… yî münebbid tabaklar ve yüz aded kâseyi ve niçe âlât-ı ta‘âm zî-kıymet eşyâları
bu tekyeye
vakf eder. Ba‘dehu bu şeyleri zorbalar asrında hazîneye alup sofra ile bir şeft …
Süleymân Hân bu tekyenin deryâya nâzır bir köşesinde sâkin olup teferrüc ederken Hindûstân pâdişâhından hedâyâlar gelüp bir nakş-ı bûkalemûn telâtîn derisinden bir ta‘âm sofrası ve yüz Hıtâyî münebbid tabaklar ve yüz aded kâseyi ve niçe âlât-ı ta‘âm zî-kıymet eşyâları bu tekyeye vakf eder. Ba‘dehu bu şeyleri zorbalar asrında hazîneye alup sofra ile bir şeftâlû çekirdeğinden bir dervîşân keşkülü kalmışdır kim garâyibdir. Hindûstân'da hâsıl olmuş şeftâlû çekirdeğinin nısfıdır. Hâlâ iki vukıyye su alır. Kenâreleri altun dîvâre ve sîm halhâllar ile bir ibret-nümâ sun‘-ı Hudâ'dır. Nısfı hâlâ hazînededir. Selîm-i Sânî bu keşkülden bilâ cur‘a bâde nûş etmişdir. Hakkâ ki yek-merdî kâse değil penc-merdî kâseden ziyâde bâde alur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123a ·
metinde göster ·
Tekye-i Hasan-âbâd: Sultân Murâd-ı Râbi‘ asrında Unkapanı'nın iç yüzünde Pervîz Ağa nâm bir ağanın mün‘im ü mâldâr abd-i memlûkü Hasan nâm köle âdemisi binâ etmeğile zürefâ-yı İslâmbol bu tekyeye Niznâm-âbâd tekyesi derler. "Niznâm" lafzı lisân-ı Rûs'da bilmem demekdir. Ammâ cihân-nümâ bir püşte üzre nev-âbâd Niznâm-âbâd tekyesidir. Sâhibü'l-hayrâtı hayâtda olmağile her ay başında cümle ehl-i teferrüce salâ edüp hânende ve sâzendeler ile ziyâfetler ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123b ·
metinde göster ·
… u Keliğra Sultân'ın niçe yüz menâkıbı vardır ammâ ihtisar üzre tahrîr etdik. Ve
bu tekyeye
karîb,
Bu tekyenin yemîn u yesârında kayalar üzre niçe yüz kuyu delikleri vardır. Bu cümle kayalar evc-i âsumâna çıkmak ile kûh-ı bî-sütûn-misâl altları serâpâ boşdur. Deryâ döğer limânlardır. Yüzer arşın alabur direğiyle gemiler kayaların altına girüp demir bırağup yatarlar. Bu gemi re’isleri kayalar üzre olan kuyu ağızlarında re‘âyâlardan arabalar ile arpa ve buğdayı alup kuyulara döküp aşağıda gemi anbârlarına dökülüp buğday ile mâl-â-mâl olur. Bu kuyuları zamân-ı kadîmde Ferhâd-vâr kefereler kazup gemiler yanaşır garîb ve acîb temâşâgâhdır kim bir diyâra mahsûs değildir. Zîrâ bu gemilere çuvallar ile arpa ve buğday ve gayrı metâ‘ indirmek mümkün değildir. Her tarafdan üçer dörder sâ‘at ba‘îd yolları vardır. Anlardan dahi piyâde âdem keçi gibi tırmaşup sarmaşup çıkmağa muhtâcdır. Karadeniz sahilinde dâiren-mâdâr böyle evc-i semâya ser çekmiş kûh-i bî-sütûn-misâl kayalar yokdur. Lodos rûzgârı ve kıble ve gün doğusu fırtınası bu kayalara urdukda ra‘d-vâr gürleyüp Silistre kurbunda Afalatar ve Alhanlar bir konak yerdir, gürüldüsü tâ Alhanlar'da istimâ‘ olunur, böyle kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş kûh-ı bülendlerdir. Kayalarda şahin ve zağanos ve miskî kartal âşiyânları var kim her bir kartal birer koyun kadar vardır. Ba‘zı âdemler tekyede kurbânlar edüp miskî kartallara bezl ederler. Ba‘zı âdemlerin kurbânın yerler, hâcet kabûl derler ba‘zı kurbânları aslâ yemezler kabûl olmadı derler, efvâh-ı âlemde böyle şâyi‘dir. Ve bu Keliğra Sultân'ın niçe yüz menâkıbı vardır ammâ ihtisar üzre tahrîr etdik. Ve bu tekyeye karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 267b ·
metinde göster ·
gelüp zevk u şevkler edüp mağz-ı Kur’ân olan Mesnevî-i Şerîf kitâbın tilâvet ed …
Bir âsitâne-i Âl-i Abâ'dır. Cümle imârâtı serâpâ kurşum örtülü kârgîr binâ-yı azîmdir. Ve bu hânkâh Hasan Paşa câmi‘ine muttasıl olmağile hemân evkât-ı hamseyi edâ eden cümle ahbâb [u] dostân bu tekyeye gelüp zevk u şevkler edüp mağz-ı Kur’ân olan Mesnevî-i Şerîf kitâbın tilâvet ederler, zîrâ bu şehrin cümle halkı abdâl-meşreb Fârisî-hân pîr ü cüvânân âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 68a ·
metinde göster ·
Bu tekyenin cânib-i erba‘asındaki cümle dağlardaki bâğlar
bu tekyeye
vakf olunmuşdur kim âyende vü revende[ye] ni‘meti mebzûldur. Merhûm Şeyh Hamza …
Bu tekyenin cânib-i erba‘asındaki cümle dağlardaki bâğlar bu tekyeye vakf olunmuşdur kim âyende vü revende[ye] ni‘meti mebzûldur. Merhûm Şeyh Hamza Baba, Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân musâhibi ve meşâyihlerinden olup kal‘a-i İzvornik muhâsarasında mevcûd bulunup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168a ·
metinde göster ·
Der-beyân-ı ziyâretgâh-ı kal‘a-i Egre: Evvelâ Hatvan kapusundan taşra kal‘a-misâl dîvârı bâğ-ı İremden nişân verir tâvûs kuşunun süd gibi beyâzı ve yeşili ve rengâreng tâvûslar ile ve gayri murğân-ı andelîbânlar ile memlû bir mesîregâh yerde gûnâ-gûn fukarâ hâneleri ve yaz ve kış meydânları ve niçe yerde nüzhet-âbâd kasr-ı tahtânî ve fevkânîler ile müzeyyen bir tekye-i Bektaşiyândır. Budin'de Gül Baba tekyesinden bu âsitâne-i (---)(---) Baba Sultân vâcibü's-seyr tekyegâhdır kim bir kubbe-i âlî içinde Hazret-i (---)(---) Dede Sultân medfûn olup kabr-i münevveresinin etrâfında gûnâ-gûn hüsn-i hat kelâm-ı şerîfler ve şem‘dân ve kandîldân ve çerâğdânlar ile tezyîn olmuş bir âsitâne-i abdâlândır. Yetmiş seksen kadar fukarâları pârsâ-yı Muhammedî ile geçinüp çeteye ve poturaya giden gâzîler ganîmet gelüp bu tekyeye nezerâtların verirler. Cümle fakr-ı fâka erenleri anınla geçinirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 38b ·
metinde göster ·
… llarımız dahi bırağup siz bizim tekye mâlıdır deyü sahrâdan mâllarımız değşirüp
bu tekyeye
getirmişsiz."
