîbi sebebiyle Erdel vilâyetinde Rakofçi kral ve Kemen Yanoş la‘înler nehr-i Tisa kenârında Huşvâr kal‘ası altında yüz bin kâfir fecereler cem‘ olduğu giriftâr olan keferelerden istimâ‘ olunup ve Budin Vezîri Seydî Ahmed Paşa karındaşımızdan hakîre mektûblar gelüp esîrlerin cevâblarına mutâbık olduğundan Seydî Ahmed Paşa'nın mektûbların dahi sultânıma göndermişdir. Manzûr-ı sa‘âdet-me’âbları olup Erdel'e ve Vârat câniblerine ve şarbatak ve Segelhît câniblerine asker-i deryâ-misâl ile azîmet etmeğe bezl-i himmet buyurasız, ve's-selâm" deyü mektûb hatm-i kelâm olup, Zirinoğlu mektûbu dahi bu bu siyâk [u] sibâk üzre idi. Köpürlü bu mektûblardan şâd [ü] handân olup sefer açmak sevdâsında olup hakîre eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 164b ·
metinde göster ·
… on iki kulle dibine gelüp on iki sâ‘at tamâm olur. Garîb san‘at-ı acîbdir, ammâ
bu san‘atı
Destpot Krala isnâd ederler, zîrâ bir zamân anın tahtı idi.
Dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil dörd bin adımdır ve cümle otuz altı kulle-i azîmlerdir, ammâ sâhib-i binâsı Sıvlani Yanoş Kral bir sâhib-i tab‘ ilm-i nücûmda kâmil üstâd-ı âmil olmağın bu kal‘anın kara tarafındaki on iki aded kullelerin ilm-i nücûm üzre esâsın sa‘d sâ‘at-i tâli‘-i meymûnda bırağup on iki kulle binâ olunmuşdur ve her kullenin kubbesi üzre ola[n] alemlerin gölgeleri gün deverân etdikce baş kullenin zıllı yanındaki kullenin dibine geldikde bir sâ‘at olur. Bu hisâb üzre on iki kulle külâhının alemi gölgeleri on iki sâ‘atde on iki kulle dibine gelüp on iki sâ‘at tamâm olur. Garîb san‘at-ı acîbdir, ammâ bu san‘atı Destpot Krala isnâd ederler, zîrâ bir zamân anın tahtı idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 182b ·
metinde göster ·
Bu livâdan paşasına kırk kîse hâsıl olup bin aded yiğit ile
bu sancağı
hıfz [u] hırâset eder. Hâkim-i şer‘-i Resûl-i mübînden şeyhülislâmı ve nakîbü'l …
Bu livâdan paşasına kırk kîse hâsıl olup bin aded yiğit ile bu sancağı hıfz [u] hırâset eder. Hâkim-i şer‘-i Resûl-i mübînden şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân-ı kibâr-ı kübbâr eşrâfı ve yüz elli akçe pâyesiyle kadısı ve sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve kal‘a neferâtları ve muhtesibi ve voyvadası ve bâcdârı ve mi‘mârı ve şehir kethudâsı ve harâc emîni vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 33b ·
metinde göster ·
Yörükân beği vardır, ol dahi başka hâkimdir. Anın dahi hâssı 178 akçedir.
Sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Boğazhisârı kal‘aların yapdığı sene bu kal‘ayı Rûm keferesi destinden amân ile almışdır. Hâlâ Özü eyâletinde başka sancakbeği tahtıdır. Beğinin hâssı taraf-ı şehriyârîden 224.475 akçedir ve bu sancakda Yörükân beği vardır, ol dahi başka hâkimdir. Anın dahi hâssı 178 akçedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 41b ·
metinde göster ·
ze‘âmet 3 ve tîmâr 79 dur. Çeribaşı ve yüzbaşı ve alaybeğisi var. Hîn-i seferde …
Ve bu sancakda ze‘âmet 3 ve tîmâr 79 dur. Çeribaşı ve yüzbaşı ve alaybeğisi var. Hîn-i seferde cümle erbâb-ı tîmârı kanûn üzre cebelüleriyle ve beğinin beş yüz askeriyle cümle bin beş yüz asker olup me’mûr olduğu sefere giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 41b ·
metinde göster ·
cümle sekiz kazâ yerdir kim cümle kazâlardan hîn-i seferde defter-i pâdişâhîyle …
Ve bu sancak cümle sekiz kazâ yerdir kim cümle kazâlardan hîn-i seferde defter-i pâdişâhîyle cümle üç bin altı yüz aded kanûn-ı Süleymân Hân üzre cebelüleriyle asker çıkar, ammâ her biri birer ejder-i heft-ser [ü] şîr-i nerre-i dirrende ser-kaplan ve şehbâz [ve] şehnâz dilâverân yiğitler çıkar. Cemî‘i zamânda küffâr-ı hâksâr-ı bed-girdâr-ı murdâ[r]dan yüz çevirmemişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59b ·
metinde göster ·
… yâletleri ve sancak beğlikleri mahlûl olsa Budin vezîrleri tuğrâ-yı garrâ çeküp
bu sancak
ve eyâletleri erbâbına tevcîh eder.
