Ve tekye-i Koca Mustafâ {Paşa}: Hârûnu'r-Reşîd {İslâmbol'un nısfın feth etdikde
bu tekye
mahalli kızlar manastırı idi, tekye ve kal‘a binâ olunup ba‘de'l-feth yine Ebü' …
Ve tekye-i Koca Mustafâ {Paşa}: Hârûnu'r-Reşîd {İslâmbol'un nısfın feth etdikde bu tekye mahalli kızlar manastırı idi, tekye ve kal‘a binâ olunup ba‘de'l-feth yine Ebü'l-feth'de tekye olup ibtidâ şeyhi Hazret-i Şeyh Üveys'dir. Yetmiş bin mürîde irâdet verüp hırka-pûş etmişdir. Şâm'da Bilâl-i Habeşî kurbünde medfûndur. Kuddise sırruhu}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 92b ·
metinde göster ·
… ir gûne sehm-i kazâdır. Ol asırda kemândârân [u] kemânkeşân sohbet etmeleriyçün
bu tekye
binâ olundu.
Ve mesîregâh [u] teferrücgâh tekyeler: Cümle (---) ammâ cümleden atîk tekye-i Tîr-endâzân; ibtidâ müfîd [ü] muhtasar Ebü'l-feth binâsıdır zîrâ Ayasofya'dan putları çıkarup bu Okmeydânı'nda hâlâ puta sepedi mahalline koyup haftada iki gün cümle guzât-ı müslimîn putlara oklar atdıklarıyçün hâlâ puta oku derler bir gûne sehm-i kazâdır. Ol asırda kemândârân [u] kemânkeşân sohbet etmeleriyçün bu tekye binâ olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 126a ·
metinde göster ·
Ve pâdişâhlar bu meydânda çetr-i mullamma‘ların kurup cümle pehlivânların âsârların seyr [ü] temâşâ ederler kim ibret-nümâ makdûr-ı beşer olmayan temâşâ-yı garîbeler vardır.Ve selef pehlivânlarının okun atup yayın yasanların cümlesi bu tekye önünde medfûnlardır kim mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146b ·
metinde göster ·
… Gâzî'nindir. Biri dahi Zeyrek Yokuşu ayağında Pehlivân Demir tekyesi'dir. Hâlâ
bu tekye
ma‘mûrdur. İçinde tekye-nişîni Baba Hasan, hüsn-i hâl ile ma‘rûf bir pîr-i fânî …
Esnâf-ı pehlivânân-ı küşte-gîrân: Tekyeleri iki yerdedir, biri Küçükbâzâr kurbünde Unkapanı râhı üzre Servi furunu mukâbelesinde Pehlivân Şücâ‘ tekyesi Ebü'l-feth Gâzî'nindir. Biri dahi Zeyrek Yokuşu ayağında Pehlivân Demir tekyesi'dir. Hâlâ bu tekye ma‘mûrdur. İçinde tekye-nişîni Baba Hasan, hüsn-i hâl ile ma‘rûf bir pîr-i fânîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 190a ·
metinde göster ·
içre üç yüz Pehlivân Zûpînler var kim onar çift câmûs kötenin zabt eder erlerdi …
Bu tekye içre üç yüz Pehlivân Zûpînler var kim onar çift câmûs kötenin zabt eder erlerdir. Yüz, yüz elli çift pehlivânlar cümle kisbetlerin geyüp sarı şîr-i revgan yağıyla yağlayup çifte çifte âdem ejdehâsı gibi apul apul yürüyüp birbirlerine kağan arslan gibi sarılup bu kadar temâşâcılar içre birbirine evren-misâl kec-nazar edüp alt üste ve üst alta pehlivânlık ederek cümle (---) bend lu‘bedebâzlıkdan kesme ve şîrâzî ve kesebend ve terskepce ve pîşkabza ve yanbaşı ve sergelle ve âsumâniş ve cezâyir sarması ve boğma ve karakuş nâm oyunları icrâ ederek alayköşkü dibinden ubûr edüp pâdişâhdan ihsânlar ile şeref-yâb olup ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 190a ·
metinde göster ·
inhidâmın arz edenler cümle mürd oldular. Niçe bin kibâr-ı evliyâullahın nazarg …