"Sizin mâlları küffâr götürürken bâr-ı sakîl olmağile bırağup bizim mâllarımız dahi bırağup siz bizim tekye mâlıdır deyü sahrâdan mâllarımız değşirüp bu tekyeye getirmişsiz."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 245b ·
metinde göster ·
… medfûn şeyh imâdeddîn hazretleri Hazret-i şu‘ayb Nebî zürriyyetinden olmak ile
bu tekyeye
muttasıl beyt-i Hazret-i şu‘ayb vardır. Bir cânibi gârlardır. Bir cânibi bu tek …
Ve bir limon ve turunc ve zeytûn ve incîr ve hurmâlı bâğ-ı İrem içre Tekye-i Mağribî derler bir âsitânesi var, yüzden mütecâviz fukarâsı ve âyende vü revendeye ni‘meti mebzûl bir tekye-i lâ-nazîrdir. Ve tekyenin sebeb-i ihyâsı bu âsitânede medfûn şeyh imâdeddîn hazretleri Hazret-i şu‘ayb Nebî zürriyyetinden olmak ile bu tekyeye muttasıl beyt-i Hazret-i şu‘ayb vardır. Bir cânibi gârlardır. Bir cânibi bu tekyenin bâğçesidir. Bu azîz ol âsitânede eben-an-ceddîn sâkinler imiş. Bizzât şeyh imâdeddîn perhîz [ve] mücâhede ile iki yüz yıl mu‘ammer olup Mısır sultânı olan Sultân Salâhaddîn Yûsuf bu azîzi ziyârete geldikde azîz hazretleri sultâna ta‘zîm edüp ser-i sa‘âdetlerin sultânın zânûsuna koyup rûh teslîm ederler. Ba‘dehu bu mahalde defn olunup Sultân Salâhaddîn yanında nesl-i Fâtımiyyûn'dan şeyh Mağribîyi bu azîz üzre koyup bu türbeyi inşâ eder. Anıniçün tekye-i Mağribî derler. şeyh Mansûr-ı Mağribî anda âsûdedir. Kaddesallâhu sırrahu'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y202a ·
metinde göster ·
… ır bir kapusu taşrasında müsafirhâne hücreleri var. Ba‘zı huccâc ve ehl-i Mekke
bu tekyeye
gelüp şehri temâşâ ederler, zîrâ bu dahi bir püşte-i âlî üzre vâki‘ olmuşdur. C …
Bu cebelin şimâline yüz adım yokuş aşağı gidüp bir püşte üzre âsitâne-i şeyh İsmâ‘îl bir azîm tekyedir. Yetmiş seksen nefer kimesne fukarâsı vardır. İki kubbe yanyana inşâ olunmuş, bir kubbe içre kendüleri medfûndur, Sahâbe-i Resûlullâh'dandır. Ve garba nâzır bir kapusu taşrasında müsafirhâne hücreleri var. Ba‘zı huccâc ve ehl-i Mekke bu tekyeye gelüp şehri temâşâ ederler, zîrâ bu dahi bir püşte-i âlî üzre vâki‘ olmuşdur. Cümle şehir pây-i tahtda nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y351a ·
metinde göster ·
Ve bu tekyenin şâhrâhdaki kapusu üzre üç tabaka bir minâre-i serâmedi var. Ve
bu tekyeye
nazîre tarîk-ı âmın karşusunda câmi‘-i Şeyhûniyye var. Tekye ile câmi‘ ikisi bi …
Ve bu tekyenin şâhrâhdaki kapusu üzre üç tabaka bir minâre-i serâmedi var. Ve bu tekyeye nazîre tarîk-ı âmın karşusunda câmi‘-i Şeyhûniyye var. Tekye ile câmi‘ ikisi bir tarz üzre binâ olmuşdur. Pençereleri şâhrâha nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y110a ·
metinde göster ·
… m edeceği Y 115a günlerde Mısır'ın ne kadar ulemâ ve sulehâ ve eşrâfı var ise
bu tekyeye
gelüp azîm mevlûd olur. Andan yine şehr-i Bulak'da,
Sâhil-i Nîl'de fevkânî ve tahtânî bir şâhâne tekyedir, ammâ ol kadar vâsi‘ değildir. Erbâb-ı ma‘ârifden otuz mikdârı pâk ü pâkîze sâhib-i sülûk dervîşleri vardır. Evkâfları metîn olduğundan âyende vü revendeye ni‘metleri mebzûldür. Ve senede bir kerre Seyyid Ahmed el-Bedevî gemileri avm edeceği Y 115a günlerde Mısır'ın ne kadar ulemâ ve sulehâ ve eşrâfı var ise bu tekyeye gelüp azîm mevlûd olur. Andan yine şehr-i Bulak'da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y114b–Y115a ·
metinde göster ·