Ve bu bâlâda zikr olunan Eğre ve Kanije ve Bosna ve Tımışvar eyâletleri ve sancak beğlikleri mahlûl olsa Budin vezîrleri tuğrâ-yı garrâ çeküp bu sancak ve eyâletleri erbâbına tevcîh eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 78b ·
metinde göster ·
… -i münevver yanup durur. Ve cemî‘i Egre ve Budin ve gayri serhad halkının cümle
bu sancağ-ı
Resû[lu]llâh pâresine i‘tikâdları vardır.
Hâlâ ol sancağ-ı şerîf vaslesi bu câmi‘ minberinin sağ cânibinde evvelki sâf berâberliği dîvâr dibinde altun alemli ve yeşil zarf içinde dikili durur ve şeb [ü] rûz bu alem-i şerîfe dibinde bir kandîl-i münevver yanup durur. Ve cemî‘i Egre ve Budin ve gayri serhad halkının cümle bu sancağ-ı Resû[lu]llâh pâresine i‘tikâdları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36b ·
metinde göster ·
sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve yüz elli aded merdüm- …
Kânûn üzre bu sancakda sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve yüz elli aded merdüm-hisârı ve azebân ağaları ve martolosân ağaları ve gümrük emîni ve muhtesibi ve bâcdârı ve harâc emîni ve mi‘mâr ağası ve şehir kethudâsı vardır. Ve şer‘-i Resûl-i mübîn tarafından şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve yüz elli akçe pâyesiyle kadısı ve yetmiş pâre nâhiye kurâları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 95b ·
metinde göster ·
… üp sandûkun başı ve ayağı ucuna birer delik delüp ulu ağaçların dalları arasına
bu sandûku
ağaca sarup sarmalayup mıhlayup korlar. Ba‘dehu ol deliklerden bal arıları girü …
Ve bu kavim gayri Çerkes gibi ölülerini yere gömüp toprağı yığın yığın etmezler. İri meşe ve pelîd ağaçlarını sandık gibi içlerini oyup ölülerin koyup ağzını muhkem berk edüp sandûkun başı ve ayağı ucuna birer delik delüp ulu ağaçların dalları arasına bu sandûku ağaca sarup sarmalayup mıhlayup korlar. Ba‘dehu ol deliklerden bal arıları girüp bal yaparlar. Bilürler kim ölüleri cennetlikdir. Eğer arılar bal yapmazsa "Vay ölümüz cehennemlikdir" deyü ağlaşırlar. Ve gâyet müte’ellim olup ol ölünün rûhiyçün beş on domuz boğazlayup kabaklara üleşdirirler. Ve zu‘m-ı bâtıllarınca mürdeleri başı ucundaki delikden cenneti temâşâ ede ve ayağı ucundaki delikden cehennemi seyr edüp azâbı anınla def‘ ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 155a ·
metinde göster ·
dahi bir büyük polad-ı Nahşevânî, ya‘nî d[emir] sandûk üstünde la‘l sandûk mu‘a …
Bu sandûka dahi bir büyük polad-ı Nahşevânî, ya‘nî d[emir] sandûk üstünde la‘l sandûk mu‘allak durur. Aslâ bir tarafda ne bağı ve ne badrığı ve ne cânib-i etrâfında zencîr var. Hemân kubbe-i âlînin ortasında yerden dörd âdem boyu yüksek mu‘allak durur. Biri la‘l-i Bedahşân[î]den ve bir polad-ı Nahşevânîden sandûkalardır kim mu‘allak maslûb durur. Bu sandûkanın altında bir melek oturur, ammâ kanatları yokdur, yine âdem sûretindedir. Lâkin omuzları yerinde siyâ[h] saçları ve başında mergûle ve mergûle geysûları var. Vücûdu la‘l yâkût cevâhire gark olup yüzünün nûru ka‘benin dörd aded pencerelerinden taşra üzerimize nûr berk urur, dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 177b ·
metinde göster ·
… hşân[î]den ve bir polad-ı Nahşevânîden sandûkalardır kim mu‘allak maslûb durur.