Ba‘dehû bir haftada Edirne şehri a‘yânlarından bu tekye inhidâmın arz edenler cümle mürd oldular. Niçe bin kibâr-ı evliyâullahın nazargâhı bir makâm-ı Hazret-i Hızır idi. Ba‘dehû mürûr-ı eyyâm ile hâlî ü mu‘attal kalarak sene (---) târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ sa‘âdetle Edirne'ye gelüp bu mürtefi‘ makâm-ı mekân-ı dilküşâdan hazz edüp bâki olan ebniye-i harâbesin hâke beraber edüp ve anda medfûn olan kibâr-ı evliyâları kel-evvel zîr-i türâbe beraber edüp bir câmi‘-i âlî ve bir sarây-ı vâlî olunmasın fermân edüp bir senede eyle sarây-ı azîm-i ibret-nümâ-yı cihânnümâ olmuşdur kim her cihetle imârâtının evsâfıyla dillerde dâsitândır. Her çend ki bizzât pâdişâh-ı Cem-cenâb anda meks etse cemâ‘at-ı kesîre olup Câmi‘-i Mehemmed Han'da ibâdet olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 158a ·
metinde göster ·
zemîni seng-i siyâh-vâr yağ ile mülemmâ‘ bir meydân-ı arbededir. Ehil olmayan â …
Tekye-i Küşte-gîrân ya‘nî Güreşçiyân: Âsitâne-i Seyyîd Cemâleddîn Sultân: Ba‘de'l-feth Gâzî Hudâvendigâr İslâm-ı cüyûş revnak bulsun içün bu âsitâneyi gürbüz ü tüvânâ ve zorâver ü dilâver [ü] server-i hünerver fetâ erler içün binâ etmişdir. Ammâ hakkâ ki asker-i İslâm'a revnak vermişdir. Hâlâ bunda olan Rûmeli dilâverleri cem‘ olup haftada bir kerre rûz-ı cum‘ada cem‘ olup yetmiş seksen çift yağa müstağrak olmuş selefin sâhib- 158b -kırânları gibi Rüstem-akrân şecî‘ ü tüvânâ pehlivânân birbirleriyle musâfaha edüp dest-bûsdan sonra kepiş-misâl baş dokuşup gülbâng-ı Muhammedî çekilüp meydân-ı muhabbetde küştegirlik etdiklerinde âdem vâlih [ü] hayrân ve dem-beste ser-gerdân olur. Hakkâ ki pîr-i perverleri olan Hazret-i Mahmûd-ı Püryâr [vü] velînün rûh-ı şerîfin yâd edüp cümle guzât-ı müslimîni râh-ı gazâya tergîb ederler. {Bu tekye} zemîni seng-i siyâh-vâr yağ ile mülemmâ‘ bir meydân-ı arbededir. Ehil olmayan âdemler ol âsitâneye kadem bassa yağ üstinde tepesi üzre gelüp kendi kendüye yenilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 158a–158b ·
metinde göster ·
… ft dervîşân-ı küştegîrân hâzır olup âyîn-i Püryâr-ı Velî üzre idmân ederler. Ve
bu tekye
gerçi kârgîr kıbâblar ile mebnî değildir ammâ ma‘mûrdur. Müte‘addid hücreleri v …
Bu Edirne tekyesinde sayf [u] şitâda yüz çift dervîşân-ı küştegîrân hâzır olup âyîn-i Püryâr-ı Velî üzre idmân ederler. Ve bu tekye gerçi kârgîr kıbâblar ile mebnî değildir ammâ ma‘mûrdur. Müte‘addid hücreleri ve matbahı ve sehel bâğçesi vardır. Ve meydânında selef pehlivânlarının demirden yayları ve hadengleri ve gürzleri ve gûnâ-gûn pesendîde kemânkeş darbları ve salıkları ve zerdeste ve matrakları ve kırkar ellişer vakıyye gelir câmûs derilerinden yağlı kısbetleri ve nice elvân âlât-ı pehlivânları meydân-ı muhabbetleri üzre maslûbdur. Ve bu dergâh-ı küştegirân Alî Paşa çârsûsu kurbunda Balıkbâzârı kapusunun iç yüzünde vâkı‘ olmuş Güleşçiler tekyesidir. Bundan sonra binâ olunan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 158b ·
metinde göster ·
… î vü Bedevî vü Râ‘î vü Rufâ‘î fukarâları sâkindir. Ammâ evkâfı ma‘mûr değildir.
Bu tekye
Edirne şehrinin Zindân kullesi hâricinde yol aşrı tarîk-i âm üzre bir küçük tek …
Ekseriyyâ fukarâları Sa‘dî vü Bedevî vü Râ‘î vü Rufâ‘î fukarâları sâkindir. Ammâ evkâfı ma‘mûr değildir. Bu tekye Edirne şehrinin Zindân kullesi hâricinde yol aşrı tarîk-i âm üzre bir küçük tekye-i kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 159a ·
metinde göster ·
… tarîk-i Hakka yakîn, hümâ-yı evc-i illiyyîn, eş-Şeyh Seyyid Cemâleddîn ve yine
bu tekye
içinde Pehlivân Demir üstâdı, merd-i şîrân, serçeşme-i küşte-gîrân, düvâz-deh-i …
Andan Güleşçiler tekyesi içinde tarîk-i Küştegirân Hazret-i Pîr Mahmûd-ı Yâr-ı Velî fukarâsı, tarîk-i Hakka yakîn, hümâ-yı evc-i illiyyîn, eş-Şeyh Seyyid Cemâleddîn ve yine bu tekye içinde Pehlivân Demir üstâdı, merd-i şîrân, serçeşme-i küşte-gîrân, düvâz-deh-i yâr-ı dilîrân, Hazret-i Er Sultân, bir günde Ebü'l-feth Mehemmed Hân huzûrunda Azerbaycân şâhı Uzun Hasan'ın yetmiş aded güzîde pehlivânına gâlib gelen Er Sultân'dır kim Selîm Hân-ı Evvel huzûrunda dörd esedi dahi ikişer pâre eden Pehlivân-ı Demir'ün üstâdı olan Er Sultân'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 167a ·
metinde göster ·
… larında bu şehir ol zamân kefere destinde imiş. Kral sayd [u] şikârdan gelirken
bu tekye
mahallindeki hıyâbâna uğrayup görse kim bir alay abdâlân def [ü] kudûmların çal …
Tekye-nişîni Hüsâm Dede hod tekmîl-i fünûn etmiş bir pîr-i fânî cânlar cânıdır, ammâ kerâmât-ı azîz sâhib-i şühedâ oldur kim kaçan azîz-i merhûm Gâzî Orhan asrında bu şehre Hacı Muhammed Bektaş hazretleri izniyle bu şehre gelüp müsâfir olduklarında bu şehir ol zamân kefere destinde imiş. Kral sayd [u] şikârdan gelirken bu tekye mahallindeki hıyâbâna uğrayup görse kim bir alay abdâlân def [ü] kudûmların çalup âyîn-i Âl-i abâ ederler. Kral-ı dâll bunlardan hazz edüp şikâr etdiği geyiğin birin bu dedelere verüp, "Tîz pişirin bile yeyelim" deyü kral dedeler ile hem-celîs oldukda hemân azîz-i merhûm sığını pâk soyup bir kuru çam ağacına geyiği geçirüp meydân-ı mahabbete koyup cümle fukarâ def [ü] kudûm çalarak tevhîde meşgûl olup ot yanmadan tütün tütmeden harâret-i tevhîd ile tarfetü'l-ayn içre kralın gözü önünde çiğ sığın tennûrda pişir gibi pişüp kral dahi tenâvül ederken hemân kebâb şişi olan kuru çam ağacını azîz yere bismillâh ile sancup ol ân ol şiş ağacı yeşerüp bir sebiz-gûn çam ağacı olur. Hâlâ azîzin âsitânesi önünde evc-i semâya ser çekmiş bir çam ağacıdır kim bu şehirde değil etrâf kurâ vü kasabâtlarda eyle çam ağacı yokdur. Kral bu âteşsiz gazâl pişdiğin ve kebâb şişi kuru ağac iken dıraht-ı sebze-vâr olduğun görünce cümle tevâbi‘iyle îmâna gelüp Orhan Gâzî'ye Dede ile gidüp tecdîd-i bî‘at edüp yine şehr-i Dobniçse'ye gelüp niçe zamân mu‘ammer olup hâlâ Dede Sultân ile Melik Habîb bile medfûnlardır kim hâlâ 175a ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 174b–175a ·