Bu sandûkanın
altında bir melek oturur, ammâ kanatları yokdur, yine âdem sûretindedir. Lâkin …
Bu sandûka dahi bir büyük polad-ı Nahşevânî, ya‘nî d[emir] sandûk üstünde la‘l sandûk mu‘allak durur. Aslâ bir tarafda ne bağı ve ne badrığı ve ne cânib-i etrâfında zencîr var. Hemân kubbe-i âlînin ortasında yerden dörd âdem boyu yüksek mu‘allak durur. Biri la‘l-i Bedahşân[î]den ve bir polad-ı Nahşevânîden sandûkalardır kim mu‘allak maslûb durur. Bu sandûkanın altında bir melek oturur, ammâ kanatları yokdur, yine âdem sûretindedir. Lâkin omuzları yerinde siyâ[h] saçları ve başında mergûle ve mergûle geysûları var. Vücûdu la‘l yâkût cevâhire gark olup yüzünün nûru ka‘benin dörd aded pencerelerinden taşra üzerimize nûr berk urur, dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 177b ·
metinde göster ·
… bin aded güzîde pür-silâh âmâde asker olur. Ammâ bu askerî tâ’ifesinden mâ‘adâ
bu sancakda
eşkinci askeri kâmil on iki bin yörükân ve çıtakân askeri vardır. Bunlara defte …
Bu erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ve erbâb-ı ocak-ı yörükân beği askeri ve paşasının askeriyle hîn-i seferde kânûn üzre cebelüleriyle cümle altı bin aded güzîde pür-silâh âmâde asker olur. Ammâ bu askerî tâ’ifesinden mâ‘adâ bu sancakda eşkinci askeri kâmil on iki bin yörükân ve çıtakân askeri vardır. Bunlara defter-i hâkânîde müsellemân Selânik yörükânı derler. Başka beği ve tabl alemi ve tuğ-ı mîrlivâsı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 223b ·
metinde göster ·
kazâda Ekmekçizâde Ahmed Paşa'nın tahrîri üzre beş kerre yüz bin aded benî âdem …
Ve bu sancağ-ı kazâda Ekmekçizâde Ahmed Paşa'nın tahrîri üzre beş kerre yüz bin aded benî âdem tahrîr olunmuşdur. Hâlâ ol tahrîrden dahi ziyâdedir derler, zîrâ rûz merre furûnlarda fürûht olunan ekmekden ma‘lûmdur kim andan ziyâde benî âdem vardır derler, zîrâ Cenâb-ı Allâh bu edîm-i arzda her ne kadar elsine-i muhtelife sâhibi milel-i nasârâ ve gayri benî âdem var ise bu şehirde mevcûd olup Freng balyozları ve konsolozları ve çingane beğleri ve yörük beğleri ve niçe gûne ecnâs-ı milel-i mahlûkât vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 228a ·
metinde göster ·
… ile sancak beğisi üç pâre kadırgalar ile deryâda sefer eşerler. Mîr-i livâsına
bu sancakdan
ber-vech-i adâlet otuz kîse mâl hâsıl olur. Ve hâkim-i şer‘î üç yüz akçe pâyesi …
Alaybeği ve çeribaşısı olup hîn-i seferde kânûn üzre cebelüleriyle cümle üç bin asker olup eyâlet vezîri kapudan paşa ile sancak beğisi üç pâre kadırgalar ile deryâda sefer eşerler. Mîr-i livâsına bu sancakdan ber-vech-i adâlet otuz kîse mâl hâsıl olur. Ve hâkim-i şer‘î üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Nâhiyesi (---) aded kurâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 274b ·
metinde göster ·