metinde göster ·
Ve peder-i azîzleri Mehemmed Efendi ve dedeleri Hüseyin Efendi
bu tekye
cenbinde bir kubbe-i âlî içinde âsûdedirler kim ol kubbe-i pür-envâr tekyenin s …
Ve peder-i azîzleri Mehemmed Efendi ve dedeleri Hüseyin Efendi bu tekye cenbinde bir kubbe-i âlî içinde âsûdedirler kim ol kubbe-i pür-envâr tekyenin sol tarafına vâki‘ olup hâlâ ziyâretgâh-ı hâs u âm erbâb-ı dilândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 119b ·
metinde göster ·
önünde cereyân eden nehr-i Kaçı Kırım'ın kıble tarafındaki Tateli nevâhîlerinde …
Ve bu tekye önünde cereyân eden nehr-i Kaçı Kırım'ın kıble tarafındaki Tateli nevâhîlerinde Çadır dağlarından gelüp niçe yüz pâre kurâlara uğrayup ve niçe bin mezâri‘ât-ı cinî[n]leri rey edüp ve niçe vâdîleri saky eder. Bu Kaçı köyünden ubûr edüp bu karyeden nîm sâ‘at cânib-i cenûba bu âb-ı zülâl cereyân ederek Bahr-i Siyâh'a rîzân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 119b ·
metinde göster ·
ba‘dehu mahalle mescidi oldukda bu merkûm târîhe muttasıl yine çâr-kûşe bir bey …
deyü tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu tekye ba‘dehu mahalle mescidi oldukda bu merkûm târîhe muttasıl yine çâr-kûşe bir beyâz mermer üzre bir nâzük hatt-ı Musta‘sımî ile tahrîr olunan târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 138a ·
metinde göster ·
… u âsitâne-i kübrâdır kim bay u gedâya ni‘meti mebzûldür. Bizzât sâhibü'l-hayrât
bu tekye
sahâsında bir kubbe-i âlî içre medfûn olup bâb-ı mu‘allâsının atebe-i ulyâsının …
Ve cümle iki medrese-i âlimândır. Ve cümle üç aded mekteb-i püserândır. Ve cümle iki aded tekye-i dervîşândır. Cümleden Ahmed Ağa câmi‘i hareminde Hüseyin Efendi hazretlerinin hânkâhı tarîk-i Halvetî'de ulu âsitâne-i kübrâdır kim bay u gedâya ni‘meti mebzûldür. Bizzât sâhibü'l-hayrât bu tekye sahâsında bir kubbe-i âlî içre medfûn olup bâb-ı mu‘allâsının atebe-i ulyâsının sağ tarafındaki pençere üzre bu târîh mastûrdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 278b ·
metinde göster ·
… Alî Dost lafzı yazılmış. Cümle halk hayrette kalup tevhîd tezkîr ile gasl edüp
bu Tekye
câmi‘i hareminde defn ederler. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâss [u] âmmdır. Kuddise sırru …
Cümle ahâlî-i 355a vilâyet âlem-i hayretde kalup azîz-i merkûmun sâhibü'l-hayrâtlar techîz [ü] tekfînini âmâde edüp teneşûy üstünde gasl ederlerken azîzin sadr-ı münevverinde bir kırmızı et pâresinden kudret kalemiyle Alî Dost lafzı yazılmış. Cümle halk hayrette kalup tevhîd tezkîr ile gasl edüp bu Tekye câmi‘i hareminde defn ederler. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâss [u] âmmdır. Kuddise sırruhu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 354b–355a ·
metinde göster ·
… le fukarâları "Yâ Ganî" ismine mazharlardır. Ve Cenâb-ı Bârî elbette beher yevm
bu tekye
fukarâlarına birer koyun kurbân gelmek mukarrerdir. Ve yine her tarafdan sadaka …
Karye-i Alî Baba Tekyesi: Bu azîz-i merhûm dahi Osmân Baba Sultân'ın halîfesidir. Yigirmi otuz kadar abdâlânları var. Evkâfları olmayup hemân kanâ‘at tekyesi olduğundan subh u mesâ Cenâb-ı Bârî fukarâların nafakaların verir. Sûre-i (---)Arapça nass-ı kâtı‘ı üzre fukarâların Rabbü'l-ibâd yedirüp içirüp geydirüp kuşadup perveriş eder. Bu abdâllar dahi yedi terk keçe külâh bozdoğanî kisbet ve tâc-ı revâc geyerler. Ve dâ’imâ "Şey’en lillâh" ile geçinirler. Osmân Baba'dan berü bunlara eyle nefes olunmuş ammâ yine cümle fukarâları "Yâ Ganî" ismine mazharlardır. Ve Cenâb-ı Bârî elbette beher yevm bu tekye fukarâlarına birer koyun kurbân gelmek mukarrerdir. Ve yine her tarafdan sadaka ve nezerât ve ihsân [u] in‘âmlar eksik değildir. Ve yine âyende vü revendelere ni‘metleri mebzûldur. Andan anı geçüp niçe yerler ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 379b ·
metinde göster ·
kurbundaki hammâm-ı hoş-hevâ Abdurrahmân Paşa'nındır. Ve Piyale Paşa hammâmı ve …
Ve bu tekye kurbundaki hammâm-ı hoş-hevâ Abdurrahmân Paşa'nındır. Ve Piyale Paşa hammâmı ve Deli Beğzâde hammâmı, bu hammâmlar dahi kal‘a Y 59a içindedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y58b–Y59a ·
metinde göster ·
kurbunda bir câmi‘ ve yetmiş seksen müte’ehhil fukarâ hâneleri ve bâğ [u] gülis …
Ve bu tekye kurbunda bir câmi‘ ve yetmiş seksen müte’ehhil fukarâ hâneleri ve bâğ [u] gülistânları ve murgzâr [u] lâle-ızâr feryâd-ı hezâr nâlesinden uşşâk bîzâr olduğu bir âsitâne-i ibret-nümâdır. Ve niçe tekyeler dahi vardır, ammâ bu kadarla iktifâ etdik. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y84a ·
metinde göster ·
içre selefde gelen niçe bin abdâlânın zerdeste ve perdestesinden ve pâlheng ve …
Ve bu tekye içre selefde gelen niçe bin abdâlânın zerdeste ve perdestesinden ve pâlheng ve kabak ve keşkülü ve sapanı ve teberi ve ummân-ı kerâmesi maslûbdur. Ve nice alemler ve tabl [u] kudüm, nefîr [ü] zîller ile ârâstedir. Ve mihrâbın tarafeyninde alemler ve müzehheb şem‘dânlar ve gûnâ-gûn zî-kıymet çerâğdânlar ve kanâdîller ile tezyîn olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y113a ·
metinde göster ·
civârında eş-Şeyh Evlâdüttayr: bir mürtefi‘ yerde medfûndur. Bir musattah yerde …
Ve bu tekye civârında eş-Şeyh Evlâdüttayr: bir mürtefi‘ yerde medfûndur. Bir musattah yerde hûrmâ bâğ-ı İrem'i içinde eş-Şeyh Zeynelâbidîn: ulu sultândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·